Bu dersimizde Selefilerin şu sözüne cevap vereceğiz. Selefiler yine bildik tavırlarıyla bir hadisi yanlış anlıyor ve yanlış anlatıyorlar.
Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuş:
Evlerinizi kabre çevirmeyin. Şüphesiz şeytan içinde Bakara suresi okunan evden kaçar. (Müslim, Müsâfirin, 212; Tirmizî, Fezaili’l-Kur’an, 2)
Sonra kalkıyorlar ve diyorlar ki: Bu hadis-i şerifte, “Evlerinizi kabre çevirmeyin.” buyrulmuş ve Kur’an okunmayan ev kabristana benzetilmiştir. Demek, kabristanda Kur’an okumak caiz değildir. Eğer caiz olsaydı bu benzetme yapılmazdı.
İşte onlar böyle manasız bir söz söylüyor. Biz onlardan çok basit bir şey istedik. Dedik ki:
— Ölünün arkasından veya kabristanda Kur’an okumanın yasak olduğuyla ilgili bize bir hadis gösterin. Tek bir hadis gösterin, biz sözünüzü kabul edeceğiz. Hatta bu hadis zayıf olsun, sahih de olmasın; biz yine sözünüzü kabul edeceğiz.
Ama Selefiler bunu yapamıyor. Yapamadıkları için de meseleyle hiç alakası olmayan hadislerden delil çıkarmaya çalışıyorlar. Delil istediğimizde ağızları kilitlendi, sonra da alakasız hadisleri çekiştirip delil diye önümüze attılar! Bu mu sizin ilminiz? Böyle mi delil gösterilir?
Şimdi, onlara diyoruz ki:
“Evlerinizi kabre çevirmeyin.” hadisiyle ölünün arkasından Kur’an okumanın ne alakası var. Hadiste zikredilen kabir toprağın üstü değil, altıdır. Kabrin altında ne Kur’an okumak vardır, ne namaz kılmak vardır, ne de başka bir ibadet vardır. Kabirdeki için artık imtihan dünyası kapanmış, onunla ameli arasına bir perde girmiştir.
İşte Peygamber Efendimiz (a.s.m.) içinde Kur’an okunmayan, namaz kılınmayan ve ibadet yapılmayan evi kabre benzetmiştir. Toprağın altındaki ölüler ibadet yapmadıkları gibi, o evdeki insanlar da ibadet yapmazlar. Âdeta onlar ölüler gibidir ve evleri de içinde ibadet olmayan kabirlere benzer.
İşte hadisteki benzetmenin manası budur. Bu benzetmeyle, kabirleri ziyaret edenlerin ölüleri başında Kur’an okumasının ne ilgisi var?
İlgisi olmadığını onlar da biliyor. Lakin söyleyecek söz olmayınca ve insan davasını ispatta böyle âciz kalınca, konuşmuş olmak için konuşuyor. Bunların da misali bu.
- Çünkü gerçek bir delil getiremiyorlar.
- “Ölüye Kur’an okunmaz.” diyen tek bir sahih, hatta zayıf hadis bile gösteremiyorlar.
- Ellerinde hiçbir şey olmayınca, alakasız hadisleri çekiştirerek sapkın yorumlar yapıyorlar.
- “Evlerinizi kabre çevirmeyin.” hadisini bu şekilde kullanmak, ya kasıtlı bir saptırmadır ya da cehaletin ta kendisidir!
“Delil bulamayan adam, savunmasız kalınca sağa sola sarılır! İşte Selefilerin hali budur: Hadis var mı? Yok. Sahabe uygulaması var mı? Yok. O zaman neyin kavgasını veriyorsunuz?” İlimsizliklerini gizleyemediler, cehaletlerini de örtemediler. Sonra da delil diye, manayı çarpıta çarpıta kendilerini rezil ettiler! Bu mu sizin ilminiz? Böyle mi delil gösterilir?”
Hadisin manası şudur: “Evlerinizi ibadetsiz ve Kur’an’sız bırakmayın; yoksa ölüler gibi olursunuz!” Bu, kabristanda Kur’an okumaya değil; evdeki tembelliğe ve gaflete bir ikazdır! Kabristanda Kur’an okunması ise, hem ölünün ruhuna bir hediye, hem de ziyaretçinin ibadetidir. Tıpkı evde Kur’an okumak gibi rahmet vesilesidir!
Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok. Herhâlde “Evlerinizi kabre çevirmeyin.” hadisinin manası anlaşılmıştır.