Hâtim el-Esam Kimdir?
Hâtim b. Unvân el-Esam, Şakîk-i Belhî’nin meşhur talebelerindendir. Belh çevresinde yaşamış, zühdü, hikmetli sözleri ve nefis terbiyesiyle tanınmıştır. Vefatı yaklaşık 237/851 yılıdır.
Esam Ne Demek?
“Esam / الأصم” Arapçada “sağır, işitmeyen” demektir. Fakat Hâtim el-Esam’ın gerçekten sağır olduğu için bu lakabı aldığı söylenmez. Meşhur anlatıya göre bu lakap, onun bir insanı utandırmamak için gösterdiği çok ince bir edepten doğmuştur.
Hadise Nasıl Olmuş?
Bir kadın, Hâtim Hazretlerine bir mesele sormak için gelir. Konuşmaları sırasında kadından istemeden mahcup edici bir ses çıkar. Kadın çok utanır; yüzü kızarır ve ne yapacağını bilemez.
Hâtim el-Esam kadının utandığını hemen fark eder. Fakat ona, “Duydum ama önemli değil” dese yine kadının o sesi duyduğunu anlayacağını bilir. Bunun üzerine Hâtim Hazretleri meseleyi çok daha ince bir şekilde çözer.
“Biraz Yüksek Sesle Konuş”
Kadına, sanki kulağı ağır işitiyormuş gibi davranarak: “Sesini biraz yükselt, ben iyi duyamıyorum.” mânasında söz söyler. Kadın bunu duyunca rahatlar: “Demek ki duymadı.” diye düşünür ve mahcubiyetten kurtulur. Hâtim Hazretleri ise kadını utandırmamak için duymamış gibi davranmaya devam eder.
Neden “Hâtim el-Esam” Denmiş?
Rivayetin meşhur şeklinde, Hâtim Hazretlerinin bu hâli uzun bir müddet, hatta bazı nakillerde kadın vefat edinceye kadar devam ettirdiği anlatılır. İnsanlar da onun gerçekten ağır işittiğini zannetmeye başlarlar.
Bu sebeple kendisine: حَاتِمُ الْأَصَمّ — Hâtim el-Esam yani “Sağır Hâtim” denilmiştir.
Mesele yalnızca “kadını utandırmadı” değildir. Çok daha ince: Kadının kusurunu gördü, fakat görmemiş gibi yaptı. Sesini duydu, fakat duymamış gibi yaptı. Kadının ayıbını örtmekle kalmadı; kadına, ayıbının fark edilmediğini de hissettirdi.
İşte gerçek setr-i ayıp budur. Bir insanın kusurunu yüzüne vurmamak güzeldir; fakat ona kusurunun fark edildiğini bile hissettirmemek daha büyük bir edeptir.

Hâtim el-Esam’ın bize bıraktığı ders şu: “Bir müminin ayıbını gördüğünde onu teşhir etme; mümkünse ona, senin o ayıbı gördüğünü bile hissettirme.”
İşte bir kadının mahcubiyetini korumak için kendisine “sağır” dedirtecek kadar ince davranan bir zat… Hâtim el-Esam’ın ahlâkındaki incelik burada.
Allah Hâtim el-Esam Hazretlerine rahmet eylesin, makamını âlî eylesin, kabrini nurla doldursun. Onun edebinden, takvâsından, ihlâsından ve insanların kusurlarını örtme ahlâkından bizlere de nasip eylesin. Rabbimiz bizi ayıp araştıranlardan değil, ayıp örtenlerden; incitenlerden değil, gönül yapanlardan eylesin. Âmin.