Pazartesi, Haziran 15
Ana Sayfa » Ehl-i Sünnet İtikadı » Ölülerin ardından Kur'an okunur mu?

3- Ölülerinize Yasin suresini okuyun hadisi

27 kez izlendi
Video bulunamadı.
Bu video için “Video URL (YouTube/Vimeo)” alanına link girmen lazım.
Paylaş:

Bu dersimizde, Ebû Dâvûd, İbni Mâce ve Nesâî de geçen Malik b. Yesâr Hazretlerinden nakledilen bir hadis-i şerifin tahlilini yapacağız. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuş:

اِقْرَؤُا يس عَلَى مَوْتَاكُمْ 

Ölülerinize Yasin suresini okuyun. (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24; İbni Mâce, Cenâiz, 4; Nesâî, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyl, Sf. 58)

Bu hadis-i şerif açık bir şekilde ölülere Kur’an okunabileceğini göstermektedir. Hadisin cerh ve tadiline girmeyeceğiz, çünkü -Selefiler dâhil- bu hadisi herkes kabul ediyor. Herkesin kabul ettiği bir hadisin cerh ve tadiline girip sözü uzatmaya gerek yok.

Selefiler hadiste geçen “ölüler” tabiri için her zamanki cambazlıklarını devreye sokuyorlar ve diyorlar ki:

— Hadisteki “ölüler”den murad ölmek üzere olanlardır. Ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin suresi okunur. Ölen kişinin arkasındansa okunmaz.

Selefiler böyle diyor. Hadisteki “ölüler”den murad ölmek üzere olanlarmış! Biz Selefilerin bu sözüne karşı deriz ki:

— Sizler mecaz ve teşbihi kabul etmiyorsunuz. Bu sebeple de Kur’an ve hadislerdeki birçok teşbihi hakiki kabul ediyorsunuz. Şimdi ne oldu da “Hadiste teşbih vardır. Ölülerden murad ölmek üzere olanlardır.” diyorsunuz? İşte size Selefi usulü: İşine gelmeyince lafı eğip bük, anlamı çarpıt, kelimeleri ters yüz et! Hadis açık: “Mevtâkum” — Ölüleriniz diyor! Ölmekte olanlar demiyor, ölmüş olanlar diyor.

Evvela bir karar verin! Teşbih var mı yok mu? Eğer yok diyorsanız, hadisi teşbihle izah edemezsiniz. Bu durumda hakiki manayı kabul edeceksiniz ki o da ölmüş olanlara Yasin suresinin okunmasıdır. Yok, eğer “Teşbih vardır.” diyorsanız, o zaman da şimdiye kadar yaptığınız bütün yanlış izahları düzeltmelisiniz.

Ey Selefiler! Siz her fırsatta: “Kur’an ve hadislerde mecaz yoktur, her lafız hakikat üzere anlaşılır.” diye bağırıyordunuz.

Ne oldu? Şimdi niye kıvırıyorsunuz? Ne oldu da “ölüler” kelimesine mecaz yapmaya kalkıyorsunuz? Hani mecazı kabul etmiyordunuz? Hani her lafız hakiki manada anlaşılacaktı?

Şimdi sıkışınca mecaz mı hatırınıza geldi? Öyleyse önce bir karar verin:

  • Ya mecazı inkâr edin ve hakiki manayı kabul edin — ki bu durumda ölmüşlere Yasin okunacak.
  • Ya da mecazı kabul edin ve şimdiye kadar saçmaladığınız bütün yanlış yorumlardan vazgeçin!

Hem size şunu soruyoruz:

— Peki madem “ölmek üzere olanlara” diyorsunuz; bize bir tane delil getirin! Hadiste, ölmek üzere olanlara işaret eden bir kelime, bir işaret var mı? Yok! Bu yorum sizin kafanızdan uydurduğunuz bir hezeyandır! Hiçbir sahih kaynakta, hiçbir muhaddiste böyle bir açıklama yoktur. Kendi kendinize vehim üretip sonra buna inandırıyorsunuz!

Hadisteki “ölüler” ifadesiyle hakiki ölülerin kastedildiği hususunda hadis âlimlerinin birçok izahı vardır. Mesela Ebû Dâvûd hadiste ifade edilen “ölüler” tabiriyle ölmek üzere olanların değil, ölmüş olanların kastedildiği kanaatindedir. Bu görüşünden dolayıdır ki mezkûr hadisi “Ölünün üzerini örtmek” babından sonraki babta rivayet etmiştir.

Şafiî âlimlerinden İbnü’r-Rif’a ve Muhibbu’t-Taberî de hadisin zahiri anlamını alarak “ölüler” ifadesiyle kastedilenin, ruhu bedenden ayrılan kişi olduğunu ve hadisin ölmek üzere olanlara hamledilmesinin hiçbir dayanağının olmadığını söylerler. (İbni Hacer, Telhisu’l-Habîr, II, 650; Şirbînî, Muğni’l-Muhtac, II, 5)

İmam Şevkânî de hadisteki “mevtâ” lafzının ölüler hakkında nas olduğunu, bu lafzın ölmek üzere olanlara hamledilmesinin ise mecaza girdiğini ve hakikati terk edip mecaza gitmenin bir karineye yani ipucuna ihtiyaç duyduğunu söyleyerek hadisten anlaşılması gerekenin “hakiki ölüler” olduğunu ifade etmiştir. (Şevkânî, Neylü’l-Evtar, IV, 22)

İbni Hacer Hazretleri de: “Hadisteki ölülerden murad hakiki olarak ölmüş olanlar.” demektedir. (İbni Hacer, Telhîsu’l-Habir, II, 650)

Abdülhak el-İşbîlî, İmam Kurtubî, Tîbî, Münâvî ve Abdurrahman el-Bennâ gibi muhaddisler, hadisin hem ölmek üzere olanlara hem de ruhunu teslim etmiş olan ölülere ihtimali olduğunu söylemişlerdir. (Kurtubî, et-Tezkira, I, 102; Abdülhak, el-Âkıbe, 255; Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, II, 65)

Hadi ismini saydığımız âlimlerin, “Ölülerden murad hakiki ölülerdir.” sözünü bir kenara bırakalım ve hadiste teşbih olduğunu kabul edelim. Diyelim ki hadiste bir teşbih var ve “ölüler” ifadesiyle ölmek üzere olanlar kastedilmiş.

Şimdi Selefilere bir sorumuz var:

— Ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin suresi niçin okunuyor? Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bunu niçin tavsiye etmiş?

Herhâlde ölmek üzere olan kişiye bir faydası olmalı. Faydası olmayacak olsaydı, yanında Yasin suresinin okunması tavsiye edilmezdi. Peki, bu fayda nedir?

Ölüm döşeğinde olan kişiye tek faydası can verme acısını hafifletmesi ve sıkıntısını azaltmasıdır. Ölmek üzere olana bundan başka hiçbir faydası düşünülemez.

Demek, Yasin suresi okunduğunda o mekânı Allah’ın rahmeti kaplıyor ve bu rahmet sayesinde ölüm acısı bir nebze de olsa hafifliyor, ölmek üzere olan kişinin acısı azalıyor.

Şimdi sorumuz şu:

— Yasin suresinin okunmasıyla ölmek üzere olan kişiye bu fayda sağlanıyorsa, ölen kişiye benzer bir fayda niçin sağlanmasın?

Yasin suresi kişinin kabri başında okunsa, oraya da Allah’ın rahmeti iner. Bu rahmet sayesinde de kabirde yatan kişinin, eğer varsa azabı, bir nebze de olsa hafifler.

— Bunda aklınızın almadığı yer neresi?

— Ölmek üzere olan kişiye faydası olan ve acısının azalmasına sebep olan Yasin suresi, ölen kişiye niçin fayda sağlamasın ve onun azabını niçin hafifletmesin?

Elbette hafifletir. İşte mesele bu kadar net! Bizler hadisin hükmünü ve muhaddislerin görüşünü kabul ediyor ve ölülerimize Yasin suresini okuyoruz. Yasin suresini okumak caiz ise diğer sureleri okumak da caizdir. Zira hepsi Kur’an’dandır.

Ey Selefiler! Siz ilim ehli değil, laf ehlisiniz. Siz hakikatin peşinde değil, size din diye dayatılanların peşindesiniz.

  • Hadis açık: “Ölülerinize Yasin okuyun.”
  • Alimler açık: “Bu ölmüş kişilerdir.”
  • Akıl açık: “Rahmet oraya da iner.”

Buna rağmen hâlâ inatla direniyorsanız, ne diyelim güneşe gözünü kapatanla güneşin varlığı tartışılmaz! Ve duamız:

Allahım! Ümmeti sahabenin, selefin, gerçek ulemânın izinde sabit kıl!
Kendi hevasından din icat eden fitne ehline karşı ümmeti muhafaza eyle!
Âmin!