Hz. Ali (r.a) der ki;
وَقَدْ وُرِدَ أَنَّ الصَّدَقَةَ إِذَا خَرَجَتْ مِنْ يَدِ صَاحِبِهَا تَكَلَّمَتْ بِخَمْسِ كَلِمَاتٍ:
Sadakanın, sahibinin elinden çıktığında beş söz söylediği rivayet edilmiştir:
Ey nefsim sen sadakayı elinden çıkarırken kaybettiğini zannediyorsun. Hâlbuki o, senden ayrıldığı anda konuşmaya başlıyor:
الأُولَى: تَقُولُ: كُنْتُ صَغِيرَةً فَكَبَّرْتَنِي
Birincisi der ki: Ben küçük idim, sen beni büyüttün.
الثَّانِيَةُ: تَقُولُ: كُنْتَ حَارِسِي فَالْآنَ صِرْتُ حَارِسَكَ
İkincisi der ki: Sen beni koruyordun, şimdi ben seni koruyorum.
الثَّالِثَةُ: تَقُولُ: كُنْتُ عَدُوًّا فَأَحْبَبْتَنِي
Üçüncüsü der ki: Ben sana düşman idim, sen beni dost ettin.
الرَّابِعَةُ: تَقُولُ: كُنْتُ فَانِيَةً فَأَبْقَيْتَنِي
Dördüncüsü der ki: Ben fani idim, sen beni baki yaptın.
الخَامِسَةُ: تَقُولُ: كُنْتُ قَلِيلَةً فَكَثَّرْتَنِي
Beşincisi der ki: Ben az idim, sen beni çoğalttın.
Onun için rivayet edilir ki: Hz. Ali eline bir dirhem para aldı ve sonra şöyle dedi: ‘Sen benden çıkmadıkça bana fayda vermezsin!’