Nur Divanı; “Okumak için değil, anlamak için; anlamak için değil, yaşamak için” düsturuyla yola çıkmış bir hakikat platformudur. Bizler, Kur’an-ı Kerim’in bu asra bakan manevî bir tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı’nı merkeze alarak, imanı meseleleri akıl, kalp ve ruh bütünlüğünde kavratmayı gaye edinen bir hizmet topluluğuyuz.
1. Vizyonumuz ve Gayemiz
Bizim için okumak, sadece satırları geçmek değil; manayı hazmetmek ve hayata taşımaktır. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin “Bir sene bu risaleleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim bir âlimi olabilir” müjdesini rehber edinerek;
- Sadeleştirmek değil, berraklaştırmak: Risale-i Nur’un orijinal metnine sadık kalarak, derin manaları şerh ve izahlarla açmayı,
- İdraki Kuvvetlendirmek: Temsil ve misallerle hakikatleri somutlaştırarak, her seviyeden muhatabın istifadesine sunmayı,
- Gaye-i Hayat Edinmek: Nur talebeliğini kuru bir bilgi yığını değil, bir şuur ve yaşam biçimi haline getirmeyi hedefliyoruz.
2. İlmi Heyetimiz ve Kaynaklarımız
Nur Divanı’nın tüm içerikleri, Feyyaz TV ve Feyyaz Medresem bünyesindeki ehil bir ilmî heyet tarafından titizlikle hazırlanmaktadır. Birinci derece kaynağımız Risale-i Nur Külliyatı olmakla birlikte; temel nazarımız, okunan tüm eserlerin Kur’an ve Sünnet’i anlamak için birer basamak hükmünde olduğudur.
3. Hizmet Düsturumuz
- Hasbilik: Çalışmalarımızda hiçbir ticari amaç güdülmemekte; sadece Rıza-yı İlahi esas alınmaktadır. Büyük bir fedakârlık ve ciddiyetle üretilen tüm video, yazı ve dijital materyallerimiz ücretsiz olarak halkımızın istifadesine sunulmaktadır.
- Dijital ve Maddi Medrese: Hizmetlerimizi internet ve televizyon gibi modern mecralarla tüm dünyaya ulaştırırken, aynı zamanda Pendik’teki Feyyaz Medresemizde gerçekleştirdiğimiz yüz yüze sohbetlerle bu manevî feyzi paylaşıyoruz.
4. Davetimiz
Herkesin kendi kendine istifade edebileceği ancak her meseleyi tam anlamayabileceği gerçeğinden hareketle, “dershane-i nuriye” ruhunu dijital ve fiziksel ortamlarda yaşatıyoruz.
“Gazete gibi okumayınız”ihtarını kulaklarına küpe yapan tüm hakikat arayıcılarını, şerh ve izahlarla derinleşen bu Kur’anî sofraya davet ediyoruz.
Sizleri de Bekliyoruz: Haftalık umuma açık sohbetlerimizde (Salı ve Cumartesi günleri yatsı namazını müteakip) ve dijital platformlarımızda, bu asrın manevî hastalıklarına reçete sunan Nur derslerinde buluşmak ümidiyle.
Şerh ve izah platformu
Okumak, sadece metni baştan sona geçmek demek değildir. Hakiki okuma, satırların ötesine geçmek, manayı anlamak, hazmetmek ve hayata taşımaktır. Nur Divanı, Risale-i Nur’u bu şuurla ele almak için kurulmuş bir şerh ve izah platformudur.
Risale-i Nur, çağımızın imanî meselelerine Kur’ân’dan süzülen cevaplar sunan derin bir hakikat hazinesidir. Bu eserlerin yazılış gayesinin tahakkuku anlaşılmasına bağlıdır. “Anlaşılmaz bir kitap, muallimsiz olsa manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Nur Divanı, bu ihtiyaca cevap verme niyetiyle yola çıkmıştır.
Üstad’ın temel ölçüsü: “Anlayarak okumadır” Üstadımız 21. Lem’a’da şöyle diyor:
— Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim hakikatli bir âlimi olabilir.
Üstadımız 29. Mektup’ta şöyle diyor:
— Bu durûs-u Kur’aniyenin dairesi içinde olanlar allâme ve müctehidler de olsalar, vazifeleri ulûm-u imaniye cihetinde, yalnız yazılan şu Sözlerin şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir.
Üstad Hazretleri Emirdağ Lahikası’nda şöyle diyor:
— Nur şakirtleri mümkün olduğu kadar her yerde küçücük bir dershane-i Nuriye açmak lazımdır. Gerçi herkes kendi kendine bir derece istifade eder fakat herkes her bir meselesini tam anlamaz.
Üstad Hazretleri On İkinci Mektup’ta şöyle diyor:
— Yalnız, kader ve cüz’î ihtiyarîye ait Yirmi Altıncı Söz hatırıma gelmemişti, size söylememiştim. Ona da bakınız; fakat gazete gibi okumayınız.
Bu sitede Risale-i Nur metinleri; şerh ve izahlarla açılır, temsil ve misallerle derinleştirilir, günlük hayatla irtibatlandırılarak okuyucunun zihninde ve kalbinde yer etmesi hedeflenir.
Gayemiz, asla metni sadeleştirmek değil; mânâyı berraklaştırmak ve idraki kuvvetlendirmektir.
Çünkü Risale-i Nur, sadece okunan bir eser değil; hayatın merkezine alındığında insanı dönüştüren bir rehberdir. Nitekim Üstad Hazretleri bu hakikati şöyle ifade eder:
“Risale-i Nur’u gaye-i hayat edinen bir Nur talebesi, yüz adam kuvvetinde olduğu ve yüz nâsih kadar iman ve İslâmiyete hizmet ettiği, ehl-i hakikatçe müsellem ve musaddaktır.”
(Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı)“Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim hakikatli bir âlimi olabilir.”21. Lem’a
Nur Divanı, Risale-i Nur’u gaye-i hayat hâline getirme yolunda, okuyucunun metinle sahih bir bağ kurmasına yardımcı olmayı amaçlar. Bilgi vermekten ziyade şuur kazandırmayı, kuru bir okumanın ötesinde derinlikli bir anlama zemini oluşturmayı hedefler.
Bu yönüyle Nur Divanı; lafızda kalan bir okumayı değil, mânâya nüfuz eden bir idraki, okuyanı seyirci değil muhatap kılan bir anlayışı esas alır. Okumak için değil; anlamak için… Anlamak için değil; yaşamak için…