Arşivler: Videolar

Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmare cihetiyle fena bul ki bâki olasın.…

İbrahim aleyhisselâmdan sudûr ile kâinatın zeval ve ölümünü ilan eden na’y-ı لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِلٖينَ beni ağlattırdı. Onun…

On Altıncı Söz/ Küçük Bir Zeyl Kadîr-i Alîm ve Sâni’-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve…

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَا ۞ وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَا ۞ وَ قَالَ الْاِنْسَانُ مَالَهَا…

Hâtime (Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir.) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا…

Birinci Esas: Hikmet-i Kur’aniye ile hikmet-i fenniyenin farklarına şu gelecek hikâye-i temsiliye dürbünüyle bak: Bir zaman hem…

Hiç mümkün müdür ki, şu âlemin izzet ve celal sahibi olan mutasarrıfı, izzetinin hukukunu çiğneyen ve celalinin…

Hiç mümkün müdür ki, her işinde nihayet derecede adalet ile iş gören bir Âdil-i Hakîm, mahlukatının hukukunu…

Hiç mümkün müdür ki, şu âlemde zerrelerden Güneşlere kadar bütün eşyada nihayetsiz bir hikmetle iş gören Zat-ı…

Hiç mümkün müdür ki, Allah-u Teâlâ, kışın ölmüş ve kurumuş koca arzı bahar mevsiminde ihya etsin; o…

Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir ilmin ve hadsiz bir kudretin sahibi olan şu âlemin Rabbi; emirlerine…

Hiç mümkün müdür ki, gökte, yerde, karada ve denizde; yaş-kuru, küçük-büyük, adi-âli her şeyi kemal-i intizam ve…

Hiç mümkün müdür ki, zerrelerden güneşlere kadar bütün varlıkları itaatkâr bir asker gibi emrine boyun eğdiren ve…

Hiç mümkün müdür ki, bütün enbiyanın, mucizelerine istinad ederek sözünü teyid ettikleri; bütün evliyanın, keşif ve kerametlerine…

Cemal, güzellik; kemal ise güzel sıfatlar demektir. Cenab-ı Hak cemal sahibidir, Cemil’dir. Yani zatının nihayetsiz bir güzelliği…

Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir cömertlik ve ikram, tükenmez servet ve bitmez hazineler; baki bir saadet…

Hiç mümkün müdür ki, şu âlemde zerrelerden Güneşlere kadar bütün eşyada nihayetsiz bir hikmetle iş gören Zat-ı…

Hiç mümkün müdür ki, şu göz önündeki icraatının şehadetiyle, nihayetsiz bir merhametin ve nihayetsiz bir şefkatin sahibi…

Hiç mümkün müdür ki, bu âlemin sultanı olan Zat-ı Zülcelâl, nihayetsiz kemalini göstermek için bu kâinatı gayet…

Aynen onun gibi şu misafirhane-i dünyadaki vaziyeti, sarhoş olmadan dikkat etsen şu dokuz esası anlarsın: Birinci Esas:…

Bir zaman bir asker, savaş meydanında tek başına kalmıştı. Yalnız ve yorgun bir halde sadece koşuyordu.  O…

Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden ne…

Bir gün Şehrin kalabalık sokaklarında bir adam perişan bir halde yürüyordu. Yüzü solgundu, gözleri yorgun. Elbiseleri yırtık,…

اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ Ve o dalgalı muharebe meydanı ise şu…

Bir zamanlar cihanı sarsan büyük bir seferberlik ilan edilmişti. Memleketin dört bir yanında davullar çalınıyor, sancaklar dalgalanıyor,…

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذٖينَ اتَّقَوْا وَالَّذٖينَ هُمْ مُحْسِنُونَ Namaz kılmak ve büyük günahları…

Bir zamanlar, çok uzak bir diyarda kudreti ve zenginliği dillerde dolaşan büyük bir padişah vardı. Bir gün,…

Her köşesinde karmaşanın yankılandığı bir şehirde sessizce bir adam belirdi. Ne arkasında bir ordu vardı ne de…

Bir zamanlar ihtişamlı bir şehirde adaletiyle meşhur, cömertliğiyle tanınmış büyük bir hükümdar vardı. Günlerden bir gün, iki…

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّٖينِ Namaz, ne kadar kıymettar ve mühim hem ne kadar ucuz…

Bir zamanlar bir şehrin zindanlarından acı bir feryat yükseliyordu. Öyle bir feryat ki, pişmanlığın köz gibi yaktığı…

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve…

Bir zamanlar, iki yolcu vardı. İkisi de seyahat etmek, hem de ticaret yapmak niyetiyle yola çıktılar. Bunlardan…

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيم اَلَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne…

Bir zamanlar, engin ve uçsuz bucaksız çöllerin uzandığı topraklarda iki yolcu vardı. Güneşin kavurduğu, rüzgârın uğultuyla yankılandığı…

Birinci Söz Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim, şu mübarek kelime…