Kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu hadisi
عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا
Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre:
أَنَّهُمْ ذَبَحُوا شَاةً
Onlar bir koyun kesmişlerdi.
فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا بَقِيَ مِنْهَا؟
Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Ondan ne kaldı?”
قَالَتْ مَا بَقِيَ مِنْهَا إِلَّا كَتِفُهَا
Âişe radıyallahu anhâ dedi ki: “Ondan sadece kürek kısmı kaldı.”
قَالَ بَقِيَ كُلُّهَا غَيْرَ كَتِفِهَا
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Kürek kısmı hariç, hepsi kaldı.”
(Tirmizî, Sıfatu’l-kıyâme 35)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Peygamber hanımları bir koyun kesmişlerdi de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Koyundan ne kadarı kaldı.” diye sordu. Âişe, dedi ki: “Sadece kürek kemiği bölgesi kaldı! Gerisini dağıttık” deyince; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Küreğinden başka hepsi bize sevap olarak kaldı.” (Müsned: 22107)
Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Ebû Meysere el Hemedanî’nin ismi Amr b. Şurahbil’dir.
Nefse İlk Darbe
Bu hadis nefse şunu söyler: Sen “elimde ne kaldı?” diye soruyorsun; Allah Resûlü ﷺ ise “Allah katında ne kaldı?” diye baktırıyor. Nefis, cebinde duran şeyi kazanç zanneder; Allah için verilen şeyi eksilme görür. Hâlbuki hadisin ölçüsüne göre, insanın yanında kalan değil, Allah yolunda gönderdiği gerçekten kalır.
Dünya Hesabı
Hz. Âişe validemiz zahirî hesapla konuştu: “Sadece kürek kemiği kaldı.” Çünkü dünya gözüyle bakınca dağıtılan et gitmiş, elde kalan et kalmış görünür. Biz de çoğu zaman böyleyiz: Verdiğim para gitti, harcadığım emek boşa çıktı, yaptığım iyilik karşılıksız kaldı deriz. Bu, nefsin dar hesabıdır.
Ahiret Hesabı
Efendimiz ﷺ ise mizanı ters çevirdi: “Kürek kısmı hariç, hepsi kaldı.” Yani Allah için dağıtılanlar kaybolmadı; bilakis ebedîleşti. Elde kalan ise yenilecek, bitecek, unutulacak. Sadaka edilen ise sevap olarak yazıldı, ahirette insanın karşısına çıkacak.
Nefsin Aldanışı
Ey nefis! Sen kasadakini mal zannediyorsun; halbuki mezara girerken kasan arkada kalacak. Sen yediğini nimet zannediyorsun; halbuki yediğin bedenden çıkıp gidecek. Sen giydiğini süs zannediyorsun; halbuki eskiyip atılacak. Sen verdiğini kayıp zannediyorsun; halbuki asıl verdiğin, Allah katında senin için saklanacak.
Hadisin Ölçüsü: Kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu
Bu hadis bize şu ölçüyü verir: Kendin için tuttuğun fânidir, Allah için verdiğin bâkidir. Mal eldeyken emanet, mideye girince tükenen nimet, Allah yoluna gidince ebedî sermayedir. Demek ki müminin gerçek serveti, kasasında değil; Allah için önceden gönderdiğindedir.

Netice
Ey nefis! Bugün “Ne kadar kazandım?” diye soruyorsan, bil ki cevabı şudur: Allah için ne kadar verdiysen, işte o kadar kazandın. Geriye kalan ise ya yenildi, ya eskidi, ya tükendi, ya da fena buldu.
Ey nefis! Kazancını kasanda arama. Allah için verdiğin kadar kazandın; kendin için sakladığın kadar da fâniliğe terk ettin. Çünkü ölüm geldiğinde yanında kalanlar değil, önceden gönderilenler seni karşılayacak. Dünyada tuttuğun dünya olur; Allah için verdiğin âhiret olur. Gerçek kalan, elde tuttuğun değil, Allah hesabına verdiğindir.
Ey nefis! Cimriliğinle malı koruduğunu zannediyorsun; hâlbuki mal seni terk edecek. Sen vermemekle çoğalttığını sanıyorsun; oysa Allah için vermediğin her şey fâniliğin ağzında eriyip gidiyor. Bil ki senin gerçek kazancın, kasanda sakladığın değil; Allah rızası için elinden çıkardığındır. Çünkü cimrilikle tutulan mal dünyada kalır, ihlasla verilen mal âhirette seni karşılar.