Dininden Yırtarak Dünyanı Yamama
İbrahim bin Edhem’e (R.A.) «Nasılsın» diye sordular, aşağıdaki şiirle cevap verdi:
نُرَقِّعُ دُنْيَانَا بِتَمْزِيقِ دِينِنَا
«Yamadık dünyamızı, yırtarak dinimizden.
فَلَا دِينُنَا يَبْقَى وَلَا مَا نُرَقِّعُ
Sonunda din de gitti, dünya da gitti elimizden…»
İbrahim b. Edhem’e “Nasılsın?” diye sorulunca verdiği cevap, aslında bir insanın bütün ömrünü sarsacak kadar derindir: “Dünyamızı, dinimizi yırtarak yamıyoruz.” Yani insan bazen dünyasını düzeltmek, rahatını artırmak, işini yürütmek, makamını korumak, insanların gözünde değer kazanmak için dininden taviz verir. Helali harama karıştırır, doğruluğu menfaate feda eder, ahireti dünyaya satar. Fakat bilmez ki dininden kopardığı her parça, aslında kalbinden kopan bir parçadır.

Dünyayı Kurtarayım Derken Dini Yaralamak
- Rızık İçin Helali Yaralamak
Ey nefis! Daha çok kazanacağım diye helali harama karıştırma. Ölçüyü bozmak, yalanla satmak, hileyle kazanmak dünyayı kurtarmak değil; bereketi öldürmektir. Rızkı veren piyasa değil, Allah’tır.
- Makam İçin Hakkı Yaralamak
Bir koltuk için hakikati susturma. Haksızlığı görüp susmak, güçlüye yaranmak, mazlumu yalnız bırakmak dünyayı korumak gibi görünür; ama insanın vicdanını yaralar. Asıl makam, Allah katında temiz durmaktır.
- İnsanlar İçin Allah’ın Rızasını Yaralamak
“Ne derler?” diye Allah’ın emrini geri plana atma. Mecliste günah konuşulurken susmak, gıybete ortak olmak, namazı insanların bakışına feda etmek kalbin izzetini kırar. Kuldan utanıp Allah’tan utanmamak büyük gaflettir.
- Rahat İçin Namazı Yaralamak
Dünya işi acil oluyor da namaz neden bekliyor? Telefon çalınca hemen kalkıyorsun; ezan okununca ağırdan alıyorsun. Ey nefis! Namazı erteleyen her meşguliyet, ruhun direğine vurulan bir darbedir.
- Kazanç İçin Edebi Yaralamak
Daha çok beğenileyim, daha çok görüneyim diye haya ve edebi terk etme. İlgi uğruna vakar giderse, kazanç uğruna edep zedelenirse insan dışarıdan büyür gibi görünür; ama içeriden küçülür.
- Aile İçin Maneviyatı Yaralamak
“Ailem için çalışıyorum” deyip eve sadece para götürme. Eve ekmek girip dua girmezse, sofra dolup namaz eksik kalırsa, ev büyür ama huzur küçülür. Aileni sadece dünyaya değil, ahirete de hazırla.
- Gelecek Korkusuyla Tevekkülü Yaralamak
Tedbir al; ama kalbini korkuya teslim etme. “Ya olmazsa, ya yetmezse, ya kaybedersem?” diye Allah’a güveni zedeleme. Sebeplere sarıl; fakat rızkın, ömrün ve neticenin Allah’ın elinde olduğunu unutma.
Dünya Yama Tutmaz
Dünya yamayla düzelecek bir elbise değildir. Çünkü dünya zaten fânidir. Sen ne kadar tamir etmeye çalışsan da eskir. Ne kadar tutmaya çalışsan da kaçar. Ne kadar seversen sev, senden ayrılır. Gençlik gider, sıhhat gider, mal gider, makam gider, sevdiklerimiz gider. İnsan dünyayı elinde tutmak ister; fakat dünya su gibi parmaklarının arasından akar.
Din Giderse Her Şey Gider
İnsan dünyasını kurtarmak için dininden verir; sonunda ne dini kalır ne de dünyası. Çünkü din gidince bereket gider. Kalp huzuru gider. Vicdan rahatlığı gider. Dua lezzeti gider. Secde tadı gider. Allah’a yakınlık hissi gider. Dışarıdan dünyası var gibi görünür; fakat içeriden yıkılmıştır. Kalabalıkların içinde yalnızdır. Sofraların başında açtır. Gülüşlerin arasında mahzundur.
Ey Nefis, Aldığın Şeye Bak
Ey nefis! Sen neyin karşılığında neyi verdin? Biraz rahat için ebedî saadeti mi zedeledin? Biraz menfaat için Allah’ın rızasını mı incittin? İnsanların alkışı için meleklerin şahitliğini mi unuttun? Geçici bir kazanç için kalbindeki imanı mı yaraladın? Şunu bil: Dünyadan aldığın şey küçük, dinden kopardığın şey büyüktür.
Asıl akıl, dünyayı dinin sırtına yüklemek değil; dünyayı dinin emrine vermektir. Mal kazanacaksan helalinden kazan. Konuşacaksan doğru konuş. Seveceksen Allah için sev. Çalışacaksan kulluğunu unutmadan çalış. Dünya elinde olsun; fakat kalbine girmesin. Çünkü eldeki dünya imtihandır; kalbe giren dünya ise esarettir.
Ey kalbim! Dünyanı kurtarmak için dinini yırtma. Bugün hâlâ nefesin varsa, bu söz sana bir ikazdır: Dinini dünyaya feda etme. Dünyayı dinine hizmetçi yap. Çünkü sonunda insanın yanında kalacak olan, dünyadan topladıkları değil; Allah için koruduklarıdır.