Fahreddin er-Râzî’nin Mefâtîhu’l-Gayb adlı eserinde, Tâhâ Suresi’nin tefsirinde çok etkilendiği bir hikâyeyi şöyle anlatır.
Rivayet olunur ki, bir balıkçı deniz kenarında ağını atmış, rızkını arıyordu. Derken bir balık yakaladı. Yanında küçük kızı da vardı. Kız, balığı eline aldı bir an baktı ve sonra hiç tereddüt etmeden tekrar denize bıraktı.
Babası hayretle sordu: “Niçin attın?”
Kız dedi ki: “Bu balık, gaflet ettiği için bu tuzağa düştü. Ona acıdım…”
İşte Rabbimiz de o masum çocuğun bu merhametinden dolayı o balığa yeniden hayat verdi, onu denizin hürriyetine kavuşturdu.
Ey Rabbimiz biz de gaflet ettik, şeytanın vesvesesine aldandık. Onun kurduğu tuzaklara düştük ve böylece rahmet deryandan uzaklaştık…
Ama Sen merhametlilerin en merhametlisisin…
Bizi de o balık gibi affet… Bizi de o tuzaklardan kurtar… Bizi de yeniden rahmetinin sonsuz denizine bırak…
Çünkü biz, sensiz boğuluruz, seninle diriliriz.