Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

İntizam vahdetin mührüdür

Haziran 15, 2026

Hücrelerin sessiz yolculuğu

Haziran 15, 2026

Uhuvvet nedir?

Haziran 14, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Salı, Haziran 16
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»Mektubat»Birinci Mektup
MektubatBirinci Mektup

8- Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için…

0
By Nur Divanı on Nisan 30, 2026 Birinci Mektup

Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için ya kâinatı küçültüp iki vilayet derecesine getirmeli veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki yerlerini görüp tayin edelim. وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ âhiret âlemine ait menziller, bu dünyevî gözümüzle görülmez.

Gayb âleminin perdesi

Âhiret âlemi “perde-i gayb” içindedir. Yani vardır ama şu anki idrakimize kapalıdır. Nasıl ki radyo dalgaları, hava içinde olduğu hâlde gözle görünmez; nasıl ki ruh vardır ama elle tutulmaz… Aynen öyle de âhiret âlemleri vardır fakat bu gözle görülmez.

وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ Yani bu âlemlerin hakikî bilgisi Allah katındadır.

“Kâinatı küçültmek” veya “gözü büyütmek” meselesi

Eğer âhiret menzillerini bu gözle görmek istiyorsan, ya kâinatı küçültüp iki şehir gibi yan yana getireceksin ya da gözünü yıldızlar kadar büyüteceksin. Çünkü bu göz, sadece yakın ve sınırlı olanı görür. Sonsuz ve geniş olanı kuşatamaz. Bu temsil, aslında şunu söyler: Mesele görünmemesi değil, bizim göremeyişimiz ve âlemin mahiyetidir.

Görmek için ya âlemi küçültmek ya da bakışı büyütmek gerekir. Bu mümkün olmadığına göre, insan gözle değil, iman ve hikmet nazarıyla bakmayı öğrenmelidir.

Fakat bazı rivayatın işaratıyla âhiretteki cehennem, bu dünyamızla münasebettardır. Yazın şiddet-i hararetine مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ denilmiştir.

Dünya ile cehennem arasındaki ince münasebet

Rivayetlerde geçen مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ (yazın şiddetli sıcaklık, cehennemden bir esintidir) ifadesi, bu dünyadaki bazı hâllerin o büyük hakikate işaret ettiğini gösterir. Bu, “cehennem dünyadadır” demek değildir; bilakis dünyada görülen bazı şiddetlerin, cehenneme bakan bir yönü olduğuna işarettir. Yani burada görülen hararet, onun kendisi değil; ondan bir numune ve yansıma gibidir.

Demek bu dünyevî, küçücük ve sönük akıl gözüyle o büyük cehennem görülmez. Fakat ism-i Hakîm’in nuruyla bakabiliriz. Şöyle ki:

Akıl gözü neden yetmez?

Bu küçük ve sınırlı akıl, o büyük hakikati kuşatamaz. Çünkü cehennem, bizim ölçülerimizle anlaşılacak dar bir varlık değildir. Bu yüzden üstadımız, “akıl gözü sönüktür” der. Yani mesele aklın yokluğu değil; hakikatin büyüklüğüdür.

Ancak İsm-i Hakîm’in nuruyla, yani hikmet nazarıyla bakıldığında, bu dağınık işaretler birleşir ve anlam kazanır.

Arzın medar-ı senevîsi altında bulunan cehennem-i kübra, yerin merkezindeki cehennem-i suğrayı güya tevkil ederek bazı vezaifini gördürmüş. Kadîr-i Zülcelal’in mülkü pek çok geniştir. Hikmet-i İlahiye nereyi göstermiş ise cehennem-i kübra oraya yerleşir.

Cehennem-i suğra, kübranın vekili gibi…

Arzın merkezindeki cehennem-i suğra, sanki cehennem-i kübranın bir vekili gibi bazı vazifeleri gösterir. Yani küçük olan, büyük olanın temsilî bir nüvesi gibidir.

“Nerede ise oradadır” sırrı…
Cehennem-i kübra, sınırlı bir mekâna bağlanamaz. Çünkü Allah’ın mülkü geniştir. Hikmet-i İlâhiye nereyi gösterirse, cehennem orada tecelli eder. Yani mesele bir yer tespiti değil; ilâhî hikmetin tecelli ettiği alandır. Bu yüzden cehennem, bizim dar koordinat anlayışımızla kuşatılamaz.

Evet, bir Kadîr-i Zülcelal ve “Emr-i kün feyekûn”e mâlik bir Hakîm-i Zülkemal, gözümüzün önünde kemal-i hikmet ve intizam ile kameri arza bağlamış; azamet-i kudret ve intizam ile arzı güneşe rabtetmiş ve güneşi seyyaratıyla beraber arzın sürat-i seneviyesine yakın bir sürat ile ve haşmet-i rububiyetiyle, bir ihtimale göre Şemsü’ş-şümus tarafına bir hareket vermiş ve donanma elektrik lambaları gibi yıldızları, saltanat-ı rububiyetine nurani şahitler yapmış; onunla saltanat-ı rububiyetini ve azamet-i kudretini göstermiş bir Zat-ı Zülcelal’in kemal-i hikmetinden ve azamet-i kudretinden ve saltanat-ı rububiyetinden uzak değildir ki cehennem-i kübrayı elektrik lambalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirip âhirete bakan semanın yıldızlarını onunla iş’al etsin; hararet ve kuvvet versin. Yani, âlem-i nur olan cennetten yıldızlara nur verip cehennemden nâr ve hararet göndersin. Aynı halde o cehennemin bir kısmını ehl-i azaba mesken ve mahbes yapsın.

 Kâinattaki kudret ve intizamın delaleti
Ayın dünyaya bağlanması, dünyanın güneşe raptedilmesi, güneşin gezegenleriyle birlikte muazzam bir hareket içinde sevk edilmesi… Yıldızların adeta bir donanma gibi semada dizilmesi…

Bütün bu hâller, sonsuz bir kudretin ve kusursuz bir hikmetin eseridir. Böyle bir kudret için büyük sistemler kurmak, onları idare etmek ve iç içe vazifeler gördürmek son derece kolaydır.

Cehennemin “kazan” misali vazifesi
Üstadımız bu noktada dikkat çekici bir temsil verir: Nasıl ki bir fabrikanın kazanı, büyük sistemlere enerji sağlar; aynen öyle de cehennem-i kübra, ilâhî kudretin emriyle bir enerji ve hararet menşei gibi düşünülebilir.
Yani:

  • Cennetten nur gelir,
  • Cehennemden hararet ve kuvvet gelir.

Bu temsil, cehennemin sadece bir azap yeri değil; aynı zamanda kâinatta bazı hikmetli vazifelerin menşei olabileceğini anlatır.

Yıldızlarla olan irtibat
Yıldızların ışık ve hararetle donatılması, bu temsil çerçevesinde daha anlaşılır hâle getirilir. Üstadımız yıldızların nurani bir saltanatın şahitleri olduğunu söylerken; bu büyük sistemin arkasında hem nur (cennetle irtibat) hem de nâr (cehennemle irtibat) bulunduğunu ima eder.

Azap mekânı olmasıyla çelişmez
Bu vazifeler, cehennemin asıl mahiyetini değiştirmez. O yine ehl-i azap için bir mesken ve mahbestir. Yani cehennem hem:

  • İlâhî sistem içinde bazı vazifelerin menşei,
  • Hem de adaletin tecelli ettiği bir ceza yeridir.

Bu iki durum birbirine zıt değil; bilakis farklı yönlerdir.

Hem bir Fâtır-ı Hakîm ki dağ gibi koca bir ağacı, tırnak gibi bir çekirdekte saklar. Elbette o Zat-ı Zülcelal’in kudret ve hikmetinden uzak değildir ki küre-i arzın kalbindeki cehennem-i suğra çekirdeğinde cehennem-i kübrayı saklasın.

 Üstadımız, küçükte büyüğün saklanabileceğini gösteren bir temsil üzerinden, cehennemin iki mertebesini akla yaklaştırır. Yani görünen bir hakikatten, görünmeyene geçiş yaptırır.

Çekirdek–ağaç misali
Nasıl ki küçücük bir çekirdeğin içinde, koca bir ağacın programı, planı ve kaderi saklıdır… O ince çekirdek, vakti gelince toprağa girer ve içindeki o büyük hakikat açılır. Demek ki küçüklük, büyüklüğe zıt değildir; bilakis çoğu zaman onun mahfazası ve başlangıcıdır.

Cehennem-i suğra bir çekirdek hükmünde
Aynen bunun gibi, yerin merkezinde bulunan cehennem-i suğra, büyük cehennemin bir çekirdeği gibidir. Şu an dar bir hâlde, sınırlı bir tezahürle vardır. Fakat bu, onun küçük ve önemsiz olduğu anlamına gelmez. Bilakis içinde, cehennem-i kübranın bütün mahiyetini taşıyan bir nüve bulunur.

Kudret ve hikmet açısından mümkünlük
Bir çekirdekte koca bir ağacı saklayan kudret, elbette arzın kalbinde daha büyük bir hakikati saklayabilir.

Bu, akla uzak değil; bilakis kâinatta sürekli gördüğümüz bir kanunun daha geniş bir tezahürüdür. Yani mesele “nasıl olur?” değil; “zaten her yerde oluyor” meselesidir.

İnkılâp ve inkişaf sırrı
Nasıl ki çekirdek vakti gelince açılır, büyür ve tam şeklini alır; aynen öyle de cehennem-i suğra, ilâhî emirle cehennem-i kübraya inkılâp eder. Şu anki hâli bir hazırlık, bir bekleyiş; gelecekteki hâli ise tam bir tezahürdür.

Netice

  • Küçük olan, büyüğün zıddı değil; çoğu zaman çekirdeğidir.
  • Cehennem-i suğra, cehennem-i kübranın nüvesidir.
  • Bu hakikat, kâinatta sürekli gördüğümüz çekirdekten ağaç çıkma kanununun daha büyük bir tecellisidir.

Bu nazarla bakıldığında, görünmeyen büyük cehennem, artık uzak bir ihtimal değil; çekirdeği gözümüzün önünde bulunan bir hakikat hâline gelir.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki Konu7- Cehennem nerededir?
Sonraki Konu 9- Cennet ve cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir.
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Birinci Mektup içerikleri
  • 1- Hazret-i Hızır aleyhisselâm hayatta mıdır?
  • 2- Hazret-i İdris ve İsa aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır
  • 3- Nass-ı Kur’an’la şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır.
  • 4- Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet mevt; tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir.
  • 5- Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir.” diye ifham ediliyor.
  • 6- Amma mevt, nimet olduğunun ciheti ise çok vücuhundan dört vechine işaret ederiz…
  • 7- Cehennem nerededir?
  • 8- Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için…
  • 9- Cennet ve cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir.
  • 10- Mahbublara olan aşk-ı mecazî aşk-ı hakikiye inkılab ettiği gibi acaba ekser nâsda bulunan…
  • 11- Şu güzel ziynetli odanın dört duvarında, dördümüze ait dört endam âyinesi bulunsa…

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • İntizam vahdetin mührüdür
  • Hücrelerin sessiz yolculuğu
  • Uhuvvet nedir?
  • Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.