Generated by All in One SEO Pro v5.0.1.1, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site. # Risale-i Nur Okuyarak, anlayarak, derinleşerek… ## Sitemaps - [XML Sitemap](https://nurdivani.com/sitemap.xml): Contains all public & indexable URLs for this website. ## Yazılar - [Şeytan Vahye Parazit Yapamaz!](https://nurdivani.com/seytan-vahye-parazit-yapamaz.html) - Şeytan Vahye Parazit Yapamaz! Eğer vahye bir müdahale ihtimali kabul edilirse, dinin tamamı şüphe altına girer ki bu mümkün değildir. » - [13- Şu görünen âlem, İlahî bir dükkân ve bir mahzendir.](https://nurdivani.com/13-su-gorunen-alem-ilahi-bir-dukkan-ve-bir-mahzendir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu görünen âlem, İlahî bir dükkân ve bir mahzendir. İçerisinde envaen türlü türlü mensucat kumaşlar, me’kûlat yemekler, meşrubat şerbetler - [12- Sen kendi vücudunu yapmaya kādir değilsin. Ve elin onu icad etmekten kāsırdır.](https://nurdivani.com/12-sen-kendi-vucudunu-yapmaya-kadir-degilsin-ve-elin-onu-icad-etmekten-kasirdir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Sen kendi vücudunu yapmaya kādir değilsin. Ve elin onu icad etmekten kāsırdır. Başkaları dahi o işten âciz ve kāsırdırlar. - [10- Halk-ı eşya hakkında “mûcibe-i külliye” sadık olmadığı takdirde “sâlibe-i külliye” sadık olur.](https://nurdivani.com/10-halk-i-esya-hakkinda-mucibe-i-kulliye-sadik-olmadigi-takdirde-salibe-i-kulliye-sadik-olur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Halk-ı eşya hakkında “mûcibe-i külliye” sadık olmadığı takdirde “sâlibe-i külliye” sadık olur. Yani ya bütün eşyanın hâlıkı Allah’tır veya - [11- Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır.](https://nurdivani.com/11-nefs-i-natikanin-en-yuksek-matlubu-devam-ve-bekadir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Hattâ vehmî bir devam ile kendisini aldatmazsa hiçbir lezzet alamaz. - [ 8- Evham, şübehat, dalalatın menşe ve mahzenlerinden biri:](https://nurdivani.com/8-evham-subehat-dalalatin-mense-ve-mahzenlerinden-biri.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Evham, şübehat, dalalatın menşe ve mahzenlerinden biri: Nefis, kendisini kader ve sıfât-ı İlahiyenin tecelliyat dairesinden hariç addeder. - [16- Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlık’ını razı etti isen halkın rızasını tahsile lüzum yoktur, o kâfidir.](https://nurdivani.com/eger-takva-ve-amel-i-salih-ile-halikini-razi-etti-isen-halkin-rizasini-tahsile-luzum-yoktur-o-kafidir.html) - "İ’lem eyyühe’l-aziz! Ey nefis! Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlık’ını razı etti isen halkın rızasını tahsile lüzum yoktur, o kâfidir. Eğer halk da Allah’ın hesabına rıza ve muhabbet gösterirlerse iyidir. Şayet onlarınki dünya hesabına olursa kıymeti yoktur. Çünkü onlar da senin gibi âciz kullardır." "Maahâzâ ikinci şıkkı takip etmekte şirk-i hafî olduğu gibi tahsili - [9- Gafil nefis, âhireti dünyanın bitişiğinde ve dünya ile bağlı bir menzil zannediyor.](https://nurdivani.com/9-gafil-nefis-ahireti-dunyanin-bitisiginde-ve-dunya-ile-bagli-bir-menzil-zannediyor.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Gafil nefis, âhireti dünyanın bitişiğinde ve dünya ile bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silah vardır. - [Sohbet Duası](https://nurdivani.com/sohbet-duasi.html) - Sohbet Duası. Hamd, Allah’a iman ettiğimiz, O’nun birliğine inandığımız, O’nun bütün isimlerine ve bütün sıfatlarına iman ettiğimiz için âlemlerin Rabbi - [Tevbe nedir, ne değildir? Hangi tevbe Kabul edilir?](https://nurdivani.com/tevbe-nedir-ne-degildir-hangi-tevbe-kabul-edilir.html) - Tevbe nedir, ne değildir? Hangi tevbe Kabul edilir? Râzî Tevbenin özü, insanın yaptığı kötülükten pişman olması ve gelecekte onu bir daha yapmamaya kesin olarak - [7- Uluhiyetin azameti, izzeti, istiklaliyeti, her şeyin küçük olsun büyük olsun, yüksek olsun alçak olsun...](https://nurdivani.com/7-uluhiyetin-azameti-izzeti-istiklaliyeti-her-seyin-kucuk-olsun-buyuk-olsun-yuksek-olsun-alcak-olsun.html) - ’lem eyyühe’l-aziz! Uluhiyetin azameti, izzeti, istiklaliyeti, her şeyin –küçük olsun büyük olsun, yüksek olsun alçak olsun– taht-ı tasarrufunda bulunduğunu - [Kur’ân neden toptan olarak bir seferde indirilmemiştir?](https://nurdivani.com/kuran-neden-toptan-olarak-bir-seferde-indirilmemistir.html) - Kur’ân neden toptan olarak bir seferde indirilmemiştir? Eğer bir anda inseydi, belki çok şey duyulurdu; fakat az şey yaşanırdı. Peyderpey indiği için hem - [3- Cesedin bir uzvundaki bir hüceyrede yapılan tasarruf, en evvel cesedi tasavvur etmeye mütevakkıftır.](https://nurdivani.com/3-cesedin-bir-uzvundaki-bir-huceyrede-yapilan-tasarruf-en-evvel-cesedi-tasavvur-etmeye-mutevakkiftir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Cesedin bir uzvundaki bir hüceyrede yapılan tasarruf, en evvel cesedi tasavvur etmeye mütevakkıftır. Çünkü küllün nakışlarıyla, - [Resûlullah (s.a.v)'in “Dayım” dediği büyük sahabi](https://nurdivani.com/resulullah-s-a-vin-dayim-dedigi-buyuk-sahabi.html) - Resûlullah (s.a.v)'in “Dayım” dediği büyük sahabi. Resûlullah (s.a.v.), Sa‘d’ı görünce: “İşte benim dayım! Haydi, kimin böyle bir dayısı varsa göstersin.” - [Resûlullah (s.a.v)'i evinde ağırlayan sahabi](https://nurdivani.com/resulullah-s-a-vi-evinde-agirlayan-sahabi.html) - Resûlullah (s.a.v)'i evinde ağırlayan sahabi » Ebû Eyyûb’un kapısına Resûlullah geldiğinde o gece uyuyamadı. Ey nefsim! Senin kapına gelen iman ve Kur’ân - [Kur’ân’ın Tercümanı Abdullah İbn Abbas](https://nurdivani.com/kuranin-tercumani-abdullah-ibn-abbas.html) - Abdullah İbn Abbas Kimdir? Abdullah İbn Abbas (r.a.), Resûlullah’ın (s.a.v.) amcası Hz. Abbas’ın oğludur. Hicretten yaklaşık üç yıl önce dünyaya gelmiş - [İbn Abbas Haricîlerin Karşısında](https://nurdivani.com/ibn-abbas-haricilerin-karsisinda.html) - Hz. Ali’nin (r.a.) taraftarlarından bir grup, Hz. Muâviye ile yaşanan ihtilaf ve tahkim hadisesi sebebiyle İbn Abbas Haricîlerin Karşısında - [Bir insana "Bediüzzaman" demek şirk midir?](https://nurdivani.com/bir-insana-bediuzzaman-demek-sirk-midir.html) - Bir insana "Bediüzzaman" demek şirk midir? İslam tarihinde, hakikatin peşinde koşan her samimi müminin karşılaştığı en büyük imtihanlardan biri, kavramların - [Risale-i Nur Tefsir midir?](https://nurdivani.com/risale-i-nur-tefsir-midir.html) - Risale-i Nur Tefsir midir?"Risale-i Nur tefsir değildir" iddiası, genellikle tefsir kavramının sadece "kelime kelime, ayet sırasına göre yapılan klasik tefsir.. - [Bediüzzaman'ın "Bana yazdırıldı!" demesi şirk midir?](https://nurdivani.com/bediuzzamanin-bana-yazdirildi-demesi-sirk-midir.html) - Bediüzzaman'ın "Bana yazdırıldı!" demesi şirk midir? “Bana yazdırıldı” sözünü şirk gibi sunanlara soruyoruz: Siz vahiy ile ilhamı hiç mi ayırt etmiyorsunuz? - [Cehmî ve Mürcie yaftasının iç yüzü](https://nurdivani.com/cehmi-ve-murcii-yaftasinin-ic-yuzu.html) - Cehmî ve Mürcie yaftasının iç yüzü. “Selefîyiz” diyerek ortaya çıkan bir çizgi, selefin yolunu temsil ettiğini iddia ediyorsa; önce selefin usûlüne, edebine ve - [Fâtiha’da neden “Ben” değil “Biz” denir?](https://nurdivani.com/fatihada-neden-ben-degil-biz-denir.html) - Fâtiha’da neden “Ben” değil “Biz” denir? Yani kul, Fâtiha’da neden “Ben ibadet ederim” demez de “Biz ibadet ederiz” der? Çünkü o “biz”in içinde üç büyük daire - [Allah gökleri ve yeri neden altı günde yarattı?](https://nurdivani.com/allah-gokleri-ve-yeri-neden-alti-gunde-yaratti.html) - Allah gökleri ve yeri neden altı günde yarattı? Allah bir anda yaratmaya kadirdir; fakat bu dünyada aşama aşama yaratması hikmetten dolayıdır. - [Ruhun bedenle ölmediğinin delili](https://nurdivani.com/ruhun-bedenle-olmediginin-delili.html) - Ruhun bedenle ölmediğinin delili » Çünkü ayette nefis “ölümü tadan” olarak vasfedilmiştir. Tatmak ise, tadma esnasında tadana ait bir varlığın - [Allah mekân ve cihetten münezzehtir](https://nurdivani.com/allah-mekan-ve-cihetten-munezzehtir.html) - Allah mekân ve cihetten münezzehtir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir.” Fahreddin er-Râzî Hazretleri bu ayet için - [Mele-i A‘lâ ne demektir?](https://nurdivani.com/mele-i-ala-ne-demektir.html) - Mele-i A‘lâ ne demektir? Yüksek makamdaki melekler cemaati” anlamına gelir. Buradaki yükseklik hem mekân bakımından yüksek makam ve şerefi ifade eder. - [Onuncu Deva](https://nurdivani.com/onuncu-deva.html) - Onuncu Deva Ey lüzumsuz merak eden hasta! Sen, hastalığın ağırlığından merak ediyorsun. O merakın, senin hastalığını ağırlaştırır. - [O gün suçluları, bukağılara vurulmuş ve birbirlerine bağlanmış olarak görürsün.](https://nurdivani.com/o-gun-suclulari-bukagilara-vurulmus-ve-birbirlerine-baglanmis-olarak-gorursun.html) - “O gün suçluları, bukağılara vurulmuş ve birbirlerine bağlanmış olarak görürsün.” (İbrâhim, 14/49) Buradaki “مُقَرَّنِينَ / mukarranîn”, birbirine bağlanmış - [Cehennemliklerin katran elbiseleri](https://nurdivani.com/cehennemliklerin-katran-elbiseleri.html) - Cehennemliklerin katran elbiseleri: Buradaki “serâbîl”, gömlekler ve elbiseler; “katırân” ise katran, yani zift benzeri son derece yanıcı, siyah ve kötü kokulu - [Peygamberimize neden “Allah’ı gafil sanma” denildi?](https://nurdivani.com/peygamberimize-neden-allahi-gafil-sanma-denildi.html) - Hz. Peygamber’in (asm) zalimlerin yaptıklarından Allah’ı gafil sanma düşüncesi zaten mümkün değildir. Öyleyse neden ona sakın böyle sanma deniliyor? - [Dördüncü Reşha: Bak, öyle bir ziya-yı hakikat neşreder ki eğer onun o nurani daire-i hakikat-i irşadından](https://nurdivani.com/dorduncu-resha-bak-oyle-bir-ziya-yi-hakikat-nesreder-ki-eger-onun-o-nurani-daire-i-hakikat-i-irsadindan.html) - Dördüncü Reşha Bak, öyle bir ziya-yı hakikat neşreder ki eğer onun o nurani daire-i hakikat-i irşadından hariç bir surette kâinata baksan elbette kâinatın - [Mülk Suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi](https://nurdivani.com/mulk-suresinde-olumun-hayattan-once-zikredilisi.html) - Mülk suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi hikmet. Râzî der ki: Allah Teâlâ, “Hanginizin daha güzel amel edeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan - [1- Hazret-i Yunus İbn-i Metta alâ nebiyyina ve aleyhissalâtü vesselâmın münâcatı...](https://nurdivani.com/1-hazret-i-yunus-ibn-i-metta-ala-nebiyyina-ve-aleyhissalatu-vesselamin-munacati.html) - Hazret-i Yunus İbn-i Metta alâ nebiyyina ve aleyhissalâtü vesselâmın münâcatı, en azîm bir münâcattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır. Hazret-i Yunus aleyhisselâmın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓااَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّٖى كُنْتُ مِنَ - [Beşinci Reşha: Arkadaş! Şu zat-ı nurani (asm) mürşid-i imanî, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm bak](https://nurdivani.com/besinci-resha-arkadas-su-zat-i-nurani-asm-mursid-i-imani-resul-i-ekrem-aleyhissalatu-vesselam-bak.html) - Beşinci Reşha Arkadaş! Şu zat-ı nurani (asm) mürşid-i imanî, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm bak nasıl neşrettiği hakikatin nuruyla, hakkın ziyasıyla, - [Dördüncü Hastalık: “Sû-i zan”dır.](https://nurdivani.com/dorduncu-hastalik-su-i-zandir.html) - Dördüncü Hastalık: “Sû-i zan”dır. Evet, insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû-i ahlâkı, sû-i zan - [Üçüncü Hastalık: “Gurur”dur.](https://nurdivani.com/ucuncu-hastalik-gururdur.html) - Üçüncü Hastalık: “Gurur”dur. Evet, gurur ile insan maddî ve manevî kemalât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur sâikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül ... - [Haşa “Allah egoist mi?” sorusuna cevaptır.](https://nurdivani.com/hasa-allah-egoist-mi-sorusuna-cevaptir.html) - Haşa Allah egoist mi? sorusu, Allah’ı insan gibi tasavvur eden bir zihnin ürünüdür. Çünkü “ego”, ihtiyaçtan doğar; eksikliğin sesidir. - [İkinci Hastalık: “Ucub”dur.](https://nurdivani.com/ikinci-hastalik-ucubdur.html) - İkinci Hastalık: “Ucub”dur. Arkadaş! Yeise düşen adam, azaptan kurtulmak için istinad edecek bir noktayı aramaya başlar. Bakar ki bir miktar hasenat ve kemalâtı - [Birinci Hastalık: “Yeis”tir.](https://nurdivani.com/birinci-hastalik-yeistir.html) - Şu hâtime dört çeşit hastalıkları beyan eder ve tedavi çarelerini gösterir. Birinci Hastalık: “Yeis”tir. Arkadaş! Amele ve taate muvaffak olamayan azaptan - [6- Bir insanı yaratan Hâlık’ın, âlemi müştemilatıyla beraber yaratmasında bir bu’d, bir garabet yoktur.](https://nurdivani.com/6-bir-insani-yaratan-halikin-alemi-mustemilatiyla-beraber-yaratmasinda-bir-bud-bir-garabet-yoktur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir insanı yaratan Hâlık’ın, âlemi müştemilatıyla beraber yaratmasında bir bu’d, bir garabet yoktur. Zira bir insanın yaratılışı... - [7- Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdud](https://nurdivani.com/7-senin-iktidarin-kisa-bekan-az-hayatin-mahdud.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdud, ömrünün günleri ma’dud ve her şeyin fânidir. Öyle ise şu kısa, fâni ömrünü fâni şeylere... - [5- İnsan, hikmet ile yapılmış bir masnudur.](https://nurdivani.com/5-insan-hikmet-ile-yapilmis-bir-masnudur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan, hikmet ile yapılmış bir masnudur. Ve Sâni’in gayet hakîm olduğuna yaptığı vuzuh-u delâlet ile sanki mücessem bir hikmet-i nakkaşedir - [Tevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde...](https://nurdivani.com/tevhid-ile-butun-esyayi-vahid-i-ehade-isnad-etmedigin-takdirde.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Tevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde, âlemde bulunan bütün efradın mazhar oldukları tecelliyat-ı İlahiye adedince ilahları kabul etmek mecburiyetindesin. Evet, gözünü şemsden yumduğun ve timsalleriyle irtibatını kestiğin zaman timsallerine ma’kes olan şeylerin adedince hakiki şemslerin vücudunu kabul etmeye mecbur olursun. Üstadımızın bu dersi, "Tevhid"hakikatinin aklen tek mantıklı yol olduğunu, aksi - [Kıyamet gününde mizanın mahiyeti](https://nurdivani.com/kiyamet-gununde-mizanin-mahiyeti.html) - Kıyamet gününde mizanın mahiyeti, amellerin tartılması hususunda âlimler iki görüş ileri sürmüşlerdir. Bunlardan birincisi, hadislerde açıkça ifade edilen - [4- Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını...](https://nurdivani.com/4-hevam-balik-gibi-kucuk-hayvanlarin-yumurtalarini-haserat-ve-nebatatin-tohumlarini.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle - [1- Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa Nur-u Muhammedî (asm)](https://nurdivani.com/1-su-gordugun-buyuk-aleme-buyuk-bir-kitap-nazariyla-bakilirsa-nur-u-muhammedi-asm.html) - Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa Nur-u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. - [Tek atadan farklı ırklar nasıl ortaya çıktı?](https://nurdivani.com/tek-atadan-farkli-irklar-nasil-ortaya-cikti.html) - Tek atadan farklı ırklar nasıl ortaya çıktı? Kur’ân’a göre bütün insanlar tek bir anne, babanın çocuklarıdır; farklılık yaratılışın bir zenginliğidir. - [Adem’in (a.s.) babası var mı?](https://nurdivani.com/ademin-a-s-babasi-var-mi.html) - Hz. Âdem’e (as) bir baba isnat etmeye çalışanlar, sadece biyolojik bir hata yapmıyorlar; bizzat Allah’ın kurduğu kıyas mantığını da imha ediyorlar. Adem’in (a.s.) babası var mı? - [Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun,](https://nurdivani.com/merayi-tecavuz-eden-koyun-surusunu-cevirtmek-icin-cobanin-attigi-taslara-musab-olan-bir-koyun.html) - "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun, lisan-ı haliyle: 'Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade fâidemizi düşünür. Mâdem onun rızası yoktur, dönelim.' diye kendisi döner, sürü de döner." "Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsî ve dâll değilsin. Kaderden sana atılan bir musibet taşına - [1- Şu âlem, görünen ve görünmeyen bütün tabakat ve envaıyla لَا اِلٰهَ اِلَّا هُو diye tevhidi ilan ediyor.](https://nurdivani.com/1-su-alem-gorunen-ve-gorunmeyen-butun-tabakat-ve-envaiyla-لَا-اِلٰهَ-اِلَّا-هُو-diye-tevhidi-ilan-ediyor.html) - Hidayet-i Kur’aniyenin nesîminden Şemme Risalesi بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ عَلٰى رَحْمَتِهٖ عَلَى الْعَالَمٖينَ بِرِسَالَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَلٖينَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِهٖ وَصَحْبِهٖ اَجْمَعٖينَ İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu âlem, görünen ve görünmeyen bütün tabakat ve envaıyla لَا اِلٰهَ اِلَّا هُو diye tevhidi ilan ediyor. Çünkü aralarındaki tesanüd böyle iktiza ediyor. Ve o tabakatla - [Sermayesi tükenen şu adama yardım edin!](https://nurdivani.com/sermayesi-tukenen-su-adama-yardim-edin.html) - Sermayesi tükenen şu adama yardım edin! Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri sesin geldiği tarafa baktığında, adamın buz sattığını gördü. - [Müminler Cehenneme girecek mi?](https://nurdivani.com/muminler-cehenneme-girecek-mi.html) - Müminler Cehenneme girecek mi? Âyet-i kerimede zikredilen “cehenneme uğramak” meselesi, İslâm âlimleri arasında derinlemesine ele alınmış » - [Dinimize dönün ifadesindeki şüpheye cevap](https://nurdivani.com/dinimize-donun-ifadesindeki-supheye-cevap.html) - Dinimize dönün ile ne demek istediler? Kâfirler peygamberlerine: “Ya bizim dinimize dönersiniz, ya da biz sizi kesinlikle ülkemizden sürüp çıkarırız” dediler. - [Habbab’ın ateşi, bizim bahanelerimiz](https://nurdivani.com/habbabin-atesi-bizim-bahanelerimiz.html) - Habbab’ın ateşi, bizim bahanelerimiz. Habbab bin Eret radıyallahu anh, aslen Benî Temîm kabilesindendi. Küçük yaşta bir baskın sırasında esir düştü. » - [Hazret-i Ömer'in öptüğü baş](https://nurdivani.com/hazret-i-omerin-optugu-bas.html) - Hazret-i Ömer'in öptüğü baş. Bir müddet sonra Abdullah bin Huzâfe radıyallahu anh Bizanslılara esir düştü ve Kayser’in huzuruna çıkarıldı. Hazret-i Ömer'in öptüğü baş. Abdullah bin Huzâfe’nin Kayser karşısındaki duruşu Hazret-i Ömer radıyallahu anh’ın hilâfeti zamanında, hicretin 19. yılında Abdullah bin Huzâfe radıyallahu anh’ın da içinde bulunduğu bir İslâm ordusu Bizans üzerine gönderildi. Bizans hükümdarı Kayser’e, Müslüman askerlerin imanlarındaki sadakat, Allah ve Resûlü uğruna canlarını hiçe saymaları anlatılmıştı. Bunun üzerine Kayser, adamlarına bir Müslüman esir - [Beni hasta eden tabibdir](https://nurdivani.com/beni-hasta-eden-tabibdir.html) - Beni hasta eden tabibdir. Abdullah bin Mes‘ûd hazretleri, Hazret-i Osman'ın son zamanlarında Medine'ye döndü. 60 yaşının üzerinde iken hastalandı. - [Kur’ân’ı açıktan okuyan yiğit sahabi](https://nurdivani.com/kurani-aciktan-okuyan-yigit-sahabi.html) - Kur’ân’ı açıktan okuyan yiğit sahabi » Abdullah bin Mes‘ûd hazretleri, Mekke’de Kur’ân-ı Kerîm’i müşriklerin karşısında ilk defa açıktan okuyan sahâbîlerdendir. - [Eğer bunları yapabilirsen dilediğin gibi günah işle](https://nurdivani.com/eger-bunlari-yapabilirsen-diledigin-gibi-gunah-isle.html) - İbrâhim Edhem Hazretleri gönülleri titreten şu cevabı verdi: “Sana beş nasihat edeceğim. Eğer bunları yapabilirsen dilediğin gibi günah işle - [4- Şeytanın ilka etmekte olduğu vesveselerden biri: “Yahu, şu koyun veya inek](https://nurdivani.com/4-seytanin-ilka-etmekte-oldugu-vesveselerden-biri-yahu-su-koyun-veya-inek.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Şeytanın ilka etmekte olduğu vesveselerden biri:“Yahu, şu koyun veya inek, eğer Kadîr ve Alîm-i Ezelî’nin nakşı, mülkü olmuş olsa idi » - [3- Senin yüzün, vechin o kadar küçüklüğü ile beraber geçmiş ve gelecek bütün insanların adedince](https://nurdivani.com/3-senin-yuzun-vechin-o-kadar-kucuklugu-ile-beraber-gecmis-ve-gelecek-butun-insanlarin-adedince.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin yüzün, vechin o kadar küçüklüğü ile beraber geçmiş ve gelecek bütün insanların adedince kendisini onlardan ayıran » - [Allah direkt affederdi; peki Şefaatin hikmeti nedir?](https://nurdivani.com/allah-direkt-affederdi-peki-sefaatin-hikmeti-nedir.html) - Şefaatin hikmeti nedir? Allah affetmeye muhtaç olduğu için değil, rahmetini izzetli vesilelerle göstermek; sevdiği kullarını şereflendirmek » - [Şeytan, Allah ile aldatır](https://nurdivani.com/seytan-allah-ile-aldatir.html) - Şeytan, Allah ile aldatır. Şeytanın en tehlikeli oyunu, günahı çirkin göstermek değil; onu “makul” göstermektir. Bu yüzden en büyük aldanış, Allah’ın adıyla kandırılmaktır. - [Şeytanın adımları](https://nurdivani.com/seytanin-adimlari.html) - Şeytanın adımları. Şeytan, insanı bir anda helâke sürüklemez. Adım adım yaklaşır… yavaşça alıştırır… fark ettirmeden kaydırır. - [İslam ve kölelik, iftiralar ve hakikatler](https://nurdivani.com/islam-ve-kolelik-iftiralar-ve-hakikatler.html) - İslam ve kölelik meselesi çoğu zaman hakikati anlamak için değil, İslam’a itiraz üretmek için gündeme getirilir. Kur’an’daki bir temsili ifade alınıp bağlamından koparılır, sonra da “İslam sınıfçıdır” gibi iddialar ortaya atılır. Halbuki mesele ne bir hukuk sistemi kurma meselesidir ne de sınıf inşa etme. Mesele, müşrik aklın bozuk kıyasını çökertmektir. ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا - [Cariye meselesi: İftiralar ve gerçekler](https://nurdivani.com/cariye-meselesi-iftiralar-ve-gercekler.html) - Bugün “cariye” meselesi, en çok konuşulan ama en az anlaşılan konulardan biridir. Bir kavram alınır, tarihinden koparılır, hukukî çerçevesi göz ardı edilir ve bugünün değer yargılarıyla hüküm verilirse neticede ortaya çıkan şey ise hakikat değil, algıdır. Oysa cariyelik meselesi; duygularla değil, tarih, savaş hukuku ve fıkhî sistem içinde değerlendirilmesi gereken bir konudur. Çünkü bu mesele, - [İslam’da kadın dövülür mü?](https://nurdivani.com/islamda-kadin-dovulur-mu.html) - İslam’da kadın dövülür mü? Kur’ân-ı Kerim’in Nisâ Suresi 34. ayetinde geçen “dövme” ifadesi, son iki asırdır İslam karşıtı çevrelerin en çok istismar ettiği konuların başında gelmektedir. Bu meselenin doğru anlaşılması için şu temel prensipler göz ardı edilmemelidir. Nisâ Suresi 34. Ayeti: Dövme Meselesinin Doğru Anlaşılması وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ - [Erkekler kadınlardan üstün müdür?](https://nurdivani.com/erkekler-kadinlardan-ustun-mudur.html) - “Erkekler kadınlardan üstün müdür?” sorusu, Nisâ Suresi 34. ayetindeki “kavvâm” kavramı etrafında şekillenir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurur: اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ “Erkekler, kadınlar üzerine kavvâmdırlar. Bu, Allah’ın bazılarını bazılarına üstün kılması ve erkeklerin mallarından (aileleri için) harcamaları sebebiyledir.” (Nisâ, 34) Ayetin İniş Sebebi - [Vahidiyet ve Ehadiyet Nedir?](https://nurdivani.com/vahidiyet-ve-ehadiyet-nedir.html) - Vahidiyet ve Ehadiyet Nedir? Bütün mevcudat birinindir, birine bakar ve bir tek Hâlık’ın eseridir. Yani kâinata toplu bakış söz konusudur. - [İnsan Otobüsü: Ruh mu, nefis mi?](https://nurdivani.com/insan-otobusu-ruh-mu-nefis-mi.html) - İnsan Otobüsü İnsan, âdeta bir otobüs gibidir. Her otobüsün bir şoförü olur; fakat insan otobüsünde iki şoför vardır: Biri ruh, diğeri nefistir. Bu otobüsün yolcuları ise kalp, akıl, his, sır ve vicdan gibi latifelerdir. Direksiyon kimin elindeyse, bu latifeler de onun götürdüğü yere gider. Direksiyon Kavgası Ruh ile nefis, insanın içinde daima bir mücadele hâlindedir. - [1- Cenab-ı Hakk’a nâzır ve ona vâsıl olan yollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri...](https://nurdivani.com/1-cenab-i-hakka-nazir-ve-ona-vasil-olan-yollar-kapilar-alemin-tabakalari-sahifeleri.html) - Cenab-ı Hakk’a nâzır ve ona vâsıl olan yollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir. » - [Fakirlik nedir?](https://nurdivani.com/fakirlik-nedir.html) - İnsanın fakirliği, onun muhtaç yaratılmış olması demektir. Yani insan, kendi başına yetemeyen, ihtiyaçlarını kendi kudretiyle karşılayamayan bir varlıktır. Fakirlik muhtaç olunan şeyin yokluğudur. İhtiyaçları çok, sermeyesi yok hükmündedir. İnsanın Maddî Fakirliği İnsanın maddî fakirliği, bedenine ve hayat şartlarına dair ihtiyaçlarının çok, bu ihtiyaçları karşılayacak kudretinin sınırlı olmasıdır. Nefese muhtaçtır; ama nefesi yaratamaz. Çünkü yaşamasının temel - [Madde ezeli midir?](https://nurdivani.com/madde-ezeli-midir.html) - Madde ezeli midir? Kadîm ve Ezeli demek; başlangıcı olmayan, varlığı boyunca değişmeyen, zatında, sıfatında ve hâllerinde hiçbir dönüşüm kabul etmeyen » - [Yamadık dünyamızı, yırtarak dinimizden](https://nurdivani.com/yamadik-dunyamizi-yirtarak-dinimizden.html) - İbrahim bin Edhem'e nasılsın diye sordular, dedi ki: Yamadık dünyamızı, yırtarak dinimizden. Sonunda din de gitti, dünya da gitti elimizden... - [Bu dünyaya her gelen göçmek için gelir](https://nurdivani.com/bu-dunyaya-her-gelen-gocmek-icin-gelir.html) - Bu dünyaya her gelen göçmek için gelir. Fâniden bekâya geçmek için gelir. Hak ile bâtılı seçmek için gelir. Madde ile mânâya bakmak için gelir. - [Umumi kıyamet uzak; seninki yakın](https://nurdivani.com/umumi-kiyamet-uzak-seninki-yakin.html) - Umumi kıyamet uzak; seninki yakın. Zaman treni durmadan ilerliyor. Sen camdan bakarken çocukluk geçti, gençlik geçti, sıhhat geçti, dostlar geçti. - [Kur'an neden arapça indirildi?](https://nurdivani.com/kuran-neden-arapca-indirildi.html) - Kur'an neden arapça indirildi? Kur’an hangi dille inseydi, aynı bahaneyi sunacaktın. Çünkü sorun Kur’an’ın dili değil, senin niyetindir. - [Cemal-i İlahi denildiğinde ne anlamalıyız?](https://nurdivani.com/cemal-i-ilahi-denildiginde-ne-anlamaliyiz.html) - Cemal-i İlahi denildiğinde, Allah’ın Zâtının güzelliğini değil, Esmâü’l-Hüsnâ’nın kâinatta tecelli eden güzelliklerini anlamak gerekir. - [Vacibu’l-vücud nedir?](https://nurdivani.com/vacibul-vucud-nedir.html) - Vacibu’l-Vücud nedir? Vacibu’l-vücud, varlığı zorunlu, yokluğu imkânsız olan demektir. Varlık ve yokluğu birlikte düşündüğümüzde, vücud mertebeleri üçtür. - [Abdurrahman b. Avf gibi veremiyorsan sus!](https://nurdivani.com/abdurrahman-b-avf-gibi-veremiyorsan-sus.html) - Rivayet olunduğuna göre, Abdurrahman b. Avf radıyallahu anh’a Yemen’den büyük bir kervan gelmişti. Bu öyle büyük bir kervandı ki, Medine' de » - [Bütün kâinatı ihata eden bir nurdan hiçbir şey gizlenemez.](https://nurdivani.com/butun-kainati-ihata-eden-bir-nurdan-hicbir-sey-gizlenemez.html) - Şule’nin Zeyli بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ İ’lem eyyühe’l-aziz! Bütün kâinatı ihata eden bir nurdan hiçbir şey gizlenemez. Ve gayr-ı mütenahî bir daire-i kudretten bir şey hariç kalamaz. Ve illâ gayr-ı mütenahînin tenahisi lâzım gelir. Ve keza hikmet-i İlahiye her şeye değeri nisbetinde feyiz veriyor. Ve herkes bardağına göre denizden su alabilir. Ve keza mukaddir olan Kadîr-i - [Sadaka konuşur](https://nurdivani.com/sadaka-konusur.html) - Hz. Ali (r.a) der ki; وَقَدْ وُرِدَ أَنَّ الصَّدَقَةَ إِذَا خَرَجَتْ مِنْ يَدِ صَاحِبِهَا تَكَلَّمَتْ بِخَمْسِ كَلِمَاتٍ: Sadakanın, sahibinin elinden çıktığında beş söz söylediği rivayet edilmiştir: Ey nefsim sen sadakayı elinden çıkarırken kaybettiğini zannediyorsun. Hâlbuki o, senden ayrıldığı anda konuşmaya başlıyor: الأُولَى: تَقُولُ: كُنْتُ صَغِيرَةً فَكَبَّرْتَنِي Birincisi der ki: Ben küçük idim, sen beni büyüttün. - [Kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu: Veren kazandı, tutan kaybetti](https://nurdivani.com/kurek-kemigi-haric-hepsi-bizim-oldu-veren-kazandi-tutan-kaybetti.html) - Kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu. Peygamber hanımları bir koyun kesmişlerdi de Rasûlüllah (s.a.v): “Koyundan ne kadarı kaldı.” diye sordu. - [Namaz kılmak mı, namazı ikame etmek mi?](https://nurdivani.com/namaz-kilmak-mi-namazi-ikame-etmek-mi.html) - Namaz kılmak başka, namazı ikame etmek başkadır. “Kılan” bazen terk eder ama “ikame eden”, hayatını onun üzerine bina eder. - [Nurlu bir karanlığın feryadı: "Ya Rabbi mazeretimi kabul et!"](https://nurdivani.com/nurlu-bir-karanligin-feryadi-ya-rabbi-mazeretimi-kabul-et.html) - O an, mescidin bir köşesinde, dünya aydınlığına kapalı gözleriyle bu kutlu müjdeyi dinleyen bir gönül vardı: Abdullah İbn-i Ümmi Mektûm (r.a). - [1- Sen bir asker olduğun için askerlik temsilatıyla, sekiz hikâyecikler ...](https://nurdivani.com/1-sen-bir-asker-oldugun-icin-askerlik-temsilatiyla-sekiz-hikayecikler.html) - Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için askerlik temsilatıyla, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. - [Fâtır-ı Hakîm’in kâinattan sonsuz bir uzaklığı olduğu gibi sonsuz bir kurbiyeti de vardır.](https://nurdivani.com/fatir-i-hakimin-kainattan-sonsuz-bir-uzakligi-oldugu-gibi-sonsuz-bir-kurbiyeti-de-vardir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Aklım yürüyüş yaparken bazen kalbimle arkadaş olur. Kalp zevkiyle bulduğu şeyi akla veriyor. Akıl bervech-i mutad bürhan şeklinde bir temsil ile ibraz ediyor. Mesela, Fâtır-ı Hakîm’in kâinattan sonsuz bir uzaklığı olduğu gibi sonsuz bir kurbiyeti de vardır. Evet, ilim ve kudretiyle bâtınların en bâtınında bulunduğu gibi fevklerin de en fevkinde bulunuyor. Hiçbir şeyde dâhil - [Uhuvvet nedir?](https://nurdivani.com/uhuvvet-nedir.html) - Uhuvvet nedir? Uhuvvet, müminlerin Allah rızası için birbirini kardeş bilmesi, birbirine muhabbet, şefkat ve sadakatle bağlanmasıdır. - [İntizam vahdetin mührüdür](https://nurdivani.com/intizam-vahdetin-muhrudur.html) - İntizam vahdetin mührüdür. Yollarda yüzlerce araç birbirine çarpıyor. Fakat semada milyarlarca yıldız, gezegen ve gök cismi büyük bir intizamla hareket ediyor. - [Hücrelerin sessiz yolculuğu](https://nurdivani.com/hucrelerin-sessiz-yolculugu.html) - Hücrelerin sessiz yolculuğu. Şoförsüz bir araç görse şaşırır ama şoförsüz gibi görünen hücrelerin her an bedeninde vazife yapmasına alıştığı için hayret etmez. - [İnsanın ilâhî isimlere en câmi ayna olması](https://nurdivani.com/ilahi-isimlere-en-cami-ayna-olmasi.html) - İnsanın ilâhî isimlere en câmi ayna olması pek çok ismin tecellisi bir arada ve aynı mahiyette toplanmasıdır. Bu esmânın nukuşu içinde onu nakş-ı âzam yapar. - [Rububiyet nedir?](https://nurdivani.com/rububiyet-nedir.html) - Rububiyet nedir? Varlığı yoktan var edip, onu her an idare eden, terbiye eden, rızık veren, vazifelerini öğreten, kemaline sevk eden ilâhî tasarruftur. - [Ya tenzih edersin ya tecsim ve teşbih çukuruna düşersin](https://nurdivani.com/ya-tenzih-edersin-ya-tecsim-ve-tesbih-cukuruna-dusersin.html) - Ya tenzih edersin ya tecsim ve teşbih çukuruna düşersin. Büyük imamlar konuşmadı. Çünkü sustukları yerde hakikat vardı. - [Bilmezdin ayetiyle peygambere iftira eden alçaklar](https://nurdivani.com/bilmezdin-ayetiyle-peygambere-iftira-eden-alcaklar.html) - Bilmezdin ayetiyle peygambere iftira eden alçaklar Kur’ân’daki bazı ifadeleri bağlamından koparıp, Hz. Peygamber’e (asm) iftira atmaya kalkışıyorlar. - [Peygamberimiz namazda önünden geçen çocuğa niçin beddua etti?](https://nurdivani.com/peygamberimiz-s-a-v-namaz-kilarken-onunden-gecen-cocuga-nicin-beddua-etti.html) - Peygamberimiz namazda önünden geçen çocuğa niçin beddua etti? ’Onun “rahmeten li’l-âlemin” vasfıyla çelişir gibi göstermeye çalışan yaklaşımlar; - [Namazdaki salât şirk mi, yoksa cehaletin ürünü mü?](https://nurdivani.com/namazdaki-salat-sirk-mi-yoksa-cehaletin-urunu-mu.html) - Namazdaki salât şirk mi, yoksa cehaletin ürünü mü? Bazı kimseler, ilimden nasipleri olmadığı için, namazdaki salât ve şehadete şirk diyerek hataya düşmüşlerdir. - [Bu'diyet ve Kurbiyet ne demektir?](https://nurdivani.com/budiyet-ve-kurbiyet-ne-demektir.html) - Bu'diyet ve Kurbiyet ne demektir? Allah’ın yakınlığı mesafe yakınlığı değil; ilim, kudret, tasarruf yakınlığıdır. Bizim uzaklığımızsa mahlûk mahiyetimizdendir. - [15- İnsanları fikren dalalete atan sebeplerden biri; ülfeti, ilim telakki etmeleridir.](https://nurdivani.com/15-insanlari-fikren-dalalete-atan-sebeplerden-biri-ulfeti-ilim-telakki-etmeleridir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanları fikren dalalete atan sebeplerden biri; ülfeti, ilim telakki etmeleridir. Yani me’lufları olan şeyleri kendilerince malûm bilirler - [Peygamberimiz (s.a.v) neden çok evlilik yaptı?](https://nurdivani.com/peygamberimiz-s-a-v-neden-cok-evlilik-yapti.html) - Peygamberimiz (s.a.v) neden çok evlilik yaptı? Bu, hakikati araştıran bir aklın değil; peşin hükümle konuşan bir zihnin ürünüdür. - [Hz. Âişe (r.anha) validemiz kaç yaşında evlendi?](https://nurdivani.com/hz-aise-r-anha-validemiz-kac-yasinda-evlendi.html) - Hz. Âişe (r.anha) validemiz kaç yaşında evlendi? Müslümanlar olarak ne gizleyecek bir zaafımız ne de utanılacak bir geçmişimiz vardır. - [Peygamberlerin hepsinin makamı aynıdır çok büyütüyorsunuz diyenlere...](https://nurdivani.com/peygamberlerin-hepsinin-makami-aynidir-cok-buyutuyorsunuz-diyenlere.html) - Peygamberlerin hepsinin makamı aynı mıdır? Bu iddia ne ilme ne akla nede vicdana sığmayan cehaletten değilse tamamen ihanetin mahsülü olan bir sözdür. - [Kur’an’da Allah niçin biz diyor ben demiyor?](https://nurdivani.com/kuranda-allah-nicin-biz-diyor-ben-demiyor.html) - Kur’an’da Allah niçin biz diyor ben demiyor? Kuran baştan sona Tevhidi anlatır. Ondan başka bir ilah olmadığını net bir şekilde ifade eder. » - [Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik](https://nurdivani.com/hayvan-gibi-degil-insan-gibi-yasamak-icin-neler-vermezdik.html) - Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik. İnsanın şerefi yalnız yaşamasında değil; nimetleri izzetle tatmasında, rızkını edeple almasındadır. - [Üç cihetle şükür](https://nurdivani.com/uc-cihetle-sukur.html) - Üç cihetle şükür; İnsan, bedenindeki her bir âza için Cenâb-ı Hakk’a yalnız bir yönden değil, üç cihetle şükretmekle mükelleftir. » - [Nimetin iki yüzü](https://nurdivani.com/nimetin-iki-yuzu.html) - Nimetin iki yüzü: İnsan nimeti çoğu zaman sadece verilende arar. Hâlbuki nimet bazen vermekte, bazen de alıkoymaktadır. Görmek nimettir; görmemek de nimettir. - [Allah görüş mü değiştirdi? Yoksa biz mi yanlış anlıyoruz?](https://nurdivani.com/allah-gorus-mu-degistirdi-yoksa-biz-mi-yanlis-anliyoruz.html) - Kur’ân’ın Tevrat’ı, İncil’i ve önceki peygamberleri kabul etmesi, dinlerin farklı değil, aynı kaynağın farklı zamanlardaki tecellileri olduğunu gösterir. - [Bediüzzaman, Sultan Abdülhamid'e düşman mıydı?](https://nurdivani.com/bediuzzaman-sultan-abdulhamide-dusman-miydi.html) - Bediüzzaman, Sultan Abdülhamid'e düşman mıydı? Bediüzzaman, Sultan Abdülhamid’e düşman değildir. O, Sultan’ı İslam’ın halifesi olarak görmüş ona hürmet etmiştir - [Kur'an'ın parça parça indirilişinin hikmeti](https://nurdivani.com/kuranin-parca-parca-indirilisinin-hikmeti.html) - Kur'an'ın parça parça indirilişinin hikmeti: Müşrikler dede ki: “Eğer bu kitap Allah katından gelmişse, neden önceki kitaplar gibi bir defada indirilmedi?” - [Kur'an mahluk mudur?](https://nurdivani.com/kuran-mahluk-mudur.html) - Kur'an mahluk mudur? Allah konuşur; fakat konuşması mahlûkatın konuşması gibi değildir. Sese, harfe ve zamana bağlı olmadan, zatına layık ezelî bir kelâmdır. - [Kur'an bilimsel hakikatlerden neden açıkça bahsetmez?](https://nurdivani.com/kuran-galaksilerden-ve-bilimsel-hakikatlerden-neden-acikca-bahsetmez.html) - Tarihselci zihniyetin bu iddiası, Kur’an’ı anlamak değil; Kur’an’ı kendi dar aklına sığdırma teşebbüsüdür. Kur'an bilimsel hakikatlerden neden açıkça bahsetmez? - [Kesik uzuvların şehadeti Abdullah bin Cahş (r.a)](https://nurdivani.com/kesik-uzuvlarin-sehadeti-abdullah-bin-cahs-r-a.html) - "İşte o gün, o toz dumanın arasında Abdullah bin Cahş (r.a) ile karşılaştım. Hemen yanıma gelip beni bir kayanın arkasına çekti. Ve dedi ki bugün ben dua... - [Kur’ân’da Nesh](https://nurdivani.com/kuranda-nesh.html) - Kur’ân’da Nesh. Nesh, lügatte bir şeyi başka bir şeyle değiştirmektir. Istılahta ise önceki bir dinî hükmün, daha sonra gelen başka bir hükümle kaldırılmasıdır. - [Neshin hikmetleri nelerdir?](https://nurdivani.com/neshin-hikmetleri-nelerdir.html) - Neshin hikmetleri nelerdir? Neshin birçok hikmeti vardır. Kur’ân’da neshin bulunmasının bir kusur değil; bilakis ilahî hikmetin, rahmetin gereğidir. - [Kur’an’daki tekrarlar usanç vermiyor mu?](https://nurdivani.com/kurandaki-tekrarlar-usanc-vermiyor-mu.html) - Kur’an’daki tekrarlar usanç vermiyor mu? Kur’ân’daki tekrarları kusur zanneden kimse, aslında insanın fıtratını, nefsin inatçılığını tanımamış demektir. - [Allah ve meleklerin peygambere salâtı ne demektir?](https://nurdivani.com/allah-ve-meleklerin-peygambere-salati-ne-demektir.html) - Allah ve meleklerin peygambere salâtı ne demektir? Allah’ın salâtı; rahmet etmesi, yüceltmesi, makamını izhar etmesi, şanını âlemlerde ilan etmesi manasınadır. - [Dualar üç kısımdır](https://nurdivani.com/dualar-uc-kisimdir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Dualar üç kısımdır. Birisi: İnsanın lisanıyla yaptığı kavlî dualardır. Savt ve sadâlı hayvanatın, mesela acıktıkları zaman kendi hususi lisanlarıyla çıkardıkları sadâlar dahi kavlî dualardandır. İkinci Kısım: Nebatat, eşcarın bilhassa bahar mevsiminde lisan-ı ihtiyaçla yaptıkları ihtiyacî dualardır. Üçüncüsü: Tahavvül, tekemmül şe’ninde olan şeylerin lisan-ı istidat ile hissedilen istidadî dualarıdır. Evet, her şey Cenab-ı Hakk’ı tesbih ettiği gibi lisanıyla, - [Bütün esmâ-i hüsnanın ifade ettiği manalar ile bütün sıfat-ı kemaliyeye, lafza-i celal olan Allah bil’iltizam delalet eder.](https://nurdivani.com/butun-esma-i-husnanin-ifade-ettigi-manalar-ile-butun-sifat-i-kemaliyeye-lafza-i-celal-olan-allah-bililtizam-delalet-eder.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bütün esma-i hüsnanın ifade ettiği manalar ile bütün sıfât-ı kemaliyeye, lafza-i Celal olan “Allah” bi’l-iltizam delâlet eder. Sair ism-i haslar yalnız müsemmalarına delâlet eder. Sıfatlara delâletleri yoktur. Çünkü sıfatlar, müsemmalarına cüz olmadığı gibi aralarında lüzum-u beyyin de yoktur. Bu itibarla ne tazammunen ve ne iltizamen sıfatlara delâletleri yoktur. Amma lafza-i Celal bi’l-mutabakat Zat-ı - [Arz, âlemin kalbi olduğu gibi toprak unsuru da arzın kalbidir.](https://nurdivani.com/arz-alemin-kalbi-oldugu-gibi-toprak-unsuru-da-arzin-kalbidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan, büyük bir ölçüde tekrar ettiği ihya-yı arz ve toprak unsuruna nazar-ı dikkati celbettiğinden kalbime şöyle bir feyiz damlamıştır ki: Arz, âlemin kalbi olduğu gibi toprak unsuru da arzın kalbidir. Ve tevazu, mahviyet gibi maksuda îsal eden yolların en yakını da topraktır. Belki toprak, en yüksek semavattan Hâlık-ı semavata daha yakın bir yoldur. - [Yanlış insanları takip etmenin sonu nedir?](https://nurdivani.com/yanlis-insanlari-takip-etmenin-sonu-nedir.html) - إِذْ تَبَرَّأَ الَّذِينَ اتُّبِعُواْ مِنَ الَّذِينَ اتَّبَعُواْ وَرَأَوُاْ الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الأَسْبَابُ O vakit, kendilerine uyulan kimseler, kendilerine uyanlardan hızla kaçıp uzaklaşmış ve azabı görmüşlerdir. Nihayet aralarındaki bütün bağlar da kopmuştur. وَقَالَ الَّذِينَ اتَّبَعُواْ لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُواْ مِنَّا Onlara uyanlar şöyle demektedirler: “Ah, bizim için dünyaya bir dönüş daha olsaydı - [Amelin sonuna ulaşamayan sevabını kaybeder mi?](https://nurdivani.com/amelin-sonuna-ulasamayan-sevabini-kaybeder-mi.html) - Nisa Suresi’nin 100. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurur: وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِهِ مُهَاجِرًا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ “Kim evinden Allah’a ve Resulüne hicret etmek üzere çıkar da sonra ölüm onu yakalarsa, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a ait olur.” (Nisâ, 100) Bu ayet, Cündeb İbni Damre hakkında nazil olmuştur. Hicret emredildiğinde - [Velilerin himmetleri, imdatları, manevî fiilleriyle feyiz vermeleri halî veya fiilî bir duadır.](https://nurdivani.com/velilerin-himmetleri-imdatlari-manevi-fiilleriyle-feyiz-vermeleri-hali-veya-fiili-bir-duadir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Velilerin himmetleri, imdatları, manevî fiilleriyle feyiz vermeleri halî veya fiilî bir duadır. Hâdî, Mugîs, Muîn ancak Allah’tır. Fakat insanda öyle bir latîfe, öyle bir halet vardır ki o latîfe lisanıyla her ne sual edilirse –velev ki fâsık da olsun– Cenab-ı Hak o latîfeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O latîfe pek uzaktan bana göründü - [Allah’ın Habîbine ismiyle değil makamıyla hitap etmesi](https://nurdivani.com/allahin-habibine-ismiyle-degil-makamiyla-hitap-etmesi.html) - Allah’ın Habîbine ismiyle değil makamıyla hitap etmesi: Bir kimseye sadece ismiyle hitap etmek, çoğu zaman yakınlık ifade etse de makam bildirmez. - [2- Her şeyin bâtını zahirinden daha âlî, daha kâmil, daha latîf, daha güzel, daha müzeyyen olduğu gibi;](https://nurdivani.com/2-her-seyin-batini-zahirinden-daha-ali-daha-kamil-daha-latif-daha-guzel-daha-muzeyyen-oldugu-gibi.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Her şeyin bâtını zahirinden daha âlî, daha kâmil, daha latîf, daha güzel, daha müzeyyen olduğu gibi; hayatça daha kavî, şuurca daha tamdır. - [Kur’an karıncalar için neden ezilme demedi?](https://nurdivani.com/kuran-karincalar-icin-neden-ezilme-demedi.html) - Kur’an karıncalar için neden ezilme demedi? "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkında olmadan sizi kırmasın." - [28- Hayrat ve hasenatın hayatı niyet iledir. Fesadı da ucub, riya ve gösteriş iledir.](https://nurdivani.com/28-hayrat-ve-hasenatin-hayati-niyet-iledir-fesadi-da-ucub-riya-ve-gosteris-iledir.html) - Hayrat ve hasenatın hayatı niyet iledir. Ve fıtrî olarak vicdanda şuur ile bizzat hissedilen vicdaniyatın esası, ikinci bir şuur ve niyet ile inkıta bulur. - [Allah gizliyi getirir](https://nurdivani.com/allah-gizliyi-getirir.html) - Allah gizliyi getirir. Bir hardal tanesi kadar da olsa, bir kaya içinde, ya göklerde yahut yerin içinde gizlenmiş de olsa, Allah onu ortaya çıkarır. - [Cenâb-ı Hak kendisinden büyük bir mahluk yaratabilir mi?](https://nurdivani.com/cenab-i-hak-kendisinden-buyuk-bir-mahluk-yaratabilir-mi.html) - Cenâb-ı Hak kendisinden büyük bir mahluk yaratabilir mi? sorusu bir merak ürünü değil; inancı zehirlemek için hazırlanmış akrep kıskacı gibi bir demagojidir. - [Her şeyi Allah yarattı. Peki Allah’ı kim yarattı?](https://nurdivani.com/her-seyi-allah-yaratti-peki-allahi-kim-yaratti.html) - Peki Allah’ı kim yarattı?” Bu sorunun ardında derin ve sinsi bir tuzak var. Çünkü bu soruyla Allah’ın da yaratılmış bir varlık olduğu ima ediliyor. - [Allah'ın ibadetlerimize ne ihtiyacı var?](https://nurdivani.com/allahin-ibadetlerimize-ne-ihtiyaci-var.html) - Allah'ın ibadetlerimize ne ihtiyacı var? Bu soruyu insana sorduran şey aslında şudur? İnsan, içinde yaşadığı dünyada sebep-sonuç ilişkileriyle çevrilidir. - [Cenâb-ı Hak Şu Kâinatı Yaratmadan Önce Ne Yapıyordu?](https://nurdivani.com/cenab-i-hak-su-kainati-yaratmadan-once-ne-yapiyordu.html) - “Cenâb-ı Hak Şu Kâinatı Yaratmadan Önce Ne Yapıyordu?”Bu sorunun temelinde, “zaman” ve “ezel” kavramlarının yanlış anlaşılması vardır. - [“Suret-i Rahman” ne demektir, nasıl anlaşılmalıdır?](https://nurdivani.com/suret-i-rahman-ne-demektir-nasil-anlasilmalidir.html) - “Suret-i Rahman” ne demektir, nasıl anlaşılmalıdır? Bazı hakikatler doğru anlaşılmadığında insanı hakikate yaklaştırmak yerine uçurumun kenarına getirir. - [Allah zulmetmeye kadir midir?](https://nurdivani.com/allah-zulmetmeye-kadir-midir.html) - Allah zulmetmeye kadir midir? Allah ezelî ilmiyle her şeyi, kulların zulmünü de bilir. İlim, sıfatı zorlayıcı değildir ki; ’zulüm olsun. değildir. - [O’na döndürüleceksiniz hitabının manası nedir?](https://nurdivani.com/ona-donduruleceksiniz-hitabinin-manasi-nedir.html) - O’na DöndürüleceksinizFahreddin er-Râzî, der ki: وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ “Siz, ancak O’na döndürüleceksiniz” hitabının manası şudur: - [Hüküm Allah’ındır ayeti dünyada ve ahirette nasıl anlaşılmalıdır?](https://nurdivani.com/hukum-allahindir-ayeti-dunyada-ve-ahirette-nasil-anlasilmalidir.html) - “Hüküm Allah’ındır” ayeti dünyada ve ahirette nasıl anlaşılmalıdır? Eğer hüküm sadece Allah’a aitse dünyada insanların emir, yetki ve kararları ne anlama gelir? - [Tevbe kelimesi, Allah ve kul ile vasfedildiğinde mana ne olur?](https://nurdivani.com/tevbe-kelimesi-allah-ve-kul-ile-vasfedildiginde-mana-ne-olur.html) - Tevbenin asıl manası اَلْاَوْبَةُ kelimesinde olduğu gibi, “dönmek”tir. آبَ diye kullanıldığı gibi تَابَ diye de kullanılır. - [Tevbe için altı şart](https://nurdivani.com/tevbe-icin-alti-sart.html) - Ey nefsim! Tevbe, günah ile aran bozulunca değil, Allah ile aran düzelmek isteyince başlar. Tevbe; pişmanlık, karar, telafi, helallik, itaatle tamam olur. - ["Şiddet-i Zuhur" ne demektir?](https://nurdivani.com/siddet-i-zuhur-ne-demektir.html) - Bir hakikat bazen gizli olduğu için değil, fazlasıyla açık olduğu için fark edilmez. Buna şiddet-i zuhur denir. Şiddet-i Zuhur mutlak bir ihâtadır. - [4- Hazret-i Azrail aleyhisselâm, Cenab-ı Hakk’a demiş ki: Kabz-ı ervah vazifesinde...](https://nurdivani.com/4-hazret-i-azrail-aleyhisselam-cenab-i-hakka-demis-ki-kabz-i-ervah-vazifesinde.html) - Bu sırra bir misal-i latîf suretinde bir temsil-i manevî rivayet ediliyor ki: Hazret-i Azrail aleyhisselâm, Cenab-ı Hakk’a demiş ki: - [1- Ey daire-i esbab dan zuhur eden işleri, hâdiseleri esbaba isnad eden gafil, cahil!](https://nurdivani.com/1-ey-daire-i-esbabdan-zuhur-eden-isleri-hadiseleri-esbaba-isnad-eden-gafil-cahil.html) - Ey daire-i esbab dan zuhur eden işleri, hâdiseleri esbaba isnad eden gafil, cahil! Mal sahibi zannettiğin esbab, mal sahibi değillerdir. - [Ey şikayet eden nefis!](https://nurdivani.com/ey-sikayet-eden-nefis.html) - İnsan bazen bozulmuş zevkine göre nimetleri değerlendirir. Nefsin hoşuna giden şeyi büyük nimet zanneder; hoşuna gitmeyeni musibet sayar ve şikayet eder. - [Şeâire saygı, takvanın alametidir](https://nurdivani.com/seaire-saygi-takvanin-alametidir.html) - Bu ayet dışta görünen hürmet ile içteki takva arasındaki bağın arasında çok derin bir ölçü veriyor. ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ “İşte böyle! Kim Allah’ın şiarlarına saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvasındandır.” (Hac, 22/32) Burada Kur’ân, Allah’a ait nişanelere, alâmetlere, mukaddes değerlere gösterilen hürmetin sıradan bir gelenek, şekilcilik veya kültürel refleks - [2- Hiçbir insanın Cenab-ı Hakk’a karşı hakk-ı itirazı yoktur ve şekva ve şikayete de haddi yoktur.](https://nurdivani.com/2-hicbir-insanin-cenab-i-hakka-karsi-hakk-i-itirazi-yoktur-ve-sekva-ve-sikayete-de-haddi-yoktur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Hiçbir insanın Cenab-ı Hakk’a karşı hakk-ı itirazı yoktur ve şekva ve şikayete de haddi yoktur. Çünkü şikayet eden ferdin hilaf-ı hevesini iktiza eden nizam-ı âlemde binlerce hikmet vardır. O ferdi irza etmekte, o bin hikmetin iğdabı vardır. Bir ferdi razı etmek için bin hikmet feda edilemez. وَ لَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَ - [Hazret-i Hüdâyî bir ankâdır ki lâşeye tenezzül etmez!](https://nurdivani.com/hazret-i-hudayi-bir-ankadir-ki-laseye-tenezzul-etmez.html) - İki Veli, İki İnce Edep Bir gün Sultan Ahmed Han, gönlünde ayrı bir muhabbet taşıdığı büyük mürşidi Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri’ne kıymetli bir hediye gönderdi. Fakat Hüdâyî Hazretleri, o hediyeyi kabul etmedi. Bu red, sıradan bir geri çevirme değildi; içinde istiğna, incelik, terbiye ve dünyanın cazibesine karşı yüksek bir gönül duruşu vardı. Sultan Ahmed Han, - [Sen isteseydin verirdi; ağa da kim oluyor ki?](https://nurdivani.com/sen-isteseydin-verirdi-aga-da-kim-oluyor-ki.html) - Sen istesen verirdi: Bir köyde varlıklı bir ağa, kendisine büyük ve gösterişli bir konak yaptırmış. Konak tamamlanınca da açılış günü bütün köy halkını davet etmiş. - [El kârda gönül yarda!](https://nurdivani.com/el-karda-gonul-yarda.html) - Şâh-ı Nakşibend Hazretleri’nin yetiştirdiği büyük velîlerden Muhammed Pârisâ Hazretleri, hac yolculuğu sırasında Bağdat’a uğramıştı. - [Zikir sadece dil ile mi yapılır?](https://nurdivani.com/zikir-sadece-dil-ile-mi-yapilir.html) - فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُواْ لِي وَلاَ تَكْفُرُونِ O halde siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, nankörlük etmeyin. (Bakara 152) Cenâb-ı Hakk’ı hatırlatarak yapılan her amel bir nevî zikirdir. İnsan bir işi Allah için yaptığında, o iş artık sıradan bir hareket olmaktan çıkar; bir zikir hükmüne geçer. Hatta bazen insanın susması bile, eğer - [Sen O’nu zikir etmedin; O sana zikrettirdi](https://nurdivani.com/sen-onu-zikir-etmedin-o-sana-zikrettirdi.html) - Bir derviş kırk yıl: “Allah… Allah…” diye zikir etmiş. Bir gün içi daralmış ve demiş ki: “Ben seni çağırıyorum ama sen bana hiç cevap vermiyorsun. - [4- Birinci Reşha: Arkadaş! Hâlık’ımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i maneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık...](https://nurdivani.com/4-birinci-resha-arkadas-halikimizi-tarif-eden-pek-buyuk-bir-sahsiyet-i-maneviyeye-malik.html) - Pek büyük bir şahsiyet-i maneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık dediğimiz “Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâm kimdir?” diye yapılan suale cevaben deriz ki: - [5- Hazret-i Muhammed (asm) öyle bir zattır ki azamet-i maneviyesinden dolayı sath-ı arz,](https://nurdivani.com/5-hazret-i-muhammed-asm-oyle-bir-zattir-ki-azamet-i-maneviyesinden-dolayi-sath-i-arz.html) - Hazret-i Muhammed (asm) öyle bir zattır ki azamet-i maneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zatın Mescid-i Aksa’sıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı - [6- O zat (asm) öyle bir kutub ve nokta-i merkeziyedir ki onun halka-i zikrinde bulunan...](https://nurdivani.com/6-o-zat-asm-oyle-bir-kutub-ve-nokta-i-merkeziyedir-ki-onun-halka-i-zikrinde-bulunan.html) - Ve öyle bir şecere-i nuraniyedir ki damar ve kökleri, enbiyanın esasat-ı semaviyesidir. Dal ve budakları, evliyanın maarif-i ilhamiyesidir. - [1- Hâlık-ı âlem’i bize tarif ve ilan eden deliller ve bürhanlar, lâyüad ve lâyuhsadır.](https://nurdivani.com/1-halik-i-alemi-bize-tarif-ve-ilan-eden-deliller-ve-burhanlar-layuad-ve-layuhsadir.html) - Reşhalar بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ Tenbih Hâlık-ı âlem’i bize tarif ve ilan eden deliller ve bürhanlar, lâyüad ve lâyuhsadır. O delillerin en büyükleri üçtür: Birincisi: Bazı âyetlerini gördüğün, işittiğin şu kitab-ı kebir-i kâinattır. Hâlık-ı âlem’i bize tarif ve ilan eden deliller ve bürhanlar, lâyüad ve lâyuhsadır. O delillerin en büyükleri üçtür: Hâlık-ı Âlemi Tanıtan Üç - [Acizlik nedir?](https://nurdivani.com/acizlik-nedir.html) - Acizlik güç yetirememektir. İnsan aciz olarak yaratılmış dediğimizde bu sözle onun gücünün ve takatinin sınırlı olduğunu anlarız. - [Mübâşeretsiz ve Muâlecesiz Yaratma ne demektir?](https://nurdivani.com/mubaseretsiz-ve-mualecesiz-yaratma-ne-demektir.html) - Elektrik, ışık, ses gibi temassız tesirlerin arkasındaki sır nedir? Temas olmadan etki eden güçlerin felsefi ve ilmî açıklamalarını öğrenin. - [Ey Harun’un kız kardeşi](https://nurdivani.com/ey-harunun-kiz-kardesi.html) - “Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi; annen de iffetsiz bir kadın değildi.” - [2- Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız.](https://nurdivani.com/2-bismillah-her-hayrin-basidir-biz-dahi-basta-ona-baslariz.html) - Yani her işinde hayra ulaşmak isteyen bismillah ile başlamalıdır. İşte bu yönüyle besmele, hayırların kapısını açan bir anahtar gibidir. - [Tanzim nedir?](https://nurdivani.com/tanzim-nedir.html) - Tanzim, kâinattaki unsurların sadece bir araya gelmesi değil, her birinin bir ölçü ve dengeyle (hikmetle) en faydalı olacak şekilde yerleştirilmesidir. - [Kalp nedir?](https://nurdivani.com/kalp-nedir.html) - Kalp: Kalpten maksat, sanevberî bir et parçası değildir. Ancak bir latîfe-i Rabbaniyedir ki mazhar-ı hissiyatı, vicdan; ma’kes-i efkârı, dimağdır. - [Vicdan nedir?](https://nurdivani.com/vicdan-nedir.html) - Vicdan, genel anlamıyla insanın içinde bulunan, iyiyi kötüden, doğruyu yanlışı ayırt etmeye yarayan manevi bir duygu ve ahlaki bir pusuladır. - [İslam’da birden fazla kadınla evlilik](https://nurdivani.com/islamda-birden-fazla-kadinla-evlilik.html) - Asrımızda “İslam’da birden fazla kadınla evlilik” meselesi, çoğu zaman bağlamından koparılmış, sloganlaştırılmış ve tartışılan bir konu hâline gelmiştir. - [Nefis nedir?](https://nurdivani.com/nefis-nedir.html) - Birinci manada nefis, insanda bulunan gazap, şehvet, kötü arzu ve taşkın isteklerin kaynağıdır. Sûfîlerin çoğu nefis kelimesini bu manada kullanır. - [Fert, nev’, tür, cins nedir?](https://nurdivani.com/fert-nev-tur-cins-nedir.html) - Bir türün içindeki tek tek varlıklara fert denir. Nev’, aynı özellikleri taşıyan fertlerin tamamıdır. Cins, birden fazla türü içine alan daha geniş sınıftır. - [Latife-i Rabbaniye nedir?](https://nurdivani.com/latife-i-rabbaniye-nedir.html) - Latife-i Rabbaniye nedir? Manevî duygu, kalp ve ruhun manevî gözüdür. Günah, gaflet ve ibadetle hayat bulur. Detaylar için tıklayın. - [Rahimâne tabiri](https://nurdivani.com/rahimane-tabiri.html) - Rahîmane tabiri, Alîmane ve Hakîmane gibi, Risale-i Nur terminolojisinde Allah’ın isimlerinin tecellilerini anlatan çok önemli bir kavramdır. Rahîmane, Allah’ın Rahîm isminin fiillerdeki tecellisini ifade eder. Rahîmane: Bir işin veya varlığın, ihtiyaçları önceden görüp karşılayan, her canlıya lâyık olduğu nimeti tam vaktinde ve en güzel şekilde veren bir merhametle yapılmasıdır. Rahîmane “merhamet, şefkat, ihsan, koruma” vurgusu - [Şuunat-ı İlahîye Nedir?](https://nurdivani.com/suunat-i-ilahiye-nedir.html) - Şuunat-ı İlahîye Nedir? Şuunât kelimesi Arapçada “şe’n” lafzının çoğuludur. Şe’n için Türkçede tam bir kelime karşlılığı yoktur Lügatte en yakın mânâlar olarak “şan, hâl, tavır, kabiliyet” gibi ifadeler kullanılıyor. Bu kelimeleri insan hakkında kullandığımız gibi Allah hakkında kullanamayız. Çünkü Allah’ın zâtı ve zâta bağlı bütün hakikatler mukaddestir, münezzehtir; mahlûkatın özellikleriyle ölçülmez. Halk (خلق) sarfça bir - [25- Zira, eserin kemali bilmüşahede fiilin kemaline, fiilin kemali bilbedahe ismin kemaline...](https://nurdivani.com/25-zira-eserin-kemali-bilmusahede-fiilin-kemaline-fiilin-kemali-bilbedahe-ismin-kemaline.html) - Zira, eserin kemali bilmüşahede fiilin kemaline, fiilin kemali bilbedahe ismin kemaline, ismin kemali bizzarure sıfatın kemaline, sıfatın kemali hads-i yakînle şuunatın kemaline delâlet eder. Şe’nin kemali ise hakkalyakîn bir suretle zatın kemalini gösterir. Zira, eserin kemali bilmüşahede fiilin kemaline, fiilin kemali bilbedahe ismin kemaline, ismin kemali bizzarure sıfatın kemaline, sıfatın kemali hads-i yakînle şuunatın kemaline - [İnsanın mahiyetinin cami olması ne demektir?](https://nurdivani.com/insanin-mahiyetinin-cami-olmasi-ne-demektir.html) - “İnsanın mahiyetinin câmi olması” demek, insanın varlık âlemindeki pek çok hakikati kendi bünyesinde toplamış, kuşatıcı bir fıtrata sahip olması demektir. Biraz açalım: “Câmi” Ne Demektir? “Câmi”, toplayan, cem eden, bir araya getiren, kuşatan anlamına gelir. Yani insan, tek bir istidatla sınırlı bir varlık değil; aksine birçok âlemin, sıfatın ve mananın küçük bir hülâsasıdır. İnsanın mahiyetinin - [2- İkincisi: Bu kitabın âyetü’l-kübrası ve divan-ı nübüvvetin hâtemi ve künuz-u mahfiyenin miftahı](https://nurdivani.com/2-ikincisi-bu-kitabin-ayetul-kubrasi-ve-divan-i-nubuvvetin-hatemi-ve-kunuz-u-mahfiyenin-miftahi.html) - İkincisi: Bu kitabın âyetü’l-kübrası ve divan-ı nübüvvetin hâtemi ve künuz-u mahfiyenin miftahı olan Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâmdır. İkinci Büyük Delil: Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselâm Üstadımız ikinci büyük delili şöyle beyan ediyor: Bu kitabın âyetü’l-kübrâsı ve divan-ı nübüvvetin hâtemi ve künûz-u mahfiyenin miftahı olan Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselâm’dır. Yani Allah’ı bize tanıtan en büyük delillerden biri, hatta - [3- Üçüncüsü: Kitab-ı âlemin tefsiri ve mahlukata karşı Allah’ın hücceti olan Kur’an’dır.](https://nurdivani.com/3-ucuncusu-kitab-i-alemin-tefsiri-ve-mahlukata-karsi-allahin-hucceti-olan-kurandir.html) - Üçüncüsü: Kitab-ı âlemin tefsiri ve mahlukata karşı Allah’ın hücceti olan Kur’an’dır. Kur’an Kâinat Kitabının Tefsiridir Tefsir, kapalı olan manayı açmak, görünmeyen hakikati ortaya çıkarmak demektir. Nasıl Kur’an ayetlerinin manalarını açıklayan tefsir kitapları varsa, Kur’an da kâinat kitabının tefsiridir. Çünkü kâinat başıboş bir varlıklar yığını değildir; her mahlûk Allah’ın kudret kalemiyle yazılmış bir ayettir. Fakat bu ayetleri - [26- Binaenaleyh bir kasrın ve bir sarayın nukuş ve tezyinatındaki mükemmeliyet sâni’ ve mühendisin](https://nurdivani.com/26-binaenaleyh-bir-kasrin-ve-bir-sarayin-nukus-ve-tezyinatindaki-mukemmeliyet-sani-ve-muhendisin.html) - Binaenaleyh bir kasrın ve bir sarayın nukuş ve tezyinatındaki mükemmeliyet, sâni’ ve mühendisin yaptıkları o nakışlar üstünde ve tezyinat altında görünen ef’alin mükemmeliyetine delâlet eder. Ef’alin mükemmeliyeti dahi o Sâni’in taktığı isim ve lakapların mükemmeliyetini gösterir. Esmanın mükemmeliyeti, sıfâtın mükemmeliyetine delâlet eder. Sıfâtın mükemmeliyeti, şuunatın mükemmeliyetini tasrih eder. Şuunatın mükemmeliyeti dahi o nakkaşın mükemmeliyet-i zatına - [24- On Dördüncü Lem’a: Arkadaş! Mevcudat, Cenab-ı Hakk’ın vücub-u vücud ve vahdetine...](https://nurdivani.com/24-on-dorduncu-lema-arkadas-mevcudat-cenab-i-hakkin-vucub-u-vucud-ve-vahdetine.html) - On Dördüncü Lem’a Arkadaş! Mevcudat, Cenab-ı Hakk’ın vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ettiği gibi celalî, cemalî, kemalî olan cemi’ sıfâtına da delâlet etmekle Hâlık’ın zatında naks ve kusur olmadığını ve şuunatında, sıfâtında ve esmasında ve ef’alinde de naks ve kusur bulunmadığını ilan ediyor. Arkadaş! Mevcudat, Cenab-ı Hakk’ın vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ettiği gibi Vücub-u - [17- Onuncu Lem’a: Arkadaş! Hayat ve ihya ve zevi’l-hayat ile her bir cüz ve cüz’îye ve her bir küll ve küllîye...](https://nurdivani.com/17-onuncu-lema-arkadas-hayat-ve-ihya-ve-zevil-hayat-ile-her-bir-cuz-ve-cuziye-ve-her-bir-kull-ve-kulliye.html) - Onuncu Lem’a Arkadaş! Hayat ve ihya ve zevi’l-hayat ile her bir cüz ve cüz’îye ve her bir küll ve küllîye ve kâinatın heyet-i mecmuasına darbedilen tevhid hâtemlerinden bir kısım misalleri, mezkûr beyanattan anlaşıldı. Şimdi dinle! Enva ve külliyat üstüne vaz’edilen vahdaniyet sikkelerinden bir taneyi zikredeceğiz. Şöyle ki: “Hayat ve ihya” “Hayat”, canlılık demektir. Bir hücrenin - [Allah ümit eder mi? “لَعَلَّ”ın hakikati](https://nurdivani.com/allah-umit-eder-mi-لَعَلَّin-hakikati.html) - Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bazı ifadeler vardır ki, zahirine bakıldığında insanı düşündürür; hatta ilk nazarda, beşerî manalarla anlaşılmaya müsait gibi görünür. Hâlbuki ilâhî kelâm, insan diliyle konuşsa da insan mantığıyla sınırlandırılamaz. Bu sebeple Kur’ân’daki her kelime, sadece lafzıyla değil; bağlamı, hikmeti ve ilâhî sıfatlarla münasebeti içinde değerlendirilmelidir. İşte “لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ” (Umulur ki takava sahibi olursunuz) ifadesinde - [23- On Üçüncü Lem’a: Arkadaş! Zerrelerden tut seyyarelere kadar ve nakışlardan şemslere...](https://nurdivani.com/23-on-ucuncu-lema-arkadas-zerrelerden-tut-seyyarelere-kadar-ve-nakislardan-semslere.html) - On Üçüncü Lem’a Arkadaş! Zerrelerden tut seyyarelere kadar ve nakışlardan şemslere varıncaya kadar her şey, zatında, hakikatinde sabit olan “acz ve fakr”ın lisan-ı haliyle Sâni’in vücub-u vücudunu ilan eder. Ve keza acziyle beraber, nizam-ı umumînin bozulmaması için hâmil bulunduğu acib ve mühim vazifeler cihetiyle Sâni’in vahdetine delâlet eder. Binaenaleyh Sâni’in vâcib ve vâhid olduğuna her - [22- Kezalik mevcudat, vücuduyla Vâcibü’l-vücud’un vücub-u vücuduna ve ölüm ve zevaliyle, teceddüdî](https://nurdivani.com/22-kezalik-mevcudat-vucuduyla-vacibul-vucudun-vucub-u-vucuduna-ve-olum-ve-zevaliyle-teceddudi.html) - Kezalik mevcudat, vücuduyla Vâcibü’l-vücud’un vücub-u vücuduna ve ölüm ve zevaliyle, teceddüdî bir teselsül ile yerlerine gelen emsali, Sâni’in ezelî ve ebedî vâhidiyetine şehadet ediyorlar. Evet, leyl ve neharın ihtilafı, fusul-i erbaanın tahavvülü ve unsurların tebeddülü hengâmlarında meydana çıkan şu güzel mevcudat ve bu latîf masnuatta devamla cereyan eden mübadele ve devir ve teslim muamelesi kat’î - [21- On İkinci Lem’a: Arkadaş! Hayat, Hâlık’ın ehadiyetine bürhan olduğu gibi mevt de devam...](https://nurdivani.com/21-on-ikinci-lema-arkadas-hayat-halikin-ehadiyetine-burhan-oldugu-gibi-mevt-de-devam.html) - On İkinci Lem’a Arkadaş! Hayat, Hâlık’ın ehadiyetine bürhan olduğu gibi mevt de devam ve bekasına bir delildir. Evet, nasıl akan nehirlerin, dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sair şeffaflar, şemsin ziya ve timsallerini göstermekle şemsin vücuduna şehadet ettikleri gibi; o kabarcık gibi şeffaflar ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen gelip geçen emsalleri, yine şemsin ziya ve - [20- Kezalik inşa ve icadlarda görünen şu suhulet-i mutlaka, bütün mevcudatın bir Sâni’-i Vâhid’in...](https://nurdivani.com/20-kezalik-insa-ve-icadlarda-gorunen-su-suhulet-i-mutlaka-butun-mevcudatin-bir-sani-i-vahidin.html) - Kezalik inşa ve icadlarda görünen şu suhulet-i mutlaka, bütün mevcudatın bir Sâni’-i Vâhid’in eseri olduğunu, vücub derecesinde istilzam ediyor. Aksi halde suubet, güçlük öyle bir derece-i imtina ve muhaliyete çıkacaktır ki o cins ve nevilerin ademden vücuda çıkmalarına bir set çekilmiş olur. Binaenaleyh Cenab-ı Hakk’ın zatında şeriki olmadığı gibi –çünkü intizam bozulur, âlem fesada gider– - [19- On Birinci Lem’a: Arkadaş! Bir nev’in efradı arasındaki tevafuk ve bir cinsin envaı arasında...](https://nurdivani.com/19-on-birinci-lema-arkadas-bir-nevin-efradi-arasindaki-tevafuk-ve-bir-cinsin-envai-arasinda.html) - Arkadaş! Bir nev’in efradı arasındaki tevafuk ve bir cinsin envaı arasında aza-yı esasiyede bulunan müşabehet, sikkenin ittihadına, kalemin vahdetine delâlet ettiklerinden anlaşılıyor ki bütün mütevafık ve müteşabihler, yani birbirine benzeyen çokluk, bir Zat-ı Vâhid’in eser-i sanatıdır. Bir türün fertleri arasındaki uygunluk ve bir cinsin türleri arasındaki temel organ ve azaların benzerliği, hepsinin aynı mührü taşıdığını - [18- Tek bir semere ile semeredar şecerenin yaratılışlarındaki suubet ve suhulet birdir.](https://nurdivani.com/18-tek-bir-semere-ile-semeredar-secerenin-yaratilislarindaki-suubet-ve-suhulet-birdir.html) - Tek bir semere ile semeredar şecerenin yaratılışlarındaki suubet ve suhulet birdir. Çünkü ikisi de bir merkeze bakar, bir kanuna bağlıdır, terbiye ve keyfiyetleri birdir. Malûmdur ki merkezin ittihadı, kanunun vahdeti, terbiyenin vahdaniyeti sayesinde külfet, meşakkat, masraf azalır ve öyle bir kolaylık hasıl olur ki pek çok semereleri olan bir ağaç yed-i vâhide, tek bir semerenin - [16- Dokuzuncu Lem’a: Bakınız! Âlem-i arz ve bütün cüz’iyat üstünde hâtem-i ehadiyet bulunduğu gibi...](https://nurdivani.com/16-dokuzuncu-lema-bakiniz-alem-i-arz-ve-butun-cuziyat-ustunde-hatem-i-ehadiyet-bulundugu-gibi.html) - Dokuzuncu Lem’a Bakınız! Âlem-i arz ve bütün cüz’iyat üstünde hâtem-i ehadiyet bulunduğu gibi dağınık neviler ve muhit unsurlar üstünde de aynen o hâtem-i ehadiyet bulunur. Evet, bir tarlaya tohum ekilmesinden anlaşılıyor ki o tarla tohum sahibinin mülküdür. Ve o tohum da o tarla sahibinin malıdır. Yani o buna, bu da ona şehadet ediyorlar. Kezalik kâinattaki - [15- Sekizinci Lem’a Gıda olarak mahlukata, bilhassa hayvanata taksim edilen rızıklara dikkat lâzımdır ki...](https://nurdivani.com/15-sekizinci-lema-gida-olarak-mahlukata-bilhassa-hayvanata-taksim-edilen-riziklara-dikkat-lazimdir-ki.html) - Sekizinci Lem’a Gıda olarak mahlukata, bilhassa hayvanata taksim edilen rızıklara dikkat lâzımdır ki bu rızık vakt-i muayyeninde yetişir, vakt-i ihtiyaçta sevk edilir. Ve derece-i ihtiyaç nisbetinde yapılan sevkiyatta büyük bir intizam vardır. İşte, bu umumî rızık hakkında görünen geniş ve muntazam rahmet ve inayetler ancak her şeyin mürebbisi ve her şeyin müdebbiri ve her şey - [14- Yedinci Lem’a: Bakınız! Aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hâtem-i ehadiyet göründüğü...](https://nurdivani.com/14-yedinci-lema-bakiniz-aktar-i-semavat-ve-arz-sahifeleri-ustunde-hatem-i-ehadiyet-gorundugu.html) - Yedinci Lem’a Bakınız! Aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hâtem-i ehadiyet göründüğü gibi kâinatın heyet-i mecmuasının büyük sahifesi üzerinde de pek vâzıh bir surette hâtem-i tevhid görünmektedir. Evet, bu âlem pek muhteşem bir saray veya muntazam bir fabrika veya mükemmel bir şehirdir. Bu fabrika-i kâinatın eczası, efradı ve envaı, âlât ve edevatı arasında hakîmane bir - [13- Hülâsa: Sath-ı arzda altı ay zarfında, beşerin haşrini temsil eden o sayısız haşir ve neşirlerde görünen](https://nurdivani.com/13-hulasa-sath-i-arzda-alti-ay-zarfinda-beserin-hasrini-temsil-eden-o-sayisiz-hasir-ve-nesirlerde-gorunen.html) - Hülâsa: Sath-ı arzda altı ay zarfında, beşerin haşrini temsil eden o sayısız haşir ve neşirlerde görünen rububiyetin o tasarruf-u azîminde pek yüksek, büyük ve ince nakışlı bir hâtemi vardır. Mahlukatın icadında görünen şu intizamlar, suhuletler, süratler, imtiyazlar hep o hâtemin parıltısından meydana geliyorlar. Evet, her bahar mevsiminde pek hakîmane, basîrane, kerîmane faaliyetler başlar ve hârikulâde sanatlar - [12- Ayetinin işaret ettiği ihya ve nefh-i ruh keyfiyetindeki hâtem-i İlahîye bakınız ki...](https://nurdivani.com/12-ayetinin-isaret-ettigi-ihya-ve-nefh-i-ruh-keyfiyetindeki-hatem-i-ilahiye-bakiniz-ki.html) - Mezkûr sikke ve hâtemlerden mesela فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِى الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِى الْمَوْتٰى وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ âyetinin işaret ettiği ihya ve nefh-i ruh keyfiyetindeki hâtem-i İlahîye bakınız ki pek çok garib haşirleri, acib neşirleri göresiniz. Evet, bilhassa arzın ihyasında, her sene üç yüz binden fazla saha-i vücuda - [Mülk ve Melekût Nedir?](https://nurdivani.com/mulk-ve-melekut-nedir.html) - Üstad Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade ettiği gibi, her şeyin dış yüzüne mülk, iç yüzüne ise melekût denilir. Buna göre bir varlığın görünen, maddî ve zahirî yönü mülk, onun arkasında bulunan mana, hikmet ve İlâhî tasarruf yönü ise melekût olur. Mülk ve melekût yalnız mana–hikmet açısından değil, bazen maddî yapı açısından da düşünülebilir. Yani bir şeyin dış - [Adem-i Kabul ve Kabul-ü Adem Nedir?](https://nurdivani.com/adem-i-kabul-ve-kabul-u-adem-nedir.html) - Üstadımız Ayet-ül Kübra’da küfrü “adem-i kabul” ve “kabul-ü adem” diye ikiye ayırıyor. Bu iki kavram birbirine benziyor gibi görünse de aralarında fark vardır. Öncelikle her iki ifade Arapçada birer isim tamlamasıdır (izâfet terkibi). Arapçada izafet yapılırken kaide şudur: İki isim yan yana gelir, birinci kelime muzâf, ikinci kelime muzâfun ileyh olur. Türkçeye tercüme edilirken ise - [Cüz-i İrade ve Cüz-i İhtiyarî ne demektir?](https://nurdivani.com/cuz-i-irade-ve-cuz-i-ihtiyari-ne-demektir.html) - Cüz’î irade ve cüz’î ihtiyarî kavramlarını doğru anlayabilmek için önce “irade” ve “ihtiyar” kelimelerinin ne manaya geldiğini kısaca tespit etmek gerekir. Çünkü bu iki kelime çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında ince bir fark vardır. Bu fark anlaşılmadan cüz’î irade meselesi tam kavranamaz. İrade, insan ruhuna verilmiş bir tercih kabiliyetidir. İnsan gözüyle görür, kulağıyla - [Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ne demek?](https://nurdivani.com/mana-yi-harfi-ve-mana-yi-ismi-ne-demek.html) - Arapçada kelimeler üç çeşittir: isim, fiil ve harf. Buradaki harf, alfabenin harfleri değil; anlamı tek başına birşey ifade etmeyen edat türü kelimelerdir. İsim, zamana bağlı olmayan varlıkları ifade eder. Tek başına bir anlam taşır. Mesela “göz, bulut, kelebek” gibi. Fiil, bir işi veya oluşu bildirir: tartmak, görmek, gitmek, gelmek gibi. Harf ise tek başına tam - [Kudret-i İlâhiye zâtiyedir](https://nurdivani.com/sifatlar-zati-olunca.html) - Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünkü içtimaü’z-zıddeyn olur; o da muhâldir. İşte bu sırra binaen, madem kudret-i İlâhiye zâtiyedir ve Zât-ı Akdesin lâzım-ı zarurîsidir. Elbette, o kudretin zıddı olan acz, o Zât-ı Kadîre ârız olması mümkün olmaz. “Bu öyle bir kaidedir ki, insan onu gerçekten idrak ettiğinde sanki bir hazineye - [İbda’ ve İnşa nedir?](https://nurdivani.com/ibda-ve-insa-nedir.html) - İbda’ ve İnşa İbda’, hiçten icattır. Yani bir varlığa, hiçbir madde, sebep, kanun ve örnek ve misal yokken doğrudan vücut verilmesidir. Bu yaratılışta sadece varlığın kendisi değil; ona lâzım olan bütün esaslar, ölçüler, özellikler ve mahiyetler de yoktan yaratılır. İbda’da ne hazır bir unsur vardır ne de önceden var olan bir altyapı. Varlık, sırf ilâhî - ["İstidat" ve "Kabiliyet" ne demektir?](https://nurdivani.com/istidat-ve-kabiliyet-ne-demektir.html) - İstidat ve kabiliyet çoğu zaman aynı anlamda kullanılır; fakat aralarında ince bir mertebe farkı vardır. Bu fark doğru anlaşılırsa insanın terakki süreci de daha net kavranır. İstidat, bir şeyin ortaya çıkmasına uygun iç potansiyeldir. Henüz fiilen ortaya çıkmamış, fakat ortaya çıkmaya müsait olan gizli yatkınlıktır. Yani çekirdek hâlindeki potansiyeldir. Mesela bir çocuğun ilme istidadı olabilir. - [Cüz-Küll, Cüzi-Külli kavramları](https://nurdivani.com/cuz-kull-cuzi-kulli-kavramlari.html) - Küll ve Cüz Nedir? Küll, parçalardan oluşan bütündür. Cüz ise o bütünü meydana getiren her bir parçadır. Yani bir şey parçalardan meydana gelmişse, o şey küll; onu oluşturan her bir parça ise cüzdür. Mesela bir araba külldür. Motoru, tekerleği, kapısı ve direksiyonu onun cüzleridir. Bir ev külldür; odaları, kapıları, pencereleri ve çatısı onun cüzleridir. Bir - [11- Altıncı Lem’a: Cenab-ı Hak, bütün cüz ve cüz’îlerde sikke-i mahsusasını ve bütün küll ve küllîlerde](https://nurdivani.com/11-altinci-lema-cenab-i-hak-butun-cuz-ve-cuzilerde-sikke-i-mahsusasini-ve-butun-kull-ve-kullilerde.html) - Altıncı Lem’a Cenab-ı Hak, bütün cüz ve cüz’îlerde sikke-i mahsusasını ve bütün küll ve küllîlerde has hâtemini vaz’ettiği gibi aktar-ı semavat ve arzı, hâtem-i vâhidiyetle ve mecmu-u kâinatı sikke-i ehadiyetle mühürlemiştir. Cenab-ı Hak, bütün cüz ve cüz’îlerde sikke-i mahsusasını ve bütün küll ve küllîlerde has hâtemini vaz’ettiği gibi Kavramları Önce Yerine Oturtalım Bu derste geçen - [10- Beşinci Lem’a: Bir kitapta yazılı bir harf, yalnız bir cihetle kendisini gösterir ve kendisine delâlet eder.](https://nurdivani.com/10-besinci-lema-bir-kitapta-yazili-bir-harf-yalniz-bir-cihetle-kendisini-gosterir-ve-kendisine-delalet-eder.html) - Beşinci Lem’a Bir kitapta yazılı bir harf, yalnız bir cihetle kendisini gösterir ve kendisine delâlet eder. Fakat o harf, kâtibine çok cihetlerle delâlet eder ve nakkaşını tarif eder. Kezalik kitab-ı kâinatta mücessem olarak yazılan her bir kelime, kendi miktarınca kendini gösterirse de pek çok cihetlerden münferiden ve müctemian Sâni’ini gösterir, esmasını izhar eder. Ve kendi - [9- Dördüncü Lem’a: Bir kitap el yazısıyla yazılırsa yalnız bir adama ve bir kaleme ihtiyaç vardır.](https://nurdivani.com/9-dorduncu-lema-bir-kitap-el-yazisiyla-yazilirsa-yalniz-bir-adama-ve-bir-kaleme-ihtiyac-vardir.html) - Dördüncü Lem’a Bir kitap el yazısıyla yazılırsa yalnız bir adama ve bir kaleme ihtiyaç vardır. Fakat matbaada basılırsa kalem işini gören pek çok demir kalemler lâzımdır. Ve o demir harfleri yapmak için ustalar ve âlât ve edevat ve mürettibler gibi çok şeylere ihtiyaç olur. Kezalik şu kitab-ı kâinatta yazılı satırlar, kelimeler ve harflerin bir Vâhid-i - [Âlemde tesadüf yoktur.](https://nurdivani.com/alemde-tesaduf-yoktur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Âlemde tesadüf yoktur. Evet, bilhassa bahar mevsiminde, küre-i arz bahçesinde, bütün ağaçların dallarında, çiçeklerin yapraklarında, mezruatın sümbüllerinde hikmet bülbülleri, hikmet âyetlerini tenaggum ve terennüm ile inşad ettikleri iman kulağıyla, basîret gözüyle dinlenilirse tesadüf şeytanları bile kabul ile hayran olurlar. Âlemde tesadüf yoktur. Şu kâinatta “rastgelelik”, “başıboşluk” diye bir şey yoktur. Bir kitap düşün… - [8- Üçüncü Lem’a: Cenab-ı Hakk’ın canlı mahlukata bastığı hayat hâteminin gayr-ı mütenahî...](https://nurdivani.com/8-ucuncu-lema-cenab-i-hakkin-canli-mahlukata-bastigi-hayat-hateminin-gayr-i-mutenahi.html) - Üçüncü Lem’a Cenab-ı Hakk’ın canlı mahlukata bastığı hayat hâteminin gayr-ı mütenahî nakış ve keyfiyetlerinden bir numuneyi göstereceğiz. Şöyle ki: Nasıl ki suyun katrelerinden, şişenin parçalarından tut, seyyar yıldızlara kadar şeffaf veya şeffaf gibi her şeyde şemsin cilvelerinden şemse mahsus bir turra, bir cilve bulunur. Kezalik Şems-i Ezelî’nin de bütün canlı mahlukatta “ihya ve nefh-i hayat” - [7- İkinci Lem’a: Sayısız hâtemlerden canlı mahlukata vaz’edilen hayat hâtemine bakınız!](https://nurdivani.com/7-ikinci-lema-sayisiz-hatemlerden-canli-mahlukata-vazedilen-hayat-hatemine-bakiniz.html) - İkinci Lem’a Sayısız hâtemlerden canlı mahlukata vaz’edilen hayat hâtemine bakınız! Evet canlı bir mahluk; câmiiyeti itibarıyla kâinata küçük bir misaldir, şecere-i âleme güzel ve tatlı bir meyvedir, kevn ü vücuda bir nüvedir ki Cenab-ı Hak o nüvede pek çok âlemlerin örneklerini dercetmiştir. Sanki o zîhayat gayet hakîmane muayyen nizamlar ile bütün vücudlardan sağılmış bir katre - [6- Birinci Lem’a: Bakınız! Her bir masnuun yüzünde öyle bir sikke vardır ki ancak her şeyi halk eden...](https://nurdivani.com/6-birinci-lema-bakiniz-her-bir-masnuun-yuzunde-oyle-bir-sikke-vardir-ki-ancak-her-seyi-halk-eden.html) - Birinci Lem’a Bakınız! Her bir masnuun yüzünde öyle bir sikke vardır ki ancak her şeyi halk eden Hâlık’a mahsustur. Ve her bir mahlukun cephesinde öyle bir hâtem vurulmuştur ki her şeyi yapan Sâni’den maada kimsede o hâtem bulunmaz. Ve kudretin neşrettiği mektuplarından her bir mektubun âhirinde, taklidi kabil olamayan öyle bir turra vardır ki ancak - [5- Arkadaş! Tevhid iki çeşit olur: Birisi âmiyane tevhiddir ki: “Allah’ın şeriki yok ve...](https://nurdivani.com/5-arkadas-tevhid-iki-cesit-olur-birisi-amiyane-tevhiddir-ki-allahin-seriki-yok-ve.html) - Tenbih Arkadaş! Tevhid iki çeşit olur: Birisi âmiyane tevhiddir ki: “Allah’ın şeriki yok ve bu kâinat onun mülküdür.” der. Bu kısım tevhid sahiplerinin fikirce gaflet ve dalalete düşmeleri korkusu vardır. İkincisi hakiki tevhiddir ki: “Allah birdir, mülk onundur, vücud onundur, her şey onundur.” der; lâyetezelzel bir itikada sahiptirler. Bu kısım tevhid sahipleri, her şeyin üstünde Cenab-ı Hakk’ın - [3- Yalnız gafil ve cahil olanlar hâdiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden...](https://nurdivani.com/3-yalniz-gafil-ve-cahil-olanlar-hadiselerde-ve-vukuattaki-hikmetleri-guzellikleri-goremediklerinden.html) - Yalnız gafil ve cahil olanlar hâdiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden Cenab-ı Hak’tan şekva ve şikayetlere başlarlar. İşte o şekva ve şikayetlerin hedefini değiştirmek için esbab vaz’edilmiştir. Çünkü kusur onlardan çıkıyor, onların kabiliyetsizliğinden ileri geliyor. Yalnız gafil ve cahil olanlar hâdiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden Cenab-ı Hak’tan şekva ve şikayetlere başlarlar. “Yalnız Gafil ve - [2- Evet, Sultan-ı Ezelî’nin memurları vardır amma icraatçıları değillerdir ki saltanat ve rububiyetinde ortak olsunlar.](https://nurdivani.com/2-evet-sultan-i-ezelinin-memurlari-vardir-amma-icraatcilari-degillerdir-ki-saltanat-ve-rububiyetinde-ortak-olsunlar.html) - Evet, Sultan-ı Ezelî’nin memurları vardır amma icraatçıları değillerdir ki saltanat ve rububiyetinde ortak olsunlar. Ancak o memurların vazifesi dellâllıktır ki kudretin icraatını ilan ediyorlar. Veya o memurlar, nâzır müşahitlerdir ki gördükleri evamir-i tekviniyeye karşı yaptıkları itaat ve inkıyad ile istidatlarına göre bir nevi ibadet yapmış olurlar. Demek, esbab ancak ve ancak kudretin izzetini, rububiyetin haşmetini - [Amel süt gibidir; hâlis olursa kıymetlidir](https://nurdivani.com/amel-sut-gibidir-halis-olursa-kiymetlidir.html) - Ameli süte benzetirsek o amelde Allah’ın rızasından başka güdülen bütün maksatları da suya benzetebiliriz. Nasıl ki süte su katıldığında artık o süt gibi görünse de süt olmaktan çıkmıştır. Bu şekilde süt satan adama sahtekâr denilir. Aynen öyle de Allah’ın rızası için yapılan amel sütüne başka maksatlar hükmündeki suyu katarsak, o güzel amel de artık amel - [29- Kâinat bir şeceredir. Anâsır onun dallarıdır. Nebatat yapraklarıdır. Hayvanat onun çiçekleridir.](https://nurdivani.com/29-kainat-bir-seceredir-anasir-onun-dallaridir-nebatat-yapraklaridir-hayvanat-onun-cicekleridir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kâinat bir şeceredir. Anâsır onun dallarıdır. Nebatat yapraklarıdır. Hayvanat onun çiçekleridir. İnsanlar onun semereleridir. Bu semerelerden en ziyadar, nurlu, ahsen, ekrem, eşref, eltaf Seyyidü’l-enbiya ve’l-mürselîn, İmamü’l-müttakin, Habib-i Rabbü’l-âlemîn Hazret-i Muhammed’dir. Bu muazzam tasvir, kâinatın ne kadar büyük bir sanat ve gaye ile yaratıldığını, insanın bu yaratılış içindeki eşsiz yerini ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) varlığın - [27- İkinci vechi alan felsefe, enenin vücudunu aslî ve kendisini müstakil ve mâlik-i hakiki olduğunu zu’metmişlerdir.](https://nurdivani.com/27-ikinci-vechi-alan-felsefe-enenin-vucudunu-asli-ve-kendisini-mustakil-ve-malik-i-hakiki-oldugunu-zumetmislerdir.html) - İkinci vechi alan felsefe, enenin vücudunu aslî ve kendisini müstakil ve mâlik-i hakiki olduğunu zu’metmişlerdir. Vazifesi de yalnız hubb-u zatıyla tekemmül-ü hayattır. Ene’nin bu siyah yüzünden envaen şirkler, dalaletler çıkmıştır. Ezcümle: Kuvve-i behimiye dalında sanemler doğmuşlardır. Kuvve-i gazabiye gusnundan firavunlar, nemrutlar çıkmıştır. Kuvve-i akliyeden dehriyyun, maddiyyun, felasife çıkmışlardır ki Vâcibü’l-vücud’a bir mahluk-u vâhidi verir. Bâki - [26- “Ene”nin iki vechi vardır. Bir vechini nübüvvet almıştır. Bir vechini de felsefe almıştır.](https://nurdivani.com/26-enenin-iki-vechi-vardir-bir-vechini-nubuvvet-almistir-bir-vechini-de-felsefe-almistir.html) - Mühim bir mesele: “Ene”nin iki vechi vardır. Bir vechini nübüvvet almıştır. Bir vechini de felsefe almıştır. Birinci vecih, ubudiyet-i mahzaya menşedir. Mahiyeti harfiye olup müstakil değildir. Vücudu tebeî olup aslî değildir. Mâlikiyeti vehmî olup hakiki değildir. Vazifesi, Hâlık’ın sıfâtını fehmetmek için bir mizan ve bir mikyas olmaktır. Enbiya aleyhimüsselâm enaniyetin bu vechine bakmakla, mülkü tamamen Allah’a - [24- “Ene”nin mahiyeti mevhumedir, rububiyeti hayalîdir. Vücudu bir şeye hâmil olamaz.](https://nurdivani.com/24-enenin-mahiyeti-mevhumedir-rububiyeti-hayalidir-vucudu-bir-seye-hamil-olamaz.html) - “Ene”nin mahiyeti mevhumedir, rububiyeti hayalîdir. Vücudu bir şeye hâmil olamaz. Ancak mizanü’l-hararet gibi Vâcibü’l-vücud’un rububiyetine ait sıfât-ı mutlaka-i muhitayı bilmek için bir mizan vazifesini görüyor. “Ene’nin mahiyeti mevhumedir.” Yani ene hakiki, sabit, kendi başına kaim bir varlık değildir. İnsan “ben” der; fakat bu “ben” dediği şey hakiki malikiyet değildir. Sadece anlamak için verilmiş farazî bir - [25- Eğer insan, benliğine mizan nazarıyla bakarsa kâinattan zihnine akıp gelen âfakî malûmatı kendi malûmatı ile](https://nurdivani.com/25-eger-insan-benligine-mizan-nazariyla-bakarsa-kainattan-zihnine-akip-gelen-afaki-malumati-kendi-malumati-ile.html) - Eğer insan, benliğine mizan nazarıyla bakarsa kâinattan zihnine akıp gelen âfakî malûmatı kendi malûmatı ile tasarrufat ve sıfât-ı İlahiyeyi de kendi sıfâtıyla tasdik eder. Yine merciine iade eder. Ve bu sayede قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا deki مَنْ şümulüne dâhil olarak bihakkın emaneti îfa etmiş olur. Fakat kendisine müstakil nazarıyla bakmakla kendisini mâlik itikad ederse قَدْ - [23-  Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır.](https://nurdivani.com/23-kainatin-miftahi-anahtari-insanin-elindedir-alemin-kapilari-acik-ise-de-manen-kapalidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır. Cenab-ı Hak bütün o kapıları ve kenz-i mahfîyi açan “ene” namında bir miftahı insanın eline vermiştir. Fakat, “ene” de kapısı kapalı bir bilmecedir. Bunun kapısı açılıyorsa kâinatın da kapıları açılıyor. Evet, Cenab-ı Hak insana bir benlik, bir nevi hürriyet vermiştir ki Cenab-ı - [21- Kezalik Allah’ın hesabına kâinata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir.](https://nurdivani.com/21-kezalik-allahin-hesabina-kainata-bakan-adam-her-ne-musahede-ederse-ilimdir.html) - Kezalik Allah’ın hesabına kâinata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir. Eğer gafletle esbab hesabına bakarsa ilim zannettiği şey de cehil olur. Kezalik iman ve tevhid ile bakan, âlemi nurlu görür ve illâ âlemi zulümat içerisinde görecektir. Kezalik Allah’ın hesabına kâinata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir. Eğer gafletle esbab hesabına bakarsa ilim zannettiği - [22- Kezalik ef’al-i beşer için iki cihet vardır. Eğer niyet ile Allah’ın hesabına olursa...](https://nurdivani.com/22-kezalik-efal-i-beser-icin-iki-cihet-vardir-eger-niyet-ile-allahin-hesabina-olursa.html) - Kezalik ef’al-i beşer için iki cihet vardır. Eğer niyet ile Allah’ın hesabına olursa tecelliyata ma’kes, şeffaf, parlak olur. Eğer Allah hesabına olmasa zulmetli bir manzarayı göstermiş olur. Kezalik hayatın da iki vechi vardır. Biri siyah, dünyaya bakar. Diğeri şeffaf, âhirete nâzırdır. Nefis, siyah vechin altına girer. Şeffaf veche terettüp eden saadet-i ebediyeyi ister. Kezalik ef’al-i - [20- Fesübhanallah! Mülk ile melekût arasındaki hicab ne kadar incedir, aralarındaki mesafe ne kadar büyüktür.](https://nurdivani.com/20-fesubhanallah-mulk-ile-melekut-arasindaki-hicab-ne-kadar-incedir-aralarindaki-mesafe-ne-kadar-buyuktur.html) - Fesübhanallah! Mülk ile melekût arasındaki hicab ne kadar incedir, aralarındaki mesafe ne kadar büyüktür. Dünya ile âhiret arasındaki yol ne kadar kısa ve ne kadar uzundur. İlim ile cehil arasındaki hicab ne kadar latîf ve ne kadar kalındır. İman ile küfür arasındaki berzah ne kadar şeffaf ve ne kadar kesiftir. İbadetle masiyet arasındaki mesafe ne - [19- Bir bürhan ile elde edilen netice-i tevhidi bazı insanlar isti’zam ile dar zihinlerine sıkıştıramazlar...](https://nurdivani.com/19-bir-burhan-ile-elde-edilen-netice-i-tevhidi-bazi-insanlar-istizam-ile-dar-zihinlerine-sikistiramazlar.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir bürhan ile elde edilen netice-i tevhidi bazı insanlar isti’zam ile dar zihinlerine sıkıştıramazlar veya bozuk hayalleri tahammül edemez. Bu hale karşı o kat’î, sahih bürhanı reddetmek üzere “Bu neticeyi, bu kadar azametiyle şu bürhan (onu) intac edemez.” diye bahaneler ile kabul etmez. O miskin bilmez mi ki neticenin kayyumu imandır. Bürhan ancak - [18- Denizlerde vukua gelen medd ve cezir gibi evliya arasında da bast-ı zaman...](https://nurdivani.com/18-denizlerde-vukua-gelen-medd-ve-cezir-gibi-evliya-arasinda-da-bast-i-zaman.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Denizlerde vukua gelen medd ve cezir gibi evliya arasında da bast-ı zaman, (Hâşiye: Bast-ı zaman sırrıyla çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı mi’rac, bu hakikatin vücudunu ispat eder ve bilfiil vukuunu gösteriyor. Mi’racın birkaç saat müddeti, binler seneler hükmünde vüs’ati ve ihatası ve uzunluğu vardır. Çünkü mi’rac yoluyla beka âlemine girdi. Beka - [17- Aralarında münasebet, muamele, hattâ mükâleme bulunan iki şeyin...](https://nurdivani.com/17-aralarinda-munasebet-muamele-hatta-mukaleme-bulunan-iki-seyin.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Aralarında münasebet, muamele, hattâ mükâleme bulunan iki şeyin, birbirine müşabih veya müsavi olmasını istilzam etmez. Mesela, yağmurun bir katresi veya semerenin bir çiçeğinin –küçüklüğüyle beraber– şems ile münasebeti ve muamelesi vardır. Binaenaleyh ey insan! Senin hakaretin, seni Hallak-ı âlem’in nazar-ı inayetinden setredecek bir sebep olamaz. İ’lem eyyühe’l-aziz! Aralarında münasebet, muamele, hattâ mükâleme bulunan iki şeyin, - [16- İnsanların arza ait malûmat ve müsellemat-ı bedihiyatları ülfete mebnidir.](https://nurdivani.com/16-insanlarin-arza-ait-malumat-ve-musellemat-i-bedihiyatlari-ulfete-mebnidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanların arza ait malûmat ve müsellemat-ı bedihiyatları ülfete mebnidir. Ülfet ise cehl-i mürekkeb üstüne serilmiş bir perdedir. Hakikate bakılırsa zannettikleri ilim, cehildir. Bu sırra binaendir ki Kur’an, âyetleriyle insanların nazarını me’lufatları olan şeylere çeviriyor. Âyetler, necimler gibi ülfet perdesini deler atar. İnsanın kulağından tutar, başını eğdirir. O ülfetin altındaki havârıku’l-âdât mu’cizeleri o âdiyat - [14- İnsanın bir ferdinde bir cemaat-i mükellefîn bulunur. Evet, her bir uzuv, bir şey için yaratılmıştır.](https://nurdivani.com/14-insanin-bir-ferdinde-bir-cemaat-i-mukellefin-bulunur-evet-her-bir-uzuv-bir-sey-icin-yaratilmistir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın bir ferdinde bir cemaat-i mükellefîn bulunur. Evet, her bir uzuv, bir şey için yaratılmıştır. O uzvu, o şeyde kullanmakla mükelleftir. Mesela, her bir hâsse için bir ibadet vardır. Onun hilafında kullanılması dalalettir. Mesela, baş ile yapılan secde Allah için olursa ibadettir, gayrısı için dalalettir. Kezalik şuaranın hayalen yaptıkları hayret ve muhabbet secdeleri - [13- Yıldızlar, şemsler arasında mümaselet olduğu gibi filcümle müsavat da vardır.](https://nurdivani.com/13-yildizlar-semsler-arasinda-mumaselet-oldugu-gibi-filcumle-musavat-da-vardir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Yıldızlar, şemsler arasında mümaselet olduğu gibi filcümle müsavat da vardır. Binaenaleyh onlardan biri ötekilere Rab olamaz. Ve onlardan birine Rab olan, hepsine de Rab olur. Ve keza her şeye de Rab olur. İ’lem eyyühe’l-aziz! Yıldızlar, şemsler arasında mümaselet olduğu gibi filcümle müsavat da vardır. Yıldızlar arasındaki mümaselet (benzerlik): Bütün yıldızların ve gezegenlerin temelde - [12- Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı, bir sahifeyi yazan satırı yazanın gayrısı...](https://nurdivani.com/12-bir-kelimeyi-yazan-harfini-yazanin-gayrisi-bir-sahifeyi-yazan-satiri-yazanin-gayrisi.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı, bir sahifeyi yazan satırı yazanın gayrısı, kitabı yazan sahifeyi yazanın gayrısı olması mümkün olmadığı gibi; karıncayı halk eden cins-i hayvanı halk edenin gayrısı, hayvanı yaratan arzı yaratanın gayrısı, arzı halk eden, Rabbü’l-âlemîn’in gayrısı olması muhaldir. Rububiyet-i âmmenin işaretlerindendir ki kâinat kitabında öyle büyük harfler vardır ki o harflerin - [Âciz kulun muhabbet duası](https://nurdivani.com/aciz-kulun-muhabbet-duasi.html) - يَا اللهُ، إِنِّي لَا أُصَلِّي لَكَ كَمَا يَلِيقُ بِكَ، Allah’ım! Sana, Sana layık olduğu şekilde namaz kılamıyorum. وَلَا أَصُومُ كَمَا كَانَ يَفْعَلُ دَاوُدُ، Dâvûd aleyhisselâm gibi oruç tutamıyorum. وَلَا أَصْبِرُ إِذَا مَرِضْتُ كَمَا صَبَرَ أَيُّوبُ، Hastalandığımda Eyyûb aleyhisselâm gibi sabredemiyorum. وَلَا أُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ كَتَسْبِيحِ يُونُسَ فِي بَطْنِ الْحُوتِ، Balığın karnındaki Yûnus aleyhisselâmın tesbihi gibi Seni - [10- Âyetlerin bahsettikleri hakikatler, şiirlerin bahsettikleri hayalattan pek vâsi ve pek yüksektir.](https://nurdivani.com/10-ayetlerin-bahsettikleri-hakikatler-siirlerin-bahsettikleri-hayalattan-pek-vasi-ve-pek-yuksektir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Âyetlerin bahsettikleri hakikatler, şiirlerin bahsettikleri hayalattan pek vâsi ve pek yüksektir. Bu itibar ile şiirden addedilmemiştir. Hem de âyetler, sahibinin şuunat ve ef’alinden bahseder. Şiir ise fuzulî olarak gayrdan bahseder. Hem de filcümle âdi şeylerden bahsi hârikulâdedir. Şiirin hârikulâdelerden bahsi, ale’l-ekser âdidir. İ’lem eyyühe’l-aziz! Âyetlerin bahsettikleri hakikatler, şiirlerin bahsettikleri hayalattan pek vâsi ve pek yüksektir. - [11- Hâlık’ın vahdetini gösteren âyineler ve delillerini okutan sahifelerin pek çok çeşitleri olduğu gibi](https://nurdivani.com/11-halikin-vahdetini-gosteren-ayineler-ve-delillerini-okutan-sahifelerin-pek-cok-cesitleri-oldugu-gibi.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Hâlık’ın vahdetini gösteren âyineler ve delillerini okutan sahifelerin pek çok çeşitleri olduğu gibi merkezleri bir ve birbirinin içine dâhil olmuşlardır. Binaenaleyh bir âyinede göründü veya bir sahifede okundu mu, hepsinde de görünür ve okunur. Fakat birisinde görünmemesi, hepsinde görünmemesini istilzam etmez. Hâlık’ın vahdetini gösteren âyineler ve delillerini okutan sahifelerin pek çok çeşitleri olduğu - [9- Ekseriyet-i mutlakayı teşkil eden avam-ı nâsın fehimleri Kur’anca o kadar müraat edilmiştir ki...](https://nurdivani.com/9-ekseriyet-i-mutlakayi-teskil-eden-avam-i-nasin-fehimleri-kuranca-o-kadar-muraat-edilmistir-ki.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Ekseriyet-i mutlakayı teşkil eden avam-ı nâsın fehimleri Kur’anca o kadar müraat edilmiştir ki birkaç dereceyi, birkaç ciheti ihtiva eden bir meselede avamın fehimlerine en me’nus en karib ciheti ve nazarlarına en vâzıh en zahir dereceyi söylüyor. Çünkü öyle olmasa delilin neticeden hafî olması lâzım gelir. Kur’an’ın kâinattan yaptığı bahis, Hâlık’ın sıfatlarını ispat ve izah - [Hatib b. Ebî Beltea’nın Mektubu](https://nurdivani.com/hatib-b-ebi-belteanin-mektubu.html) - Hatib b. Ebî Beltea’nın Mektubu Hatib b. Ebî Beltea radıyallahu anh, Mekke fethi hazırlıklarını öğrenince Mekke’de bulunan yakınları için endişelendi. Onları koruma düşüncesiyle Kureyş ileri gelenlerine bir mektup yazdı ve Resûlullah’ın Mekke üzerine geleceğini haber vermek istedi. Bu davranışı İslam’a ihanet niyetiyle değil, ailesini himaye etme endişesiyle yapmıştı. Mektupta şunlar yazılıydı. “Ey Kureyş! Allah’ın Rasûlü, - [8- Maddî olan bir şey, kesafeti ne kadar fazla olursa o nisbette ince ve gizli şeyleri göremez...](https://nurdivani.com/8-maddi-olan-bir-sey-kesafeti-ne-kadar-fazla-olursa-o-nisbette-ince-ve-gizli-seyleri-goremez.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Maddî olan bir şey, kesafeti ne kadar fazla olursa o nisbette ince ve gizli şeyleri göremez ve onları idrakten kāsırdır. Fakat nur ve nurani şeyler, ne kadar nuraniyette terakki ederse o nisbette ince ve gizli şeylere nüfuzu tam ve keskin olur. Ve keza ne kadar latîf olursa o derecede maddiyatın içlerini keşfeder (Röntgen şuâı - [6- Lafızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâki kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâki ve sağlam kalır.](https://nurdivani.com/6-lafizlarin-tebedduluyle-mana-tebeddul-etmez-baki-kalir-kabuk-parcalanir-lub-baki-ve-saglam-kalir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Lafızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâki kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâki ve sağlam kalır. Libası yırtılır, cesedi sağlam, bâki kalır. Ceset ölüp dağılırsa da ruh bâki kalır. Cisim ihtiyarlanırsa enaniyet genç kalır. Çokluk, cemaat dağılır amma vâhid-i fert bâki kalır. Kesret bozulur, vahdet bâkidir. Madde kırılır, nur bâkidir. Binaenaleyh ömrün bidayetinden sonuna kadar devam - [Risale-i Nur’dan bazı dualar](https://nurdivani.com/risale-i-nurdan-bazi-dualar.html) - اَللّٰهُمَّ يَا مُنَزِّلَ الْقُرْاٰنِ بِحَقِّ الْقُرْاٰنِ وَبِحَقِّ مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın ve kendisine Kur’ân indirilen zâtın hakkı için, نَوِّرْ قُلُوبَنَا وَقُبوُرَنَا بِنُورِ اْلاِيمَانِ وَالْقُرْاٰنِ اٰمِينَ يَا مُسْتَعَانُ Kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müsteân! > On Üçüncü Söz سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ - [Münâcâtü’l-Acz ve’l-Fakr](https://nurdivani.com/munacatul-acz-vel-fakr.html) - اَللّٰهُمَّ نَوِّرْ قُلُوبَنَا بِنُورِ الْاٖيمَانِ وَ الْقُرْاٰنِ Allahım, kalbimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. اَللّٰهُمَّ اَغْنِنَا بِالْاِفْتِقَارِ اِلَيْكَ وَلاٰتَفْقُرْناَ بِاْلاِسْتِغْنَاۤءِ عَنْكَ Allahım, kendimizi daima Sana muhtaç olduğumuzu hissetmekle bizi zengin eyle; Senin rahmetine ihtiyaç duymamakla bizi fakir düşürme. تَبَرَّاْنَا اِلَيْكَ مِنْ حَوْلِناَ وَقُوَّتِناَ وَالْتَجَئْنَاۤ اِلٰى حَوْلِكَ وَقُوَّتِكَ فَاجْعَلْناَ مِنَ الْمُتَوَكِّلِينَ عَلَيْكَ Biz kendi güç ve - [Münâcâtü’l-İ‘tirâf ve’r-Ricâ](https://nurdivani.com/munacatul-itiraf-ver-rica.html) - اَللّٰهُمَّ إِنَّ عَفْوَكَ عَنْ ذُنُوبِى وَتَجَاوُزَكَ عَنْ خَطِيئَتِى Allah’ım, günahlarımı affetmen, hatalarımı görmezden gelmen, وَسَتْرَكَ عَنْ قَبِيحِ عَمَلِى أَطْمَعَنِى أَنْ أَسْأَلَكَ Çirkin amellerimi örtmen; Beni senden isteme hususunda ümitlendirdi. مَا لَا أَسْتَوْجِبُهُ عَلَيْكَ وَمِمَّا قَصَّرْتُ فِيهِ Beni Sen’den hak etmediğim ve elde edemeyeceğim şeyleri أَدْعُوكَ اٰمِنًا وَأَسْأَلُكَ مُسْتَأْنِساً اِنَّكَ لَمُحْسِنٌ اِلَىَّ Güven içinde sana dua - [Dualar Hazinesi -3](https://nurdivani.com/dualar-hazinesi-3.html) - اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ بِعِزِّكَ رَحْمَتَنَا Allah’ım! İzzetinle Senden isteriz. Bize merhamet et. هَذِهِ نَوَاصِينَا الْكَاذِبَةُ الْخَاطِئَةُ بَيْنَ يَدَيْكَ işte bu yalancı ve günahkâr alınlarımız Senin huzurundadır. عَبِيدُكَ سِوَانَا كَثِيرٌ Senin bizden başka kulların çoktur. وَلَيْسَ لَنَا سَيِّدٌ سِوَاكَ Bizim Sen’den başka sahibimiz yoktur. نَسْأَلُكَ مَسْأَلَةَ الْمِسْكِينِ Senden, bir muhtaç gibi istiyoruz. وَنَبْتَهِلُ إِلَيْكَ ابْتِهَالَ الْخَاضِعِ - [5- Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, devirden devire himaye eden, inhilalden vikaye eden...](https://nurdivani.com/5-bir-incir-tohumunu-tavirdan-tavira-hifzeden-devirden-devire-himaye-eden-inhilalden-vikaye-eden.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, devirden devire himaye eden, inhilalden vikaye eden ve o tohumda incir ağacının teşkilatına lâzım olan esasları kemal-i ihtimam ile muhafaza eden, elbette ve elbette, halife-i arz unvanını alan nev-i beşerin a’malini ihmal etmez, hıfzeder. Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, “Tavırdan tavıra” demek, bir hâlden başka bir hâle - [Üstünlük renkle değil, takvayladır](https://nurdivani.com/ustunluk-renkle-degil-takvayladir.html) - Ashab-ı kiramın büyüklerinden, Resûlullah Efendimiz’in müezzini olan Hz. Bilâl-i Habeşî, Habeş asıllı siyahî bir sahabiydi. Bir gün Hz. Ebû Zer ile aralarında bir mesele konuşuldu. Söz uzadı, tartışma sertleşti. O esnada Hz. Ebû Zer, öfkesine mağlup olarak Hz. Bilâl’i annesinin rengi üzerinden inciten bir söz söyledi. Peygamberî İkaz Bu söz Hz. Bilâl’in kalbini yaraladı. Mesele - [İhlas suresinde niye ihlas geçmez?](https://nurdivani.com/ihlas-suresinde-niye-ihlas-gecmez.html) - İmam Kuşeyri’nin ve genel olarak tasavvuf ehlinin bu soruya verdiği cevap, kelimenin tam anlamıyla bir "incelik" ve "edep" dersidir. İhlas Suresi’nde "ihlas" kelimesinin geçmemesi, bizzat ihlasın hakikatiyle ilgilidir. İşte Kuşeyri’nin işaretleri ve bu sırrın nedenleri: İhlasın Gizliliği: "Sır İçinde Sır" Kuşeyri’ye göre ihlas, o kadar saf ve o kadar gizli bir duygudur ki, dile gelip - [“Niçin savaşmayalım?” dediler; savaş farz olunca döndüler](https://nurdivani.com/nicin-savasmayalim-dediler-savas-farz-olunca-donduler.html) - اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَاِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ Peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ "Ya savaş size farz kılındığında gitmeyecek olursanız?" - [Kapılar kapanınca başlayan imtihan](https://nurdivani.com/kapilar-kapaninca-baslayan-imtihan.html) - وَرَاوَدَتْهُ الَّتٖي هُوَ فٖي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِهٖ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَؕ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّٖٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَؕ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ Ve o evinde kaldığı (hanım), onun nefsinden murâd almak istedi de kapıları iyice kilitledi ve: “Haydi gel!” dedi. (Yûsuf) dedi ki: “Allah'a sığınırım! Şübhesiz ki o (kocan), benim efendimdir; benim mevkiimi (hep) - [Yalandan şeytan bile utanır](https://nurdivani.com/yalandan-seytan-bile-utanir.html) - قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ ۝ إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ“İblis dedi ki: Senin izzetine yemin ederim ki, onların hepsini mutlaka azdıracağım. Ancak içlerinden ihlâsa erdirilmiş kulların müstesna.”(Sâd, 38/82–83) İmam Fahreddin er-Râzî bu ayetlerin tefsirinde çok ince bir nükteyi yakalar ve der ki; İblis'in bu istisnadan muradının, sözünde (yemininde) bir yalan meydana gelmemesi olduğu; çünkü eğer böyle - [1-Bir gece, yüz tabakalık irtifada, bir katran ağacının başındaki yuvada..](https://nurdivani.com/1-bir-gece-yuz-tabakalik-irtifada-bir-katran-agacinin-basindaki-yuvada.html) - (O malûm talebesine gönderilen mektubun bir parçasıdır.) Hâmisen: Bir mektupta, buradaki hissiyatıma hissedar olmak arzusunu yazmıştın. İşte binden birini işit. “Buradaki hissiyatıma hissedar olmak istemiştin…” derken, aslında yaşanmış bir hakikatin kapısı aralanıyor. Fakat hemen ardından gelen “binden birini işit” ifadesi, bu kapının tamamıyla açılmayacağını haber veriyor. Çünkü kalpte doğan o ince manalar, kelimelere sığmayacak kadar - [Dualar Hazinesi -6](https://nurdivani.com/dualar-hazinesi-6.html) - اللَّهُمَّ هَوِّنْ عَلَيْنَا سَكَرَاتِ الْمَوْتِ Allah’ım! Ölümün şiddetini bize kolaylaştır. وَتَوَفَّنَا وَأَنْتَ رَاضٍ عَنَّا Ve bizi senden razı olduğun hâlde vefat ettir. اللَّهُمَّ أَحْيِنَا مُسْلِمِينَ، وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ Allah’ım! Bizi Müslüman olarak yaşat, Müslüman olarak canımızı al; غَيْرَ خَزَايَا وَلَا مَفْتُونِينَ rezil olmadan ve fitneye düşmeden اللَّهُمَّ انْصُرْ دِينَكَ وَكِتَابَكَ وَسُنَّةَ نَبِيِّكَ، وَعِبَادَكَ الْمُوَحِّدِينَ Allah’ım! Dinine, - [Dualar Hazinesi -5](https://nurdivani.com/dualar-hazinesi-5.html) - اللَّهُمَّ أَصْلِحْ شَبَابَ الْمُسْلِمِينَ Allah’ım! Müslüman gençleri ıslah et. وَاجْعَلْهُمْ هُدَاةً مُهْتَدِينَ Onları hidayete ermiş, başkalarına da hidayet eden kimseler eyle. لَا ضَالِّينَ وَلَا مُضِلِّينَ Ne sapmış ne de saptıranlardan eyleme. اللَّهُمَّ وَفِّقْهُمْ لِطَاعَتِكَ Allah’ım! Onları sana itaate muvaffak kıl. وَجَنِّبْهُمْ أَسْبَابَ سَخَطِكَ Onları gazabını gerektiren sebeplerden uzak tut. وَاجْعَلْهُمْ ذُخْرًا لِلْإِسْلَامِ وَالْمُسْلِمِينَ Onları İslam - [Dualar Hazinesi -4](https://nurdivani.com/dualar-hazinesi-4.html) - اللَّهُمَّ اجْعَلْ خَيْرَ أَعْمَارِنَا أَوَاخِرَهَا Allah’ım! Ömrümüzün en hayırlısını sonu eyle. وَخَيْرَ أَعْمَالِنَا خَوَاتِمَهَا Amellerimizin en hayırlısını sonu eyle. وَخَيْرَ أَيَّامِنَا يَوْمَ لِقَائِكَ Günlerimizin en hayırlısını sana kavuştuğumuz gün eyle. اللَّهُمَّ اجْعَلِ الْقُبُورَ بَعْدَ فِرَاقِ الدُّنْيَا خَيْرَ مَنَازِلِنَا Allah’ım! Dünya ayrılığından sonra kabirlerimizi en hayırlı menzil eyle. وَافْسَحْ لَنَا فِيهَا وَلَا تُضَيِّقْ عَلَيْنَا فِيهَا Orayı - [Dualar Hazinesi -2](https://nurdivani.com/dualar-hazinesi-2.html) - اللَّهُمَّ أَصْلِحْ لَنَا دِينَنَا الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِنَا Allah’ım! İşlerimizin temeli olan dinimizi ıslah et. وَأَصْلِحْ لَنَا دُنْيَانَا الَّتِي فِيهَا مَعَاشُنَا Yaşadığımız dünyamızı da ıslah et. وَأَصْلِحْ لَنَا آخِرَتَنَا الَّتِي فِيهَا مَعَادُنَا Dönüşümüz olan ahiretimizi de ıslah et. وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لَنَا فِي كُلِّ خَيْرٍ Hayatı bizim için her hayrı artıran bir vesile kıl. وَالْمَوْتَ - [Düşmanlara karşı yapılacak dua (Hizbün Nasr )](https://nurdivani.com/dusmanlara-karsi-yapilacak-dua-hizbun-nasr.html) - اَللّٰهُمَّ بَدِّدْ شَمْلَهُمْ. اَللّٰهُمَّ فَرِّقْ جَمْعَهُمْ. Allah’ım, birliklerini toz duman et. Allah’ım, topluluklarını dağıt. اَللّٰهُمَّ أَقْلِلْ عَدَدَهُمْ. اَللّٰهُمَّ فُلَّ حَدَّهُمْ. Allah’ım, sayılarını azalt. Allah’ım, keskinliklerini körelt. اَللّٰهُمَّ اجْعَلِ الدَّائِرَةَ عَلَيْهِمْ. Allah’ım, belâları üzerlerine yağdır. اَللّٰهُمَّ أَوْصِلِ الْعَذَابَ إِلَيْهِمْ وَغَلَّ أَيْد۪يهِمْ Allah’ım, onlara azâbını ulaştır, ellerini bağla, وَارْبِطْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَلَا تُبَلِّغْهُمُ الْاٰمَالَ. Kalblerini tut ve - [İlticâ ve Tevekkül Duası](https://nurdivani.com/iltica-ve-tevekkul-duasi.html) - اَللّٰهُمَّ اعْفُ عَنَّا بِعَفْوِكَ وَاحْلُمْ عَلَيْنَا بِفَضْلِكَ. Allah’ım, bizi geniş affınla affeyle, fazlınla bize yumuşak davran, hemen cezâlandırma. سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ لَا أُحْصِى ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا اَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ. Seni hamdinle tesbih ederim Allah’ım. Seni hakkıyla senâ edemem, sen kendini nasıl senâ ettiysen öylesin. عَزَّ جَارُكَ وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ وَلَا يُهْزَمُ جُنْدُكَ Sana sığınan azîz - [Resulullah (s.a.v)'in Teheccüde kalkınca okuduğu dua](https://nurdivani.com/resulullah-s-a-vin-teheccude-kalkinca-okudugu-dua.html) - İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma-’dan rivâyet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem ﷺ gece teheccüd için kalktığında şöyle derlerdi: اَللّٰهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ اَنْتَ قَيِّمُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَنْ ف۪يهِنَّ. Allah’ım sana hamd olsun. Sen bütün semaları, arzı ve onlardakileri ayakta tutansın. وَلَكَ الْحَمْدُ اَنْتَ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَنْ ف۪يهِنَّ. Hamd sana mahsûstur ey Rabbim! Sen semâların, arzın ve onlarda - [İmam Şazeli Hazretlerinin Duası](https://nurdivani.com/imam-sazeli-hazretlerinin-duasi.html) - يَا رَبِّ عَبْدُكَ قَدْ أَحَاطَتْ بِهِ خَطِيئَاتُهُ وَأَنْتَ الْعَظِيمُ ، Ey Rabbim! Kulunu günahları kuşattı. Sen ise Azim olansın. وَنِدَائِي تَسْمَعُ وَأَنْتَ السَّمِيعُ ، Sen nidamızı işitirsin, çünkü sen Semi'sin, işitensin. وَقَدْ عَجَزْتُ عَنْ سِيَاسَةِ نَفْسِي وَأَنْتَ الْعَلِيمُ ، Nefsimizin siyasetinden dolayı aciz kaldık. Sen zaten bunu biliyorsun. كَيْفَ يَكُونُ ذَنْبِي عَظِيمًا مَعَ عَظَمَتِكَ ، Bizim - [İmam Şazeli Hazretlerinin Duası (Günahkar kalplere)](https://nurdivani.com/imam-sazeli-hazretlerinin-duasi-gunahkar-kalplere.html) - اَللَّهُمَّ أَنْتَ مَنَنْتَ عَلَيَّ Ey Allah’ımız! Sen bize lütufta bulundun. بِالإيمَانِ وَالمْحَبَّهِ وَالطَّاعَةِ وَالتَّوْحِيدِ Bize iman, muhabbet verdin, sana itaati nasip ettin ve tevhidi ihsan ettin. وَأَحَاطَتْ بِيَ الْغَفْلَةُ وَالشَّهْوَةُ وَالْمَعْصِيَةُ Beni gaflet, şehvet ve günahlar kuşattı. وَطَرَحَتْنِي نَفْسِي فِى بَحْرِ الْهَوَى فَهِيَ مُظْلِمَة Nefsim de beni heva denizine attı ki, o deniz çok karanlıktır. - [Dualar Hazinesi -1](https://nurdivani.com/dualar-hazinesi-1.html) - اللَّهُمَّ اهْدِنَا فِيمَنْ هَدَيْتَ Allah’ım! Bizi hidayet verdiklerinin arasında hidayete erdir. وَعَافِنَا فِيمَنْ عَافَيْتَ Bizi afiyet verdiklerinin arasında afiyete kavuştur. وَتَوَلَّنَا فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ Bizi dost edindiklerinin arasında dost edin. وَبَارِكْ لَنَا فِيمَا أَعْطَيْتَ Bize verdiklerini bizim için bereketli kıl. وَقِنَا وَاصْرِفْ عَنَّا شَرَّ مَا قَضَيْتَ Hakkımızda hükmettiğin şeylerin şerrinden bizi koru ve uzaklaştır. فَإِنَّكَ تَقْضِي - [Tevhîd ve Teslîm duası](https://nurdivani.com/tevhid-ve-teslim-duasi.html) - اَللّٰهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ. وَلَا مُعْطِىَ لِمَا مَنَعْتَ. Allah’ım, senin verdiğine mâni olacak yok, senin engellediğini verecek yok وَلَا رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ. Takdir ettiğin şeyi geri çevirecek yok, hükmettiğini değiştirecek yok, وَلَا هَادِىَ لِمَا اَضْلَلْتَ. وَلَا مُضِلَّ لِمَا هَدَيْتَ. Saptırdığını hidâyete erdirecek yok, hidâyete erdirdiğini saptıracak yok, وَلَا مُيَسِّرَ لِمَا - [İbnül Arabi Hazretlerinin Duası](https://nurdivani.com/ibnul-arabi-hazretlerinin-duasi.html) - اَللَّهُمَّ ارْحَمْنَا اِذَا عَرِقَ الْجَبِينُ ، وَكَثُرَ الاَنِينُ Ey Allah’ımız, bize merhamet et! Alın terlediğinde, İniltiler çoğaldığında. وَبَكَى عَلَيْنَا الْحَبِيبُ ، وَيَئِسَ مِنَّا الطَّبِيبُ Dostlar üzerimize ağladığında, Doktor bizden ümidi kestiğinde. اَللَّهُمَّ ارْحَمْنَا اِذَا وَارَانَا التُّرَابُ ، وَوَدَعَنَا الأَحْبَابُ Ey Allah’ımız, bize merhamet et! Toprak bizi örttüğünde, Dostlar bizimle vedalaştığında وَفَارَقَنَا النَّعِيمُ ، وَانْقَطَعَ النَّسِيمُ - [Abdülkadir Geylani Hazretlerinin müthiş bir duası](https://nurdivani.com/abdulkadir-geylani-hazretlerinin-muthis-bir-duasi.html) - اَللَّهُمَّ أَمَرْتَنَا أَنْ لاَ نَرُدَّ الْمَسَاكِينَ عَنْ أَبْوَابِنَا، Ey Allah'ımız! Sen bize, miskinleri kapımızdan kovmamamızı emrettin. وَنَحْنُ مَسَاكِينُكَ فَلاَ تَرُدَّنَا عَنْ بَابِكَ يَا كَرِيمُ Ya Rab! Biz de senin miskinleriniz. Bizi kapından boş çevirme ya Kerim! وَأَمَرْتَنَا أَنْ نَتَصَدَّقَ عَلَى فُقَرَائِنَا، Ya Rabbi! Sen yine bize, fakirlerimize sadaka vermemizi emrettin. وَنَحْنُ فُقَرَاؤُكَ فَتَصَدَّقْ عَلَيْنَا Biz - [Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Seher Duası](https://nurdivani.com/abdulkadir-geylani-hazretlerinin-seher-duasi.html) - يَا إِلٰهِي يَا رَبِّي ، غَلَّقَتِ الْمُلُوكُ أَبْوَابَهَا ، وَبَابُكَ مَفْتُوحٌ لِلسَّائِلِينَ Ey İlahımız, ey Rabbimiz! Sultanlar kapılarını kapadı. Senin kapınsa isteyenlere açıktır وَغَارَتِ النُّجُومُ ، وَنَامَتِ الْعُيُونُ ، وَأَنْتَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ Yıldızlar battı. Gözler de uykudadır. Sen ise Hayy ve Kayyum olansın. اَلَّذِي لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ ، وَفُرِشَتِ الْفُرُشُ ، وَخَلاَ كُلُّ - [Zeynel Abidin Hazretleri’nin duası](https://nurdivani.com/zeynel-abidin-hazretlerinin-duasi.html) - إِلٰهِي كَيْفَ أَدْعُوكَ وَأَنَا أَنَا Allah’ım! Ben ben iken (kusurlarım, günahlarım ve aczimle böyle bir kul iken) Sana nasıl dua edeyim? وَكَيْفَ أَقْطَعُ رَجَائِي مِنْكَ وَأَنْتَ أَنْتَ Ama Sen de Sensin… (rahmeti sonsuz, ihsanı nihayetsiz olan Rabbim) O hâlde ben Senden nasıl ümidimi kesebilirim? إِلٰهِي إِذَا لَمْ أَسْأَلْكَ فَتُعْطِينِي Allah’ım! Eğer ben Senden istemezsem ve - [2- Gelelim Hazret-i Zeyneb’in tezevvücüne...](https://nurdivani.com/2-gelelim-hazret-i-zeynebin-tezevvucune.html) - Gelelim Hazret-i Zeyneb’in tezevvücüne: Yirmi Beşinci Söz’ün Birinci Şule’sinin Üçüncü Şuâ’ının misallerinden olan مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَ خَاتَمَ النَّبِيّٖنَ âyetine dair şöyle yazılmış ki insanların tabakatına göre bir tek âyet, müteaddid vücuhlarla, her bir tabakanın fehmine göre bir mana ifade ediyor. Bu parçada Üstad Hazretleri, Hazret-i Zeyneb validemizle - [1- Evet, on beş yaşından kırk yaşına kadar, hararet-i gariziyenin galeyanı hengâmında](https://nurdivani.com/1-evet-on-bes-yasindan-kirk-yasina-kadar-hararet-i-gariziyenin-galeyani-hengaminda.html) - Aziz kardeşlerim!Bana söylemek üzere Şamlı Hâfız’a iki şey demişsiniz:Birincisi: “Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın Zeyneb’i tezevvücünü; eski zaman münafıkları gibi yeni zamanın ehl-i dalaleti dahi medar-ı tenkit buluyorlar, nefsanî, şehvanî telakki ediyorlar.” diyorsunuz. Bu mektupta Bediüzzaman Hazretleri, Peygamber Efendimiz’in ﷺ Hazret-i Zeyneb validemizle evliliği üzerinden yapılan çirkin ithamlara cevap veriyor. Eski münafıkların yaptığı gibi yeni zamanın inkârcıları - [3- Bırak bîçare feryadı, beladan kıl tevekkül. Zira feryat bela-ender, hata-ender beladır bil.](https://nurdivani.com/3-birak-bicare-feryadi-beladan-kil-tevekkul-zira-feryat-bela-ender-hata-ender-beladir-bil.html) - Önceki bölümde Üstad Hazretleri, önce kalbin gurbetler içinde nasıl sarsıldığını anlatmıştı; şimdi ise aklın, feryat eden nefse nasıl ders verdiğini gösteriyor. Yani burada sahne değişiyor: Kalp ağlamış, nefis inlemiş, ruh yalnızlığı hissetmiş; fakat akıl iman nuruyla devreye girip nefse diyor ki: “Feryat etme, tevekkül et. Çünkü musibeti büyüten çoğu zaman musibetin kendisi değil, ona karşı - [2- İşte gece vakti, şu garibane dağlarda sessiz sadâsız, yalnız ağaçların hazînane hemhemeleri içinde...](https://nurdivani.com/2-iste-gece-vakti-su-garibane-daglarda-sessiz-sadasiz-yalniz-agaclarin-hazinane-hemhemeleri-icinde.html) - İşte gece vakti, şu garibane dağlarda sessiz sadâsız, yalnız ağaçların hazînane hemhemeleri içinde kendimi birbiri içinde beş muhtelif renkli gurbetlerde gördüm: Birincisi, ihtiyarlık sırrıyla, hemen ekseriyet-i mutlaka ile akran ve ahbabım ve akaribimden yalnız ve garib kaldım. Onlar beni bırakıp âlem-i berzaha gittiklerinden neş’et eden hazîn bir gurbeti hissettim. İşte şu gurbet içinde ayrı diğer - [1- Gayretli kardeşlerim, hamiyetli arkadaşlarım ve dünya denilen diyar-ı gurbette medar-ı tesellilerim!](https://nurdivani.com/1-gayretli-kardeslerim-hamiyetli-arkadaslarim-ve-dunya-denilen-diyar-i-gurbette-medar-i-tesellilerim.html) - Altıncı Mektup بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ سَلَامُ اللّٰهِ وَ رَحْمَتُهُ وَ بَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمَا وَ عَلٰى اِخْوَانِكُمَا مَادَامَ الْمَلَوَانِ وَ تَعَاقَبَ الْعَصْرَانِ وَ مَادَارَ الْقَمَرَانِ وَ اسْتَقْبَلَ الْفَرْقَدَانِ Gayretli kardeşlerim, hamiyetli arkadaşlarım ve dünya denilen diyar-ı gurbette medar-ı tesellilerim! Madem Cenab-ı Hak sizleri, fikrime ihsan ettiği manalara hissedar etmiştir; elbette hissiyatıma - [1- Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim.](https://nurdivani.com/1-hakaik-i-imaniyeden-bir-meselenin-inkisafini-binler-ezvak-ve-mevacid-ve-keramata-tercih-ederim.html) - Silsile-i Nakşî’nin kahramanı ve bir güneşi olan İmam-ı Rabbanî (ra) Mektubat’ında demiş ki: “Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim.” İmam-ı Rabbânî’nin Ölçüsü İmam-ı Rabbânî Hazretleri, iman hakikatlerinden bir meselenin kendisine açılmasını, binlerce tasavvufî zevke ve keramete tercih ettiğini söylüyor. Çünkü keramet şahsî bir hâl olabilir; fakat iman hakikatinin - [11- Şu güzel ziynetli odanın dört duvarında, dördümüze ait dört endam âyinesi bulunsa...](https://nurdivani.com/11-su-guzel-ziynetli-odanin-dort-duvarinda-dordumuze-ait-dort-endam-ayinesi-bulunsa.html) - Şu hakikati tenvir için şu temsile bak. Mesela: Şu güzel ziynetli odanın dört duvarında, dördümüze ait dört endam âyinesi bulunsa o vakit beş oda olur. Biri hakiki ve umumî, dördü misalî ve hususi… Her birimiz kendi âyinemiz vasıtasıyla, hususi odamızın şeklini, heyetini, rengini değiştirebiliriz. Kırmızı boya vursak kırmızı, yeşil boyasak yeşil gösterir ve hâkeza… Âyinede - [10- Mahbublara olan aşk-ı mecazî aşk-ı hakikiye inkılab ettiği gibi acaba ekser nâsda bulunan...](https://nurdivani.com/10-mahbublara-olan-ask-i-mecazi-ask-i-hakikiye-inkilab-ettigi-gibi-acaba-ekser-nasda-bulunan.html) - Dördüncü Sual Mahbublara olan aşk-ı mecazî aşk-ı hakikiye inkılab ettiği gibi acaba ekser nâsda bulunan dünyaya karşı olan aşk-ı mecazî dahi bir aşk-ı hakikiye inkılab edebilir mi? Aşk-ı mecazî, insanın yaratılmış varlıklarda gördüğü güzelliklere duyduğu sevgidir. İnsan birini sevdiğinde, aslında o kişideki cemali, şefkati ve cazibeyi sever. Fakat bu güzellikler o varlığın kendisine ait değildir; - [3- Eskiden kırk günden tut tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi.](https://nurdivani.com/3-eskiden-kirk-gunden-tut-ta-kirk-seneye-kadar-bir-seyr-u-suluk-ile-bazi-hakaik-i-imaniyeye-ancak-cikilabilirdi.html) - Eskiden kırk günden tut tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaike çıkılacak bir yol bulunsa o yola karşı lâkayt kalmak, elbette kâr-ı akıl değil. Zamanın Değişen İhtiyacı Eskiden bir insan kırk gün, kırk ay veya kırk sene süren seyr - [2- Eğer Şeyh Abdülkadir-i Geylanî (ra) ve Şah-ı Nakşibend (ra) ve İmam-ı Rabbanî (ra) gibi zatlar bu zamanda olsaydılar,](https://nurdivani.com/2-eger-seyh-abdulkadir-i-geylani-ra-ve-sah-i-naksibend-ra-ve-imam-i-rabbani-ra-gibi-zatlar-bu-zamanda-olsaydilar.html) - Madem hakikat böyledir, ben tahmin ediyorum ki eğer Şeyh Abdülkadir-i Geylanî (ra) ve Şah-ı Nakşibend (ra) ve İmam-ı Rabbanî (ra) gibi zatlar bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakaik-i imaniyenin ve akaid-i İslâmiyenin takviyesine sarf edeceklerdi. Çünkü saadet-i ebediyenin medarı onlardır. Onlarda kusur edilse şakavet-i ebediyeye sebebiyet verir. Zamanın hastalığı ne ise, büyük zatların himmeti de - [5- Hem öyle bir tarzda güneşi takip ediyor ki bir saniye kadar yolunu şaşırmıyor, zerre kadar vazifesinden geri kalmıyor.](https://nurdivani.com/5-hem-oyle-bir-tarzda-gunesi-takip-ediyor-ki-bir-saniye-kadar-yolunu-sasirmiyor-zerre-kadar-vazifesinden-geri-kalmiyor.html) - Hem öyle bir tarzda güneşi takip ediyor ki bir saniye kadar yolunu şaşırmıyor, zerre kadar vazifesinden geri kalmıyor. Dikkatle bakana سُبْحَانَ مَنْ تَحَيَّرَ فٖى صُنْعِهِ الْعُقُولُ dedirtiyor. Hususan mayısın âhirinde olduğu gibi bazı vakitte ince hilâl şeklinde Süreyya menziline girdiği vakit, hurma ağacının eğilmiş beyaz bir dalı suretini ve Süreyya bir salkım suretini gösterdiğinden o - [8- Sâni’-i Kadîr, Fâtır-ı Hakîm, Vâhid-i Ehad kemal-i kudretini ve cemal-i hikmetini ve delil-i vahdetini göstermek için](https://nurdivani.com/8-sani-i-kadir-fatir-i-hakim-vahid-i-ehad-kemal-i-kudretini-ve-cemal-i-hikmetini-ve-delil-i-vahdetini-gostermek-icin.html) - Hatıra gelen ikinci nükte: Sâni’-i Kadîr, Fâtır-ı Hakîm, Vâhid-i Ehad kemal-i kudretini ve cemal-i hikmetini ve delil-i vahdetini göstermek için pek az bir şeyle çok işleri görmek; pek küçük bir şeyle, pek büyük vazifeleri gördürmeyi âdet etmiştir. “Sâni’-i Kadîr, Fâtır-ı Hakîm, Vâhid-i Ehad…” Burada Allah’ın üç ismiyle mesele açılıyor. Sâni’-i Kadîr, her şeyi sanatla yapan - [7- Cennet ve cehennem pek çok uzaktırlar. Haydi ehl-i cennet, lütf-u İlahî ile berk ve burak gibi uçarak...](https://nurdivani.com/7-cennet-ve-cehennem-pek-cok-uzaktirlar-haydi-ehl-i-cennet-lutf-u-ilahi-ile-berk-ve-burak-gibi-ucarak.html) - Bu noktadan iki nükte-i imaniye hatıra geldi: Birincisi: Birkaç gün evvel bir misafirim bana sual etti. O şüpheli sualin esası şudur: Cennet ve cehennem pek çok uzaktırlar. Haydi ehl-i cennet, lütf-u İlahî ile berk ve burak gibi uçarak haşirden geçerler, cennete giderler. Fakat ehl-i cehennem, sakîl cisimleri ve büyük ve ağır günahların yükleri altında nasıl - [6- Zemin musahhar bir sefine, bir merkûb olduğunu işaret ediyor.](https://nurdivani.com/6-zemin-musahhar-bir-sefine-bir-merkub-oldugunu-isaret-ediyor.html) - Sonra هُوَ الَّذٖى جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا فٖى مَنَاكِبِهَا âyeti hatırıma geldi ki zemin musahhar bir sefine, bir merkûb olduğunu işaret ediyor. O işaretten kendimi feza-yı kâinatta süratle seyahat eden pek büyük bir geminin yüksek bir mevkiinde gördüm. At ve gemi gibi bir merkûbe binildiği zaman kıraatı sünnet olan سُبْحَانَ الَّذٖى سَخَّرَ لَنَا هٰذَا - [4- Evet, kamerin takdiri ve tedviri ve tedbir ve tenviri ve zemine ve güneşe karşı gayet dakik bir hesapla vaziyetleri,](https://nurdivani.com/4-evet-kamerin-takdiri-ve-tedviri-ve-tedbir-ve-tenviri-ve-zemine-ve-gunese-karsi-gayet-dakik-bir-hesapla-vaziyetleri.html) - Sonra kamere baktım. وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدٖيمِ âyetinin gayet parlak bir nur-u i’cazı ifade ettiğini gördüm. Evet, kamerin takdiri ve tedviri ve tedbir ve tenviri ve zemine ve güneşe karşı gayet dakik bir hesapla vaziyetleri, o kadar hayret-feza, o derece hârikadır ki onu öyle tanzim eden ve takdir eden bir Kadîr’e hiçbir - [3- Şimdi şu “Hunnes, Künnes” tabir edilen seyyarelerle şu zeminimizi kâinat fezasında birer gemi...](https://nurdivani.com/3-simdi-su-hunnes-kunnes-tabir-edilen-seyyarelerle-su-zeminimizi-kainat-fezasinda-birer-gemi.html) - Şimdi şu “Hunnes, Künnes” tabir edilen seyyarelerle şu zeminimizi kâinat fezasında birer gemi, birer tayyare suretinde kemal-i intizamla döndüren ve seyr ü seyahat ettiren Zat’ın haşmet-i rububiyetini ve şaşaa-i saltanat-ı uluhiyetini güneş gibi parlaklığıyla gösteriyorlar. Bak bir saltanatın haşmetine ki gemileri ve tayyareleri içinde öyleleri var ki bin defa küre-i arz kadar bir cesamette ve - [2- Evet şu seyyareler, kumandanları olan güneşin dairesinden çıkıyorlar, sabit yıldızlar dairesine girerek...](https://nurdivani.com/2-evet-su-seyyareler-kumandanlari-olan-gunesin-dairesinden-cikiyorlar-sabit-yildizlar-dairesine-girerek.html) - Evet şu seyyareler, kumandanları olan güneşin dairesinden çıkıyorlar, sabit yıldızlar dairesine girerek semada yeni yeni nakışları ve sanatları gösteriyorlar. Bazen kendileri gibi parlak bir yıldıza omuz omuza verir güzel bir vaziyet gösteriyorlar. Bazen küçük yıldızlar içine girip bir kumandan suretini gösteriyorlar. Hususuyla bu mevsimde, akşamdan sonra ufukta Zühre yıldızı ve fecirden evvel diğer parlak bir - [4- Dinle de yıldızları şu hutbe-i şirinine Name-i nurîn-i hikmet, bak ne takrir eylemiş.](https://nurdivani.com/4-dinle-de-yildizlari-su-hutbe-i-sirinine-name-i-nurin-i-hikmet-bak-ne-takrir-eylemis.html) - Sonra senin yazdığın: “Bak kitab-ı kâinatın safha-i rengînine, ilâ âhir…” olan rengîn ve zengin şiir hatırıma geldi. O şiir ile semanın yüzündeki yıldızlara baktım. “Keşke şair olsaydım, bunu tekmil etseydim.” dedim. Halbuki şiir ve nazma istidadım yokken yine başladım fakat nazım ve şiir yapamadım, nasıl hutur etti ise öyle yazdım. Benim vârisim olan sen, istersen - [3- Der tarîk-ı Nakşibendî lâzım âmed çâr terk](https://nurdivani.com/3-der-tarik-i-naksibendi-lazim-amed-car-terk.html) - İkincisi: Tarîk-ı Nakşî hakkında denilen: Der tarîk-ı Nakşibendî lâzım âmed çâr terk: Terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî, terk-i terk olan fıkra-i rânâ birden hatıra geldi. O hatıra ile beraber, birden şu fıkra tulû etti: Der tarîk-ı acz-mendî lâzım âmed çâr çîz: Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şükr-ü mutlak, şevk-i mutlak ey aziz! Üstad Hazretleri burada Nakşibendî - [2- İsm-i Rahîm ve ism-i Hakîm mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş.](https://nurdivani.com/2-ism-i-rahim-ve-ism-i-hakim-mazhariyetine-medar-bir-vaziyet-verilmis.html) - Birincisi: Bir parça mahrem bir sırdır fakat senden sır saklanmaz. Şöyle ki: Ehl-i hakikatin bir kısmı nasıl ki ism-i Vedud’a mazhardırlar ve a’zamî bir mertebede o ismin cilveleriyle, mevcudatın pencereleriyle Vâcibü’l-vücud’a bakıyorlar. Öyle de şu hiç-ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet-i Kur’an’a istihdamı hengâmında ve o hazine-i bînihayenin dellâlı olduğu bir vakitte, ism-i Rahîm ve - [1- Ben şimdi Çam Dağı’nda, yüksek bir tepede, büyük bir çam ağacının tepesinde...](https://nurdivani.com/1-ben-simdi-cam-daginda-yuksek-bir-tepede-buyuk-bir-cam-agacinin-tepesinde.html) - Dördüncü Mektup بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ سَلَامُ اللّٰهِ وَ رَحْمَتُهُ وَ بَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ وَ عَلٰى اِخْوَانِكُمْ لَاسِيَّمَا … الخ Aziz kardeşlerim! Ben şimdi Çam Dağı’nda, yüksek bir tepede, büyük bir çam ağacının tepesinde bir menzilde bulunuyorum. İnsten tevahhuş ve vuhuşa ünsiyet ettim. İnsanlarla sohbet arzu ettiğim vakit, hayalen sizleri yanımda - [6- Salahat niyetiyle sana verilen bir şeyi, salih olmazsan kabul etmek haramdır.](https://nurdivani.com/6-salahat-niyetiyle-sana-verilen-bir-seyi-salih-olmazsan-kabul-etmek-haramdir.html) - Altıncısı: Ve istiğna sebebinin en mühimmi, mezhebimizce en muteber olan İbn-i Hacer diyor ki: “Salahat niyetiyle sana verilen bir şeyi, salih olmazsan kabul etmek haramdır.” Bediüzzaman Said Nursî bu maddede en tehlikeli noktayı gösteriyor: İnsanların sana verdiği şey, senin zannettiğin gibi bir “ikram” olmayabilir. Bazen o, sana yüklenen bir manadır. Seni “salih” zannederek sana verilen - [Suyun akışkanlığı tesadüf olabilir mi?](https://nurdivani.com/suyun-akiskanligi-tesaduf-olabilir-mi.html) - Suyun Hayat İçin Özel Yaratılışı Yeryüzünün yaklaşık 3/4’ü, insan bedeninin ise yaklaşık %70’i sudan meydana gelir. Bu bile suyun ne kadar hayati bir nimet olduğunu göstermeye yeter. Su, insan bedenindeki her hücreye ulaşır, damarlar içinde dolaşır, dokulara taşınır ve hayatın devamı için gerekli olan pek çok vazifede rol alır. 100 trilyon hücrenin her birine besin - [Beynin içindeki akıl almaz mucize](https://nurdivani.com/beynin-icindeki-akil-almaz-mucize.html) - İnsan Beyni: Küçük Hacimde Büyük Bir Âlem İnsan beyni, hacim olarak bedenin küçük bir parçası gibi görünür; fakat yaptığı işler itibarıyla akılları hayrette bırakan muhteşem bir merkezdir. Beyin yaklaşık olarak %80 su, %10 yağ ve %8 proteinlerden meydana gelir. Geri kalan kısmında ise karbonhidrat, tuz ve çeşitli mineraller bulunur. Yani görünüşte maddesi basittir; fakat o - [Hipofiz Bezi: Bedenin gizli komuta merkezi](https://nurdivani.com/hipofiz-bezi-bedenin-gizli-komuta-merkezi.html) - Hipofiz Bezi: Küçük Bir Organ, Büyük Bir İdare İnsan beyninin içinde yaklaşık 0.5 gram ağırlığında, bezelye tanesi kadar küçük bir organ vardır: hipofiz bezi. Görünüşte küçücük bir et parçası olan bu bez, bedenin en hayati merkezlerinden biri olarak yaratılmıştır. Çünkü vücuttaki birçok sistemi yöneten hormonların sevk ve idaresinde son derece önemli bir vazife görür. Küçük - [Beyindeki muhteşem sinir ağı](https://nurdivani.com/beyindeki-muhtesem-sinir-agi.html) - İnsan beyni, yeryüzündeki en hayret verici yaratılış mucizelerinden biridir. Dünyada aynı anda yüz milyonlarca telefon görüşmesi yapılabilir ve bu, insana çok büyük bir iletişim ağı gibi görünür. Fakat bütün bu küresel ağ, tek bir insan beyninin içinde kurulmuş olan muhteşem sistemle kıyaslandığında oldukça sönük kalır. Çünkü insan beyninde ortalama 100.000.000.000 yani yüz milyar nöron, başka - [Genlerin içindeki ilahi program](https://nurdivani.com/genlerin-icindeki-ilahi-program.html) - Genler: Bedenin Sessiz Programı İnsan kendi bedeninde olup biten birçok faaliyetin farkında bile değildir. Kalbinin her an nasıl attığını kontrol etmez. Yemek yerken tükürük bezlerine çalışma emri vermez. Nefes almayı her saniye bilinçli şekilde hatırlamaz. Buna rağmen kalp atar, akciğerler çalışır, mide sindirir, kan dolaşır, hücreler yenilenir. İnsan uyurken bile bedenindeki sistemler durmaz; büyük bir - [Karaciğerin içindeki 500 vazife](https://nurdivani.com/karacigerin-icindeki-500-vazife.html) - Karaciğer Hücreleri Karaciğer, insan bedeninde sessizce çalışan büyük bir kimya merkezi gibidir. Dışarıdan bakıldığında sadece bir organ gibi görünür; fakat onun içinde milyonlarca hücre, durmadan ve şaşmadan vazife görür. Karaciğer hücrelerinin her biri yaklaşık 500 kadar değişik kimyasal işlem gerçekleştirme kabiliyetine sahiptir. Bu hücreler, sindirimden dolaşıma, boşaltımdan zehirli maddelerin temizlenmesine kadar bedenin birçok sistemiyle irtibatlı - [Fotosentez: Bir yaprağın sessiz mucizesi](https://nurdivani.com/fotosentez-bir-yapragin-sessiz-mucizesi.html) - Elinize tek bir yaprak alın ve ona dikkatle bakın. Dışarıdan bakıldığında ince, narin ve sessiz bir varlık gibi görünür. Fakat o yaprağın içinde, insan aklını hayrette bırakacak kadar büyük kimyasal işlemler gerçekleşir. Küçücük bir yaprak, insanların büyük laboratuvarlarda tam manasıyla taklit edemediği fotosentez hadisesini büyük bir sükûnet içinde yapar. Yaprağın İçindeki Hayat Fabrikası Fotosentez, yeryüzündeki - [Su döngüsü tesadüf değildir](https://nurdivani.com/su-dongusu-tesaduf-degildir.html) - Su, insan için en temel nimetlerden biridir. İçtiğimiz, yıkandığımız, toprağı dirilten, bitkilere hayat veren, bedenimizin büyük kısmını ayakta tutan bu nimet; öyle sıradan bir madde değildir. İnsan bugün birçok şeyi laboratuvarda inceleyebilir, birçok maddeyi işleyebilir; fakat yeryüzündeki bütün hayatı ayakta tutacak ölçüde suyu yoktan var etmek, onu göklere kaldırıp tekrar rahmet olarak indirmek insanın kudretiyle - [Sineğin gözündeki 8000 mercek](https://nurdivani.com/sinegin-gozundeki-8000-mercek.html) - Küçücük Sinekte Büyük Bir Sanat Sinek, çoğu zaman önemsemediğimiz küçücük bir canlıdır. Hâlbuki dikkatle bakıldığında, birkaç milimetrelik bedeninde insanı hayrete düşüren büyük bir yaratılış sanatı saklıdır. Saniyede 500 kere kanat çırpması, havada ani dönüşler yapması, konacağı yeri hassas şekilde seçmesi ve çok hızlı hareket etmesi başlı başına bir harikadır. Petek Gözlerdeki Hayret Verici Sistem Sineğin - [Hissetmemek de bir nimettir](https://nurdivani.com/hissetmemek-de-bir-nimettir.html) - Vücuttaki Kusursuz Uyarı Sistemi İnsan, gün boyunca cildiyle temas eden sayısız şeyle beraber yaşar. Elbisesi bedenine değer, saati bileğine temas eder, koltuk vücuduna basınç uygular, gece yorganı tenini örter. Fakat insan bütün bu temasları her an sürekli hissetmez. Eğer hissetseydi, hayat büyük bir rahatsızlığa dönüşürdü. Derinin Alışma Mekanizması İnsan derisindeki duyu alıcıları, sürekli devam eden - [Kokuyu yaratan da koklatan da O’dur](https://nurdivani.com/kokuyu-yaratan-da-koklatan-da-odur.html) - Koklamak Basit Bir Fiil Değildir Koklamak, insanın farkına bile varmadan yaptığı; fakat içinde son derece hassas bir sistem taşıyan harika bir fiildir. Bir gülü kokladığımızda, sadece burnumuza güzel bir koku gelmiş olmaz. O kokunun molekülleri burnumuzdaki özel alıcılara ulaşır, orada bir mesaj hâline gelir, sinirler vasıtasıyla beyne taşınır ve beyin o kokuyu tanıyarak bize “Bu - [İnsan dokunur, Allah hissettirir](https://nurdivani.com/insan-dokunur-allah-hissettirir.html) - Dokunmak Basit Bir Temas Değildir Dokunma, insanın çevresindeki fiziksel temasları hissetmesini sağlayan son derece hassas bir duyudur. İnsan bir şeye eliyle temas ettiğinde sadece “dokundum” der; fakat o dokunuşun arkasında deri, sinir uçları, omurilik, beyin ve duyusal merkezler birlikte çalışır. Yani dokunmak, basit bir temas değil; vücudun çevreyle kurduğu büyük bir haberleşme sistemidir. Deri Uyarıyı - [İnsan duyma fiiline sahip çıkabilir mi?](https://nurdivani.com/insan-duyma-fiiline-sahip-cikabilir-mi.html) - Duymak Basit Bir Ses İşitmek Değildir Duyma, dışarıdan gelen ses dalgalarının kulakta titreşime, sonra elektriksel sinyale, nihayet beyinde anlamlı bir sese dönüşmesiyle gerçekleşen son derece hassas bir hadisedir. İnsan sadece “duydum” der; fakat bu duymanın arkasında dış kulak, kulak zarı, orta kulak kemikleri, iç kulak, işitme siniri ve beyin birlikte çalışır. Ses Dalgaları Kulağa Ulaşır - [Görme fiilinin hakiki sahibi](https://nurdivani.com/gorme-fiilinin-hakiki-sahibi.html) - Görmek Basit Bir Fiil Değildir Görmek, insanın en kolay yaptığı fiillerden biri gibi görünür. Hâlbuki hakikatte görme; göz, beyin, sinir sistemi, ışık, retina, mercek ve görsel merkezlerin birlikte çalışmasıyla gerçekleşen son derece hassas bir hadisedir. İnsan sadece “bakıyorum” der; fakat o bakışın arkasında, akılları hayrette bırakan büyük bir sistem işler. Işık Göze Ulaşır Görme hadisesi, - [Yürümek sanıldığı kadar basit mi?](https://nurdivani.com/yurumek-sanildigi-kadar-basit-mi.html) - Yürümek Basit Bir Hareket Değildir Yürümek, dışarıdan bakıldığında çok basit görünen; fakat insan vücudunda son derece karmaşık bir koordinasyonla gerçekleşen harika bir fiildir. Bir adım atabilmek için beyin, sinir sistemi, kaslar, kemikler, eklemler, denge organları, kalp ve solunum sistemi birlikte çalışır. Bu sistemlerden biri görevini aksatsa, insanın düzgün yürümesi zorlaşır. Komut Beyinden Gelir Yürüyüş önce - [Yeryüzü sofrasının sahibi kim?](https://nurdivani.com/yeryuzu-sofrasinin-sahibi-kim.html) - Bir Sofra Düşünün, Tek Bir Ekmek Parçası Var Bir odaya girseniz. Odanın tam ortasında bir sofra kurulmuş. Üzerinde bir parça ekmek, birkaç zeytin ve bir bardak su. Sadece bu. Şimdi soruyorum: Bütün dünya bir araya gelse de "Bu sofra kendi kendine kuruldu, kimse onu hazırlamadı, tesadüfen şu hali aldı" dese, sizi inandırabilirler mi? Yoksa hepsine - [Bulutlar neden ve nasıl yardıma koşar?](https://nurdivani.com/bulutlar-neden-ve-nasil-yardima-kosar.html) - Bulutlar Neden ve Nasıl Yardıma Koşar? Bulutlar, yağmurları ile yeryüzü ahalisinin yardımına koşar ve onları susuz bırakmaz. Peki bu hadise karşısında hangi açıklamayı kabul edeceksin? İşte üç ihtimal: Birinci İhtimal: Bulutlar Şefkatli mi? Diyebilirsin ki: Bulutlar, insanları, hayvanları ve bitkileri tanır, onlara merhamet gösterir ve bilinçli olarak yağmur yağdırır. Bu durumda bulutların hayat, irade, kudret - [Hayatın devamı için neler gerekir?](https://nurdivani.com/hayatin-devami-icin-neler-gerekir.html) - Acaba her şeyiyle güzel ve sevimli olan bu hayatın devamı için neler gerektiğini hiç düşündük mü? Binlerce sebebin aynı anda bir araya gelmesi gerekir. Bunlardan birinin azlığı veya çokluğu hayatı felç eder. Isı Dengesi: Bir Derece Bile Felakettir Sıcaklık ve soğukluk dengesindeki ufacık bir aksaklık her şeyi yok eder. Isı öyle ayarlanmalıdır ki canlılar yaşayabilsin. - [Yağmurun yağdıran kimdir?](https://nurdivani.com/yagmurun-yagdiran-kimdir.html) - Yağmur Sadece Su Damlası mı? Her vakit gözümüzün önünde bulutlardan yağan yağmuru temaşa ederiz. Peki yağmurun oluşabilmesi için failinde hangi sıfatlar bulunmalıdır? İrade: Yokken Var Etmek Yağmur bir vakit yoktu, şimdi var. Yokluğu varlığa tercih etmek irade ister. İradesi olmayan tek bir damlaya sahip olamaz. İlim: İki Hidrojen Bir Oksijeni Birleştirmek Yağmurda iki hidrojen ve - [Bir Allah’ı kabul etmeyen, atomlar adedince ilah kabul eder](https://nurdivani.com/bir-allahi-kabul-etmeyen-atomlar-adedince-ilah-kabul-eder.html) - Bir Harf Sahipsiz Olmaz Mesela, kalem ile bir kâğıda bir harf çizdiğimizi düşünelim. Bu basit fiilde ve sayfadaki ‘A’ harfinde ne gibi hakikatler gizlidir? İşte karşımızda duran deliller: Tercih Eden Bir İrade Gerekir Sayfadaki ‘A’ harfinin varlığı yokluğuna tercih edilmiştir. Biraz önce o sayfada ‘A’ harfi yokken şimdi vardır. Bir şeyin yokluktan varlığa çıkabilmesi, yani - [Tek güneş varken binlerce güneş arayan akıl](https://nurdivani.com/tek-gunes-varken-binlerce-gunes-arayan-akil.html) - Camın İçinde Güneş mi Var? Güneş’in yedi rengi ile evimizin camını aydınlattığını ve ısıttığını düşünüyoruz. Peki, eğer camımızı aydınlatan Güneş’i inkâr edersek, acaba neyi kabul etmek zorunda kalırız? İşte çarpıcı sonuç: Güneş’in kendisini inkâr eden, onun vücudu ve hakikati ile birlikte camın içinde bulunduğunu kabul etmek zorunda kalır. Işık ve Sıcaklık Sahipsiz Olur mu? Çünkü - [Güneşin konuşmasını duydun mu?](https://nurdivani.com/gunesin-konusmasini-duydun-mu.html) - Ressamsız Resim Olur mu? Güneş der: Ey insan, bana bak. Bir kâğıda çizilen resmim bile onu çizen ressamın varlığını ispat ederken benim gibi sema denizinde çizilen hakiki, sanatlı gerçek güneşler sahipsiz olur mu? Benim de bir sahibim var. Hayatsızlar Usta Olabilir mi? Benim varlığıma sebep olan helyuma, hidrojene bak bir de bana bak. Hiçbirinin hayatı - [Savrulmayan gezegenler, sarsılmayan denge](https://nurdivani.com/savrulmayan-gezegenler-sarsilmayan-denge.html) - Âlemdeki hassas denge ve düzeni en açık biçimde gözlemlediğimiz alanların başında Güneş Sistemi gelir. Büyüklü küçüklü gezegenlerin eşsiz düzeni, akılları hayrete düşürecek niteliktedir. Şimdi bu muhteşem sistemde kısa bir yolculuğa çıkalım. Güneş Sistemi Turu: Mesafeler ve Devler Güneş'ten yola çıkıyoruz... 58 milyon km sonra: Merkür (Kayaların ve metalin krallığı) 108 milyon km sonra: Venüs (Dünya'nın - [Dünyanın sessiz ve güvenli müthiş yolculuğu](https://nurdivani.com/dunyanin-sessiz-ve-guvenli-muthis-yolculugu.html) - Bildiğimiz Hızlı Araçları Düşünelim: Saatte 300 km hızla giden bir spor araba. Saatte 3.000 km hızla giden bir savaş uçağı. Şimdi bu araçlar için birkaç basit soru soralım: Bu hızdaki bir aracın üzerine bir bardak su koysak, savrulmadan durabilir mi? Hayır. Bu araçlarla bir daire çizsek (araba kavşakta dönse, uçağın loop atsa) rotasında kalabilir mi? - [107.000 km hızla giderken suyunu dökmeyen gezegen](https://nurdivani.com/107-000-km-hizla-giderken-suyunu-dokmeyen-gezegen.html) - Dökülmeyen Bardaklar ve Sarsılmayan Dünya Bizler, elimizdeki bir bardak suyu dökmeden koşamayız. Hatta bir restoranda, tepsideki onlarca dolu bardağı ani bir hareketle çevirip hiçbirini devirmeden sunan garsonları hayretle izler, alkışlarız. Onların becerisine "harika" deriz. Peki ya, milyon kat daha büyük bir maharet her an gözümüzün önünde gerçekleşiyorsa? Ama ünsiyet (alışkanlık) gözlerimizi bağlamıştır. Görmeyiz. İşte Muhteşem - [Isı dengesi kör tesadüfün işi olabilir mi?](https://nurdivani.com/isi-dengesi-kor-tesadufun-isi-olabilir-mi.html) - Güneş gibi yıldızların çekirdeğinde ısı 15 milyon dereceyi bulur. Karanlık uzayın derinliklerinde ise bu sıcaklık, -270°C gibi akıl almaz bir soğuğa düşer. İşte bu iki uç arasında devasa bir uçurum vardır. Peki, canlıların hayatta kalabileceği sıcaklık aralığı ne kadardır? Sadece %0,0008'lik bir dilim… Yani 125 binde bir… İşte dünyamızın ortalama ısısı, tam bu iğne deliği - [Atmosfer sert bir gaz okyanusu mu, yoksa çok daha fazlası mı?](https://nurdivani.com/atmosfer-sert-bir-gaz-okyanusu-mu-yoksa-cok-daha-fazlasi-mi.html) - Atmosfer: Sert Bir Gaz Okyanusu mu, Yoksa Çok Daha Fazlası mı? Atmosfer, yerden yüzlerce kilometre yüksekte, muhtelif gazlardan oluşmuş dev bir gaz okyanusudur. Öyle bir okyanus ki, bazı katmanları çelikten daha serttir. Peki bu dev yapının en hayati vazifelerinden biri nedir? Dünya'daki tüm canlıları, Güneş'ten gelen ölümcül ışınlara karşı kalkan olmak, onları kesmek ve zararsız - [1- Birincisi: Ehl-i dalalet, ehl-i ilmi; ilmi vasıta-i cer etmekle ittiham ediyorlar.](https://nurdivani.com/1-birincisi-ehl-i-dalalet-ehl-i-ilmi-ilmi-vasita-i-cer-etmekle-ittiham-ediyorlar.html) - İkinci Mektup بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ (O mezkûr ve malûm talebesinin hediyesine karşı cevaptan bir parçadır.) Sâlisen: Bana bir hediye gönderdin. Gayet ehemmiyetli bir kaidemi bozmak istersin. Ben demiyorum ki “Kardeşim ve biraderzadem olan Abdülmecid ve Abdurrahman’dan kabul etmediğim gibi senden de kabul etmem.” Çünkü sen, onlardan daha ileri ve - [5- Halkların malını, hususan zenginlerin ve memurların hediyelerini almaya mezun değilim.](https://nurdivani.com/5-halklarin-malini-hususan-zenginlerin-ve-memurlarin-hediyelerini-almaya-mezun-degilim.html) - Beşincisi: Bir iki senedir çok emareler ve tecrübelerle kat’î kanaatim oldu ki halkların malını, hususan zenginlerin ve memurların hediyelerini almaya mezun değilim. Bazıları bana dokunuyor belki dokunduruluyor, yedirilmiyor. Bazen bana zararlı bir surete çevriliyor. Demek, gayrın malını almamaya manen bir emirdir ve almaktan bir nehiydir. Bediüzzaman Said Nursî burada çok ince bir hakikati söylüyor: Bir - [4- İnsanlardan ahz-ı mal edip o tükenmez hazine ve defineleri kapatmak istemem.](https://nurdivani.com/4-insanlardan-ahz-i-mal-edip-o-tukenmez-hazine-ve-defineleri-kapatmak-istemem.html) - Dördüncüsü: Tevekkül, kanaat ve iktisat öyle bir hazine ve bir servettir ki hiçbir şey ile değişilmez. İnsanlardan ahz-ı mal edip o tükenmez hazine ve defineleri kapatmak istemem. Rezzak-ı Zülcelal’e yüz binler şükrediyorum ki küçüklüğümden beri beni minnet ve zillet altına girmeye mecbur etmemiş. Onun keremine istinaden, bakiyye-i ömrümü de o kaide ile geçirmesini rahmetinden niyaz - [3- Halbuki ekseriya ya veren gafildir; kendi namına verir, zımnî bir minnet eder. Ya alan gafildir...](https://nurdivani.com/3-halbuki-ekseriya-ya-veren-gafildir-kendi-namina-verir-zimni-bir-minnet-eder-ya-alan-gafildir.html) - Üçüncüsü: Birinci Söz’de beyan edildiği gibi Allah namına vermek, Allah namına almak lâzımdır. Halbuki ekseriya ya veren gafildir; kendi namına verir, zımnî bir minnet eder. Ya alan gafildir; Mün’im-i Hakiki’ye ait şükrü, senayı zahirî esbaba verir, hata eder. Veren de Alan da İmtihanda Veren çoğu zaman “ben verdim” der ve gizli bir minnet yükler. Alan - [2- İkincisi: Neşr-i hak için enbiyaya ittiba etmekle mükellefiz.](https://nurdivani.com/2-ikincisi-nesr-i-hak-icin-enbiyaya-ittiba-etmekle-mukellefiz.html) - İkincisi: Neşr-i hak için enbiyaya ittiba etmekle mükellefiz. Kur’an-ı Hakîm’de, hakkı neşredenler: اِنْ اَجْرِىَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ , اِنْ اَجْرِىَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ diyerek insanlardan istiğna göstermişler. Sure-i Yâsin’de اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْئَلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ cümlesi, meselemiz hakkında çok manidardır. Peygamber Mesleği Ücret Beklemeyen Davet Bediüzzaman Said Nursî burada ölçüyü çok net koyuyor: Hakikati - [250 Milyon içinde bir tek doğru](https://nurdivani.com/250-milyon-icinde-bir-tek-dogru.html) - İnsanda 60.000 biyolojik istidat (kabiliyet) vardır. Başka bir ifadeyle insanı, 60.000 rakamdan oluşan bir şifreye benzetebiliriz. Saçının kılından göz rengine kadar her şey bu şifrelerde yazılıdır. Bu 60.000 şifrenin 30.000'i anne hücresinde mevcuttur. Fakat şifreler 4, 45, 143, 34657… gibi karışık olarak bulunur. Eksik olan rakamlar ise baba hücresiyle tamamlanır. İşte Mucize Burada Başlıyor: Babada - [DNA daki muhteşem kütüphane](https://nurdivani.com/dna-daki-muhtesem-kutuphane.html) - Her bir hücrede binlerce DNA molekülü vardır. Göz renginden tutun parmak izine, insanın sesinden saç yapısına kadar bütün bilgiler bu DNA'larda kodlanmıştır. Bir tek hücrede bulunan DNA molekülleri, her biri 20.000 sayfayı ihtiva eden 46 ciltlik dev bir ansiklopediye benzer. İnsan vücudunda ise 60 trilyon hücre vardır. Karşılaştırmaya Hazır mısınız? Dünyanın en büyük ansiklopedisi olan - [Yutmak sandığın kadar basit değil. Ölümle arandaki tek perde](https://nurdivani.com/yutmak-sandigin-kadar-basit-degil-olumle-arandaki-tek-perde.html) - İnsanın en basit zannedilen fiillerinden biri yutma işlemidir. Öyle basit ki, farkında bile değiliz. Ama gelin görün ki, biz farkında değilken vücudumuzda neler oluyor… Habersiz Olduğumuz Bir Kurtarma Operasyonu Yutma esnasında küçük dil ve yumuşak damak yukarı doğru kalkar ve burun boşluğuna giden yolu kapatır. Aynı anda nefes alıp verme refleks olarak durur. Gırtlakta bulunan - [Vücuda giren zerrelere bu seyahati kim yaptırıyor?](https://nurdivani.com/vucuda-giren-zerrelere-bu-seyahati-kim-yaptiriyor.html) - İnsanı hayalen bir şehir kadar büyütseniz, damarları bir yol kadar geniş olurdu. Şimdi sizi bu vücuda soksalar ve "kulağa git" deseler… Acaba yolunuzu bulabilir miydiniz? Girdiği büyük bir binadan çıkmak için çıkış kapısını bulamayan, kendi semtindeki bir adresi bulmak için bile onlarca insana adres soran biz, herhâlde asla kulağa ulaşamazdık. Peki Ya Zerrelere Ne Demeli? - [Atomun yapısındaki muhteşem intizam](https://nurdivani.com/atomun-yapisindaki-muhtesem-intizam.html) - Hava, su, dağlar, hayvanlar, bitkiler, vücudumuz, oturduğumuz koltuk… Kısacası, en küçüğünden en büyüğüne kadar gördüğünüz, dokunduğunuz, hissettiğiniz her şey atomlardan meydana gelmiştir. Atomlar öylesine küçüktür ki, en güçlü mikroskoplarla dahi onları görmek mümkün değildir. Bir Anahtarın İçindeki Evren Elinizde bir anahtar olduğunu düşünün. İçindeki atomları görebilmeniz mümkün değildir. Görebilmek için şunu farz edin: Elinizdeki anahtarı - [Kim bu yüzlerin yaratıcısı](https://nurdivani.com/kim-bu-yuzlerin-yaraticisi.html) - Dilerseniz şimdilik diğer lügatleri bir kenara bırakalım ve sadece insan lügatine bakalım. Bu lügattaki bir kelimeye: İnsan yüzüne. İnsan yüzünde kullanılan malzeme son derece basit ve sadedir: Bir deri, bir çift göz, biraz da kıl. Buna rağmen o yüzde muhteşem bir güzellik vardır. İki aylık bir bebeğin yüzünde, bu sadelik ve basitlik içinde böyle güzel - [İnsan Kalbi: Yeryüzünün en mükemmel pompası](https://nurdivani.com/insan-kalbi-yeryuzunun-en-mukemmel-pompasi.html) - Sol göğsümüzün altında, hiç durmadan çalışan bir kas: Kalp. Dakikada ortalama 70 kez, yılda yaklaşık 37 milyon kez atar. 70 yıl yaşayan bir insanın kalbi, hayatı boyunca 2,5 milyar kez vuruş yapar ve yaklaşık 300 milyon litre kan pompalar. Her atışında kalp kasları, kanı vücudun derinliklerine büyük bir güçle iter. Bunu anlamak için yumruğunuzu saniyede - [25 Trilyon alyuvar memurlarının şaşmaz trafiği](https://nurdivani.com/25-trilyon-alyuvar-memurlarinin-sasmaz-trafigi.html) - İnsan vücudunda yaklaşık 25 trilyon alyuvar hücresi bulunur. Bu hücreler kanla birlikte tüm bedeni dolaşır, oksijen ve karbondioksit taşır. Ve bu mucizevi hücrelerin yapısı, tam olarak yapacağı işe göre tasarlanmıştır. Oksijen taşımak için en uygun şekil yassı olmaktır. Bu sayede yüzey alanı artar, oksijenle temas kolaylaşır. Ancak yassı şekil tek şart değildir. Hücre, oksijeni alırken - [Görmeyen atomlar gözü nasıl yapar?](https://nurdivani.com/gormeyen-atomlar-gozu-nasil-yapar.html) - Bir İğne Ustasız, Bir Harf Kâtipsiz Olmaz… Peki Ya İnsan? Küçük bir saray hükmündeki insan, şu kâinat ağacının en mükemmel meyvesi… Nasıl olur da sahipsiz kalır? İğne ustasız, harf kâtipsiz olmazken insanın tesadüfen var olduğunu söylemek, akla değil kör bir inkâra dayanır. "İnsan, zerrelerin birleşmesinden meydana gelmiş konuşan bir hayvandır" diyen inkârcılar, bir an kendi - [Maymundan katip olur mu?](https://nurdivani.com/maymundan-katip-olur-mu.html) - Bir maymunu daktilonun başına oturtsak ve tuşlara tamamen rastgele bassın desek, acaba ortaya anlamlı bir kelime çıkar mı? Diyelim ki çıktı; peki anlamlı bir cümle? Hadi onu da farz edelim; ya anlamlı bir sayfa? Daha da ileri gidelim: Böyle rastgele vuruşlarla hikmetli, düzenli, baştan sona manalı bir kitap meydana gelebilir mi? Elbette hayır. Çünkü böyle - [Zar ve kemikler ve tesadüfün iflası](https://nurdivani.com/zar-ve-kemikler-ve-tesadufun-iflasi.html) - Elimize bir zar alıp attığımızda, o zarın 4 gelme ihtimali altıda birdir. İki zarı aynı anda atsak, ikisinin de 4 gelme ihtimali 36’da birdir. Aynı iki zarı iki defa üst üste atıp her defasında ikisinin de 4 gelmesini beklesek, ihtimal 1.296’da bire düşer. Dört defa peş peşe attığımızda ise iki zarın her defasında 4 gelme - [İhtimalin bittiği yer](https://nurdivani.com/ihtimalin-bittigi-yer.html) - Art arda altı kez atılan bir zarın; önce 1, sonra 2, sonra 3, sonra 4, sonra 5 ve en sonunda 6 gelmesi ihtimali (1/6)⁶, yani 46.656’da birdir. Basit bir zar oyununda bile böyle bir sıralamanın gelmesi son derece düşük bir ihtimaldir. Şimdi insanın kulağına bakalım… Kulakta altı küçük kemik bulunur. Farz edelim ki bu kemikler - [Büyüdükçe küçülmeyen elbise](https://nurdivani.com/buyudukce-kuculmeyen-elbise.html) - Vücut Elbisesi: İnsana Biçilen Harika Suret İnsanın bir yaşındaki elbisesi beş yaşında ona olmaz. Beş yaşındaki elbisesi on yaşında dar gelir. On yaşındaki elbisesi yirmi yaşında artık tamamen küçük kalır. Çünkü insan büyüdükçe dışındaki elbiseler eski ölçüsünü kaybeder. Fakat insanın büyüdükçe daralmayan, gelişmesine engel olmayan, şişmanladıkça genişleyen, zayıfladıkça küçülen çok özel bir elbisesi vardır: vücut - [Vücudundaki 5 litrelik hayat nehrinin sırrı](https://nurdivani.com/vucudundaki-5-litrelik-hayat-nehrinin-sirri.html) - İnsan vücudunun yaklaşık 1/13’ü kandır. 70 kilo bir yetişkinde ortalama 5 litre kan bulunur. Atardamar, toplardamar ve kılcal damarlardan oluşan bu kırmızı sıvı, adeta bir nehir gibi vücudun her noktasını dolaşır. Kan, oksijen, vitamin, mineral, glikoz ve aminoasit gibi besinleri ihtiyaç duyan organlara taşır. Vücuttaki tüm hücreler kana muhtaçtır. Ancak kanın görevi sadece besin götürmek - [Tohum: Bütün aleme açılan küçük kapı](https://nurdivani.com/tohum-butun-aleme-acilan-kucuk-kapi.html) - Tohum: Kâinatla İrtibatlı Küçük Bir Sandık Bir tohuma dikkatle baksak görürüz ki o, yalnızca toprağa atılan küçük bir tane değildir. O küçücük varlık; hem çıkacağı çiçekle, hem mensup olduğu türle, hem de bütün kâinat nizamıyla alakalıdır. Yani tohum, tek başına duran basit bir parça değil; büyük bir sistemin içine yerleştirilmiş, hikmetle programlanmış bir çekirdektir. Çiçeğin - [Bitki neyi alacağını nasıl biliyor?](https://nurdivani.com/bitki-neyi-alacagini-nasil-biliyor.html) - Hücre Zarı: Bitkinin Kapısındaki Hikmetli Bekçi Bitkilerin topraktan mineral alması, dışarıdan bakıldığında sıradan bir hadise gibi görünür. Fakat dikkatle incelendiğinde, bu işin gelişigüzel olmadığı anlaşılır. Bitki, önüne gelen her maddeyi içeri almaz. İhtiyacı olan maddelere izin verir; zararlı veya lüzumsuz maddeleri ise durdurur. Bu seçici faaliyet, hücre zarı ve hücre çeperindeki özel yapı sayesinde gerçekleşir. - [Ağaçlarda su taşıma sisteminin hayret verici yapısı](https://nurdivani.com/agaclarda-su-tasima-sisteminin-hayret-verici-yapisi.html) - Ağaç Köklerindeki Akıl Almaz Faaliyet Bir insan, bir apartmanın altıncı katına iki yüz litre su çıkarmak istese, elinde kovalarla defalarca inip çıkmak zorunda kalır. Hele sıcak bir yaz gününde bu iş, insan için yorucu ve ağır bir vazifedir. Fakat orta büyüklükte bir huş ağacı, buna benzer bir işi her gün sessizce yapar. Kökleriyle topraktan aldığı - [Ağaç ile mantar arasındaki gizli anlaşma](https://nurdivani.com/agac-ile-mantar-arasindaki-gizli-anlasma.html) - Mantar ve Ağaç: Toprağın Altındaki Gizli Yardımlaşma Ağaçların kökleri iki büyük vazife görür. Birincisi, ağacı toprağa bağlayıp ayakta tutmaktır. İkincisi ise, ağacın yaşaması için gerekli olan suyu ve mineralleri topraktan almaktır. Fakat bazı ağaçların yaşadığı topraklar, özellikle iğne yapraklı ağaçların bulunduğu asitli zeminler, köklerin ihtiyaç duyduğu maddeleri kolayca almasına uygun değildir. Ağaç bu noktada âdeta - [Bir tohumdan dağ gibi ağaç](https://nurdivani.com/bir-tohumdan-dag-gibi-agac.html) - Sebep ve Netice Arasındaki Büyük Uçurum Bir çocuk düşünün. Tek eliyle koca bir treni çekiyor. Bu manzarayı gören herkes hemen şunu söyler: “Bu treni çeken bu çocuk olamaz. Çünkü bu işi yapacak güç onda yoktur. Demek ki görünmeyen başka bir kuvvet var. Bu çocuk sadece o kuvvetin önünde duran bir perdedir.” Aklı Uyandıran Muhakeme İşte - [Lupin Tohumu: Toprağın altında hava tahmini yapan mucize](https://nurdivani.com/lupin-tohumu-topragin-altinda-hava-tahmini-yapan-mucize.html) - Lupin Tohumu: Toprağın Altında Bekleyen Hikmet Biz gökyüzüne bakar, havayı koklar, mevsimi tartar ve ona göre bir tahminde bulunuruz. Peki, toprağın altına gömülmüş küçücük bir tohum bunu nasıl yapabilir? Ne gözü var gökyüzünü görsün, ne kulağı var dış dünyayı işitsin, ne de aklı var şartları değerlendirsin. Fakat Arktik tundralarda yetişen Lupin bitkisi, tam da bunu - [Tohum: Karanlık toprakta açılan kudret mucizesi](https://nurdivani.com/tohum-karanlik-toprakta-acilan-kudret-mucizesi.html) - Tohum: Karanlık Toprakta Açılan Kudret Dersi Tohumun toprağı yarıp çıkması bize çok sıradan gelir. Her bahar aynı manzarayı görürüz: Toprağın içinden incecik filizler çıkar, küçücük gövdeler güneşe doğru yükselir. Fakat biraz dikkatle bakıldığında bu hadisenin sıradan değil, akılları hayrete düşüren büyük bir yaratılış mucizesi olduğu anlaşılır. Çünkü gramlarla ifade edilen küçücük bir tohum, üzerindeki toprağı - [Venüs Sinekkapanının hayret verici avlanma sistemi](https://nurdivani.com/venus-sinekkapaninin-hayret-verici-avlanma-sistemi.html) - Venüs Sinekkapanı: Akılsız Bir Bitkide Akılları Durduran Avcılık Avlanmak; akıl, irade, kuvvet, hız, zamanlama ve plan isteyen bir iştir. İnsan avlanmak için eğitim alır, tuzak kurar, silah kullanır, hesap yapar. Hayvanlar ise pençeleriyle, dişleriyle, hızlarıyla avlanır. Fakat şimdi öyle bir canlıya bakıyoruz ki ne aklı vardır, ne kasları, ne sinir sistemi, ne de iradesi… Buna - [Yunuslar: Denizde yüzen bir yaratılış mucizesi](https://nurdivani.com/yunuslar-denizde-yuzen-bir-yaratilis-mucizesi.html) - Yunuslar: Denizde Yüzen Bir Yaratılış Mucizesi Yunuslar, denizlerin en zarif, en çevik ve en hayranlık uyandıran canlılarından biridir. Onlara dikkatle bakıldığında, sadece sevimli bir deniz canlısı değil; yaşadığı ortama tam uygun şekilde donatılmış muhteşem bir beden görülür. Her hareketleri, her organları ve her kabiliyetleri âdeta şu hakikati ilan eder: “Ben başıboş değilim; hikmetle yaratıldım.” Suda - [Örümceğin avlanma mekanizması](https://nurdivani.com/orumcegin-avlanma-mekanizmasi.html) - Örümcek: İpek İple Yazılan Büyük Delil Bir apartmanın en üst katından iplerle aşağı inen komandoları gördüğümüzde hayret ederiz. Onların cesaretini, eğitimini, dengesini ve maharetini takdir ederiz. Fakat aynı işi, hem de çok daha ince bir sanatla yapan küçücük bir örümceği çoğu zaman fark etmeyiz. Hâlbuki örümcek, kendi bedeninden çıkardığı ipek iplikle bir anda aşağı iner, - [Bir sivrisineğe sığdırılan ilahi sanat](https://nurdivani.com/bir-sivrisinege-sigdirilan-ilahi-sanat.html) - Sivrisinek: Küçücük Bedende Büyük Sanat Sivrisinek, küçücük bedeniyle insanı hayrete düşüren canlılardan biridir. Dışarıdan bakıldığında basit bir böcek gibi görünür; fakat kan emme esnasında kullandığı sistemler incelendiğinde, karşımıza son derece hassas, ölçülü ve planlı bir yaratılış çıkar. Onun bedenine yerleştirilen ısı algılama, damar bulma, deriyi kesme, iğneyi koruma ve kanın pıhtılaşmasını engelleme gibi cihazlar, küçücük - [Altın Yağmur Kuşu: Küçücük bedende büyük yolculuk](https://nurdivani.com/altin-yagmur-kusu-kucucuk-bedende-buyuk-yolculuk.html) - Altın yağmur kuşu, yaklaşık 200 gramlık küçücük bedeniyle her yıl Alaska’dan Hawai’ye doğru akıl almaz bir göç yolculuğuna çıkar. Önünde yaklaşık 4.000 kilometrelik uçsuz bucaksız bir okyanus vardır. Ne konacak bir dal, ne dinlenecek bir kara parçası, ne de mola verecek bir zemin… Buna rağmen bu küçük kuş, yaklaşık 88 saat boyunca durmadan kanat çırpar - [Yılan balıklarının şaşırtıcı göç sistemi](https://nurdivani.com/yilan-baliklarinin-sasirtici-goc-sistemi.html) - Yılan Balıklarının Akıl Almaz Göçü Sevk-i İlâhî delilinin misalleri saymakla bitmez. Kimi kuşların semadaki göçünde, kimi balıkların okyanustaki yolculuğunda, kimi küçücük canlıların hayret verici hareketlerinde aynı hakikat görünür: Bu varlıklar başıboş değildir. Onları sevk eden, yönlendiren, vakti geldiğinde harekete geçiren ve hedeflerine ulaştıran gizli bir rehberlik vardır. Sargasso’ya Giden Gizemli Yol Yılan balıkları, hayatlarının en - [Somon Balığı: Sevk-i İlahi’nin canlı delili](https://nurdivani.com/somon-baligi-sevk-i-ilahinin-canli-delili.html) - Somon balıkları, yaratılış hakikatini gözler önüne seren en hayret verici canlılardan biridir. Tatlı sularda dünyaya gelir, sonra nehirleri takip ederek okyanuslara ulaşır, yıllarca tuzlu sularda büyür ve vakti geldiğinde binlerce kilometrelik yolu aşarak tekrar doğduğu tatlı su kaynağına döner. Üstelik sadece aynı nehre değil, çoğu zaman doğduğu nehir koluna kadar ulaşır. Bu yolculuk, sıradan bir - [Kuşların göçündeki ilahi sevk](https://nurdivani.com/kuslarin-gocundeki-ilahi-sevk.html) - Göç mevsimi geldiğinde semada büyük bir yolculuk başlar. Küçücük kuşlar, arkalarında ne yol levhası ne pusula ne de harita olduğu hâlde binlerce kilometrelik mesafelere doğru kanat çırpar. Bazı türler kıtalar aşar, denizler geçer, çöllerin üzerinden uçar ve hiç görmediğimiz bir kararlılıkla hedeflerine ulaşır. Orta Avrupa leyleklerinin uzun göç yollarında günlük ortalama yüzlerce kilometreye yaklaşan mesafeler - [Deve: Her azasında bir mucize](https://nurdivani.com/deve-her-azasinda-bir-mucize.html) - Deve: Çöl İçin Seçilmiş Bir Beden Şimdi deveye bakalım ve bir canlının yaşadığı hayata göre nasıl en uygun cihazlarla donatıldığını görelim. Deve, sıradan bir hayvan değildir; âdeta çöl şartlarına göre özel hazırlanmış canlı bir sanat eseridir. Onun vücudundaki her parça, “Ben buraya rastgele konulmadım; bir hikmetle seçildim” der. Hörgüç: Sırtındaki Rızık Deposu Devenin hörgücü, adeta - [Zürafanın yaratılışındaki harikalar](https://nurdivani.com/zurafanin-yaratilisindaki-harikalar.html) - Zürafanın Yaratılışındaki Mühür Karada yaşayan canlıların en uzun boylusu olan zürafa, sadece boyuyla değil; vücuduna yerleştirilen hayret verici sistemlerle de insanı derin bir tefekküre davet eder. Uzun bacakları, metrelerce yükselen boynu, kendine has benekleri, güçlü kalbi, özel damar yapısı ve dikenli bitkileri yiyebilen diliyle zürafa, âdeta “Ben tesadüfün değil, sonsuz ilim ve kudretin eseriyim” diye - [Sümsük Kuşu: Denize dalan mızrak](https://nurdivani.com/sumsuk-kusu-denize-dalan-mizrak.html) - Muhteşem Avcı: Sümsük Kuşu Denizlerin üzerinde süzülen bazı kuşlar vardır ki, insan onların avlanışını izlediğinde hayretini gizleyemez. Sümsük kuşu da bu canlılardan biridir. O, sıradan bir deniz kuşu değildir; havada gözetleyen, hedefini seçen, sonra da denize bir ok gibi dalan muhteşem bir avcıdır. Özellikle sardalya sürülerinin bulunduğu bölgelerde, denizin üstü ve altı büyük bir av - [Kutup ayısının kürkündeki ilahi tedbir](https://nurdivani.com/kutup-ayisinin-kurkundeki-ilahi-tedbir.html) - Kutup Ayısının Kürkündeki Muhteşem Sanat Kutup ayısı, yeryüzünün en çetin bölgelerinden biri olan Arktik dünyasında yaşar. Burası dondurucu soğuğun, buzun, karın ve sert rüzgârların hâkim olduğu bir âlemdir. Böyle bir yerde yaşayacak canlının sıradan bir vücut yapısıyla hayatta kalması mümkün değildir. İşte kutup ayısı, tam da bulunduğu ortama uygun yaratılmış azalarıyla karşımıza çıkar. Kürkü, derisi, - [Kovandaki akıl almaz temizlik sistemi](https://nurdivani.com/kovandaki-akil-almaz-temizlik-sistemi.html) - Kovan Temizliğindeki Muhteşem Detay Bir kovanda bazen 10.000, bazen 80.000’e varan arı yaşar. Bu kadar kalabalık bir toplulukta karışıklık, düzensizlik ve görev karmaşası beklenir. Fakat arı kovanında hayret verici bir intizam vardır. Her arı kendi vazifesini bilir, hiçbir iş başıboş kalmaz, hiçbir görev sahipsiz bırakılmaz. Kovan, sanki görünmeyen bir merkezden idare edilen mükemmel bir şehir - [Arının gönye kullanmadan yaptığı mucize](https://nurdivani.com/arinin-gonye-kullanmadan-yaptigi-mucize.html) - Arıların İmkânsız Gibi Görünen Petek İnşası Şimdi sizinle basit bir geometrik deneme yapalım. Elimize bir kalem ve bir kâğıt alalım. Kâğıdın birkaç farklı kenarından başlayarak altıgenler çizmeye çalışalım. Sonra bu altıgenleri sayfanın ortasında kusursuz şekilde birleştirmeye gayret edelim. Üstelik bunu cetvel, gönye ve herhangi bir hesaplama kullanmadan yapalım. Altıgenler çoğaldıkça ve birleşme noktalarına yaklaştıkça, bu - [Arıların peteklerini neden altıgenlerden yaptığını hiç düşündünüz mü?](https://nurdivani.com/arilarin-peteklerini-neden-altigenlerden-yaptigini-hic-dusundunuz-mu.html) - Altıgen Petekte Saklanan Hikmet Arıların peteklerini neden altıgenlerden yaptığını hiç düşündünüz mü? Neden bu hücreler beşgen, dörtgen, sekizgen, üçgen veya daire şeklinde değil de altıgen olarak inşa edilir? İlk bakışta basit bir tercih gibi görünen bu şekil, aslında derin bir hesap, ince bir ölçü ve hayret verici bir hikmet taşır. En Az Malzeme, En Çok - [Altıgenlerde gizlenen ilahi sanat](https://nurdivani.com/altigenlerde-gizlenen-ilahi-sanat.html) - Arıların Petek Mucizesi Arıların inşa ettiği petekler öylesine düzgün, ölçülü ve kusursuzdur ki, küçücük bir canlının böyle mühendislik harikası bir yapı ortaya koyması insanı hayrete düşürür. Petekler, yan yana dizilmiş muntazam altıgen hücrelerden meydana gelir. Bu şekil, aynı alan içinde en az malzemeyle en fazla hacim elde etmeye imkân veren en verimli yapılardan biridir. Bal - [Sebeplerin ve tesadüfün açıklayamadığı dalış](https://nurdivani.com/sebeplerin-ve-tesadufun-aciklayamadigi-dalis.html) - Yalı Çapkını İş Başında Yalı çapkını, küçücük bedeniyle suyun üstünde bekleyen sessiz bir avcıdır. 40 gram ağırlığı ve 18 cm’e ulaşan boyuyla ilk bakışta onun suya dalması imkânsız gibi görünür. Çünkü normalde bir canlının suya batabilmesi için vücudunun sudan ağır olması gerekir. Bu ölçüye göre yalı çapkınının her dalışta suyun yüzeyinde kalması, derine inememesi ve - [Büyük balığın ağzında güvenle çalışanlar](https://nurdivani.com/buyuk-baligin-agzinda-guvenle-calisanlar.html) - Denizlerin Altındaki Temizlikçiler Denizlerde bazı büyük balıkların ağız, deri ve solungaç bölgelerinde zamanla parazitler ve artıklar birikir. Bu durum balığın sağlığını olumsuz etkileyebilir. Büyük balıklar bu bölgeleri kendi başlarına temizleyemedikleri için küçük temizlikçi balıkların ve karideslerin yardımına ihtiyaç duyarlar. Şaşırtıcı Bir Manzara İlk bakışta küçük balıkların büyük bir balığın ağzına girmesi tehlikeli gibi görünür. Çünkü - [Yapmadığı şeyle övülmek](https://nurdivani.com/yapmadigi-seyle-ovulmek.html) - Âl-i İmrân 188. ayet, nefsin en sinsi hastalıklarından birini açığa çıkarır: İnsanın yapmadığı şeyle övülmekten hoşlanması. لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ İşledikleri çirkin davranışlarla sevinen ve yapmadıkları güzel şeylerle övülmek isteyenlerin sakın azaptan kurtulacaklarını sanma! Onlar için can yakıcı bir - [İhlas: ben değil, Allah diyebilmektir](https://nurdivani.com/ihlas-ben-degil-allah-diyebilmektir.html) - Enfâl Suresi 17. ayet, insanın başarı sarhoşluğuna vurulan en büyük ilahî darbedir: فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ Onları savaşta siz kendi kuvvetinizle öldürmediniz; onları Allah öldürdü. Rasûlüm! Düşmana bir avuç toprak attığın zaman da sen atmadın; Allah attı. Enfâl Sûresi(8) 17. Ayet Attığın Zaman Sen Atmadın “Attığın zaman - [Şeytanın geçemediği kale: İhlas](https://nurdivani.com/seytanin-gecemedigi-kale-ihlas.html) - Kur'an-ı Kerim'de şeytanın insanoğluna karşı açtığı savaşta havlu attığı, "geçemediği tek kale" muhlis (ihlasa erdirilmiş) kullardır. Şeytanın bu itirafı ve muhlis kulların dokunulmazlığına dair ayetler, nefsin ve kibrin belini kıran en vurucu hakikatler arasındadır. قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ İblîs dedi ki: “Senin mutlak kudretine yemin olsun ki, onların hepsini kesinlikle azdıracağım.” اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ - [Denizde ihlas, sahilde nankörlük](https://nurdivani.com/denizde-ihlas-sahilde-nankorluk.html) - Denizdeki Fırtına: Şartlara Bağlı İhlas Kur’an, insanın en çıplak hâlini bazen bir fırtına sahnesinde gösterir. İnsan gemiye biner, denizin ortasında dalgalar her taraftan kuşatır, sebepler susar, güçler tükenir, dayanaklar kırılır. İşte o anda kalp bütün sahte ilahlarını unutur ve sadece Allah’a yönelir. Kur’an bu hâli şöyle anlatır: فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ - [Menn ve eza; ameli boşa çıkaran iki zehir](https://nurdivani.com/menn-ve-eza-ameli-bosa-cikaran-iki-zehir.html) - يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah'a inanır, ne ahiret gününe. فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ Artık - [İyiliğin ardından gelen sessizlik](https://nurdivani.com/iyiligin-ardindan-gelen-sessizlik.html) - وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ Medyen suyuna geldiğinde, davarlarını sulayan bir insan topluluğu buldu. وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ Onlardan başka, hayvanlarını sudan alıkoyan iki kadın gördü. قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ Onlara: "Derdiniz nedir?" dedi. "Çobanlar ayrılana kadar biz sulamayız. Babamız çok - [Allah demedikçe!](https://nurdivani.com/allah-demedikce.html) - Zindan… Taş duvarların arasında geçen uzun geceler… Sessizliğin içinde yalnız bir kalp ve yalnız bir dua… Hazret-i Yûsuf (aleyhisselâm) o dar hücrede yalnız değildi. Onunla beraber sabır vardı, teslimiyet vardı ve Rabbine yönelen bir kalbin derin niyazı vardı. Bir gün zindandan çıkacak gibi görünen bir kapı aralandı. Zindandaki iki mahkûmdan biri serbest kalacaktı. Hazret-i Yûsuf - [Sizden bir teşekkür bile beklemiyoruz](https://nurdivani.com/sizden-bir-tesekkur-bile-beklemiyoruz.html) - وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا Kendi canları çekmesine rağmen yiyeceklerini yoksula, yetîme ve esire seve seve yedirirler. اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا Derler ki: “Biz sizi Allah rızâsı için doyuruyoruz. Yoksa sizden ne bir karşılık bekliyoruz, ne de bir teşekkür.” İnsan Sûresi- 8.9. Ayetler “Sizden Bir Teşekkür Bile - [Kamuflaj ustalarına bunu kim öğretti?](https://nurdivani.com/kamuflaj-ustalarina-bunu-kim-ogretti.html) - Kamuflaj: Doğadaki Gizli Sanat Komandoların arazi şartlarına göre kıyafet seçip yüzlerini boyamaları, görünmeden ilerlemek için kullanılan bir savunma taktiğidir. İnsan bu yöntemi sonradan öğrenir, eğitimle kazanır ve bilinçli olarak uygular. Fakat doğada öyle canlılar vardır ki, hiçbir eğitim almadan, hiçbir hesap yapmadan, bulundukları ortama uygun bir şekilde gizlenirler. Hayvanlar Bunu Nereden Biliyor? Bukalemun bulunduğu zemine - [Yumurtadaki mucize](https://nurdivani.com/yumurtadaki-mucize.html) - Yumurtanın İçindeki Büyük Sır Biraz kum, çimento ve su görsek, bundan beton yapılacağını anlarız. Malzeme biraz fazla olursa fazla beton, az olursa az beton çıkar deriz. Ama kimse bu malzemelerden ahşap bir masa, canlı bir kuş veya renkli bir tavus kuşu çıkacağını düşünmez. Çünkü malzeme ne ise, ondan çıkacak şeyin de o malzemenin cinsinden olması - [Arılar termometresiz nasıl ölçüyor?](https://nurdivani.com/arilar-termometresiz-nasil-olcuyor.html) - Peteklerdeki yavru bal arılarının dünyaya gelebilmesi için bir şartta; kovandaki sıcaklığın 35C˚ derecede olmasıdır. Eğer sıcaklık 30C˚ dereceye düşerse bütün yavrular ölür. Ya da 40C˚ dereceye çıkarsa bu seferde ya ölüm, ya da sakatlıklar meydana gelir. Evet, petek sıcaklığı tam 35C˚ derecede olmalıdır. Peki, ama bu sıcaklık hiç düşmez veya artmaz mı? Elbette düşer ve - [Tefekkür mü, ibadet mi?](https://nurdivani.com/tefekkur-mu-ibadet-mi.html) - İbadet, kulun Rabbine yönelişidir; fakat tefekkür, o yönelişin idrakle dolmasıdır. Zira düşünmeden yapılan ibadet, bir hareketten ibaret kalabilir; ama tefekkür, o hareketin içine ruh, şuur ve derinlik kazandırır. Bu yüzden âlimler, tefekkürün bazı yönlerden nafile ibadetten daha üstün olduğunu ifade etmişlerdir. 1- Tefekkür Allah’a ulaştırır Tefekkür, insanı doğrudan doğruya Allah’a götürür. Varlıkta tecelli eden isimleri - [Tesadüf bu dizilişi kuramaz](https://nurdivani.com/tesaduf-bu-dizilisi-kuramaz.html) - Normal bir insanın 32 dişi vardır. Bu dişler hem birbirine benzer hem de belirli bir hikmetle farklılaşır. Mesela üst çenenin sol tarafında; üç benzer diş, ardından iki benzer diş, sonra farklı bir diş ve tekrar iki benzer diş bulunur. Yani diziliş 3212 şeklindedir. Aynı düzen üst sağda da vardır. Alt çene de aynı sistemle yaratılmıştır. - [Ülfet bir gaflet perdesidir](https://nurdivani.com/ulfet-bir-gaflet-perdesidir.html) - Mucize uzakta değil; soluduğumuz havada, attığımız adımda, atan kalbimizde, göremediğimiz ama her an işleyen o büyük nizamda gizli. Önemli olan, o alışkanlık perdesini yırtıp "Neden?" ve "Nasıl?" sorularını sorabilmek. Elma Kolay da Armut Mu Zor? Eğer bir elma ağacından armut çıksaydı, hayretten ne yapacağımızı şaşırırdık. Hâlbuki aynı ağaçta binlerce elma yetişir de dönüp bakmayız bile. - [Ayasofya’dan Hücreye Bir Yolculuk](https://nurdivani.com/ayasofyadan-hucreye-bir-yolculuk.html) - Şimdi bir an için Ayasofya Camii’nin kendi kendine, ustasız ve plansız meydana geldiğini düşünelim… Kuzeyden esen rüzgâr tonlarca su getirip döküyor, güneyden esen rüzgâr demir taşıyor, başka bir rüzgâr kireci, tuğlayı getiriyor… Bir başka rüzgâr tuğlaları diziyor, diğeri harcı yerleştiriyor… Oduncuların baltaları rüzgârla ağaçları kesiyor, çiviler tesadüfen çakılıyor, halılar dikenlerden kopan yünlerle kendiliğinden dokunup içeri - [Beş duyuya mahkûm kalırsan kaybedersin](https://nurdivani.com/bes-duyuya-mahkum-kalirsan-kaybedersin.html) - İmam-ı Gazâlî der ki: Sakın sadece gözle görülen, duygularla idrâk edilen şeyleri tasdik etmekle kalma! Kalma ki iyi ayaklı merkep mesabesinde olmuş olmayasın! Çünkü merkep de beş duyuya sahip olmakta seninle ortaktır. Beş duyu; Göz, kulak, burun, dil, deri. Ama önemli olan şu: Bu beş duyu sadece maddeyi tanır. Hakikati ise kalp ve akıl kavrar. - [Yaprak düşerken neler olur?](https://nurdivani.com/yaprak-duserken-neler-olur.html) - Sonbaharda yaprakların birer birer döküldüğünü görürüz ve çoğu zaman “basit bir olay” deyip geçeriz. Hâlbuki bir yaprağın dalından kopup yere düşmesi, onun ilkbaharda yaratılması kadar ince, hesaplı ve kanunlara bağlı sayısız biyokimyasal sürecin neticesidir. Bitki fizyolojisinde “absisyon” denilen bu hadise, başlı başına bir ilim konusudur. Mevsim değişip günler kısaldığında, sıcaklık düştüğünde yapraktaki hormon dengesi değişir. - [Meclislerin en şereflisi ve en yücesi](https://nurdivani.com/meclislerin-en-sereflisi-ve-en-yucesi.html) - أَشْرَفُ المَجَالِسِ وَأَعْلَاهَا: Meclislerin en şereflisi ve en yücesi; الجُلُوسُ مَعَ الفِكْرَةِ فِي مَيْدَانِ التَّوْحِيدِ: Tevhid meydanında derin bir tefekkür ile oturmak, وَالتَّنَسُّمُ بِنَسِيمِ المَعْرِفَةِ: Marifet (Allah'ı bilme ve tanıma) esintisini koklamak, وَالشُّرْبُ بِكَأْسِ المَحَبَّةِ مِنْ بَحْرِ الوِدَادِ: Sevgi denizinden, muhabbet kadehiyle içmek, وَالنَّظَرُ بِحُسْنِ الظَّنِّ بِاللهِ: Allah Teâlâ hakkında hüsn-i zan nazarıyla (bakıp) düşünmektir. - [Her yüz bir tevhidin bir imzasıdır](https://nurdivani.com/her-yuz-bir-tevhidin-bir-imzasidir.html) - Size yirmi bin kelimelik bir sözlük verildiğini düşünün. Ve deniliyor ki: “Bu sözlükte olmayan yeni bir kelime ekle.” Bunu yapabilmek için önce ne gerekir? Elbette sözlükteki bütün kelimeleri bilmek lazım ki yeni bir kelime eklensin. Peki sözlük sekiz milyar kelimeden oluşsa ve her gün yüz binlerce yeni kelime eklenseydi? Acaba bu işi, sözlüğün tamamını bilmeyen - [Karınca nereden biliyor?](https://nurdivani.com/karinca-nereden-biliyor.html) - Karıncanın toprağın altında tohum biriktirmesi başlı başına bir ibrettir. Bilimsel olarak da bazı hasatçı karıncaların birçok bitki türünün tohumlarını yer altındaki odacıklarda depoladığı bilinmektedir; hatta bir araştırmada Florida hasatçı karıncasının yuvalarında 20 familyadan en az 58 farklı tohum türü tespit edilmiştir. Hasatçı karıncaların toprak altındaki odacıkları, aslında birer "uyuyan orman" deposudur. Nemli toprak, her tohum - [Neden önce tesbih, sonra hamd, sonra istiğfar?](https://nurdivani.com/neden-once-tesbih-sonra-hamd-sonra-istigfar.html) - فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Nasr Suresi: 3 Kur’ân’da Nasr Suresi’nde geçen “tesbih, hamd ve istiğfar” sıralamasını tefsir ederken Fahreddin Razi şöyle der: Ayette bir müşkil bulunmaktadır. O da şudur: Tevbe bütün taatlardan önce gelir; sonra, hamd, tesbihten önce gelir. Çünkü, hamd, in'âm sebebiyle - [Teshir nedir?](https://nurdivani.com/teshir-nedir.html) - Teshir (تسخير); bir şeyi emri altına almak, boyun eğdirmek, kendi iradesi olmayan varlıkları bir gaye için hizmetkâr gibi çalıştırmak demektir. Teshir edilen varlık, kendi isteğiyle değil, kendisine verilen bir kanunla zorunlu olarak hizmet eder. Eğer şuursuz bir varlık, kendinden çok daha akıllı ve üstün bir varlığın ihtiyacını kusursuzca görüyorsa; o varlık kendi başına değil, her - ["Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar" tabirini nasıl anlamalıyız?](https://nurdivani.com/gogusleri-henuz-tomurcuklanmis-yasit-kizlar-tabirini-nasil-anlamaliyiz.html) - Nebe' Sûresi (78) 33. ayette Rabbimiz şöyle buyurur: وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا "göğüsleri tomurcuklanmış aynı yaşta kızlar" Bu ayette geçen ifade, özellikle bazı modern zihniyetler tarafından bağlamından koparılarak Kur’an’a yönelik eleştirilerin konusu yapılmaktadır. Ancak bu yaklaşım, ayetin gerçek anlamını araştırmaktan ziyade, tercüme üzerinden bir algı oluşturma çabasıdır. Peki bu ifade gerçekten Kur’an’ın muradını mı yansıtmaktadır? Yoksa kelimenin - [İstivâyı sadece oturmak diye anlamak](https://nurdivani.com/istivayi-sadece-oturmak-diye-anlamak.html) - Arapçada اِسْتَوَى kelimesi meşhur lügat kullanımlarında en az 9 ana manaya gelir. Bazı lügatlerde bunlara bağlı alt anlamlar da zikredilir. 1. Düzeldi, doğruldu, istikamet aldı اِسْتَوَى الشَّيْءُBir şey düzgün oldu, eğrilikten çıktı, istikamet kazandı. Mesela ekin için: فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ“Gövdesi üzerinde doğruldu.” Buradaki mana, eğrilikten çıkıp düzgün hâle gelmektir. Lügatlerde “استوى الشيء: اعتدل” yani “şey - [Düşmanları bile tasdik ediyor](https://nurdivani.com/dusmanlari-bile-tasdik-ediyor.html) - Bir hakikatin en güçlü delillerinden biri şudur: Onu sadece dostları değil, düşmanları bile kabul eder. Hz. Muhammed (s.a.v) hakkında yapılan değerlendirmelere bakıldığında bu durum açıkça görülür. Onu övenler sadece Müslümanlar değil; farklı dinlerden, farklı kültürlerden, hatta inançsız kişiler bile onun büyüklüğünü teslim etmiştir. “Tarihteki yüz büyük insan” adlı kitabıyla bütün dünyada yankılar uyandıran Amerikalı bilim - [Bir hakikate davet](https://nurdivani.com/bir-hakikate-davet.html) - Bu satırlar, bir tartışmayı kazanmak için değil; bir kalbe hakikati fısıldamak için yazıldı. Ne bir zorlama var burada, ne de bir dayatma… Sadece bir davet: Gel ve bak. Çünkü hakikat, gürültüyü sevmez. Sessizliğe gelir… Düşünen kalbe dokunur… Bu kitapta okuyacağın her konu sadece düşündürür. Bir kapı açar, içeri girip girmemek sana kalır. Belki bazı cümleler - [Hz. İsa (a.s)’ın hakiki konumu](https://nurdivani.com/hz-isa-a-sin-hakiki-konumu.html) - Hz. İsa (a.s) Hz. İsa (a.s)’nın (a.s) konumu, sadece bir “kimlik tartışması” değildir; tevhidin kalbine dokunan bir meseledir. İslâm, Hz. İsa (a.s)’yı küçültmez; aksine onu ifrat ve tefritten kurtarıp hakiki makamına yerleştirir: Ne sıradan bir insan, ne de ilah… O, mucizelerle desteklenmiş, tertemiz bir peygamberdir. Doğumu: Kudretin Açık Bir Tecellisi Hz. İsa (a.s)’nın (a.s) babasız - [Teslis Meselesi](https://nurdivani.com/teslis-meselesi.html) - Teslis Meselesi Hristiyanlık “Baba Tanrı’dır, Oğul Tanrı’dır, Kutsal Ruh Tanrı’dır; fakat üç Tanrı değil, bir Tanrı vardır” der. İşte burada akıl ister istemez durur ve sorar: Eğer üçü de ayrı şahıs ise, nasıl tek ilah oluyor? Eğer gerçekten tek ise, neden üç ayrı şahıs deniliyor? İlah dediğimiz Zât nasıl olmalıdır? Kudreti nasıl olmalı? İradesi nasıl - [Günah ve kurtuluş](https://nurdivani.com/gunah-ve-kurtulus.html) - Günah ve Kurtuluş Birçok Hristiyan mezhebine göre insan, Hz. Âdem’in işlediği ilk günahın etkisini taşır. Buna “asli günah” denir. Hristiyan inancına göre Hz. İsa (a.s), insanlığın günahlarını bağışlatmak için dünyaya gelmiş ve kendini feda etmiştir. Bu anlayışta: İnsan günahkârdır Günahın bedeli ödenmelidir Bu bedeli Hz. İsa (a.s) üstlenmiştir Yani kurtuluş, kişinin kendi amellerinden çok, Hz. - [İncil ne kadar korundu?](https://nurdivani.com/incil-ne-kadar-korundu.html) - Kitaplar Meselesi İslâm, İncil’in aslının Allah’tan geldiğine iman eder. Bu sebeple konuşulan şey, vahyin kıymeti değil; metnin tarih içinde nasıl aktarıldığıdır. Yani mesele, kaynağın ulviyeti değil; insan eliyle geçen süreçte ne kadar muhafaza edildiğidir. Metinlerin Çoğulluğu: Tek Nüsha mı, Birçok Rivayet mi? Soru: “Bugün elde bulunan İncil metinleri tek bir orijinal nüshadan mı geliyor, yoksa - [Kur’ân’da Hz. İsa (a.s) ve Hz. Meryem](https://nurdivani.com/kuranda-hz-isa-a-s-ve-hz-meryem.html) - Gel ve Dinle Hiç Kur’ân’da Hz. İsa (a.s) hakkında ne söylendiğini bizzat okudun mu? Gel, araya yorum katmadan, sadece birlikte dinleyelim. Çünkü burada bir insanın sözü değil, Allah’ın kelâmı var. Kur’ân, Hz. Meryem’i tertemiz bir kul olarak anlatır. Onun yalnızlığını, korkusunu, teslimiyetini… Ve ardından gelen mucizeyi: Hz. İsa (a.s)’nın babasız dünyaya gelişi. Ama bu mucize, - [Hz. Muhammed (S.a.v)'e burdan bak!](https://nurdivani.com/hz-muhammed-s-a-ve-burdan-bak.html) - 1- Fıtrilik Delili: Taklit Sürmez, Hakikat Kalır Doğuştan olan ile sonradan takınılan hemen ayrılır. Yapmacık olan, ne kadar ustaca olursa olsun, dikkatli nazarlardan kaçamaz. Hz. Muhammed’in hayatı ise baştan sona doğallık, istikamet ve samimiyet üzerinedir. En yakınında bulunan sahabeler, onu her hâliyle gözlemledi. Eğer en küçük bir sunilik olsaydı, ilk fark edenler onlar olurdu. Ama - [Kur'an'ın bu yönünü hiç duydun mu?](https://nurdivani.com/kuranin-bu-yonunu-hic-duydun-mu.html) - 1- Üslûp ve Meydan Okuma: Benzeri Getirilebilir mi? Kur’ân, sadece anlatmaz; meydan okur: “Eğer kulumuza indirdiğimizden şüphedeyseniz, onun benzeri bir sûre getirin.” Bu davet, 7. yüzyıldan beri açıktır. Arap edebiyatının zirve olduğu bir toplumda gelmiş, en güçlü hatipler karşısında okunmuş ve benzeri ortaya konulamamıştır. Bu noktada soru şudur: Bu metin, bir insanın üretebileceği sıradan bir - [Şer ve musibetler neden var, Allah nasıl müsaade ediyor?](https://nurdivani.com/ser-ve-musibetler-neden-var-allah-nasil-musaade-ediyor.html) - Halk-ı şer, şer değil belki kesb-i şer şerdir. Şerrin yaratılması şer değil şerrin kazanılması şerdir. Çünkü halk ve icad, bütün neticelere bakar, külli maslahatlara bakar, ona göre icad eder; mesela yağmurun yaratılması büyük hayırdır. Toprak onunla canlanır, mahlukat onunla sulanır, rızık o su ile çıkar. Su nerdeyse hayattır. Bunun gibi binlerce neticeleri vardır, bütünü de - [Allah bizim cennete ve cehenneme gireceğimizi biliyor neden bizi imtihan ediyor?](https://nurdivani.com/allah-bizim-cennete-ve-cehenneme-girecegimizi-biliyor-neden-bizi-imtihan-ediyor.html) - Bu soruya hemen Kurandan cevap verelim. Nisa suresi 165. Ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor. رُسُلًا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki, لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ Peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا Allah mutlak üstündür, yegane hikmet sahibidir. Nisâ Suresi 165. Ayet “Eğer - [Edison gibi insanlara cennet yok mu?](https://nurdivani.com/edison-gibi-insanlara-cennet-yok-mu.html) - İnsanlığın ilmî ve teknolojik gelişmelerine katkıda bulunan fakat iman etmeyen kişilerin ahiretteki durumları nedir? Edison gibi insanlara cennet yok mu?” Sorunun altında yatan asıl sebep, yaratılışın gayesini unutmak ya da bilinçli olarak göz ardı etmektir. Edison gibi icatlar yapan ama Allah’a iman etmeyen kişilerin cenneti hak ettiğini savunanlar, önce şu gerçeği görmek zorundadır: 1- Yaratılışın - [Neden Ebedi Cehennem?](https://nurdivani.com/neden-ebedi-cehennem.html) - Kâfir neden cehennemde ebedi olarak kalacak? Allah’ın sonsuz rahmeti kâfirin ebedi cehennemde kalmasına nasıl müsaade ediyor? Aslında cevap çok basit. Kâfir küfrüyle sonsuz cinayetler ve suçlar işlemekte ve bunun neticesi olarak sonsuz bir hapse çarptırılmaktadır. Bizler Ebedi cehenneme girecek olan kâfirin işlemiş olduğu suçları teker teker işleyeceğiz ta ki kısa bir ömürde yapmış olduğu zulüm - [Biz putperestleri eleştiriyoruz ama biz de Kabe’nin etrafında dönüyoruz.](https://nurdivani.com/biz-putperestleri-elestiriyoruz-ama-biz-de-kabenin-etrafinda-donuyoruz.html) - Soru: “Siz putperestleri eleştiriyorsunuz ama siz de Kâbe’nin etrafında dönüyorsunuz!” 1- Biz Kâbe’ye değil, Kâbe’nin sahibine ibadet ediyoruz.” Biz putperestler gibi Kâbe'ye ne dua ediyoruz ne ondan bir şey bekliyoruz ne de onun kutsallığına tapıyoruz. Kâbe’ye değil, Kâbe’nin sahibine ibadet ediyoruz. Mekân içinde yaşayan insan bir secde yapacak ve illaki bir yöne dönecek mi? Evet. - [Bir yaratıcıyı kabul ediyorum ama onun Allah olduğunu nereden bileyim?](https://nurdivani.com/bir-yaraticiyi-kabul-ediyorum-ama-onun-allah-oldugunu-nereden-bileyim.html) - Bir yaratıcıyı kabul ediyorum ama onun Allah olduğunu nereden bileyim? Bir yaratıcıyı kabul ediyorum ama onun Allah olduğunu nereden bileyim? Bu soru, inkârın değil; kabullenilmiş bir hakikatten kaçışın sorusudur. Çünkü soru sahibi artık âlemdeki muhteşem düzeni, varlıklardaki sanat ve ölçüyü görmüş; eserden müessire, fiilden faile, sanattan sanatkâra intikal eden aklî yolu çoktan yürümüştür. “Yaratıcı var - [Tanrı âlemi yarattı, kanunları koydu ve çekildi; sistem artık kendi kendine işliyor diyenlere...](https://nurdivani.com/tanri-alemi-yaratti-kanunlari-koydu-ve-cekildi-sistem-artik-kendi-kendine-isliyor-diyenlere.html) - Deizm, Yaratıcının âlemi yarattığını kabul eden, fakat âlemle sürekli ilişki halinde bulunmadığını ileri süren bir inançtır. En önemli temsilcileri arasında Aristo, Newton gibi isimler vardır. Newton’a göre Tanrı, kudretiyle yaratır yarattıklarına bir daha müdahale etmesine gerek kalmaz. Deizme göre konuşmayan ve karışmayan yaratıcı bu kimselerle konuşmuş mudur? Evet, Yaratıcı âlemi yaratacak ve daha sonra karışmayacak - [“Allah beni yaratırken, bana mı sordu?”](https://nurdivani.com/allah-beni-yaratirken-bana-mi-sordu.html) - “Allah beni yaratırken, bana mı sordu?” 1- Sorunun Kendisi Hatalıdır. Bu soru baştan sona mantık dışı bir varsayıma dayanır. Çünkü “Allah beni yaratırken bana mı sordu?” diyen kişi, farkında olmadan şunu kabul etmiş olur: “Ben yaratılmadan önce vardım ki, bana soru sorulabilirdi.” Hâlbuki bu, kendi içinde çelişen bir iddiadır. Zira sorulabilmek için önce var olmak - ["Allah kaderimi böyle yazmış, benim suçum ne?”](https://nurdivani.com/allah-kaderimi-boyle-yazmis-benim-sucum-ne.html) - Ezeliyet Nedir, Kaderle İlişkisi Nasıldır? Kader meselesinde en büyük yanlış, ezel ile zamanın başlangıcını birbirine karıştırmaktır. İnsan zamanın içinde yaşadığı için her şeyi “önce–sonra” ölçüsüyle değerlendirir. Bu sebeple de ezeli, geçmişte bir nokta zanneder. Hâlbuki kaderi anlaşılmaz kılan hata tam da budur. Zaman, kâinatın yaratılmasıyla başlayan ve hadiselerin içinde cereyan ettiği bir mahlûktur. Geçmiş, hâl - [İnsan kaderin mahkûmu olmadığının diğer izahları:](https://nurdivani.com/insan-kaderin-mahkumu-olmadiginin-diger-izahlari.html) - 1-“İmtihan Varsa İrade Vardır” İnsan bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. İmtihan varsa irade, irade varsa sorumluluk vardır. Allah hayır ve şer yollarını göstermiş, fakat tercihi insana bırakmıştır. Kur’an açıkça bildirir: Doğru yolu seçen kendi lehine, sapmayı seçen kendi aleyhine seçmiş olur. قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْۚ De ki: "Ey insanlar! İşte - [Kader Değişir mi?](https://nurdivani.com/kader-degisir-mi.html) - Kader değişir mi?” sorusu, ilk bakışta insanı tereddüde düşüren bir sorudur. Çünkü kader, Allah’ın ilminin bir unvanıdır. Allah’ın ilminde ise artma, eksilme ve değişme düşünülemez. Eğer kader değişseydi, Allah’ın bildiği bir şey gerçekleşmemiş veya bilmediği bir şey gerçekleşmiş olurdu. Bu ise Allah’ın ilim sıfatı hakkında düşünülemez. Dolayısıyla Allah’ın ilminde değişme yoktur; bu hakikat kesindir. Ancak - [Kalblerin Mühürlenmesi: İlahi Takdir mi, İnsanın Tercihi mi?](https://nurdivani.com/kalblerin-muhurlenmesi-ilahi-takdir-mi-insanin-tercihi-mi.html) - Allah Teâlâ, Bakara suresinin beşinci ayetinde, Efendimiz (s.a.v)’e hitaben şöyle buyurmaktadır: إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنْذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ۝ خَتَمَ اللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَعَلَىٰ سَمْعِهِمْ ۖ وَعَلَىٰ أَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ “Sen inkâr edenleri korkutsan da, korkutmasan da birdir. Onlar iman etmezler. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Ve - [İslam'ı hiç duymayan kişinin durumu nedir?](https://nurdivani.com/islami-hic-duymayan-kisinin-durumu-nedir.html) - 1-Doğduğun Yer Değil, Durduğun Yer Önemlidir Zaman ve mekânın insan üzerinde iman ve İslam açısından olumlu ya da olumsuz etkileri olduğu inkâr edilemez. Ancak bu etki, sonucu tek başına belirleyen bir kader zorlaması değildir. Zaman ve mekân sadece imtihana avantajlı ya da dezavantajlı başlama şartları sunar; neticeyi belirleyen ise insanın iradesi ve tercihleridir. İslam beldesinde - [Ruhun varlığı inkar edilemez](https://nurdivani.com/ruhun-varligi-inkar-edilemez.html) - Bilim, yöntemi gereği yalnızca ölçülebilir olanla ilgilenir. Ruh fiziksel değilse; deney tüpüne konamaz, tartılamaz, mikroskopta görülemez. Bu yüzden bilimin “kanıt yok” demesi, ruh yoktur anlamına gelmez. Bu sadece yöntemin sınırıdır. Mikroskop ruhu göstermez; çünkü mikroskop yalnızca maddeyi gösterir. Bilim bugün bilinci büyük ölçüde beyin süreçleriyle açıklamaya çalışıyor. Fakat çalışmak, çözmek demek değildir. Nörobilim şunu gösterir: - [Öldükten sonra dirileceksek neden ölüyoruz?](https://nurdivani.com/oldukten-sonra-dirileceksek-neden-oluyoruz.html) - Öldükten sonra dirileceksek neden ölüyoruz? 1- Malik Olan Tasarruf Eder Bu soruya verilecek en temel cevap şudur: Allah böyle dilemiştir. Çünkü O Malik’tir. Hayatı veren de O’dur, alan da O’dur. Varlık bizim mülkümüz değil, O’nun ihsanıdır. Biz sahip değiliz; emanetçiyiz. Sahip olan mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Hayat bize ait bir hak değil, verilmiş bir - [“Allah ile kulun arasına kimse giremez” sözü nasıl anlaşılmalı?](https://nurdivani.com/allah-ile-kulun-arasina-kimse-giremez-sozu-nasil-anlasilmali.html) - Bugün birçok günahkâr insan, nasihatten kaçmak için “Allah ile kulun arasına kimse giremez” sözüne sığınıyor. Hâlbuki dertleri hakikati korumak değil; ikaz edilmemek, nefislerinin rahatsız olmamasıdır. Bu yüzden kendilerini Allah’a çağıran hocaya da, âlime de, mürşide de itiraz ediyorlar. اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ - [Kalbim temiz demek kurtarır mı?](https://nurdivani.com/kalbim-temiz-demek-kurtarir-mi.html) - “Kalbim temiz” sözü, çoğu zaman günahın sığınağıdır “Önemli olan kalbin temizliği” sözü aslında ibadeti terk etmenin, haramı işlemenin ve nefse alan açmanın bir bahanesidir. Çünkü gerçekten temiz olan bir kalp, Allah’ın emrini hafife alamaz. Günahı hayat tarzı hâline getiremez. İbadeti önemsiz göremez. Bu söz çoğu zaman kalbi savunmak için değil, nefsi savunmak için kullanılmaktadır. Temiz - [Hıristiyan ve Yahudiler de cennete girecek mi?](https://nurdivani.com/hiristiyan-ve-yahudiler-de-cennete-girecek-mi.html) - Bakara Suresi 62. ayet ile Hristiyan ve Yahudilere “açık çek” verenler, aslında ayetleri tahrif eden modern din tüccarlarıdır. Şirki cennete sokmaya çalışan bu anlayış, ayetle değil heva ile konuşur.Şimdi ayeti tahlil edelim. اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ - [La ilahe illallah demek yeterli mi?](https://nurdivani.com/la-ilahe-illallah-demek-yeterli-mi.html) - “Ortak Kelime Aldatmacası: Tevhid Var, Peygamber Yok mu?” قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan başkasına - [Eşit olmayan şartlarda ilâhî adalet nasıl işler?](https://nurdivani.com/esit-olmayan-sartlarda-ilahi-adalet-nasil-isler.html) - Eşit Olmayan Şartlarda İlâhî Adalet Nasıl İşler? İnsan çoğu zaman adaleti “herkese aynı şeyin verilmesi” zanneder. Çünkü dışarıdan bakınca eşitlik, adalet gibi görünür. Herkese aynı imkân verilirse sanki haksızlık ortadan kalkacakmış gibi düşünülür. Hâlbuki hakiki adalet, herkese aynı şeyi vermek değil; herkese layık olduğu şeyi vermektir. Çünkü insanlar aynı değildir: Kabiliyetleri farklıdır, güçleri farklıdır, imkânları - [Tesadüf bir açıklama mı, yoksa kaçış mı?](https://nurdivani.com/tesaduf-bir-aciklama-mi-yoksa-kacis-mi.html) - Tesadüf Gerçekten Bir Açıklama mı, Yoksa Kaçış mı? “Tesadüf” diyorsun… Ama bir durup düşünelim: Bu kelime gerçekten bir açıklama mı, yoksa açıklayamamanın yerine konmuş bir etiket mi? Bir kitap düşün. Harfler yerli yerinde, cümleler anlamlı, paragraf bir bütün… Buna “tesadüf” diyebilir misin? Diyemezsin. Çünkü anlam, rastgelelikten doğmaz.Bir telefon düşün. İçinde binlerce parça, kusursuz bir uyumla - [Peygamberimiz (s.a.v) günahsızken neden bağışlanma dilerdi?](https://nurdivani.com/peygamberimiz-gunahsizken-neden-bagislanma-dilerdi.html) - Peygamber Efendimiz (s.a.v) günahlardan korunmuş (ismet sahibi) olduğu halde, neden sürekli “istiğfar” ederdi? Bazıları bu meseleyi ya bilmeden ya da kasıtlı olarak çarpıtarak şöyle sunar: “Demek ki Peygamber de günah işliyordu ki istiğfar ediyordu.” Peygamber Efendimiz (s.a.v), İslam akaidine göre ismet sahibidir; yani Allah tarafından günah ve hatadan korunmuştur. Bu, onun ilâhî bir güvence altında - [Ya Hristiyan veya ateistler haklıysa?](https://nurdivani.com/ya-hristiyan-veya-ateistler-hakliysa.html) - “Ya Hristiyanlar veya ateistler haklıysa?” diye bir soru zihne gelebilir. Bu sorudan kaçmamalıyız; tam tersine, ciddi bir şekilde cevap aramalıyız. Ancak bu konuyu korkuyla, önyargıyla ya da alışkanlıkla değil; akıl, mantık, tarih bilgisi, vicdan ve adalet duygusuyla değerlendirmeliyiz. İnsan ön yargılarını bir kenara bırakıp dürüstçe baktığında; hangi yolun daha tutarlı, hangi inancın çelişkisiz, hangi görüşün - [Korku ve ümit arasındaki ince denge](https://nurdivani.com/korku-ve-umit-arasindaki-ince-denge.html) - Kalbin İki Kanadı: Ümit ve Korku Ümit (recâ) ve korku (havf), insan ruhunu ayakta tutan iki kuvvet gibidir. İnsan sadece korkuyla yaşarsa ezilir, daralır, nefes alamaz. Sadece ümitle yaşarsa gevşer, ciddiyetini kaybeder. Bu yüzden kalp, bu iki hâl arasında dengede durmak zorundadır. Nasıl ki kuş iki kanatla uçar, kalp de ancak bu iki hisle istikamet - [Tedaviyi engelleyen üç engel](https://nurdivani.com/tedaviyi-engelleyen-uc-engel.html) - İmam-ı Gazali der ki; Kalp hastalarının beden hastalarından daha fazla olmaları üç illetten ileri gelir. Bedenin çığlıklarına kulak kesilen insanoğlu, ruhunun ve kalbinin sessiz feryatlarına karşı sağırdır. Gazalî, kalplerin neden bu kadar büyük bir çöküşe sürüklendiğini üç amansız illetle özetler: 1- Hasta kimse, hasta olduğunu bilmez. Kalp hastalığı, beden hastalığı gibi bağırarak gelmez; sessizce yerleşir, - [İlimde yetinmek yok](https://nurdivani.com/ilimde-yetinmek-yok.html) - Ey nefsim… İlim öyle bir hazinedir ki, ona ulaşan durmaz, ulaştıkça daha çok ister. Çünkü ilim arttıkça insan, ne kadar bilmediğini daha iyi anlar. İşte bu yüzden Kur’ân, en yüce insan olan Peygamber’e bile “arttır” demesini emreder. Artmasını İstediğin Şey Ne? وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا “De ki: Rabbim! İlmimi artır.” (Tâhâ, 20/114) Dikkat et ey - [İlmin yükselttiği makam](https://nurdivani.com/ilmin-yukselttigi-makam.html) - İlim Konuşturur Ey nefsim… Bazen zayıf olan güçlüye konuşur, küçük olan büyüğe söz söyler. Bu cesaretin kaynağı nedir? İlim. Çünkü ilim, sahibine sadece bilgi vermez; kıymet ve söz hakkı da kazandırır. Hüdhüd’ün Sözü فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَاٍ بِنَبَاٍ يَق۪ينٍ Çok geçmeden (Hüdhüd) gelip: Ben, dedi, senin bilmediğin - [Rahman suresi ve Kur'an'ın önceliği](https://nurdivani.com/rahman-suresi-ve-kuranin-onceligi.html) - Belâgat ilminde ve tefsir usûlünde "Takdim-Tehir" (neyin önce, neyin sonra zikredildiği) çok büyük bir mana taşır. Eğer bir nimet, diğer nimetlerden önce zikrediliyorsa, o nimetin diğerlerine göre bir asıl, öncelik ve üstünlük taşıdığı anlaşılır. الرَّحْمَٰنُ , عَلَّمَ الْقُرْآنَ , خَلَقَ الْإِنْسَانَ , عَلَّمَهُ الْبَيَانَ "Rahmân (olan Allah), Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona beyanı (kendini ifade - [İlmin “Azîm” oluşu](https://nurdivani.com/ilmin-azim-olusu.html) - Arapça dil yapısında ve Kur'anî ıstılahta bir şeye "Azîm" (Büyük) veya "Hayran Kesîra" (Çokça hayır) denmesi, o şeyin mertebesinin beşerî ölçülerin çok ötesinde olduğunu gösterir. وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُ ۚ وَكَانَ فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا "...Ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Allah’ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür (Azîm'dir)." Nisa Suresi 113. Ayet: Cenâb-ı Hak bu ayette Peygamber Efendimiz’e (s.a.v. ) verdiği pek çok - [İlim kurtarır](https://nurdivani.com/ilim-kurtarir.html) - Günahın Kaynağı Ey nefsim… Her günah aynı değildir. Kimi vardır şehvetten doğar, kimi vardır cehaletten ve kibirden. Şehvetin ateşi söner; ama cehaletin karanlığı, insanı yıllarca içinde tutar. Hz. Âdem’in Dersi: İlim Kurtarır Hz. Âdem (a.s.) bir zelle işledi… ama ilmi vardı. Rabbini tanıyordu, hatasını gördü ve şöyle dedi: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamazsan, - [Karınca bile ilmiyle yükseldi](https://nurdivani.com/karinca-bile-ilmiyle-yukseldi.html) - Fahreddin er-Râzî der ki: {لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمَانُ وَجُنُودُهُ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ} "...Süleyman ve ordusu, farkına varmadan (bilmeyerek) sizi ezip geçmesin." (Neml, 27/18) Karıncanın diğerlerine reis olması, tek bir meseleyi bilmiş olmasından ötürüdür ki, o da, وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ lafzının ifade ettiği manadır. Buna göre karınca sanki şöyle demiştir: Hz. Süleyman masumdur. Masum olanların, suçsuzlara eziyyet - [Bir köpeği değiştiren ilim, insanı ne yapar?](https://nurdivani.com/bir-kopegi-degistiren-ilim-insani-ne-yapar.html) - Köpeğin hükmü fıkıhta açıkça belirlenmiştir: Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre köpek bütünüyle necistir; Hanefî mezhebine göre ise köpeğin özellikle salyası ve ağız suyu necis kabul edilir. Yani asıl itibariyle köpek, temizlik bakımından dikkat edilmesi gereken bir varlıktır. Fakat buna rağmen İslam, bazı ihtiyaçları gözeterek köpeğin kullanımına ruhsat vermiştir. Av köpeği, çoban köpeği ve bekçi (koruma) - [İlmin meyvesi korkudur](https://nurdivani.com/ilmin-meyvesi-korkudur.html) - Fahreddin er-Râzî der ki: Hakiki ilim, kalpte haşyet doğuran ve insanı Allah’a yaklaştıran ilimdir. İlmin Meyvesi Korkudur Ey nefsim… İlmin değeri sadece bilmekte değil, kalpte ne doğurduğundadır. Eğer ilim seni Allah’a yaklaştırmıyor, kalbinde bir haşyet uyandırmıyorsa, o ilim sadece yük olur. Çünkü hakiki ilmin meyvesi Allah korkusudur. Haşyetin Sahibi Kim? إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ - [Ekrem sıfatı ve ilmin ilişkisi](https://nurdivani.com/ekrem-sifati-ve-ilmin-iliskisi.html) - Ey nefsim… Kur’ân’ın kainatı sarsan o ilk “Oku!” emrinden hemen sonra gelen gizli şefkate, o derin sırra bir bak. Rabbinin sonsuz keremi, sana ilim vermesiyle tecelli ediyor. Bu, ezelî ve ebedî olanın kuluna en zarif en büyük ikramıdır. اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ ۝ الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ ۝ عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ “Oku! Senin Rabbin en - [Alaka’dan âlime](https://nurdivani.com/alakadan-alime.html) - Başlangıçtan Zirveye Ey nefsim… Kur’ân’ın ilk emrine bak: “Oku!” Bu bir kelime değil, bir yolculuktur. İnsan, en aşağıdan alınıp en yüceye çıkarılır. İşte bu ayetler, insanın nereden gelip nereye çıktığını gösteren ilâhî bir ders gibidir. اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ ۝ خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ ۝ اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ ۝ الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ ۝ عَلَّمَ - [Sözün değeri bilgiyle ölçülür](https://nurdivani.com/sozun-degeri-bilgiyle-olculur.html) - قَالَ الْخَلِيلُ بْنُ أَحْمَدَ النَّاسُ أَرْبَعَةٌ: Halil bin Ahmed el-Ferâhîdî demiştirki insanlar dört kısımdır. فَرَجُلٌ يَدْرِي وَيَدْرِي أَنَّهُ يَدْرِي، فَذَاكَ عَالِمٌ فَخُذُوا عَنْهُ (أَوْ فَاتَّبِعُوهُ) Bilen ve bildiğini bilen: İşte o gerçekten âlimdir (bilgindir), ona uyun. وَرَجُلٌ يَدْرِي وَلَا يَدْرِي أَنَّهُ يَدْرِي، فَذَاكَ نَائِمٌ فَأَيْقِظُوهُ Bilen ama bildiğini bilmeyen: İşte o uykudadır, onu uyandırın. وَرَجُلٌ لَا يَدْرِي وَيَدْرِي أَنَّهُ لَا يَدْرِي، فَذَاكَ مُسْتَرْشِدٌ فَأَرْشِدُوهُ Bilmeyen ve bilmediğini bilen: İşte o irşad (rehberlik) isteyendir, - [Dört şey ancak dört şeyle tamamlanır](https://nurdivani.com/dort-sey-ancak-dort-seyle-tamamlanir.html) - Fahreddin er-Râzî der ki: قَالَ الرَّازِيُّ: أَرْبَعَةُ أَشْيَاءَ لَا تَتِمُّ إِلَّا بِأَرْبَعَةِ أَشْيَاءَ: Dört şey ancak dört şeyle tamamlanır: الدِّينُ بِالتَّقْوَى، وَالْقَوْلُ بِالْفِعْلِ، وَالشَّخْصِيَّةُ بِالتَّوَاضُعِ، وَالْعِلْمُ بِالْعَمَلِ Din takva ile; söz fiil ile; şahsiyet tevazu ile ve ilim amel ile... Din Takva ile Tamamlanır Din, takvasız olursa ayakta duramaz. İbadetler şekil olarak kalır, kalbe inmez. - [İlmin neticesi izzet ve yükseliştir](https://nurdivani.com/ilmin-neticesi-izzet-ve-yukselistir.html) - İlim, sıradan bir bilgi değildir. O, insanı karanlıktan nura çıkaran, cehaletten izzete yükselten bir merdivendir. Nice insanlar vardır ki ilimle meleklerin hürmetine mazhar olmuş, nice kullar vardır ki ilimle peygamberlere varis kılınmıştır. Allah’ın Peygamberlere Öğrettiği İlimler Cenâb-ı Hak her peygambere hususî bir ilim vermiştir: وَعَلَّمَ آدَمَ الْأَسْمَاءَ كُلَّهَا “Âdem’e bütün isimleri öğretti.”(Bakara, 2/31) Âdem (a.s.) - [Kimle oturursan ona dönersin](https://nurdivani.com/kimle-oturursan-ona-donersin.html) - Ey nefsim… Şimdi kendine dön ve bir hakikati fark et: Sen kiminle oturup kalkıyorsan, ona benzemeye başlıyorsun. Çünkü kalp, bulunduğu ortamın rengini alır. Sohbet, sadece vakit geçirmek değildir; karakter inşa eder, istikamet belirler. Bu yüzden kiminle beraber olduğun, aslında kim olacağını tayin eder. Fakih Ebu'l-Leys şöyle demiştir: Şu sekiz gurup kimseyle oturana, Allah sekiz şeyi - [Kur’ân’a göre imanda delilin önemi](https://nurdivani.com/kurana-gore-imanda-delilin-onemi.html) - وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪ي “Bir zaman İbrahim (a.s.) ‘Ey Rabb’im! Ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster.’ dedi. Allah, ‘İnanmadın mı?’ buyurdu. O da ‘Evet inandım, fakat kalbimin mutmain olması ve yatışması için bunu istiyorum.’ dedi.” (Bakara suresi 260. ayet). Bu ayet, delil talep etmenin - [Köpük gider, hakikat kalır](https://nurdivani.com/kopuk-gider-hakikat-kalir.html) - Şimdi Kur’ân’ın temsil dolu üslubuna yönelip, “sel ve köpük” misali üzerinden ilmin mahiyetini ve değerini anlamaya çalışalım اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَابِيًاۜ Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taşar. Sel, üste çıkan köpüğü alır götürür. وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُۜ Süslenmek veya - [Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"](https://nurdivani.com/bilenlerle-bilmeyenler-bir-olur-mu.html) - Kur’ân zıtları ayırır çünkü insana ölçü kazandırmak ister. İnsan kendi başına çoğu zaman karıştırır, gri alanlarda kaybolur. Hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı net çizgilerle ayırarak der ki: “Bak, yol budur; diğeri değildir.” Bu ayrım olmasa, insan neyi seçeceğini bilemez; hayat pusulasız kalır. Kur’ân’ın bütün bu ayrımları aslında tek bir cümleye çıkar: “Tarafsız kalamazsın.” Ya - [Âdem (a.s)’ın üstünlüğünün sırrı](https://nurdivani.com/adem-a-sin-ustunlugunun-sirri.html) - İlim, insanın yolunu aydınlatan bir nur, kulluğunu şekillendiren bir rehberdir. Bu hakikat, Hz. Âdem’in (a.s) meleklere karşı üstünlüğünün ilimle ortaya konulmasıyla en açık şekilde gösterilmiştir. وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, - [اِنَّ ile hükmün tahkiki](https://nurdivani.com/اِنَّ-ile-hukmun-tahkiki.html) - اِنَّ Arapçada te’kîd (kesinlik) ve tahkik ifade eden bir edattır; cümledeki hükmü güçlendirir ve “şüphesiz, muhakkak ki” anlamı katar. Üstad Bediüzzaman Said Nursî, bu hakikati İşârâtü’l-İ’câz’da şu şekilde ifade eder: Tahkiki ifade eden اِنَّ deki nükte şöyle tasvir edilebilir ki: اِنَّ herhangi bir cümlede bulunursa o cümlenin damını deler, hakikate nüfuz eder. Ve o davayı - [Müfessirler neden farklı konuşuyor?](https://nurdivani.com/mufessirler-neden-farkli-konusuyor.html) - Sual: Kur’an zaruriyat-ı diniyedendir. Zaruriyatta ihtilaf olamaz. Halbuki müfessirlerce verilen ayrı ayrı manaların bir kısmı, birbirine muhaliftir? Eğer bir şey "zaruriyat" ise, o konuda herkesin üzerinde birleştiği tek bir hakikat olmalıdır. İki artı iki dört eder; bunda ihtilaf olmaz. Eğer "zaruriyatta ihtilaf olamaz" kuralı mutlaksa, müfessirler arasındaki bu ihtilaf, Kur'an'ın "zaruriyat" vasfına bir gölge düşürmüyor - [Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.](https://nurdivani.com/hidayet-i-ilahi-bir-burak-olup-muminlere-gonderilmistir.html) - اُولٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Bakara: 5 Fahrur Razi hazretleri şöyle der; Bu ifadede geçen عَلٰىharf-i ceri, “üzerinde olmak” manasıyla sadece bir konumu değil; istilâ hâkimiyet, sebat ve yerleşmişliği anlatır. “Hidayet üzeredirler” demek, onların hidayeti sadece bilip kabul ettikleri değil; ona tam manasıyla tutundukları, onun üzerinde durdukları ve - [Ya kapı bağışa, ya bağış kapıya uygun olmalı](https://nurdivani.com/ya-kapi-bagisa-ya-bagis-kapiya-uygun-olmali.html) - Bir hükümdar, tebaasına yayınladığı bir fermanın başında kendisini hangi sıfatla tanıtıyorsa, o hükümdarın önceliği odur. Cenâb-ı Hakk, Kur’an’ın her kapısını (sureleri) Rahmân ve Rahîm anahtarıyla açarak şunu ilan eder: "Ey kulum, seninle olan münasebetim her şeyden önce merhamet üzerinedir. Gazabımdan önce rahmetim gelir." Besmele’deki bu sıfatlar bir nevi "eman" (güvenlik) yazısıdır. Bir kul "Bismillahirrahmanirrahim" dediğinde, - [Günah dağ gibi olsa da Allah’ın rahmeti ondan büyüktür](https://nurdivani.com/gunah-dag-gibi-olsa-da-allahin-rahmeti-ondan-buyuktur.html) - Büyük müfessir Fahreddin Râzî Hazretleri, bu ayet-i kerimede Allah’ın rahmet ve mağfiretinin büyüklüğünü gösteren birçok ince işaret bulunduğunu söylemiş ve şunları zikretmiştir. قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ De ki: "Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah'ın - [Melekler insanın fesat çıkaracağını nasıl bildi?](https://nurdivani.com/melekler-insanin-fesat-cikaracagini-nasil-bildi.html) - Bakara Suresi’nin 30. ayet-i kerimesinde Cenab-ı Hak şöyle buyurur: وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الْأَرْضِ خَلِيفَةً “Bir zaman Rabbin meleklere: ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.’ demişti.” قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ Bunun üzerine melekler şöyle dediler: “Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın?” Bu ayet-i kerimenin işaretiyle melekler, - [Hz. Âdem’in ağaca yaklaşması günah mı, hikmet mi?](https://nurdivani.com/hz-ademin-agaca-yaklasmasi-gunah-mi-hikmet-mi.html) - Cenab-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلاَ مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَـذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin. Dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz.”(Bakara 2/35) Bu ayet hakkında bazı kimseler yanlış bir neticeye vararak Hz. - [Kur’ân’ı anlamak için sünnet gerekli mi?](https://nurdivani.com/kurani-anlamak-icin-sunnet-gerekli-mi.html) - Allah Teâlâ şöyle buyurur: وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ “Biz sana her şeyi açıklayan kitabı indirdik.” (Nahl 16/89) Sünneti ve hadisleri inkâr edenler bu ayeti delil göstererek “Kur’ân her şeyi açıklamıştır; başka açıklamaya ihtiyaç yoktur.” derler. Fakat Kur’ân’a dikkatle bakıldığında bunun böyle olmadığı açıkça görülür. Kur’ân birçok yerde: Namaz kılın der; fakat namazın nasıl - [Günahların sevaba çevrilmesi ne demektir?](https://nurdivani.com/gunahlarin-sevaba-cevrilmesi-ne-demektir.html) - Günahların Yerine Sevap Yazılması اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا "...Tevbe ve iman edip de salih amelde bulunan kimseler müstesna. İşte Allah, bunların kötülüklerini iyiliklere çevirir." (Furkan, 25/70) Âlimler, ayetteki "İşte Allah bunların kötülüklerini iyiliklere çevirir" cümlesi ile ne kastedildiği hususunda şu değişik izahları yapmışlardır: 1. - [Namaz insanı günahlardan nasıl alıkoyar?](https://nurdivani.com/namaz-insani-gunahlardan-nasil-alikoyar.html) - Bu ayet, namazın hakikatini gösteren çok derin bir ölçü verir. Namaz, sadece bedensel bir hareket değil; kalbi Allah’a bağlayan bir ibadettir. Bu yüzden gerçek manada kılınan namaz, insanı fuhuş ve münkerden, yani edepsizlikten ve kötülükten alıkoyar. اُتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَۜ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ - [Ataların günahına razı olanlar da sorumlu olur mu?](https://nurdivani.com/atalarin-gunahina-razi-olanlar-da-sorumlu-olur-mu.html) - Neden Kur’an, Peygamberleri Öldüren Ataların Suçunu Sonraki Nesillere Nispet Eder? لَقَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَق۪يرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَٓاءُۢ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Gerçekten ‘Allah fakirdir, biz zenginiz’ diyenlerin sözünü Allah işitmiştir. Onların - [İnsan kaybolur, ateş ağlar!](https://nurdivani.com/insan-kaybolur-ates-aglar.html) - Kur’ân’da sık sık şu ifade geçer: وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ “Onlar için elim bir azap vardır.” Burada geçen عَذَابٌ أَلِيمٌ (elîm azap) ifadesi bir sıfat tamlamasıdır. Bu tamlamada أَلِيمٌ kelimesi “müteellim”, yani acı duyan, elem çeken manasına gelir.Oysa acı duyan ateş değildir; acıyı hisseden insandır. Ateş ne ağlar, ne inler, ne de elem çeker. Öyleyse Kur’ân - ["Dinde zorlama yoktur" ayeti nasıl anlaşılmalı?](https://nurdivani.com/dinde-zorlama-yoktur-ayeti-nasil-anlasilmali.html) - لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ “Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. ” (Bakara, 256) Bazı kimseler bu ayeti yanlış anlayarak şöyle derler: “Din hiçbir konuda zorlama kabul etmez. İnsan nefsiyle baş başa bırakılır; ister ibadet eder ister etmez, ister itaat eder ister isyan eder. Ona karışılmaz.” Fakat bu anlayış - [Kur’ân’a göre günahın sorumluluğu kime aittir?](https://nurdivani.com/kurana-gore-gunahin-sorumlulugu-kime-aittir.html) - وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez” (Enam 6/164, İsra 17/15, Fatır 35/18, Zümer 39/7, Necm 53/38) “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez” ayeti hakkında müfessirler şöyle izahlarda bulunmuş ve ayet-i kerimede zikredilen yüklenme işine şu manaları vermişlerdir 1- Başkasının Günahını Üstlenme İddiasının Reddedilmesi Mekkeli kâfirler, Müslüman olan akrabalarını bu dinden vazgeçirebilmek için, - [Kur’an’da yeryüzü mü önce yaratıldı, gök mü?](https://nurdivani.com/kuranda-yeryuzu-mu-once-yaratildi-gok-mu.html) - Kur’an’da bazı ayetlerde yeryüzünün önce yaratıldığı, bazı ayetlerde ise gökyüzünün önce yaratıldığı ifade edilmektedir. Bu durumda şöyle bir soru akla gelmektedir: Yeryüzü mü önce yaratıldı, yoksa gökyüzü mü? Bakara Suresi 29. ayet-i kerimesinde şöyle buyrulmaktadır: هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاءِ فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ “O (Allah) ki, yeryüzünde ne - [Can mı önce, mal mı? Kur’ân’daki tertibin hikmeti](https://nurdivani.com/can-mi-once-mal-mi-kurandaki-tertibin-hikmeti.html) - Kur’ân’da Can ve Malın Zikrediliş Sırasındaki Hikmet Bazıları şöyle bir sual sorabilir: Kur’ân-ı Kerîm’de bazen can mallardan önce, bazen de mallar canlardan önce zikredilmektedir. Meselâ Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ “Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır.” (Tevbe 9:111) Bu ayette canlar mallardan - [Allah hakkında kullanılan “kâne” fiilinin manası](https://nurdivani.com/allah-hakkinda-kullanilan-kane-fiilinin-manasi.html) - “Kâne” Fiilinden Doğabilecek Yanlış Anlamın Giderilmesi Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: وَكَانَ اللّٰهُ عَفُوًّا غَفُورًا “Allah çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.”(Nisâ, 4:99) Arapçada “kâne” fiili zahiren geçmiş zaman ifade eder. Bu sebeple ayeti ilk okuyan kimsenin zihnine şöyle bir yanlış mana gelebilir:“Sanki Allah önceden affedici ve bağışlayıcı değildi de sonradan böyle oldu.” Hâlbuki Allah hakkında böyle - [Kasten mümini öldürenin hükmü ve tevbesi](https://nurdivani.com/kasten-mumini-oldurenin-hukmu-ve-tevbesi.html) - Nisa suresi 93. ayette şöyle buyrulmuş: وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisa 93) Ayet-i kerimede kasten bir mümini öldüren kimsenin - [Şeytanla barış olmaz](https://nurdivani.com/seytanla-baris-olmaz.html) - Düşmana Düşmanlık اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّاۜ "Şeytan, sizin bir düşmanınızdır. Onun için siz de onu düşman edinin. (Fâtır. 6). İmam Fahreddin er-Râzî, bu ayeti tefsir ederken dikkat çekici bir inceliğe temas eder ve şöyle der: "Şeytan, sizin bir düşmanınızdır. Onun için siz de onu düşman edinin. Ve onun sözünü dinlemeyin" buyurmuştur. Ayetteki, "Onu - [Kalbi diriltmek için nefsin dört kuşunu öldür](https://nurdivani.com/kalbi-diriltmek-icin-nefsin-dort-kusunu-oldur.html) - وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْيًاۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟ Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) - [Neden Hz. İbrahim’e (a.s.) hemen, Hz. Uzeyr’e (a.s.) yüz yıl sonra?](https://nurdivani.com/neden-hz-ibrahime-a-s-hemen-hz-uzeyre-a-s-yuz-yil-sonra.html) - Soru: Her ikisi de peygamber olduğu hâlde, neden Hz. İbrahim’e (aleyhisselâm) ölülerin diriltilmesi hemen gösterilmiş; fakat Hz. Uzeyr’e (aleyhisselâm) aynı hakikat yüz yıl sonra gösterilmiştir? Cevap: Beyzavî ve Ebussuud Efendi’nin beyanına göre Hz. İbrahim’in (aleyhisselâm) duasında dikkat çeken en mühim nokta, duaya edep ile başlamasıdır. O, isteğini dile getirirken önce Rabbine yönelmiş ve şöyle demiştir: - [İyiliğin reklamı, fakirin mahcubiyeti](https://nurdivani.com/iyiligin-reklami-fakirin-mahcubiyeti.html) - Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: الَّذِينَ يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَا أَنْفَقُوا مَنًّا وَلَا أَذًى لَّهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ “Malları­nı Allah yolunda harcayıp da ardından başa kakma (men) ve eziyet (eza) getirmeyenlerin mükâfatı Rableri katındadır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Bakara, 2/262) - [Hz. İsa (as) yakında insanlarla konuşacak](https://nurdivani.com/hz-isa-as-yakinda-insanlarla-konusacak.html) - Bu ayet Hz. İsa’nın (Aleyhisselâm) ahir zamanda yeryüzüne tekrar ineceğine dair kuvvetli bir delil içermektedir وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا“Beşikte iken de, yetişkin (yaşlı) iken de insanlarla konuşacaktır.” (Âl-i İmrân 3/46) Ayet, Hz. İsa’nın hayatındaki iki farklı zamana dikkat çekmektedir. Birincisi, beşikte konuşmasıdır. Bu, Kur’ân’da açıkça bildirilen büyük bir mucizedir; zira yeni doğmuş bir çocuğun - [Delil yakîni artırır](https://nurdivani.com/delil-yakini-artirir.html) - Kur’ân’da anlatılan Hz. Üzeyir (a.s.) kıssası, delilin imandaki yakîni nasıl artırdığını gösteren çarpıcı bir misaldir. Üzeyir (a.s.), harap olmuş bir şehri gördüğünde: اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ “Allah burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek?” (Bakara 2/259) diye sormuştur. Bunun üzerine Allah Teâlâ onu ve eşeğini öldürmüş, yüz yıl sonra tekrar diriltmiş ve kudretini açık bir - [Kur’an’ın icazı onun lafızlarında parlar](https://nurdivani.com/kuranin-icazi-onun-lafizlarinda-parlar.html) - Bir cümle kuracaksınız, bu cümle bir manayı ifade edecek ve cümleyi oluşturan her bir kelime dahi o manaya müstakil olarak hizmet edecek. Kardeşlerim beşerin böyle bir cümle kurması manayı taşıyan lafızları dahi o manaya hizmetkar kılarak konuşması mümkün değildir. Şimdi ben Kur’an’ı mealinden anlarım diyen kimseye diyoruz ki; Enbiya suresi 46. Ayete bir bak. Rabbimiz - [Kur’ân’ın nazmındaki mucize](https://nurdivani.com/kuranin-nazmindaki-mucize.html) - Üç Kelimede Beş Hüküm: Kur’ân’ın Belagat Mucizesi Kur’ân’ın beyanı öylesine harika, öylesine letafetli ve akıcıdır ki ayetleri oluşturan kelimeler eşsiz bir nazım ile dizilmiştir. Bu nazmın inceliklerini muhafaza etmek ise ancak Arapça aslında mümkündür. Kur’ân’ın açık manaları, emir ve hükümleri bulunduğu gibi; lafzının içinde gizlenmiş birçok işaret, remiz ve ince mana da vardır. Tercümelerde ise - [Kıble meselesi vahy-i gayr-i metlûvu ispat eder](https://nurdivani.com/kible-meselesi-vahy-i-gayr-i-metluvu-ispat-eder.html) - Sünneti ve hadisleri reddedenler, vahyin sadece Kur’ân’dan ibaret olduğunu iddia ederler. Oysa kıblenin önce Mescid-i Aksâ’ya yöneltilmesi bu iddiayı açıkça çürütür. Peygamberimiz (a.s.m.) Medine’ye hicretten sonra 17–18 ay boyunca Mescid-i Aksâ’ya doğru namaz kılmıştır. Fakat dikkat edin: Kur’ân’da “Mescid-i Aksâ’ya dönün” diye tek bir ayet yoktur! Aşağıdaki ayetin naziliyle Kıble Mescid-i Harâma çevrilmiştir. قَدْ نَرَى - [İmanınız size ne kötü şey emrediyor!](https://nurdivani.com/imaniniz-size-ne-kotu-sey-emrediyor.html) - قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ De ki, "Eğer inanmışsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor?" Bakara Suresi 93. Ayet “Biz mü’miniz, biz Allah’a inanıyoruz, biz hak üzerindeyiz” iddiasında bulunan; fakat amelde ve tavırda bunun tam tersini yapan kimselere yöneltilmiş çok sarsıcı bir cevaptır. Ayet her ne kadar yahudiler hakkında inse de hükmü - [İlmiyle konuşup hâliyle yalanlayanlar](https://nurdivani.com/ilmiyle-konusup-haliyle-yalanlayanlar.html) - اَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ “Siz insanlara iyiliği emrediyor da kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik kitabı da okuyorsunuz. Hâlâ akletmeyecek misiniz?”(Bakara, 2/44) Bu âyet, bildiği hakikati başkasına söyleyip kendisi yaşamayan kimselere yönelmiş çok derin bir tokattır. Yani mesele sadece “iyiliği emretmek” değil; söylediği hakikatin önce kendisinde görünmesi meselesidir. Âyetin verdiği mana - [Namaz ağırsa, kalbi yokla](https://nurdivani.com/namaz-agirsa-kalbi-yokla.html) - وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ“Sabır ve namaz ile yardım isteyin. Şüphesiz bu, huşû sahibi olanlardan başkasına gerçekten ağır gelir.”(Bakara 2/45) Bu âyetin verdiği ders şudur: İnsan dara düştüğünde, sıkıştığında, imtihanda bunaldığında ilk işi sebeplere koşmak değil; sabırla dayanmak ve namazla Rabbine yönelmek olmalıdır. Çünkü mü’minin asıl dayanağı, dışarıdaki imkânlar değil; Allah’la kurduğu - [Cumartesi ashabı ve bugünün insanları](https://nurdivani.com/cumartesi-ashabi-ve-bugunun-insanlari.html) - A‘râf Suresi’nde geçen şu ayetler, Allah’ın yasağını hile ile delmeye çalışan bir kavmin ibretli sonunu anlatmaktadır. Fakat bu kıssa sadece geçmişi değil, harama kılıf uyduran ve hakkı söylemekten kaçan bugünün insanını da uyarmaktadır. وَاسْأَلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّتِي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِ“Onlara deniz kıyısındaki o kasabayı sor.” إِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ“Hani onlar cumartesi günü haddi aşmışlardı.” إِذْ - [Karun gibi yükselenler, Karun gibi batar](https://nurdivani.com/karun-gibi-yukselen-karun-gibi-batan.html) - Malın, makamın ve zenginliğin kendisini şımarttığı insanlara ibret olan Karun kıssasını birlikte tefekkür edeceğiz. Esteîzü billâh: إِنَّ قَارُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَى فَبَغَى عَلَيْهِمْ“Şüphesiz Karun, Musa’nın kavminden idi; fakat onlara karşı azgınlık etmişti.” وَآتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَا إِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُوءُ بِالْعُصْبَةِ أُولِي الْقُوَّةِ“Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, o hazinelerin anahtarlarını bile güçlü kuvvetli bir - [Cennet bir ücret değil, ilâhî bir müjdedir](https://nurdivani.com/cennet-bir-ucret-degil-ilahi-bir-mujdedir.html) - Bakara Suresi 25. Ayette şöyle buyrulur وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَآ اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۙ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ İman edip salih ameller işleyenleri müjdele: Onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine o - [Mânâdaki yakınlığın lafızlardaki tecellisi](https://nurdivani.com/manadaki-yakinligin-lafizlardaki-tecellisi.html) - Kur’ân’da sıkça gördüğümüz bir ifade vardır:قُلْ “De ki…” Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir soru sorulduğunda, çoğu zaman cevap bu kalıpla gelir. Çünkü bu, vahyin tebliğ üslubudur. Allah emreder, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bildirir. يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْأَهِلَّةِ ۖ قُلْ“ Sana hilalleri sorarlar. De ki…”(Bakara, 2:189) وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ ۖ قُلْ“ Sana ruhtan sorarlar. - [Hatırlanmak mı, unutulmak mı?](https://nurdivani.com/hatirlanmak-mi-unutulmak-mi.html) - İnsan fıtraten hatırlanmak ister. Değer verilmesini ister. Anılmak ister. Unutulmak ise ona ağır gelir. Bir dostunun seni hatırlaması hoşuna giderken, herkesin seni unutması kalbini incitir. Peki ey nefsim! Madem hatırlanmak istiyorsun, söyle: İnsanların seni hatırlaması mı daha büyük bir nimet, yoksa seni Allah’ın anması mı? Madem unutulmak istemiyorsun, düşün: İnsanların seni unutması mı daha acıdır, - [Peygamberleri inkâr etmeyiz; derecelerini de inkâr etmeyiz](https://nurdivani.com/peygamberleri-inkar-etmeyiz-derecelerini-de-inkar-etmeyiz.html) - Bakara Suresi 285. ayette “ayrım yapmayız”, Bakara Suresi 253. ayette ise “üstün kıldık” denmesi ne demektir? Âl-i İmrân Suresi 84. ayette “peygamberler arasında ayrım yapmayız” denirken, İsrâ Suresi 55. ayette “bazı peygamberleri bazısına üstün kıldık” buyurulması nasıl izah edilir? Peygamberler Arasında Ayrım Yoksa, Neden Bazıları Daha Üstün Kılındı? Bu iddia, meseleye son derece yüzeysel bakıldığını - [Kur’ân’ın hitabındaki hayret veren incelik](https://nurdivani.com/kuranin-hitabindaki-hayret-veren-incelik.html) - Kur’ân-ı Hakîm’de Hz. Mûsâ’nın hitaplarında sıkça: يَا قَوْمِ “Ey kavmim!” ifadesi geçerken, Hz. Îsâ’nın hitaplarında ise: يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ “Ey İsrâiloğulları!” ifadesi geçer. Bu fark, zahirde küçük gibi görünse de, içinde son derece latif bir işaret taşır. İlgili ayetler Hz. Mûsâ’dan: وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ يَا قَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنْفُسَكُمْ “Bir zaman Mûsâ kavmine şöyle - [Kur’ân neden “Yâ Benî İsrâil” der?](https://nurdivani.com/kuran-neden-ya-beni-israil-der.html) - Kur’ân’ın sık sık: يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ “Ey İsrâiloğulları!” diye hitap etmesi, sadece bir kavmi isimlendirmek değildir. Bunun içinde ciddi bir mana saklıdır. Çünkü İsrâil, Hz. Yâkub’un lakabıdır. Yani bu hitap aslında şöyle bir mana taşır: “Ey Yâkub’un evlatları! Ey bir peygamber soyundan gelenler! Ey atanız bir nebi olduğu halde, size bu hâl yakışıyor mu?” Nasıl - [İsa’nın misali Âdem’in misali gibidir](https://nurdivani.com/isanin-misali-ademin-misali-gibidir.html) - اِنَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ Şüphesiz Allah katında Hz. İsa’nın (aleyhisselâm) misali, Hz. Âdem’in (aleyhisselâm) misali gibidir. Allah Teâlâ Hz. Âdem’i (aleyhisselâm) topraktan yaratmış, sonra ona “Ol!” demiş, o da hemen oluvermiştir. Âl-i İmrân Sûresi (3), 59. Ayet Bu âyet-i kerime, Necran’dan gelen Hristiyan bir - [Neden lânetleşmeye cesaret edemediler?](https://nurdivani.com/neden-lanetlesmeye-cesaret-edemediler.html) - Mübahale Ayeti ve Necran Hristiyanları Hadisesi Cenab-ı Hak, Hz. İsa’nın (aleyhisselâm) hakikati hakkında açık delilleri bildirdikten sonra, buna rağmen inatla tartışmayı sürdürenlere karşı Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) mübahaleye çağırmasını emretmiştir: فَمَنْ حَاجَّكَ فِيهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ أَبْنَاءَنَاوَأَبْنَاءَكُمْ وَنِسَاءَنَا وَنِسَاءَكُمْ وَأَنْفُسَنَا وَأَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْلَعْنَتَ اللَّهِ عَلَى الْكَاذِبِينَ “Artık - [“Zallâm” denmesi, Allah hakkında zulme kapı açar mı?](https://nurdivani.com/zallam-denmesi-allah-hakkinda-zulme-kapi-acar-mi.html) - Kāf Suresi 29. ayette şöyle buyrulur. مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَا أَنَا بِظَلَّامٍ لِلْعَبِيدِ “Benim katımda söz değiştirilmez. Ben kullara asla zulmedici değilim.” (Kāf Suresi, 50:29) Burada sorulan mesele şudur: Kur’an’da Allah Teâlâ için “Rabbin kullara zallâm değildir” buyuruluyor. Buradaki “zallâm” kelimesi, Arapçada mübalağa kalıbıdır. Yani ilk bakışta “çok zulmeden” manası verir. Buradan bazıları şöyle - [Müşebbihe’nin çıkmazı: Arş ve mekân meselesi](https://nurdivani.com/musebbihenin-cikmazi-ars-ve-mekan-meselesi.html) - Kuran’da, Hakka Suresi 17. ayet şöyle buyurulur: وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ “O gün Rabbinin Arş’ını, onların üstünde sekiz melek taşır.” Bu ayet çok açık: Mahşer günü Arş’ı sekiz melek taşıyacaktır. Müşebbihe şöyle der: “Eğer Allah Teâlâ Arş’ta olmasaydı, Arş’ın taşınmasının bir anlamı kalmazdı. Bu, boş ve faydasız bir iş olurdu. Hele ki ‘O - [İbadet Neden Affa Muhtaçtır?](https://nurdivani.com/ibadet-neden-affa-muhtactir.html) - فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Nasr Suresi: 3 Kur’ân’da Nasr Suresi’nde geçen “tesbih, hamd ve istiğfar” sıralamasını tefsir ederken Fahreddin Razi şöyle der: Bunda, kuldan sudur eden teşbih ve hamdin, Allah’ın celal ve izzeti ile karşılaştırıldığında günah haline dönüştüğüne, binaenaleyh, bundan istiğfarda bulunmanın da - [Hz. Süleyman (a.s) neden kendi ismini, Allah'ın isminden önce zikretti ?](https://nurdivani.com/hz-suleyman-a-s-neden-kendi-ismini-allahin-isminden-once-zikretti.html) - Neml suresinin 30. ayetine ilk bakışta garip bir durum dikkat çeker: Hz. Süleyman (a.s.), neden mektubunda kendi ismini Allah’ın isminden önce zikretmiştir? Bu, zahiren bir takdim gibi görünse de, acaba arkasında hangi ince hikmetler saklıdır? اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ Mektup Süleyman'dandır, Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla (başlamakta) dır. Neml Sûresi(27) - [Neden “Rabbi’l-Âlemîn” Denildi?](https://nurdivani.com/neden-rabbil-alemin-denildi.html) - Fahreddin Râzî Hazretleri, tefsirinde Cenâb-ı Hakk’ın رَبِّ الْعَالَمِينَ buyurmasının hikmetini izah ederken şöyle der: Cenâb-ı Hakk’ın, اَلْحَمْدُ للهِ خَالِقُ الْعَالَمِينَ buyurmayıp da اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ buyurmasının derin bir hikmeti vardır. Bunun sebebi şudur: İnsanlar, sonradan meydana gelen bütün varlıkların, varlık sahnesine çıkarken bir yaratıcıya muhtaç olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Yani hiçbir şey kendiliğinden var - [Kur’ân’ın sarsıcı ifadesi: Nüzül](https://nurdivani.com/kuranin-sarsici-ifadesi-nuzul.html) - Kur'an-ı Kerim'de cennet ehli için kullanılan "Nüzül" (نُزُل) kelimesi, lügat manası itibariyle "bir misafire indiği ilk anda sunulan ikram, iştah açıcı başlangıç, aperatif" demektir. نُزُل (nüzül) kelimesi Kur’ân’da hem cennet ehli hem de cehennem ehli için kullanılır. Fakat iki kullanım arasında çok çarpıcı bir tezat vardır: Cennet için ikramın başlangıcı, cehennem için ise alaylı bir - [Mahşerde “sorulur” ve “sorulmaz” ayetlerinin manası nedir?](https://nurdivani.com/mahserde-sorulur-ve-sorulmaz-ayetlerinin-manasi-nedir.html) - Kur'an-ı Kerim'de Allah’ın peygamberlere ve ümmetlerine soru soracağını bildiren âyetler olduğu gibi kıyamet günü ne insana ne cine günahının sorulmayacağını veya mücrimlerden günahlarının sorulmayacağına dair âyetler vardır. Bu iki grup âyet arasında görünürde bir çelişki var gibi durmaktadır. Halbuki ayetler zahiren farklı şeyler söylüyor gibi görünse de hakikatte bir çelişki yoktur. 1- Kâfirlere, amelleri sorulmaz - [İnfak ayetinde gizlenen büyük hikmetler](https://nurdivani.com/infak-ayetinde-gizlenen-buyuk-hikmetler.html) - وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ “Kendilerine rızık olarak verdiğimiz mallardan Allah yolunda infak ederler.” Bakara suresi 3 Bu ayette üç kelimelik bir cümle içinde altı ayrı şart ve hüküm dürülüdür. Zekât ve sadakanın layık olduğu mevkiyi bulabilmesi için geçerli olan şartlar bu ayetin içine dürülmüştür. Üç kelimelik bir cümle kuracaksınız ve cümlede kullandığınız kelimeleri öyle seçeceksiniz ki - [Son peygamber neden en mükemmel?](https://nurdivani.com/son-peygamber-neden-en-mukemmel.html) - وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ Yine onlar, hem sana indirilene hem de senden önce indirilenlere iman ederler. Bakara Sûresi: 4 “مِنْ قَبْلِكَ” (Senden önce) Yani nübüvvet bir anda başlamış değil; aksine, insanlığı adım adım hazırlayan uzun bir terbiyenin neticesidir. “Senden önce” denilerek, bu silsilenin varlığına işaret edilir ve dolaylı olarak şu - [Son peygamber neden herkese gönderildi?](https://nurdivani.com/son-peygamber-neden-herkese-gonderildi.html) - مِنْ قَبْلِكَ (Senden önce) lafzı, nübüvvetin tedricî inkişafına delalet eder. Bu silsile, insanlığı hazırlamış; nihayetinde kemal noktası son peygamberle tahakkuk etmiştir. وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ Yine onlar, hem sana indirilene hem de senden önce indirilenlere iman ederler. Bakara Sûresi: 4 “Senden önce” ifadesi, nübüvvetin birden değil, adım adım inşa edildiğini - [Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?](https://nurdivani.com/kuran-munafiklari-neden-isim-isim-ifsa-etmez.html) - Üstad Bediüzzaman, “نَاس” ifadesinin bu ince manalarını İşârâtü’l-İ’câz’da beyan eder: Kur’an; münafıkların şahıslarını tayin etmeyerek umumî bir sıfatla onlara işaret ettiği, Resul-i Ekrem’in (asm) siyasetine daha münasiptir. Zira şahıslarının tayini ile kabahatleri yüzlerine vurulsaydı, mü’minler nefsin desisesiyle vesveseye düşerlerdi. Halbuki vesvese havfa, havf riyaya, riya nifaka incirar eder. Kur’ân, münafıkları isim isim ifşa etmeyip “نَاس” - [“Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?](https://nurdivani.com/ol-emri-hakikatte-nasil-anlasilmali.html) - Bu derin meseleyi anlayabilmek için ilk önce "Ezeli Kelâm" hakkında şu anlatacaklarımızı bilmek gerektir. Kur’ân açıkça bildirir ki Allah konuşur. Hz. Musa ile konuşmuştur. Vahiy göndermiştir. Kitaplar indirmiştir. Yani “Allah konuşmaz” demek küfürdür. Ama mesele şu: Nasıl konuşur? İnsanın konuşması: Ses ile olur, harflerle olur, ağız, dil, hava ile olur ve zamana bağlıdır. Eğer Allah’ın - [Allah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?](https://nurdivani.com/allah-hakkinda-كَانَ-ne-ifade-eder.html) - Kur’ân’da kullanılan her kelime, zahirde görünen mânasının çok ötesinde derinlikler taşır. Beşerî dilde “geçmiş zaman” ifade eden bir fiil, ilâhî kelâmda çoğu zaman ezeliyeti, sürekliliği ve değişmezliği haber verir. Bu sebeple Kur’ân’daki lafızları, sadece dil kaideleriyle değil; Allah’ın sıfatları ve kelâmın hakikati çerçevesinde anlamak gerekir. Zira Cenâb-ı Hak zamanla kayıtlı değildir ki, O’nun sıfatları bir - [Cennet bir hak mı, bir lütuf mu?](https://nurdivani.com/cennet-bir-hak-mi-bir-lutuf-mu.html) - Kur’ân-ı Kerîm’de Cennet’in müjdelendiği “وَبَشِّرْ” ifadelerinde çok ince, derin bir mana saklıdır. Zahirde bu kelime, sadece bir müjde verme gibi anlaşılabilir. Fakat dikkatle bakıldığında, bu tabirin arkasında Cennet’in mahiyetine ve ibadet–mükâfat ilişkisine dair büyük bir hakikat gizlidir. Üstad Bediüzzaman Said Nursî, İşârâtü’l-İ‘câz’da bu inceliğe işaret ederek şöyle der. Beşaret" tabiri; Cennet'in, Cenab-ı Hakk'ın fazl-ı kereminden - [Cennet neden “Cennetler” diye anlatılır?](https://nurdivani.com/cennet-neden-cennetler-diye-anlatilir.html) - Kur’ân-ı Kerîm’de Cennet’ten bahsedilen ayetlerde geçen “جَنَّاتٍ” (cennetler) tabiri, zahirde basit bir çoğul ifade gibi görünse de, içinde son derece derin ve mühim manalar barındırır. Bu kelimenin hem cem‘ (çoğul) olarak zikredilmesi, hem de bazı yerlerde nekra (belirsiz) gelmesi, Cennet’in mahiyetine dair büyük hakikatlere işaret eder. Üstad Bediüzzaman Said Nursî, İşârâtü’l-İ‘câz’da bu inceliği tahlil ederek, - [Cennet rızkının dört büyük sırrı](https://nurdivani.com/cennet-rizkinin-dort-buyuk-sirri.html) - Kur’ân-ı Kerîm’de Cennet ehlinin konuşmalarını nakleden ifadeler, zahirde basit bir haber gibi görünse de, hakikatte çok derin manaları içinde barındırır. قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bakara Sûresi 25. Ayet Özellikle “قَالُوا” gibi lafızlar, sadece bir söz nakli değil; Cennet’teki hayretin, hayranlığın ve müşterek lezzetin ifadesidir. Yine “هٰذَا الَّذ۪ى - [Cennet nimetlerinden sıkılmak yoktur](https://nurdivani.com/cennet-nimetlerinden-sikilmak-yoktur.html) - Üstad Bediüzzaman Said Nursî, İşârâtü’l-İ’câz’da Kur’ân kelimelerinin her birinin çok yönlü manalar taşıdığını beyan eder. Bu kelimeler, zahirde kısa görünse de içinde derin hikmetler ve ince işaretler barındırır. İşte مُتَشَابِهًا kelimesi de, cennet nimetlerindeki hem ülfet hem teceddüd lezzetlerine aynı anda işaret eden böyle cami’ bir ifadedir. وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ Rızıklar birbirinin benzeri olmak üzere, - [Cennette nimet getirilir, sen zahmet etmezsin](https://nurdivani.com/cennette-nimet-getirilir-sen-zahmet-etmezsin.html) - وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ Rızıklar birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine getirilir. Bakara Sûresi: 25. Ayet Kur’ân’ın kelimeleri yalnız mana değil, aynı zamanda üslûbuyla da hakikatleri ders verir. Bir fiilin hangi sîga ile geldiği bile başlı başına bir işaret taşır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin İşârâtü’l-İ’câz’da dikkat çektiği üzere, Kur’ân’da bazen fiilin faili gizlenir; fakat bu gizlilik, manasız - [Hidayette olan neden “İhdinâ” der?](https://nurdivani.com/hidayette-olan-neden-ihdina-der.html) - Mümin hidâyet üzerinde olduğu hâlde, hidayet is­temesinin bir yararı var mı? Bu olan birşeyi istemek anlamına gelmez mi? Fâtiha Sûresindeki اِهْدِنَا (Bizi hidayete erdir) ifadesi tek bir kelime gibi görünse de, aslında insanın hâline göre farklı manalar açan bir rahmet kapısıdır. Çünkü isteyenler farklı, ihtiyaçlar farklı… Öyleyse gelen cevap da tek kalıpta olmaz. Üstad Bediüzzaman - [Affetmek mi, karşılık vermek mi? Ayetler arasında görülen işkâl](https://nurdivani.com/affetmek-mi-karsilik-vermek-mi-ayetler-arasinda-gorulen-iskal.html) - Kur’ân’da bazı ayetler affı överken, bazıları zulme karşı mukabeleyi emreder. İlk bakışta bu iki ifade arasında bir zıtlık varmış gibi görünür. Oysa hakikatte bu, bir çelişki değil; farklı hâllere göre değişen ilâhî bir hikmettir. وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ Ve onlar ki kendilerine bağy (haklarına tecavüz) vaki' olduğu vakıt yardımlaşır onlar öcünü alırlar. Şura - [Zemmedilen ilimden imana](https://nurdivani.com/zemmedilen-ilimden-imana.html) - Sihir, şeriatta zemmedilmiş bir ilim olduğu hâlde; o ilmi bilen sihirbazlar, hak ile bâtılı ayırt edecek bir ölçüye sahip oldukları için, Hz. Musa’nın (a.s) mucizesi karşısında hemen teslim oldular. Yani ilim, kötü bir sahada bile olsa, insana ayırt etme kabiliyeti (furkan) kazandırdı ve onları imana götürdü. وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَلْقِ عَصَاكَۚ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ - [Âlimin hakiki makamı ve değeri](https://nurdivani.com/alimin-hakiki-makami-ve-degeri.html) - Nefsin Hilesi: “Onlar da Bizim Gibi” Nefis, sorumluluktan kaçmak için kıymetleri düşürür: “Âlim de bizim gibi” der. Evet, insandır; fakat bu söz çoğu zaman hakikati kabul için değil, yükümlülükten kaçmak içindir. Âlimi sıradanlaştıran, artık dinlemek zorunda kalmadığını zanneder ve rehbersizliğin sahte rahatlığına sığınır. Âlimi küçümsemek, onun taşıdığı vahiy kaynaklı ilmi küçümsemektir. “O da benim gibi” - [Emr-i bil Ma’rufun sınırları](https://nurdivani.com/emr-i-bil-marufun-sinirlari.html) - Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: عن أبي سعيد الخُدْريِّ رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول:«‌مَنْ ‌رَأَى ‌مِنْكُمْ ‌مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ، وَذَلِكَ أَضْعَفُ الْإِيمَانِ». Kim bir kötülük görürse, - [8- Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için...](https://nurdivani.com/8-hem-perde-i-gayb-icindeki-alem-i-ahirete-ait-menzilleri-dunya-gozumuzle-gormek-ve-gostermek-icin.html) - Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için ya kâinatı küçültüp iki vilayet derecesine getirmeli veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki yerlerini görüp tayin edelim. وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ âhiret âlemine ait menziller, bu dünyevî gözümüzle görülmez. Gayb âleminin perdesi Âhiret âlemi “perde-i gayb” içindedir. Yani vardır ama - [9- Cennet ve cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir.](https://nurdivani.com/9-cennet-ve-cehennem-secere-i-hilkatten-ebed-tarafina-uzanip-egilerek-giden-bir-dalin-iki-meyvesidir.html) - Elhasıl: Cennet ve cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Meyvenin yeri ise dalın müntehasındadır. Kâinat bir ağaç gibidir; başlangıcı dünyada, dalları ebede uzanır. Bu ağacın iki meyvesi vardır: cennet ve cehennem. Meyve, dalın sonunda olur. Öyleyse bu büyük ağacın neticeleri de ebed tarafında bulunur. Yani cennet ve cehennem, yaratılış - [7- Cehennem nerededir?](https://nurdivani.com/7-cehennem-nerededir.html) - Üçüncü Sual Cehennem nerededir? Elcevap: قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ ۞ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Cehennemin yeri, bazı rivayatla “tahte’l-arz” denilmiştir. Başka yerlerde beyan ettiğimiz gibi küre-i arz, hareket-i seneviyesiyle ileride mecma-ı haşir olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor. Cehennem ise arzın o medar-ı senevîsi altındadır, demektir. Görünmemeleri ve hissedilmemeleri, perdeli ve nursuz - [3- Nass-ı Kur’an’la şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır.](https://nurdivani.com/3-nass-i-kuranla-suhedanin-ehl-i-kuburun-fevkinde-bir-tabaka-i-hayatlari-vardir.html) - “Dördüncü Tabaka-i Hayat: Şüheda hayatıdır.” Bu cümle, hayatın beş mertebesinden dördüncüsünün şehitlere ait olduğunu bildirir. Şüheda, Allah yolunda canlarını feda eden, savaşırken veya hak yolunda iken öldürülen müminlerdir. Onların hayatı, diğer ölülerden farklı bir mertebede cereyan eder. “Nass-ı Kur’an’la şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır.” Kur’an-ı Kerim’in açık nassıyla sabittir ki şehitler, kabir - [5- Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir.” diye ifham ediliyor.](https://nurdivani.com/5-mevt-dahi-hayat-gibi-mahluktur-hem-bir-nimettir-diye-ifham-ediliyor.html) - İkinci Sual Furkan-ı Hakîm’de اَلَّذٖى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا gibi âyetlerde “Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir.” diye ifham ediliyor. Halbuki zahiren mevt; inhilaldir, ademdir, tefessühtür, hayatın sönmesidir, hēdimü’l-lezzattır. Nasıl mahluk ve nimet olabilir? Kur’an’da (Mülk Sûresi, 2. ayet) “O ki, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve - [6- Amma mevt, nimet olduğunun ciheti ise çok vücuhundan dört vechine işaret ederiz...](https://nurdivani.com/6-amma-mevt-nimet-oldugunun-ciheti-ise-cok-vucuhundan-dort-vechine-isaret-ederiz.html) - Amma mevt, nimet olduğunun ciheti ise çok vücuhundan dört vechine işaret ederiz: Ölüm, zahirde ayrılık gibi görünse de hakikatte birçok yönüyle bir ihsan ve bir rahmettir. İnsan, meseleyi yalnız dünya penceresinden okuyunca karanlık görür; fakat hakikat penceresi açıldığında ölümün nice hikmetli yüzleri parlamaya başlar. İşte bu hakikatin dört vechi: Birincisi: Ağırlaşmış olan vazife-i hayattan ve - [4- Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet mevt; tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir.](https://nurdivani.com/4-ehl-i-kuburun-hayat-i-ruhanileridir-evet-mevt-tebdil-i-mekandir-itlak-i-ruhtur-vazifeden-terhistir.html) - Beşinci Tabaka-i Hayat: Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet mevt; tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İdam ve adem ve fena değildir. Hadsiz vakıatla ervah-ı evliyanın temessülleri ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten ve menamen bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delail, o tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. - [2- Hazret-i İdris ve İsa aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır](https://nurdivani.com/2-hazret-i-idris-ve-isa-aleyhimesselamin-tabaka-i-hayatlaridir.html) - Üçüncü Tabaka-i Hayat: Hazret-i İdris ve İsa aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki beşeriyet levazımatından tecerrüd ile melek hayatı gibi bir hayata girerek nurani bir letafet kesbeder. Âdeta beden-i misalî letafetinde ve cesed-i necmî nuraniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semavatta bulunurlar. Âhir zamanda Hazret-i İsa aleyhisselâm gelecek, şeriat-ı Muhammediye (asm) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki: - [1- Hazret-i Hızır aleyhisselâm hayatta mıdır?](https://nurdivani.com/1-hazret-i-hizir-aleyhisselam-hayatta-midir.html) - Dört sualin muhtasar cevabıdır. Birinci Sual Hazret-i Hızır aleyhisselâm hayatta mıdır? Hayatta ise niçin bazı mühim ulema hayatını kabul etmiyorlar? Elcevap: Hayattadır fakat meratib-i hayat beştir. O, ikinci mertebededir. Bu sebepten bazı ulema hayatında şüphe etmişler. Birinci Tabaka-i Hayat: Bizim hayatımızdır ki çok kayıtlarla mukayyeddir. İkinci Tabaka-i Hayat: Hazret-i Hızır ve İlyas aleyhimesselâmın hayatlarıdır ki - [Kökün neyse meyven odur](https://nurdivani.com/kokun-neyse-meyven-odur.html) - İmam-ı Gazali der ki; Bil ki “Lâ ilâhe illallah” bir saadet ağacıdır. Onu tasdik toprağına diker, ihlâs suyu ile sular ve salih amellerle korursan; kökleri derinlere iner, gövdesi sağlamlaşır, dalları göğe yükselir ve güzel meyveler vermeye başlar. Kur’ân bu hakikati, kökü yerde sabit, dalları gökte olan ve her zaman meyve veren güzel bir ağaç misaliyle - [Her koyun kendi bacağından asılır mı?](https://nurdivani.com/her-koyun-kendi-bacagindan-asilir-mi.html) - Bir gün halka doğruyu söylediği için rahatsız olanlar, Harun Reşid’e gidip şikâyet ettiler; “Bizi kendi hâlimize bıraksın, herkes kendi hesabını verir, her koyun kendi bacağından asılır” dediler. Bunun üzerine Behlül Dana çağrıldı, sözler iletildi; Behlül hiçbir şey söylemeden sarayı terk etti, birkaç koyun alıp kesti ve bacaklarından mahallenin köşelerine astı. İnsanlar güldü, “Deliden başka ne - [Taşı atanda o, çorbayı veren de](https://nurdivani.com/tasi-atanda-o-corbayi-veren-de.html) - Behlül Dana… velî, meczupluğuyla hikmet söyleyen bir gönül adamı… Bir sabah sokakta yürürken çocuklar onu görür, gülüşür, alay eder ve taş atmaya başlarlar; taşlardan biri başına isabet eder, kan akar ama o susar, karşılık vermez, ağır ağır yürümeye devam eder. Kanlı başıyla bir çorbacıya girer, bir çorba ister; çorbacı merhamet eder, bir tas çorba uzatır - [Amel mi yapıyorsun, kendini mi sunuyorsun?](https://nurdivani.com/amel-mi-yapiyorsun-kendini-mi-sunuyorsun.html) - Riya ve ucüb öyle ince, öyle sinsi bir âfettir ki bir an içinde kalbe girer, insan fark etmeden yerleşir; o anda yıllarca yapılan ibadetleri yakıp kül edebilir. Düşün yetmiş yıl ibadet etmişsin ama bir anlık gösteriş, bir cümlelik övünme ve hepsi bir anda boşa gitmiş. Rivayet edilir ki bir adam, Süfyan-ı Sevrî’yi yemeğe davet eder. - [Riyanın sessiz felaketi](https://nurdivani.com/riyanin-sessiz-felaketi.html) - İmam Gazali Hazretleri der ki: Bir âlim anlatır: Seher vakti (Tâhâ Suresi’ni) okuyordum… Sonra uyudum. Rüyamda gökten bir zat indi. Elinde bir sahife vardı. Açtı… Okuduğum sure yazılıydı. Her kelimenin altında sevaplar vardı. Ama bir kelime silinmişti, altında hiçbir sevap yoktu. Sordum: “Ben o kelimeyi de okumuştum. Neden silindi?” Cevap geldi: “Evet okudun. Biz de - [Kusursuz sandığın amel ya kusurluysa?](https://nurdivani.com/kusursuz-sandigin-amel-ya-kusurluysa.html) - İmam Gazali Hazretleri der ki: Nişabur’da Atâ bin Selimî, büyük bir dikkatle bir kumaş dokur. Öyle ince çalışır ki, kusursuz olduğuna kanaat getirir. Güvenle çarşıya götürür. Fakat işin ehli bir tüccar, o kumaşta bir kusur bulur. Atâ ağlamaya başlar… Tüccar mahcup olur, özür diler, gönlünü almak ister. Ama Atâ’nın cevabı bambaşkadır: “Ben kumaşın kusuru için - [Huzura kabul, en büyük şereftir](https://nurdivani.com/huzura-kabul-en-buyuk-sereftir.html) - İmam Gazali Hazretleri der ki: Bir padişah tasavvur et… Şanı, kudreti bütün memlekete yayılmış. Vezirler, beyler, âlimler, filozoflar onun hizmetinde bulunmayı bir şeref sayıyor. Her biri, kendisine verilecek en küçük vazifeyi bile büyük bir nimet kabul ediyor; gece gündüz kapısında bekliyor. Böyle bir günde saray dolup taşmış. Kalabalıktan çoğu kimse ayakta kalmış. İşte tam o - [Çok amel mi, kabul edilen amel mi?](https://nurdivani.com/cok-amel-mi-kabul-edilen-amel-mi.html) - İnsan, çoğu zaman ameline bakar, onu büyütür, onunla övünür, onunla kurtulacağını zanneder. Hâlbuki amel, kendi başına bir kıymet ifade etmez. Onun değeri, kabul edilip edilmemesine bağlıdır. Nice küçük amel vardır ki kabul ile büyür. Nice büyük amel vardır ki reddedilince söner gider. İmam Gazali Hazretleri der ki: Bir Demet Çiçek mi, Sonsuz Bir Hazine mi? - [Son düzlükte uyuma!](https://nurdivani.com/son-duzlukte-uyuma.html) - Ebû Musa el-Eş’arî (r.a.), ömrünün sonlarına doğru ibadet ve taatte öyle bir gayret içindeydi ki, görenler hayret ediyordu. Gecesi gündüzüne karışmış, adeta nefes alır gibi ibadet ediyordu. Bu hâlini gören yakınları dayanamadı ve şöyle dediler: “Biraz kendine acısan… Biraz yavaşlasan… Nefsine biraz şefkat göstersen olmaz mı?” Bu söz, zahirde merhamet gibi görünüyordu… Ama hakikatte bir - [Ölüm var, sen yoksun gibi yaşıyorsun](https://nurdivani.com/olum-var-sen-yoksun-gibi-yasiyorsun.html) - Lokman Hekim, oğluna nasihat ederken hakikatin en sarsıcı kapısını açar: “Ey oğlum! Ölüm, ne zaman geleceği bilinmeyen bir misafirdir. Öyleyse o seni ansızın yakalamadan önce, sen ona hazırlan.” Bu söz, sadece bir öğüt değil bir uyan çağrısıdır. Çünkü ölüm, uzak bir ihtimal değil; her an kapıyı çalabilecek bir hakikattir. İmam-ı Gazâlî bu gafleti hayretle anlatır: - [Sevmediğinden değil, zayıflığından](https://nurdivani.com/sevmediginden-degil-zayifligindan.html) - İsyan muhabbetin esasına değil, kemâline zıt düşer. İmam-ı Gazali Hazretleri bu konuda şöyle der; Yani bir insan günah işledi diye Allah’ı hiç sevmiyor denilmez. Ancak bu sevgi, olması gereken olgunlukta değildir. Çünkü hakiki ve kâmil sevgi, sevilenin rızasına aykırı davranmayı terk etmeyi gerektirir. Nitekim insan kendi nefsini sever; sağlıklı olmayı ister. Fakat buna rağmen zararlı - [İbadetin en yüksek makamı](https://nurdivani.com/ibadetin-en-yuksek-makami.html) - İhvanından biri Mâruf-u Kerhî Hazretleri’ne sordu: “Seni insanlardan koparıp ibadete sevk eden nedir?” Soru basitti ama cevap bir ömürlük hakikatti. “Ölümü mü hatırlıyorsun?” dedi. “Ölüm de ne imiş…” buyurdu. “Kabir, berzah mı?” “Kabir de ne imiş…” “Cehennem korkusu? Cennet ümidi?” “Bunlar da ne imiş…” Sonra kapıyı açtı: “Bir Sultan vardır… Bütün bunlar O’nun elindedir.” Çoğu - [Gözden giren kalbe yerleşir](https://nurdivani.com/gozden-giren-kalbe-yerlesir.html) - Zünnûn-ı Mısrî (Allah'ın rahmeti üzerine olsun) der ki: Gözü harama kapamak ne güzel bir kapıcıdır. Şehvetin kalp evine girmesini önler. Demek ki gözünü haramdan sakınırsan kalbin ter temiz kalır. Bu sayede nice fitne ve belâlardan kurtulmuş olur ve iyiliklerini de arttırmış olursun. Zünnûn-ı Mısrî Hazretleri’nin bu sözü, kalbin penceresinin aslında göz olduğunu haber verir. Çünkü - [Kıymet kaybedince bilinir](https://nurdivani.com/kiymet-kaybedince-bilinir.html) - Suda yaşayan balık, suyun kıymetini bilmez; fakat sudan çıkarıldığı an, nefes için çırpındıkça aslında hayatının o suya bağlı olduğunu idrak eder. İnsan da böyledir: İçinde bulunduğu nimetlere alışır, onları sıradanlaştırır ve çoğu zaman şükrünü eda edemez. Ta ki o nimet elinden alınana kadar… Rivayet edilir ki bir padişah, daha önce deniz görmemiş kölesiyle gemiye biner. - [Baştaki “1”i kaybetme!](https://nurdivani.com/bastaki-1i-kaybetme.html) - İman asıldır. Tıpkı matematikteki “1” gibidir. Birin yanına bir sıfır koyarsın, 10 olur; bir sıfır daha koyarsın, 100 olur; bir sıfır daha, 1000… Değer hep artar. Ama baştaki o “1”i kaldırırsan, geriye ne kalırsa kalsın hepsi sıfırdır; hiçbir kıymeti yoktur. İşte iman da böyledir: Doğruluğu eklersin, değer kazanır; sabrı eklersin, katlanır; emniyet ve güveni eklersin, - [Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir](https://nurdivani.com/asil-musibet-ve-muzir-musibet-dine-gelen-musibettir.html) - Bediüzzaman Said Nursî şöyle der: “Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip feryad etmek gerektir.” Bu söz, musibetlere bakışımızı kökten değiştirir. Çünkü çoğu insan, başına gelen her sıkıntıyı en büyük felaket zanneder. Hâlbuki hakikatte felaket, dışarıdan gelen değil; içeriye girendir. Yani kalbe, imana ve dine dokunandır. - [Her “pişmanım” diyen kurtulur mu?](https://nurdivani.com/her-pismanim-diyen-kurtulur-mu.html) - Tevbe, sırf Allah’ın ululuğunu düşünerek, O’nun azabından sakınmak ve rızasını kazanmak niyetiyle yapılmadıkça makbul değildir. Eğer bir kimse günahı; dünya menfaatini elde etmek, makam ve mevki kazanmak, insanların korkusundan çekinmek, fakirlikten kurtulmak yahut o günahı işlemeye gücü yetmediği için terk ederse, bu gerçek tevbe sayılmaz. Çünkü hakiki tevbe, nefsin değil, kalbin Allah’a yönelişidir. Günahkârı tevbe - [Tevbenin samimiyeti nasıl anlaşılır?](https://nurdivani.com/tevbenin-samimiyeti-nasil-anlasilir.html) - İmam Gazâlî der ki: Bir kimse düşünün… Gençliğinde her türlü günahı işlemiş; harama dalmış, nefsinin peşinden gitmiş. Yıllar geçmiş, şimdi ihtiyarlamış. Artık o günahları işlemeye ne gücü var ne de imkânı… Sonra dönüp “Tevbe ediyorum” diyor. Acaba bu tevbe makbul olur mu? Cevap şudur: Evet, olur. Çünkü tevbe kapısı henüz kapanmamıştır. Birileri şöyle diyebilir: “Zaten - [Tevbe neden Farz-ı Ayn’dır?](https://nurdivani.com/tevbe-neden-farz-i-ayndir.html) - İnsan çoğu zaman gözünü açtığında kendini Müslüman bulur. Annesinden, babasından duyduğu ile inanır; fakat çoğu kez İslâm’ın hakikatine nüfuz etmeden, sadece alışkanlıkla yaşar. Ta ki bir gün büyür aklı başına gelir işte o an, artık taklitle değil, idrakle iman etmesi gereken eşiktir. O andan sonra gaflet mazeret değildir. Çünkü insan, kendisi gerçekten Müslüman olmadıkça, anne - [Tevbe neden geciktirilmemeli?](https://nurdivani.com/tevbe-neden-geciktirilmemeli.html) - Asi bir kimse, işlediği günahların kendisini ebedî azaba götürebileceğinden korkmuyorsa, bu hâl; sıhhati yerinde olduğu için zararlı şeyleri pervasızca tüketen bir kimsenin, henüz hastalanmadığı için ölümden korkmamasına benzer. Oysa insan sıhhatliyken hastalıktan, hasta olunca da ölümden korkar. Aynı şekilde günahkâr da henüz akıbetini görmeden gaflet içinde yaşar; fakat ecel gelip kapandığında, Allah korusun, geri dönüş - [Neden sadece günahı bırakmak yetmez?](https://nurdivani.com/neden-sadece-gunahi-birakmak-yetmez.html) - Günah sessizce birikir. İlk başta fark edilmez küçük bir leke gibi görünür. Sonra o leke pas olur. Pas kalbi sarar ve bir gün gelir mühür olur. Artık o kalp hakikati işitir ama duymaz… Görür ama anlamaz… Çünkü kararan şey göz değil kalptir. Tıpkı aynanın buğulanması gibi başlar her şey. Bir nefeslik buğu, bir anlık ihmal… - [Musibet mi? Yoksa gizli bir ikram mı?](https://nurdivani.com/musibet-mi-yoksa-gizli-bir-ikram-mi.html) - İnsan, çoğu zaman gördüğüyle hükmeder. Hoşuna gitmeyeni şer, acı vereni zarar zanneder. Hâlbuki hakikat, nefsin hissettiğinden çok daha derindir. İşte Kur’ân, bu hakikati şöyle haber verir: عَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟ Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu - [Tek musibeti ikiye çevirmek](https://nurdivani.com/tek-musibeti-ikiye-cevirmek.html) - Ey nefsim. Artık sana düşen, başa gelene sabretmektir. Öyle ki hem hastalığın acısını çekip, hem de onun sevabından mahrum kalmak gibi çifte zarara düşmeyesin. Unutma: “Asıl belâya uğrayan, çektiği derdin sevabını kaybedendir.” İnsan bazen felâkete uğrar. Ama asıl felâket, o felâket karşısındaki tavrındadır. Bir kısmı vardır ki musibete dayanamaz, sızlanır, şikâyet eder, bağırır, çağırır. Ne - [Bir musibet, dört hamd](https://nurdivani.com/bir-musibet-dort-hamd.html) - Kadı Şureyh (Şureyh b. el-Hâris el-Kindî), İslam tarihinin en meşhur kadılarından biridir. Adaleti, zekâsı ve ince anlayışıyla tanınmıştır. Ömer bin Hattab onu Kûfe kadısı olarak tayin etti. Yaklaşık 60 yıl kadılık yaptığı rivayet edilir. Dört halife döneminde de görevine devam etti: (Hz. Ömer, Hz. Osman, Ali bin Ebu Talib, Emevîler dönemi) إِنِّي لَأُصَابُ بِالْمُصِيبَةِ فَأَحْمَدُ - [Bir zeytinin hikayesi](https://nurdivani.com/bir-zeytinin-hikayesi.html) - Bir nimetin, rahmetin bir hediyesi olduğunu idrak etmektir asıl mesele. Şimdi soframızda en sıradan gördüğümüz nimetlerden birine bakalım: Bir zeytine. Kendisi parmaklarının arasına sığar ama hikâyesi yıllara sığmaz. O zeytin, bir günde olmadı. Önce bir fidan vardı. Yıllarca bekledi. Rüzgâr gördü, soğuk gördü, sabretti. Güneş onun için doğdu, yağmur onun için yağdı. Toprak ona can - [Eksik bilgi hakikatin katilidir](https://nurdivani.com/eksik-bilgi-hakikatin-katilidir.html) - Körlerden bir cemaat memlekete fil getirildiğini duymuşlar, ona dokunup incelemek için filin yanına gelmişler. Körlerden biri filin bacağına, biri dişine, biri de kulağına dokunup yoklamış ve bunun üzerine "Biz fili anladık' demişler. Filin yanından gittikleri zaman, diğer körler filin nasıl olduğunu onlara sormuşlar. Fili değişik değişik tarif etmişler. Filin bacağına dokunan demiş ki: 'Fil, bir - [Hayat mürekkebiyle yazdığın kitap](https://nurdivani.com/hayat-murekkebiyle-yazdigin-kitap.html) - Her insan bir kalemdir ve ona verilen hayat, o kalemin mürekkebidir. Bu mürekkep damla damla akar; her nefes bir satır, her gün bir sayfa olur. İnsan farkında olmadan bir kitap yazar: sözleriyle, bakışlarıyla, niyetleriyle, tercihleriyle… Fakat mesele sadece yazmak değildir; çünkü herkes yazar. Asıl mesele, ne yazdığıdır. Kimi ömrünü boş ve manasız satırlarla doldurur, kimi - [Toz duman dağıldığında gerçek ortaya çıkar.](https://nurdivani.com/toz-duman-dagildiginda-gercek-ortaya-cikar.html) - İmanı inkişaf ettirmeye, taklitten tahkike yükseltmeye ne kadar muhtaç olduğumuzu, İmam Gazali’nin şu sarsıcı temsili ne güzel anlatır: İman, tek bir sözden ibaret değildir; yetmiş küsur şubesi olan derin bir hakikattir. Zirvesi “Lâ ilâhe illallah”tır, en alt basamağı ise yoldan eziyeti kaldırmaktır. Bu yüzden günahkâr birinin, salih bir kula “Sen nasıl mü’minsen ben de öyleyim” - [Önceliğini bilmeyen kaybeder](https://nurdivani.com/onceligini-bilmeyen-kaybeder.html) - İnsan, önündeki tehlikeyi ne kadar anlarsa, o kadar ciddileşir. Tehlikeyi küçük gören ise, en büyük işi bile erteler ve kaybeder. Bir insanın önünde çok ehemmiyetli bir iş varken o işi bı­rakıp boş ve fuzuli işlerle ilgilenmesi, o insanın önündeki işin ehemmiyetini anlayamadığını gösterir. Mesela bir adam düşünün. Tutuşmuş, yanıyor. O adamın, o anda yapacağı en - [Bir kereden birşey olmaz deme](https://nurdivani.com/bir-kereden-birsey-olmaz-deme.html) - Günah, çoğu zaman bir anda insanı yıkmaz; önce kaydırır… sonra alıştırır… en sonunda içine çeker. İşte bu yüzden ilk adım, en tehlikeli adımdır. Ariflerden biri, çamurlu ve kaygan bir yoldan geçerken bembeyaz elbisesini toplayarak, dikkatle yürüyordu. Düşmemek için bütün gayretini sarf ediyordu. Fakat ne kadar dikkat etse de çamur bir sıçradı iki sıçradı. Üstü başı - [Kalp boşluk kabul etmez](https://nurdivani.com/kalp-bosluk-kabul-etmez.html) - Kalp boşluk kabul etmez. Ya hakikatle dolar ya da o boşluğu batıl doldurur. Bu yüzden mesele sadece kötülükten kaçmak değil; kalbi doğru şeylerle doldurmaktır. Bir bardağın içindeki havayı çıkarmak için onu suyla doldurmak gerekir. Suyu koydukça hava dışarı çıkar; su azaldıkça hava tekrar içeri girer. İşte kalplerde bardak gibidir. İçini hakikat suyu olan kuran ile - [Yarın tevbe ederim diyenlere](https://nurdivani.com/yarin-tevbe-ederim-diyenlere.html) - Tevbe, geciktirildikçe zorlaşan bir dönüş; ertelendikçe ağırlaşan bir yüktür. İnsan, “yarın” diyerek aslında nefsine mühlet verir; fakat o mühlet, çoğu zaman kurtuluş değil, daha derin bir bağlanış getirir. Bu yüzden büyük âlimler, tevbeyi ertelemenin ne kadar tehlikeli olduğunu çarpıcı misallerle anlatmışlardır. İmam Gazali Hazretleri, “Ben ilerde tevbe ederim” diyen kimsenin hâlini şöyle bir temsille anlatır: - [İlim maldan daha hayırlıdır](https://nurdivani.com/ilim-maldan-daha-hayirlidir.html) - Hz. Ali, talebesi Kumeyle şöyle demiştir: يَا كُمَيْلُ! الْعِلْمُ خَيْرٌ مِنَ الْمَالِ، 'Ey Kumeyl! İlim maldan daha hayırlıdır. الْعِلْمُ يَحْرُسُكَ وَأَنْتَ تَحْرُسُ الْمَالَ، ilim seni, sen ise malı korursun. وَالْمَالُ تَنْقُصُهُ النَّفَقَةُ، وَالْعِلْمُ يَزْكُو عَلَى الْإِنْفَاقِ، Harcamak malı azaltır, ilim ise artırır' وَالْعِلْمُ حَاكِمٌ وَالْمَالُ مَحْكُومٌ عَلَيْهِ İlim hâkim, mal ise mahkûmdur. İhya-i Ulumuddin İmam - [İlimle Yükselen İnsan](https://nurdivani.com/ilimle-yukselen-insan.html) - İşte bu hakikati, İmam Gazali veciz bir şekilde şöyle ifade eder: İnsanın şerefi kuvvetinden gelmez; öyle olsaydı develer insandan daha üstün olurdu. Cüssesinin büyüklüğünden de değildir; zira filler insandan daha heybetlidir. Cesaretinden kaynaklanmaz; çünkü yırtıcı hayvanlar insandan daha atılgandır. Çok yemesinden de ileri gelmez; aksi hâlde öküzler şerefte öne geçerdi. Cinsî kudretinden de değildir; zira - [Aza az verilir, çoğa çok](https://nurdivani.com/aza-az-verilir-coga-cok.html) - Her şey, kendi kıymeti nispetinde karşılık bulur. Aza az verilir, çoğa çok. Bu sadece aklın kuralı değil, adaletin de özüdür. Hiç kimse bir kum tanesine elmas pahasını biçmez; hiç kimse bir güneşin bedelini sönük bir mum ışığıyla ödemeye kalkmaz. Değersiz olanın peşine servet dökülmez, paha biçilemez olan ise ucuza kapatılamaz. Eğer Mutlak Malik olan Allah, - [Her şey bir sorudur](https://nurdivani.com/her-sey-bir-sorudur.html) - Bir imtihan salonuna giren adam, soruları tesadüf sanmaz. Bilir ki her bir soru, bilinçli olarak önüne konmuştur. Ne rastgeledir ne anlamsız. Her biri bir maksat taşır, her biri bir cevap bekler. İman gözüyle bakınca, dünya da işte böyledir. Burada rastgele akan bir hayat yoktur. Her an bir sorudur. Her nefes bir imtihan. Her tebessüm, her - [Sadece "Bismillah" de](https://nurdivani.com/sadece-bismillah-de.html) - Ey nefsim, ey gaflete dalmış ruhum… Bak şu toprağın altına. Karanlık, sessiz, kimsesiz bir âlem. Ne ışık var ne ses. Ne yol var ne işaret. Kimse ona “şu tarafa git” demiyor, kimse elini tutmuyor. Ama çekirdek, yolunu buluyor. Nasıl mı? Allah’ın izniyle. Ona ilham eden var. Sen ise, ey nefsim… Işık içindesin, rehberler önünde, deliller - [Altın terazisiyle çöp tartmak](https://nurdivani.com/altin-tartiyi-cop-tartmakta-kullanmak.html) - Hassas bir altın terazisi, kıymeti olmayan tenekeleri ve çöpleri tartmak için kullanılsa; kısa zamanda bozulur, ayarı kaçar ve bütün değerini kaybeder. Hâlbuki o hassas terazi, en ince ve en kıymetli ölçüler için yapılmıştır. Akıl da böyledir. Akıl, hakikati tartmak, şu kâinat kitabının sayfalarında Esma-i İlahiyeyi okumak ve ebedî kazancı ayırt etmek için verilmiş ilâhî bir - [Kalp sarayını nefsin ahırına çevirmek](https://nurdivani.com/kalp-sarayini-nefsin-ahirina-cevirmek.html) - Bir padişah, kendi sarayını ve içindeki en kıymetli eşyaları bir misafirine emanet etse… O misafir, sarayın ihtişamlı salonlarını ahıra çevirse; bu davranışla ne yapmış olur? Üç şeyi birden yapmış olur: Sarayın kıymetini ayaklar altına almıştır. Kendine büyük bir zulüm etmiştir. Sarayı emanet eden Padişaha fiilî bir hakaret işlemiştir. İşte insanın kalbi de öyledir. Kalp, bir - [Sensiz boğuluruz, seninle diriliriz](https://nurdivani.com/sensiz-boguluruz-seninle-diriliriz.html) - Fahreddin er-Râzî’nin Mefâtîhu’l-Gayb adlı eserinde, Tâhâ Suresi’nin tefsirinde çok etkilendiği bir hikâyeyi şöyle anlatır. Rivayet olunur ki, bir balıkçı deniz kenarında ağını atmış, rızkını arıyordu. Derken bir balık yakaladı. Yanında küçük kızı da vardı. Kız, balığı eline aldı bir an baktı ve sonra hiç tereddüt etmeden tekrar denize bıraktı. Babası hayretle sordu: “Niçin attın?” Kız - [Herşey bitti dediğin anda başlar](https://nurdivani.com/hersey-bitti-dedigin-anda-baslar.html) - İnsan, sebeplerin kapı kapı kapandığı, ümitlerin birer birer söndüğü bir noktaya gelmeden, hakiki melceyi tam manasıyla bulamaz. Zira kalp, sebeplere tutundukça Müsebbibü’l-esbâb’ı perde arkasında bırakır. Nitekim Cenâb-ı Hak: وَهُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُۜ “Onlar ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren O’dur.” buyurur. Bu ayetin sırrını anlayan Hz. Ömer (r.a) kıtlığın en - [Huzur hangi zeminde gizli?](https://nurdivani.com/huzur-hangi-zeminde-gizli.html) - Ferrari, son derece pahalı, hızlı ve mükemmel bir arabadır. Traktör ise kaba, yavaş ve sade bir araçtır. Asfalt yolda Ferrari traktörü rahatça geçer; fakat ikisini tarlaya sokup yarıştırırsak bu defa traktör galip gelir. Bu, Ferrari’nin kusuru değildir. Çünkü Ferrari tarlada sürmek için değil, asfaltta süzülmek içindir. İnsan, cihazat ve donanım bakımından hayvanattan kıyas kabul etmez - [Hakiki melce ne zaman bulunur?](https://nurdivani.com/hakiki-melce-ne-zaman-bulunur.html) - Issız bir yol… Akşam çökmüş, kervan ağır ağır ilerliyordu. Kervanın başındaki adam, yol kenarında bitkin hâlde bir ihtiyar gördü. Üstü başı perişandı, yürüyecek hâli kalmamıştı. Merhameti galip geldi, durdu ve onu kervana aldı. “Gel baba, bu yol seni yutar” dedi. İhtiyar kervana katıldı; fakat kader, onları imtihanın tam ortasına götürüyordu. Bir müddet sonra dağların arasında - [Son nefesten önce uyanmak](https://nurdivani.com/son-nefesten-once-uyanmak.html) - Hz. Ali'den şöyle rivayet edilmiştir: النَّاسُ نِيَامٌ، فَإِذَا مَاتُوا انْتَبَهُوا 'İnsanlar uykudadırlar. Öldükleri zaman uyanırlar. فَحِينَئِذٍ يَظْهَرُ إِفْلَاسُ كُلِّ مُفْلِسٍ، وَمُصِيبَةُ كُلِّ مُصَابٍ، O zaman her müflisin iflâsı, her musibetzedenin musibeti kendisine görünür. وَلَا يَبْقَى لِلتَّدَارُكِ سَبِيلٌ Oysa telâfi etmek imkânı da insanlardan kaldırılmıştır'. El-Suyuti Bir gece vakti sessizlik, odanın içine ağır bir perde gibi - [Pişmanlık ateşiyle yanan, gözyaşıyla yıkanan kalp](https://nurdivani.com/pismanlik-atesiyle-yanan-gozyasiyla-yikanan-kalp.html) - Kalbin selâmeti, günahların zulmetiyle üzerine çöken paslar silinmeden elde edilmez. Zira her günah, kalbin yüzüne düşen ince bir leke gibidir; tekrarlandıkça kararır, birikir ve sonunda kalbi hakikati yansıtamaz hâle getirir. Fakat pişmanlık ateşi, o birikmiş tozları yakar, kül eder. Hasenenin nuru ise o karanlığı söker atar; çünkü sevabın aydınlığı karşısında günahın zulmetinin direnmeye gücü yoktur. - [Sıddık-ı Ekber'in kılıcı, ümmetin dirilişi](https://nurdivani.com/siddik-i-ekberin-kilici-ummetin-dirilisi.html) - Peygamber Efendimiz (sav) hayatta iken, müşrikler İslamiyet’in yayılmasını engellemek için her türlü teşebbüste bulundular. Tuzak kurdular, işkence yaptılar, savaş açtılar. Fakat Müslümanların çelikten iradeleri ve metin imanları karşısında her defasında mağlup oldular, inkıraza uğradılar, köşelerine çekildiler. Artık Hz. Peygamber’e (sav) karşı yapacak bir şeyleri kalmamıştı. Sadece fırsat kolluyorlardı. Ama o fırsat bir türlü gelmedi. Ta - [2- Şu münâcatın sırr-ı azîmi şudur ki: O vaziyette esbab bi’l-külliye sukut etti.](https://nurdivani.com/2-su-munacatin-sirr-i-azimi-sudur-ki-o-vaziyette-esbab-bil-kulliye-sukut-etti.html) - Şu münâcatın sırr-ı azîmi şudur ki: O vaziyette esbab bi’l-külliye sukut etti. Çünkü o halde ona necat verecek öyle bir zat lâzım ki hükmü hem balığa hem denize hem geceye hem cevv-i semaya geçebilsin. Çünkü onun aleyhinde “gece, deniz ve hut” ittifak etmişler. Bu üçünü birden emrine musahhar eden bir zat onu sahil-i selâmete çıkarabilir. - [Hazret-i Hamza’nın (r.a.) tasarrufunu şirk sanan cehalete reddiye](https://nurdivani.com/hazret-i-hamzanin-tasarrufunu-sirk-sanan-cehalete-reddiye.html) - Risale-i Nur'un Mektubat isimli eserinde, Bediüzzaman Said-i Nursi hazretleri şu ifadeyi kullanır: "Seyyidü'ş-Şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahu Anh, mükerrer vakıatla, kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş." Bu ifade, şehitlerin hayat mertebesi bağlamında geçmektedir. Üstadımız, Kur'an'ın şehitler hakkında "Onları ölüler - [Bediüzzaman Hristiyanları kurtarmak mı istiyor?](https://nurdivani.com/bediuzzaman-hristiyanlari-kurtarmak-mi-istiyor.html) - Bediüzzaman Said Nursi’ye "Hristiyanları cennete sokmak istiyor" diyerek saldıranların bu sığ ve vicdan yoksunu ithamlarına karşı, üstadımızın metnini cümle cümle tahlil edelim. "Bir zaman, Eski Harb-i Umumî’de, düşmanların ehl-i İslâm’a ve bilhassa çoluk ve çocuklara ettikleri katl ve zulümlerinden pek çok müteellim oluyordum." Üstad, Birinci Dünya Savaşı yıllarında özellikle savunmasız sivil halkın, kadınların ve çocukların - ["Risale-i Nur'dan başka bir şey okumuyorsunuz diyenlere?"](https://nurdivani.com/risale-i-nurdan-baska-bir-sey-okumuyorsunuz.html) - "Risale-i Nur'dan başka bir şey okumuyorsunuz" eleştirisine verilen en net ve köklü cevabı Üstad Bediüzzaman Hazretleri Kastamonu Lahikası'nda verir ve şöyle der: " Diyorlar: 'Said, yanında başka kitapları bulundurmuyor. Demek onları beğenmiyor. Ve İmam-ı Gazalî'yi de (R.A.) tam beğenmiyor ki, eserlerini yanına getirmiyor.' İşte bu acib manasız sözlerle bir bulantı veriyorlar. Bu nevi hileleri yapan, - [1- Sabır kahramanı Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın şu münâcatı hem mücerreb hem tesirlidir...](https://nurdivani.com/1-sabir-kahramani-hazret-i-eyyub-aleyhisselamin-su-munacati-hem-mucerreb-hem-tesirlidir.html) - اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّٖى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمٖينَ Sabır kahramanı Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın şu münâcatı hem mücerreb hem tesirlidir. Fakat âyetten iktibas suretinde bizler münâcatımızda رَبِّ اِنّٖى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمٖينَ demeliyiz. Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın meşhur kıssasının hülâsası şudur ki: Pek çok yara bere içinde epey müddet kaldığı halde, o hastalığın azîm mükâfatını - [8- Madem insan, mahiyetinin câmiiyeti itibarıyla sıtmadan müteellim olduğu gibi...](https://nurdivani.com/8-madem-insan-mahiyetinin-camiiyeti-itibariyla-sitmadan-muteellim-oldugu-gibi.html) - Elhasıl: Madem insan, mahiyetinin câmiiyeti itibarıyla sıtmadan müteellim olduğu gibi arzın zelzele ve ihtizazatından ve kâinatın kıyamet hengâmında zelzele-i kübrasından müteellim oluyor. Ve nasıl ki hurdebînî bir mikroptan korkar, ecram-ı ulviyeden zuhur eden kuyruklu yıldızdan dahi korkar. Hem nasıl ki hanesini sever, koca dünyayı da öyle sever. Hem nasıl ki küçük bahçesini sever, öyle de hadsiz - [7- Ve mütemadiyen mevt ve hayatın değişmesiyle seneler ve karnlar emvacı üstünde...](https://nurdivani.com/7-ve-mutemadiyen-mevt-ve-hayatin-degismesiyle-seneler-ve-karnlar-emvaci-ustunde.html) - Ve mütemadiyen mevt ve hayatın değişmesiyle seneler ve karnlar emvacı üstünde hadsiz cenazeler binip ademe atılan dünyamız ve zeminimizde, Kur’an-ı Hakîm’in tezgâhında yapılan bir sefine-i maneviye hükmüne geçen hakikat-i İslâmiyet içine girip selâmetle o denizin üstünde gezip, tâ sahil-i selâmete çıkarak hayatımızın vazifesi bitsin. O denizin fırtınaları ve zelzeleleri, sinema perdeleri gibi tenezzühün manzaralarını tazelendirmekle, - [6- Madem hakikat-i hal böyledir. Nasıl ki Hazret-i Yunus aleyhisselâma o münâcatın neticesinde...](https://nurdivani.com/6-madem-hakikat-i-hal-boyledir-nasil-ki-hazret-i-yunus-aleyhisselama-o-munacatin-neticesinde.html) - Madem hakikat-i hal böyledir. Nasıl ki Hazret-i Yunus aleyhisselâma o münâcatın neticesinde hutu ona bir merkûb, bir tahte’l-bahir ve denizi bir güzel sahra ve gece mehtaplı bir latîf suret aldı. Biz dahi o münâcatın sırrıyla لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّٖى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمٖينَ demeliyiz. لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ cümlesiyle istikbalimize سُبْحَانَكَ kelimesiyle dünyamıza اِنّٖى - [5- Madem hakiki vaziyetimiz budur; biz de Hazret-i Yunus aleyhisselâma iktidaen...](https://nurdivani.com/5-madem-hakiki-vaziyetimiz-budur-biz-de-hazret-i-yunus-aleyhisselama-iktidaen.html) - Madem hakiki vaziyetimiz budur; biz de Hazret-i Yunus aleyhisselâma iktidaen, umum esbabdan yüzümüzü çevirip doğrudan doğruya Müsebbibü’l-esbab olan Rabb’imize iltica edip لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّٖى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمٖينَ demeliyiz ve aynelyakîn anlamalıyız ki gaflet ve dalaletimiz sebebiyle aleyhimize ittifak eden istikbal, dünya ve heva-yı nefsin zararlarını def’edecek yalnız o zat olabilir ki istikbal - [4- Hazret-i Yunus aleyhisselâmın birinci vaziyetinden yüz derece daha müthiş bir vaziyetteyiz.](https://nurdivani.com/4-hazret-i-yunus-aleyhisselamin-birinci-vaziyetinden-yuz-derece-daha-muthis-bir-vaziyetteyiz.html) - İşte Hazret-i Yunus aleyhisselâmın birinci vaziyetinden yüz derece daha müthiş bir vaziyetteyiz. Gecemiz, istikbaldir. İstikbalimiz, nazar-ı gafletle onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir. Denizimiz, şu sergerdan küre-i zeminimizdir. Bu denizin her mevcinde binler cenaze bulunuyor, onun denizinden bin derece daha korkuludur. Bizim heva-yı nefsimiz, hutumuzdur; hayat-ı ebediyemizi sıkıp mahvına çalışıyor. Bu hut, onun - [3- O nur-u tevhid ile hutun karnını bir tahte’l-bahir gemisi hükmüne getirip](https://nurdivani.com/3-o-nur-u-tevhid-ile-hutun-karnini-bir-tahtel-bahir-gemisi-hukmune-getirip.html) - O nur-u tevhid ile hutun karnını bir tahte’l-bahir gemisi hükmüne getirip ve zelzeleli dağvari emvac dehşeti içinde; denizi, o nur-u tevhid ile emniyetli bir sahra, bir meydan-ı cevelan ve tenezzühgâhı olarak o nur ile sema yüzünü bulutlardan süpürüp, kameri bir lamba gibi başı üstünde bulundurdu. Her taraftan onu tehdit ve tazyik eden o mahlukat, her - [Bir katreye karşılık bir umman](https://nurdivani.com/bir-katreye-karsilik-bir-umman.html) - Bak şu sermayene ey nefsim! Fani bir ömür; kum saati gibi avuçlarından kayıp giden, her anı zevale mahkûm bir hayat. Kırık dökük secdeler; içinde binbir dünya telaşının uçuştuğu, dikkati dağınık, ruhu yaralı namazlar. Eksik niyetler; arasına riya sızmış, gafletle tozlanmış, yarım kalmış iyilikler... İnsan şu dünyada yıllarca alın teri döker. Gece gündüz çalışır. Uykusunu satar, - [12- Emanette hıyanet cezasını çekeceksin.](https://nurdivani.com/12-emanette-hiyanet-cezasini-cekeceksin.html) - İkinci hasaret: Emanette hıyanet cezasını çekeceksin. Çünkü en kıymettar âletleri, en kıymetsiz şeylerde sarf edip nefsine zulmettin. “Emanette hıyanet cezası” denilmesinin sebebi şudur:İnsana verilen hiçbir şey onun mülkü değildir. Göz, kulak, dil, akıl gibi maddî cihazlar; muhabbet, hırs, şefkat, merak gibi manevî duygular insana ait birer hak değil, Cenâb-ı Hakk’ın mülkü olan emanetlerdir. İnsan bu - [Sultan olacakken çoban olmak](https://nurdivani.com/sultan-olacakken-coban-olmak.html) - Bir padişah, bir kimseye hususî bir teveccüh gösterse; onu huzuruna kabul edip yüksek makamlara, büyük saltanata namzet kılsa… O kimse, bu teveccühe lâyık olmaya çalışacağı yerde, bütün gayretini dağlarda koyun çobanlığı yapmak için sarf etse…Ne büyük bir divânelik eder. Çünkü kendisine açılan sonsuz bir saltanatı bırakıp, o makama kıyasla en basit, en değersiz bir işe - [Tavzif nedir?](https://nurdivani.com/tavzif-nedir.html) - Tavzif (توظيف) vazifelendirmek, memur etmek, bir işe tayin etmek ve görev yüklemek demektir. İspat-ı Vücud: Bir yerde bir "görev" ve "memuriyet" varsa, mutlaka o görevi veren bir "Makam-ı İdare" vardır. Milyarlarca varlığın birbirinin görevini aksatmadan, bir ordu nizamıyla çalışması, o ordunun bir Sultanı olduğunu güneş gibi gösterir. Vahdet: Kâinatın bir ucundaki güneşin tavzifi (ışık ve - [Tanzif nedir?](https://nurdivani.com/tanzif-nedir.html) - Tanzif (تنظيف) temizlemek, arındırmak ve pak hale getirmek demektir. Tanzif, kâinatın her köşesinde durmaksızın işleyen muazzam bir "temizlik ve geri dönüşüm" kanunudur. Eğer bu tanzif (temizlik) faaliyeti sadece bir anlığına dursa, yeryüzü kısa sürede yaşanmaz bir çöplüğe dönerdi. Kâinatın bütününde görülen bu pırıl pırıl hal, Allah'ın Kuddüs (Hatasız, tertemiz ve her şeyi temizleyen) isminin bir - [Alimâne tabiri](https://nurdivani.com/alimane-tabiri.html) - Alîmane tabiri, Allah’ın Alîm isminin tecellisini ifade eder. Alîmane: Bir işi, her yönüyle bilerek, sonucunu önceden görerek, o işin diğer her şeyle olan bütün bağlantılarını kuşatarak ve en ince detayı dahi ilim dairesinden düşürmeden yapmak demektir. Alîmane bir işte ise “Bu iş yapılırken, yapanın her şeyi bilip bilmediği, hiçbir noktayı cehalete bırakıp bırakmadığı” sorgulanır. Yani - [Tedbir nedir?](https://nurdivani.com/tedbir-nedir.html) - Tedbir (تدبير): Bir işin sonucunu bilerek hareket etmek, önünü arkasını hesaplamak ve gelebilecek zararları önlemek için gerekli önlemleri almak demektir. Tedbir hakikati, Risale-i Nur’un tevhid (vahdet) ve ispat-ı vücud (Allah’ın varlığı) derslerinde, kâinatın tesadüf oyuncağı olmadığını gösteren en parlak delillerden biridir. Tedbir Üzerinden İspat-ı Vücud (Allah’ın Varlığı) Tedbir, doğası gereği bir faili (yapanı) gösterir. Çünkü - [Tedvir nedir?](https://nurdivani.com/tedvir-nedir.html) - Tedvir (تدوير): Bir işin döngüsel olarak, sürekli ve tekrarlı bir şekilde yürütülmesi, devrildirilmesi, sistemin kesintisiz işlemesi. Tedvir, süreklilik ve düzenlilik demektir. 1. Tedvir Üzerinden İspat-ı Vücud (Allah’ın Varlığı) Tedvir, doğası gereği bir Devamlılık ve İrade gerektirir. Bir sistemi kurmak (İnşa) ayrı, o sistemi milyonlarca yıl hatasız işletmek (Tedvir) ayrı bir mucizedir. Kör kuvvet ve sağır - [Hakimâne tabiri](https://nurdivani.com/hakimane-tabiri.html) - Risale-i Nur külliyatında sıklıkla karşımıza çıkan Hakîmane tabiri, Allah’ın Hakîm isminin bir tecellisini ifade eder.En kısa tanımıyla; her işi bir hikmetle, faydayla, tam yerli yerinde ve hiçbir israfa kaçmadan yapmak demektir. Böyle faydalı, menfaatli ve maslahatlı bir iş, ancak o faydayı bilen ve planlayan bir Hakîm (Hikmet sahibi) tarafından yapılabilir. Hikmeti, menfaati ve faydayı görüp - [Hicret gecesi ölüm uykusunda bir kahraman!](https://nurdivani.com/hicret-gecesi-olum-uykusunda-bir-kahraman.html) - Muhammed (s.a.v), hicretten önce Ebu Bekir (r.a.) ile birlikte Mekke’den ayrılacağı gece, Ali (r.a.)’den kendi yatağında yatmasını istedi. Ayrıca kendisine emanet bırakılmış malları sahiplerine teslim etmesini ve ardından Medine’ye gelmesini tembih etti. O gece müşrikler Peygamber Efendimizin evini kuşatmış, sabah çıkacağı anı beklemeye başlamışlardı. Çünkü o dönemin anlayışına göre bir kimseyi evinin içinde öldürmek korkaklık - [Hz. Ali neden kendi zırhını zorla almadı?](https://nurdivani.com/hz-ali-neden-kendi-zirhini-zorla-almadi.html) - Ali (r.a.), adalet konusunda son derece titizdi. Makamı ne olursa olsun, herkesin hukuk önünde eşit olduğunu bizzat yaşayarak gösterdi. Müminlerin halifesi olduğu hâlde, bir Yahudi ile hâkim karşısına çıkmaktan çekinmedi. Sıffîn Savaşı’na giderken zırhını kaybetmişti. Savaş dönüşü Kûfe’de bir Yahudi’nin elinde kendi zırhını gördü ve: “Bu zırh benimdir. Ne sattım ne de hediye ettim.” dedi. - [Hayber’i titreten isim: Hz. Ali (r.a.)](https://nurdivani.com/hayberi-titreten-isim-hz-ali-r-a.html) - Hayber’in fethi oldukça çetin geçmişti. Zira burası, volkanik arazi üzerine kurulmuş, sağlam kalelerle çevrili bir yerdi. Medine’den sürülen Yahudilerin önemli bir kısmı da burada yaşıyordu. Kuşatma devam ederken Muhammed (s.a.s) bir gün şöyle buyurdu: “Yarın sancağı öyle birine vereceğim ki Allah ve Resûlü onu sever, o da Allah ve Resûlünü sever. Fetih onun eliyle gerçekleşecektir.” - [Çekirdek ağaç olmazdan evvel, yumurta kuş olmazdan evvel](https://nurdivani.com/cekirdek-agac-olmazdan-evvel-yumurta-kus-olmazdan-evvel.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Çekirdek ağaç olmazdan evvel, yumurta kuş olmazdan evvel, habbe başak vermezden evvel binlerce imkân ve ihtimaller içerisinde ve binlerce suret ve şekillere girmek kabiliyetinde iken o eğri büğrü ihtimaller, yollar içinden çekilip doğru ve müstakim, müntec bir şekle, bir vaziyete sevk edilmelerinden anlaşılır ki o tohumlar, evvelce de Allâmü’l-guyub’un terbiye, tedvir, tedbiri altında imişler. - [Mü’min olan zat, mana-yı harfiyle, yani gayra bir hâdim ve bir âlet sıfatıyla kâinata bakıyor.](https://nurdivani.com/mumin-olan-zat-mana-yi-harfiyle-yani-gayra-bir-hadim-ve-bir-alet-sifatiyla-kainata-bakiyor.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Mü’min olan zat, mana-yı harfiyle, yani gayra bir hâdim ve bir âlet sıfatıyla kâinata bakıyor. Kâfir ise mana-yı ismiyle, yani müstakil bir “ağa” nazarıyla âleme bakıyor. Bu itibarla her bir masnuda, iki cihet vardır. Bir ciheti, kendi zat ve sıfâtından ibarettir. Diğer ciheti, Sâni’e ve esma-i hüsnadan kendisine olan tecelliyata bakar. İkinci cihetin dairesi - [Hz. Osman’ın ticareti; Bire yediyüz veren var!](https://nurdivani.com/hz-osmanin-ticareti-bire-yediyuz-veren-var.html) - Hz. Osman (r.a) servetiyle değil, o serveti nasıl kullandığıyla büyüyen bir sahabeydi. Hz. Osman (r.a.) denilince akla sadece "zenginlik" gelmesi, okyanusu sadece bir kova su sanmaktır. O, paranın sahibi değil, efendisiydi. Malı kalbine değil, sadece eline almıştı. Ve şöyle derdi. “Allah malı size dünyada ferahlayasınız diye vermedi. Onunla ahiret yurdunu kazanasınız diye verdi.” Tebük Gazvesi - [Minberde hesap veren halife!](https://nurdivani.com/minberde-hesap-veren-halife.html) - Halife Ömer, üzerinde o elbiseyle minbere çıktı. Cemaate döndü ve konuşmaya başladı: “Ey müminler! Beni dinleyin ve bana itaat edin!” Tam o anda…Arka saflardan bir ses yükseldi. Fakir bir adam ayağa kalkmıştı: “Hayır!” dedi. “Seni dinlemiyorum… sana itaat da etmiyorum!” Mescidde bir sessizlik çöktü… Herkes donup kalmıştı. Hz. Ömer sarsıldı ama öfkelenmedi. Sükûnetle sordu: “Neden?” - [Hz. Osman’ın "Hayır" Diyen İhlası](https://nurdivani.com/hz-osmanin-hayir-diyen-ihlasi.html) - Hudeybiye günleriydi… Gerilim yüksekti, yollar tutulmuş, kalpler ise tek bir niyetle dolmuştu: Kâbe’yi ziyaret etmek. Hz. Osman (r.a), Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından Kureyş’e elçi olarak gönderildi. Görevi açıktı: Müslümanların niyetinin savaş değil, sadece umre yapmak olduğunu anlatmak. Mekke’ye vardı, sözünü söyledi. Fakat müşrikler dirençliydi. Sert ve meydan okuyan bir cevap verdiler: Ama aynı zamanda, Hz. - [Hz. Ömer'in (r.a) putlaştırılmış korkuları yıkan yürüyüşü](https://nurdivani.com/hz-omerin-r-a-putlastirilmis-korkulari-yikan-yuruyusu.html) - Müşrikler, Mekke’de Müslümanlara adeta hayat hakkı tanımıyordu. Her türlü işkenceyi yapıyor, iman edenleri yıldırmaya çalışıyorlardı. Zulüm öyle bir noktaya ulaştı ki artık dayanılmaz hâle geldi. Bunun üzerine Resûlullah (a.s.m.), sahâbelere izin verdi: “Hicret edin…” Böylece Müslümanlar, birer ikişer, bazen küçük kafileler hâlinde, özellikle geceleri, gizlice Medine’nin yolunu tutmaya başladılar. Ama bir kişi vardı ki O, - [Ölüm bahçesine düşen yıldırım! Berâ bin Mâlik](https://nurdivani.com/olum-bahcesine-dusen-yildirim-bera-bin-malik.html) - Bu kahraman, gözünü budaktan sakınmayan bir yiğitti…Öyle ki Hz. Ömer, onun hakkında valilerine şöyle yazmıştı: “Onun atılganlığı, askerleri tehlikeye atabilir. Bu yüzden onu ordunun başına getirmeyin.” İşte bu sözlerin sahibi kahraman; Resûlullah’ın (s.a.v.) hizmetinde bulunan Enes b. Mâlik’in kardeşi Berâ b. Mâlik el-Ensârî idi. Resûlullah’ın (s.a.v.) vefatından sonra, Arap yarımadasına büyük bir fitne girdi. Bu - [Ömer gibi değiştiren mi olacaksın, yoksa değişen mi?](https://nurdivani.com/omer-gibi-degistiren-mi-olacaksin-yoksa-degisen-mi.html) - Resûlullah (a.s.m.) o sırada sahâbîlerle sakin bir sohbet içindeydi. Bir anda Hz. Hamza, yaklaşan birini fark etti: Ömer geliyordu. Onu gören sahâbîlerin kalbine bir endişe düştü. Kapıda beliren siluet, Müslümanların yüreğine korku salan, heybetiyle tanınan Ömer ibnü'l-Hattab’dı. Sahabiler endişelendi; çünkü o, o ana kadar İslam’ın en azılı düşmanlarından biriydi. Fakat Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.), en - [Hayırda geçilmez olmanın sırrı](https://nurdivani.com/hayirda-gecilmez-olmanin-sirri.html) - Hz. Ebû Bekir, sadece zengin bir insan değildi; aynı zamanda o zenginliği Allah yolunda harcamayı hayatının en büyük şerefi bilen bir cömertlik timsaliydi. Onun infakı, çoğu zaman malının bir kısmını değil, tamamını vermeye kadar ulaşırdı. Hz. Ömer (r.a.), bu hususta yaşadığı ibretli bir hatırayı şöyle anlatır: “Bir gün Resûlullah (a.s.m.), İslam davası için yardımda bulunmamızı - [Sıddıkiyet, zamanı aşkla genişletmektir](https://nurdivani.com/siddikiyet-zamani-askla-genisletmektir.html) - Hz. Ebû Bekir sadece takvada değil, kullukta da zirve bir şahsiyetti. Bir gün sahâbîler, Peygamber Efendimiz’in (a.s.m.) etrafında toplanmıştı. Sohbet esnasında Efendimiz onlara peş peşe sorular yöneltti: “Bugün hanginiz oruçlu?” Hiç tereddüt etmeden Hz. Ebû Bekir cevap verdi: “Ben, yâ Resûlallah.” Efendimiz tekrar sordu: “Bugün hanginiz bir cenazeye katıldı?” Yine aynı ses yükseldi: “Ben, yâ - [Hz. Ebû Bekir (r.a.) bir lokmanın imtihanı](https://nurdivani.com/hz-ebu-bekir-r-a-bir-lokmanin-imtihani.html) - O gün Hz. Ebû Bekir (r.a.) çok acıkmıştı. Hizmetçisinin getirdiği yiyeceği, beşeriyet gereği o an kaynağını sormadan yiyiverdi. Fakat lokma henüz midesine inmişken, Sıddıkiyet makamının o hassas pusulası titremeye başladı. İçinde bir huzursuzluk belirdi ve sordu: "Bunu nereden getirdin?" Hizmetçinin cevabı, Ebû Bekir’in (r.a.) beyninde şimşekler çaktırdı: "Cahiliye devrinde birine muska yapmıştım, o muskaya karşılık - [Sıddık’ın aynasında kendi "ama"larımızı görmek](https://nurdivani.com/siddikin-aynasinda-kendi-amalarimizi-gormek.html) - İnsan aklı, gördüğüne ve bildiğine hapsolmuştur. Müşrikler, Mirac mucizesini duyduklarında "İşte şimdi onu (a.s.m.) köşeye sıkıştırdık" diye sevinmişlerdi. Çünkü onlara göre mesafe, zaman ve mekan aşılmaz birer duvardı. Hz. Ebû Bekir’in yanına koştuklarında, aslında bir imanı sarsmaya değil, bir dağın sarsılmazlığına çarpmaya gitmişlerdi. Ebû Bekir’in o meşhur sorusu, şüphenin değil, emniyetin zirvesidir: "Bunu o mu - [Sevr’in karanlığında bir can siperi](https://nurdivani.com/sevrin-karanliginda-bir-can-siperi.html) - Sadakat Yolculuğu: İki Kişinin Üçüncüsü Allah'tır Mekke artık bir vuslat değil, bir gurbet olmuştu. Müslümanlar birer birer kuş gibi uçup giderken, Hz. Ebû Bekir (r.a.) bekliyordu. Gözü kapıda, kulağı sestedeydi. Nihayet o müjde geldiğinde, koca bir ömrün özlemi tek bir cümlede dindi: "Belki Allah sana bir hicret arkadaşı verir." O an Ebû Bekir’in döktüğü gözyaşları, - [Kabri kılıçla kazılan yiğit: Seyfullah’ın son vasiyeti](https://nurdivani.com/kabri-kilicla-kazilan-yigit-seyfullahin-son-vasiyeti.html) - İslam tarihinin en yürek burkan sahnelerinden biridir bu... Yüzlerce çarpışmadan sağ çıkmış, koca imparatorlukları dize getirmiş o dev cüsseli yiğidin, yastığa baş koyup bir mum gibi eriyerek vefat etmesi... Hz. Hâlid’in dünyada lezzet aldığı tek şey, Allah ve Resûl’ü yolunda cihat et­mekti. Cihadın, çok sevdiği bir kadınla evlendiği geceden veya bir erkek ço­cukla müjde­len­di­gi günden - [Uzza’nın kül oluşu, Halid’in gözyaşı](https://nurdivani.com/uzzanin-kul-olusu-halidin-gozyasi.html) - Peygamberimiz (s.a.v), Mekke’nin Fethi’nden sonra Hz. Hâlid’i, Uzza putunu yıkması için de görevlendirmişti. Bu muazzam hadise, sadece bir putun devrilmesi değil; kalplerdeki sahte bağlılıkların, asırlık karanlıkların ve babadan oğula geçen o körü körüne inadın, İslam'ın nuruyla nasıl parça parça edildiğinin destanıdır. Gelin, Hz. Halid’in bu sarsıcı imtihanını ve ruhundaki o büyük dönüşümü, nefsimize hisseler çıkararak - [Makamdan vazgeçen, davadan vazgeçmeyen yiğit Halid bin Velid (r.a.)](https://nurdivani.com/makamdan-vazgecen-davadan-vazgecmeyen-yigit-halid-bin-velid-r-a.html) - İslam tarihinin en dehşetli, en heybetli sahnelerinden biridir bu... Bir tarafta "Seyfullah" (Allah’ın Kılıcı) unvanını bizzat Efendimiz’den (s.a.v.) almış, girdiği hiçbir savaşı kaybetmemiş, adı zaferle özdeşleşmiş dâhi komutan Halid bin Velid (r.a.)... Diğer tarafta ise adaletiyle arzı titreten, tevhid akidesinin saflığını gözünden bile sakınan Hz. Ömer (r.a.). Şam önlerinde zafer müjdeleri birbiri ardına gelirken, Hz. - [Acıyı dişiyle ısıran sadakat Ebû Ubeyde bin Cerrâh](https://nurdivani.com/aciyi-disiyle-isiran-sadakat-ebu-ubeyde-bin-cerrah.html) - Uhud’un o en dehşetli anı... Yer gök sarsılıyor, oklar yağmur gibi yağıyor. İslam ordusunun sarsıldığı o kritik saniyelerde, Allah Resûlü’nün (s.a.v.) etrafında etten ve kemikten bir kale örülmüş. O kalenin en sağlam taşlarından biri, Ümmetin Emin’i Ebû Ubeyde... Savaşın tozu dumanı yatıştığında manzara yürek dağlayıcıydı. Kâinatın Güneşi’nin mübarek dişi kırılmış, alnı yarılmış ve miğferinin iki - [Bırakın dilini keseyim!](https://nurdivani.com/birakin-dilini-keseyim.html) - İslam tarihinin o en celalli, en adil ama en hassas yüreği Hz. Ömer (r.a)... Bir gün, kendi öz evladı Ubeydullah’ın, Bedir aslanlarından Mikdad bin Esved’e (r.a) karşı dilini uzattığını, edebi aşan bir söz sarf ettiğini duyar. O an Ömer’in (r.a) sinesinde bir volkan patlar. Ama bu babalık hırsı değil, imanın namusudur. Niyetindeki ciddiyet öylesine derindir - [Bir Devenin Yularında Gizlenen Şeref: Ömerî Bir Duruş](https://nurdivani.com/bir-devenin-yularinda-gizlenen-seref-omeri-bir-durus.html) - Ümmetin emini Hz. Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a) Kudüs’ü kuşatmıştı. Kudüs Patriği ve şehrin valisi bizzat Halife Ömer (r.a) gelirse onunla anlaşma yaparız demişlerdi. Ebu Ubeyde, durumu bir mektupla acilen Medine’deki Halifeye haber vermiş ve Hz. Ömer (r.a) istişare neticesinde Kudüs’e gitmeye karar vermişti. İslam devletinin koca Halifesi Hz. Ömer (r.a), büyük bir orduyla büyük - [Ölümün Kara Sevdalısı Enes bin Nadr](https://nurdivani.com/olumun-kara-sevdalisi-enes-bin-nadr.html) - Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, kanın mürekkep, canın ise mühür olduğu bir destandır bu... Uhud’un rüzgarıyla savrulan değil, o rüzgara karşı dağ gibi duran bir imanın hikayesi. مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ Mü'minlerden öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan - [Bahanelerin Bittiği Yer: Ümmü Mektûm](https://nurdivani.com/bahanelerin-bittigi-yer-ummu-mektum.html) - Allah-u Teâlâ, insanları ellerindeki imkânlar ile imtihan eder ve onlara güçleri nispetinde vazifeler yükler. O halde, bizim de imkânlarınız ölçüsünde Allah için muhakkak yapabileceğiniz bir hizmetimiz vardır. Onu razı edecek bir amelimiz vardır. Ve bizler bu hizmeti yapmak ile mükellefiz. Sahabeden Abdullah bin Ümmü Mektûm (r.a) hazretleri; âmâdır, gözleri görmez. Bir gün cihad meydanında sahabeler - [Ümmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)](https://nurdivani.com/ummetin-emini-ebu-ubeyde-b-cerrah-r-a.html) - Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a), Hz. Ömer devrinde Şam valisiydi. Heraklius büyük bir orduyla şehre yürüdüğünde, yanında savunmaya yetecek güç yoktu. Şehri koruyamayacağını anlayınca halkı topladı. Herkes merak ve endişe içindeydi… Çünkü böyle anlarda insanlar ya zulüm görür ya da terk edilir. Fakat o, bambaşka bir şey yaptı. Halka döndü ve dedi ki: “Biz sizden - [Hz. Ebû Bekir ve hakikat uğruna çiğnenen yüz](https://nurdivani.com/hz-ebu-bekir-ve-hakikat-ugruna-cignenen-yuz.html) - Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) o gün Mekke sokaklarında kanıyla yazdığı sadakat dersini dinleyelim. O gün Mekke’nin ağır havasında, otuz sekiz yürek bir evde çarpıyordu. Henüz fısıltıyla yayılan hakikat, Hz. Ebû Bekir’in göğsüne sığmıyordu. O, "Sıddık" olmanın ilk kıvılcımıyla yanıyor, aşkını gizlemek değil, haykırmak istiyordu. Efendimiz’in (a.s.m.) şefkatli uyarısına rağmen, içindeki o mukaddes ateş galip geldi. - [Yırtık bir sarıkta saklı hazine: Bir saç telinin bereketi](https://nurdivani.com/yirtik-bir-sarikta-sakli-hazine-bir-sac-telinin-bereketi.html) - Bu muazzam hatıra, Hz. Halid bin Velid’in sadece bir "savaş makinesi" değil, aslında Peygamber aşkıyla yanıp tutuşan bir "pervane" olduğunu gösterir. Onun sarsılmaz askeri dehasının ardındaki asıl kuvvetin, o yırtık sarığın içindeki incecik saç tellerinde gizlenen muhabbet olduğunu keşfedelim: Yermük, tarihin akışının değiştiği, kılıçların gökyüzünü yardığı bir mahşer meydanıydı. Ancak o dehşetli anlarda İslam’ın Başkomutanı, - [Onuncu Pencere- Şu kâinattaki mevcudatın birbirine teavünü, tecavübü, tesanüdü...](https://nurdivani.com/onuncu-pencere-su-kainattaki-mevcudatin-birbirine-teavunu-tecavubu-tesanudu.html) - وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِهٖ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِىَ فِى الْبَحْرِ بِاَمْرِهٖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَ وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَا Allah ki, gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere çeşit çeşit meyveler, ürünler çıkaran - [Dokuzuncu Pencere-3- Kâmil insanlardaki bütün makbul ibadatın ve o makbul ibadatın...](https://nurdivani.com/dokuzuncu-pencere-3-kamil-insanlardaki-butun-makbul-ibadatin-ve-o-makbul-ibadatin.html) - Kâmil insanlardaki bütün makbul ibadatın ve o makbul ibadatın neticesinden hasıl olan füyuzat ve münâcat, müşahedat ve keşfiyat, yine o Mevcud-u Lemyezel ve o Mabud-u Lâyezal’in vücub-u vücudunu ve vahdetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. İşte şu üç cihette ziyadar büyük bir pencere, vahdaniyete açılır. Kâmil insanlardaki bütün makbul ibadatın ve o makbul ibadatın neticesinden hasıl - [Dokuzuncu Pencere-2- Her bir taifesi icma ve tevatür kuvvetini taşıyan bütün...](https://nurdivani.com/dokuzuncu-pencere-2-her-bir-taifesi-icma-ve-tevatur-kuvvetini-tasiyan-butun.html) - Her bir taifesi icma ve tevatür kuvvetini taşıyan bütün âriflerin hakikatli marifetleri, bütün şâkirler taifesinin semeredar şükürleri ve bütün zâkirlerin feyizli zikirleri ve bütün hâmidlerin nimet artıran hamdleri ve bütün muvahhidlerin bürhanlı tevhidleri ve tavsifleri ve bütün muhiblerin hakiki muhabbet ve aşkları ve bütün müridlerin sadık irade ve rağbetleri ve bütün münîblerin ciddi talep ve - [Dokuzuncu Pencere-1- Kâinattaki ibadat-ı umumiye, bilbedahe bir Mabud-u Mutlak’ı....](https://nurdivani.com/dokuzuncu-pencere-1-kainattaki-ibadat-i-umumiye-bilbedahe-bir-mabud-u-mutlaki.html) - Kâinattaki ibadat-ı umumiye, bilbedahe bir Mabud-u Mutlak’ı gösteriyor. Evet, âlem-i ervaha ve bâtına giden ve ruhanî ve meleklerle görüşen zatların şehadetleriyle sabit olan umum ruhanî ve melaikelerin kemal-i imtisal ile ubudiyetleri ve bilmüşahede bütün zîhayatların kemal-i intizamla ubudiyetkârane vazifeler görmeleri ve bilmüşahede anâsır gibi bütün cemadatın kemal-i itaatle ubudiyetkârane hizmetleri, bir Mabud-u Bi’l-hakk’ın vücub-u vücudunu - [Sekizinci Pencere- Nev-i beşerdeki bütün ervah-ı neyyire ashabı olan enbiyalar...](https://nurdivani.com/sekizinci-pencere-nev-i-beserdeki-butun-ervah-i-neyyire-ashabi-olan-enbiyalar.html) - Nev-i beşerdeki bütün ervah-ı neyyire ashabı olan enbiyalar aleyhimüsselâm, bâhir ve zahir mu’cizatlarına istinad ederek ve bütün kulûb-ü münevvere aktabı olan evliyalar, keşif ve kerametlerine itimat ederek ve bütün ukûl-ü nuraniye erbabı olan asfiyalar, tahkikatlarına istinad ederek bir tek Vâhid-i Ehad, Vâcibü’l-vücud, Hâlık-ı külli şey’in vücub-u vücuduna ve vahdetine ve kemal-i rububiyetine şehadetleri, pek büyük - [Yedinci Pencere-3- Terkibat-ı mevcudat tabir edilen terkip ve tahlil hengâmındaki...](https://nurdivani.com/yedinci-pencere-3-terkibat-i-mevcudat-tabir-edilen-terkip-ve-tahlil-hengamindaki.html) - Terkibat-ı mevcudat tabir edilen terkip ve tahlil hengâmındaki teceddüdde nihayet derecede ihtilat ve karışma içinde nihayet derecede bir imtiyaz ve tefrik ile mesela, topraktaki tohumların ve köklerin çok karışık olduğu halde hiç şaşırmayarak bir surette sümbüllerini ve vücudlarını temyiz ve tefrik etmek ve ağaçlara giren karışık maddeleri yaprak ve çiçek ve meyvelere tefrik etmek ve - [Yedinci Pencere-4- Zerreler âlemini hadsiz ve geniş bir tarla hükmüne getirip..](https://nurdivani.com/yedinci-pencere-4-zerreler-alemini-hadsiz-ve-genis-bir-tarla-hukmune-getirip.html) - Zerreler âlemini hadsiz ve geniş bir tarla hükmüne getirip, her dakikada kemal-i hikmetle ekip biçip, yeni yeni kâinatlar mahsulatını ondan almak ve o camide, âcize, cahile olan zerrata gayet şuurkârane ve gayet hakîmane ve muktedirane hadsiz muntazam vazifeleri gördürmek, yine o Kadîr-i Zülcelal’in ve o Sâni’-i Zülkemal’in vücub-u vücudunu ve kemal-i kudretini ve azamet-i rububiyetini - [Yedinci Pencere-1- Şu kâinat yüzünde serpilen masnuatın kemal-i intizamları](https://nurdivani.com/yedinci-pencere-1-su-kainat-yuzunde-serpilen-masnuatin-kemal-i-intizamlari.html) - Şu kâinat yüzünde serpilen masnuatın kemal-i intizamları ve kemal-i mevzuniyetleri ve kemal-i ziynetleri ve icadlarının suhuleti ve birbirine benzemeleri ve bir tek fıtrat izhar etmeleri, nasıl ki bir Sâni’-i Hakîm’in vücub-u vücudunu ve kemal-i kudretini ve vahdetini gayet geniş bir mikyasta gösteriyorlar. Metni Tahlil Etme Usûlü Bu cümle, gelişi güzel okunacak bir ifade değil; bakmayı, - [Yedinci Pencere-2- Öyle de camid ve basit unsurlardan, hadsiz ve ayrı ayrı...](https://nurdivani.com/yedinci-pencere-2-oyle-de-camid-ve-basit-unsurlardan-hadsiz-ve-ayri-ayri.html) - Öyle de camid ve basit unsurlardan, hadsiz ve ayrı ayrı ve muntazam mürekkebatın icadı, mürekkebat adedince yine o Sâni’-i Hakîm’in vücub-u vücuduna şehadet ve vahdetine işaret etmekle beraber, heyet-i mecmuasıyla gayet parlak bir tarzda kemal-i kudretini ve vahdetini gösterdiği gibi… 1. Camid ve Basit Unsurlar Camid; hayatı, şuuru ve iradesi olmayan, ne yaptığını bilmeyen varlık - [Altıncı Pencere-10- Hem nasıl bütün kalplere, insan ise her nevi ulûm...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-10-hem-nasil-butun-kalplere-insan-ise-her-nevi-ulum.html) - Hem nasıl bütün kalplere, insan ise her nevi ulûm ve hakikatleri bildiren, hayvan ise her nevi hâcetlerinin tedarikini öğreten bütün ilhamat-ı gaybiye, bir Rabb-i Rahîm’in vücudunu ihsas eder ve rububiyetine işaret eder. Hem nasıl bütün kalplere, insan ise her nevi ulûm ve hakikatleri bildiren İnsanlar İçin: Ulûm ve Hakikatlerin Bildirilmesi İnsanın "her nevi ulûm ve - [7- Mesela, dildeki kuvve-i zaikayı, Fâtır-ı Hakîm’ine satmazsan belki nefis hesabına...](https://nurdivani.com/7-mesela-dildeki-kuvve-i-zaikayi-fatir-i-hakimine-satmazsan-belki-nefis-hesabina.html) - Mesela, dildeki kuvve-i zaikayı, Fâtır-ı Hakîm’ine satmazsan belki nefis hesabına, mide namına çalıştırsan o vakit midenin tavlasına ve fabrikasına bir kapıcı derekesine iner, sukut eder. Eğer Rezzak-ı Kerîm’e satsan o zaman dildeki kuvve-i zaika, rahmet-i İlahiye hazinelerinin bir nâzır-ı mahiri ve kudret-i Samedaniye matbahlarının bir müfettiş-i şâkiri rütbesine çıkar. Meselâ: Dil ve onda bulunan kuvve-i - [Altıncı Pencere-11- Öyle de gözlere kâinat bostanındaki manevî çiçekleri toplayan...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-11-oyle-de-gozlere-kainat-bostanindaki-manevi-cicekleri-toplayan.html) - Öyle de gözlere kâinat bostanındaki manevî çiçekleri toplayan şuâat-ı ayniye gibi zahirî ve bâtınî bütün duyguların, ayrı ayrı âlemlere her biri birer anahtar olmaları, yine o Sâni’-i Hakîm, o Fâtır-ı Alîm, o Hâlık-ı Rahîm, o Rezzak-ı Kerîm’in vücub-u vücudunu ve vahdet ve ehadiyetini ve kemal-i rububiyetini güneş gibi gösterir. İşte şu yukarıda geçen on iki - [Altıncı Pencere-9- Öyle de bütün hayvanî cesetlerde kemal-i hikmetle nefislerini, ruhlarını...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-9-oyle-de-butun-hayvani-cesetlerde-kemal-i-hikmetle-nefislerini-ruhlarini.html) - Öyle de bütün hayvanî cesetlerde kemal-i hikmetle nefislerini, ruhlarını yerleştirmek, türlü türlü cihazat ile kemal-i intizam ile teslih etmek, türlü türlü hizmetlerde kemal-i hikmetle göndermek, hayvanat adedince belki cihazatları sayısınca yine o Sâni’-i Hakîm’in vücub-u vücuduna ve vahdetine şehadet ve işaret ettikleri gibi heyet-i mecmuasıyla gayet parlak bir surette cemal-i rahmetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. - [ Sem’, basar, hava, su gibi umumî nimetler daha ehemmiyetli, daha kıymetli olduklarına nazaran](https://nurdivani.com/sem-basar-hava-su-gibi-umumi-nimetler-daha-ehemmiyetli-daha-kiymetli-olduklarina-nazaran.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Sem’, basar, hava, su gibi umumî nimetler daha ehemmiyetli, daha kıymetli olduklarına nazaran hususi, şahsî nimetlerden kat kat fazla şükre istihkak ve liyakatleri vardır. Binaenaleyh o gibi umumî nimetlere karşı nankörlük edip şükran etmemek, en büyük küfran-ı nimet sayılır. Hal bu merkezde iken bazı insanlar, şahıslarına ait hususi nimetlere karşı Allah’a şükrederlerse de şu - [Altıncı Pencere-8- Hem nasıl bütün ecsam-ı nâmiyede, büyümek zamanında...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-8-hem-nasil-butun-ecsam-i-namiyede-buyumek-zamaninda.html) - Hem nasıl bütün ecsam-ı nâmiyede, büyümek zamanında muntazaman hareketleri ve türlü türlü âlât ile teçhizleri ve çeşit çeşit meyvelere şuurkârane teveccühleri, her biri ferden ferdâ yine o Sâni’-i Hakîm’in vücub-u vücuduna şehadet ve vahdetine işaret eder. Ve heyet-i mecmuasıyla gayet büyük bir mikyasta ihata-i kudretini ve şümul-ü hikmetini ve cemal-i sanatını ve kemal-i rububiyetini gösterir. - [Altıncı Pencere-7- Öyle de bütün otlarda ve ağaçlardaki bütün yaprakların türlü türlü...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-7-oyle-de-butun-otlarda-ve-agaclardaki-butun-yapraklarin-turlu-turlu.html) - Öyle de bütün otlarda ve ağaçlardaki bütün yaprakların türlü türlü eşkâl-i muntazamaları ve ayrı ayrı vaziyetleri ve cezbekârane mevzun hareketleri, yapraklar adedince yine o Sâni’-i Hakîm’in vücub-u vücudunu ve vahdetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. Metni Tahlil Etme Usûlü Bu cümle, gelişi güzel okunacak bir ifade değil; bakmayı, düşünmeyi ve hükme varmayı öğreten bir usûldür. 1- - [Altıncı Pencere-6- Hem nasıl sahralarda ve dağlardaki küçük küçük tepelerin...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-6-hem-nasil-sahralarda-ve-daglardaki-kucuk-kucuk-tepelerin.html) - Hem nasıl sahralarda ve dağlardaki küçük küçük tepelerin türlü türlü muntazam çiçeklerle süslenmeleri, her biri bir Sâni’-i Hakîm’in vücubuna şehadet ve vahdetine işaret etmekle beraber, heyet-i mecmuasıyla haşmet-i saltanatını ve kemal-i rububiyetini gösterir. Sahralarda ve dağların küçük küçük tepelerinde, birbirinden farklı ama hepsi son derece muntazam çiçeklerin açması; basit bir süs değil, derin bir hakikatin - [Altıncı Pencere-5- Öyle de zemindeki bütün dağların ve dağlar içindeki madenlerin...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-5-oyle-de-zemindeki-butun-daglarin-ve-daglar-icindeki-madenlerin.html) - Öyle de zemindeki bütün dağların ve dağlar içindeki madenlerin ayrı ayrı hâsiyetleriyle beraber ayrı ayrı maslahatlar için ihzar ve iddiharları, dağ metanetinde bir kuvvetle yine o Sâni’-i Hakîm’in vücub ve vahdetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. Üstadımız bu bahsi Ayetü-l Kübra'da şöyle anlatıyor Dağların küllî vazifeleri ve umumî hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler, akılları hayret - [Altıncı Pencere-4- Hem nasıl cevv-i semadaki bulutlardan mühim hikmetler ve ...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-4-hem-nasil-cevv-i-semadaki-bulutlardan-muhim-hikmetler-ve.html) - Hem nasıl cevv-i semadaki bulutlardan mühim hikmetler ve gayeler ve lüzumlu faydalar ve semereler için tavzif edilen ve gönderilen katreler, katreler adedince yine o Sâni’-i Hakîm’in vücubunu ve vahdetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. Hem nasıl cevv-i semadaki bulutlardan mühim hikmetler ve gayeler ve lüzumlu faydalar ve semereler için tavzif edilen ve gönderilen katreler, İşte o - [Altıncı Pencere-2- Hem nasıl berrde ve bahirde kemal-i rahmet ile rızıkları verilen ...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-2-hem-nasil-berrde-ve-bahirde-kemal-i-rahmet-ile-riziklari-verilen.html) - Hem nasıl berrde ve bahirde kemal-i rahmet ile rızıkları verilen ve kemal-i hikmet ile muhtelif şekiller giydirilen ve kemal-i rububiyetle türlü türlü duygularla teçhiz edilen bütün hayvanat, birer birer yine o Kadîr-i Zülcelal’in vücuduna şehadet ve vahdetine işaret etmekle beraber, heyet-i mecmuasıyla gayet geniş bir mikyasta azamet-i uluhiyetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. Bu cümle aslında - [Altıncı Pencere-3- Öyle de bağlardaki muntazam nebatat ve nebatatın gösterdikleri...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-3-oyle-de-baglardaki-muntazam-nebatat-ve-nebatatin-gosterdikleri.html) - Öyle de bağlardaki muntazam nebatat ve nebatatın gösterdikleri müzeyyen çiçekler ve çiçeklerin gösterdikleri mevzun meyveler ve meyvelerin gösterdikleri müzeyyen nakışlar, birer birer yine o Sâni’-i Hakîm’in vücuduna şehadet ve vahdetine işaret etmekle beraber, külliyetleriyle gayet şaşaalı bir surette cemal-i rahmetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. 1. Bağlardaki Muntazam Nebatat Bağlardaki "muntazam nebatat" (intizamlı bitkiler), kâinatın kör - [İnkılâb-ı hakaik muhaldir ne demek?](https://nurdivani.com/inkilab-i-hakaik-muhaldir-ne-demek.html) - “İnkılâb-ı hakaik muhaldir” demek: “Hakikatlerin (gerçeklerin) özünün değişmesi imkânsızdır” demektir. Kelime kelime incelediğimizde: İnkılâb: Bir halden başka bir hale dönüşme, kökten değişme. Hakaik: Hakikatler, gerçekler, bir şeyin ne ise o olması. Muhaldir: İmkânsızdır, aklen kabul edilemez. Yani bu cümle; "Hakikatlerin birbirine dönüşmesi imkânsızdır" anlamına gelir. Bu kaide, varlıkların temel mahiyetlerinin (özlerinin) değişmeyeceğini ifade eder. Yani - [Risale-i Nur'da Geçen Arapça İbareler](https://nurdivani.com/risale-i-nurda-gecen-arapca-ibareler.html) - اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ سِوَى الْكُفْرِ وَ الضَّلَال Küfür ve dalâlet dışında her türlü halimiz için Allah'a hamd olsun. اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ اِلَّا عَنِ الْوَاحِدِ Bir mevcudun vahdeti varsa, elbette bir vâhidden, bir elden sudur edebilir. مَنْ طَلَبَ وَ جَدَّ وَجَدَ Kim taleb eder ve ciddi isterse, isteğine ulaşır. اَلْعَدَمُ - [Beşinci Pencere: Görüyoruz ki eşya, hususan zîhayat olanlar, def’î gibi âni bir zamanda](https://nurdivani.com/besinci-pencere-goruyoruz-ki-esya-hususan-zihayat-olanlar-defi-gibi-ani-bir-zamanda.html) - Beşinci Pencere Görüyoruz ki eşya, hususan zîhayat olanlar, def’î gibi âni bir zamanda vücuda gelir. Halbuki def’î ve âni bir surette basit bir maddeden çıkan şeyler, gayet basit, şekilsiz, sanatsız olması lâzım gelirken; çok maharete muhtaç bir hüsn-ü sanatta, çok zamana muhtaç ihtimamkârane nakışlarla münakkaş, çok âlâta muhtaç acib sanatlarla müzeyyen, çok maddelere muhtaç bir - [Üçüncü Pencere: Zeminin yüzünde dört yüz bin muhtelif taifeden ibaret olan](https://nurdivani.com/ucuncu-pencere-zeminin-yuzunde-dort-yuz-bin-muhtelif-taifeden-ibaret-olan.html) - Üçüncü Pencere Zeminin yüzünde dört yüz bin muhtelif taifeden (Hâşiye: Hattâ o taifelerden bir kısım var ki bir senedeki efradı, zaman-ı Âdem’den kıyamete kadar vücuda gelen bütün insan efradından ziyadedir.) ibaret olan bütün hayvanat ve nebatat envaının ordusu; bilmüşahede ayrı ayrı erzakları, suretleri, silahları, libasları, talimatları, terhisatları kemal-i mizan ve intizamla hiçbir şey unutulmayarak, hiçbirini - [Altıncı Pencere-1- Nasıl göklerde gayet büyük neticeler için gayet muntazam...](https://nurdivani.com/altinci-pencere-1-nasil-goklerde-gayet-buyuk-neticeler-icin-gayet-muntazam.html) - Altıncı Pencere اِنَّ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّتٖى تَجْرٖى فِى الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فٖيهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍ وَتَصْرٖيفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ Şu âyet, vücub ve vahdeti gösterdiği gibi bir ism-i a’zamı - [Birinci Pencere: Bilmüşahede görüyoruz ki bütün eşya...](https://nurdivani.com/birinci-pencere-bilmusahede-goruyoruz-ki-butun-esya.html) - Birinci Pencere Bilmüşahede görüyoruz ki bütün eşya, hususan zîhayat olanların pek çok muhtelif hâcatı ve pek çok mütenevvi metalibi vardır. O matlabları, o hâcetleri, ummadığı ve bilmediği ve eli yetişmediği yerden münasip ve lâyık bir vakitte onlara veriliyor, imdada yetiştiriliyor. Halbuki o hadsiz maksudların en küçüğüne o muhtaçların kudreti yetişmez, elleri ulaşmaz. Sen kendine bak! - [Bir şeyden uzak olan bir kimse, yakın olan adam kadar o şeyi göremez.](https://nurdivani.com/bir-seyden-uzak-olan-bir-kimse-yakin-olan-adam-kadar-o-seyi-goremez.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir şeyden uzak olan bir kimse, yakın olan adam kadar o şeyi göremez. Ne kadar zeki olursa olsun, o şeyin ahvali hakkında ihtilafları olduğu zaman yakın olanın sözü muteberdir. Binaenaleyh Avrupa feylesofları maddiyatta şiddet-i tevaggulden dolayı iman, İslâm ve Kur’an’ın hakaikinden pek uzak mesafelerde kalmışlardır. Onların en büyüğü, yakından hakaik-i İslâmiyeye vukufu olan âmî - [Dördüncü Pencere: İstidat lisanıyla bütün tohumlar tarafından...](https://nurdivani.com/dorduncu-pencere-istidat-lisaniyla-butun-tohumlar-tarafindan.html) - Dördüncü Pencere İstidat lisanıyla bütün tohumlar tarafından ve ihtiyac-ı fıtrî lisanıyla bütün hayvanlar tarafından ve lisan-ı ıztırarî ile bütün muztarlar tarafından edilen duaların makbuliyetidir. İşte bu nihayetsiz duaların bilmüşahede kabul ve icabeti, her biri vücuba ve vahdete şehadet ve işaret ettikleri gibi mecmuu büyük bir mikyasta bilbedahe bir Hâlık-ı Rahîm ve Kerîm ve Mücîb’e delâlet - [İkinci Pencere: Eşya, vücud ve teşahhusatlarında, nihayetsiz imkânat yolları içinde](https://nurdivani.com/esya-vucud-ve-tesahhusatlarinda-nihayetsiz-imkanat-yollari-icinde.html) - İkinci Pencere Eşya, vücud ve teşahhusatlarında, nihayetsiz imkânat yolları içinde mütereddid, mütehayyir, şekilsiz bir surette iken birdenbire gayet muntazam, hakîmane öyle bir teşahhus-u vechî veriliyor ki mesela, her bir insanın yüzünde, bütün ebna-yı cinsinden her birisine karşı birer alâmet-i farika, o küçük yüzde bulunduğu ve zahir ve bâtın duygularıyla kemal-i hikmetle teçhiz edildiği cihetle o - [Giriş: Mesela, nasıl ki bir zat-ı mu’ciz-nüma, büyük bir saray yapmak istese](https://nurdivani.com/mesela-nasil-ki-bir-zat-i-muciz-numa-buyuk-bir-saray-yapmak-istese.html) - Otuz Üçüncü Söz Otuz Üç Penceredir Bir cihette Otuz Üçüncü Mektup ve bir cihette Otuz Üçüncü Söz. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ سَنُرٖيهِمْ اٰيَاتِنَا فِى الْاٰفَاقِ وَفٖٓى اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَهٖيدٌ Sual: “Şu iki âyet-i câmianın ifade ettiği vücub ve vahdaniyet-i İlahiye ve evsaf ve şuunat-ı - [Sen bazı vecihlerden fenaya gittiğin zaman, Hâlık-ı Rahman-ı Rahîm’in ilminde...](https://nurdivani.com/sen-bazi-vecihlerden-fenaya-gittigin-zaman-halik-i-rahman-i-rahimin-ilminde.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Sen bazı vecihlerden fenaya gittiğin zaman, Hâlık-ı Rahman-ı Rahîm’in ilminde, meşhudunda, malûmunda bâki kalmaklığın senin bekan için kâfidir. Yahu her şeyi sahib-i hakikisine ver veya ona isnad et. Onun ismiyle al ki rahat edesin. Ve illâ bu kadar eşyayı vücuda getirip nizam ve intizamlarını temin edecek o kadar ilahları kabule muztar kalacaksın. Bu İ’lem, - [İbadet ve Ubudiyet Arasındaki Fark](https://nurdivani.com/ubudiyet-ve-ibadet-arasindaki-fark.html) - Bu iki terim çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır. Ancak aralarında ince ama önemli bir fark vardır. İbadet Nedir? İbadet kulluk şuurunun fiilî olarak yerine getirilmesidir. Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek, dua etmek gibi belirli zaman ve şekillerde yapılan kulluk vazifeleridir. Mesela: Sabah namazı belirli bir vakitte kılınır. Ramazan ayında oruç tutulur. Hac - [Nefsine olan muhabbeti icab ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise...](https://nurdivani.com/nefsine-olan-muhabbeti-icab-ettiren-nefsin-sana-olan-kurbiyeti-ise.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Nefsine olan muhabbeti icab ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise Hâlık’ına muhabbetin daha fazla olmalıdır. Çünkü nefsinden o daha karibdir. Evet senin fikrin, ihtiyarın idrak edemedikleri sendeki mahfiyat, Hâlık’ın nazarı ve ilmi altındadır. “Nefsine olan muhabbeti icab ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise…” Yakınlık Neden Sevgiyi Doğurur? İnsan fıtraten şöyle yaratılmıştır: Gördüğünü sever, - [Silsile-i nesebin ortasında, bir dedenin yerinde kendini farz et, otur.](https://nurdivani.com/silsile-i-nesebin-ortasinda-bir-dedenin-yerinde-kendini-farz-et-otur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İlim ve yakîn şümulüne dâhil olan ahval-i maziye ile şek perdesi altında kalan ahval-i istikbaliye arasında şöyle bir mukayese yap: Silsile-i nesebin ortasında, bir dedenin yerinde kendini farz et, otur. Sonra mevcudat-ı maziye kafilesine dâhil olan ecdadınla henüz istikbal rahminde kalıp da peyderpey vücuda çıkan evlat ve ahfadın arasında bir tefavüt var mıdır? İyice - [Uyku duaları](https://nurdivani.com/uyku-dualari.html) - “Yatağa varmak istediğinde namaz için aldığın gibi bir abdest al, sonra sağ tarafın üzerine yat, sonra şöyle de: اَللّٰهُمَّ أَسْلَمْتُ نَفْسِى إِلَيْكَ وَوَجَّهْتُ وَجْهِى إِلَيْكَ Ey Rabbim, bütün varlığımı sana teslîm ettim, وَفَوَّضْتُ أَمْرِى إِلَيْكَ وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِى إِلَيْكَ، İşimin tasarrufunu sana havale ettim, yönelişim sanadır رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، Korkum da ancak sendendir, لَامَلْجَأَ وَلَا مَنْجَا - [Kur’an’ın yüksek meziyetlerinden biri de şudur ki: Kesrete ait bahislerden sonra vahdet tezkirelerini yazıyor.](https://nurdivani.com/kuranin-yuksek-meziyetlerinden-biri-de-sudur-ki-kesrete-ait-bahislerden-sonra-vahdet-tezkirelerini-yaziyor.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’an’ın yüksek meziyetlerinden biri de şudur ki: Kesrete ait bahislerden sonra vahdet tezkirelerini yazıyor. Tafsilden sonra icmal yapıyor. Cüz’iyatın bahislerinden sonra rububiyet-i mutlakanın düsturlarını, sıfât-ı kemaliyenin namuslarını fezlekeler ile zikrediyor. Bu gibi fezlekelerin, âyetlerin sonundaki faydaları, âyetlerin ortalarında zikredilen mukaddimelere neticeler hükmündedirler. Veya illet olurlar tâ ki sâmi’in zihni, âyetlerde zikredilen cüz’iyat ile meşgul - [Duada tekrar, zikirde tezkâr, davette tekid lâzımdır.](https://nurdivani.com/duada-tekrar-zikirde-tezkar-davette-tekid-lazimdir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın bazı âyetlerinin tekrarını iktiza eden hikmetler, bazı ezkâr ve duaların da tekrarını iktiza eder. Zira Kur’an hakikat ve şeriat, hikmet ve marifet kitabı olduğu gibi; zikir, dua ve davetin de kitabıdır. Duada tekrar, zikirde tezkâr, davette tekid lâzımdır. Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın bazı âyetlerinin tekrarını iktiza eden hikmetler, bazı ezkâr ve duaların da tekrarını - [Mü’minler ibadetlerinde, dualarında birbirine dayanarak cemaatle kıldıkları...](https://nurdivani.com/muminler-ibadetlerinde-dualarinda-birbirine-dayanarak-cemaatle-kildiklari.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Mü’minler ibadetlerinde, dualarında birbirine dayanarak cemaatle kıldıkları namaz ve sair ibadetlerinde büyük bir sır vardır ki her bir fert, kendi ibadetinden kazandığı miktardan pek fazla bir sevap cemaatten kazanıyor. Ve her bir fert ötekilere duacı olur, şefaatçi olur, tezkiyeci olur, bilhassa Peygamber aleyhissalâtü vesselâma… Ve keza her bir fert arkadaşlarının saadetinden zevk alır ve - [Mana-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz.](https://nurdivani.com/mana-yi-harfi-kasdi-hukumlere-mahkum-u-aleyh-olamaz.html) - Kavaid-i mukarreredendir ki: “Mana-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz. Ve o mana-yı harfînin inceliklerine tetkikat yapılamaz. Fakat mana-yı ismî; sadık, kâzib her hükme mahal olur.” Bu sırra binaendir ki mana-yı ismî ile kâinata bakan felasifenin kitaplarında kâinata ait hükümler, nefsü’l-emirde örümceğin nescinden zayıf ise de zahire göre daha muhkem görünüyor. Konuya girmeden önce mana-yı - [ İnsan nisyandan alındığı için nisyana müpteladır.](https://nurdivani.com/insan-nisyandan-alindigi-icin-nisyana-mupteladir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan nisyandan alındığı için nisyana müpteladır. Nisyanın en kötüsü de nefsin unutulmasıdır. Fakat hizmet, sa’y, tefekkür zamanlarında nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalalettir. Hizmetler görüldükten sonra neticede, mükâfat zamanlarında nefsin unutulması kemaldir. Bu itibarla ehl-i dalal ile ehl-i kemal, nisyan ve tezekkürde müteakistirler. Evet dâll olan kimse, bir iş ve bir ibadet - [Cenab-ı Hakk’ın günahkârları affetmesi fazıldır, tazip etmesi adildir.](https://nurdivani.com/cenab-i-hakkin-gunahkarlari-affetmesi-fazildir-tazip-etmesi-adildir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakk’ın günahkârları affetmesi fazıldır, tazip etmesi adildir. Evet zehiri içen adam, âdetullaha nazaran hastalığa, ölüme kesb-i istihkak eder. Sonra hasta olursa adildir. Çünkü cezasını çeker. Hasta olmadığı takdirde, Allah’ın fazlına mazhar olur. Masiyet ile azap arasında kavî bir münasebet vardır. Hattâ Ehl-i İtizal, masiyet hakkında, doğru yoldan udûl ile masiyeti, şerri Allah’a isnad - [Mademki her şeyin Allah’tan olduğunu bilirsin ve ona iz’anın vardır.](https://nurdivani.com/mademki-her-seyin-allahtan-oldugunu-bilirsin-ve-ona-izanin-vardir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Mademki her şeyin Allah’tan olduğunu bilirsin ve ona iz’anın vardır. Zararlı menfaatli her şeyi tahsin ve hüsn-ü rıza ile kabul etmek lâzımdır. Ve illâ gaflete düşmeye mecbur olursun. Bunun için esbab-ı zahiriye vaz’edilmiş ve gözlere de gaflet perdesi örtülmüştür. Kâinat hâdiselerinden insanın heva ve hevesine muhalif olan kısım, muvafık olan kısımdan daha çoktur. - [İnsanı havalandırıp baş aşağı felakete atan şöyle bir hal var: İstihkak nazara alınmayarak Hakk’ın takdiri hakkında tefrit veya ifrat yapılır.](https://nurdivani.com/insani-havalandirip-bas-asagi-felakete-atan-soyle-bir-hal-var-istihkak-nazara-alinmayarak-hakkin-takdiri-hakkinda-tefrit-veya-ifrat-yapilir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanı havalandırıp baş aşağı felakete atan şöyle bir hal var: İstihkak nazara alınmayarak Hakk’ın takdiri hakkında tefrit veya ifrat yapılır. Ve kuvvetine, kıymetine bakılmayarak küçük veya büyük bir yük altına alınır gibi gayr-ı insanî haller insanı insaniyetten düşürür, ya zulme veya kizbe sevk eder. Mesela, bir fırka askerin mümessili bir nefer, bütün askerlik umûrunu - [Nefis dâima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor.](https://nurdivani.com/nefis-daima-izdirablar-kalaklar-icinde-evhamdan-kurtulup-tevekkule-yanasmiyor.html) - "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Nefis dâima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükm-ü kadere râzı olmuyor. Halbuki şemsin tulû ve gurubu muayyen ve mukadder olduğu gibi, insanın da bu dünyada tulû ve gurubu ve sâir mukadderatı, kalem-i kader ile cephesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursun ki, o yazıları silsin; fakat başı kırılır, yazılara bir şey olmaz - [4- Ve o darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki gece gündüzün dönmesinde her dost veda eder, kaybolur.](https://nurdivani.com/4-ve-o-daragaci-ise-olum-ve-zeval-ve-firaktir-ki-gece-gunduzun-donmesinde-her-dost-veda-eder-kaybolur.html) - Ve o darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki gece gündüzün dönmesinde her dost veda eder, kaybolur. Ve o darağacı ise ölüm, zeval ve firaktır. Her gün kurulur o darağacı… Fakat meydanın ortasında değil; zamanın içinde. Gece gelir, gündüzü asar. Gündüz gelir, dünü götürür. Her devir bir vedadır. Her dönüş bir eksilmedir. Sevdiklerin birer - [Kemâl-i İntizam ve Kemâl-i Mizan](https://nurdivani.com/kemal-i-intizam-ve-kemal-i-mizan.html) - Kemâl-i İntizam Nedir? İntizam: Düzen, tertip, sistem demektir. Kemâl-i intizam: Bu düzenin en mükemmel derecede kurulması; her parçanın hem bulunduğu bütün içinde, hem de vazifesi bakımından tam lâyık olduğu mevziine konulmasıdır. Üstad’ımızın ifadesiyle; Ve keza terkip ve mürekkebatta görünen intizam, o mürekkebattaki her zerrenin lâyık mevziine konulmasıyla hasıl olmuştur. Katre İntizam hakikati, kâinatta her şeyin - [Kâinat Mef’uldür; Öyleyse Faili Vardır](https://nurdivani.com/kainat-mefuldur-oyleyse-faili-vardir.html) - “Kâinat mef’ul ve münfaildir. Mef’ul failsiz olamadığı gibi, mef’ulün camid bir cüzü de fail olamaz.” Bu cümle, basit bir nahiv kuralı üzerinden sarsıcı bir hakikate kapı açar. Mef’ul, yapılan işten etkilenen şeydir. Bir cümlede mef’ul varsa, o fiili yapan bir fail de olmak zorundadır. Bu, dilin değil, aklın zarurî hükmüdür. “Cam kırıldı.” dediğimizde cam fail - [Kelime-i tevhidin tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir.](https://nurdivani.com/kelime-i-tevhidin-tekrar-ile-zikrine-devam-etmek-kalbi-pek-cok-seylerle-baglayan-baglari-ipleri-kirmak-icindir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kelime-i tevhidin tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbublardan yüzünü çevirtmektir. Maahâzâ, zâkir olan zatta bulunan hasse ve latifelerin ayrı ayrı tevhidleri olduğuna işaret olduğu gibi, onların da onlara münasip şerikleriyle olan alakalarını kesmek içindir. (Mesnevi-i Nuriye, Hubab) - [Mazhar – Ma’kes / Masdar – Menba nedir?](https://nurdivani.com/mazhar-makes-masdar-menba-nedir.html) - Bir hakikati doğru okumak için önce nereden çıktığını ve nerede göründüğünü ayırmak gerekir. İşte Masdar–Mazhar ve Menba–Ma’kes ayrımı, tevhidin bu en kritik mizanını öğretir. Masdar, fiilin çıktığı asıl kaynaktır. Yapan, veren, icat eden odur. Kudret masdardır; fiil ondan çıkar. İlim masdardır; bilgi ondan doğar. Hayat masdardır; dirilik ondan gelir. Bu mânâda masdar, sadece Esma-i İlahiyeye - [İnsanı havalandırıp baş aşağı felâkete atan şöyle bir hâl var...](https://nurdivani.com/insani-havalandirip-bas-asagi-felakete-atan-soyle-bir-hal-var.html) - "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı havalandırıp baş aşağı felâkete atan şöyle bir hâl var:" "İstihkak nazara alınmayarak, Hakkın takdiri hakkında tefrit veya ifrat yapılır. Ve kuvvetine, kıymetine bakılmayarak küçük veya büyük bir yük altına alınır gibi gayr-ı insanî haller insanı insaniyetten düşürür, ya zulme, veya kizbe sevkeder." "Meselâ, bir fırka askerin mümessili bir nefer, bütün askerlik umûrunu - [Cenab-ı Hakk’a malûm ve maruf unvanıyla bakacak olursan meçhul ve menkûr olur.](https://nurdivani.com/cenab-i-hakka-malum-ve-maruf-unvaniyla-bakacak-olursan-mechul-ve-menkur-olur.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakka malûm ve mâruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur. Çünkü, bu malûmiyet, örfî bir ülfet, taklidî bir sema’dır. Hakikati ilâm edecek bir ifade de değildir. Maahaza, o ünvanla fehme gelen mânâ, sıfât-ı mutlakayı beraberce alıp zihne ilka edemez. Ancak, Zât-ı Akdesi mülâhaza için bir nevi ünvandır. Amma Cenab-ı Hakka mevcud-u - [Cenab-ı Hakk’ın sana in’am ettiği vücud ile vücuda lazım olan şeyler temlik suretiyle değildir.](https://nurdivani.com/cenab-i-hakkin-sana-inam-ettigi-vucud-ile-vucuda-lazim-olan-seyler-temlik-suretiyle-degildir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakk’ın sana in’am ettiği vücud ile vücuda lazım olan şeyler temlik suretiyle değildir. Yani senin mülkün ve malın olup istediğin gibi tasarruf etmek için verilmemiştir. Ancak o gibi nimetlerde, Allah’ın rızasına muvafık tasarruf edilebilir. Evet, bir misafir, ev sahibinin iznine ve rızasına muvafık olmayacak derecede, yemeklerde ve sair şeylerde israf edemez. İ’lem - [Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve ziynetleri; Hâlık’ımızı, Mâlik’imizi ve Mevla’mızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir.](https://nurdivani.com/dunyanin-lezzetleri-zevkleri-ve-ziynetleri-halikimizi-malikimizi-ve-mevlamizi-bilmedigimiz-takdirde-cennet-olsa-bile-cehennemdir.html) - "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve zînetleri, Hâlıkımızı, Mâlikimizi ve Mevlâmızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir. Evet, öyle gördüm ve öyle de zevkettim. Bilhassa şefkatin ateşini söndürecek, 'Marifetullah'dan başka bir şey var mıdır? Evet marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi cennete bile iştiyak geri kalır." Sevgili kardeşlerim bu Risale-i Nur dersimizde Mesnevi-i - [Maddiyattan olmayan, bilhâssa mahiyetleri mütebayin(mahiyetleri birbirine zıt) olan bir çoklukta tasarruf eden bir zâtın...](https://nurdivani.com/maddiyattan-olmayan-bilhassa-mahiyetleri-mutebayinmahiyetleri-birbirine-zit-olan-bir-coklukta-tasarruf-eden-bir-zatin.html) - "İ'lem Eyyühel-Aziz! Maddiyattan olmayan, bilhâssa mahiyetleri mütebayin(mahiyetleri birbirine zıt) olan bir çoklukta tasarruf eden bir zâtın, o çokluğun her birisiyle bizzât mübaşeret ve mualecesi lâzım değildir. Evet asker neferatı arasında bir kumandanın tasarrufatı, tanzimatı, ancak emir ve iradesiyle husule gelir. Eğer o kumandanlık vazifeleri ve işleri neferata havale edilirse, her bir neferin bizzât mübaşeret ve - [Ve keza bir neviden bir ferdin, bütün efraddan imtiyazını temin edecek teşahhus...](https://nurdivani.com/ve-keza-bir-neviden-bir-ferdin-butun-efraddan-imtiyazini-temin-edecek-tesahhus-ve-taayyununun.html) - Ve keza bir neviden bir ferdin, bütün efraddan imtiyazını temin edecek teşahhus ve taayyününün kalem-i kudretle yazılması, bütün nev-i beşerin mesela, efradının nazar-ı kudrette meşhud ve melhuz olduğunu istilzam eder. Çünkü bir fert, alâmet-i farikası cihetiyle bütün efrada muhalif olacaktır. Eğer bütün efrad hazır bulunmazsa taayyünlerinde, alâmatlarında muhalefetin bulunmaması ihtimali vardır. Bu ihtimal ise bâtıldır. - [Ve keza terkip ve mürekkebatta görünen intizam, o mürekkebattaki her zerrenin lâyık mevziine konulmasıyla...](https://nurdivani.com/ve-keza-terkip-ve-murekkebatta-gorunen-intizam-o-murekkebattaki-her-zerrenin-layik-mevziine-konulmasiyla.html) - Ve keza terkip ve mürekkebatta görünen intizam, o mürekkebattaki her zerrenin lâyık mevziine konulmasıyla hasıl olmuştur. Binaenaleyh o zerreleri, aralarındaki münasebetler bozulmamak şartıyla, lâyık mevkilerine koyabilmek ancak bütün o mürekkebatı yaratabilecek bir kudret sahibine hastır. İşte zerrattaki intizam ve şu vaziyetin lisanıyla Allahu ekber diyerek اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ yu okur. Bir şey mürekkep - [Ve keza zerrat arasındaki cazibenin, güneş ve yıldızlar arasında bulunan cazibeye kardeş olması...](https://nurdivani.com/ve-keza-zerrat-arasindaki-cazibenin-gunes-ve-yildizlar-arasinda-bulunan-cazibeye-kardes-olmasi.html) - Ve keza zerrat arasındaki cazibenin, güneş ve yıldızlar arasında bulunan cazibeye kardeş olması, her iki kısmın da bir kalem-i vâhidin yazısı olduğunu اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile izhar ediyorlar. 1. “Zerrat arasındaki cazibe” ne demek? Atomların, moleküllerin, en küçük parçaların birbirini çekmesi… Elektron ile proton arasındaki ilişki, atomları ayakta tutan bağlar ve molekülleri meydana - [Ve keza manzume-i şemsiye ile bal arısının gözleri arasındaki irtibat ve keyfiyetçe birbiriyle münasebetleri...](https://nurdivani.com/ve-keza-manzume-i-semsiye-ile-bal-arisinin-gozleri-arasindaki-irtibat-ve-keyfiyetce-birbiriyle-munasebetleri.html) - Ve keza manzume-i şemsiye ile bal arısının gözleri arasındaki irtibat ve keyfiyetçe birbiriyle münasebetleri, ikisinin bir Nakkaş’ın nakşı olduğuna olan delâletlerini اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile i’lam ediyorlar. “Manzume-i şemsiye” Güneş sistemidir ki nizamı, ölçüyü ve ahengi ifade eder: Gezegenlerin mesafeleri, dönüşleri, hızları, ısı ve ışık dengesi… Hepsi hassas bir ölçüyle işliyor. “Bal arısının - [Ve keza, her bir zihayat çok isim ve sıfatların tecellisine mazhardır.](https://nurdivani.com/ve-keza-her-bir-zihayat-cok-isim-ve-sifatlarin-tecellisine-mazhardir.html) - Ve keza, her bir zihayat çok isim ve sıfatların tecellisine mazhardır. Mesela bir zihayat vücuda geldiğinde Bâri isminin cilvesine, teşekkülünde Musavvir sıfatının cilvesine, gıdalandığı zaman Rezzak isminin cilvesine, hastalıktan şifa bulduğunda Şâfî isminin tecellisine ve hakeza tesirde mütesanid, âsârda mütehalif çok sıfat ve isimlere mazhardır. Bu sıfatların ve isimlerin hedefleri bir olduğundan elbette müsemmaları da - [Ve keza semavatın yıldızlar gibi âsâr-ı muntazamadaki müşabehet ve arzın birbirine...](https://nurdivani.com/ve-keza-semavatin-yildizlar-gibi-asar-i-muntazamadaki-musabehet-ve-arzin-birbirine-benzeyen-ciceklerinde-hayvanatindaki-munasebet.html) - Ve keza semavatın yıldızlar gibi âsâr-ı muntazamadaki müşabehet ve arzın birbirine benzeyen çiçeklerinde, hayvanatındaki münasebet, Hâlık’ın bir olduğuna delâletle şehadetini اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile ilan eder. Yıldızlardaki Benzerlik 1. Yapıdaki Benzerlik Gökyüzüne bakıyoruz… Milyarlarca yıldız var. Biri büyük, biri küçük… Biri beyaz, biri kızıl… Biri sönük, biri göz kamaştırıcı… Peki şekilleri? Hepsi yuvarlak. - [Ve keza kâinatta intizam ve ıttırad hüküm-fermadır.](https://nurdivani.com/ve-keza-kainatta-intizam-ve-ittirad-hukum-fermadir.html) - Ve keza kâinatta intizam ve ıttırad hüküm-fermadır. Bu iki sıfat, mutasarrıfın vahdetine ve bir olduğuna şehadet etmekle اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ hakikatini ilan ediyor. Kâinatta “intizam” ve “ıttırat” hüküm fermandır. Kâinatta iki hakikat, her tarafta hükmünü sürer: Biri intizam, diğeri ıttırat. İntizam; tertip, düzen, yerli yerindelik demektir. Üstad’ımızın ifadesiyle; "Ve keza terkip ve mürekkebatta - [Ve keza mesela, bulut ile arz gibi camid ve mütehalif şeylerde tecavüb ve muavenet...](https://nurdivani.com/ve-keza-mesela-bulut-ile-arz-gibi-camid-ve-mutehalif-seylerde-tecavub-ve-muavenet.html) - Ve keza mesela, bulut ile arz gibi camid ve mütehalif şeylerde tecavüb ve muavenet, yani birbirinin hâcetine cevap vermek ve seyyarat gibi şemsten pek uzak olan yıldızların şemse veya birbirine tesanüd etmeleri, bütün eşyanın bir müdebbirin idaresinde bulunduğuna şehadet ederek اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile ilan eder. Kâinata dikkatle nazar eden bir akıl, ilk - [Semavat sahifesini güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini...](https://nurdivani.com/semavat-sahifesini-gunes-ve-yildizlarla-yazan-kudretle-bal-arisiyla-karincanin-sahifelerini.html) - Ve keza semavat sahifesini güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini hüceyrat ve zerrat ile yazan kudret bir olduğundan اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile (mes'elenin ilânıyla) Hâlıkın bir olduğuna delalet ve şehadet eder. Buradaki delilin ağırlık merkezi “kâinatın tecezzi kabul etmemesi”dir. Kâinat bir küldür; parçalara bölünerek sahiplenilemez. Semavat ayrı bir âlem, arz - [Kâinatta görünen tanzimat, nizamat, muvazenat kabza-i tasarrufunda bir mizan ve nizam bulunan...](https://nurdivani.com/kainatta-gorunen-tanzimat-nizamat-muvazenat-kabza-i-tasarrufunda-bir-mizan-ve-nizam-bulunan-halikin-vucub-u-vucuduna.html) - Kâinatta görünen tanzimat, nizamat, muvazenat kabza-i tasarrufunda bir mizan ve nizam bulunan Hâlık’ın vücub-u vücuduna delâlet etmekle اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ cümlesini okur. Kâinata dikkatle bakan bir insan, üç şey görür: “tanzimât, nizamât ve muvâzene”. İlk bakışta kelimeler birbirine benzer gibi durur; fakat her biri bize ayrı birer pencere açar. Tanzimât: “Nazm” kelimesi, inci - [Her adam için, heyet-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır](https://nurdivani.com/her-adam-icin-heyet-i-ictimaiyede-gormek-ve-gorunmek-icin-mertebe-denilen-bir-penceresi-vardir.html) - "Her adam için, heyet-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbürle tetâvül edecek. Eğer kamet-i kıymetinden aşağı ise, tevazu ile takavvüs edecek ve eğilecek, ta o seviyede görsün ve görünsün. İnsanda büyüklüğün mikyası küçüklüktür, yani tevazudur. Küçüklüğün mizanı büyüklüktür, yani tekebbürdür." Sevgili kardeşlerim bu Risale-i - [Altıncı desise şudur ki: İnsandaki tembellik ve tenperverlik ve vazifedarlık damarından istifade eder.](https://nurdivani.com/altinci-desise-sudur-ki-insandaki-tembellik-ve-tenperverlik-ve-vazifedarlik-damarindan-istifade-eder.html) - "Altıncı desise şudur ki: İnsandaki tembellik ve tenperverlik ve vazifedarlık damarından istifade eder." "Evet, şeytan-ı ins ve cinnî her cihette hücum ederler. Arkadaşlarımızdan metin kalpli, sadakati kuvvetli, niyeti ihlâslı, himmeti âli gördükleri vakit başka noktalardan hücum ederler. Şöyle ki:" "İşimize sekte ve hizmetimize fütur vermek için, onların tembelliklerinden ve tenperverliklerinden ve vazifedarlıklarından istifade ederler. Onlar, - [Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz.](https://nurdivani.com/bir-sey-zati-olsa-onun-ziddi-o-zata-ariz-olamaz.html) - Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünkü içtimaü’z-zıddeyn olur; o da muhâldir. İşte bu sırra binaen, madem kudret-i İlâhiye zâtiyedir ve Zât-ı Akdesin lâzım-ı zarurîsidir. Elbette, o kudretin zıddı olan acz, o Zât-ı Kadîre ârız olması mümkün olmaz. “Bu öyle bir kaidedir ki, insan onu gerçekten idrak ettiğinde sanki bir hazineye - [Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyasından ihtifa etmiş olan Kadir-i Zülcelâl](https://nurdivani.com/ey-siddet-i-zuhurundan-gizlenmis-ve-ey-azamet-i-kibriyasindan-ihtifa-etmis-olan-kadir-i-zulcelal.html) - “Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyasından ihtifa etmiş olan Kadir-i Zülcelâl” (Şualar, 3. Şua, Münacat Risalesi) Bir hakikat bazen gizli olduğu için değil, fazlasıyla açık olduğu için fark edilmez. Buna “şiddet-i zuhûr” denir. Yani bir şey, her an ve her yerde hazır olduğu için, insanın dikkatinden düşer ve görünmez hâle gelir. Meselâ balık - [Yirmi İkinci Deva](https://nurdivani.com/yirmi-ikinci-deva.html) - Yirmi İkinci Deva Ey nüzul gibi ağır hastalıklara müptela olan kardeş! Evvela sana müjde ediyorum ki mü’min için nüzul mübarek sayılıyor. Bunu çoktan ehl-i velâyetten işitiyordum; fakat sırrını bilmiyordum. Bir sırrı şöyle kalbime geliyor ki: Bu cümle ilk bakışta insanı irkiltir. Çünkü nüzul (felç); bedenen ağır, hayatı sınırlayan ve insanı başkasına muhtaç eden bir hastalıktır. - [10- Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir.](https://nurdivani.com/10-ve-o-bilet-senet-ise-basta-namaz-olarak-eda-i-feraiz-ve-terk-i-kebairdir.html) - Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir. Öyle mi? Evet, bütün ehl-i ihtisas ve müşahedenin ve bütün ehl-i zevk ve keşfin ittifakıyla o uzun ve karanlıklı ebedü’l-âbâd yolunda zâd u zahîre, ışık ve burak ancak Kur’an’ın evamirini imtisal ve nevahisinden içtinab ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, sanat - [9- Diğer ilaç ise şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahîm’in rahmetine itimattır.](https://nurdivani.com/9-diger-ilac-ise-sukur-ve-kanaat-ile-talep-ve-dua-ve-rezzak-i-rahimin-rahmetine-itimattir.html) - Diğer ilaç ise şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahîm’in rahmetine itimattır. Öyle mi? Evet, bütün yeryüzünü bir sofra-i nimet eden ve bahar mevsimini bir çiçek destesi yapan ve o sofranın yanına koyan ve üstüne serpen bir Cevvad-ı Kerîm’in misafirine fakr u ihtiyaç, nasıl elîm ve ağır olabilir? Belki fakr u ihtiyacı, - [8- Ve o iki ilaç ise biri sabır ile tevekküldür.](https://nurdivani.com/8-ve-o-iki-ilac-ise-biri-sabir-ile-tevekkuldur.html) - Ve o iki ilaç ise biri sabır ile tevekküldür. Hâlık’ının kudretine istinad, hikmetine itimattır. Öyle mi? Evet, “Emr-i kün feyekûn”e mâlik bir Sultan-ı Cihan’a acz tezkeresiyle istinad eden bir adamın ne pervası olabilir? Zira en müthiş bir musibet karşısında اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ deyip itminan-ı kalp ile Rabb-i Rahîm’ine itimat eder. Evet ârif-i billah, - [7- Ve o iki tılsım ise Cenab-ı Hakk’a iman ve âhirete imandır.](https://nurdivani.com/ve-o-iki-tilsim-ise-cenab-i-hakka-iman-ve-ahirete-imandir.html) - Ve o iki tılsım ise Cenab-ı Hakk’a iman ve âhirete imandır. Evet, şu kudsî tılsım ile ölüm; insan-ı mü’mini, zindan-ı dünyadan bostan-ı cinana, huzur-u Rahman’a götüren bir musahhar at ve burak suretini alır. Onun içindir ki ölümün hakikatini gören kâmil insanlar, ölümü sevmişler, daha ölüm gelmeden ölmek istemişler. Hem zeval ve firak, memat ve vefat - [6- Ve o nefiy ve yolculuk ise âlem-i ervahtan, rahm-ı maderden...](https://nurdivani.com/6-ve-o-nefiy-ve-yolculuk-ise-alem-i-ervahtan-rahm-i-maderden.html) - Ve o nefiy ve yolculuk ise âlem-i ervahtan, rahm-ı maderden, sabavetten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan geçer bir uzun sefer-i imtihandır. Ve o nefy ve yolculuk… Bir şehirden bir şehre sürgün değil; bir hâlden bir hâle, bir âlemden bir âleme sevk ediliştir. Bu yolculuk ilk âlem-i ervahtan başlar… Sonra daracık bir menzile, rahm-ı mâdere - [5- Ve o iki yara ise; biri müz’iç ve hadsiz bir acz-i beşerî, diğeri elîm ve nihayetsiz bir fakr-ı insanîdir.](https://nurdivani.com/5-ve-o-iki-yara-ise-biri-muzic-ve-hadsiz-bir-acz-i-beseri-digeri-elim-ve-nihayetsiz-bir-fakr-i-insanidir.html) - Ve o iki yara ise; biri müz’iç ve hadsiz bir acz-i beşerî, diğeri elîm ve nihayetsiz bir fakr-ı insanîdir. Acz-i beşerî… İnsan öyle bir zayıflıkla yaratılmıştır ki, gözle görünmeyen bir mikrop onu yatağa düşürür; bir haber kalbini sarsar; küçük bir korku uykusunu kaçırır. Kendi kalbini çalıştırmaya gücü yetmezken, kâinatın yükünü taşımaya kalkışır. İradesi dar, gücü - [3- O bîçare asker ise sensin ve insandır. Ve o arslan ise eceldir.](https://nurdivani.com/3-o-bicare-asker-ise-sensin-ve-insandir-ve-o-arslan-ise-eceldir.html) - O bîçare asker sensin. Savaş meydanında tek başına kalmış, sağında ve solunda yaraları kanayan, arkasında kükreyen bir arslan bekleyen o asker… İşte insan budur. Dünya dediğimiz şu meydanda, her gün görünmez darbeler alan, acz-i beşerî ve fakr-ı insanî yaralarıyla yürüyen bir yolcu… Gücünün sınırı var; ama karşısına çıkan hadiselerin sınırı yok. Elinde imkân var; ama - [2- Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan](https://nurdivani.com/sag-ve-sol-iki-tarafindan-dehsetli-derin-iki-yara-ile-yarali-ve-arkasinda-cesim-bir-arslan.html) - Bir zaman bir asker, meydan-ı harp ve imtihanda, kâr ve zarar deveranında pek müthiş bir vaziyete düşer. Şöyle ki: Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan, ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde bir darağacı dikilmiş, bütün sevdiklerini asıp mahvediyor, onu da bekliyor. Hem - [1- Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden...](https://nurdivani.com/su-kainatin-tilsim-i-muglakini-acan-اٰمَنْتُ-بِاللّٰهِ-وَ-بِالْيَ.html) - Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden ne kadar kıymettar iki tılsım-ı müşkül-küşa olduğunu ve sabır ile Hâlık’ına tevekkül ve iltica ve şükür ile Rezzak’ından sual ve dua ne kadar nâfi’ ve tiryak gibi iki ilaç olduğunu ve Kur’an’ı dinlemek, hükmüne inkıyad etmek, namazı kılmak, kebairi - [17- Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki tarif edilmez.](https://nurdivani.com/17-allaha-abd-ve-asker-olmak-oyle-lezzetli-bir-sereftir-ki-tarif-edilmez.html) - Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki tarif edilmez. Vazife ise yalnız, bir asker gibi Allah namına işlemeli, başlamalı. Ve Allah hesabıyla vermeli ve almalı. Ve izni ve kanunu dairesinde hareket etmeli, sükûnet bulmalı. Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli, öyle derin bir şereftir ki insan onu tattığında artık başka hiçbir - [16- Şimdi satmaya bakacağız. Acaba o kadar ağır bir şey midir ki çokları satmaktan kaçıyorlar.](https://nurdivani.com/16-simdi-satmaya-bakacagiz-acaba-o-kadar-agir-bir-sey-midir-ki-coklari-satmaktan-kaciyorlar.html) - Şimdi satmaya bakacağız. Acaba o kadar ağır bir şey midir ki çokları satmaktan kaçıyorlar. Yok, kat’â ve aslâ! Hiç öyle ağırlığı yoktur. Zira helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Feraiz-i İlahiye ise hafiftir, azdır. Cenâb-ı Hak nihayetsiz rahmetiyle kullarına zorluk değil, kolaylık murat etmiştir. Bunun en açık göstergesi, helâl dairesini - [15- Beşinci hasaret: Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen...](https://nurdivani.com/15-besinci-hasaret-hayat-i-ebediye-esasatini-ve-saadet-i-uhreviye-levazimatini-tedarik-etmek-icin-verilen.html) - Beşinci hasaret: Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen akıl, kalp, göz ve dil gibi güzel hediye-i Rahmaniyeyi, cehennem kapılarını sana açacak çirkin bir surete çevirmektir. “Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen…” Bu ifade, insana verilen aza ve latifelerin asıl maksadını bildirir. Akıl: Rahmet hazinelerini ve - [14-Acz ve fakrın ile beraber, o pek ağır hayat yükünü, zayıf beline yükleyip zeval ve firak sillesi altında daim vaveylâ edeceksin.](https://nurdivani.com/14-acz-ve-fakrin-ile-beraber-o-pek-agir-hayat-yukunu-zayif-beline-yukleyip-zeval-ve-firak-sillesi-altinda-daim-vaveyla-edeceksin.html) - Dördüncü hasaret: Acz ve fakrın ile beraber, o pek ağır hayat yükünü, zayıf beline yükleyip zeval ve firak sillesi altında daim vaveylâ edeceksin. Zayıf Bele Dağ Yüklemek Bir çocuk düşünün… Henüz beli ince, adımları titrek. Buna rağmen omuzlarına koskoca bir dağ yüklenmiş ve kendisine: “Bunu sen taşıyacaksın” denilmiş. Çocuk yürüyemez, her adımda düşer, ağlar ve - [13- Bütün o kıymettar cihazat-ı insaniyeyi, hayvanlıktan çok aşağı bir derekeye düşürüp hikmet-i İlahiyeye iftira ve zulmettin.](https://nurdivani.com/13-butun-o-kiymettar-cihazat-i-insaniyeyi-hayvanliktan-cok-asagi-bir-derekeye-dusurup-hikmet-i-ilahiyeye-iftira-ve-zulmettin.html) - Üçüncü hasaret: Bütün o kıymettar cihazat-ı insaniyeyi, hayvanlıktan çok aşağı bir derekeye düşürüp hikmet-i İlahiyeye iftira ve zulmettin. Bu cihazları, sadece şehvet, mide ve menfaat hesabına çalıştırmak; insanı hayvandan aşağı bir seviyeye indirir. Çünkü hayvan: Sorumlu değildir, haram–helâl bilmez, isyan etmez, fıtratına aykırı davranmaz. İnsan ise bilerek, isteyerek ve tercih ederek bu yola girer. Kalp - [11- O kadar sevdiğin mal ve evlat ve perestiş ettiğin nefis ve heva ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak...](https://nurdivani.com/o-kadar-sevdigin-mal-ve-evlat-ve-perestis-ettigin-nefis-ve-heva-ve-meftun-oldugun-genclik-ve-hayat-zayi-olup-kaybolacak.html) - Birinci hasaret: O kadar sevdiğin mal ve evlat ve perestiş ettiğin nefis ve heva ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak, senin elinden çıkacaklar. Fakat günahlarını, elemlerini sana bırakıp boynuna yükletecekler. Ey nefs! Ömrün, avucundaki buz parçası gibidir. Tutuyorsun, sıkıyorsun, “Benim” diyorsun… Ama ne kadar sıkarsan sık, erimeyi durduramazsın. Zamanın sıcağında buz erir; - [10- Bütün o aza ve âletlerin ibadeti ve tesbihatı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda...](https://nurdivani.com/10-butun-o-aza-ve-aletlerin-ibadeti-ve-tesbihati-ve-o-yuksek-ucretleri-en-muhtac-oldugun-bir-zamanda.html) - Beşinci kâr: Bütün o aza ve âletlerin ibadeti ve tesbihatı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda, cennet yemişleri suretinde sana verileceğine ehl-i zevk ve keşif ve ehl-i ihtisas ve müşahede ittifak etmişler. İnsanın Allah’a sattığı o göz, o akıl, o dil, o el ve bütün âzâlar… Zannedildiği gibi kaybolup gitmez. Bilakis her - [9- İnsan zayıftır, belaları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir, hayat yükü pek ağır.](https://nurdivani.com/9-insan-zayiftir-belalari-cok-fakirdir-ihtiyaci-pek-ziyade-acizdir-hayat-yuku-pek-agir.html) - Dördüncü kâr: İnsan zayıftır, belaları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelal’e dayanıp tevekkül etmezse ve itimat edip teslim olmazsa, vicdanı daim azap içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar; ya sarhoş veya canavar eder. İnsan zayıftır, belaları çok İnsan, mahiyeti itibarıyla zayıftır; belâları ise çoktur. Bir mikrop - [8- İşte ey akıl, dikkat et! Meş’um bir âlet nerede, kâinat anahtarı nerede?](https://nurdivani.com/8-iste-ey-akil-dikkat-et-mesum-bir-alet-nerede-kainat-anahtari-nerede.html) - İşte ey akıl, dikkat et! Meş’um bir âlet nerede, kâinat anahtarı nerede? Ey göz, güzel bak! Âdi bir kavvad nerede, kütüphane-i İlahînin mütefennin bir nâzırı nerede? Ve ey dil, iyi tat! Bir tavla kapıcısı ve bir fabrika yasakçısı nerede, hazine-i hâssa-i rahmet nâzırı nerede? Ve daha bunlar gibi başka âletleri ve azaları kıyas etsen anlarsın - [6- Mesela, göz bir hâssedir ki ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.](https://nurdivani.com/6-mesela-goz-bir-hassedir-ki-ruh-bu-alemi-o-pencere-ile-seyreder.html) - Mesela, göz bir hâssedir ki ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan geçici, devamsız bazı güzellikleri, manzaraları seyir ile şehvet ve heves-i nefsaniyeye bir kavvad derekesinde bir hizmetkâr olur. Eğer gözü, gözün Sâni’-i Basîr’ine satsan ve onun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan o zaman şu göz, şu - [5- Mesela, akıl bir âlettir. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan](https://nurdivani.com/5-mesela-akil-bir-alettir-eger-cenab-i-hakka-satmayip-belki-nefis-hesabina-calistirsan.html) - Üçüncü kâr: Her aza ve hâsselerin kıymeti, birden bine çıkar. Mesela, akıl bir âlettir. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan öyle meş’um ve müz’iç ve muacciz bir âlet olur ki geçmiş zamanın âlâm-ı hazînanesini ve gelecek zamanın ehval-i muhavvifanesini senin bu bîçare başına yükletecek, yümünsüz ve muzır bir âlet derekesine iner. İşte bunun - [4- İkinci kâr: Cennet gibi bir fiyat veriliyor.](https://nurdivani.com/4-ikinci-kar-cennet-gibi-bir-fiyat-veriliyor.html) - İkinci kâr: Cennet gibi bir fiyat veriliyor. Ey nefs! Üstad burada durup uzatmıyor; çünkü daha ne desin? Fânî bir ömür… Kırık dökük ibadetler… Dikkati dağınık bir namaz… Yarım bir sadaka… Araya giren riya, gaflet, eksik niyet… Bunların hangisi cennet fiyatı eder? Dünyada bir tüccara git: “Şu kırık saati veriyorum, bana saray ver” de. Seni kapıdan - [3- Birinci kâr: Fâni mal, beka bulur.](https://nurdivani.com/birinci-kar-fani-mal-beka-bulur.html) - İşte o satışta, beş derece kâr içinde kâr var. Birinci kâr: Fâni mal, beka bulur. Çünkü Kayyum-u Bâki olan Zat-ı Zülcelal’e verilen ve onun yolunda sarf edilen şu ömr-ü zâil, bâkiye inkılab eder, bâki meyveler verir. O vakit ömür dakikaları, âdeta tohumlar, çekirdekler hükmünde zahiren fena bulur, çürür. Fakat âlem-i bekada, saadet çiçekleri açarlar ve - [2- Temsilden hakikate geçiş](https://nurdivani.com/2-temsilden-hakikate-gecis-2.html) - İşte ey nefs-i pür-heves! Şu misalin dürbünü ile hakikatin yüzüne bak. Amma o padişah ise ezel ebed Sultanı olan Rabb’in, Hâlık’ındır. Ve o çiftlikler, makineler, âletler, mizanlar ise senin daire-i hayatın içindeki mâmelekin ve o mâmelekin içindeki cisim, ruh ve kalbin ve onlar içindeki göz ve dil, akıl ve hayal gibi zahirî ve bâtınî hâsselerindir. - [1- Altıncı Söz’ün temsilî hikâyeciği](https://nurdivani.com/1-altinci-sozun-temsili-hikayecigi.html) - بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ Nefis ve malını Cenab-ı Hakk’a satmak ve ona abd olmak ve asker olmak; ne kadar kârlı bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciği dinle: Bir zaman bir padişah, raiyetinden iki adama, her birisine emaneten - [7- Eğer hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i maksat yapsan ve ona daim çalışsan en edna bir serçe kuşunun bir neferi hükmünde olursun.](https://nurdivani.com/7-eger-hayat-i-dunyeviyeyi-gaye-i-maksat-yapsan-ve-ona-daim-calissan-en-edna-bir-serce-kusunun-bir-neferi-hukmunde-olursun.html) - Demek ey nefsim! Eğer hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i maksat yapsan ve ona daim çalışsan en edna bir serçe kuşunun bir neferi hükmünde olursun. Eğer hayat-ı uhreviyeyi gaye-i maksat yapsan ve şu hayatı dahi ona vesile ve mezraa etsen ve ona göre çalışsan; o vakit hayvanatın büyük bir kumandanı hükmünde ve şu dünyada Cenab-ı Hakk’ın nazlı ve - [6- Hem insan ibadet için halk olunduğunu, fıtratı ve cihazat-ı maneviyesi gösteriyor.](https://nurdivani.com/6-hem-insan-ibadet-icin-halk-olundugunu-fitrati-ve-cihazat-i-maneviyesi-gosteriyor.html) - Hem insan ibadet için halk olunduğunu, fıtratı ve cihazat-ı maneviyesi gösteriyor. Zira hayat-ı dünyeviyesine lâzım olan amel ve iktidar cihetinde en edna bir serçe kuşuna yetişmez. Fakat hayat-ı maneviye ve uhreviyesine lâzım olan ilim ve iftikar ile tazarru ve ibadet cihetinde hayvanatın sultanı ve kumandanı hükmündedir. İnsan ibadet için yaratıldığını bizzat kendi yaratılışıyla ilan eder. - [5- Derd-i maişet için namazını terk eden, o nefere benzer ki talimi ve siperini bırakıp çarşıda dilencilik eder...](https://nurdivani.com/5-derd-i-maiset-icin-namazini-terk-eden-o-nefere-benzer-ki-talimi-ve-siperini-birakip-carsida-dilencilik-eder.html) - Demek derd-i maişet için namazını terk eden, o nefere benzer ki talimi ve siperini bırakıp çarşıda dilencilik eder. Fakat namazını kıldıktan sonra Cenab-ı Rezzak-ı Kerîm’in matbaha-i rahmetinden tayinatını aramak, başkalara bâr olmamak için kendisi bizzat gitmek; güzeldir, mertliktir, o dahi bir ibadettir. 1. Namazı terk edenin hâli neden “çarşıda dilenen asker”e benzetiliyor? Derd-i maişet için - [4- Hayatı kim vermiş, yapmış ise rızıkla o hayatı besleyen ve idame eden de odur.](https://nurdivani.com/4-hayati-kim-vermis-yapmis-ise-rizikla-o-hayati-besleyen-ve-idame-eden-de-odur.html) - Evet, en parlak bir mu’cize-i sanat-ı Samedaniye ve bir hârika-i hikmet-i Rabbaniye olan hayatı kim vermiş, yapmış ise rızıkla o hayatı besleyen ve idame eden de odur. Ondan başka olmaz. Delil mi istersin? En zayıf, en aptal hayvan en iyi beslenir (meyve kurtları ve balıklar gibi). En âciz, en nazik mahluk en iyi rızkı o - [3- Temsilden hakikate geçiş](https://nurdivani.com/3-temsilden-hakikate-gecis.html) - İşte ey tembel nefsim! O dalgalı meydan-ı harp, bu dağdağalı dünya hayatıdır. O taburlara taksim edilen ordu ise cemiyet-i beşeriyedir. Ve o tabur ise şu asrın cemaat-i İslâmiyesidir. O iki nefer ise biri feraiz-i diniyesini bilen ve işleyen ve kebairi terk ve günahları işlememek için nefis ve şeytanla mücahede eden müttaki Müslüman’dır. Diğeri, Rezzak-ı Hakiki’yi - [2- Beşinci Söz’ün temsilî hikâyeciği](https://nurdivani.com/2-besinci-sozun-temsili-hikayecigi.html) - Seferberlikte bir taburda biri muallem, vazife-perver; diğeri acemi, nefis-perver iki asker beraber bulunuyordu. Vazife-perver nefer, talime ve cihada dikkat eder, erzak ve tayinatını hiç düşünmezdi. Çünkü anlamış ki onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hattâ inde’l-hace lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi, talim ve cihaddır. Fakat bazı erzak - [1- Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtri...](https://nurdivani.com/namaz-kilmak-ve-buyuk-gunahlari-islememek-ne-derece-hakiki-bir-vazife-i-insaniye-ve-ne-kadar-fitri-munasip-bir-netice-i-hilkat-i-beseriye.html) - Beşinci Söz بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذٖينَ اتَّقَوْا وَالَّذٖينَ هُمْ مُحْسِنُونَ Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtrî, münasip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu görmek istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: Bu cümle, namaz kılmak ve büyük günahları terk etmenin sıradan bir yükümlülükten - [5- Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır.](https://nurdivani.com/hem-namaz-kilanin-diger-mubah-dunyevi-amelleri-guzel-bir-niyet-ile-ibadet-hukmunu-alir.html) - Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder. Evet, namaz kılanın yalnız namazı değil; günlük işlerinin çoğu da, güzel bir niyetle ibadet değerini kazanır. Nasıl ki bir asker, günde üç–dört saat fiilen vazife yapar; geri - [4- Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir.](https://nurdivani.com/halbuki-namazda-ruhun-ve-kalbin-ve-aklin-buyuk-bir-rahati-vardir-hem-cisme-de-o-kadar-agir-bir-is-degildir.html) - Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Halbuki namazda, ruhun, kalbin ve aklın ayrı ayrı ama birlikte hayati bir ihtiyacı karşılanır. Ruh için Evet, şu fâni dünyada kemâl-i sür’atle vâveylâ-yı firakı koparan giden, ekser mevcudatla alâkadar bir ruhun âb-ı hayatı ise, herşeye - [3- Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen;](https://nurdivani.com/acaba-yirmi-uc-saatini-su-kisacik-hayat-i-dunyeviyeye-sarf-eden-ve-o-uzun-hayat-i-ebediyeye-bir-tek-saatini-sarf-etmeyen.html) - Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder. Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse halbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmi - [2- Temsilden Hakikate Geçiş](https://nurdivani.com/2-temsilden-hakikate-gecis.html) - İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim! O hâkim ise Rabb’imiz, Hâlık’ımızdır. O iki hizmetkâr yolcu ise biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar; diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmi dört altın ise yirmi dört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise cennettir. O istasyon ise kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede - [1- Dördüncü Söz’ün temsilî hikâyeciği ve temsilî hikâyeciğin izahı](https://nurdivani.com/1-dorduncu-sozun-temsili-hikayecigi-ve-temsili-hikayecigin-izahi.html) - Dördüncü Söz بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّٖينِ Namaz, ne kadar kıymettar ve mühim hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı olduğunu, iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, gör: Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, - [6- Âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır.](https://nurdivani.com/ahiret-gibi-dunya-saadeti-dahi-ibadette-ve-allaha-asker-olmaktadir.html) - Elhasıl: Âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır. Öyle ise biz daima اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَى الطَّاعَةِ وَالتَّوْفٖيقِ demeliyiz ve Müslüman olduğumuza şükretmeliyiz. Elhâsıl:Âhiret saadeti gibi dünya saadeti dahi, ibadette ve Allah’a asker olmaktadır. Zira insan, başıboş bir yolcu değil; vazifeli bir askerdir. Askerliğini bilen, kumandanını tanıyan, emrini tutan bir nefer; düşman ortasında - [5- Malûmdur ki zararsız yol, zararlı yola –velev on ihtimalden bir ihtimal ile olsa– tercih edilir.](https://nurdivani.com/malumdur-ki-zararsiz-yol-zararli-yola-velev-on-ihtimalden-bir-ihtimal-ile-olsa-tercih-edilir.html) - Malûmdur ki zararsız yol, zararlı yola –velev on ihtimalden bir ihtimal ile olsa– tercih edilir. Halbuki meselemiz olan ubudiyet yolu, zararsız olmakla beraber, ondan dokuz ihtimal ile bir saadet-i ebediye hazinesi vardır. Fısk ve sefahet yolu ise –hattâ fâsıkın itirafıyla dahi– menfaatsiz olduğu halde, ondan dokuz ihtimal ile şakavet-i ebediye helâketi bulunduğu, icma ve tevatür - [4- Evet insan, nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde, sermayesi hiç hükmünde](https://nurdivani.com/evet-insan-nihayetsiz-seylere-muhtac-oldugu-halde-sermayesi-hic-hukmunde.html) - Evet insan, nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde, sermayesi hiç hükmünde… Hem nihayetsiz musibetlere maruz olduğu halde, iktidarı hiç hükmünde bir şey… Âdeta sermaye ve iktidarının dairesi, eli nereye yetişirse o kadardır. Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belaları ise dairesi, gözü, hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir. Bu derece âciz ve zayıf, fakir ve - [3- Evet, her hakiki hasenat gibi cesaretin dahi menbaı, imandır, ubudiyettir.](https://nurdivani.com/evet-her-hakiki-hasenat-gibi-cesaretin-dahi-menbai-imandir-ubudiyettir.html) - Evet, her hakiki hasenat gibi cesaretin dahi menbaı, imandır, ubudiyettir. Her seyyiat gibi cebanetin dahi menbaı, dalalettir. Evet, tam münevverü’l-kalp bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa ihtimaldir ki onu korkutmaz. Belki hârika bir kudret-i Samedaniyeyi, lezzetli bir hayret ile seyredecek. Fakat meşhur bir münevverü’l-akıl denilen kalpsiz bir fâsık feylesof ise gökte bir kuyruklu yıldızı - [2. Temsilden Hakikate:](https://nurdivani.com/2-temsilden-hakikate.html) - İşte ey nefs-i serkeş! Bil ki o iki yolcu, biri mutî-i kanun-u İlahî, birisi de âsi ve hevaya tabi insanlardır. O yol ise hayat yoludur ki âlem-i ervahtan gelip kabirden geçer, âhirete gider. O çanta ve silah ise ibadet ve takvadır. Hayat, tarafsız bir yolculuk değildir. İnsan, doğduğu andan itibaren istemese bile bir yolcudur. Bu - [1- Üçüncü Söz’ün temsilî hikâyeciği](https://nurdivani.com/ucuncu-sozun-temsili-hikayecigi.html) - Üçüncü Söz بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasaret ve helâket olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: Bir vakit iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler, tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur, onlara - [5- İman, bir manevî tûba-i cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor.](https://nurdivani.com/5-iman-bir-manevi-tuba-i-cennet-cekirdegini-tasiyor-kufur-ise-manevi-bir-zakkum-u-cehennem-tohumunu-sakliyor.html) - Demek iman, bir manevî tûba-i cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor. Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyet’te ve imandadır. Öyle ise biz daima اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى دٖينِ الْاِسْلَامِ وَ كَمَالِ الْاٖيمَانِ demeliyiz. Burada Üstad, imanı ve küfrü çekirdek–ağaç misaliyle özetler. Çekirdek küçüktür ama içinde bir ağacın kaderi saklıdır. İman, kalpte - [4- Bütün vefiyat-ı hayvaniye ve insaniye ise terhisattır.](https://nurdivani.com/4-butun-vefiyat-i-hayvaniye-ve-insaniye-ise-terhisattir.html) - Bütün vefiyat-ı hayvaniye ve insaniye ise terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, manen mesrurane, dağdağasız diğer bir âleme giderler. Tâ yeni vazifedarlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdat-ı hayvaniye ve insaniye ise ahz-ı askere, silah altına, vazife başına gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakim memnun memurlardır. Bütün sadâlar ise ya vazife - [3- Şu dünya, bir zikirhane-i Rahman, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır.](https://nurdivani.com/3-su-dunya-bir-zikirhane-i-rahman-bir-talimgah-i-beser-ve-hayvan-ve-bir-meydan-i-imtihan-i-ins-u-candir.html) - Diğer adam ise mü’mindir; Cenab-ı Hâlık’ı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu dünya, bir zikirhane-i Rahman, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. “Diğer adam ise mü’mindir; Cenab-ı Hâlık’ı tanır, tasdik eder.” Bu adam sadece “bilir” değil; tanır ve kabul eder. Kâinatı sahipsiz görmez, kendini başıboş sanmaz. Varlığın arkasında bir - [2- Şu dünya, onun nazarında bir matemhane-i umumiyedir.](https://nurdivani.com/2-su-dunya-onun-nazarinda-bir-matemhane-i-umumiyedir.html) - Ey nefsim! Bil ki evvelki adam kâfirdir veya fâsık-ı gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir matemhane-i umumiyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalaletinden - [1- İkinci Söz’ün temsilî hikâyeciği](https://nurdivani.com/ikinci-sozun-temsili-hikayecigi.html) - İkinci Söz بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ . اَلَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: Bir vakit iki adam, hem keyif hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbin, tâli’siz bir tarafa; diğeri hudâbin, bahtiyar diğer tarafa - [11- Biz dahi Bismillah demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız.](https://nurdivani.com/11-biz-dahi-bismillah-demeliyiz-allah-namina-vermeliyiz-allah-namina-almaliyiz.html) - Madem her şey manen Bismillah der. Allah namına Allah’ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi Bismillah demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız. Öyle ise Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız. Madem kâinata baktığımızda görüyoruz ki her şey mânen “Bismillah” der, yani yaptığı işi kendi namına değil, Allah namına yapar… Ağaç: “Ben yaptım” demez, meyveyi - [12- Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiyat istiyor?](https://nurdivani.com/12-tablaci-hukmunde-olan-insanlara-bir-fiyat-veriyoruz-acaba-asil-mal-sahibi-olan-allah-ne-fiyat-istiyor.html) - Sual: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiyat istiyor? Elcevap: Evet, o Mün’im-i Hakiki, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir. Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir. Başta Bismillah zikirdir. Âhirde Elhamdülillah şükürdür. Ortada, bu kıymettar hârika-i sanat olan nimetler Ehad-i Samed’in mu’cize-i - [10- Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, Bismillah der.](https://nurdivani.com/10-her-bir-nebat-ve-agac-ve-otlarin-ipek-gibi-yumusak-kok-ve-damarlari-bismillah-der.html) - Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, Bismillah der. Sert olan taş ve toprağı deler, geçer. Allah namına, Rahman namına der, her şey ona musahhar olur. Evet, havada dalların intişarı ve meyve vermesi gibi o sert taş ve topraktaki köklerin kemal-i suhuletle intişar etmesi ve yer altında yemiş vermesi - [9- Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der.](https://nurdivani.com/9-her-bir-inek-deve-koyun-keci-gibi-mubarek-hayvanlar-bismillah-der.html) - Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der. Rahmet feyzinden birer süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzak namına en latîf, en nazif, âb-ı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar. “Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der.” Bu hayvanlar “Bismillah” kelimesini söylemezler; ama yaptıkları işle bunu ilan ederler. Çünkü ortaya - [8- Bütün mevcudat, lisan-ı hal ile Bismillah der. Öyle mi?](https://nurdivani.com/8-butun-mevcudat-lisan-i-hal-ile-bismillah-der-oyle-mi.html) - Başta demiştik: Bütün mevcudat, lisan-ı hal ile Bismillah der. Öyle mi? Evet, nasıl ki görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin; o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o, bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder. Öyle - [7- Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki senin nihayetsiz aczin ve fakrın...](https://nurdivani.com/7-evet-bu-kelime-oyle-mubarek-bir-definedir-ki-senin-nihayetsiz-aczin-ve-fakrin.html) - Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm’in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki askere kaydolur, devlet namına hareket eder. Hiçbir kimseden pervası kalmaz. Kanun namına, devlet namına der; her işi - [6- İşte ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür.](https://nurdivani.com/6-iste-ey-magrur-nefsim-sen-o-seyyahsin-su-dunya-ise-bir-coldur.html) - İşte ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür. Âczin ve fakrın hadsizdir. Düşmanın, hâcatın nihayetsizdir. Madem öyledir, şu sahranın Mâlik-i Ebedî’si ve Hâkim-i Ezelî’sinin ismini al. Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisatın karşısında titremeden kurtulasın. "İşte ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın." Bir hakikatten azamî derecede istifade etmenin yolu, anlatılanlara - [5- Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen](https://nurdivani.com/bismillah-ne-buyuk-tukenmez-bir-kuvvet-ne-cok-bitmez-bir-bereket-oldugunu-anlamak-istersen.html) - Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen şu temsili hikâyeciğe bak, dinle. Verilecek misalle iki ayrı hakikati anlamaya çalışacağız.Birincisi: Bismillah’ın verdiği kuvvet… Yani insan, kendi namına değil de Allah’ın adına hareket ettiğinde; aczini bırakıp kudrete, korkusunu bırakıp emniyete, yalnızlığını bırakıp ilahî himayeye dayanır.İkincisi ise: Bismillah’ın kazandırdığı bereket… Yani - [4- Bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır.](https://nurdivani.com/butun-mevcudatin-lisan-i-haliyle-vird-i-zebanidir.html) - "Bütün mevcudatın lisan-ı hâliyle vird-i zebanıdır." İki tür konuşma vardır. Biri, bildiğimiz dil ile konuşmak ki buna lisan-ı kâl denir. Diğeri ise dil konuşmaz ama hâl konuşur. Buna da lisan-ı hâl ile konuşmak denir. Demek Üstadımızın tabiriyle, "lisan-ı kâlin kelimâtı elfâz (lafızlar) ise, lisan-ı hâlin kelimâtı da ahvâldir (hâllerdir)." İşârâtü’l-İ‘câz [Y] – 229 Hâl lisanı, - [3- Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi](https://nurdivani.com/bil-ey-nefsim-su-mubarek-kelime-islam-nisani-oldugu-gibi.html) - Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi Nişan, bir işarettir; izdir, alâmettir. Parmakta ki yüzük evli olmaya, askeri bir üniforma asker olmaya, duman, ateşin varlığına, sabahın gelmesi güneşin doğduğuna işarettir. İşte Besmele de böyledir. Nasıl ki kâinatta her şey bir işaretle kendini tanıtıyorsa, “Bismillah” da kulun İslâm’ın nişanı ve alâmetidir. Cümlenin başında - [11- Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrı...](https://nurdivani.com/11-eger-olumu-oldurup-zevali-dunyadan-izale-etmek-ve-aczi-ve-fakri.html) - İşte ey tembel nefsim! Beş vakit namazı kılmak, yedi kebairi terk etmek, ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Neticesi ve meyvesi ve faydası ne kadar çok, mühim ve büyük olduğunu, aklın varsa bozulmamış ise anlarsın. Ve fısk ve sefahete seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin: Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek - [Şeriat-ı fıtrîye ne demektir?](https://nurdivani.com/seriat-i-fitriye-ne-demektir.html) - Allah’ın İki Şeriatı Şeriat ikidir: Birincisi: Âlem-i asgar olan insanın ef’al ve ahvalini tanzim eden ve sıfat-ı kelâmdan gelen bildiğimiz şeriattır. İkincisi: İnsan-ı ekber olan âlemin harekât ve sekenatını tanzim eden, sıfat-ı iradeden gelen şeriat-ı kübra-yı fıtriyedir ki bazen yanlış olarak tabiat tesmiye edilir. Melaike bir ümmet-i azîmedir ki sıfat-ı iradeden gelen ve şeriat-ı fıtriye - [Emr-i İtibarî ile Emr-i Nisbî ne demektir?](https://nurdivani.com/emr-i-itibari-ile-emr-i-nisbi-ne-demektir.html) - İtibarî Nedir? İtibarî, gerçekte müstakil bir varlığı olmadığı hâlde öyle kabul edilen demektir.Yani dış dünyada bağımsız bir nesne olarak bulunmaz; fakat zihnî bir kabul ile anlam kazanır. Mesela “sağ” diye ayrı bir varlık yoktur. Sağ kol vardır, ama “sağ ve sol” diye bağımsız bir mahlûk yoktur. İnsan bedeninin bir tarafına sağ, diğerine sol demiştir. İsimlendirme - [Kesret ve vahdet nedir?](https://nurdivani.com/kesretten-vahdete.html) - Kesret, çokluk; vahdet ise birlik demektir. Kesret, sebepler dairesidir. Bu dünya bir perde ile örtülmüştür; her şey çokluk içinde görünür. Yağmur buluttan gelir zannedilir, şifa ilaçtan bilinir, rızık işten beklenir, başarı akla verilir. Her fiil bir sebebe bağlanır, her netice bir vasıtaya isnad edilir. Göz önünde sebepler vardır; el uzatılınca onlara temas edilir. Fakat bu - [Bürhan-ı Limmî ve Bürhan-ı İnnî nedir?](https://nurdivani.com/burhan-i-limmi-ve-burhan-i-inni-nedir.html) - "Ateşin dumana olan delaleti gibi, müessirden esere yapılan istidlâle 'bürhan-ı limmî' denildiği gibi; dumanın ateşe olan delaleti gibi, eserden müessire olan istidlâle de 'bürhan-ı innî' denir. Bürhan-ı innî, şübhelerden daha sâlimdir." 1️- Bürhan-ı Limmî Müessirden esere, yani sebepten neticeye gidilerek yapılan istidlâldir. “Madem Allah Alîm, Hakîm ve Kadîrdir, öyleyse yarattığı her şeyde ilim, hikmet ve - [Kemal-i Rabbanî nedir?](https://nurdivani.com/kemal-i-rabbani-nedir.html) - Kemâl-i Rabbânî, Allah’ın isim ve sıfatlarının mutlak kusursuzluğu ve bu kemâlde hiçbir sınır, kayıt ve eksikliğin bulunmamasıdır. Bu kemâl, yaratılmışlarda görülen geçici mükemmelliklere benzemez; ezelîdir, ebedîdir ve sonsuzdur. Meselâ: – İradesi mutlaktır; dilediğini dilediği anda diler, hiçbir güç o iradeye müdahale edemez. – İlmi her şeyi ihata eder; olmuşu, olmakta olanı ve olacak olanı bir - [Vasıfla ittisaf arasında fark vardır](https://nurdivani.com/vasifla-ittisaf-arasinda-fark-vardir.html) - Vasıf, bir özelliğin görünmesi ve fark edilmesidir. İttisaf ise o özelliğin bizzat zatın kendisine ait olması, onunla kaim olmasıdır. Yani vasıf görünür; ittisaf sahipliktir. Bir su damlasında güneşin parlaklığı görülür. Bu parlaklık bir vasıftır. Fakat damla, o parlaklıkla muttasıf değildir. Parlaklığı gösterir; ama o parlaklığın sahibi olmaz. Damladaki yansıma, güneşin vasıflarını haber verir; fakat damla, - [Yetmiş bin perde tabiri nedir?](https://nurdivani.com/yetmis-bin-perde-tabiri-nedir.html) - “Yetmiş bin perde” tabir olunan berzah-ı esma ve tecelli-i sıfât ve ef’al ve tabakat-ı mevcudatın arkasına kadar kat’-ı meratib edecektir. İşte mi’rac budur." Otuzbirinci Söz Her eser, ustasını kendi kabiliyeti nispetinde tanıtır. Yani her eser bir perdedir; o perdenin arkasından ustasının ilmini, kudretini ve sanatını gösterir. Eser ne kadar geniş ve mükemmel ise, arkasındaki ustayı - [Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secayâ-yı hasene temâyülât-ı şerriye ile beraber, taneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir.](https://nurdivani.com/fitrat-i-insan-bir-mezraa-hukmundedir-ki-secaya-yi-hasene-temayulat-i-serriye-ile-beraber-taneler-gibi-dest-i-kaderle-icinde-ekilmistir.html) - "Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secayâ-yı hasene temâyülât-ı şerriye ile beraber, taneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir. Bu taneler neşvünemâ bulmak için bir suya muhtaçtır. Hevâdan gelse, şer taneleri neşvünemâ bulur:" "Şimdiki şu medeniyet-i habisenin heyet-i içtimaiyeye verdiği tesir gibi... Fıtraten, çendan hayır ciheti galiptir; fakat sümbüllenmiş, semere vermiş on çekirdek, yüz değil, bin ## Sayfalar - [Ana Sayfa](https://nurdivani.com/) - Risale-i Nur Şerh Ve İzahları ile imanî hakikatleri, temel kavramları, profesyonel videolarıyla ve derin meseleleri sade, anlaşılır şekilde okuyun. - [Sözler](https://nurdivani.com/sozler) - Sözler » Risale-i Nur Külliyatından Sözler’i okuyun; iman, tevhid, haşir, ibadet, peygamberlik ve Kur’ân hakikatlerini derin ve etkileyici izahlarla keşfedin. - [Risale-i Nur Dinle](https://nurdivani.com/risale-i-nur-dinle) - Risale-i Nur Dinle sayfasında Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şualar ve Mesnevî-i Nuriye’den sesli Risale-i Nur derslerini takip edin. - [Kur’an’dan İnciler](https://nurdivani.com/kurandan-inciler) - Kur’an’dan İnciler. Bu sayfa, Kur’an ayetlerini daha derinden anlamak, iman hakikatlerini kavramak ve hayatı Kur’an’ın rehberliğiyle okumak isteyenler için - [Mesnevî-i Nuriye](https://nurdivani.com/mesnevi-i-nuriye) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Hakkımızda](https://nurdivani.com/hakkimizda) - Hakkımızda » Risale-i Nur Külliyatı’nı merkeze alarak, imanı meseleleri akıl, kalp ve ruh bütünlüğünde kavratmayı gaye edinen bir hizmet topluluğuyuz. - [Sözler Sesli Risale-i Nur](https://nurdivani.com/sozler-sesli-risale-i-nur) - Sözler Sesli Risale-i Nur sesli olarak dinleyin. Risale-i Nur’dan iman, tefekkür ve hakikat derslerini okuyarak, anlayarak ve derinleşerek takip edin. - [Lem'alar Sesli Risale-i Nur](https://nurdivani.com/lemalar-sesli-risale-i-nur) - Lem'alar Sesli Risale-i Nur - [Mesnevi-i Nuriye Sesli Risale-i Nur](https://nurdivani.com/mesnevi-i-nuriye-sesli-risale-i-nur) - [Şualar Sesli Risale-i Nur](https://nurdivani.com/sualar-sesli-risale-i-nur) - [Mektubat Sesli Risale-i Nur](https://nurdivani.com/mektubat-sesli-risale-i-nur) - [Hadis-i Şerif Dersleri​](https://nurdivani.com/hadis-i-serif-dersleri) - [Sorular Cevaplar](https://nurdivani.com/sorular-cevaplar) - Bu sayfada, iman, Kur’an, peygamberlik, kader, ahiret ve modern şüpheler etrafında sorulan temel sorulara Ehl-i Sünnet çizgisinde, açık, anlaşılır ve ikna edici cevaplar verilmiştir. - [Tefekkür Damlaları](https://nurdivani.com/tefekkur-damlalari) - Tefekkür Damlaları, kalbe damlayan tefekkürî bilgilerle insanı gafletten uyandıran, ruhu muhasebeye çağıran ve hayatın içindeki hadiseleri iman nazarıyla okumaya yardımcı olan yazılardan oluşur. Bu bölümde yer alan her konu, bir dersin ana fikri veya tefekkürî bir anlatımın güçlü malzemesi olabilir. - [Risale-i Nur Video Dersleri](https://nurdivani.com/risale-i-nur-video-dersleri) - [Risale-i Nur](https://nurdivani.com/risale-i-nur) - Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler, Lem’alar, Mektubat, Şualar ve Mesnevî-i Nuriye eserlerine dair imanî, tefekkürî ve açıklamalı içerikler. - [Mektubat](https://nurdivani.com/mektubat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Hutuvât-ı Sitte](https://nurdivani.com/hutuvat-i-sitte) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Divan-ı Harb-i Örfî](https://nurdivani.com/divan-i-harb-i-orfi) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Nokta Risalesi](https://nurdivani.com/nokta-risalesi) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Münazarat](https://nurdivani.com/munazarat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Sünuhat](https://nurdivani.com/sunuhat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Muhakemat](https://nurdivani.com/muhakemat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Şuâât](https://nurdivani.com/suaat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Hutbe-i Şamiye](https://nurdivani.com/hutbe-i-samiye) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Tuluat](https://nurdivani.com/tuluat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Videolar](https://nurdivani.com/videolar-1) - Ana Sayfa Kur'an-ı Kerim Tefsir Dersleri Hadis-i Şerif Dersleri Risale-i Nur Dersleri Ehl-i Sünnet İtikad Dersleri - [Arama](https://nurdivani.com/arama) - [Ehl-i Sünnet İtikad Dersleri​](https://nurdivani.com/ehl-i-sunnet-itikad-dersleri) - [Tarihçe-i Hayat](https://nurdivani.com/tarihce-i-hayat) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Barla Lâhikası](https://nurdivani.com/barla-lahikasi) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Kastamonu Lâhikası](https://nurdivani.com/kastamonu-lahikasi) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Emirdağ Lâhikası-2](https://nurdivani.com/emirdag-lahikasi-2) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Emirdağ Lâhikası-1](https://nurdivani.com/emirdag-lahikasi-1) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [İşaratü’l-İ’caz](https://nurdivani.com/isaratul-icaz) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Şualar](https://nurdivani.com/sualar) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [Lem'alar](https://nurdivani.com/lemalar) - Risale-i Nur Tüm Eserler - [İletişim](https://nurdivani.com/iletisim) - İletişim Bilgileri Adres: Doğu mah. Değerli Sok. no:23/9 Pendik /İstanbul.Tel: 0216 483 3334 & GSM: 0541 340 5067 İletişim Formu Bu formu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. İsim* Email* Konu* Mesaj*GönderReset ## Videolar - [Cenab-ı Hakk’ın canlı mahlukata bastığı hayat hâteminin](https://nurdivani.com/videolar/cenab-i-hakkin-canli-mahlukata-bastigi-hayat-hateminin.html) - Cenab-ı Hakk’ın canlı mahlukata bastığı hayat hâteminin gayr-ı mütenahî nakış ve keyfiyetlerinden bir numuneyi göstereceğiz. - [Bir sultan, itaat edenlere mükâfat ve isyan edenlere de mücazat etmezse](https://nurdivani.com/videolar/bir-sultan-itaat-edenlere-mukafat-ve-isyan-edenlere-de-mucazat-etmezse.html) - Bir sultan, itaat edenlere mükâfat ve isyan edenlere de mücazat etmezse saltanatı inhidama yüz çevirir. Ve keza bir sultanın sağında lütuf ve - [Ey insan! Senin vücudunun sahasında yapılan fiiller ve işlerden](https://nurdivani.com/videolar/ey-insan-senin-vucudunun-sahasinda-yapilan-fiiller-ve-islerden.html) - Ey insan! Senin vücudunun sahasında yapılan fiiller ve işlerden senin yed-i ihtiyarında bulunan ancak binde bir nisbetindedir. Bâki kalan Mâlikü’l-mülk’e ... - [Yanıp çıkarız diyenlere!](https://nurdivani.com/videolar/yanip-cikariz-diyenlere.html) - Kıyamet günü cehennem halkından azabı en hafif olan kimse, ayaklarının çukuruna iki kor parçası konulan kimsedir. Bu iki kor sebebiyle beyni, tencerenin - [Ecelinin ne kadar yakın olduğunu bilseydin!](https://nurdivani.com/videolar/ecelinin-ne-kadar-yakin-oldugunu-bilseydin.html) - Enes b. Mâlik (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Eceli ve onun sana doğru gelişini görseydin, uzun emeli ve onun - [“Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir.” diye ifham ediliyor.](https://nurdivani.com/videolar/mevt-dahi-hayat-gibi-mahluktur-hem-bir-nimettir-diye-ifham-ediliyor-2.html) - İkinci Sual Furkan-ı Hakîm’de اَلَّذٖى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا gibi âyetlerde “Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir.” diye ifham ediliyor. - [Kur'an'ın ismi İslam'ın resmi kalacak](https://nurdivani.com/videolar/kuranin-ismi-islamin-resmi-kalacak.html) - “Ümmetimin üzerine öyle bir zaman gelecek ki, Kur’ân’dan yalnız ismi, İslâm’dan yalnız resmi kalacaktır.” - [Musibet ehline ne verilecek?](https://nurdivani.com/videolar/musibet-ehline-ne-verilecek.html) - “Kıyamet günü belâya uğrayanlara sevapları verildiğinde, dünyada âfiyet içinde yaşayanlar, keşke dünyada derileri makaslarla kesilmiş olsaydı diye temenni ederler.” - [Nasıl oluyor ki bîçare cüz’î fertleri ve şahısları musibete, şerre, çirkinliğe müptela ediyor?](https://nurdivani.com/videolar/nasil-oluyor-ki-bicare-cuzi-fertleri-ve-sahislari-musibete-serre-cirkinlige-muptela-ediyor.html) - Fakat Cemil-i Mutlak ve Rahîm-i Mutlak ve hayr-ı mutlak olan Zat-ı Ganiyy-i Ale’l-ıtlak, nasıl oluyor ki bîçare cüz’î fertleri ve şahısları musibete, şerre... - [Sual: Cenab-ı Hakk’ın cüz’iyat ve hasis emirler ile iştigali, azametine münafîdir?](https://nurdivani.com/videolar/sual-cenab-i-hakkin-cuziyat-ve-hasis-emirler-ile-istigali-azametine-munafidir.html) - Sual: Cenab-ı Hakk’ın cüz’iyat ve hasis emirler ile iştigali, azametine münafîdir? Elcevap: O iştigal, azametine münafî değildir - [İnsanın zihnine bazen şöyle bir vesvese gelir, der: “Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın.](https://nurdivani.com/videolar/insanin-zihnine-bazen-soyle-bir-vesvese-gelir-der-sen-de-adi-ve-bocek-gibi-bir-hayvansin.html) - İnsanın zihnine bazen şöyle bir vesvese gelir, der: “Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın. Hayvanlardan fazla ne kıymetin var? - [6- Deizm insanı nasıl tarif ediyor?](https://nurdivani.com/videolar/6-deizm-insani-nasil-tarif-ediyor.html) - Deizm insanı nasıl tarif ediyor? Çocuklar eğitim almak için neden okula gider. Ellerinde kitapları var açsın okusunlar. Neden bir öğretmenin nezaretinde... - [Tenkit ve üstünlük taslama hastalığı](https://nurdivani.com/videolar/tenkit-ve-ustunluk-taslama-hastaligi-z.html) - Tenkit ve üstünlük taslama hastalığı: Bu hizmet-i Kur’aniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde fazilet-füruşluk nevinden gıpta damarını tahrik etmemektir. - [Nefsin vücudunda bir körlük vardır.](https://nurdivani.com/videolar/nefsin-vucudunda-bir-korluk-vardir.html) - Arkadaş! Nefsin vücudunda bir körlük vardır. O körlük vücudunda zerre-miskal kaldıkça hakikat güneşinin görünmesine mani bir hicab olur. - [Köpeğin kulağını tutan adam](https://nurdivani.com/videolar/kopegin-kulagini-tutan-adam.html) - Bir mecliste oturup hikmetli sözler dinlediği hâlde, oradan ayrılınca yalnızca işittiği kötü şeyleri anlatan kimsenin misali şuna benzer. - [Üçüncü kâr: Her aza ve hâsselerin kıymeti, birden bine çıkar.](https://nurdivani.com/videolar/ucuncu-kar-her-aza-ve-hasselerin-kiymeti-birden-bine-cikar.html) - Üçüncü kâr: Her aza ve hâsselerin kıymeti, birden bine çıkar.Mesela, akıl bir âlettir. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan - [Bu camid, hayatsız, şuursuz, mütemadiyen çalkanan, kararsız, fırtınalı, dağdağalı](https://nurdivani.com/videolar/bu-camid-hayatsiz-suursuz-mutemadiyen-calkanan-kararsiz-firtinali-dagdagali.html) - Hem o meraklı yolcu kendi aklına der: Bu camid, hayatsız, şuursuz, mütemadiyen çalkanan, kararsız, fırtınalı, dağdağalı, sebatsız, hedefsiz şu havanın perdesiyle ve zahirî suretiyle vücuda gelen yüz binler hakîmane ve rahîmane ve sanatkârane işler ve ihsanlar ve imdatlar bilbedahe ispat eder ki: Bu çalışkan rüzgârın ve bu cevval hizmetkârın kendi başına hiçbir hareketi yok, belki - [Yüz binler ecram-ı semaviyeyi direksiz, düşürmeden durduran](https://nurdivani.com/videolar/yuz-binler-ecram-i-semaviyeyi-direksiz-dusurmeden-durduran.html) - yüz binler ecram-ı semaviyeyi direksiz, düşürmeden durduran ve birbirine çarpmadan fevka’l-had çabuk ve beraber gezdiren, yağsız söndürmeden mütemadiyen o hadsiz lambaları yandıran ve hiçbir gürültü ve ihtilal çıkartmadan o nihayetsiz büyük kütleleri idare eden ve güneş ve kamerin vazifeleri gibi hiç isyan ettirmeden o pek büyük mahlukları vazifelerle çalıştıran ve iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına - [İbadet mi üstün tefekkür mü?](https://nurdivani.com/videolar/ibadet-mi-ustun-tefekkur-mu.html) - [Bu acib asrın hayat-ı dünyeviyeyi ağırlaştırması ve yaşamak şeraitini ağırlatması](https://nurdivani.com/videolar/bu-acib-asrin-hayat-i-dunyeviyeyi-agirlastirmasi-ve-yasamak-seraitini-agirlatmasi.html) - (Evvelce, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye tercih etmeye dair yazılan iki parçaya tetimmedir.) Bu acib asrın hayat-ı dünyeviyeyi ağırlaştırması ve yaşamak şeraitini ağırlatması ve çok etmesi ve hâcat-ı gayr-ı zaruriyeyi, görenekle tiryaki ve müptela etmekle hâcat-ı zaruriye derecesine getirmesiyle, hayatı ve yaşamayı, herkesin her vakitte en büyük maksat ve gayesi yapmıştır. Onunla hayat-ı diniye ve ebediye - [Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine](https://nurdivani.com/videolar/ey-tahammulsuz-hasta-insan-bu-dunyaya-keyif-surmek-ve-lezzet-almak-icin-gelmedigine.html) - Yirmi Beşinci Lem’a / Üçüncü Deva Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli en yükseği ve cihazatça en zengini belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, - [Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir diye ifham ediliyor](https://nurdivani.com/videolar/mevt-dahi-hayat-gibi-mahluktur-hem-bir-nimettir-diye-ifham-ediliyor.html) - İkinci Sual Furkan-ı Hakîm’de اَلَّذٖى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا gibi âyetlerde “Mevt dahi hayat gibi mahluktur hem bir nimettir.” diye ifham ediliyor. Halbuki zahiren mevt; inhilaldir, ademdir, tefessühtür, hayatın sönmesidir, hēdimü’l-lezzattır. Nasıl mahluk ve nimet olabilir? Elcevap: Birinci Sual’in cevabının âhirinde denildiği gibi mevt, vazife-i hayattan bir terhistir bir paydostur bir tebdil-i - [Demek insan, bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir.](https://nurdivani.com/videolar/demek-insan-bu-aleme-ilim-ve-dua-vasitasiyla-tekemmul-etmek-icin-gelmistir.html) - Demek insan, bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Mahiyet ve istidat itibarıyla her şey ilme bağlıdır. - [YIlbaşı Sohbeti](https://nurdivani.com/videolar/yilbasi-sohbeti-2.html) - [Depremler neden olur?](https://nurdivani.com/videolar/depremler-neden-olur.html) - [Eğer cihada çıkmazsanız!](https://nurdivani.com/videolar/eger-cihada-cikmazsaniz.html) - Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. Tevbe Suresi 39. Ayet - [İçimizdeki israil seviciler!](https://nurdivani.com/videolar/icimizdeki-israil-seviciler.html) - Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır. Âl-i İmrân / 13 - [İman edenler cihad ederler!](https://nurdivani.com/videolar/iman-edenler-cihad-ederler.html) - [Yeni fetöler yaşamamak için](https://nurdivani.com/videolar/yeni-fetoler-yasamamak-icin.html) - [Utanmıyormusunuz dedi!](https://nurdivani.com/videolar/utanmiyormusunuz-dedi.html) - [Bu asrın bir hâssası şudur ki hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı bâkiyeye bilerek tercih ettiriyor.](https://nurdivani.com/videolar/bu-asrin-bir-hassasi-sudur-ki-hayat-i-dunyeviyeyi-hayat-i-bakiyeye-bilerek-tercih-ettiriyor.html) - Bu asrın bir hâssası şudur ki hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı bâkiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani kırılacak bir cam parçasını, bâki elmaslara bildiği halde » - [Gerçek haya nedir?](https://nurdivani.com/videolar/gercek-haya-nedir.html) - [Karunun akibeti](https://nurdivani.com/videolar/karunun-akibeti.html) - اِنَّ قَارُونَ كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى فَبَغٰى عَلَيْهِمْۖ وَاٰتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَٓا اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُٓواُ بِالْعُصْبَةِ اُ۬ولِي الْقُوَّةِۗ اِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِح۪ينَ Kãrûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Fakat Firavun’la işbirliği yaparak onlara zâlimce davranıyordu. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, sadece anahtarlarını taşımak bile güçlü kuvvetli bir cemaate zor geliyordu. - [İnsanların en büyük zulümlerinden biri de şudur ki:](https://nurdivani.com/videolar/insanlarin-en-buyuk-zulumlerinden-biri-de-sudur-ki.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanların en büyük zulümlerinden biri de şudur ki: Büyük bir cemaatin mesaisine terettüp eden hasenatı intac eden semeratı, bir şahsa isnad ve ona mal ederler. Bu zulümde bir şirk-i hafî vardır. Çünkü bir cemaatin cüz-i ihtiyarîsiyle kesbettikleri mahsulatı bir şahsa atfetmek, o şahsın icad derecesinde hârikulâde bir kudrete mâlik olduğuna delâlet eder. Hattâ - [Çocuk Taziyenamesi](https://nurdivani.com/videolar/cocuk-taziyenamesi.html) - Mü’minlerin kable’l-büluğ vefat eden evlatları; cennette ebedî, sevimli, cennete lâyık bir surette daimî çocuk kalacaklardır. Çocuk Taziyenamesi - [Kimi takip ediyorsun!](https://nurdivani.com/videolar/kimi-takip-ediyorsun.html) - Kimi takip ediyorsun! O vakit, kendilerine uyulan kimseler, kendilerine uyanlardan hızla kaçıp uzaklaşmış ve azabı görmüşlerdir. Nihayet aralarındaki » - [Şu hadsiz kâinatı şenlendiren, bilmüşahede, rahmettir.](https://nurdivani.com/videolar/su-hadsiz-kainati-senlendiren-bilmusahede-rahmettir.html) - Şu hadsiz kâinatı şenlendiren, bilmüşahede, rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcudatı ışıklandıran, bilbedahe yine rahmettir.» - [Bismillah her hayrın başıdır](https://nurdivani.com/videolar/bismillah-her-hayrin-basidir.html) - Birinci Söz Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır. Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki: Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir - [1- Asla Yalnız Yürüme!](https://nurdivani.com/videolar/1-asla-yalniz-yurume.html) - Bir zamanlar, engin ve uçsuz bucaksız çöllerin uzandığı topraklarda iki yolcu vardı. Güneşin kavurduğu, rüzgârın uğultuyla yankılandığı bu diyarda yol almak, öyle herkesin harcı değildi. Çöl kimsesizi yutar; himayesizi harâp ederdi. Rüzgâr konuşmaz, gölge dostluk etmezdi. Kum susar, ölüm uzaktan bakardı. Bu diyar, sadece ismi olanı tanır; kimsesizi unuturdu. Ve bu çöl, tıpkı dünya gibi; - [İkinci Söz](https://nurdivani.com/videolar/ikinci-soz.html) - بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيم اَلَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: Bir vakit iki adam, hem keyif hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbin, tâli’siz bir tarafa; diğeri hudâbin, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler. - [Bakış Açısı!](https://nurdivani.com/videolar/bakis-acisi.html) - Bir zamanlar, iki yolcu vardı. İkisi de seyahat etmek, hem de ticaret yapmak niyetiyle yola çıktılar. Bunlardan biri bencil mi bencil, sadece kendine güvenen bedbaht bir adamdı; Diğeri ise Rabbine güvenen, temiz kalpli ve bahtiyar bir adamdı. Ve iki yolcu, yükselen surlarıyla ihtişamlı bir şehre yaklaştılar. Geniş taş kapılardan geçip dar sokaklara adım attıktan sonra - [Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/videolar/ucuncu-soz.html) - بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasaret ve helâket olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: Bir vakit iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler, tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur, onlara der: “Şu - [Hangi yolun yolcususun?](https://nurdivani.com/videolar/hangi-yolun-yolcususun.html) - Bir zamanlar bir şehrin zindanlarından acı bir feryat yükseliyordu. Öyle bir feryat ki, pişmanlığın köz gibi yaktığı bir kalpten kopuyor, zindanın taş duvarlarında yankılanıyordu Aynı hücrede kalan ihtiyar bir mahkûm artık dayanamadı. Çektiği acının sırrını öğrenmek istedi: — Ey evlat, dedi. Söyle bana, seni bu karanlığa, bu zindanlara düşüren nedir? Genç mahkûm başını öne eğdi, - [Dördüncü Söz](https://nurdivani.com/videolar/dorduncu-soz.html) - بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّٖينِ Namaz, ne kadar kıymettar ve mühim hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı olduğunu, iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, gör: Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, her birisine - [Biletsiz Çıkma!](https://nurdivani.com/videolar/biletsiz-cikma.html) - Bir zamanlar ihtişamlı bir şehirde adaletiyle meşhur, cömertliğiyle tanınmış büyük bir hükümdar vardı. Günlerden bir gün, iki hizmetkârını huzuruna çağırdı. Onlara ikişer kese altın verdi. Sesi kararlı, bakışı derindi. Ve onlara emretti. Sizleri uzak diyarlardaki ihtişamlı malikâneme göndereceğim. Orada ikamet edecek, huzur içinde yaşayacaksınız. Bu keselerdeki yirmi dört altın, yol masrafınız içindir. Onlarla hem yol - [2- Mührün Gücü!](https://nurdivani.com/videolar/muhrun-gucu.html) - Her köşesinde karmaşanın yankılandığı bir şehirde sessizce bir adam belirdi. Ne arkasında bir ordu vardı ne de elinde bir silah. Ama onun gelişiyle birden sokaklar sustu. Kalabalıklar irkildi. Bir işaretiyle yüzlerce adım, aynı yöne döndü. Herkes onun dediğini yaptı. Gürültü kesildi. Kiminin eli titredi, kiminin dili tutuldu. Ama içlerinden biri —belki de en cesuru— dayanamadı. - [3- Sebeplerde Takılma!](https://nurdivani.com/videolar/3-sebeplerde-takilma.html) - Bir zamanlar, çok uzak bir diyarda kudreti ve zenginliği dillerde dolaşan büyük bir padişah vardı. Bir gün, halkından sevdiği bir adama paha biçilmez bir hediye göndermek istedi. İçinde altınlar ve incilerin olduğu bir sandık. Bu değerli hediyeyi hizmetkarlarından birine verip o adama götürmesini emretti. Ve dedi ki: “Bu hediyeleri al… Benim adıma sahibine ulaştır.” Hizmetkar, - [Beşinci Söz](https://nurdivani.com/videolar/besinci-soz.html) - بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذٖينَ اتَّقَوْا وَالَّذٖينَ هُمْ مُحْسِنُونَ Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtrî, münasip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu görmek istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: Seferberlikte bir taburda biri muallem, vazife-perver; diğeri acemi, nefis-perver iki asker beraber bulunuyordu. Vazife-perver - [Güveniyor musun?](https://nurdivani.com/videolar/guveniyor-musun.html) - Bir zamanlar cihanı sarsan büyük bir seferberlik ilan edilmişti. Memleketin dört bir yanında davullar çalınıyor, sancaklar dalgalanıyor, askerler saf saf diziliyordu. Her taburda yiğitler omuz omuza durmuş, gözlerindeki kararlılıkla savaşa hazırlanıyordu. İşte o taburlardan birinde, yan yana duran iki nefer vardı: Biri, yüzünde vakar, bakışında emniyet taşıyan; tecrübeli, vazifesine sadık ve padişahına güvenen bir yiğit… - [Altıncı Söz](https://nurdivani.com/videolar/altinci-soz.html) - اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ Ve o dalgalı muharebe meydanı ise şu fırtınalı dünya yüzüdür ki durmuyor, dönüyor, bozuluyor ve her insanın aklına şu fikri veriyor: “Madem her şey elimizden çıkacak, fâni olup kaybolacak. Acaba bâkiye tebdil edip ibka etmek çaresi yok mu?” deyip düşünürken birden semavî sadâ-yı Kur’an işitiliyor. - [Fâniyi Bâkîye çevirmek!](https://nurdivani.com/videolar/faniyi-bakiye-cevirmek.html) - Bir gün Şehrin kalabalık sokaklarında bir adam perişan bir halde yürüyordu. Yüzü solgundu, gözleri yorgun. Elbiseleri yırtık, saçları darmadağın, elleri titrek bir hâldeydi. İlerde yol kenarındaki bir lokantada yemek yiyen yolcu bir adamı gördü. Yavaş adımlarla yaklaştı. Yolcu bu manzaraya dayanamadı, merhameti galip geldi. Ona seslendi: Karnın açtır, gel, benimle yemek ye dedi. Zavallı adam - [Yedinci Söz](https://nurdivani.com/videolar/yedinci-soz.html) - Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden ne kadar kıymettar iki tılsım-ı müşkül-küşa olduğunu ve sabır ile Hâlık’ına tevekkül ve iltica ve şükür ile Rezzak’ından sual ve dua ne kadar nâfi’ ve tiryak gibi iki ilaç olduğunu ve Kur’an’ı dinlemek, hükmüne inkıyad etmek, namazı kılmak, kebairi - [Sakın aldanma!](https://nurdivani.com/videolar/sakin-aldanma.html) - Bir zaman bir asker, savaş meydanında tek başına kalmıştı. Yalnız ve yorgun bir halde sadece koşuyordu. O anda bir kurşun sesi duydu. Her nefes alışında göğsü sanki içten içe parçalanıyordu. Sağ ve sol yanında ikisi de derin, acı veren iki yarayla yaralanmıştı. Bir homurtu duydu korkuyla başını çevirdiğinde günlerdir kendisini takip eden o aslan arkasında - [Dergâh-ı İlahîde abd, kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp...](https://nurdivani.com/videolar/dergah-i-ilahide-abd-kendi-kusurunu-ve-acz-ve-fakrini-gorup.html) - İkinci Nükte İbadetin manası şudur ki: Dergâh-ı İlahîde abd, kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp kemal-i rububiyetin ve kudret-i Samedaniyenin ve rahmet-i İlahiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir. Yani rububiyetin saltanatı, nasıl ki ubudiyeti ve itaati ister; rububiyetin kudsiyeti, pâklığı dahi ister ki abd, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabb’ini bütün nekaisten - [Bab-ı hikmet ve adalet olup ism-i Hakîm ve Âdil’in cilvesidir.](https://nurdivani.com/videolar/bab-i-hikmet-ve-adalet-olup-ism-i-hakim-ve-adilin-cilvesidir.html) - Üçüncü Hakikat Bab-ı hikmet ve adalet olup ism-i Hakîm ve Âdil’in cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki: Zerrelerden güneşlere kadar cereyan eden hikmet ve intizam, adalet ve mizanla rububiyetin saltanatını gösteren Zat-ı Zülcelal, rububiyetin cenah-ı himayesine iltica eden ve hikmet ve adalete iman ve ubudiyetle tevfik-i hareket eden mü’minleri taltif etmesin ve o hikmet ve adalete - [Bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor. (Üçüncü Hakikatın devamı)](https://nurdivani.com/videolar/bir-mahkeme-i-kubraya-birakiliyor-ucuncu-hakikatin-devami.html) - Üçüncü Hakikat devamı; Hem adalet ve mizan ile iş görüldüğüne bürhan mı istersin? Her şeye hassas mizanlarla, mahsus ölçülerle vücud vermek, suret giydirmek, yerli yerine koymak; nihayetsiz bir adalet ve mizan ile iş görüldüğünü gösterir. Hem her hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermek, yani vücudunun bütün levazımatını, bekasının bütün cihazatını en münasip bir tarzda vermek; - [Doymak için değil tatmak içindi](https://nurdivani.com/videolar/doymak-icin-degil-tatmak-icindi.html) - Aynen onun gibi şu misafirhane-i dünyadaki vaziyeti, sarhoş olmadan dikkat etsen şu dokuz esası anlarsın: Birinci Esas: Anlarsın ki o han gibi bu dünya dahi kendi için değil. Kendi kendine de bu sureti alması muhaldir. Belki kafile-i mahlukatın gelip konmak ve göçmek için dolup boşanan, hikmetle yapılmış bir misafirhanesidir. İkinci Esas: Hem anlarsın ki şu - [Bab-ı ihya ve imatedir. İsm-i Hayy-ı Kayyum’un, Muhyî ve Mümît’in cilvesidir.](https://nurdivani.com/videolar/bab-i-ihya-ve-imatedir-ism-i-hayy-i-kayyumun-muhyi-ve-mumitin-cilvesidir.html) - Dokuzuncu Hakikat Bab-ı ihya ve imatedir. İsm-i Hayy-ı Kayyum’un, Muhyî ve Mümît’in cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki: Ölmüş, kurumuş koca arzı ihya eden ve o ihya içinde her biri beşer haşri gibi acib, üç yüz binden ziyade enva-ı mahlukatı haşir ve neşredip kudretini gösteren ve o haşir ve neşir içinde nihayet derecede karışık ve ihtilat - [Bab-ı cûd ve cemaldir. İsm-i Cevvad ve Cemil’in cilvesidir.](https://nurdivani.com/videolar/bab-i-cud-ve-cemaldir-ism-i-cevvad-ve-cemilin-cilvesidir.html) - Dördüncü Hakikat Bab-ı cûd ve cemaldir. İsm-i Cevvad ve Cemil’in cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki: Nihayetsiz cûd u sehavet, tükenmez servet, bitmez hazineler, misilsiz sermedî cemal, kusursuz ebedî kemal; bir dâr-ı saadet ve mahall-i ziyafet içinde daimî bulunacak olan muhtaç şâkirleri, müştak âyinedarları, mütehayyir seyircileri istemesinler? Evet, dünya yüzünü bu kadar müzeyyen masnuatıyla süslendirmek, ay - [Mükerrer vaad ve vaîd-i İlahîsini yerine getirmeyip –hâşâ– acz ve cehlini göstersin?](https://nurdivani.com/videolar/mukerrer-vaad-ve-vaid-i-ilahisini-yerine-getirmeyip-hasa-acz-ve-cehlini-gostersin.html) - [Saltanat Delili](https://nurdivani.com/videolar/saltanat-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, bu âlemin sultanı olan Zat-ı Zülcelâl, nihayetsiz kemalini göstermek için bu kâinatı gayet âli gayeler ve yüksek maksatlarla icad etsin ve sonra o gaye ve maksatlara karşı iman ve ibadetle mukabele edenlere bir mükâfatı bulunmasın? Ve o gayelere, red ve tahkirle mukabele edenlere bir cezası olmasın? Bu mükâfat ve ceza burada - [Merhamet Delili](https://nurdivani.com/videolar/merhamet-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, şu göz önündeki icraatının şehadetiyle, nihayetsiz bir merhametin ve nihayetsiz bir şefkatin sahibi olan şu âlemin Rabbi, kendi merhametine ve şefkatine layık bir tarzda mükâfatta bulunmasın ve has kullarına ihsan etmesin? Burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mükâfat yeri vardır ve olmalıdır. Ta ki o rahmet orada hakkıyla tecelli edebilsin. - [Hikmet Delili](https://nurdivani.com/videolar/hikmet-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, şu âlemde zerrelerden Güneşlere kadar bütün eşyada nihayetsiz bir hikmetle iş gören Zat-ı Zülcelâl, ahireti getirmemekle ve kendisine iltica eden müminlere iltifat etmemekle nihayetsiz hikmetini inkâr ettirsin ve o hadsiz hikmetleri hiçe indirsin? Hâşâ ve kella! Bu delili yine iki başlıkta inceleyeceğiz: 1. BASAMAK: KÂİNATTA GÖZÜKEN HİKMETİN SAHİBİ KİMDİR? Hikmet: Her - [Cömertlik Delili](https://nurdivani.com/videolar/comertlik-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir cömertlik ve ikram, tükenmez servet ve bitmez hazineler; baki bir saadet diyarını ve ebedî bir ziyafet mahallini ve içinde daimî bulunacak muhtaç misafirleri istemesin ve bu fâni dünya ve içindeki fâni misafirlerle yetinsin? Hayır, asla! Zira bu dünya, o cömertliğe ve ikrama hakiki mahal olamamakta, belki o cömertliğin milyon - [Güzellik ve Kemal Delili](https://nurdivani.com/videolar/guzellik-ve-kemal-delili.html) - Cemal, güzellik; kemal ise güzel sıfatlar demektir. Cenab-ı Hak cemal sahibidir, Cemil’dir. Yani zatının nihayetsiz bir güzelliği vardır. Hem kemal sahibidir, Zülkemal’dir. Yani ilim, kudret, irade, işitme, görme gibi bütün kemal sıfatlarla muttasıftır, isim ve sıfatları nihayetsizdir. Acaba hiç mümkün müdür ki, baki bir cemal ve kusursuz ebedî bir kemal; cemalini ve kemalini görmek ve - [Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Kur’an Delili](https://nurdivani.com/videolar/hz-muhammed-s-a-v-ve-kuran-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, bütün enbiyanın, mucizelerine istinad ederek sözünü teyid ettikleri; bütün evliyanın, keşif ve kerametlerine istinad edip davasını tasdik ettikleri; bütün asfiya ve âlimlerin, tahkikatlarına dayanarak peygamberliğine şehadet ettikleri Resul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vermiş olduğu bir haber yalan çıksın? Ve o zat, hilaf-i hakikat bir haber vermiş olsun? O zat ki, tahakkuk - [Haşmet ve Celal Delili](https://nurdivani.com/videolar/hasmet-ve-celal-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, zerrelerden güneşlere kadar bütün varlıkları itaatkâr bir asker gibi emrine boyun eğdiren ve bütün kâinatı idare ederek haşmetli saltanatını gösteren bir zat, sadece, şu dünya misafirhanesinde kısa bir hayat geçiren fani mahluklar üzerinde dursun; o muhteşem saltanatına ayna olacak ebedî ve baki bir memleketi icad etmesin? Hâşâ ve kella! Bu delili - [Muhafaza Delili](https://nurdivani.com/videolar/muhafaza-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, gökte, yerde, karada ve denizde; yaş-kuru, küçük-büyük, adi-âli her şeyi kemal-i intizam ve mizan içinde muhafaza edip bir türlü muhasebe içinde neticelerini eleyen bir hafiziyet; insan gibi, büyük bir fıtratta yaratılan, yeryüzünün halifeliği gibi bir rütbede bulunan ve emanet-i kübra gibi büyük bir vazifesi olan beşerin amellerini ve fiillerini muhafaza etmesin, - [Vaad Etme Delili](https://nurdivani.com/videolar/vaad-etme-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir ilmin ve hadsiz bir kudretin sahibi olan şu âlemin Rabbi; emirlerine itaat eden kullarına cenneti vadetsin, isyan edenleri ise cehennemi ile korkutsun ve bu vaad ve korkutmayı da bütün peygamberleri ve bütün kitaplarıyla yapsın da, daha sonra o vaad ettiği şeyleri yerine getirmeyip -hâşâ- cehlini ve âczini göstersin? Bu - [Hayat Verme Delili](https://nurdivani.com/videolar/hayat-verme-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, Allah-u Teâlâ, kışın ölmüş ve kurumuş koca arzı bahar mevsiminde ihya etsin; o ihya içinde, her biri insanın haşri gibi acayip, üç yüz binden fazla mahlukat nevilerini haşir ve neşredip kudretini göstersin; bahar mevsiminin nihayet derecedeki karışıklığı içinde, tam bir imtiyaz ve tefrik ile mahlukatını yaratıp ilminin ihatasını göstersin ve sonra - [Hikmet Delili](https://nurdivani.com/videolar/hikmet-delili-2.html) - Hiç mümkün müdür ki, şu âlemde zerrelerden Güneşlere kadar bütün eşyada nihayetsiz bir hikmetle iş gören Zat-ı Zülcelâl, ahireti getirmemekle ve kendisine iltica eden müminlere iltifat etmemekle nihayetsiz hikmetini inkâr ettirsin ve o hadsiz hikmetleri hiçe indirsin? Hâşâ ve kella! Bu delili yine iki başlıkta inceleyeceğiz: 1. BASAMAK: KÂİNATTA GÖZÜKEN HİKMETİN SAHİBİ KİMDİR? Hikmet: Her - [İnsana Verilen Kıymetin Ahireti Gerektirmesi](https://nurdivani.com/videolar/insana-verilen-kiymetin-ahireti-gerektirmesi.html) - Hiç mümkün müdür ki, Cenab-ı Hak insana bu kadar kıymet versin, onu sevsin, kendisini ona sevdirsin ve her vakit ona kıymet verip sevdiğini nimetleriyle hissettirsin ve daha sonra onu yokluğa mahkûm edip bir çiçeği yaratmak kadar kendisine kolay olan cenneti onun için yaratmasın, ebedî saadete onu mazhar etmesin? Hayır, asla olmaz! Bu delilde ilk önce, - [Adalet Delili](https://nurdivani.com/videolar/adalet-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, her işinde nihayet derecede adalet ile iş gören bir Âdil-i Hakîm, mahlukatının hukukunu muhafaza etmeyerek, mazlumun hakkını zalimden almasın ve adaletini hiçe indirsin? Bu adalet burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mahkeme-i kübra ve adalet diyarı vardır ve olmalıdır. Bu delili yine iki başlıkta inceleyeceğiz: 1. BASAMAK: KÂİNATTA GÖZÜKEN ADALET - [İzzet Delili](https://nurdivani.com/videolar/izzet-delili.html) - Hiç mümkün müdür ki, şu âlemin izzet ve celal sahibi olan mutasarrıfı, izzetinin hukukunu çiğneyen ve celalinin haşmetine karşı hürmetsizlik eden edepsizleri tedip etmesin, izzet ve celaline yakışır bir tarzda onları cezalandırmasın? O ceza ve tedip, bu dünyada yok hükmündedir; demek başka yerde bir dar-ı ceza vardır ve olmalıdır. Bu delilde, Allah’ın “Aziz” ve “Celil” - [Kur'an hayata bakışını değiştirir.](https://nurdivani.com/videolar/kuran-hayata-bakisini-degistirir.html) - Birinci Esas: Hikmet-i Kur’aniye ile hikmet-i fenniyenin farklarına şu gelecek hikâye-i temsiliye dürbünüyle bak: Bir zaman hem dindar hem gayet sanatkâr bir hâkim-i namdar istedi ki Kur’an-ı Hakîm’i, maânîsindeki kudsiyetine ve kelimatındaki i’caza şayeste bir yazı ile yazsın. O mu’ciz-nüma kamete, hârika bir libas giydirilsin. İşte o nakkaş zat, Kur’an’ı pek acib bir tarzda yazdı. - [Her gün ve her yerde ve her vakit vefiyatların gösterdikleri dehşetli hakikat-i mevt ise](https://nurdivani.com/videolar/her-gun-ve-her-yerde-ve-her-vakit-vefiyatlarin-gosterdikleri-dehsetli-hakikat-i-mevt-ise.html) - Birkaç Bîçare Gençlere Verilen Bir Tenbih, Bir Ders, Bir İhtardır Her gün ve her yerde ve her vakit vefiyatların gösterdikleri dehşetli hakikat-i mevt ise size –başka gençlere söylediğim gibi– bir temsil ile beyan ediyorum: Mesela, burada gözünüz önünde bir darağacı dikilmiş. Onun yanında bir piyango –fakat pek büyük bir ikramiye biletleri veren– dairesi var. Biz - [Cazibedar bir fitne içinde bulunan ve daha aklını kaybetmeyen bazı gençlerle bir muhaveredir.](https://nurdivani.com/videolar/cazibedar-bir-fitne-icinde-bulunan-ve-daha-aklini-kaybetmeyen-bazi-genclerle-bir-muhaveredir.html) - (Cazibedar bir fitne içinde bulunan ve daha aklını kaybetmeyen bazı gençlerle bir muhaveredir.) Bir kısım gençler tarafından şimdiki aldatıcı ve cazibedar lehviyat ve hevesatın hücumları karşısında “Âhiretimizi ne suretle kurtaracağız?” diye Risale-i Nur’dan meded istediler. Ben de Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsi namına onlara dedim ki: Kabir var, hiç kimse inkâr edemez. Herkes ister istemez oraya - [Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir.](https://nurdivani.com/videolar/gafil-kafaya-bir-tokmak-ve-bir-ders-i-ibrettir.html) - Hâtime (Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir.) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup dünyaya talip bedbaht nefsim! Bilir misin neye benzersin? Deve kuşuna… Avcıyı görür, uçamıyor; başını kuma sokuyor, tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda. Avcı görür. - [Acaba o biçare mazlumların rahmet ve adaletten hisseleri nedir?](https://nurdivani.com/videolar/acaba-o-bicare-mazlumlarin-rahmet-ve-adaletten-hisseleri-nedir.html) - Madem mazlum zalim ile beraber musibete düşmek hikmet-i İlâhiyece lâzım geliyor. Acaba o biçare mazlumların rahmet ve adaletten hisseleri nedir? Bu suale karşı, cevaben denildi ki: O musibetteki gazap ve hiddet içinde, onlara bir rahmet cilvesi var. Çünkü o masumların fâni malları, onların hakkında sadaka olup bâki bir mal hükmüne geçtiği gibi, fâni hayatları dahi - [Deprem ne zaman olacak?](https://nurdivani.com/videolar/deprem-ne-zaman-olacak.html) - بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَا ۞ وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَا ۞ وَ قَالَ الْاِنْسَانُ مَالَهَا ۞ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَا ۞ بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَا … الخ Şu sure kat’iyen ifade ediyor ki: Küre-i arz, hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar olarak emir tahtında depreniyor. Bazen de titriyor. Manevî ve ehemmiyetli bir canibden - [Ey ins ve cin! Emirlerime itaat etmezseniz haydi hudud-u mülkümden elinizden gelirse çıkınız](https://nurdivani.com/videolar/ey-ins-ve-cin-emirlerime-itaat-etmezseniz-haydi-hudud-u-mulkumden-elinizden-gelirse-cikiniz.html) - Beşer ve cin, nihayetsiz şerre ve cühuda müstaid olduklarından nihayetsiz bir temerrüd ve bir tuğyan yaparlar. İşte bunun için Kur’an-ı Kerîm, öyle i’cazkâr bir belâgatla ve öyle âlî ve bâhir üsluplarla ve öyle gâlî ve zahir temsiller ve mesellerle ins ve cinni isyandan ve tuğyandan zecreder ki kâinatı titretir. Mesela: Ey ins ve cin! Emirlerime - [Ey şeytan! Bîtarafane muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir.](https://nurdivani.com/videolar/ey-seytan-bitarafane-muhakeme-iki-taraf-ortasinda-bir-vaziyettir.html) - Hüccetü’l-Kur’an Ale’ş-şeytan ve Hizbihi İblisi ilzam, şeytanı ifham (إفحام), ehl-i tuğyanı iskât eden Birinci Mebhas; bîtarafane muhakeme içinde şeytanın müthiş bir desisesini kat’î bir surette reddeden bir vakıadır. O vakıanın mücmel bir kısmını on sene evvel Lemaat’ta yazmıştım. Şöyle ki: Bu risalenin telifinden on bir sene evvel ramazan-ı şerifte İstanbul’da Bayezid Cami-i Şerifi’nde hâfızları dinliyordum. - [O Sultan-ı ezel ve ebed, sana senden yakındır. Sen, ondan nihayetsiz uzaksın.](https://nurdivani.com/videolar/o-sultan-i-ezel-ve-ebed-sana-senden-yakindir-sen-ondan-nihayetsiz-uzaksin.html) - Üçüncü Şuâ Ey haddinden tecavüz etmiş nefs-i pür-vesvas! Diyorsun ki: بِيَدِهٖ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ ۞ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا ۞وَ نَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرٖيدِ gibi âyetler, nihayet derecede kurbiyet-i İlahiyeyi gösteriyor. وَ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ۞ تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ فٖى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسٖينَ اَلْفَ سَنَةٍ ve hadîste vârid olan - [Senin dediğin değil onun dediği olur!](https://nurdivani.com/videolar/senin-dedigin-degil-onun-dedigi-olur.html) - On Altıncı Söz/ Küçük Bir Zeyl Kadîr-i Alîm ve Sâni’-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesadüf işine karışmadığını izhar ettiği gibi; şüzuzat-ı kanuniye ile âdetinin hârikalarıyla, tagayyürat-ı suriye ile teşahhusatın ihtilafatıyla, zuhur ve nüzul zamanının tebeddülüyle meşietini, iradetini, fâil-i muhtar olduğunu ve ihtiyarını ve hiçbir kayıt altında - [Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan beka, fenadan çıkıyor.](https://nurdivani.com/videolar/eger-su-fani-dunyada-beka-istiyorsan-beka-fenadan-cikiyor.html) - Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmare cihetiyle fena bul ki bâki olasın. Dünya-perestlik esasatı olan ahlâk-ı seyyieden tecerrüd et, fâni ol. Daire-i mülkünde ve malındaki eşyayı, Mahbub-u Hakiki yolunda feda et. Mevcudatın adem-nüma âkıbetlerini gör. Çünkü şu dünyadan bekaya giden yol, fenadan gidiyor. - [Güzel değil batmakla gaib olan bir mahbub.](https://nurdivani.com/videolar/guzel-degil-batmakla-gaib-olan-bir-mahbub.html) - İbrahim aleyhisselâmdan sudûr ile kâinatın zeval ve ölümünü ilan eden na’y-ı لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِلٖينَ beni ağlattırdı. Onun için kalp gözü ağladı ve ağlayıcı katreleri döktü. Kalp gözü ağladığı gibi döktüğü her bir damlası da o kadar hazîndir, ağlattırıyor. Güya kendisi de ağlıyor. O damlalar, gelecek Farisî fıkralardır. İşte o damlalar ise Nebiyy-i Peygamber olan bir - [Eyvah! Aldandık. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik.](https://nurdivani.com/videolar/eyvah-aldandik-su-hayat-i-dunyeviyeyi-sabit-zannettik.html) - Eyvah! Aldandık. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzeran-ı hayat bir uykudur, bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar gider. Kendine güvenen ve ebedî zanneden mağrur insan, zevale mahkûmdur. Süratle gidiyor. Hane-i insan olan dünya ise zulümat-ı ademe sukut eder. Emeller bekasız, - [Bekaya giden yol fenadan geçiyor!](https://nurdivani.com/videolar/bekaya-giden-yol-fenadan-geciyor.html) - Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmare cihetiyle fena bul ki bâki olasın. Dünya-perestlik esasatı olan ahlâk-ı seyyieden tecerrüd et, fâni ol. Daire-i mülkünde ve malındaki eşyayı, Mahbub-u Hakiki yolunda feda et. Mevcudatın adem-nüma âkıbetlerini gör. Çünkü şu dünyadan bekaya giden yol, fenadan gidiyor. - [Kur’an’daki ilm-i hakikati ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliğiyle, dünyaya aşk ve alâka pek manasız](https://nurdivani.com/videolar/kurandaki-ilm-i-hakikati-ve-nur-u-hakikatle-dunyanin-mahiyetini-bildirmekligiyle-dunyaya-ask-ve-alaka-pek-manasiz.html) - Beşincisi: Kur’an’ı dinleyen insana, Kur’an’daki ilm-i hakikati ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliğiyle, dünyaya aşk ve alâka pek manasız olduğunu anlatmaktır. Yani, insana der ve ispat eder ki: “Dünya, bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil belki başkasının zat ve sıfât ve esmasına delâlet ediyorlar. Öyle ise manasını bil, al; nukuşunu bırak git. Hem - [Kur’an’ı dinleyen insana, Kur’an’daki ilm-i hakikati ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini](https://nurdivani.com/videolar/kurani-dinleyen-insana-kurandaki-ilm-i-hakikati-ve-nur-u-hakikatle-dunyanin-mahiyetini.html) - Beşincisi: Kur’an’ı dinleyen insana, Kur’an’daki ilm-i hakikati ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliğiyle, dünyaya aşk ve alâka pek manasız olduğunu anlatmaktır. Yani, insana der ve ispat eder ki: “Dünya, bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil belki başkasının zat ve sıfât ve esmasına delâlet ediyorlar. Öyle ise manasını bil, al; nukuşunu bırak git. Hem - [Ey fahre meftun, şöhrete müptela, medhe düşkün, hodbinlikte bîhemta, sersem nefsim!](https://nurdivani.com/videolar/ey-fahre-meftun-sohrete-muptela-medhe-duskun-hodbinlikte-bihemta-sersem-nefsim.html) - On Sekizinci Söz/ Birinci Makamı/ Birinci Nokta Nefs-i emmareme bir sille-i te’dib Ey fahre meftun, şöhrete müptela, medhe düşkün, hodbinlikte bîhemta, sersem nefsim! Eğer binler meyve veren incirin menşei olan küçücük bir çekirdeği ve yüz salkım ona takılan üzümün siyah, kurucuk çubuğu; bütün o meyveleri, o salkımları kendi hünerleri olduğu ve onlardan istifade edenler o - [Hz Muhammed s.a.v’ in şahs-ı manevîsine bak!](https://nurdivani.com/videolar/hz-muhammed-s-a-v-in-sahs-i-manevisine-bak.html) - On Dokuzuncu Söz/ Birinci Reşha: Şimdi şu ikinci bürhan-ı nâtıkî olan Hâtemü’l-Enbiya aleyhissalâtü vesselâmı tanımalıyız, dinlemeliyiz. Evet, o bürhanın şahs-ı manevîsine bak: Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber… O bürhan-ı bâhir olan Peygamberimiz aleyhissalâtü vesselâm bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve - [O nurani bürhan-ı tevhid, nasıl ki iki cenahın icma ve tevatürüyle teyid ediliyor.](https://nurdivani.com/videolar/o-nurani-burhan-i-tevhid-nasil-ki-iki-cenahin-icma-ve-tevaturuyle-teyid-ediliyor.html) - On Dokuzuncu Söz /İkinci Reşha: O nurani bürhan-ı tevhid, nasıl ki iki cenahın icma ve tevatürüyle teyid ediliyor. Öyle de Tevrat ve İncil gibi kütüb-ü semaviyenin (Hâşiye[1]) yüzler işaratı ve irhasatın binler rumuzatı ve hâtiflerin meşhur beşaratı ve kâhinlerin mütevatir şehadatı ve şakk-ı kamer gibi binler mu’cizatının delâlatı ve şeriatın hakkaniyeti ile teyid ve tasdik - [Şu cezire-i vâsiada vahşi ve âdetlerine mutaassıp ve inatçı muhtelif akvamı](https://nurdivani.com/videolar/su-cezire-i-vasiada-vahsi-ve-adetlerine-mutaassip-ve-inatci-muhtelif-akvami.html) - On Dokuzuncu Söz/ Yedinci Reşha: İşte bak, şu cezire-i vâsiada vahşi ve âdetlerine mutaassıp ve inatçı muhtelif akvamı, ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyanelerini def’aten kal’ u ref’ ederek bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medeni ümeme üstad eyledi. Bak, değil zahirî bir tasallut, belki akılları, ruhları, kalpleri, nefisleri fetih - [Kurandaki tekrarların hikmeti](https://nurdivani.com/videolar/kurandaki-tekrarlarin-hikmeti.html) - Sebeb-i kusur tevehhüm edilen tekraratındaki lem’a-i i’caza bak ki Kur’an, hem bir kitab-ı zikir hem bir kitab-ı dua hem bir kitab-ı davet olduğundan içinde tekrar müstahsendir, belki elzemdir ve eblağdır. Ehl-i kusurun zannı gibi değil. Zira zikrin şe’ni tekrar ile tenvirdir. Duanın şe’ni terdad ile takrirdir. Emir ve davetin şe’ni tekrar ile tekiddir. Hem herkes - [Ey sabırsız nefsim! Acaba geçmiş günlerdeki ibadet külfetini ve namazın meşakkatini](https://nurdivani.com/videolar/ey-sabirsiz-nefsim-acaba-gecmis-gunlerdeki-ibadet-kulfetini-ve-namazin-mesakkatini.html) - Üçüncü İkaz Ey sabırsız nefsim! Acaba geçmiş günlerdeki ibadet külfetini ve namazın meşakkatini ve musibet zahmetini, bugün düşünüp muzdarip olmak hem gelecek günlerdeki ibadet vazifesini ve namaz hizmetini ve musibet elemini, bugün tasavvur edip sabırsızlık göstermek hiç kâr-ı akıl mıdır? Şu sabırsızlıkta misalin şöyle bir sersem kumandana benzer ki: Düşmanın sağ cenah kuvveti onun sağındaki - [Ey şikem-perver nefsim! Acaba her gün her gün ekmek yersin, su içersin](https://nurdivani.com/videolar/ey-sikem-perver-nefsim-acaba-her-gun-her-gun-ekmek-yersin-su-icersin.html) - İkinci İkaz Ey şikem-perver nefsim! Acaba her gün her gün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; sana onlar usanç veriyor mu? Madem vermiyor çünkü ihtiyaç tekerrür ettiğinden usanç değil belki telezzüz ediyorsun. Öyle ise hane-i cismimde senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve latîfe-i Rabbaniyemin hava-yı nesîmini cezb ve celbeden namaz dahi - [Hiç kat’î senedin var mı ki gelecek seneye belki yarına kadar kalacaksın?](https://nurdivani.com/videolar/hic-kati-senedin-var-mi-ki-gelecek-seneye-belki-yarina-kadar-kalacaksin.html) - Birinci Makam بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا Bir zaman sinnen, cismen, rütbeten büyük bir adam bana dedi: “Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor.” O zatın o sözünden hayli zaman geçtikten sonra, nefsimi dinledim. İşittim ki aynı sözleri söylüyor ve ona baktım - [Vesvesenin mahiyetini anlatıp ondan kurtulma çarelerini gösteren ilaç gibi bir video](https://nurdivani.com/videolar/vesvesenin-mahiyetini-anlatip-ondan-kurtulma-carelerini-gosteren-ilac-gibi-bir-video.html) - Kalbin beş yarasına beş merhemi tazammun eder. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطٖينِ ۞ وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ Ey maraz-ı vesvese ile müptela! Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner. Ona büyük nazarıyla baksan büyür. Küçük görsen küçülür. Korksan ağırlaşır, hasta eder. Havf etmezsen - [Ey sersem nefsim! Acaba şu vazife-i ubudiyet neticesiz midir, ücreti az mıdır ki sana usanç veriyor?](https://nurdivani.com/videolar/ey-sersem-nefsim-acaba-su-vazife-i-ubudiyet-neticesiz-midir-ucreti-az-midir-ki-sana-usanc-veriyor.html) - Ey sersem nefsim! Acaba şu vazife-i ubudiyet neticesiz midir, ücreti az mıdır ki sana usanç veriyor? Halbuki bir adam sana birkaç para verse veyahut seni korkutsa akşama kadar seni çalıştırır ve fütursuz çalışırsın. Acaba bu misafirhane-i dünyada âciz ve fakir kalbine kut ve gına ve elbette bir menzilin olan kabrinde gıda ve ziya ve herhalde - [Bir şeyden her şey yapar hem her şeyden bir tek şey yapar.](https://nurdivani.com/videolar/bir-seyden-her-sey-yapar-hem-her-seyden-bir-tek-sey-yapar.html) - Bak şu kâinat bostanına, şu zeminin bağına, şu semanın yıldızlarla yaldızlanmış güzel yüzüne dikkat et! Göreceksin ki bir Sâni’-i Zülcelal’in, bir Fâtır-ı Zülcemal’in o serilmiş ve serpilmiş masnuattan her bir masnû üstünde Hâlık-ı külli şey’e mahsus bir sikkesi ve her bir mahluku üstünde Sâni’-i külli şey’e has bir hâtemi ve kalem-i kudretin birer menşuru olan - [Bütün bu işler içinde gizli bir el işliyor.](https://nurdivani.com/videolar/butun-bu-isler-icinde-gizli-bir-el-isliyor.html) - Birinci Bürhan Gel, her tarafa bak, her şeye dikkat et! Bütün bu işler içinde gizli bir el işliyor. Çünkü bak, bir dirhem (Hâşiye[1]) kadar kuvveti olmayan bir çekirdek küçüklüğünde bir şey, binler batman yükü kaldırıyor. Zerre kadar şuuru olmayan, (Hâşiye[2]) gayet hakîmane işler görüyor. Demek, bunlar kendi kendilerine işlemiyorlar. Onları işlettiren gizli bir kudret sahibi - [İman, insanı insan eder](https://nurdivani.com/videolar/iman-insani-insan-eder.html) - Dördüncü Nokta İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder. Şu meselenin binler delillerinden yalnız hayvan ve insanın dünyaya gelmelerindeki farkları, o meseleye vâzıh bir delildir ve bir bürhan-ı kātı’dır. Evet insaniyet, iman ile insaniyet olduğunu insan ile hayvanın - [Hakiki terakki ise insana verilen kalp, sır, ruh, akıl hattâ hayal ve sair kuvvelerin](https://nurdivani.com/videolar/hakiki-terakki-ise-insana-verilen-kalp-sir-ruh-akil-hatta-hayal-ve-sair-kuvvelerin.html) - İkinci Nükte: Evet, hakiki terakki ise insana verilen kalp, sır, ruh, akıl hattâ hayal ve sair kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek her biri kendine lâyık hususi bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktadır. Yoksa ehl-i dalaletin terakki zannettikleri, hayat-ı dünyeviyenin bütün inceliklerine girmek ve zevklerinin her çeşitlerini, hattâ en süflîsini tatmak için bütün letaifini ve kalp - [İnsan, şu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş, çok ehemmiyetli istidat ona verilmiş.](https://nurdivani.com/videolar/insan-su-dunyaya-bir-memur-ve-misafir-olarak-gonderilmis-cok-ehemmiyetli-istidat-ona-verilmis.html) - Beşinci Nükte: İnsan, şu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş, çok ehemmiyetli istidat ona verilmiş. Ve o istidadata göre ehemmiyetli vazifeler tevdi edilmiş. Ve insanı, o gayeye ve o vazifelere çalıştırmak için şiddetli teşvikler ve dehşetli tehditler edilmiş. Başka yerde izah ettiğimiz vazife-i insaniyetin ve ubudiyetin esasatını şurada icmal edeceğiz. Tâ ki “ahsen-i takvim” - [Evet insan bir çekirdeğe benzer.](https://nurdivani.com/videolar/evet-insan-bir-cekirdege-benzer.html) - İkinci Nükte; Eğer o çekirdek, o manevî cihazatını فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰى nın emr-i tekvinîsini imtisal edip hüsn-ü istimal etse o dar âlemden çıkacak, meyvedar koca bir ağaç olmakla küçücük cüz’î hakikati ve ruh-u manevîsi, büyük bir hakikat-i külliye suretini alacaktır. İşte aynen onun gibi insanın mahiyetine, kudretten ehemmiyetli cihazat ve kaderden kıymetli programlar tevdi edilmiş. - [Hem dua bir ubudiyettir. Ubudiyet ise semeratı uhreviyedir.](https://nurdivani.com/videolar/hem-dua-bir-ubudiyettir-ubudiyet-ise-semerati-uhreviyedir.html) - Beşinci Nokta: Hem dua bir ubudiyettir. Ubudiyet ise semeratı uhreviyedir. Dünyevî maksatlar ise o nevi dua ve ibadetin vakitleridir. O maksatlar, gayeleri değil. Mesela, yağmur namazı ve duası bir ibadettir. Yağmursuzluk, o ibadetin vaktidir. Yoksa o ibadet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyet ile olsa o dua, o ibadet hâlis - [Eğer desen: “Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir, her duaya cevap var ifade ediyor.”](https://nurdivani.com/videolar/eger-desen-bircok-defa-dua-ediyoruz-kabul-olmuyor-halbuki-ayet-umumidir-her-duaya-cevap-var-ifade-ediyor.html) - Beşinci Nokta: İman, duayı bir vesile-i kat’iye olarak iktiza ettiği ve fıtrat-ı insaniye, onu şiddetle istediği gibi; Cenab-ı Hak dahi “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?” mealinde قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبّٖى لَوْلَا دُعَٓاؤُكُمْ ferman ediyor. Hem اُدْعُونٖٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْ emrediyor. Eğer desen: “Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir, her duaya cevap var - [İşte eğer insan, enaniyetine istinad edip hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i hayal ederek](https://nurdivani.com/videolar/iste-eger-insan-enaniyetine-istinad-edip-hayat-i-dunyeviyeyi-gaye-i-hayal-ederek.html) - Üçüncü Nükte: İşte eğer insan, enaniyetine istinad edip hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i hayal ederek derd-i maişet içinde muvakkat bazı lezzetler için çalışsa, gayet dar bir daire içinde boğulur, gider. Ona verilen bütün cihazat ve âlât ve letaif, ondan şikayet ederek haşirde onun aleyhinde şehadet edeceklerdir ve davacı olacaklardır. Eğer kendini misafir bilse misafir olduğu Zat-ı Kerîm’in - [İnsan, nur-u iman ile a’lâ-yı illiyyîne çıkar, cennete lâyık bir kıymet alır.](https://nurdivani.com/videolar/insan-nur-u-iman-ile-ala-yi-illiyyine-cikar-cennete-layik-bir-kiymet-alir.html) - Birinci Nokta: İnsan, nur-u iman ile a’lâ-yı illiyyîne çıkar, cennete lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile esfel-i safilîne düşer, cehenneme ehil (olacak) bir vaziyete girer. Çünkü iman, insanı Sâni’-i Zülcelal’ine nisbet ediyor; iman, bir intisaptır. Öyle ise insan, iman ile insanda tezahür eden sanat-ı İlahiye ve nukuş-u esma-i Rabbaniye itibarıyla bir kıymet alır. - [İnsana verilen bütün cihâzât-ı acîbe, bu ehemmiyetsiz hayat-ı dünyeviye için değil…](https://nurdivani.com/videolar/insana-verilen-butun-cihazat-i-acibe-bu-ehemmiyetsiz-hayat-i-dunyeviye-icin-degil.html) - Üçüncü Nükte: Evet insana verilen bütün cihazat-ı acibe, bu ehemmiyetsiz hayat-ı dünyeviye için değil, belki pek ehemmiyetli bir hayat-ı bâkiye için verilmişler. Çünkü insanı hayvana nisbet etsek görüyoruz ki insan, cihazat ve âlât itibarıyla çok zengindir, yüz derece hayvandan daha ziyadedir. Hayat-ı dünyeviye lezzetinde ve hayvanî yaşayışında yüz derece aşağı düşer. Çünkü her gördüğü lezzetinde - [İnsan, şu kâinat içinde pek nazik ve nâzenin bir çocuğa benzer.](https://nurdivani.com/videolar/insan-su-kainat-icinde-pek-nazik-ve-nazenin-bir-cocuga-benzer.html) - Dördüncü Nükte: İnsan, şu kâinat içinde pek nazik ve nâzenin bir çocuğa benzer. Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü o zaafın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki şu mevcudat ona musahhar olmuş. Eğer insan zaafını anlayıp kālen, halen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdad eylese; o teshirin şükrünü eda ile - [Bir Sâni’-i Zülcelal, kendi sanatının mu’cizeleri ile kendini tanıttırmak ve bildirmek ister.](https://nurdivani.com/videolar/bir-sani-i-zulcelal-kendi-sanatinin-mucizeleri-ile-kendini-tanittirmak-ve-bildirmek-ister.html) - Beşinci Nükte/ İkinci vecih: Huzur ve hitap makamıdır ki eserden müessire geçer, görür ki: Bir Sâni’-i Zülcelal, kendi sanatının mu’cizeleri ile kendini tanıttırmak ve bildirmek ister. O da iman ile marifet ile mukabele eder. Sonra görür ki bir Rabb-i Rahîm, rahmetinin güzel meyveleriyle kendini sevdirmek ister. O da ona hasr-ı muhabbetle, tahsis-i taabbüdle kendini ona - [İnsanın havfa ve muhabbete âlet olacak iki cihaz, fıtratında dercolunmuştur.](https://nurdivani.com/videolar/insanin-havfa-ve-muhabbete-alet-olacak-iki-cihaz-fitratinda-dercolunmustur.html) - Yirmi Dördüncü Söz/ Beşinci Dal /Birinci Meyve: İşte ey nefis ve ey arkadaş! İnsanın havfa ve muhabbete âlet olacak iki cihaz, fıtratında dercolunmuştur. Alâküllihal o muhabbet ve havf, ya halka veya Hâlık’a müteveccih olacak. Halbuki halktan havf ise elîm bir beliyyedir. Halka muhabbet dahi belalı bir musibettir. Çünkü sen öylelerden korkarsın ki sana merhamet etmez - [Şu küllî hadsiz nimetlere karşı, nasıl şu mahdud ve cüz’î şükrümle mukabele edebilirim?](https://nurdivani.com/videolar/su-kulli-hadsiz-nimetlere-karsi-nasil-su-mahdud-ve-cuzi-sukrumle-mukabele-edebilirim.html) - Beşinci Dal /İkinci Meyve: Eğer desen: Şu küllî hadsiz nimetlere karşı, nasıl şu mahdud ve cüz’î şükrümle mukabele edebilirim? Elcevap: Küllî bir niyetle, hadsiz bir itikad ile… Mesela, nasıl ki bir adam beş kuruş kıymetinde bir hediye ile bir padişahın huzuruna girer ve görür ki her biri milyonlara değer hediyeler, makbul adamlardan gelmiş, orada dizilmiş. - [Ey nefis! Ubudiyet, mukaddime-i mükâfat-ı lâhika değil belki netice-i nimet-i sâbıkadır.](https://nurdivani.com/videolar/ey-nefis-ubudiyet-mukaddime-i-mukafat-i-lahika-degil-belki-netice-i-nimet-i-sabikadir.html) - Beşinci Dal /İkinci Meyve: Ey nefis! Ubudiyet, mukaddime-i mükâfat-ı lâhika değil belki netice-i nimet-i sâbıkadır. Evet, biz ücretimizi almışız. Ona göre hizmetle ve ubudiyetle muvazzafız. Çünkü ey nefis! Hayr-ı mahz olan vücudu sana giydiren Hâlık-ı Zülcelal, sana iştihalı bir mide verdiğinden Rezzak ismiyle bütün mat’umatı bir sofra-i nimet içinde senin önüne koymuştur. Sonra sana hassasiyetli - [Sahabelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez.](https://nurdivani.com/videolar/sahabelere-fazilet-i-kulliye-nokta-i-nazarinda-yetisilemez.html) - Sual ediyorsunuz: Bazı rivayetlerde vardır ki “Bid’aların revacı hengâmında ehl-i iman ve takvadan bir kısım suleha, sahabe derecesinde veya daha ziyade efdal olabilir.” diye rivayetler vardır. Bu rivayetler sahih midir? Sahih ise hakikatleri nedir? Elcevap: Enbiyadan sonra nev-i beşerin en efdali sahabe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemaat’in icmaı bir hüccet-i kātıadır ki o rivayetlerin sahih - [Sahabelere amel ve sevap cihetinde yetişilemez!](https://nurdivani.com/videolar/sahabelere-amel-ve-sevap-cihetinde-yetisilemez.html) - Üçüncü Vecih: Fazilet-i a’mal ve sevab-ı ef’al ve fazilet-i uhreviye cihetinde sahabelere yetişilmez. Çünkü nasıl bir asker bazı şerait dâhilinde, mühim ve mahuf bir mevkide, bir saat nöbette, bir sene ibadet kadar bir fazilet kazanabilir ve bir dakikada bir kurşunu yemekle, en ekall kırk günde ancak kazanılacak velayet derecesi gibi bir makama çıkıyor. Öyle de - [Allah’ın rahmeti, saadet i ebediyeyi gösteriyor.](https://nurdivani.com/videolar/allahin-rahmeti-saadet-i-ebediyeyi-gosteriyor.html) - Yirmi Dokuzuncu Söz/ İkinci Maksat Altıncı Medar: “Rahmanu’r-Rahîm” olan şu mevcudatın Sâni’-i Zülcemal’inin rahmeti, saadet-i ebediyeyi gösteriyor. Evet, nimeti nimet eden, nimeti nıkmetlikten halâs eden ve mevcudatı, firak-ı ebedîden hasıl olan vaveylâlardan kurtaran saadet-i ebediyeyi; o rahmetin şe’nindendir ki beşerden esirgemesin. Çünkü bütün nimetlerin re’si, reisi, gayesi, neticesi olan saadet-i ebediye verilmezse, dünya öldükten sonra - [Yaratıcıların en güzeli ne demektir -2](https://nurdivani.com/videolar/yaraticilarin-en-guzeli-ne-demektir-2.html) - İKİNCİ MEVKIF / Üçüncü Maksat Dördüncü İşaret: Muvazene ve tafdil, vaki mevcudlar içinde olduğu gibi imkânî, hattâ farazî eşyalar içinde dahi olabilir. Nasıl ki ekser mahiyetlerde, müteaddid meratib bulunur. Öyle de esma-i İlahiye ve sıfât-ı kudsiyenin mahiyetlerinde de akıl itibarıyla hadsiz meratib bulunabilir. Halbuki Cenab-ı Hak, o sıfât ve esmanın mümkün ve mutasavver bütün meratibinin - [Yaratıcıların en güzeli ne demektir -1](https://nurdivani.com/videolar/yaraticilarin-en-guzeli-ne-demektir-1.html) - İKİNCİ MEVKIF / Üçüncü Maksat: Umum ehl-i dalaletin vekili, ikinci sualine (Hâşiye: İkinci Maksat’ın başındaki sual demektir. Yoksa hâtimenin âhirindeki bu küçücük sual değildir.) karşı, kat’î ve mukni ve mülzim cevabı aldıktan sonra, şöyle üçüncü bir sual ediyor. Diyor ki: Kur’an’da اَحْسَنُ الْخَالِقٖينَ ، اَرْحَمُ الرَّاحِمٖينَ gibi kelimat; başka hâlıklar, râhimler bulunduğunu iş’ar eder. Hem - [İhtiyarın cüz’î ise kendi mâlikinin irade-i külliyesine işini bırak.](https://nurdivani.com/videolar/ihtiyarin-cuzi-ise-kendi-malikinin-irade-i-kulliyesine-isini-birak.html) - Otuz İkinci Söz/ Üçüncü/Mevkıf/İkinci Nokta’nın İkinci Mebhası Hem mü’mine der: İhtiyarın cüz’î ise kendi mâlikinin irade-i külliyesine işini bırak. İktidarın küçük ise Kadîr-i Mutlak’ın kudretine itimat et. Hayatın az ise hayat-ı bâkiyeyi düşün. Ömrün kısa ise ebedî bir ömrün var, merak etme. Fikrin sönük ise Kur’an’ın güneşi altına gir, imanın nuruyla bak ki yıldız böceği - [Sendeki nihayetsiz muhabbet kabiliyetini, çirkin ve noksan ve şerûr ve sana muzır olan nefs-i emmarene verme.](https://nurdivani.com/videolar/sendeki-nihayetsiz-muhabbet-kabiliyetini-cirkin-ve-noksan-ve-serur-ve-sana-muzir-olan-nefs-i-emmarene-verme.html) - Otuz İkinci Söz/ Üçüncü Mevkıf: Hem de Kur’an’ın hakikati der ki: Ey mü’min! Sendeki nihayetsiz muhabbet kabiliyetini, çirkin ve noksan ve şerûr ve sana muzır olan nefs-i emmarene verme. Onu mahbub ve onun hevasını kendine mabud ittihaz etme. Belki sendeki o nihayetsiz muhabbet kabiliyetini, nihayetsiz bir muhabbete lâyık hem nihayetsiz sana ihsan edebilen hem istikbalde - [Kabir kapısını kapamadığınız için siz kat’î olarak bu yolun yolcususunuz.](https://nurdivani.com/videolar/kabir-kapisini-kapamadiginiz-icin-siz-kati-olarak-bu-yolun-yolcususunuz.html) - Otuz İkinci Söz / Üçüncü Mevkıf: Hem bu vaziyette iken insaniyet itibarıyla nev-i insanî ile ve dünya ile alâkadar olduğu halde, dünyayı ve insanı Hakîm, Alîm, Kadîr, Rahîm, Kerîm bir zatın tasarrufunda tasavvur etmediği ve onları tesadüf ve tabiata havale ettiği için dünyanın ehvali ve insanın ahvali onu daima iz’aç eder. Kendi elemiyle beraber insanların - [Sebeplerin hiç mi tesiri yok?](https://nurdivani.com/videolar/sebeplerin-hic-mi-tesiri-yok.html) - İkinci Mevkıf /Birinci Maksat: İşte ehl-i dalaletin vekili, buna karşı diyeceği kalmıyor. Yalnız diyor ki: “Şirke emare, kâinattaki tertib-i esbabdır. Her şeyin bir sebeple bağlı olduğudur. Demek, esbabın hakiki tesirleri vardır. Tesirleri varsa şerik olabilirler?” Elcevap: Meşiet ve hikmet-i İlahiyenin muktezasıyla ve çok esmanın tezahür etmek istemesiyle; müsebbebat, esbaba rabtedilmiş. Her bir şey, bir sebeple - [Eğer onu dinlersen hasâretin o kadar büyük olur ki, tasavvurundan ruh, akıl ve kalb ürperir.”](https://nurdivani.com/videolar/eger-onu-dinlersen-hasaretin-o-kadar-buyuk-olur-ki-tasavvurundan-ruh-akil-ve-kalb-urperir.html) - İkinci Nokta’nın İkinci Mebhası Ehl-i dalaletin vekili, tutunacak ve dalaletini ona bina edecek hiçbir şey bulamadığı ve mülzem kaldığı zaman şöyle diyor ki: “Ben, saadet-i dünyayı ve lezzet-i hayatı ve terakkiyat-ı medeniyeti ve kemal-i sanatı; kendimce, âhireti düşünmemekte ve Allah’ı tanımamakta ve hubb-u dünyada ve hürriyette ve kendine güvenmekte gördüğüm için insanın ekserisini bu yola - [Dünyanın üç yüzü var: Birinci yüzü: Cenab-ı Hakk’ın esmasına bakar.](https://nurdivani.com/videolar/dunyanin-uc-yuzu-var-birinci-yuzu-cenab-i-hakkin-esmasina-bakar.html) - İkinci Mevkıf/Üçüncü Maksat/Beşinci Remiz: Birinci Nokta: Ehl-i dalaletin vekili der ki: “Ehadîsinizde dünya tel’in edilmiş, ‘cîfe’ ismiyle yâd edilmiş. Hem bütün ehl-i velayet ve ehl-i hakikat, dünyayı tahkir ediyorlar. ‘Fenadır, pistir.’ diyorlar. Halbuki sen, bütün kemalât-ı İlahiyeye medar ve hüccet, onu gösteriyorsun ve âşıkane ondan bahsediyorsun.” Elcevap: Dünyanın üç yüzü var: Birinci yüzü: Cenab-ı Hakk’ın - [Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev. Mana-yı ismiyle sevme.](https://nurdivani.com/videolar/dunyayi-ve-ondaki-mahlukati-mana-yi-harfiyle-sev-mana-yi-ismiyle-sevme.html) - Otuz İkinci Söz/ İkinci Nokta’nın İkinci Mebhası/ Mühim bir sual; Elhasıl: Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev. Mana-yı ismiyle sevme. “Ne kadar güzel yapılmış.” de. “Ne kadar güzeldir.” deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü bâtın-ı kalp, âyine-i Samed’dir ve ona mahsustur. اَللّٰهُمَّ ارْزُقْنَا حُبَّكَ وَ حُبَّ مَا يُقَرِّبُنَا اِلَيْكَ de. - [Terkibat-ı mevcudat tabir edilen terkip ve tahlil hengâmındaki teceddüdde nihayet derecede ihtilat ve karışma içinde](https://nurdivani.com/videolar/terkibat-i-mevcudat-tabir-edilen-terkip-ve-tahlil-hengamindaki-teceddudde-nihayet-derecede-ihtilat-ve-karisma-icinde.html) - Yedinci Pencere’den devam Terkibat-ı mevcudat tabir edilen terkip ve tahlil hengâmındaki teceddüdde nihayet derecede ihtilat ve karışma içinde nihayet derecede bir imtiyaz ve tefrik ile mesela, topraktaki tohumların ve köklerin çok karışık olduğu halde hiç şaşırmayarak bir surette sümbüllerini ve vücudlarını temyiz ve tefrik etmek ve ağaçlara giren karışık maddeleri yaprak ve çiçek ve meyvelere - [Şu kâinat yüzünde serpilen masnuatın kemal-i intizamları ve kemal-i mevzuniyetleri](https://nurdivani.com/videolar/su-kainat-yuzunde-serpilen-masnuatin-kemal-i-intizamlari-ve-kemal-i-mevzuniyetleri.html) - Yedinci Pencere: Şu kâinat yüzünde serpilen masnuatın kemal-i intizamları ve kemal-i mevzuniyetleri ve kemal-i ziynetleri ve icadlarının suhuleti ve birbirine benzemeleri ve bir tek fıtrat izhar etmeleri, nasıl ki bir Sâni’-i Hakîm’in vücub-u vücudunu ve kemal-i kudretini ve vahdetini gayet geniş bir mikyasta gösteriyorlar. Öyle de camid ve basit unsurlardan, hadsiz ve ayrı ayrı ve - [Cenab-ı Hakk’ın madem onun bir kanun-u emri olan ruh](https://nurdivani.com/videolar/cenab-i-hakkin-madem-onun-bir-kanun-u-emri-olan-ruh.html) - Otuz Birinci Pencere/İkinci Nokta: Mühim bir sırr-ı ehadiyete işaret eder. Şöyle ki: İnsanın nasıl ruhu bütün cesedine öyle bir münasebeti var ki bütün azasını ve eczasını birbirine yardım ettirir. Yani, irade-i İlahiye cilvesi olan evamir-i tekviniye ve o evamirden vücud-u haricî giydirilmiş bir kanun-u emrî ve latîfe-i Rabbaniye olan ruh, onların idaresinde onların manevî seslerini - [İnsan, üç cihetle esma-i İlahiyeye bir âyinedir.](https://nurdivani.com/videolar/insan-uc-cihetle-esma-i-ilahiyeye-bir-ayinedir.html) - Otuz Birinci Pencere:: لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فٖٓى اَحْسَنِ تَقْوٖيمٍ ۞ وَ فِى الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِنٖينَ ۞ وَ فٖٓى اَنْفُسِكُمْ اَفَلَا تُبْصِرُونَ Şu pencere insan penceresidir ve enfüsîdir. Ve enfüsî cihetinde şu pencerenin tafsilatını binler muhakkikîn-i evliyanın mufassal kitaplarına havale ederek yalnız feyz-i Kur’an’dan aldığımız birkaç esasa işaret ederiz. Şöyle ki: On Birinci Söz’de beyan edildiği - [Allah’ı kabul etmeyenler neleri kabul edecekler?](https://nurdivani.com/videolar/allahi-kabul-etmeyenler-neleri-kabul-edecekler.html) - Yirmi Beşinci Pencere: Nasıl ki madrub, elbette dâribe delâlet eder. Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder. Veled, validi iktiza eder. Tahtiyet, fevkiyeti istilzam eder ve hâkeza… Bütün umûr-u izafiye tabir ettikleri biri birisiz olmayan evsaf-ı nisbiye misillü şu kâinatın cüz’iyatında ve heyet-i umumiyesinde görünen imkân dahi vücubu gösterir. Ve bütün onlarda görünen infial, bir fiili - [Her şey, her şeyinde ona muhtaçtır!](https://nurdivani.com/videolar/her-sey-her-seyinde-ona-muhtactir.html) - On Dördüncü Pencere: قُلْ مَنْ بِيَدِهٖ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ ۞ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُ ۞ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا ۞ اِنَّ رَبّٖى عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ حَفٖيظٌ sırlarınca her şey, her şeyinde ve her şe’ninde tek bir Hâlık-ı Zülcelal’e muhtaçtır. Evet, kâinattaki mevcudata bakıyoruz ve görüyoruz ki zaaf-ı mutlak içinde - [Şu kâinattaki mevcudatın birbirine teavünü, tecavübü, tesanüdü gösterir ki…](https://nurdivani.com/videolar/su-kainattaki-mevcudatin-birbirine-teavunu-tecavubu-tesanudu-gosterir-ki.html) - Onuncu Pencere وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِهٖ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِىَ فِى الْبَحْرِ بِاَمْرِهٖ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَ وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَا Şu kâinattaki mevcudatın birbirine teavünü, tecavübü, tesanüdü gösterir ki umum mahlukat; bir tek - [Görüyoruz ki eşya, hususan zîhayat olanlar, def’î gibi âni bir zamanda vücuda gelir.](https://nurdivani.com/videolar/goruyoruz-ki-esya-hususan-zihayat-olanlar-defi-gibi-ani-bir-zamanda-vucuda-gelir.html) - Beşinci Pencere: Görüyoruz ki eşya, hususan zîhayat olanlar, def’î gibi âni bir zamanda vücuda gelir. Halbuki def’î ve âni bir surette basit bir maddeden çıkan şeyler, gayet basit, şekilsiz, sanatsız olması lâzım gelirken; çok maharete muhtaç bir hüsn-ü sanatta, çok zamana muhtaç ihtimamkârane nakışlarla münakkaş, çok âlâta muhtaç acib sanatlarla müzeyyen, çok maddelere muhtaç bir - [O matlabları, o hâcetleri, ummadığı ve bilmediği ve eli yetişmediği yerden münasip ve lâyık bir vakitte onlara veriliyor](https://nurdivani.com/videolar/o-matlablari-o-hacetleri-ummadigi-ve-bilmedigi-ve-eli-yetismedigi-yerden-munasip-ve-layik-bir-vakitte-onlara-veriliyor.html) - Birinci Pencere: Bilmüşahede görüyoruz ki bütün eşya, hususan zîhayat olanların pek çok muhtelif hâcatı ve pek çok mütenevvi metalibi vardır. O matlabları, o hâcetleri, ummadığı ve bilmediği ve eli yetişmediği yerden münasip ve lâyık bir vakitte onlara veriliyor, imdada yetiştiriliyor. Halbuki o hadsiz maksudların en küçüğüne o muhtaçların kudreti yetişmez, elleri ulaşmaz. Sen kendine bak! - [Eşya, vücud ve teşahhusatlarında, nihayetsiz imkânat yolları içinde…](https://nurdivani.com/videolar/esya-vucud-ve-tesahhusatlarinda-nihayetsiz-imkanat-yollari-icinde.html) - İkinci Pencere: Eşya, vücud ve teşahhusatlarında, nihayetsiz imkânat yolları içinde mütereddid, mütehayyir, şekilsiz bir surette iken birdenbire gayet muntazam, hakîmane öyle bir teşahhus-u vechî veriliyor ki mesela, her bir insanın yüzünde, bütün ebna-yı cinsinden her birisine karşı birer alâmet-i farika, o küçük yüzde bulunduğu ve zahir ve bâtın duygularıyla kemal-i hikmetle teçhiz edildiği cihetle o - [Demek esbab bir perdedir, müsebbebleri yapan başkadır.](https://nurdivani.com/videolar/demek-esbab-bir-perdedir-musebbebleri-yapan-baskadir.html) - Yirmi Yedinci Pencere اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ وَكٖيلٌ Kâinatta “esbab ve müsebbebat” görünen eşyaya bakıyoruz ve görüyoruz ki en a’lâ bir sebep, en âdi bir müsebbebe kuvveti yetmiyor. Demek esbab bir perdedir, müsebbebleri yapan başkadır. Mesela, hadsiz masnuattan yalnız cüz’î bir misal olarak insan başı içinde bir hardal küçüklüğünde bir yerde - [Hz. Yunus (a.s) Kıssası](https://nurdivani.com/videolar/hz-yunus-a-s-kissasi.html) - Hazret-i Yunus İbn-i Metta alâ nebiyyina ve aleyhissalâtü vesselâmın münâcatı, en azîm bir münâcattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır. Hazret-i Yunus aleyhisselâmın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّٖى كُنْتُ - [Acz ve fakr madenindeki cevherleri çıkarmalısın](https://nurdivani.com/videolar/acz-ve-fakr-madenindeki-cevherleri-cikarmalisin.html) - Beşinci Nükte/Üçüncü Mesele ve Hatime Üçüncü Mesele: Her zamanın bir hükmü var. Şu gaflet zamanında musibet şeklini değiştirmiş. Bazı zamanda ve bazı eşhasta bela, bela değil belki bir lütf-u İlahîdir. Ben şu zamandaki hastalıklı ve sair musibetzedeleri (fakat musibet, dine dokunmamak şartıyla) bahtiyar gördüğümden, hastalık ve musibet aleyhtarı bulunmak hususunda bana bir fikir vermiyor. Ve - [İnsan neden aciz ve fakir yaratılmıştır!](https://nurdivani.com/videolar/insan-neden-aciz-ve-fakir-yaratilmistir.html) - İkinci Lem’a/ Hâtime Cenab-ı Hak hadsiz kudret ve nihayetsiz rahmetini göstermek için insanda hadsiz bir acz, nihayetsiz bir fakr derceylemiştir. Hem hadsiz nukuş-u esmasını göstermek için insanı öyle bir surette halk etmiş ki hadsiz cihetlerle elemler aldığı gibi hadsiz cihetlerle de lezzetler alabilir bir makine hükmünde yaratmış. Ve o makine-i insaniyede yüzer âlet var. Her - [Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir.](https://nurdivani.com/videolar/asil-musibet-ve-muzir-musibet-dine-gelen-musibettir.html) - Beşinci Nükte Üç meseledir. Birinci Mesele: Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlahiyeye iltica edip feryat etmek gerektir. Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bir kısmı ihtar-ı Rahmanîdir. Nasıl ki çoban, gayrın tarlasına tecavüz eden koyunlarına taş atıp onlar o taştan hissederler ki zararlı işten kurtarmak - [Cenab-ı Hakk’ın insana verdiği sabır kuvvetini evham yolunda dağıtmazsa, her musibete karşı kâfi gelebilir.](https://nurdivani.com/videolar/cenab-i-hakkin-insana-verdigi-sabir-kuvvetini-evham-yolunda-dagitmazsa-her-musibete-karsi-kafi-gelebilir.html) - Dördüncü Nükte Yirmi Birinci Söz’ün Birinci Makam’ında beyan edildiği gibi: Cenab-ı Hakk’ın insana verdiği sabır kuvvetini evham yolunda dağıtmazsa, her musibete karşı kâfi gelebilir. Fakat vehmin tahakkümüyle ve insanın gafletiyle ve fâni hayatı bâki tevehhüm etmesiyle, sabır kuvvetini mazi ve müstakbele dağıtıp hal-i hazırdaki musibete karşı sabrı kâfi gelmez, şekvaya başlar. Âdeta (hâşâ) Cenab-ı Hakk’ı - [Eğer tevehhüm-ü beka olmazsa muhabbet edemez.](https://nurdivani.com/videolar/eger-tevehhum-u-beka-olmazsa-muhabbet-edemez.html) - İnsanın fıtratında, bekaya karşı gayet şedit bir aşk var. Hattâ her sevdiği şeyde kuvve-i vâhime cihetiyle bir nevi beka tevehhüm eder, sonra sever. Ne vakit zevalini düşünse veya görse derinden derine feryat eder. Bütün firaklardan gelen feryatlar, aşk-ı bekadan gelen ağlamaların tercümanlarıdır. Eğer tevehhüm-ü beka olmazsa muhabbet edemez. Hattâ denilebilir ki: Âlem-i bekanın ve ebedî - [Ameliyata hazır mısın? (Ya baki entel baki)](https://nurdivani.com/videolar/ameliyata-hazir-misin-ya-baki-entel-baki.html) - Bu Lem’a’ya bir derece his ve zevk karışmış. His ve zevkin coşkunlukları ise aklın düsturlarını, fikrin mizanlarını çok dinlemediklerinden ve müraat etmediklerinden bu Üçüncü Lem’a mantık mizanları ile tartılmamalı. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ âyetinin mealini ifade eden يَا بَاقٖى اَنْتَ الْبَاقٖى ۞ يَا بَاقٖى اَنْتَ الْبَاقٖى - [Şefkat Tokatları!](https://nurdivani.com/videolar/sefkat-tokatlari.html) - Onuncu Lem’a: Şefkat Tokatları Risalesi بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُٓ اَمَدًا بَعٖيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُ وَاللّٰهُ رَؤُفٌ بِالْعِبَادِ âyetinin bir sırrını, hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarımın beşeriyet muktezası olarak sehiv ve hatalarının neticesinde yedikleri şefkat tokatlarını beyan etmekle tefsir ediyor. - [Eğer Allah’a muhabbetiniz varsa Habibullah’a ittiba edilecek.](https://nurdivani.com/videolar/eger-allaha-muhabbetiniz-varsa-habibullaha-ittiba-edilecek.html) - Beşinci Nükte قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُونٖى يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ âyet-i azîmesi, ittiba-ı sünnet ne kadar mühim ve lâzım olduğunu pek kat’î bir surette ilan ediyor. Evet, şu âyet-i kerîme, kıyasat-ı mantıkıye içinde, kıyas-ı istisnaî kısmının en kuvvetli ve kat’î bir kıyasıdır. Şöyle ki: Nasıl mantıkça kıyas-ı istisnaî misali olarak deniliyor: “Eğer güneş çıksa gündüz - [Açlıktan ölmek var mıdır?](https://nurdivani.com/videolar/acliktan-olmek-var-midir.html) - BİRİNCİ NÜKTE: İki noktadır. Birinci Nokta: وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْ ۞ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتٖينُ âyetlerinin sırrınca rızık, doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelal’in elindedir ve hazine-i rahmetinden çıkar. Her bir zîhayatın rızkı, taahhüd-ü Rabbanîsi altında olduğundan açlıktan ölmek, olmamak lâzım gelir. Halbuki zahiren açlıktan ve rızıksızlıktan ölenler çok - [Şerlerin yaratılması şer mi? Büyük günah işleyen kafir mi?](https://nurdivani.com/videolar/serlerin-yaratilmasi-ser-mi-buyuk-gunah-isleyen-kafir-mi.html) - On Üçüncü Lem’a Yedinci İşaret Sual: Mutezile imamları, şerrin icadını şer telakki ettikleri için küfür ve dalaletin hilkatini Allah’a vermiyorlar. Güya onunla Allah’ı takdis ediyorlar. “Beşer kendi ef’alinin hâlıkıdır.” diye dalalete gidiyorlar. Hem derler: “Bir günah-ı kebireyi işleyen bir mü’minin imanı gider. Çünkü Cenab-ı Hakk’a itikad ve cehennemi tasdik etmek, öyle günahı işlemekle kabil-i tevfik - [Her vakit şeytanın şerrinden Cenab ı Hakk’a sığınmasının sırrı nedir?](https://nurdivani.com/videolar/her-vakit-seytanin-serrinden-cenab-i-hakka-siginmasinin-sirri-nedir.html) - Birinci İşaret Sual: Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir medhalleri olmadığı hem Cenab-ı Hak rahmet ve inayetiyle ehl-i hakka taraftar olduğu hem hak ve hakikatin cazibedar güzellikleri ve mehasinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu hem dalaletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalaleti tenfir ettikleri halde, hizbü’ş-şeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit - [Tahayyül-ü şetim, şetim olmadığı gibi tahayyül-ü küfür dahi küfür değil](https://nurdivani.com/videolar/tahayyul-u-setim-setim-olmadigi-gibi-tahayyul-u-kufur-dahi-kufur-degil.html) - On Üçüncü Lem’a/ Altıncı İşaret Şeytanın en tehlikeli bir desisesi şudur ki: Bazı hassas ve safi-kalp insanlara tahayyül-ü küfrîyi, tasdik-i küfürle iltibas ettiriyor. Tasavvur-u dalaleti, dalaletin tasdiki suretinde gösteriyor. Ve mukaddes zatlar ve münezzeh şeyler hakkında gayet çirkin hatıraları hayaline gösteriyor. Ve imkân-ı zatîyi, imkân-ı aklî şeklinde gösterip imandaki yakînine münafî bir şek tarzını veriyor. - [Rahmet, ne kadar kıymettar bir vesile ve ne kadar makbul bir şefaatçi olduğunu bununla anla ki](https://nurdivani.com/videolar/rahmet-ne-kadar-kiymettar-bir-vesile-ve-ne-kadar-makbul-bir-sefaatci-oldugunu-bununla-anla-ki.html) - Altıncı Sır: Ey hadsiz acz ve nihayetsiz fakr içinde yuvarlanan bîçare insan! Rahmet, ne kadar kıymettar bir vesile ve ne kadar makbul bir şefaatçi olduğunu bununla anla ki o rahmet, öyle bir Sultan-ı Zülcelal’e vesiledir ki yıldızlarla zerrat beraber olarak kemal-i intizam ve itaatle –beraber– ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zat-ı Zülcelal’in ve o Sultan-ı - [İnsan kendi vazifesini yapıp Cenab-ı Hakk’ın vazifesine karışmamalı.](https://nurdivani.com/videolar/insan-kendi-vazifesini-yapip-cenab-i-hakkin-vazifesine-karismamali.html) - On Yedinci Lem’a / On Üçüncü Nota Medar-ı iltibas olmuş olan beş meseledir. Birincisi: Tarîk-ı hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenab-ı Hakk’a ait vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler. Edebü’d-Din Ve’d-Dünya Risalesi’nde vardır ki: Bir zaman şeytan, Hazret-i İsa aleyhisselâma itiraz edip demiş ki: “Madem ecel ve - [Şükrünü, minnettarlığını kime yapıyorsun?](https://nurdivani.com/videolar/sukrunu-minnettarligini-kime-yapiyorsun.html) - On Yedinci Lem’a/On Üçüncü Nota/Dördüncü Mesele: Esbab-ı zahiriye eliyle gelen nimetleri, o esbab hesabına almamak gerektir. Eğer o sebep ihtiyar sahibi değilse –mesela, hayvan ve ağaç gibi– doğrudan doğruya Cenab-ı Hak hesabına verir. Madem o, lisan-ı hal ile Bismillah der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillah de, al. Eğer o sebep ihtiyar sahibi - [Madem öyledir; hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork.](https://nurdivani.com/videolar/madem-oyledir-hazer-et-dikkatle-bas-batmaktan-kork.html) - On Yedinci Lem’a/ On Dördüncü Nota/ Üçüncü Remiz: Üçüncü Remiz: Ey insan! Fâtır-ı Hakîm’in senin mahiyetine koyduğu en garib bir halet şudur ki: Bazen dünyaya yerleşemiyorsun. Zindanda boğazı sıkılmış adam gibi “Of, of!” deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde, bir zerrecik bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen - [Özgürlük naraları atanlar mutlu mudur?](https://nurdivani.com/videolar/ozgurluk-naralari-atanlar-mutlu-mudur.html) - On Yedinci Lema/ Beşinci Nota Ey ikinci bozuk Avrupa! Senin çürük ve esassız esaslarının bir kısmı şunlardır ki: “En büyük melekten en küçük semeğe kadar her bir zîhayat kendi nefsine mâliktir ve kendi zatı için çalışır ve kendi lezzeti için çabalar. Onun bir hakk-ı hayatı var. Gaye-i himmeti ve hedef-i maksadı, yaşamak ve bekasını temin - [Bazı eblehler var ki güneşi tanımadıkları için bir âyinede güneşi görse âyineyi sevmeye başlar.](https://nurdivani.com/videolar/bazi-eblehler-var-ki-gunesi-tanimadiklari-icin-bir-ayinede-gunesi-gorse-ayineyi-sevmeye-baslar.html) - İkinci Remiz: Bazı eblehler var ki güneşi tanımadıkları için bir âyinede güneşi görse âyineyi sevmeye başlar. Şedit bir his ile onun muhafazasına çalışır. Tâ ki içindeki güneşi kaybolmasın. Ne vakit o ebleh; güneş, âyinenin ölmesiyle ölmediğini ve kırılmasıyla fena bulmadığını derk etse bütün muhabbetini gökteki güneşe çevirir. O vakit anlar ki âyinede görülen güneş; âyineye - [Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir.](https://nurdivani.com/videolar/ey-dunya-perest-insan-cok-genis-tasavvur-ettigin-senin-dunyan-dar-bir-kabir-hukmundedir.html) - Dördüncü Remiz: Ey dünya-perest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat, o dar kabir gibi menzilin duvarları şişeden olduğu için birbiri içinde in’ikas edip göz görünceye kadar genişliyor. Kabir gibi dar iken, bir şehir kadar geniş görünür. Çünkü o dünyanın sağ duvarı olan geçmiş zaman ve sol duvarı olan gelecek - [Şu âlemin fenasından sonra sana refakat etmeyen...](https://nurdivani.com/videolar/su-alemin-fenasindan-sonra-sana-refakat-etmeyen-ve-dunyanin-harabiyla-senden-mufarakat-eden-bir-seye-kalbini-baglamak-sana-layik-degildir.html) - BİRİNCİ NOTA Kendi nefsime hitaben demiştim: Ey gafil Said! Bil ki: Şu âlemin fenasından sonra sana refakat etmeyen ve dünyanın harabıyla senden müfarakat eden bir şeye kalbini bağlamak sana lâyık değildir. Hususan senin asrının inkırazıyla seni terk edip arka çeviren ve bâhusus berzah seferinde arkadaşlık etmeyen ve hususan seni kabir kapısına kadar teşyi etmeyen, hususan - [Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı...](https://nurdivani.com/videolar/ey-kafirlerin-cokluklarindan-ve-onlarin-bazi-hakaik-i-imaniyenin-inkarindaki-ittifaklarindan-telasa-dusen-ve-itikadini-bozan-bicare-insan.html) - Altıncı Nota Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telaşa düşen ve itikadını bozan bîçare insan! Bil ki kıymet ve ehemmiyet, kemiyette ve adet çokluğunda değil. Çünkü insan eğer insan olmazsa şeytan bir hayvana inkılab eder. İnsan, bazı Frenkler ve Frenk-meşrepler gibi ihtirasat-ı hayvaniyede terakki ettikçe, daha şiddetli bir hayvaniyet mertebesini alır. - [Ehl-i hak ve hakikatin ihtilaf ve rekabetleri, kıskançlıktan ve hırs-ı dünyadan gelmediği gibi;](https://nurdivani.com/videolar/ehl-i-hak-ve-hakikatin-ihtilaf-ve-rekabetleri-kiskancliktan-ve-hirs-i-dunyadan-gelmedigi-gibi.html) - Yedinci Sebep Ehl-i hak ve hakikatin ihtilaf ve rekabetleri, kıskançlıktan ve hırs-ı dünyadan gelmediği gibi; ehl-i dünyanın ve ehl-i gafletin ittifakları dahi civanmertlikten ve ulüvv-ü cenabdan değildir. Belki ehl-i hakikat, hakikatten gelen ulüvv-ü cenab ve ulüvv-ü himmet ve tarîk-ı hakta memduh olan müsabakayı tam muhafaza edemediklerinden ve nâ-ehillerin girmesi yüzünden bir derece sû-i istimal ettiklerinden; - [İşte bu müthiş sebebin verdiği vahim neticeleri görmemenin yegâne çaresi “Dokuz emirdir.”](https://nurdivani.com/videolar/iste-bu-muthis-sebebin-verdigi-vahim-neticeleri-gormemenin-yegane-caresi-dokuz-emirdir.html) - İşte bu müthiş sebebin verdiği vahim neticeleri görmemenin yegâne çaresi “Dokuz emirdir.” 1 – Müsbet hareket etmektir ki yani kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adâveti ve başkalarının tenkisi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin; onlarla meşgul olmasın. 2 – Belki daire-i İslâmiyet içinde hangi meşrepte olursa olsun, medar-ı muhabbet ve uhuvvet ve ittifak - [İhlas nedir?](https://nurdivani.com/videolar/ihlas-nedir.html) - Yirmi Birinci Lem’a İhlas hakkında On Yedinci Lem’a’nın On Yedinci Nota’sının yedi meselesinden Dördüncü Meselesi iken, ihlas münasebetiyle Yirminci Lem’a’nın İkinci Nokta’sı oldu. Nuraniyetine binaen Yirmi Birinci Lem’a olarak Lemaat’a girdi. Bu Lem’a lâekall her on beş günde bir defa okunmalı. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رٖيحُكُمْ ۞ وَ قُومُوا لِلّٰهِ قَانِتٖينَ - [Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı.](https://nurdivani.com/videolar/amelinizde-riza-yi-ilahi-olmali.html) - Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı. Eğer o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için bu hizmette doğrudan doğruya yalnız Cenab-ı - [Riyadan kurtulup ihlası kazanmanın en mühim sebebi](https://nurdivani.com/videolar/riyadan-kurtulup-ihlasi-kazanmanin-en-muhim-sebebi.html) - İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi İkinci Sebep: İman-ı tahkikînin kuvvetiyle ve marifet-i Sâni’i netice veren masnuattaki tefekkür-ü imanîden gelen lemaat ile bir nevi huzur kazanıp, Hâlık-ı Rahîm’in hazır nâzır olduğunu düşünüp, ondan başkasının teveccühünü aramayarak; huzurunda başkalarına bakmak, meded aramak o huzurun edebine muhalif olduğunu düşünmek ile o riyadan kurtulup ihlası - [Vazife çok büyüktür.](https://nurdivani.com/videolar/vazife-cok-buyuktur.html) - Yirmi İkinci Lem’a / Üçüncü İşaret Eğer deseniz: Bu hürmet ve makam ve teveccüh, vazife başında olduğu vakte mahsustur ve vazifedarlara hastır. Sen vazifesiz bir adamsın, vazifedarlar gibi milletin hürmetini kabul edemezsin! Elcevap: Eğer insan yalnız bir cesetten ibaret olsa ve insan dünyada lâyemutane daimî kalsa ve kabir kapısı kapansa ve ölüm öldürülse, o vakit - [Bir mevcudun vahdeti varsa elbette bir vâhidden, bir elden sudûr edebilir](https://nurdivani.com/videolar/bir-mevcudun-vahdeti-varsa-elbette-bir-vahidden-bir-elden-sudur-edebilir.html) - Üçüncü Muhal: اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ اِلَّا عَنِ الْوَاحِدِ kaide-i mukarreresiyle: “Bir mevcudun vahdeti varsa elbette bir vâhidden, bir elden sudûr edebilir.” Hususan o mevcud, gayet mükemmel bir intizam ve hassas bir mizan içinde ve câmi’ bir hayata mazhar ise bilbedahe sebeb-i ihtilaf ve keşmekeş olan müteaddid ellerden çıkmadığını; belki gayet Kadîr, Hakîm olan bir tek elden - [Kendi kendine olamaz!](https://nurdivani.com/videolar/kendi-kendine-olamaz.html) - Amma İkinci Mesele: تَشَكَّلَ بِنَفْسِهٖ dir. Yani kendi kendine teşekkül ediyor. İşte bu cümlenin dahi çok muhalatı var. Çok cihetle bâtıldır, muhaldir. Numune için muhalatından üç tanesini beyan ederiz. Birincisi: Ey muannid münkir! Senin enaniyetin seni o kadar ahmaklaştırmış ki yüz muhali birden kabul etmeyi, bir derece hükmediyorsun. Çünkü sen mevcudsun. Ve basit bir madde - [Tabiat ancak bir sanat olabilir, sanatkar olamaz.](https://nurdivani.com/videolar/tabiat-ancak-bir-sanat-olabilir-sanatkar-olamaz.html) - Üçüncü Muhal: Bu muhali izah edecek bazı risalelerde beyan edilen iki misal: Birinci Misal: Bütün âsâr-ı medeniyetle tekmil ve tezyin edilmiş, hâlî bir sahrada kurulmuş, yapılmış bir saraya; gayet vahşi bir adam girmiş, içine bakmış. Binlerle muntazam sanatlı eşyayı görmüş. Vahşetinden, ahmaklığından, hariçten kimse müdahale etmeyip o saray içinde o eşyadan birisi, o sarayı müştemilatıyla - [Çok tembellerden ve târikü’s-salâtlardan işitiyoruz, diyorlar ki Cenab-ı Hakk’ın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var ki](https://nurdivani.com/videolar/cok-tembellerden-ve-tarikus-salatlardan-isitiyoruz-diyorlar-ki-cenab-i-hakkin-bizim-ibadetimize-ne-ihtiyaci-var-ki.html) - Hâtime Tabiat fikr-i küfrîsini terk eden ve imana gelen zat diyor ki: Elhamdülillah, benim şüphelerim kalmadı; yalnız merakımı mûcib olan birkaç sualim var. Birinci Sual: Çok tembellerden ve târikü’s-salâtlardan işitiyoruz, diyorlar ki Cenab-ı Hakk’ın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var ki Kur’an’da çok şiddet ve ısrar ile ibadeti terk edeni zecredip cehennem gibi dehşetli bir ceza - [Esbab-ı âlemin içtimaıyla teşkil-i eşya ve vücud-u mahlukattır.](https://nurdivani.com/videolar/esbab-i-alemin-ictimaiyla-teskil-i-esya-ve-vucud-u-mahlukattir.html) - Mukaddime: Ey insan! Bil ki insanların ağzından çıkan ve dinsizliği işmam eden dehşetli kelimeler var. Ehl-i iman, bilmeyerek istimal ediyorlar. Mühimlerinden üç tanesini beyan edeceğiz: Birincisi: اَوْجَدَتْهُ الْاَسْبَابُ Yani, esbab bu şeyi icad ediyor. İkincisi: تَشَكَّلَ بِنَفْسِهٖ Yani, kendi kendine teşekkül ediyor, oluyor, bitiyor. Üçüncüsü: اِقْتَضَتْهُ الطَّبٖيعَةُ Yani, tabiîdir, tabiat iktiza edip icad ediyor. Evet, - [Hayatın başına ne gelse, hakikat noktasında güzeldir](https://nurdivani.com/videolar/hayatin-basina-ne-gelse-hakikat-noktasinda-guzeldir.html) - Yirmi Beşinci Lem’a/ On Dokuzuncu Deva Cemil-i Zülcelal’in bütün isimleri esmaü’l-hüsna tabir-i Samedanîsiyle gösteriyor ki güzeldirler. Mevcudat içinde en latîf, en güzel, en câmi’ âyine-i samediyet de hayattır. Güzelin âyinesi güzeldir. Güzelin mehasinlerini gösteren âyine güzelleşir. O âyinenin başına o güzelden ne gelse, güzel olduğu gibi; hayatın başına dahi ne gelse, hakikat noktasında güzeldir. Çünkü - [Ölümün gerçek yüzü!](https://nurdivani.com/videolar/olumun-gercek-yuzu.html) - Dokuzuncu Deva Ey Hâlık’ını tanıyan hasta! Hastalıklardaki elem ve tevahhuş ve korkmak ise hastalık bazen ölüme vesile olduğu cihetindendir. Ölüm, nazar-ı gaflet ve zahirî cihetinde dehşetli olduğundan ona vesile olabilen hastalıklar korkutuyor, telaş veriyor. Evvela: Bil ve kat’î iman et ki: “Ecel mukadderdir, tagayyür etmez.” Çok ağır hastaların başında ağlayanlar ve sıhhatleri yerinde olanlar ölmüşler, o - [Mülkünde istediği gibi tasarruf eder](https://nurdivani.com/videolar/mulkunde-istedigi-gibi-tasarruf-eder.html) - Dördüncü Deva Ey şekvacı hasta! Senin hakkın şekva değil şükürdür, sabırdır. Çünkü senin vücudun ve aza ve cihazatın, senin mülkün değildir. Sen onları yapmamışsın, başka tezgâhlardan satın almamışsın. Demek, başkasının mülküdür. Onların mâliki, mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Yirmi Altıncı Söz’de denildiği gibi mesela gayet zengin, gayet mahir bir sanatkâr; güzel sanatını, kıymettar servetini göstermek - [Hastalık hiç aldatmaz bir nâsih ve ikaz edici bir mürşiddir.](https://nurdivani.com/videolar/hastalik-hic-aldatmaz-bir-nasih-ve-ikaz-edici-bir-mursiddir.html) - Üçüncü Deva Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli en yükseği ve cihazatça en zengini belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna - [İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine…](https://nurdivani.com/videolar/insan-bu-dunyaya-keyif-surmek-ve-lezzet-almak-icin-gelmedigine.html) - Üçüncü Deva Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli en yükseği ve cihazatça en zengini belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna - [Hastalık bazılara ehemmiyetli bir definedir, gayet kıymettar bir hediye-i İlahiyedir.](https://nurdivani.com/videolar/hastalik-bazilara-ehemmiyetli-bir-definedir-gayet-kiymettar-bir-hediye-i-ilahiyedir.html) - On Üçüncü Deva Ey hastalıktan şekva eden bîçare adam! Hastalık bazılara ehemmiyetli bir definedir, gayet kıymettar bir hediye-i İlahiyedir. Her hasta, kendi hastalığını o neviden tasavvur edebilir. Madem ecel vakti muayyen değil; Cenab-ı Hak, insanı yeis-i mutlak ve gaflet-i mutlaktan kurtarmak için havf ve reca ortasında ve hem dünya ve hem âhireti muhafaza etmek noktasında - [Dünyaya böyle bakarsan rahat edersin!](https://nurdivani.com/videolar/dunyaya-boyle-bakarsan-rahat-edersin.html) - Yirmi Altıncı Lem’a/ Sekizinci Rica Sonra ekser nâsın âşık ve müptela olduğu dünyaya baktım. Nur-u Kur’an ile gördüm ki birbiri içinde üç küllî dünya var. Birisi esma-i İlahiyeye bakar, onların âyinesidir. İkinci yüzü âhirete bakar, onun mezraasıdır. Üçüncü yüzü ehl-i dünyaya bakar, ehl-i gafletin mel’abegâhıdır. Hem herkesin bu dünyada koca bir dünyası var. Âdeta insanlar - [İhtiyarlığın alâmeti olan beyaz kıllar saçıma düştüğü bir zamanda](https://nurdivani.com/videolar/ihtiyarligin-alameti-olan-beyaz-killar-sacima-dustugu-bir-zamanda.html) - Sekizinci Rica İhtiyarlığın alâmeti olan beyaz kıllar saçıma düştüğü bir zamanda, gençliğin derin uykusunu daha ziyade kalınlaştıran Harb-i Umumî’nin dağdağaları ve esaretimin keşmekeşlikleri ve sonra İstanbul’a geldiğim vakit ehemmiyetli bir şan ve şeref vaziyeti; hattâ Halifeden, Şeyhülislâmdan, Başkumandandan tut tâ medrese talebelerine kadar haddimden çok ziyade bir hüsn-ü teveccüh ve iltifat gösterdikleri cihetle, gençlik sarhoşluğu - [Bu kâinatın Sâni’-i Kadîr ve Hakîm’inin mülkünde iştirak yeri yoktur.](https://nurdivani.com/videolar/bu-kainatin-sani-i-kadir-ve-hakiminin-mulkunde-istirak-yeri-yoktur.html) - İkinci Noktanın İkinci Meselesi: Bu kâinatın Sâni’-i Kadîr ve Hakîm’inin mülkünde iştirak yeri yoktur. Çünkü her şeyde nihayet derecede intizam bulunduğundan şirki kabul edemez. Çünkü müteaddid eller bir işe karışırsa o iş karışır. Bir memlekette iki padişah, bir şehirde iki vali, bir köyde iki müdür bulunsa o memleket, o şehir, o köyün her işinde bir - [İsm-i Kuddüs’ün bir nüktesine dairdir.](https://nurdivani.com/videolar/ism-i-kuddusun-bir-nuktesine-dairdir.html) - İsm-i Kuddüs’ün bir nüktesine dairdir. (Bu Kuddüs Nüktesi, Otuzuncu Söz’ün Zeylinin Zeyli olması münasiptir.) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ âyetinin bir nüktesi ve bir ism-i a’zam veyahut ism-i a’zamın altı nurundan bir nuru olan Kuddüs isminin bir cilvesi şaban-ı şerifin âhirinde, Eskişehir Hapishanesinde bana göründü. Hem mevcudiyet-i İlahiyeyi kemal-i zuhurla hem vahdet-i - [Bu kâinatın Sâni-i Kadîr ve Hakîminin mülkünde iştirak yeri yoktur](https://nurdivani.com/videolar/bu-kainatin-sani-i-kadir-ve-hakiminin-mulkunde-istirak-yeri-yoktur-2.html) - İkinci Noktanın İkinci Meselesi: Bu kâinatın Sâni’-i Kadîr ve Hakîm’inin mülkünde iştirak yeri yoktur. Çünkü her şeyde nihayet derecede intizam bulunduğundan şirki kabul edemez. Çünkü müteaddid eller bir işe karışırsa o iş karışır. Bir memlekette iki padişah, bir şehirde iki vali, bir köyde iki müdür bulunsa o memleket, o şehir, o köyün her işinde bir - [Bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelal’i Kayyum’dur.](https://nurdivani.com/videolar/bu-kainatin-halik-i-zulcelali-kayyumdur.html) - Birinci Şuâ: Bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelal’i Kayyum’dur. Yani bizatihî kaimdir, daimdir, bâkidir. Bütün eşya onunla kaimdir, devam eder ve vücudda kalır, beka bulur. Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyumiyet kesilse kâinat mahvolur. Hem o Zat-ı Zülcelal’in kayyumiyetiyle beraber Kur’an-ı Azîmüşşan’da ferman ettiği gibi لَيْسَ كَمِثْلِهٖ شَىْءٌ dür. Yani ne zatında, ne sıfâtında, ne - [Dünyaya karşı olan aşk-ı mecazî dahi bir aşk-ı hakikiye inkılab edebilir mi?](https://nurdivani.com/videolar/dunyaya-karsi-olan-ask-i-mecazi-dahi-bir-ask-i-hakikiye-inkilab-edebilir-mi.html) - Dördüncü Sual Mahbublara olan aşk-ı mecazî aşk-ı hakikiye inkılab ettiği gibi acaba ekser nâsda bulunan dünyaya karşı olan aşk-ı mecazî dahi bir aşk-ı hakikiye inkılab edebilir mi? Elcevap: Evet. Dünyanın fâni yüzüne karşı olan aşk-ı mecazî; eğer o âşık, o yüzün üstündeki zeval ve fena çirkinliğini görüp ondan yüzünü çevirse bâki bir mahbub arasa dünyanın - [Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim](https://nurdivani.com/videolar/hakaik-i-imaniyeden-bir-meselenin-inkisafini-binler-ezvak-ve-mevacid-ve-keramata-tercih-ederim.html) - Beşinci Mektup بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ Silsile-i Nakşî’nin kahramanı ve bir güneşi olan İmam-ı Rabbanî (ra) Mektubat’ında demiş ki: “Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim.” Hem demiş ki: “Bütün tarîklerin nokta-i müntehası, hakaik-i imaniyenin vuzuh ve inkişafıdır.” Hem demiş ki: “Velayet üç kısımdır: - [Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki dünyayı bir misafirhane-i askerî telakki etsin](https://nurdivani.com/videolar/su-dunya-hayatinda-en-bahtiyar-odur-ki-dunyayi-bir-misafirhane-i-askeri-telakki-etsin.html) - Sâlisen: Görüyorum ki: Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki dünyayı bir misafirhane-i askerî telakki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına, daimî bir elmasın fiyatını vermez; istikamet ve lezzetle hayatını geçirir. Evet dünyaya ait - [Dünyanın siyasetine karşı ne için bu kadar lâkaytsın?](https://nurdivani.com/videolar/dunyanin-siyasetine-karsi-ne-icin-bu-kadar-lakaytsin.html) - Üçüncü Sualiniz: Dünyanın siyasetine karşı ne için bu kadar lâkaytsın? Bu kadar safahat-ı âleme karşı tavrını hiç bozmuyorsun? Bu safahatı hoş mu görüyorsun? Veyahut korkuyor musun ki sükût ediyorsun? Elcevap: Kur’an-ı Hakîm’in hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men’etti. Hattâ düşünmesini de bana unutturdu. Yoksa bütün sergüzeşt-i hayatım şahittir ki hak gördüğüm meslekte gitmeye - [Mü’minlerin kable’l-büluğ vefat eden evlatları; cennette ebedî, sevimli, cennete lâyık bir surette daimî çocuk kalacaklarını](https://nurdivani.com/videolar/muminlerin-kablel-bulug-vefat-eden-evlatlari-cennette-ebedi-sevimli-cennete-layik-bir-surette-daimi-cocuk-kalacaklarini.html) - Aziz âhiret kardeşim Hâfız Hâlid Efendi! بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَ الَّذٖينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُصٖيبَةٌ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ Kardeşim, çocuğun vefatı beni müteessir etti. Fakat اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ kazaya rıza, kadere teslim İslâmiyet’in bir şiarıdır. Cenab-ı Hak sizlere sabr-ı cemil versin. Merhumu da size zahîre-i âhiret ve şefaatçi yapsın. Size ve sizin - [Vefat eden çocuğun şu anda nerede!](https://nurdivani.com/videolar/vefat-eden-cocugun-su-anda-nerede.html) - İkinci Nokta: Bir zaman bir zat, bir zindanda bulunuyor. Sevimli bir çocuğu yanına gönderilmiş. O bîçare mahpus hem kendi elemini çekiyor hem veledinin istirahatini temin edemediği için onun zahmetiyle müteellim oluyordu. Sonra merhametkâr hâkim ona bir adam gönderir, der ki: “Şu çocuk çendan senin evladındır fakat benim raiyetim ve milletimdir. Onu ben alacağım, güzel bir - [Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil,](https://nurdivani.com/videolar/sizlere-mujde-mevt-idam-degil-hiclik-degil-fena-degil-inkiraz-degil-sonmek-degil.html) - Yedinci Kelime وَ يُمٖيتُ Yani, mevti veren odur. Yani, hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani, hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fâni cin ve inse bağırır, der ki: Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî - [Eğer denilse: Yalnız ilim kâfi değildir, irade dahi lâzımdır. İrade olmazsa ilim kâfi gelmez?](https://nurdivani.com/videolar/eger-denilse-yalniz-ilim-kafi-degildir-irade-dahi-lazimdir-irade-olmazsa-ilim-kafi-gelmez.html) - Yirminci Mektup/ İKİNCİ MAKAM/Dokuzuncu Kelime Eğer denilse: Yalnız ilim kâfi değildir, irade dahi lâzımdır. İrade olmazsa ilim kâfi gelmez? Elcevap: Bütün mevcudat nasıl ki bir ilm-i muhite delâlet ve şehadet eder. Öyle de o ilm-i muhit sahibinin irade-i külliyesine dahi delâlet eder. Şöyle ki: Her bir şeye, hususan her bir zîhayata pek çok müşevveş ihtimalat - [Ey insan! Nimetin zevalinden elem çekme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez.](https://nurdivani.com/videolar/ey-insan-nimetin-zevalinden-elem-cekme-cunku-rahmet-hazinesi-tukenmez.html) - Beşinci Kelime: وَ لَهُ الْحَمْدُYani, hamd ve sena, medih ve minnet ona mahsustur, ona lâyıktır. Demek nimetler onundur ve onun hazinesinden çıkar. Hazine ise daimîdir.İşte şu kelime, şöyle müjde verip diyor ki: Ey insan! Nimetin zevalinden elem çekme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez. Ve lezzetin zevalini düşünüp o elemden feryat etme. Çünkü o nimet meyvesi, bir - [Yani, hayatı veren odur. Ve hayatı rızık ile idame eden de odur. Ve levazımat-ı hayatı da ihzar eden yine odur.](https://nurdivani.com/videolar/yani-hayati-veren-odur-ve-hayati-rizik-ile-idame-eden-de-odur-ve-levazimat-i-hayati-da-ihzar-eden-yine-odur.html) - Altıncı Kelime يُحْيٖى Yani, hayatı veren odur. Ve hayatı rızık ile idame eden de odur. Ve levazımat-ı hayatı da ihzar eden yine odur. Ve hayatın âlî gayeleri ona aittir ve mühim neticeleri ona bakar, yüzde doksan dokuz meyvesi onundur. İşte şu kelime, şöyle fâni ve âciz beşere nida eder, müjde verir ve der: Ey insan! - [Yani, o Vâhid’dir, Ehad’dir, her şeye kādirdir. Hiçbir şey ona ağır gelmez.](https://nurdivani.com/videolar/yani-o-vahiddir-ehaddir-her-seye-kadirdir-hicbir-sey-ona-agir-gelmez.html) - Onuncu Kelime وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ Yani, o Vâhid’dir, Ehad’dir, her şeye kādirdir. Hiçbir şey ona ağır gelmez. Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar ona kolaydır. Cenneti halk etmek, bir bahar kadar ona rahattır. Her günde, her senede, her asırda yeniden yeniye icad ettiği hadsiz masnuatı, nihayetsiz kudretine nihayetsiz lisanlarla şehadet ederler. - [İkinci Kelime; Vahdehu Şu kelimede şifalı, saadetli bir müjde vardır.](https://nurdivani.com/videolar/ikinci-kelime-vahdehu-su-kelimede-sifali-saadetli-bir-mujde-vardir.html) - İkinci Kelime; Vahdehu Şu kelimede şifalı, saadetli bir müjde vardır. Şöyle ki: Kâinatın ekser envaıyla alâkadar ve o alâkadarlık yüzünden perişan ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen ruh-u beşer ve kalb-i insan وَحْدَهُ kelimesinde bir melce, bir halâskâr bulur ki onu bütün o keşmekeşten, o perişaniyetten kurtarır. Yani, وَحْدَهُ manen der: Allah birdir. Başka şeylere - [لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ da şöyle bir müjde var ki](https://nurdivani.com/videolar/لَا-اِلٰهَ-اِلَّا-اللّٰهُ-da-soyle-bir-mujde-var-ki.html) - Birinci Kelime لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ da şöyle bir müjde var ki: Hadsiz hâcata müptela, nihayetsiz a’danın hücumuna hedef olan ruh-u insanî, şu kelimede öyle bir nokta-i istimdad bulur ki bütün hâcatını temin edecek bir hazine-i rahmet kapısını ona açar ve öyle bir nokta-i istinad bulur ki bütün a’dasının şerrinden emin edecek bir kudret-i mutlakanın - [Kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz.](https://nurdivani.com/videolar/kabir-kapisina-aglayarak-degil-gulerek-giriniz.html) - On Birinci Kelime وَ اِلَيْهِ الْمَصٖيرُ Yani, ticaret ve memuriyet için mühim vazifelerle bu dâr-ı imtihan olan dünyaya gönderilen insanlar, ticaretlerini yapıp vazifelerini bitirip ve hizmetlerini itmam ettikten sonra, yine onları gönderen Hâlık-ı Zülcelal’ine dönecekler ve Mevla-yı Kerîm’lerine kavuşacaklar. Yani, bu dâr-ı fâniden gidip dâr-ı bâkide huzur-u kibriyaya müşerref olacaklar. Yani, esbab dağdağasından ve vesaitin - [Ey insan! Sen kendini, kendine mâlik sayma. Çünkü sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır.](https://nurdivani.com/videolar/ey-insan-sen-kendini-kendine-malik-sayma-cunku-sen-kendini-idare-edemezsin-o-yuk-agirdir.html) - Dördüncü Kelime لَهُ الْمُلْكُ Yani, mülk umumen onundur. Sen, hem onun mülküsün hem memlûküsün hem mülkünde çalışıyorsun. Şu kelime, şöyle şifalı bir müjde veriyor ve diyor: Ey insan! Sen kendini, kendine mâlik sayma. Çünkü sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır. Kendi başına muhafaza edemezsin, belalardan sakınıp levazımatını yerine getiremezsin. Öyle ise beyhude ızdıraba düşüp - [Hamdimizi değiştirecek bir ders!](https://nurdivani.com/videolar/hamdimizi-degistirecek-bir-ders.html) - İkinci Makam/Beşinci Kelime لَهُ الْحَمْدُ Yani bütün mevcudatta sebeb-i medh ü sena olan kemalât onundur. Öyle ise hamd dahi ona aittir. Ezelden ebede kadar her kimden her kime karşı gelen ve gelecek medh ü sena ona aittir. Çünkü sebeb-i medih olan nimet ve ihsan ve kemal ve cemal ve medar-ı hamd olan her şey onundur, - [Dünyanın bin sene mesudane hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen cennet hayatının](https://nurdivani.com/videolar/dunyanin-bin-sene-mesudane-hayati-bir-saat-hayatina-mukabil-gelmeyen-cennet-hayatinin.html) - On Birinci Kelime وَ اِلَيْهِ الْمَصٖيرُ Yani, ticaret ve memuriyet için mühim vazifelerle bu dâr-ı imtihan olan dünyaya gönderilen insanlar, ticaretlerini yapıp vazifelerini bitirip ve hizmetlerini itmam ettikten sonra, yine onları gönderen Hâlık-ı Zülcelal’ine dönecekler ve Mevla-yı Kerîm’lerine kavuşacaklar. Yani, bu dâr-ı fâniden gidip dâr-ı bâkide huzur-u kibriyaya müşerref olacaklar. Yani, esbab dağdağasından ve vesaitin - [Hayat-ı İslâmiyeye en müthiş bir maraz-ı muzır dahi hırstır.](https://nurdivani.com/videolar/hayat-i-islamiyeye-en-muthis-bir-maraz-i-muzir-dahi-hirstir.html) - Ey ehl-i iman! Sâbıkan, adâvet ne kadar zararlı olduğunu anladın. Hem anla ki adâvet kadar hayat-ı İslâmiyeye en müthiş bir maraz-ı muzır dahi hırstır. Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir ve mahrumiyet ve sefaleti getirir. Evet, her milletten ziyade hırs ile dünyaya saldıran Yahudi milletinin zillet ve sefaleti, bu hükme bir şahid-i kātı’dır. Evet - [Ey mü’mine kin ve adâvet besleyen insafsız adam!](https://nurdivani.com/videolar/ey-mumine-kin-ve-adavet-besleyen-insafsiz-adam.html) - Yirmi İkinci Mektup/Birinci Mebhas/Birinci Vecih: Hakikat nazarında zulümdür. Ey mü’mine kin ve adâvet besleyen insafsız adam! Nasıl ki sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz masum ile bir cani var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini, semavata işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ - [Tevhid i imanî, elbette tevhid i kulûbü ister](https://nurdivani.com/videolar/tevhid-i-imani-elbette-tevhid-i-kulubu-ister.html) - Yirmi İkinci Mektup/Birinci Mebhas/İkinci Vecih: Hem hikmet nazarında dahi zulümdür. Zira malûmdur ki adâvet ve muhabbet, nur ve zulmet gibi zıttırlar. İkisi, mana-yı hakikisinde olarak beraber cem’olamazlar. Eğer muhabbet, kendi esbabının rüçhaniyetine göre bir kalpte hakiki bulunsa o vakit adâvet mecazî olur; acımak suretine inkılab eder. Evet mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için - [Hased ve kurtuluş](https://nurdivani.com/videolar/hased-ve-kurtulus.html) - Dördüncü Düstur: Ehl-i kin ve adâvet hem nefsine hem mü’min kardeşine hem rahmet-i İlahiyeye zulmeder, tecavüz eder. Çünkü kin ve adâvet ile nefsini bir azab-ı elîmde bırakır. Hasmına gelen nimetlerden azabı ve korkusundan gelen elemi nefsine çektirir, nefsine zulmeder. Eğer adâvet hasedden gelse o bütün bütün azaptır. Çünkü hased evvela hâsidi ezer, mahveder, yandırır. Mahsud hakkında - [Nasıl ki bir mahir sanatkâr, kıymettar bir elbiseyi murassa ve münakkaş surette yapmak için…](https://nurdivani.com/videolar/nasil-ki-bir-mahir-sanatkar-kiymettar-bir-elbiseyi-murassa-ve-munakkas-surette-yapmak-icin.html) - Birinci Remiz Yirmi Altıncı Söz’ün hâtimelerinde denildiği gibi nasıl ki bir mahir sanatkâr, kıymettar bir elbiseyi murassa ve münakkaş surette yapmak için bir miskin adamı, lâyık olduğu bir ücrete mukabil model yaparak kendi sanat ve maharetini göstermek için o elbiseyi o miskin adam üstünde biçer, keser, kısaltır, uzatır; o adamı da oturtur, kaldırır, muhtelif vaziyetler - [Netice-i hilkat-i âlemin en mühimi şükürdür.](https://nurdivani.com/videolar/netice-i-hilkat-i-alemin-en-muhimi-sukurdur.html) - Beşinci Risale Olan Beşinci Mesele Şükür Risalesi بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan, tekrar ile اَفَلَا يَشْكُرُونَ ۞ اَفَلَا يَشْكُرُونَ ۞ وَسَنَجْزِى الشَّاكِرٖينَ ۞ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَزٖيدَنَّكُمْ ۞ بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَ كُنْ مِنَ الشَّاكِرٖينَ gibi âyetlerle gösteriyor ki Hâlık-ı Rahman’ın ibadından istediği en mühim iş, şükürdür. Furkan-ı - [Allah Allah diye diye geri kaldık diyenlere...](https://nurdivani.com/videolar/allah-allah-diye-diye-geri-kaldik-diyenlere.html) - Üçüncü İşaret Ehl-i bid’a diyorlar ki: “Bu taassub-u dinî, bizi geri bıraktı. Bu asırda yaşamak, taassubu bırakmakla olur. Avrupa, taassubu bıraktıktan sonra terakki etti?” Elcevap: Yanlışsınız ve aldanmışsınız veya aldatıyorsunuz. Çünkü Avrupa, dininde mutaassıptır. Hattâ bir âdi Bulgar’a veya bir nefer-i İngiliz’e veya bir serseri Fransız’a “Sarık sar. Sarmazsan hapse atılacaksın!” denilse taassupları muktezasınca diyecek: - [Ramazan’ın sıyâmı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeye gelen nev-i insanın kazancına baktığı](https://nurdivani.com/videolar/ramazanin-siyami-dunyada-ahiret-icin-ziraat-ve-ticaret-etmeye-gelen-nev-i-insanin-kazancina-baktigi.html) - Yedinci Nükte Ramazanın sıyamı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeye gelen nev-i insanın kazancına baktığı cihetteki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Ramazan-ı şerifte sevab-ı a’mal, bire bindir. Kur’an-ı Hakîm’in nass-ı hadîs ile her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i cennet getirir. Ramazan-ı şerifte her bir harfin, on değil bin - [Ramazan-ı mübareğin savmı, Cenab-ı Hakk’ın nimetlerinin şükrüne baktığı cihetle,](https://nurdivani.com/videolar/ramazan-i-mubaregin-savmi-cenab-i-hakkin-nimetlerinin-sukrune-baktigi-cihetle.html) - İkinci Nükte Ramazan-ı mübareğin savmı, Cenab-ı Hakk’ın nimetlerinin şükrüne baktığı cihetle, çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Birinci Söz’de denildiği gibi bir padişahın matbahından bir tablacının getirdiği taamlar bir fiyat ister. Tablacıya bahşiş verildiği halde, çok kıymettar olan o nimetleri kıymetsiz zannedip onu in’am edeni tanımamak, nihayet derecede bir belâhet olduğu gibi Cenab-ı Hak hadsiz - [Ramazanın sıyamı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeye gelen nev-i insanın kazancına baktığı](https://nurdivani.com/videolar/ramazanin-siyami-dunyada-ahiret-icin-ziraat-ve-ticaret-etmeye-gelen-nev-i-insanin-kazancina-baktigi-2.html) - Yedinci Nükte Ramazanın sıyamı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeye gelen nev-i insanın kazancına baktığı cihetteki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Ramazan-ı şerifte sevab-ı a’mal, bire bindir. Kur’an-ı Hakîm’in nass-ı hadîs ile her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i cennet getirir. Ramazan-ı şerifte her bir harfin, on değil bin - [Ramazan-ı şerifin orucu, nefsin tehzib-i ahlâkına ve serkeşane muamelelerinden vazgeçmesi cihetine](https://nurdivani.com/videolar/ramazan-i-serifin-orucu-nefsin-tehzib-i-ahlakina-ve-serkesane-muamelelerinden-vazgecmesi-cihetine.html) - Beşinci Nükte Ramazan-ı şerifin orucu, nefsin tehzib-i ahlâkına ve serkeşane muamelelerinden vazgeçmesi cihetine baktığı noktasındaki çok hikmetlerinden birisi şudur ki: Nefs-i insaniye gafletle kendini unutuyor. Mahiyetindeki hadsiz aczi, nihayetsiz fakrı, gayet derecedeki kusurunu göremez ve görmek istemez. Hem ne kadar zayıf ve zevale maruz ve musibetlere hedef bulunduğunu ve çabuk bozulur dağılır et ve kemikten - [Ramazan-ı şerif, insanın hayat-ı şahsiyesine baktığı cihetindeki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:](https://nurdivani.com/videolar/ramazan-i-serif-insanin-hayat-i-sahsiyesine-baktigi-cihetindeki-cok-hikmetlerinden-bir-hikmeti-sudur-ki.html) - Sekizinci Nükte Ramazan-ı şerif, insanın hayat-ı şahsiyesine baktığı cihetindeki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: İnsana en mühim bir ilaç nevinden maddî ve manevî bir perhizdir ve tıbben bir hımyedir ki: İnsanın nefsi, yemek içmek hususunda keyfe-mâyeşa hareket ettikçe hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi hem helâl haram demeyip rast gelen şeye saldırmak, - [Ramazan-ı şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin mevhum rububiyetini kırmak ve aczini göstermekle ubudiyetini bildirmek cihetindeki](https://nurdivani.com/videolar/ramazan-i-serifin-orucu-dogrudan-dogruya-nefsin-mevhum-rububiyetini-kirmak-ve-aczini-gostermekle-ubudiyetini-bildirmek-cihetindeki.html) - Dokuzuncu Nükte Ramazan-ı şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin mevhum rububiyetini kırmak ve aczini göstermekle ubudiyetini bildirmek cihetindeki hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Nefis; Rabb’isini tanımak istemiyor, firavunane kendi rububiyet istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte ramazan-ı şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. - [İnsanda büyüklüğün mikyası küçüklüktür, yani tevazudur. Küçüklüğün mizanı büyüklüktür, yani tekebbürdür.](https://nurdivani.com/videolar/insanda-buyuklugun-mikyasi-kucukluktur-yani-tevazudur-kucuklugun-mizani-buyukluktur-yani-tekebburdur.html) - “Her adam için, heyet-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbürle tetâvül edecek. Eğer kamet-i kıymetinden aşağı ise, tevazu ile takavvüs edecek ve eğilecek, tâ o seviyede görsün ve görünsün. İnsanda büyüklüğün mikyası küçüklüktür, yani tevazudur. Küçüklüğün mizanı büyüklüktür, yani tekebbürdür.” - [Allah sabredenlerle beraberdir!](https://nurdivani.com/videolar/allah-sabredenlerle-beraberdir.html) - Yirmi Üçüncü Mektup/ Dördüncü Sual Dördüncü Sualiniz: اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرٖينَ de hikmet ve gaye nedir? Elcevap: Cenab-ı Hak, Hakîm ismi muktezası olarak vücud-u eşyada, bir merdivenin basamakları gibi bir tertip vaz’etmiş. Sabırsız adam teenni ile hareket etmediği için basamakları ya atlar, düşer veya noksan bırakır; maksud damına çıkamaz. Onun için hırs mahrumiyete sebeptir. Sabır - [En güzel bir kıssanın güzel bir nüktesidir.](https://nurdivani.com/videolar/en-guzel-bir-kissanin-guzel-bir-nuktesidir.html) - Yedinci meselenize bir sekizinciyi ben ilâve ediyorum. Şöyle ki: Bir iki gün evvel bir hâfız, Sure-i Yusuf’tan bir aşr, tâ تَوَفَّنٖى مُسْلِمًا وَ اَلْحِقْنٖى بِالصَّالِحٖينَ e kadar okudu. Birden âni bir surette bir nükte kalbe geldi: Kur’an’a ve imana ait her şey kıymetlidir, zahiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım - [Tevhidin en parlak mucizesi suretlerin açılması](https://nurdivani.com/videolar/tevhidin-en-parlak-mucizesi-suretlerin-acilmasi.html) - BİRİNCİ HAKİKAT: “Fettahiyet” hakikatidir. Yani Fettah isminin tecellisiyle basit bir maddeden ayrı ayrı, çeşit çeşit, hadsiz muntazam suretlerin, beraber, her tarafta bir anda, bir fiil ile açılmasıdır. Evet, nasıl ki umum kâinatın bağistanında ayrı ayrı hadsiz mevcudatı; çiçekler misillü, Fettah ismiyle her birisine münasip bir tarz-ı muntazam ve bir şahsiyet-i mümtaze kudret-i Fâtıra açmış, vermiş. - [Aklı bulunanlara, bu iki meyvede tevhid için büyük bir âyet](https://nurdivani.com/videolar/akli-bulunanlara-bu-iki-meyvede-tevhid-icin-buyuk-bir-ayet.html) - Yedinci Şuâ/ İKİNCİ HAKİKAT: Üçüncü âyet: وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخٖيلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ Bu âyet, nazar-ı dikkati hurma ve üzüme celbedip der ki: “Aklı bulunanlara, bu iki meyvede tevhid için büyük bir âyet, bir delil ve bir hüccet vardır.” Evet, bu iki meyve hem gıda ve kut - [Kudretin harika mucizeleri arılar!](https://nurdivani.com/videolar/kudretin-harika-mucizeleri-arilar.html) - Yedinci Şuâ/ İkinci Bab/ İKİNCİ HAKİKAT: Birincisi: وَ اَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذٖى مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا … اِلٰى اٰخِره Evet, bal arısı fıtratça ve vazifece öyle bir mu’cize-i kudrettir ki koca Sure-i Nahl, onun ismiyle tesmiye edilmiş. Çünkü o küçücük bal makinesinin zerrecik başında, onun ehemmiyetli vazifesinin mükemmel programını yazmak ve küçücük karnında taamların - [Uluhiyet şirki reddeder!](https://nurdivani.com/videolar/uluhiyet-sirki-reddeder.html) - BİRİNCİ HAKİKAT Ulûhiyet-i mutlakadır. Evet, nev-i beşerin her taifesi birer nevi ibadetle fıtrî gibi meşgul olması; ve sâir zîhayatın, belki cemâdâtın dahi fıtrî hizmetleri birer nevi ibadet hükmünde bulunması; ve kâinatta maddî ve mânevî bütün nimetlerin ve ihsanların herbiri, bir mâbudiyet tarafından, hamd ve ibadeti yaptıran perestişe ve şükre birer vesile olmaları; ve vahiy ve - [Rububiyet şirki reddeder!](https://nurdivani.com/videolar/rububiyet-sirki-reddeder.html) - İKİNCİ HAKİKAT Rububiyet-i mutlakadır. Evet, bütün kâinatta, hususan zîhayatlarda ve bilhassa terbiye ve iaşelerinde, her tarafta aynı tarzda ve umulmadık bir surette, beraber ve birbiri içinde, hakîmâne, rahîmâne, bir dest-i gaybî tarafından olan bir tasarruf-u âmm, elbette bir rububiyet-i mutlakanın tereşşuhudur ve ziyasıdır. Ve tahakkukuna bir burhan-ı kat’îdir. Madem bir rubûbiyet-i mutlaka vardır; elbette şirk - [Ölüm, o kadar kat’î ve zahirdir ki bugünün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek.](https://nurdivani.com/videolar/olum-o-kadar-kati-ve-zahirdir-ki-bugunun-gecesi-ve-bu-guzun-kisi-gelmesi-gibi-olum-basimiza-gelecek.html) - İkinci Meselenin Hülâsası Risale-i Nur’dan Gençlik Rehberi’nin güzelce izah ettiği gibi ölüm, o kadar kat’î ve zahirdir ki bugünün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek. Bu hapishane nasıl ki mütemadiyen çıkanlar ve girenler için muvakkat bir misafirhanedir. Öyle de bu zemin yüzü dahi acele hareket eden kafilelerin yollarında bir gecelik konmak - [İffetini muhafaza edemezsen!](https://nurdivani.com/videolar/iffetini-muhafaza-edemezsen.html) - Gençlik Rehberi’nde izah edildiği gibi gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata –istikamet dairesinde– sarf etse onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar. Eğer sefahete - [Günahkarların yaşadığı hayat hayat mıdır?](https://nurdivani.com/videolar/gunahkarlarin-yasadigi-hayat-hayat-midir.html) - Üçüncü Mesele Gençlik Rehberi’nde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur: Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde bir Cumhuriyet Bayramı’nda oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raks ediyorlardı. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi kabirde toprak oluyorlar, - [Zindanlardayken saraylarda gibi yaşayanlar](https://nurdivani.com/videolar/zindanlardayken-saraylarda-gibi-yasayanlar.html) - On Birinci Şuâ/ Altıncı Mesele İnsan, binler çeşit elemler ile müteellim ve binler nevi lezzetler ile mütelezziz olacak bir zîhayat makine ve gayet derece acziyle beraber hadsiz maddî, manevî düşmanları ve nihayetsiz fakrıyla beraber hadsiz zahirî ve bâtınî ihtiyaçları bulunan ve mütemadiyen zeval ve firak tokatlarını yiyen bir bîçare mahluk iken, birden iman ve ubudiyetle - [Rahîm ve Kerîm isimleri sualimize cevap veriyorlar, “El-Cennetü hakkun” diyorlar.](https://nurdivani.com/videolar/rahim-ve-kerim-isimleri-sualimize-cevap-veriyorlar-el-cennetu-hakkun-diyorlar.html) - Hem madem güneş gibi, gündüz gibi, zemin yüzünde bir umumî rahmet ve ihatalı bir şefkat ve kerem gözümüzle görüyoruz. Meselâ, o rahmet, her baharda umum ağaçları ve meyveli nebatları cennet hûrileri gibi giydirip, süslendirip, ellerine her çeşit meyveleri verip bizlere uzatıp “Haydi alınız, yiyiniz” dediği gibi; bir zehirli sineğin eliyle bizlere şifalı, tatlı balı yedirdiği - [Hiçbir saltanat yoktur ki, o saltanata itaat edenlere mükâfatı ve isyan edenlere mücâzâtı bulunmasın.](https://nurdivani.com/videolar/hicbir-saltanat-yoktur-ki-o-saltanata-itaat-edenlere-mukafati-ve-isyan-edenlere-mucazati-bulunmasin.html) - Evet, madem hiçbir saltanat yoktur ki, o saltanata itaat edenlere mükâfatı ve isyan edenlere mücâzâtı bulunmasın. Elbette rububiyet-i mutlaka mertebesinde bir saltanat-ı sermediyenin, o saltanata iman ile intisap ve tâat ile fermanlarına teslim olanlara mükâfatı ve o izzetli saltanatı küfür ve isyanla inkâr edenlere de mücâzâtı; o rahmet ve cemâle, o izzet ve celâle lâyık - [Gençlik Rehberi’nde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek.](https://nurdivani.com/videolar/genclik-rehberinde-izah-edildigi-gibi-genclik-hic-suphe-yok-ki-gidecek.html) - Beşinci Mesele Gençlik Rehberi’nde izah edildiği gibi gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata –istikamet dairesinde– sarf etse onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar. - [Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü.](https://nurdivani.com/videolar/birden-manevi-bir-sinema-ile-elli-sene-sonraki-vaziyetleri-bana-gorundu.html) - Üçüncü Mesele Gençlik Rehberi’nde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur: Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde bir Cumhuriyet Bayramı’nda oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raks ediyorlardı. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi kabirde toprak oluyorlar, - [Tarla kiminse tohum onundur!](https://nurdivani.com/videolar/tarla-kiminse-tohum-onundur.html) - Dokuzuncu Lem’a: Bakınız! Âlem-i arz ve bütün cüz’iyat üstünde hâtem-i ehadiyet bulunduğu gibi dağınık neviler ve muhit unsurlar üstünde de aynen o hâtem-i ehadiyet bulunur. Evet, bir tarlaya tohum ekilmesinden anlaşılıyor ki o tarla tohum sahibinin mülküdür. Ve o tohum da o tarla sahibinin malıdır. Yani o buna, bu da ona şehadet ediyorlar. Kezalik kâinattaki - [Bir kitap el yazısıyla yazılırsa yalnız bir adama ve bir kaleme ihtiyaç vardır.](https://nurdivani.com/videolar/bir-kitap-el-yazisiyla-yazilirsa-yalniz-bir-adama-ve-bir-kaleme-ihtiyac-vardir.html) - Dördüncü Lem’a: Bir kitap el yazısıyla yazılırsa yalnız bir adama ve bir kaleme ihtiyaç vardır. Fakat matbaada basılırsa kalem işini gören pek çok demir kalemler lâzımdır. Ve o demir harfleri yapmak için ustalar ve âlât ve edevat ve mürettibler gibi çok şeylere ihtiyaç olur. Kezalik şu kitab-ı kâinatta yazılı satırlar, kelimeler ve harflerin bir Vâhid-i - [Yardım etmiyor, ettiriliyor!](https://nurdivani.com/videolar/yardim-etmiyor-ettiriliyor.html) - Yedinci Lem’a Bakınız! Aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hâtem-i ehadiyet göründüğü gibi kâinatın heyet-i mecmuasının büyük sahifesi üzerinde de pek vâzıh bir surette hâtem-i tevhid görünmektedir. Evet, bu âlem pek muhteşem bir saray veya muntazam bir fabrika veya mükemmel bir şehirdir. Bu fabrika-i kâinatın eczası, efradı ve envaı, âlât ve edevatı arasında hakîmane bir - [Sonsuz cömertlik ve cemal ahireti ister](https://nurdivani.com/videolar/sonsuz-comertlik-ve-cemal-ahireti-ister.html) - Ve keza lebâleb dolu hazinelere mâlik ve sehavet-i mutlakaya sahip olan bir sultan için umumî ve daimî bir dâr-ı ziyafet lâzımdır. Ve ayrı ayrı ihtiyaç sahiplerinin devam ve bekalarını ister. Bu da ancak âhirette olur. Ve keza bir cemal sahibi, daima hüsün ve cemalini görmek ve göstermek ister. Bu ise âhiretin vücudunu ister. Çünkü daimî - [Bu dünya ebedî kalmak için yaratılmış bir menzil değildir.](https://nurdivani.com/videolar/bu-dunya-ebedi-kalmak-icin-yaratilmis-bir-menzil-degildir.html) - Kezalik bu dünya menzilinin ve içinde oturan insanların ahvaline dikkat edilirse anlaşılıyor ki: Bu dünya ebedî kalmak için yaratılmış bir menzil değildir. Ancak Cenab-ı Hakk’ın ebedî ve sermedî olan “Dârü’s-selâm” menziline davetlisi olan mahlukatın içtimaları için bir han ve bir bekleme salonudur. Bu dünya menzilinde görünen leziz şeyler, lezzet ve zevk için değildir. Çünkü visallerinin - [Bir zerrenin itirafı!](https://nurdivani.com/videolar/bir-zerrenin-itirafi.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir zerre, kocaman şemsi tecelli ile yani in’ikas itibarıyla istiab eder, içine alır. Fakat küçücük iki zerreyi bizzat yani hacimleri itibarıyla içine alamaz. Binaenaleyh yağmurun şemsin timsaline ma’kes olan katreleri gibi kâinatın zerrat ve mürekkebatı, ilim ve iradeye müstenid kudret-i nuraniye-i ezeliyenin –tecelli ve in’ikas itibarıyla– lem’alarına mazhar olabilirler. Fakat gözün içindeki bir - [Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu ekber bu üç mukaddes cümlenin faydalarını ve mahall-i istimallerini dinle](https://nurdivani.com/videolar/subhanallah-elhamdulillah-allahu-ekber-bu-uc-mukaddes-cumlenin-faydalarini-ve-mahall-i-istimallerini-dinle.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu ekber bu üç mukaddes cümlenin faydalarını ve mahall-i istimallerini dinle: 1- Kalbinde hayat bulunan bir insan kâinata, âleme bakarken idrakinden âciz bilhassa şu boşlukta yapılan İlahî manevraları görmekle hayretler içinde kalır. İşte bu gibi hayret ve dehşet-engiz vaziyetleri ancak Sübhanallah cümlesinden nebean eden mâ-i zülâli içmekle o hayret ateşi söner. 2- Aynı o insan, gördüğü leziz - [Cennet hazinesi olan bir cümle](https://nurdivani.com/videolar/cennet-hazinesi-olan-bir-cumle.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ cümle-i mukaddesesi, insanın zerre vaziyetinden, insan-ı mü’min suretine gelinceye kadar camidiyet, nebatiyet, hayvaniyet, insaniyet gibi geçirdiği etvar ve ahvaline nâzırdır. Şu menzillerde insanın letaifi pek çok elem ve emellere maruzdur. Maahâzâ havl ve kuvvetin müteallikleri zikredilmeyerek mutlak bırakılmıştır. Binaenaleyh bu cümle, teselli-bahş olup şümulü dâhilinde olan makamlara - [O alemde göreceğin mükafat](https://nurdivani.com/videolar/o-alemde-gorecegin-mukafat.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun. Bak, ihtiyarlık şafağı kulakların üstünde tulû etmiştir. Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahâzâ ebedî ömrün önündedir. O - [Kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, Allah’ın davetine icabet et](https://nurdivani.com/videolar/kelepceli-olarak-sevk-edilmezden-evvel-allahin-davetine-icabet-et.html) - Mesnevi-i Nuriye/ Habbe “İ’lem eyyühe’l-aziz! Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır: 1. Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor. 2. Dünyanın lezâizi zehirli bala benzer. Lezzeti nisbetinde elemi de vardır. 3. Seni intizar etmekte ve senin de süratle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın - [Cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme.](https://nurdivani.com/videolar/cisminin-kucuklugune-bakip-da-gunahlarini-kucuk-zannetme.html) - Mesnevi-i Nuriye/ Habbe İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu görünen umumî âlemde her insanın hususi bir âlemi vardır. Bu hususi âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususi âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususi âlemin anahtarları o âlemin sahibinde olup letaifiyle bağlıdır. O şahsî âlemlerin safveti, hüsnü ve kubhu, ziyası ve zulmeti, merkezleri olan eşhasa tabidir. - [Bu iki tağuta dikkat!](https://nurdivani.com/videolar/bu-iki-taguta-dikkat.html) - Mesnevi-i Nuriye/ Habbe “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Otuz seneden beri iki tâğut ile mücadelem vardır. Biri insandadır, diğeri âlemdedir. Biri ‘ene’dir, diğeri ‘tabiat’tır.” “Birinci tağutu gayr-ı kasdî, gölge-varî bir ayine gibi gördüm. Fakat o tağutu kasden veya bizzât nazar-ı ehemmiyete alanlar, Nemrud ve Firavun olurlar.” “İkinci tağut ise, onu İlahî bir san’at, Rahmânî bir sıbğat, yani nakışlı - [Günah deyip geçme!](https://nurdivani.com/videolar/gunah-deyip-gecme.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Masiyetin mahiyetinde, bilhassa devam ederse küfür tohumu vardır. Çünkü o masiyete devam eden, ülfet peyda eder. Sonra ona âşık ve müptela olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir. Sonra o masiyetinin ikaba mûcib olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe küfür tohumu yeşillenmeye başlar. En-nihayet, gerek ikabı gerek dârü’l-ikabı inkâra sebep olur. Ve - [Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır:](https://nurdivani.com/videolar/dort-sey-icin-dunyayi-kesben-degil-kalben-terketmek-lazimdir.html) - “İ’lem eyyühe’l-aziz! Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır: 1. Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor. 2. Dünyanın lezâizi zehirli bala benzer. Lezzeti nisbetinde elemi de vardır. 3. Seni intizar etmekte ve senin de süratle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini - [Kabir, âlem-i âhirete açılmış bir kapıdır. Arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azaptır.](https://nurdivani.com/videolar/kabir-alem-i-ahirete-acilmis-bir-kapidir-arka-ciheti-rahmettir-on-ciheti-ise-azaptir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kabir, âlem-i âhirete açılmış bir kapıdır. Arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azaptır. Bütün dost ve sevgililer o kapının arka cihetinde duruyorlar. Senin de onlara iltihak zamanın gelmedi mi? Ve onlara gidip onları ziyaret etmeye iştiyakın yok mudur? Evet, vakit yaklaştı. Dünya kazuratından temizlenmek üzere bir gusül lâzımdır. Yoksa onlar istikzar ile ikrah - [Musibetler İlahi bir ikazdır!](https://nurdivani.com/videolar/musibetler-ilahi-bir-ikazdir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Merayı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musab olan bir koyun, lisan-ı haliyle “Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade faydamızı düşünür. Madem onun rızası yoktur, dönelim.” diye kendisi döner, sürü de döner. Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsi ve dâll değilsin. Kaderden sana atılan bir musibet taşına - [Nefis dâima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor.](https://nurdivani.com/videolar/nefis-daima-izdirablar-kalaklar-icinde-evhamdan-kurtulup-tevekkule-yanasmiyor.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Nefis dâima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükm-ü kadere râzı olmuyor. Halbuki şemsin tulû ve gurubu muayyen ve mukadder olduğu gibi, insanın da bu dünyada tulû ve gurubu ve sâir mukadderatı, kalem-i kader ile cephesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursun ki, o yazıları silsin; fakat başı kırılır, yazılara bir şey olmaz - [Vücudunu mucidine feda et!](https://nurdivani.com/videolar/vucudunu-mucidine-feda-et.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Dünyada sana âit çok emirler vardır. Amma ne mahiyetlerinden ve ne âkıbetlerinden haberin olmuyor.” “Biri, cesettir. Evet, cesedin genç iken lâtif, zarîf ve güzel gül çiçeğine benzerse de, ihtiyarlığında kuru ve uyuşmuş kış çiçeğine benzer ve tahavvül eder.” “Biri de hayat ve hayvaniyettir. Bunun da sonu ölüm ve zevaldir.” “Biri de insaniyettir. Bu - [İnsan ne kadar cahil ve gafildir. Ne kadar yolunu şaşırmış!](https://nurdivani.com/videolar/insan-ne-kadar-cahil-ve-gafildir-ne-kadar-yolunu-sasirmis.html) - Mesnevi-i Nuriye / Habbe/ Zeylü’z-Zeyl; İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan ne kadar cahil ve gafildir. Ne kadar yolunu şaşırmış, nefsine zarar veriyor. Dokuz vecihle menfaati muhakkak, yalnız bir vecihle zararı mevhum olan büyük bir hayr-ı azîmi terk, dalaleti irtikâb eder. Evet, sofestaînin bir şüphesi için binlerce menfaat delilleri olan hidayeti terk ediyor. Halbuki insan çok vehham, ihtiyatlı - [Eğer âlâmın lezaize, nârın nura inkılab etmesi emelinde isen](https://nurdivani.com/videolar/eger-alamin-lezaize-narin-nura-inkilab-etmesi-emelinde-isen.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Ruh-u insanî gayr-ı mütenahî ihtiyaçlara giriftar, gayr-ı mütenahî elemlere mahaldir. Gayr-ı mahsur lezzetlere iştihalıdır. Gayr-ı mahdud âmâli beslemektedir. Hattâ kalbin dalaletiyle beraber ruhtan fışkıran şefkat, gayr-ı mütenahî elemleri tazammun ediyor. Binaenaleyh “Ben neyim? Ne kıymetim var ki benim için kıyamet kopsun, mizan vaz’edilsin, hesap görülsün?” demeye hakkın yoktur. Ey kemal-i gurur ile dalalet - [Ve keza semavat sahifesini güneş ve yıldızlarla yazan kudretle…](https://nurdivani.com/videolar/ve-keza-semavat-sahifesini-gunes-ve-yildizlarla-yazan-kudretle.html) - Ve keza semavat sahifesini güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini hüceyrat ve zerrat ile yazan kudret bir olduğundan اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile meselenin ilanıyla Hâlık’ın bir olduğuna delâlet ve şehadet eder. - [Kâinatın uzak çöllerine gidip Sâni’in ispatına deliller toplamaya ihtiyaç yoktur.](https://nurdivani.com/videolar/kainatin-uzak-collerine-gidip-saniin-ispatina-deliller-toplamaya-ihtiyac-yoktur.html) - Mesnevî-i Nuriye/ Katre/ Dördüncü Hakikat: Ey nefis! ( * (Müellif-i muhterem, kendi nefsine tasrihen, başkalara da ta’rizen söylüyor.)) Kâinatın uzak çöllerine gidip Sâni’in ispatına deliller toplamaya ihtiyaç yoktur. Bir kulübecik hükmünde bulunan içerisinde oturduğun cisim kafesine bak! Senin o kulübenin duvarlarına asılan icad silsilelerinden, hilkatin mu’cizelerinden ve hârika sanatlarından, kulübeden harice uzatılan ihtiyaç ellerinden ve - [Ve keza dünyadaki lezzet ve nimetlere iki cihetle bakılır:](https://nurdivani.com/videolar/ve-keza-dunyadaki-lezzet-ve-nimetlere-iki-cihetle-bakilir.html) - Ve keza dünyadaki lezzet ve nimetlere iki cihetle bakılır: Bir cihette, o nimetlerin bir mün’im tarafından verildiği düşünülür. Ve nazar, o lezzetten in’am edene döner; onu düşünür. Mün’imi düşünmek lezzeti, nimeti düşünmekten daha lezizdir. İkinci cihet, nimeti görür görmez nazarını ona hasrederek, o nimeti ganimet telakki ederek minnetsiz yer. Halbuki birinci cihette lezzet, zeval ile - [Tevhid yolu kolay, küfür yolu zordur!](https://nurdivani.com/videolar/tevhid-yolu-kolay-kufur-yolu-zordur.html) - Ve keza hilkat ve yaratılışın Vâcibü’l-vücud’a isnad edilmesini, nazarları çok kısa olanlar, baîd, garib, külfetli olduğunu tevehhüm etmekle inkârına zehab ediyorlar. Halbuki esbaba isnad edilir ise onların tevehhüm ettikleri bu’d, garabet, külfet kat kat muzaaf olarak hakikate inkılab eder. Çünkü vâcibe daha kolay olur. Mesela, bir adamdan birkaç şeyin sudûru, birkaç adamdan bir şeyin sudûrundan - [Ve keza kâinatta intizam ve ıttırad hüküm-fermadır](https://nurdivani.com/videolar/ve-keza-kainatta-intizam-ve-ittirad-hukum-fermadir.html) - Mesnevi-i Nuriye/Katre Ve keza kâinatta intizam ve ıttırad hüküm-fermadır. Bu iki sıfat, mutasarrıfın vahdetine ve bir olduğuna şehadet etmekle اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ hakikatini ilan ediyor. - [Kâinatta görünen tanzimat, nizamat, muvazenat](https://nurdivani.com/videolar/kainatta-gorunen-tanzimat-nizamat-muvazenat.html) - Geçen lisanların tafsiline geçiyoruz. Şöyle ki: Kâinatta görünen tanzimat, nizamat, muvazenat kabza-i tasarrufunda bir mizan ve nizam bulunan Hâlık’ın vücub-u vücuduna delâlet etmekle اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ cümlesini okur. - [İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı oluyor](https://nurdivani.com/videolar/ism-i-zahir-ile-ism-i-batinin-hukumleri-ayri-ayri-oluyor.html) - İnsanı dalaletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı oluyor, bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur. Kezalik kudretin levazımı ile hikmetin levazımı bir değildir. Birisine ait levazımatı ötekisinden talep etmek hatadır. - [Dünya için dininden rüşvet verenler!](https://nurdivani.com/videolar/dunya-icin-dininden-rusvet-verenler.html) - Üçüncü hakikat: Şu gördüğün dünyayı, bütün lezâiziyle, sefahetleriyle, safâlarıyla pek ağır ve büyük bir yük gördüm. Ruhu fâsit, kalbi hasta olanlardan başka kimse o ağır yükün altına giremez. Çünkü, bütün kâinatla alâkadar olmaktansa ve herşeyin minnetine girmektense ve bütün esbab ve vesaite el açıp arz-ı ihtiyaç etmektense, bir Rabb-i Vâhid, Semî ve Basîre iltica etmek - [Bugün sen iki kabrin arasındasın!](https://nurdivani.com/videolar/bugun-sen-iki-kabrin-arasindasin.html) - İkinci hakikat: Ey nefs-i emmare! Kat’iyen bil ki, senin hususî ama pek geniş bir dünyan vardır ki, âmâl, ümit, taallûkat, ihtiyacat üzerine bina edilmiştir. En büyük temel taşı ve tek direği, senin vücudun ve senin hayatındır. Halbuki o direk kurtludur. O temel taşı da çürüktür. Hülâsa, esastan fâsit ve zayıftır. Daima harap olmaya hazırdır. Evet, - [İstinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder.](https://nurdivani.com/videolar/istinad-noktalarinin-tefavutune-gore-insanlarin-yapabilecegi-isler-de-tefavut-eder.html) - Remiz Arkadaş! Herbir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder. Meselâ, büyük bir sultana istinadı olan bir nefer, bir şâhın yapamadığı bir iş yapar. Çünkü, nokta-i istinadı şahtan büyüktür. Evet, kudret-i ezeliye tarafından memur edilen baûda, yani sivrisineğin Nemrud’a olan galebesi; ve bir çekirdeğin Fâlıku’l-Habbi ve’n-Nevâ - [İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir.](https://nurdivani.com/videolar/islamiyet-butun-insanlara-bir-nur-bir-rahmettir-kafirler-bile-onun-rahmetinden-istifade-etmislerdir.html) - “Arkadaş! İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir. Çünkü, İslâmiyetin telkinatiyle küfr-ü mutlak, inkâr-ı mutlak, şek ve tereddüde inkılâp etmiştir. O telkinatın kâfirlerde de yaptığı in’ikâs ve tesirat sayesinde, kâfirlerin, hayat-ı ebediye hakkında ümitleri vardır. Bu sayede, dünya lezzetleri ve saadeti onlarca tamamıyla zehirlenmez. Bütün bütün o lezzetler elemlere - [Birinci Kelâm: اِنّٖى لَسْتُ مَالِكٖى Ben kendime mâlik değilim. Ancak mâlikim kâinatın mâlikidir.](https://nurdivani.com/videolar/birinci-kelam-اِنّٖى-لَسْتُ-مَالِكٖى-ben-kendime-malik-degilim-ancak-malikim-kainatin-malikidir.html) - Birinci Kelâm: اِنّٖى لَسْتُ مَالِكٖى Ben kendime mâlik değilim. Ancak mâlikim kâinatın mâlikidir. Fakat kendime mâlik nazarıyla bakıyorum ki Mâlik-i Hakiki’nin sıfâtını ve sıfatların bir derece mahiyetini ve hududunu bileyim. Evet mevhum, mütenahî hududum ile Mâlik-i Hakiki’nin sıfatlarının bir cihette gayr-ı mütenahî hududunu bildim. İkinci Kelâm: اَلْمَوْتُ حَقٌّ Ölüm haktır. Evet, bu hayat ve bu - [Nazar ile niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder.](https://nurdivani.com/videolar/nazar-ile-niyet-mahiyet-i-esyayi-tagyir-eder.html) - Nazar ile niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder. Günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder. Evet niyet, âdi bir hareketi ibadete çevirir. Ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalbeder. Maddiyata esbab hesabıyla bakılırsa cehalettir. Allah hesabıyla olursa marifet-i İlahiyedir. Katre/ Mukaddime - [Mana-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır.](https://nurdivani.com/videolar/mana-yi-harfiyle-ve-onun-hesabina-bakmak-lazimdir-mana-yi-ismiyle-ve-esbab-hesabina-bakmak-hatadir.html) - Cenab-ı Hakk’ın masivasına (yani kâinata) mana-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır. Evet her şeyin iki ciheti vardır. Bir ciheti Hakk’a bakar. Diğer ciheti de halka bakar. Halka bakan cihet, Hakk’a bakan cihete tenteneli bir perde veya şeffaf bir cam parçası gibi, altında Hakk’a bakan cihet-i isnadı gösterecek - [Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir.](https://nurdivani.com/videolar/kirk-sene-omrumde-otuz-sene-tahsilimde-yalniz-dort-kelime-ile-dort-kelam-ogrendim-tafsilen-beyan-edilecektir.html) - Mukaddeme Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir. Burada yalnız icmalen işaret edilecektir. Kelimelerden maksad: Mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazardır. Şöyle ki: Cenab-ı Hakk’ın masivasına (yani kâinata) mana-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır. Evet her şeyin iki - [Arkadaş! Mâlik-i Hakiki’den gaflet, nefsin firavunluğuna sebep olur.](https://nurdivani.com/videolar/arkadas-malik-i-hakikiden-gaflet-nefsin-firavunluguna-sebep-olur.html) - Arkadaş! Tahte’l-arz yaptığım hayalî bir seyahatte gördüğüm bazı hakikatleri zikredeceğim: Birinci Hakikat: Arkadaş! Mâlik-i Hakiki’den gaflet, nefsin firavunluğuna sebep olur. Evet, taht-ı tasarrufunda bulunan bütün eşyanın Mâlik-i Hakiki’sini unutan, kendisini kendisine mâlik zannederek hâkimiyet tevehhümünde bulunur. Ve başkaları da bilhassa esbabı kendisine kıyas ile hâkim ve mâlik defterine kaydeder. Ve bu vesile ile Allah’ın mülkünü, - [Mâlik-i Hakiki’den gaflet, nefsin firavunluğuna sebep olur.](https://nurdivani.com/videolar/malik-i-hakikiden-gaflet-nefsin-firavunluguna-sebep-olur.html) - Birinci Hakikat: Arkadaş! Mâlik-i Hakiki’den gaflet, nefsin firavunluğuna sebep olur. Evet, taht-ı tasarrufunda bulunan bütün eşyanın Mâlik-i Hakiki’sini unutan, kendisini kendisine mâlik zannederek hâkimiyet tevehhümünde bulunur. Ve başkaları da bilhassa esbabı kendisine kıyas ile hâkim ve mâlik defterine kaydeder. Ve bu vesile ile Allah’ın mülkünü, malını kendilerine taksim ederek ahkâm-ı İlahiyeye karşı muaraza ve mübarezeye - [Ve keza esbab-ı zahiriye pek basit, mahdud, fakir, camid..](https://nurdivani.com/videolar/ve-keza-esbab-i-zahiriye-pek-basit-mahdud-fakir-camid-suursuz-iradesiz-ve-kanunlar-kismi-da-itibari-mevhum-seylerdir.html) - Mesnevi-yi Nuriye/ Katre/ Birinci Bab Ve keza esbab-ı zahiriye pek basit, mahdud, fakir, camid, şuursuz, iradesiz ve kanunlar kısmı da itibarî, mevhum şeylerdir. Müsebbebatta bulunan hârika nakışlar, ziynetler, garib ve acib sanatların o gibi kıymetsiz esbab ile kat’iyen münasebetleri yoktur. Binaenaleyh mesela, bedenin hüceyratındaki nizamlı, intizamlı teşekkülatı, ekmek yemesine; ve kuvve-i hâfızada yazılan gayr-ı mahdud - [Yetmiş bin perde tabiri nedir?](https://nurdivani.com/videolar/yetmis-bin-perde-tabiri-nedir.html) - “Yetmiş bin perde” tabir olunan berzah-ı esma ve tecelli-i sıfât ve ef’al ve tabakat-ı mevcudatın arkasına kadar kat’-ı meratib edecektir. İşte mi’rac budur.” - [Yardım eden kim?](https://nurdivani.com/videolar/yardim-eden-kim.html) - Ve keza mesela, bulut ile arz gibi camid ve mütehalif şeylerde tecavüb ve muavenet, yani birbirinin hâcetine cevap vermek ve seyyarat gibi şemsten pek uzak olan yıldızların şemse veya birbirine tesanüd etmeleri, bütün eşyanın bir müdebbirin idaresinde bulunduğuna şehadet ederek اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile ilan eder. Katre - [Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve ziynetleri](https://nurdivani.com/videolar/dunyanin-lezzetleri-zevkleri-ve-ziynetleri.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve ziynetleri; Hâlık’ımızı, Mâlik’imizi ve Mevla’mızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir. Evet, öyle gördüm ve öyle de zevk ettim. Bilhassa şefkatin ateşini söndürecek, marifetullahtan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi cennete bile iştiyak geri kalır. - [Nübüvvet öyle bir çekirdektir ki İslâmiyet şeceresi bütün semeratıyla](https://nurdivani.com/videolar/nubuvvet-oyle-bir-cekirdektir-ki-islamiyet-seceresi-butun-semeratiyla.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İki tarafı birbirinden gayet uzak bir mesele var ki her bir tarafı bir çekirdek gibi sümbül vermiş, ağaç olmuş, dal budak salmış. Böyle bir mesele üzerine, şükûk ve evhamın konmaması lâzımdır. Çünkü bir çekirdek diğer bir çekirdekle, çekirdek olarak toprak altında kaldıkları müddetçe iltibas edilebilir. Amma ağaç olduktan, meyve verdikten sonra şek edersen - [Efendimiz (s.a.v)’ e böyle bakamazsan…](https://nurdivani.com/videolar/efendimiz-s-a-v-e-boyle-bakamazsan.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Tavus kuşu gibi pek güzel bir kuş; yumurtadan çıkar, tekâmül eder, semalarda tayerana başlar. Âfak-ı âlemde şöhret kazandıktan sonra, yerde kalan yumurtasının kabuğu içerisinde o kuşun güzelliğini, kemalâtını, terakkiyatını arayıp bulmak isteyen adamın ahmak olduğunda şüphe yoktur. Binaenaleyh tarihlerin naklettikleri Peygamberimizin (asm) bidayet-i hayatına maddî, sathî, surî bir nazar ile bakan bir adam - [Eşyada görünen nev’î ve ferdî vahdetler, Sâni’deki sırr-ı vahdetten neş’et etmiştir.](https://nurdivani.com/videolar/esyada-gorunen-nevi-ve-ferdi-vahdetler-sanideki-sirr-i-vahdetten-neset-etmistir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Eşyada görünen nev’î ve ferdî vahdetler, Sâni’deki sırr-ı vahdetten neş’et etmiştir. Çünkü kuvvet dağılmıyor. Bir kısmına çok, bir kısmına az sarf edilmekle kudrette, kuvvetin tecezzi ve inkısamı olmuyor. Eğer vahdet olmasa idi, kudretin yaptığı sarfiyatta tefavüt olsa idi, masnuatta da tefavüt ve intizamsızlık olurdu. Demek, kudretin vahdetle beraber masnuata yaptığı tasarrufu, şemsin tenviri - [Kelime-i Tevhid’in tekrar ile zikrine devam etmek](https://nurdivani.com/videolar/kelime-i-tevhidin-tekrar-ile-zikrine-devam-etmek.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Kelime-i Tevhid’in tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbublardan yüzünü çevirtmektir. Maahaza, zâkir olan zâtta bulunan hasse ve lâtifelerin ayrı ayrı tevhidleri olduğuna işâret olduğu gibi; onların da onlara münasib şerikleriyle olan alâkalarını kesmek içindir.” - [Küfrün içyüzünü görmek istersen!](https://nurdivani.com/videolar/kufrun-icyuzunu-gormek-istersen.html) - İ’lem ey gafletli, sağır ve kör olarak zulmetler içinde esbaba ibadet eden ahmaklar! Cenab-ı Hakk’ın vücub-u vücud ve vahdetine, kâinatın mürekkebatı ve zerratının elli beş vecihle yaptıkları şehadetlerin bir vechini yazacağım. Şöyle ki: Eşyanın icadı, ya nefislerine veya esbaba olan isnadı, hayret ve istiğrabı mûcibdir. Bu da red ve inkârı icab eder. Bu dahi dalaletleri - [Küre-i arz mağazasından me’kûlât ve meşrûbât ve libâs ve sâir ihtiyaçlarınızı temin ediyorsunuz.](https://nurdivani.com/videolar/kure-i-arz-magazasindan-mekulat-ve-mesrubat-ve-libas-ve-sair-ihtiyaclarinizi-temin-ediyorsunuz.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Küre-i arz mağazasından me’kûlât ve meşrûbât ve libâs ve sâir ihtiyaçlarınızı temin ediyorsunuz. Parasız aldığınız bu malları İlâhî hazineden almayıp birer birer esbaba yaptıracak olursanız, acaba bir nar tanesini ne kadar zamanlarda elde edip, ne kadar pahalı alacaksınız? Çünkü o nar, bütün eşya ile alâkadardır. Az bir zamanda, az bir kıymetle husûle gelmesi - [Gayr-ı mahdut hususî haşr ü neşirleri kör gözleriyle gördükleri halde, kıyamet-i kübrâyı ve haşr-i umumiyeyi nasıl istiğrab ediyorlar?](https://nurdivani.com/videolar/gayr-i-mahdut-hususi-hasr-u-nesirleri-kor-gozleriyle-gordukleri-halde-kiyamet-i-kubrayi-ve-hasr-i-umumiyeyi-nasil-istigrab-ediyorlar.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Gözleri küsuf tutmuş bazı adamlar, gözleri önünde vukua gelen gayr-ı mahdut hususî haşr ü neşirleri kör gözleriyle gördükleri halde, kıyamet-i kübrâyı ve haşr-i umumiyeyi nasıl istiğrab ediyorlar? Acaba, çiçek açıp semere veren ağaçlarda her sene îcad edilen meyvelerin haşr ü neşirlerini gördükten sonra haşr-i umumîyi istib’ad eden sıkılmaz mı? Eğer onlar şuhudî bir - [Şu dünya hayatına muhabbetle müptelâ olan bazı insanlar, o hayatın vücuda gelmesinden maksad…](https://nurdivani.com/videolar/su-dunya-hayatina-muhabbetle-muptela-olan-bazi-insanlar-o-hayatin-vucuda-gelmesinden-maksad.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Şu dünya hayatına muhabbetle müptelâ olan bazı insanlar, o hayatın vücuda gelmesinden maksad ve gaye, yalnız o hayata hizmet ve o hayatın bekası olup, başka bir faidesi olmadığını, yani Fâtır-ı Hakîm’in zevilhayatta ve cevher-i insaniyette vedîa olarak koyduğu bütün cihâzât-ı acîbe ve techizât-ı harikanın, serîü’z-zeval olan şu hayatın hıfzı ile bekası için verildiğini - [Cenab-ı Hakk’ın sana in’am ettiği vücud ile vücuda lâzım olan şeyler, temlik suretiyle değildir.](https://nurdivani.com/videolar/cenab-i-hakkin-sana-inam-ettigi-vucud-ile-vucuda-lazim-olan-seyler-temlik-suretiyle-degildir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakk’ın sana in’am ettiği vücud ile vücuda lâzım olan şeyler, temlik suretiyle değildir. Yani senin mülkün ve malın olup istediğin gibi tasarruf etmek için verilmemiştir. Ancak o gibi nimetlerde, Allah’ın rızasına muvafık tasarruf edilebilir. Evet bir misafir, ev sahibinin iznine ve rızasına muvafık olmayacak derecede, yemeklerde ve sair şeylerde israf edemez. - [Kelime-i Tevhidin tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir.](https://nurdivani.com/videolar/kelime-i-tevhidin-tekrar-ile-zikrine-devam-etmek-kalbi-pek-cok-seylerle-baglayan-baglari-ipleri-kirmak-icindir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kelime-i Tevhidin tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbuplardan yüzünü çevirtmektir. Maahaza, zâkir olan zâtta bulunan hâsse ve lâtifelerin ayrı ayrı tevhidleri olduğuna işaret olduğu gibi, onların da, onlara münâsip şerikleriyle olan alâkalarını kesmek içindir. - [Marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi cennete bile iştiyak geri kalır.”](https://nurdivani.com/videolar/marifetullah-olduktan-sonra-dunya-lezzetlerine-istiha-olmadigi-gibi-cennete-bile-istiyak-geri-kalir.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve zînetleri, Hâlıkımızı, Mâlikimizi ve Mevlâmızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir. Evet, öyle gördüm ve öyle de zevkettim. Bilhassa şefkatin ateşini söndürecek, ‘Marifetullah’dan başka bir şey var mıdır? Evet marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi cennete bile iştiyak geri kalır.” - [Mahlukatın en zalimi insandır.](https://nurdivani.com/videolar/mahlukatin-en-zalimi-insandir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Mahlukatın en zalimi insandır. İnsan, kendi nefsine olan şiddet-i muhabbetten dolayı kendisine hizmeti ve menfaati olan şeyleri hem sever hem kıymet verir. Semeresinden istifade gördüğü şeylere abd ve köle olur. Aksi halde ne sever ve ne kıymet verir. Ve keza hayatın icadında ille-i gaiyenin yalnız hayat olduğunu bilir. Cenab-ı Hakk’ın icad ettiği “hay”larda hedef - [İnsan tefekkür ile hayran olmalı!](https://nurdivani.com/videolar/insan-tefekkur-ile-hayran-olmali.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Sath-ı âlemde kurulan şu sergi-yi İlahîde teşhir edilen tezyinata, kemalâta, güzel manzaralara ve rububiyetin haşmetiyle uluhiyetin azametine bir müşahit, bir mütenezzih, bir mütehayyir, bir mütefekkir lâzımdır ki o güzellikleri görsün; o manzaralar arasında tenezzüh etsin; o hârika nakışlara, ziynetlere tefekkür ile hayran olsun. Sonra o sergiden Sâni’inin celaline, Mâlik’inin iktidar ve kemalâtına intikal - [İ’lem eyyühe’l-aziz! Fısk çamuruyla mülevves olan medeniyet, insanları da o çamur ile telvis ediyor.](https://nurdivani.com/videolar/ilem-eyyuhel-aziz-fisk-camuruyla-mulevves-olan-medeniyet-insanlari-da-o-camur-ile-telvis-ediyor.html) - “İ’lem eyyühe’l-aziz! Fısk çamuruyla mülevves olan medeniyet, insanları da o çamur ile telvis ediyor. Ezcümle: Riyayı şan ve şeref ile telvis etmiş. İnsanları da o pis ahlâka sevk ediyor. Hakikaten insanlar o riyaya öyle alışmışlar ki şahıslara yaptıkları gibi milletlere hattâ unsurlara bile yapıyorlar. Gazeteleri o riyaya dellâl, tarihleri de alkışçı yapmışlardır. Bu yüzden şahsî - [Dünyanın sefahetini bugün kemâl-i izzet ve şerefle terk edersen, pek aziz ve yüksek olursun.](https://nurdivani.com/videolar/dunyanin-sefahetini-bugun-kemal-i-izzet-ve-serefle-terk-edersen-pek-aziz-ve-yuksek-olursun.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Yarın seni zillet ve rezaletlere mâruz bırakmakla terk edecek olan dünyanın sefahetini bugün kemâl-i izzet ve şerefle terk edersen, pek aziz ve yüksek olursun. Çünkü, o seni terk etmeden evvel sen onu terk edersen, hayrını alır, şerrinden kurtulursun. Fakat vaziyet mâkûse olursa, kaziye de mâkûse olur. Mesnevi-i Nuriye/ Zerre - [Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlık’ını razı etti isen halkın rızasını tahsile lüzum yoktur, o kâfidir.](https://nurdivani.com/videolar/eger-takva-ve-amel-i-salih-ile-halikini-razi-etti-isen-halkin-rizasini-tahsile-luzum-yoktur-o-kafidir.html) - “İ’lem eyyühe’l-aziz! Ey nefis! Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlık’ını razı etti isen halkın rızasını tahsile lüzum yoktur, o kâfidir. Eğer halk da Allah’ın hesabına rıza ve muhabbet gösterirlerse iyidir. Şayet onlarınki dünya hesabına olursa kıymeti yoktur. Çünkü onlar da senin gibi âciz kullardır.” “Maahâzâ ikinci şıkkı takip etmekte şirk-i hafî olduğu gibi tahsili - [Benzerlikteki Tevhid Mührü](https://nurdivani.com/videolar/benzerlikteki-tevhid-muhru.html) - Ve keza semavatın yıldızlar gibi âsâr-ı muntazamadaki müşabehet ve arzın birbirine benzeyen çiçeklerinde, hayvanatındaki münasebet, Hâlık’ın bir olduğuna delâletle şehadetini اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile ilan eder. Katre - [Aynalar güneş zannedilirse...](https://nurdivani.com/videolar/aynalar-gunes-zannedilirse.html) - "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı havalandırıp baş aşağı felâkete atan şöyle bir hâl var:" "İstihkak nazara alınmayarak, Hakkın takdiri hakkında tefrit veya ifrat yapılır. Ve kuvvetine, kıymetine bakılmayarak küçük veya büyük bir yük altına alınır gibi gayr-ı insanî haller insanı insaniyetten düşürür, ya zulme, veya kizbe sevkeder." "Meselâ, bir fırka askerin mümessili bir nefer, bütün askerlik umûrunu - [Yedinci Deva- Ey sıhhatinin lezzetini kaybeden hasta!](https://nurdivani.com/videolar/yedinci-deva-ey-sihhatinin-lezzetini-kaybeden-hasta.html) - Yedinci Deva Ey sıhhatinin lezzetini kaybeden hasta! Senin hastalığın sıhhatteki nimet-i İlahiyenin lezzetini kaçırmıyor bilakis tattırıyor, ziyadeleştiriyor. Çünkü bir şey devam etse tesirini kaybeder. Hattâ ehl-i hakikat müttefikan diyorlar ki: اِنَّمَا الْاَشْيَاءُ تُعْرَفُ بِاَضْدَادِهَا yani “Her şey zıddıyla bilinir.” Mesela, karanlık olmazsa ışık bilinmez, lezzetsiz kalır. Soğuk olmazsa hararet anlaşılmaz, zevksiz kalır. Açlık olmazsa yemek - [Dünya madem fanidir!](https://nurdivani.com/videolar/dunya-madem-fanidir.html) - BEŞİNCİ MESELE: Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem 1 لاَ يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلاَّ - [Ubudiyet, sebkat eden nimetin neticesi ve onun fiyatıdır.](https://nurdivani.com/videolar/ubudiyet-sebkat-eden-nimetin-neticesi-ve-onun-fiyatidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Ubudiyet, sebkat eden nimetin neticesi ve onun fiyatıdır. Gelecek bir nimetin mükâfat mukaddimesi ve vesilesi değildir. Mesela, insanın en güzel bir surette yaratılışı, ubudiyeti iktiza eden sâbık bir nimet olduğu ve sonra da imanın i’tasıyla kendisini sana tarif etmesi, ubudiyeti iktiza eden sâbık nimetlerdir. Evet, nasıl ki midenin i’tasıyla bütün mat’umat i’ta edilmiş gibi - [İnsanı fıtraten bütün hayvanlara tefevvuk ettiren câmiiyetinin meziyetlerinden biri...](https://nurdivani.com/videolar/insani-fitraten-butun-hayvanlara-tefevvuk-ettiren-camiiyetinin-meziyetlerinden-biri.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanı fıtraten bütün hayvanlara tefevvuk ettiren câmiiyetinin meziyetlerinden biri, zevi’l-hayatın Vâhibü’l-hayat’a olan tahiyye ve tesbihlerini fehmetmektir. Yani insan, kendi kelâmını fehmettiği gibi iman kulağıyla zevi’l-hayatın da belki cemadatın da bütün tesbihlerini fehmeder. Demek her şey, sağır adam gibi yalnız kendi kelâmını anlar. İnsan ise bütün mevcudatın lisanlarıyla tekellüm ettikleri esma-i hüsnanın delillerini fehmeder. Binaenaleyh - [Güzelleri güzel yapan çirkinlerin çirkinliğidir!](https://nurdivani.com/videolar/guzelleri-guzel-yapan-cirkinlerin-cirkinligidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Tabiatları latîf, ince ve latîf sanatlara meftun bazı insanlar, bilhassa has bahçelerinde pek güzel hendesevari bir şekilde şekilleri, arkları, havuzları, şadırvanları yaptırmakla bahçelerine pek muntazam bir manzara verirler. Ve o letafetin, o güzelliğin derecesini göstermek için bazı çirkin kaya, kaba, gayr-ı muntazam –mağara ve dağ heykelleri gibi– şeyleri de ilâve ediyorlar ki onların - [Her bir insan için hayat seferinde iki yol vardır.](https://nurdivani.com/videolar/her-bir-insan-icin-hayat-seferinde-iki-yol-vardir.html) - اِنَّ الْاَبْرَارَ لَفٖى نَعٖيمٍ ۞ وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَفٖى جَحٖيمٍ İ’lem eyyühe’l-aziz! Her bir insan için hayat seferinde iki yol vardır. Bu iki yolun uzunluğu kısalığı birdir. Amma birisinde ehl-i şuhud ve ehl-i vukufun şehadet ve tasdikleriyle onda dokuz menfaat ihtimali var. İkinci yolda mesele makûsedir. Onda dokuz zarar ihtimali vardır. İkinci yol ile gidenin ne - [Önünde çok korkunç meseleler var!](https://nurdivani.com/videolar/onunde-cok-korkunc-meseleler-var.html) - “İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder.” “Birisi: Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır.” “İkincisi: Dehşetli, korkulu ebed memleketine yolculuktur.” “Üçüncüsü: Ömür az, sefer uzun, yol tedariki yok, kuvvet ve kudret yok, acz-i mutlak gibi elîm elemlere mâruz kalmaktır.” “Öyleyse, bu gaflet ü - [Ve keza seni nefsini sevmeye sevk eden esbab](https://nurdivani.com/videolar/ve-keza-seni-nefsini-sevmeye-sevk-eden-esbab.html) - Ve keza seni nefsini sevmeye sevk eden esbab: 1- Bütün lezzetlerin mahzeni nefistir. 2- Vücudun merkezi ve menfaatin madeni nefistir. 3- İnsana en karib (yakın) nefistir, diyorsun. Pekâlâ. Fakat o fâni lezzetlere mukabil, lezaiz-i bâkiyeyi veren Hâlık’ı daha ziyade ubudiyetle sevmek lâzım değil midir? Nefis, vücuda merkez olduğundan muhabbete lâyık ise o vücudu icad eden - [Onun vücudu senin vücudundan, âlemin zerratı adedince zuhur dereceleri vardır.](https://nurdivani.com/videolar/onun-vucudu-senin-vucudundan-alemin-zerrati-adedince-zuhur-dereceleri-vardir.html) - Ve keza senin vücudunun zuhur ve vuzuhça Hâlık’ın vücuduna nisbeti, Hâlık’ın vücuduna delâlet edenlerin nisbeti gibidir. Çünkü sen bir vecihle kendi vücuduna delâlet ediyorsun. Amma Hâlık’ın vücuduna, bütün mevcudat, bütün zerratıyla delâlet ediyor. Öyle ise onun vücudu senin vücudundan, âlemin zerratı adedince zuhur dereceleri vardır. - [İnsanı gaflete düşürtmekle Allah’a ubudiyetine mani olan, cüz’î nazarını cüz’î şeylere hasretmektir.](https://nurdivani.com/videolar/insani-gaflete-dusurtmekle-allaha-ubudiyetine-mani-olan-cuzi-nazarini-cuzi-seylere-hasretmektir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanı gaflete düşürtmekle Allah’a ubudiyetine mani olan, cüz’î nazarını cüz’î şeylere hasretmektir. Evet, cüz’iyat içerisine düşüp cüz’îlere hasr-ı nazar eden, o cüz’î şeylerin esbabdan sudûruna ihtimal verebilir. Amma başını kaldırıp nev’e ve umuma baktığı zaman, edna bir cüz’înin en büyük bir sebepten sudûruna cevaz veremez. Mesela, cüz’î rızkını bazı esbaba isnad edebilir. Fakat - [Hain ve şakilerin arasında olma](https://nurdivani.com/videolar/hain-ve-sakilerin-arasinda-olma.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Gafil olan insan kendi vazifesini terk eder, Allah’ın vazifesiyle meşgul olur. Evet insan, gafletten dolayı iktidarı dâhilinde kolay olan ubudiyet vazifesinin terkiyle, zayıf kalbiyle rububiyet vazife-i sakîlesinin altına girer, altında ezilir. Ve aynı zamanda bütün istirahatini kaybetmekle âsi, şakî, hain adamların partisine dâhil olur. Evet, insan bir askerdir. Askerlik vazifesi başka, hükûmetin vazifesi - [Ölüm; zeval, firak, adem kapısı ve zulümat kuyusu olmayıp...](https://nurdivani.com/videolar/olum-zeval-firak-adem-kapisi-ve-zulumat-kuyusu-olmayip.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın ba’de’l-mevt Hâlık-ı Rahman ve Rahîm’e rücûu hakkında ilanat yapan şu وَ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ۞ وَ اِلَيْهِ الْمَصٖيرُ ۞ وَ اِلَيْهِ مَاٰبِ gibi âyetlerde büyük bir beşaret ve teselli olduğu gibi ehl-i isyana da büyük tehditleri îma vardır. Evet, bu âyetlerin sarahatine göre: Ölüm; zeval, firak, adem kapısı ve zulümat kuyusu olmayıp ancak - [Sâni’in her mekânda ve her masnuun yanında bulunmasına delâlet ettiği gibi](https://nurdivani.com/videolar/saniin-her-mekanda-ve-her-masnuun-yaninda-bulunmasina-delalet-ettigi-gibi.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Her bir masnûda tahakkuk eden kemal-i sanat, Sâni’in her mekânda ve her masnuun yanında bulunmasına delâlet ettiği gibi hiçbir mekânda ve hiçbir masnuun yanında bulunmamasına da delâlet eder. Ve keza insan, her bir şeye muhtaç olduğu cihetle her şeyin melekûtu elinde ve her şeyin hazinesi yanında olan Zat-ı Akdes’ten maada kimseye ibadet edemez. - [Eğer dünyadan zeval ve ölümü ve insandan acz ve fakrı kaldırmaya iktidarınız varsa…](https://nurdivani.com/videolar/eger-dunyadan-zeval-ve-olumu-ve-insandan-acz-ve-fakri-kaldirmaya-iktidariniz-varsa.html) - “İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri, Müslümanları ecnebî âdetlerine ittibâ ile şeâir-i İslâmiyeyi terk etmeye davet ettiklerinde, Kur’ân Nurcuları böylece müdafaada bulunurlar: Eğer dünyadan zeval ve ölümü ve insandan acz ve fakrı kaldırmaya iktidarınız varsa, pekâlâ, dini de terk ediniz, şeâiri de kaldırınız. Ve illâ dilinizi kesin, konuşmayınız. Bakınız arkamızda pençelerini açmış hücuma hazır ecel - [İnsan bir yolcudur. Sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa...](https://nurdivani.com/videolar/insan-bir-yolcudur-sabavetten-genclige-genclikten-ihtiyarliga.html) - وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا اِلاَّ لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَاِنَّ الدَّارَ اْلاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan bir yolcudur. Sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder. Her iki hayatın levazımatı, Mâlikü’l-Mülk tarafından verilmiştir. Fakat o levazımatı, cehlinden dolayı tamamen bu hayat-ı fâniyeye sarf ediyor. Halbuki, o levazımattan lâakal onda biri - [Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder…](https://nurdivani.com/videolar/senin-onunde-cok-korkunc-buyuk-meseleler-vardir-ki-insani-ihtiyata-ihtimama-mecbur-eder.html) - “İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder.” “Birisi: Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır.” “İkincisi: Dehşetli, korkulu ebed memleketine yolculuktur.” “Üçüncüsü: Ömür az, sefer uzun, yol tedariki yok, kuvvet ve kudret yok, acz-i mutlak gibi elîm elemlere mâruz kalmaktır.” “Öyleyse, bu gaflet ü - [Esma-i İlahiyenin defineleri keşfetmelisin!](https://nurdivani.com/videolar/esma-i-ilahiyenin-defineleri-kesfetmelisin.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın fıtraten mâlik olduğu câmiiyetin acayibindendir ki: Sâni’-i Hakîm şu küçük cisimde gayr-ı mahdud enva-ı rahmeti tartmak için gayr-ı ma’dud mizanlar vaz’etmiştir. Ve esma-i hüsnanın gayr-ı mütenahî mahfî definelerini fehmetmek için gayr-ı mahsur cihazat ve âlât yaratmıştır. Mesela mesmuat, mubsırat, me’kûlat âlemlerini ihata eden insandaki duygular, Sâni’in sıfât-ı mutlakasını ve geniş şuunatını fehmetmek - [Zararlı menfaatli her şeyi tahsin ve hüsn-ü rıza ile kabul etmek lâzımdır.](https://nurdivani.com/videolar/zararli-menfaatli-her-seyi-tahsin-ve-husn-u-riza-ile-kabul-etmek-lazimdir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Mademki her şeyin Allah’tan olduğunu bilirsin ve ona iz’anın vardır. Zararlı menfaatli her şeyi tahsin ve hüsn-ü rıza ile kabul etmek lâzımdır. Ve illâ gaflete düşmeye mecbur olursun. Bunun için esbab-ı zahiriye vaz’edilmiş ve gözlere de gaflet perdesi örtülmüştür. Kâinat hâdiselerinden insanın heva ve hevesine muhalif olan kısım, muvafık olan kısımdan daha çoktur. - [İnsan nisyandan alındığı için nisyana müpteladır. Nisyanın en kötüsü de nefsin unutulmasıdır.](https://nurdivani.com/videolar/insan-nisyandan-alindigi-icin-nisyana-mupteladir-nisyanin-en-kotusu-de-nefsin-unutulmasidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan nisyandan alındığı için nisyana müpteladır. Nisyanın en kötüsü de nefsin unutulmasıdır. Fakat hizmet, sa’y, tefekkür zamanlarında nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalalettir. Hizmetler görüldükten sonra neticede, mükâfat zamanlarında nefsin unutulması kemaldir. Bu itibarla ehl-i dalal ile ehl-i kemal, nisyan ve tezekkürde müteakistirler. Evet dâll olan kimse, bir iş ve bir - [Akaidî ve imanî hükümleri, kavî ve sabit kılmakla meleke haline getiren ancak ibadettir.](https://nurdivani.com/videolar/akaidi-ve-imani-hukumleri-kavi-ve-sabit-kilmakla-meleke-haline-getiren-ancak-ibadettir.html) - Bakara Suresi 21-22. âyetler يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذٖى خَلَقَكُمْ وَ الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ ۞ اَلَّذٖى جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِهٖ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَ اَنْتُمْ تَعْلَمُونَ Yani “Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaratan Rabb’inize ibadet ediniz ki takva - [Hz. Muhammed’in (s.a.v) doğruluğu ve emin olması](https://nurdivani.com/videolar/hz-muhammedin-s-a-v-dogrulugu-ve-emin-olmasi.html) - ÜÇÜNCÜ MESELE: O zatın (asm) sıdk-ı nübüvvetini yazıp tasdik eden birkaç sahife vardır. Şimdi o sahifeleri okuyacağız: Birinci sahife o hazretin zatıdır. Fakat bu sahifeyi mütalaadan evvel, dört nükteye dikkat lâzımdır: Birinci Nükte: لَيْسَ الْكَحَلُ كَالتَّكَحُّلِ Yani fıtrî karagözlülük, sun’î (yapma) karagözlülük gibi değildir. Yani yapma ve sun’î olan bir şey, ne kadar güzel ve - [Sırat-ı müstakim nedir? Duygularına bu ders ile bak](https://nurdivani.com/videolar/sirat-i-mustakim-nedir-duygularina-bu-ders-ile-bak.html) - الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖيمَ Sırat-ı müstakim; şecaat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülâsasından hasıl olan adl ve adalete işarettir. Şöyle ki: Tagayyür, inkılab ve felaketlere maruz ve muhtaç şu insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşayabilmesi için üç kuvvet ihdas edilmiştir. Bu kuvvetlerin birincisi: Menfaatleri celb ve cezb için kuvve-i şeheviye-i behimiye. İkincisi: Zararlı şeyleri def’ için kuvve-i sebuiye-i - [Kızlarını diri diri gömenler karıncayı incitemez hale nasıl geldi?](https://nurdivani.com/videolar/kizlarini-diri-diri-gomenler-karincayi-incitemez-hale-nasil-geldi.html) - Dördüncü Nükte: Evet tehditlerle, korkularla, hilelerle efkâr-ı âmmeyi başka bir mecraya çevirtmek mümkün olur. Fakat tesiri cüz’îdir, sathîdir, muvakkat olur. Muhakeme-i akliyeyi az bir zamanda kapatabilir. Amma irşadıyla kalplerin derinliklerine kadar nüfuz etmek, hissiyatın en incelerini heyecana getirmek, istidatların inkişafına yol açmak, ahlâk-ı âliyeyi tesis ve alçak huyları imha ve izale etmek, cevher-i insaniyetten perdeyi - [Hz.Muhammed (S.a.v)’in kurduğu harikulade devlet.](https://nurdivani.com/videolar/hz-muhammed-s-a-vin-kurdugu-harikulade-devlet.html) - İkinci Nükte: Yine âlemce malûmdur ki devlet bir şahs-ı manevîdir. Çocuk gibi teşekkülü, büyümesi tedricîdir. Ve keza yeni teşekkül eden bir devletin, bir milletin ruhuna kadar nüfuz eden eski bir devlete galebe etmesi yine tedricîdir, zamana mütevakkıftır. Acaba Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın bütün esasat-ı âliyeyi hâvi olan ve maddî manevî bütün terakkiyat ve medeniyet-i İslâmiyenin - [Hz. Muhammed (S.a.v)’in doğruluğu ve emaneti peygamberliğinin en büyük delilidir.](https://nurdivani.com/videolar/hz-muhammed-s-a-vin-dogrulugu-ve-emaneti-peygamberliginin-en-buyuk-delilidir.html) - Hülâsa: Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâm kendi kendine güneş gibi bir bürhandır. Ve keza o zatın (asm) dört yaşından kırk yaşına kadar geçirmiş olduğu gençlik devresinde bir hilesi, bir hıyaneti görülmemiş ve bir yalanı işitilmemiştir. Eğer o zatın yaratılışında, tabiatında bir fenalık, bir kötülük hissi ve meyli olmuş olsaydı; behemehal gençlik sâikasıyla dışarıya verecekti. Halbuki bütün - [Risale i Nur nasıl bir eserdir?](https://nurdivani.com/videolar/risale-i-nur-nasil-bir-eserdir.html) - ..Risale-i Nur’un mümtaz bir hasiyeti: İmanın en son ve en küllî istinad noktasını kuvvetli ve kat’i beyan olduğundan, bu hasiyet Ayet-el Kübra Risalesi’nde fevkal’ade parlak görünüyor.. Ve bu acib asırda mübareze-i küfür ve iman en son nokta-i istinada sirayet ederek, ona dayandırıyor. Meselâ nasıl ki, gayet büyük bir meydan muharebesinde ve iki tarafın bütün kuvvetleri - [Allah’tan daha fazla merhametli değilsin-1](https://nurdivani.com/videolar/allahtan-daha-fazla-merhametli-degilsin-1.html) - Şefkat Yüzünden, Esasat-ı İslâmiyenin Haricindeki Bid’at ve Dalalet Yollarına Sapanları Çeviren Bir Hakikattir Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmeten li’l-âlemîn Zat’ın (asm) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir. Eğer aşsa ve taşsa o şefkat, elbette merhamet ve şefkat değildir; belki dalalete ve ilhada sirayet eden bir maraz-ı ruhî ve bir - [Allah’tan daha fazla merhametli değilsin-2](https://nurdivani.com/videolar/allahtan-daha-fazla-merhametli-degilsin-2.html) - Risale-i Nur’da kat’iyetle ispat edilmiş ki küfür ve dalalet, kâinata büyük bir tahkir ve mevcudata bir zulm-ü azîmdir ve rahmetin ref’ine ve âfatın nüzulüne vesiledir. Hattâ deniz dibinde balıklar, canilerden şekva ederler ki “İstirahatimizin selbine sebep oldular.” diye rivayet-i sahiha vardır. O halde kâfirin azap çekmesine acıyıp şefkat eden adam, şefkate lâyık hadsiz masumlara acımıyor - [Günaha meylini kıracak bir ders](https://nurdivani.com/videolar/gunaha-meylini-kiracak-bir-ders.html) - On Beşinci Notanın Üçüncü Meselesi Ey insan ve ey nefsim, muhakkak bil ki: Cenâb-ı Hakkın sana in’âm ettiği vücudun, cismin, âzaların, malın ve hayvânâtın ibâhadır, temlik değildir. Yani, istifaden için kendi mülkünü senin eline vermiş, istifade et diye ibâha etmiş. Senin gibi, idare etmekten hakikaten âciz ve tedbirden cidden câhil bir şahsa temlik etmemiş. Çünkü, - [Yeis, milletlerin en dehşetli hastalığıdır.](https://nurdivani.com/videolar/yeis-milletlerin-en-dehsetli-hastaligidir.html) - İKİNCİ KELİME ki müddet-i hayatımda tecrübelerimle fikrimde tevellüd eden şudur: Yeis en dehşetli bir hastalıktır ki âlem-i İslâm’ın kalbine girmiş. İşte o yeistir ki bizi öldürmüş gibi Garpta bir iki milyonluk küçük bir devlet, Şarkta yirmi milyon Müslümanları kendine hizmetkâr ve vatanlarını müstemleke hükmüne getirmiş. Hem o yeistir ki yüksek ahlâkımızı öldürmüş, menfaat-i umumiyeyi bırakıp - [Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secayâ-yı hasene temâyülât-ı şerriye..](https://nurdivani.com/videolar/fitrat-i-insan-bir-mezraa-hukmundedir-ki-secaya-yi-hasene-temayulat-i-serriye.html) - “Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secayâ-yı hasene temâyülât-ı şerriye ile beraber, taneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir. Bu taneler neşvünemâ bulmak için bir suya muhtaçtır. Hevâdan gelse, şer taneleri neşvünemâ bulur:” “Şimdiki şu medeniyet-i habisenin heyet-i içtimaiyeye verdiği tesir gibi… Fıtraten, çendan hayır ciheti galiptir; fakat sümbüllenmiş, semere vermiş on çekirdek, yüz değil, bin - [İşte şunun çaresi, o bab-ı fitneyi kapatmakla suyu hûdâ tarafından vermek lâzımdır.](https://nurdivani.com/videolar/iste-sunun-caresi-o-bab-i-fitneyi-kapatmakla-suyu-huda-tarafindan-vermek-lazimdir.html) - “Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secayâ-yı hasene temâyülât-ı şerriye ile beraber, taneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir. Bu taneler neşvünemâ bulmak için bir suya muhtaçtır. Hevâdan gelse, şer taneleri neşvünemâ bulur:” “Şimdiki şu medeniyet-i habisenin heyet-i içtimaiyeye verdiği tesir gibi… Fıtraten, çendan hayır ciheti galiptir; fakat sümbüllenmiş, semere vermiş on çekirdek, yüz değil, bin - [Bediüzzaman hazretlerini anlamak!](https://nurdivani.com/videolar/bediuzzaman-hazretlerini-anlamak.html) - [Hangi mükafat için derilerin makasla kesilsin?](https://nurdivani.com/videolar/hangi-mukafat-icin-derilerin-makasla-kesilsin.html) - [Kalbinde bu tadı hissettin mi?](https://nurdivani.com/videolar/kalbinde-bu-tadi-hissettin-mi.html) - عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: Enes (radıyallâhu anh)’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: ثَلَاثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلَاوَةَ الْإِيمَانِ: “Kimde şu üç özellik bulunursa, imanın tatlılığını tatmış olur: أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا، Allah ve Rasûlü’nü, kendisine diğer her şeyden daha - [Peygamberler arasında üstünlük var mı?](https://nurdivani.com/videolar/peygamberler-arasinda-ustunluk-var-mi.html) - Bazıları Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem ile diğer peygamberlerin makamını bir tutup diyorlar ki “hepsinin makamı aynıdır çok büyütüyorsunuz diyorlar” Bu iddia ne ilme ne akla nede vicdana sığmayan cehaletten değilse tamamen ihanetin mahsülü olan bir sözdür. Asla ilmî naslara dayalı değildir. Meseleyi net ve ölçülü şekilde ayıralım: 1- Peygamberlikte nübüvvetin aslî sıfatları bakımından eşitlik vardır - [Tihame dağı gibi ameller yok edilir](https://nurdivani.com/videolar/tihame-dagi-gibi-ameller-yok-edilir.html) - Ümmetimden bir kısım insanları bilirim ki, kıyamet günü Tihâme dağları emsalinde bembeyaz (tertemiz) hayırlarla gelirler. Aziz ve celil olan Allah Teâla Hazretleri o sevapları saçılmış toz haline getirir (değersiz kılar, kabul etmez).” Sevban radıyallahu anh dedi ki: “Ey Allah’ın Resülü! Onları bize tavsif et, durumlarını açıkla da bilmeyerek biz de onlardan olmayalım!” Resulullah Aleyhissalâtu vesselâm - [Ölene kadar secdede kalsan!](https://nurdivani.com/videolar/olene-kadar-secdede-kalsan.html) - [Bu iki şey yoksa Allahın rahmetine ulaşamazsın](https://nurdivani.com/videolar/bu-iki-sey-yoksa-allahin-rahmetine-ulasamazsin.html) - [En vefalı dostun kimdir?](https://nurdivani.com/videolar/en-vefali-dostun-kimdir.html) - [Cehennemdeki azaplar](https://nurdivani.com/videolar/cehennemdeki-azaplar.html) - [Acemlerin kalbi](https://nurdivani.com/videolar/acemlerin-kalbi.html) - [Mal sahiplerine karşı şeytanın üç hilesi!](https://nurdivani.com/videolar/mal-sahiplerine-karsi-seytanin-uc-hilesi.html) - [Derdin dünya mı ahiret mi?](https://nurdivani.com/videolar/derdin-dunya-mi-ahiret-mi.html) - [Peygamberlere küfretmenin hükmü nedir?](https://nurdivani.com/videolar/peygamberlere-kufretmenin-hukmu-nedir.html) - [Para karşılığı Kur’an okunur mu?](https://nurdivani.com/videolar/para-karsiligi-kuran-okunur-mu.html) - [Dört şeye sahipsen dünya ve ahiret senindir](https://nurdivani.com/videolar/dort-seye-sahipsen-dunya-ve-ahiret-senindir.html) - [İnsi ve cinni şeytanlar böyle yaklaşır!](https://nurdivani.com/videolar/insi-ve-cinni-seytanlar-boyle-yaklasir.html) - [Bu iki sarhoşluktan uyanmalıyız!](https://nurdivani.com/videolar/bu-iki-sarhosluktan-uyanmaliyiz.html) - [Suyun içinde yürüyüpte ıslanmayan varmı?](https://nurdivani.com/videolar/suyun-icinde-yuruyupte-islanmayan-varmi.html) - [Şu üç amel sebebiyle cennete girebilirsin!](https://nurdivani.com/videolar/su-uc-amel-sebebiyle-cennete-girebilirsin.html) - [Şeytan mal sahipleri için ne dedi?](https://nurdivani.com/videolar/seytan-mal-sahipleri-icin-ne-dedi.html) - [Allah hayır murad ederse bela verir.](https://nurdivani.com/videolar/allah-hayir-murad-ederse-bela-verir.html) - [Kur’an öyle bir zenginliktir ki!](https://nurdivani.com/videolar/kuran-oyle-bir-zenginliktir-ki.html) - [Amellerin senden ayrılmayacak!](https://nurdivani.com/videolar/amellerin-senden-ayrilmayacak.html) - [Sabah ve akşam inen melekler nasıl dua eder?](https://nurdivani.com/videolar/sabah-ve-aksam-inen-melekler-nasil-dua-eder.html) - [Sen ne zaman boyun eğeceksin?](https://nurdivani.com/videolar/sen-ne-zaman-boyun-egeceksin.html) - [Namazı terkedenin hali ne olacak?](https://nurdivani.com/videolar/namazi-terkedenin-hali-ne-olacak.html) - [Ahirette hangi yüzler gülecek?](https://nurdivani.com/videolar/ahirette-hangi-yuzler-gulecek.html) - [Başkasının dünyası için ahiretini yıkma!](https://nurdivani.com/videolar/baskasinin-dunyasi-icin-ahiretini-yikma.html) - [Arşın Rabbi eksiltir diye korkma](https://nurdivani.com/videolar/arsin-rabbi-eksiltir-diye-korkma.html) - [Allah azab eder!](https://nurdivani.com/videolar/allah-azab-eder.html) - [Beş şey beş şeye karşılıktır](https://nurdivani.com/videolar/bes-sey-bes-seye-karsiliktir.html) - [Semanın kapıları ne zaman aralanır?](https://nurdivani.com/videolar/semanin-kapilari-ne-zaman-aralanir.html) - [Eğer kusur araştırırsan kusurların ortaya dökülür](https://nurdivani.com/videolar/eger-kusur-arastirirsan-kusurlarin-ortaya-dokulur.html) - [Kulun boynunda iki zincir vardır](https://nurdivani.com/videolar/kulun-boynunda-iki-zincir-vardir.html) - [Günahkara acımalı, günaha kızmalısın!](https://nurdivani.com/videolar/gunahkara-acimali-gunaha-kizmalisin.html) - [Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz!](https://nurdivani.com/videolar/uc-yerde-kimse-kimseyi-hatirlamaz.html) - [Şeytan Rabbinden neler istedi?](https://nurdivani.com/videolar/seytan-rabbinden-neler-istedi.html) - [Anne babana küfretme!](https://nurdivani.com/videolar/anne-babana-kufretme.html) - [Günah işlemeyi bırakmak istiyorsan!](https://nurdivani.com/videolar/gunah-islemeyi-birakmak-istiyorsan.html) - [Üç kişi var ki Allah onlarla konuşmayacak](https://nurdivani.com/videolar/uc-kisi-var-ki-allah-onlarla-konusmayacak.html) - [Resulullah (s.a.v) ile cennette beraber olmak istersen](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-v-ile-cennette-beraber-olmak-istersen.html) - [Şeytanın dostları ve düşmanları kimlerdir?](https://nurdivani.com/videolar/seytanin-dostlari-ve-dusmanlari-kimlerdir.html) - [Kalbini öldürme!](https://nurdivani.com/videolar/kalbini-oldurme.html) - [Allah için sevmek ve sevmemek](https://nurdivani.com/videolar/allah-icin-sevmek-ve-sevmemek.html) - [İlim mi üstün amel mi?](https://nurdivani.com/videolar/ilim-mi-ustun-amel-mi.html) - [Resulullah (s.a.v)’in haram kıldıkları Allah’ın haram kılması gibidir](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-vin-haram-kildiklari-allahin-haram-kilmasi-gibidir.html) - [Sende bunlar varsa Rabbinin gazabı üzerindedir!](https://nurdivani.com/videolar/sende-bunlar-varsa-rabbinin-gazabi-uzerindedir.html) - [Zulüm üçtür!](https://nurdivani.com/videolar/zulum-uctur.html) - [Allah katında dünyanın değeri](https://nurdivani.com/videolar/allah-katinda-dunyanin-degeri.html) - [Şu üç kişinin haline şaşılır!](https://nurdivani.com/videolar/su-uc-kisinin-haline-sasilir.html) - [Yukarıya değil aşağıya bak!](https://nurdivani.com/videolar/yukariya-degil-asagiya-bak.html) - [Her cennet ve cehennem ehline gösterilen şey!](https://nurdivani.com/videolar/her-cennet-ve-cehennem-ehline-gosterilen-sey.html) - [Eğer büyüklenip kibirlenirsen!](https://nurdivani.com/videolar/eger-buyuklenip-kibirlenirsen.html) - [Ya dünya, ya ahiret!](https://nurdivani.com/videolar/ya-dunya-ya-ahiret.html) - [Resulullah (s.a.v) ile cennette beraber olmak istersen](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-v-ile-cennette-beraber-olmak-istersen-2.html) - [Bakiyi faniye tercih et!](https://nurdivani.com/videolar/bakiyi-faniye-tercih-et.html) - [Şu üç şeyi olmayan amelinden bir sevap alamaz](https://nurdivani.com/videolar/su-uc-seyi-olmayan-amelinden-bir-sevap-alamaz.html) - [Fazilet ehli olanlar kimlerdir?](https://nurdivani.com/videolar/fazilet-ehli-olanlar-kimlerdir.html) - [Kabirde neler olacak?](https://nurdivani.com/videolar/kabirde-neler-olacak.html) - [Rabbinden iki büyük haber var!](https://nurdivani.com/videolar/rabbinden-iki-buyuk-haber-var.html) - [Allah’a karşı zannını düzelt!](https://nurdivani.com/videolar/allaha-karsi-zannini-duzelt.html) - [Kişi ölünce bir melek der ki!](https://nurdivani.com/videolar/kisi-olunce-bir-melek-der-ki.html) - [Kabir hergün şöyle konuşur!](https://nurdivani.com/videolar/kabir-hergun-soyle-konusur.html) - [O gün mazaret fayda vermez](https://nurdivani.com/videolar/o-gun-mazaret-fayda-vermez.html) - [En kötü kullar şunlardır!](https://nurdivani.com/videolar/en-kotu-kullar-sunlardir.html) - [Efendimiz (s.a.v.)’in üzerine yemin ettiği üç şey](https://nurdivani.com/videolar/efendimiz-s-a-v-in-uzerine-yemin-ettigi-uc-sey.html) - [Cennet’in kapısından geri çevrilecek kimseler](https://nurdivani.com/videolar/cennetin-kapisindan-geri-cevrilecek-kimseler.html) - [Musibete şikayet edersen!](https://nurdivani.com/videolar/musibete-sikayet-edersen.html) - [Bu vazifeyi terkedemezsin!](https://nurdivani.com/videolar/bu-vazifeyi-terkedemezsin.html) - Enes (r.a) hadîs-i şerîfi şöyle nakleder; Rasûlullâh (s.a.s) bir gün şöyle buyurdular: “Size bir kısım insanlardan haber vereyim mi? Onlar ne peygamber ne de şehittirler. Ancak kıyâmet gününde peygamberler ve şehitler, onların Allâh katındaki makamlarına gıpta ederler. Nûrdan minberler üzerine oturmuşlardır ve herkes onları tanır.” Ashâb-ı kirâm: – Onlar kimlerdir yâ Rasûlallâh, diye sordular. Allâh - [Bugün unutma ki yarın unutulmayasın!](https://nurdivani.com/videolar/bugun-unutma-ki-yarin-unutulmayasin.html) - Ebu Saîd ve Ebu Hureyre (radıyallahu anhümâ) anlatıyorlar: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u İlahîye) getirilir. Allah Teala Hazretleri: ‘Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü - [Kabul edilen ve edilmeyen ameller](https://nurdivani.com/videolar/kabul-edilen-ve-edilmeyen-ameller.html) - [Zikir meclislerinde neler oluyor?](https://nurdivani.com/videolar/zikir-meclislerinde-neler-oluyor.html) - [Arkadaşında bulunması gereken sıfatlar](https://nurdivani.com/videolar/arkadasinda-bulunmasi-gereken-sifatlar.html) - [Şehide ikram edilen altı şey!](https://nurdivani.com/videolar/sehide-ikram-edilen-alti-sey.html) - [Dünyada dertten kurtulup rahata ulaşmak için!](https://nurdivani.com/videolar/dunyada-dertten-kurtulup-rahata-ulasmak-icin.html) - [Allah’a kavuşmayı seversen!](https://nurdivani.com/videolar/allaha-kavusmayi-seversen.html) - Katâde, Enes ibn Mâlik’ten; o da Ubâde ibnu’s- Sâmit (radıyallahü anh)’ten tahdîs etti ki, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: — “Her kim Allah’a kavuşup görmeyi arzu eder severse, Allah da ona kavuşup görmeyi sever. Her kim de Allah ‘a kavuşmaktan hoşlanmazsa, Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz.” Âişe yahut Peygamber’in kadınlarından biri: — (Yâ - [Amelini insanlara işittirince neler oluyor?](https://nurdivani.com/videolar/amelini-insanlara-isittirince-neler-oluyor.html) - [Deccal’den daha kötüsü](https://nurdivani.com/videolar/deccalden-daha-kotusu.html) - [Allah’ın en çok sevdiği kullar!](https://nurdivani.com/videolar/allahin-en-cok-sevdigi-kullar.html) - [Borçla ölen Cennete giremez!](https://nurdivani.com/videolar/borcla-olen-cennete-giremez.html) - [En vefalı dostun](https://nurdivani.com/videolar/en-vefali-dostun.html) - [Allah’a en uzak kalpler!](https://nurdivani.com/videolar/allaha-en-uzak-kalpler.html) - [Mü’min yalan söyleyebilir mi?](https://nurdivani.com/videolar/mumin-yalan-soyleyebilir-mi.html) - Safvan İbnu Süleym (r.a.) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resulü! dedik, mü’min korkak olur mu?” “Evet!” buyurdular. “Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine: “Evet!” buyurdular. Biz yine: “Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk. Bu sefer: “Hayır! Buyurdular. (Muvatta, Kelam, 19, (2, 990)) - [Resulullah (s.a.v.)’den altın sözler](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-v-den-altin-sozler.html) - [Cehenneme bir kere daldırılan adamın sözleri](https://nurdivani.com/videolar/cehenneme-bir-kere-daldirilan-adamin-sozleri.html) - [Senin gerçek malın şudur!](https://nurdivani.com/videolar/senin-gercek-malin-sudur.html) - [Harcadığın senin harcayamadığın başkasınındır](https://nurdivani.com/videolar/harcadigin-senin-harcayamadigin-baskasinindir.html) - [Allah’a en sevgili olan amel](https://nurdivani.com/videolar/allaha-en-sevgili-olan-amel.html) - [Resulullah (S.a.v)’in mirası](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-vin-mirasi.html) - [Kimlerle dirileceksin?](https://nurdivani.com/videolar/kimlerle-dirileceksin.html) - [Musibetlere hamd edilir mi?](https://nurdivani.com/videolar/musibetlere-hamd-edilir-mi.html) - [Dört şey açıldıysa dört şey verilecektir.](https://nurdivani.com/videolar/dort-sey-acildiysa-dort-sey-verilecektir.html) - [Sen sözünde doğruysan Allah seni tasdik eder.](https://nurdivani.com/videolar/sen-sozunde-dogruysan-allah-seni-tasdik-eder.html) - [Kimsenin hakkı kimsede kalmaz!](https://nurdivani.com/videolar/kimsenin-hakki-kimsede-kalmaz.html) - [Üç şey helak eder, üç şey kurtarır!](https://nurdivani.com/videolar/uc-sey-helak-eder-uc-sey-kurtarir.html) - [Namaz insanı tertemiz eder günahtan alıkor!](https://nurdivani.com/videolar/namaz-insani-tertemiz-eder-gunahtan-alikor.html) - [Gerçek zahid kimdir?](https://nurdivani.com/videolar/gercek-zahid-kimdir.html) - [Cennet ve cehennem ehline gösterilecek şey!](https://nurdivani.com/videolar/cennet-ve-cehennem-ehline-gosterilecek-sey.html) - [Allah’ın cennet ehline vereceği müjde!](https://nurdivani.com/videolar/allahin-cennet-ehline-verecegi-mujde.html) - عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ اللَّهَ يَقُولُ لِأَهْلِ الْجَنَّةِ: يَا أَهْلَ الْجَنَّةِ! فَيَقُولُونَ: لَبَّيْكَ رَبَّنَا وَسَعْدَيْكَ، وَالْخَيْرُ فِي يَدَيْكَ. فَيَقُولُ: هَلْ رَضِيتُمْ؟ فَيَقُولُونَ: وَمَا لَنَا لَا نَرْضَى يَا رَبِّ، وَقَدْ أَعْطَيْتَنَا مَا لَمْ تُعْطِ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ؟ فَيَقُولُ: أَلَا أُعْطِيكُمْ أَفْضَلَ مِنْ ذَلِكَ؟ فَيَقُولُونَ: يَا - [İnsanın aleyhine olan ilim](https://nurdivani.com/videolar/insanin-aleyhine-olan-ilim.html) - [Kabirden hınzır ve maymun suretinde kalkacaklar!](https://nurdivani.com/videolar/kabirden-hinzir-ve-maymun-suretinde-kalkacaklar.html) - [Resulullah (S.a.v)’den kim bu nasihatleri alır?](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-vden-kim-bu-nasihatleri-alir.html) - [Münafıkları tanımak ister misin?](https://nurdivani.com/videolar/munafiklari-tanimak-ister-misin.html) - [Allah hakkındaki zannı düzelt!](https://nurdivani.com/videolar/allah-hakkindaki-zanni-duzelt.html) - [Kabirden hınzır ve maymun suretinde kalkacaklar!](https://nurdivani.com/videolar/kabirden-hinzir-ve-maymun-suretinde-kalkacaklar-2.html) - [Tersine çevrilen şehir!](https://nurdivani.com/videolar/tersine-cevrilen-sehir.html) - [Selin önündeki çer çöp gibiyiz!](https://nurdivani.com/videolar/selin-onundeki-cer-cop-gibiyiz.html) - [Zalimlere destek olanlar da zalimdir!](https://nurdivani.com/videolar/zalimlere-destek-olanlar-da-zalimdir.html) - [Allah katındaki değerini öğrenmek ister misin?](https://nurdivani.com/videolar/allah-katindaki-degerini-ogrenmek-ister-misin.html) - [Hepimiz mesulüz!](https://nurdivani.com/videolar/hepimiz-mesuluz.html) - [Oturup kalktıklarına dikkat et!](https://nurdivani.com/videolar/oturup-kalktiklarina-dikkat-et.html) - [İslam’ın heybeti bizden alındı!](https://nurdivani.com/videolar/islamin-heybeti-bizden-alindi.html) - [İki sarhoşluktan ayılmamız lazım!](https://nurdivani.com/videolar/iki-sarhosluktan-ayilmamiz-lazim.html) - [Ya cennet, ya da cehennem!](https://nurdivani.com/videolar/ya-cennet-ya-da-cehennem.html) - Peygamberimiz (s.a.v.) bir hutbesinde şöyle buyurdu; “Mümin iki korku arasındadır. Biri geçip giden ömürdür ki onun hakkında Allah’ın ne yaptığını bilmez, diğeri kalan ömürdür ki onun hakkında Allah’ın ne hüküm vereceğini bilmez. O hâlde herkes kendinden kendine, dünyasından âhiretine, hayatından ölümüne ve gençliğinden yaşlılığına azık hazırlamalıdır. Zira dünya sizler için yaratıldı, siz ise âhiret için - [Mümin için utanç sebebi olan üç şey!](https://nurdivani.com/videolar/mumin-icin-utanc-sebebi-olan-uc-sey.html) - [Ameller niyetlere göredir!](https://nurdivani.com/videolar/ameller-niyetlere-goredir.html) - Ömer b. Hattâb’ın (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur; “Ameller niyete göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır. Kim Allah (cc) ve Resûlü (sas) için hicret ederse, hicreti Allah (cc) ve Resûlü’nedir (sas). Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı hicret ederse, onun hicreti de hicretine sebep olan şeyedir.” (M4927 Müslim, İmâre, - [Derilerinin makaslarla kazınmasını isteyenler!](https://nurdivani.com/videolar/derilerinin-makaslarla-kazinmasini-isteyenler.html) - [Kim dertleri tek bir dert yapsa! Abdurrahman Bahadır](https://nurdivani.com/videolar/kim-dertleri-tek-bir-dert-yapsa-abdurrahman-bahadir.html) - عَنِ ابْنِ عُمَرَ ، قَالَ رَسُولُ اللَّه صلى الله عليه و سلم مَنْ جَعَلَ الْهُمُومَ هَمًّا وَاحِدًا كَفَاهُ اللَّهُ مَا اَهَمَّهُ مِنْ اَمْرِ الدُّنْيَا وَ اْلآخِرَةِ ، وَ مَنْ تَشَاعَبَتْ بِهِ الْهُمُومُ لَمْ يُبَالِ اللَّهُ فِى اَىِّ اَوْدِيَةِ الدُّنْيَا هَلَكَ Hz. İbn-i Ömer (r.a.)’den nakledilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle dedi: “Her kim dertleri tek bir dert - [Neden dualar kabul edilmiyor ve musibetler eksik olmuyor?](https://nurdivani.com/videolar/neden-dualar-kabul-edilmiyor-ve-musibetler-eksik-olmuyor.html) - [Yüzünün rengi değişiyor mu?](https://nurdivani.com/videolar/yuzunun-rengi-degisiyor-mu.html) - [Allah’tan hakkıyla haya etmenin ölçüsü!](https://nurdivani.com/videolar/allahtan-hakkiyla-haya-etmenin-olcusu.html) - [Derdimiz ve devamız nedir?](https://nurdivani.com/videolar/derdimiz-ve-devamiz-nedir.html) - [İflas etmemek için izlemelisin!](https://nurdivani.com/videolar/iflas-etmemek-icin-izlemelisin.html) - [Resulullah (S.a.v.)’e göre en akıllı kişi kimdir?](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-v-e-gore-en-akilli-kisi-kimdir.html) - [Namaz kılmıyorum deme huzura kabul edilmiyorsun!](https://nurdivani.com/videolar/namaz-kilmiyorum-deme-huzura-kabul-edilmiyorsun.html) - [Dünyada unutanlar ahirette unutulacak!](https://nurdivani.com/videolar/dunyada-unutanlar-ahirette-unutulacak.html) - [Kabirde insanı neler bekliyor!](https://nurdivani.com/videolar/kabirde-insani-neler-bekliyor.html) - [Cennetin en üstünde bir köşk ister misin?](https://nurdivani.com/videolar/cennetin-en-ustunde-bir-kosk-ister-misin.html) - [Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bizler hakkındaki korkusu](https://nurdivani.com/videolar/peygamber-efendimizin-s-a-v-bizler-hakkindaki-korkusu.html) - [Hayırlara anahtar, şerlere kilit ol!](https://nurdivani.com/videolar/hayirlara-anahtar-serlere-kilit-ol.html) - [Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini bilmek.](https://nurdivani.com/videolar/bes-sey-gelmeden-bes-seyin-kiymetini-bilmek.html) - [İlk hesap namazdandır!](https://nurdivani.com/videolar/ilk-hesap-namazdandir.html) - [Namaz kılanlara Allah’ın verdiği söz](https://nurdivani.com/videolar/namaz-kilanlara-allahin-verdigi-soz.html) - [Ademoğlunun gerçek malı nedir?](https://nurdivani.com/videolar/ademoglunun-gercek-mali-nedir.html) - [İlim ve zikir meclislerinin kıymeti](https://nurdivani.com/videolar/ilim-ve-zikir-meclislerinin-kiymeti.html) - [Dört sorunun cevabını vermeden huzurdan ayrılamayacaksın!](https://nurdivani.com/videolar/dort-sorunun-cevabini-vermeden-huzurdan-ayrilamayacaksin.html) - [Kuran’ın ismi İslam’ın resmi kalacağı zaman!](https://nurdivani.com/videolar/kuranin-ismi-islamin-resmi-kalacagi-zaman.html) - [Yükselen herşeyi alçaltmak Allah’ın değişmez bir kanunudur!](https://nurdivani.com/videolar/yukselen-herseyi-alcaltmak-allahin-degismez-bir-kanunudur.html) - [Dünyanı ve ahiretini imar edecek iki amel](https://nurdivani.com/videolar/dunyani-ve-ahiretini-imar-edecek-iki-amel.html) - [Yolun hakkını veriyor musun?](https://nurdivani.com/videolar/yolun-hakkini-veriyor-musun.html) - [Ameller niyetlere göredir.](https://nurdivani.com/videolar/ameller-niyetlere-goredir-2.html) - [Amelini Allah’tan başkası için yaparsan](https://nurdivani.com/videolar/amelini-allahtan-baskasi-icin-yaparsan.html) - [İmanın lezzetini almak istiyor musun?](https://nurdivani.com/videolar/imanin-lezzetini-almak-istiyor-musun.html) - [Peygamber efendimizi (s.a.v.) korkutan iki şey!](https://nurdivani.com/videolar/peygamber-efendimizi-s-a-v-korkutan-iki-sey.html) - [En büyük cihad nedir?](https://nurdivani.com/videolar/en-buyuk-cihad-nedir.html) - [Arkadaşın ne ise sen O’ sun…](https://nurdivani.com/videolar/arkadasin-ne-ise-sen-o-sun.html) - [Şu iki kişiden başkasına sakın imrenme!](https://nurdivani.com/videolar/su-iki-kisiden-baskasina-sakin-imrenme.html) - [Şehvetler perdedir arkasında ne var?](https://nurdivani.com/videolar/sehvetler-perdedir-arkasinda-ne-var.html) - [Allah’ın seni sevmesini istiyorsan.](https://nurdivani.com/videolar/allahin-seni-sevmesini-istiyorsan.html) - [Ahiretin yanında dünyanın misali](https://nurdivani.com/videolar/ahiretin-yaninda-dunyanin-misali.html) - Müstevrid İbni Şeddâd –radıyallahu anh’dan olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ahirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. O kişi parmağının ne kadarcık bir su aldığına bir baksın.» [İmam Müslim rivayet etmiştir] - [Her sabah gökten iki melek iner.](https://nurdivani.com/videolar/her-sabah-gokten-iki-melek-iner.html) - Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her sabah iki melek iner. Biri: -Ya Rabb! İyilik edene malının karşılığını (halef) ver, der. Diğeri de: -Ya Rabb!. Cimrilik edenin malını telef et, diye dua eder.” (Buhârî, Zekât 27; Müslim, Zekât 57) - [Amellerini riyakarlar defterine yazdıranlar.](https://nurdivani.com/videolar/amellerini-riyakarlar-defterine-yazdiranlar.html) - [Gerçek yiğitler kimlerdir?](https://nurdivani.com/videolar/gercek-yigitler-kimlerdir.html) - Bir gün Hz. Peygamber, “Sizce pehlivan kimdir?” diye sorar. Yanında bulananlar, “Pehlivan, hiç kimsenin güreşte yenemediği kimsedir.” diye cevap verirler. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle der: “Hayır öyle değildir; asıl pehlivan, öfkelendiğinde nefsine hâkim olan kimsedir.” Müslim, Birr, 106 - [Dünyada iki yüzlü olanlar ahirette nasıl dirilecek?](https://nurdivani.com/videolar/dunyada-iki-yuzlu-olanlar-ahirette-nasil-dirilecek.html) - [Yaparsak Cennete gireceğimiz altı şey!](https://nurdivani.com/videolar/yaparsak-cennete-girecegimiz-alti-sey.html) - [Hidayete ve dalalete çağıranlar neler kazanıyor?](https://nurdivani.com/videolar/hidayete-ve-dalalete-cagiranlar-neler-kazaniyor.html) - [Çocuk deyip geçme ya Cennet’in yada Cehennem’in olacak!](https://nurdivani.com/videolar/cocuk-deyip-gecme-ya-cennetin-yada-cehennemin-olacak.html) - [Hakkı konuşamayanlar!](https://nurdivani.com/videolar/hakki-konusamayanlar.html) - [Sağdaki melek ve soldaki melek nasıl yazıyor?](https://nurdivani.com/videolar/sagdaki-melek-ve-soldaki-melek-nasil-yaziyor.html) - [Bir daha mı geleceksin?](https://nurdivani.com/videolar/bir-daha-mi-geleceksin.html) - [Kabirde sorgu nasıl olacak?](https://nurdivani.com/videolar/kabirde-sorgu-nasil-olacak.html) - Berâ b. Âzib -radıyallahu anh- Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Ensar’dan birisinin cenazesine katıldığını anlatıyor. Cenaze defnedileceği sırada kabristana vardık. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- oturdu. Sahabeler de heybetinden dolayı sessizce Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in etrafında oturdular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tasalı düşünen bir insan gibi elindeki bir sopayla yere vuruyordu. - [Allah’ın rahmeti cemaatin üzerindedir](https://nurdivani.com/videolar/allahin-rahmeti-cemaatin-uzerindedir.html) - [Resulullah (S.a.v)’den altın nasihatler!](https://nurdivani.com/videolar/resulullah-s-a-vden-altin-nasihatler.html) - [Derdi dünya olanın dünya kadar derdi vardır](https://nurdivani.com/videolar/derdi-dunya-olanin-dunya-kadar-derdi-vardir.html) - [Günahların mağfiret edildiği meclisler](https://nurdivani.com/videolar/gunahlarin-magfiret-edildigi-meclisler.html) - Enes Bin Malik (r.a)’den Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır; “Yalnız Allah rızası için Allah’ı zikretmek kastıyla toplanmış hiçbir topluluk yoktur ki; semadan bir münadi (melek) onlara şöyle nida etmesin: (Haydi) mağfiret edilmiş olarak kalkın, muhakkak ki günahlarınız sevaba çevrildi.” (İmam Ahmed b. Hanbel) - [Kul hakkından nasıl kurtulacağız?](https://nurdivani.com/videolar/kul-hakkindan-nasil-kurtulacagiz.html) - Ebu Hureyre (r.a.)’nin rivayet ettiği bir hadiste sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) arkadaşlarına şu soruyu yöneltti: “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” Ashab, “Bize göre müflis, parası ve malı olmayandır” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Ümmetimin müflisi, kıyamet gününe; namaz, oruç ve zekât görevlerini yerine getirdiği halde, ona-buna sövmüş, iftira etmiş, şunun-bunun (haksız yere) malını yemiş, kanınım dökmüş , - [Paslanan kalplerin cilası nedir?](https://nurdivani.com/videolar/paslanan-kalplerin-cilasi-nedir.html) - [Amelleriyle meşhur olanlar.](https://nurdivani.com/videolar/amelleriyle-meshur-olanlar.html) - İmam Taberani’nin Hz. Muaz bin Cebel (ra)’dan naklettiği bir hadise kulak verelim. Hz. Muaz bin Cebel (ra) diyor ki: Resulullah (sav)’den işittim. Şöyle diyordu: “Hiçbir kul yoktur ki dünyada sum’a yani ameli işittirmeye çalışırsa ve riya yani gösteriş için bir amel işlerse, Allah da onun bu amelini kıyamet günü tüm mahlûkata işittirir onu meşhur eder.” - [Kabirde başımıza neler gelecek?](https://nurdivani.com/videolar/kabirde-basimiza-neler-gelecek.html) - Ölü kabre konulduğunda cenazeye iştirak edenler henüz ayrılmayıp ayak seslerini işittiği bir sırada iki melek gelerek ona, “Muhammed hakkında ne diyorsun?” diye sorarlar. Müminin, Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğu yolunda cevap vermesi üzerine melekler, bu şehâdetinden ötürü cehennemdeki yerinin cennetteki bir yerle değiştirildiğinin müjdesini verirler. Münker ve Nekir münafık ve kâfire, “Muhammed hakkında ne - [Bizim için Deccalden daha tehlikeli olan şey](https://nurdivani.com/videolar/bizim-icin-deccalden-daha-tehlikeli-olan-sey.html) - “Size benim katımda sizin için Mesih Deccal’dan daha çok korktuğum bir şeyi haber vereyim mi? Biz evet, dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Gizli şirktir. (eş-Şirk’ul Hafiyy) Bir adam kalkıp namaz kılar ve başka bir adam onu görünce namazını güzelleştirir” (İbn Mace, no: 4204) - [Allah’ın hatırını kullarının hatırına feda edenler.](https://nurdivani.com/videolar/allahin-hatirini-kullarinin-hatirina-feda-edenler.html) - Ebu Sa’îd radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): “Hiçbiriniz kendisini tahkir etmesin” buyurmuştu. Yanındakiler: “Ey Allah’ın Resülü! Bizden biri nefsini nasıl tahkir eder?” diye sordular. “Bir kimse öyle bir şey görür ki, onunla ilgili bir şey söylemesi Allah’ın onun üzerindeki hakkıdır. Fakat o, bu hususta konuşmaz. (Yani, insanlardan çekinip konuşmamakla nefsini tahkir etmiş, - [Allah’ı unutanlar ve ahirette unutulanlar…](https://nurdivani.com/videolar/allahi-unutanlar-ve-ahirette-unutulanlar.html) - Ebu Saîd ve Ebu Hureyre (radıyallahu anhümâ) anlatıyorlar: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u İlahîye) getirilir. Allah Teala Hazretleri: ‘Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü - [Üç yerde kimse kimseyi hatırlayamaz…](https://nurdivani.com/videolar/uc-yerde-kimse-kimseyi-hatirlayamaz.html) - عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا ذَكَرَتِ النَّارَ فَبَكَتْ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: «مَا يُبْكِيكِ؟» قَالَتْ: ذَكَرْتُ النَّارَ فَبَكَيْتُ، فَهَلْ تَذْكَرُونَ أَهْلِيكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ؟ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: «أَمَّا فِي ثَلَاثَةِ مَوَاطِنَ فَلَا يَذْكَرُ أَحَدٌ أَحَدًا: عِنْدَ الْمِيزَانِ حَتَّى يَعْلَمَ أَيَخِفُّ مِيزَانُهُ أَوْ يَثْقُلُ، وَعِنْدَ الْكِتَابِ حِينَ يُقَالُ: {هَاؤُمُ اقْرَءُوا كِتَابِيَهْ} حَتَّى يَعْلَمَ أَيْنَ يَقَعُ كِتَابُهُ، - [Kim amelini insanlara işittirirse…](https://nurdivani.com/videolar/kim-amelini-insanlara-isittirirse.html) - [Cennet ve Cehenneme giriş nasıl olacak?](https://nurdivani.com/videolar/cennet-ve-cehenneme-giris-nasil-olacak.html) - [Ahirette A’raftakiler’in durumu](https://nurdivani.com/videolar/ahirette-araftakilerin-durumu.html) - [Cennet kimler için hazırlandı kimleri bekliyor?](https://nurdivani.com/videolar/cennet-kimler-icin-hazirlandi-kimleri-bekliyor.html) - [Cehennemdeki feryatlar](https://nurdivani.com/videolar/cehennemdeki-feryatlar.html) - [Kabir hayatını güneş gibi gösteren 4 ayet…](https://nurdivani.com/videolar/kabir-hayatini-gunes-gibi-gosteren-4-ayet.html) - [Sura üfürüldükten sonra neler olacak! Hakka suresi](https://nurdivani.com/videolar/sura-ufuruldukten-sonra-neler-olacak-hakka-suresi.html) - [Mahşer meydanına sevkediliş / Kaf suresi](https://nurdivani.com/videolar/mahser-meydanina-sevkedilis-kaf-suresi.html) - [Cennet ehliyle Cehennem ehlinin konuşması](https://nurdivani.com/videolar/cennet-ehliyle-cehennem-ehlinin-konusmasi.html) - [Mahşer günü neler olacak?](https://nurdivani.com/videolar/mahser-gunu-neler-olacak.html) - [Çürümüş kemikleri kim diriltecek?](https://nurdivani.com/videolar/curumus-kemikleri-kim-diriltecek.html) - [Sakar’a kimler girecek?](https://nurdivani.com/videolar/sakara-kimler-girecek.html) - [Şeytanın son kazığı](https://nurdivani.com/videolar/seytanin-son-kazigi.html) - [Cennetten ve hurilerden daha güzel olanı iste!](https://nurdivani.com/videolar/cennetten-ve-hurilerden-daha-guzel-olani-iste.html) - [Allah’ın öldürüp yüz sene sonra dirilttiği peygamber!](https://nurdivani.com/videolar/allahin-oldurup-yuz-sene-sonra-dirilttigi-peygamber.html) - [Cehennemdeki feryatlar!](https://nurdivani.com/videolar/cehennemdeki-feryatlar-2.html) - [Azalarının konuşacağı gün!](https://nurdivani.com/videolar/azalarinin-konusacagi-gun.html) - [Sura üflendikten sonra neler olacak?](https://nurdivani.com/videolar/sura-uflendikten-sonra-neler-olacak.html) - [Cehennem kimler için yaratıldı?](https://nurdivani.com/videolar/cehennem-kimler-icin-yaratildi.html) - [Mahşerde mümin ve münafıkların hali](https://nurdivani.com/videolar/mahserde-mumin-ve-munafiklarin-hali.html) - [Cennet ve cehennem ehli (Duhan suresi)](https://nurdivani.com/videolar/cennet-ve-cehennem-ehli-duhan-suresi.html) - [Kabirlerden kalkış, hesap, mükafat ve ceza](https://nurdivani.com/videolar/kabirlerden-kalkis-hesap-mukafat-ve-ceza.html) - [Şehitlerden haber var kulak ver!](https://nurdivani.com/videolar/sehitlerden-haber-var-kulak-ver.html) - [Kör olarak dirilecekler!](https://nurdivani.com/videolar/kor-olarak-dirilecekler.html) - [O gün herşeyi feda etmek isteyeceksin!](https://nurdivani.com/videolar/o-gun-herseyi-feda-etmek-isteyeceksin.html) - [O gün bazı yüzler simsiyah, bazı yüzler bembeyaz olacak](https://nurdivani.com/videolar/o-gun-bazi-yuzler-simsiyah-bazi-yuzler-bembeyaz-olacak.html) - [Geri dönmek isteyenler!](https://nurdivani.com/videolar/geri-donmek-isteyenler.html) - [Dağların yürüteleceği gün!](https://nurdivani.com/videolar/daglarin-yurutelecegi-gun.html) - [Cehennem nasıl bir yerdir?](https://nurdivani.com/videolar/cehennem-nasil-bir-yerdir.html) - 6. (Resûlüm!) De ki: Onu göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen Allah indirdi. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. 7. Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı! 8. Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip (meşakkatsizce - [Allah’ı zalimlerin yaptıklarından gafil sanma!](https://nurdivani.com/videolar/allahi-zalimlerin-yaptiklarindan-gafil-sanma.html) - İbrahim Suresi 42 -52. Ayetler 42. Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor. 43. O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur. 44. (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir - [Kendi nefsin hesap görücü olarak sana yeter.](https://nurdivani.com/videolar/kendi-nefsin-hesap-gorucu-olarak-sana-yeter.html) - Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık. Her insanın da kuşunu boynunda kendine takmışızdır ve onun için Kıyamet günü bir kitab çıkarırız ki neşrolunarak onu - [O gün, her ümmeti dizleri üzere çökmüş görürsün.](https://nurdivani.com/videolar/o-gun-her-ummeti-dizleri-uzere-cokmus-gorursun.html) - Câsiye Suresi 28. Ayet وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ O gün, her ümmeti dizleri üzere çökmüş görürsün. Her ümmet kitabına çağrılır ve: “Bugün, yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.” (45/Câsiye, 28) - [Allah’a bedel şeytanın dostluğunu tercih edenler!](https://nurdivani.com/videolar/allaha-bedel-seytanin-dostlugunu-tercih-edenler.html) - Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; kalıcı olan iyi davranışlar ise rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır. Bir gün dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü dümdüz göreceksin. Hiçbirini geride bırakmaksızın onları da mahşerde toplarız. Artık hepsi sıra sıra rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır (onlara): “Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız gibi (tek başınıza) - [İman ve Küfrün neticeleri](https://nurdivani.com/videolar/iman-ve-kufrun-neticeleri.html) - Hac Sûresi 19-24. Ayetler 19- Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır. O’nu inkar edenler için ateşten elbiseleri biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür. 20- Bununla karınlarındaki ve derileri eritilir. 21- Bir de bunlara demirden kamçılar vardır. 22- Uğradıkları gamdan (dolayı) oradan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler: “Yakıcı azabı tadın” - [O gün günahkarların başları önündedir!](https://nurdivani.com/videolar/o-gun-gunahkarlarin-baslari-onundedir.html) - Secde Suresi 7-14 7. O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır. 8. Sonra onun zürriyetini, dayanıksız bir suyun özünden üretmiştir. 9. Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! 10. «Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) - [Ey insanlar! Rabbinizden korkun!](https://nurdivani.com/videolar/ey-insanlar-rabbinizden-korkun.html) - Hac Suresi: 1-4 1. Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir! 2. Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah’ın azabı çok dehşetlidir! 3. İnsanlardan, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya giren ve her - [Ölmek isteyecekler ölemeyecekler!](https://nurdivani.com/videolar/olmek-isteyecekler-olemeyecekler.html) - [Dirilişi inkar edenler dirilecek!](https://nurdivani.com/videolar/dirilisi-inkar-edenler-dirilecek.html) - O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı. ﴾7﴿ Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı. ﴾8﴿ Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz! ﴾9﴿ (Kâfirler dediler ki:) “Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden - [Hangi günahlar affedilir?](https://nurdivani.com/videolar/hangi-gunahlar-affedilir.html) - [Azabı gördükleri zaman](https://nurdivani.com/videolar/azabi-gordukleri-zaman.html) - [Ölümün bir tadı var!](https://nurdivani.com/videolar/olumun-bir-tadi-var.html) - كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (Ali İmran suresi, 185. - [Düşmanını dost tutarsan](https://nurdivani.com/videolar/dusmanini-dost-tutarsan.html) - [Hz. Lokman’ın tavsiyeleri](https://nurdivani.com/videolar/hz-lokmanin-tavsiyeleri.html) - [Allah’ı çok zikredin!](https://nurdivani.com/videolar/allahi-cok-zikredin.html) - Ahzâb Suresi 41. 47. Ayetler 41. Ey inananlar! Allah’ı çokça zikredin. 42. Ve O’nu sabah-akşam tesbih edin. 43. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen O’dur. Melekleri de size istiğfar eder. Allah, müminlere karşı çok merhametlidir. 44. Kendisine kavuştukları gün, Allah’ın onlara iltifatı, «selâm» dır. Allah onlara çok değerli mükâfat hazırlamıştır. 45. Ey Peygamber! - [Ayrılığa Düşmeyin / Âl-i İmran Suresi](https://nurdivani.com/videolar/ayriliga-dusmeyin-al-i-imran-suresi.html) - [Ateş azabından kurtulacak müminler kimlerdir?](https://nurdivani.com/videolar/ates-azabindan-kurtulacak-muminler-kimlerdir.html) - Mearic Suresi: 8 – 35. Ayetler /Abdurrahman Bahadır - [Allah’ın ayetlerini saklamayın!](https://nurdivani.com/videolar/allahin-ayetlerini-saklamayin.html) - [“Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirdir” ayetinin izahı](https://nurdivani.com/videolar/allahin-indirdigi-ile-hukmetmeyenler-kafirdir-ayetinin-izahi.html) - [İnsan çok zalim ve nankördür](https://nurdivani.com/videolar/insan-cok-zalim-ve-nankordur.html) - [Tekfircilerin yanlış anladığı bir ayet!](https://nurdivani.com/videolar/tekfircilerin-yanlis-anladigi-bir-ayet.html) - [Yarın tevbe ederim diyorsan izlemelisin…](https://nurdivani.com/videolar/yarin-tevbe-ederim-diyorsan-izlemelisin.html) - [Müslüman olmanın şerefi](https://nurdivani.com/videolar/musluman-olmanin-serefi.html) - [Allah, iman edenlerin dostudur.](https://nurdivani.com/videolar/allah-iman-edenlerin-dostudur.html) - [Düşmanla karşılaştığımızda ne yapmalıyız?](https://nurdivani.com/videolar/dusmanla-karsilastigimizda-ne-yapmaliyiz.html) - [YIlbaşı Sohbeti](https://nurdivani.com/videolar/yilbasi-sohbeti.html) - [Allah’ın dalalete atttığına hidayet edecek yoktur](https://nurdivani.com/videolar/allahin-dalalete-atttigina-hidayet-edecek-yoktur.html) - [Sahabeden ve ona tabi olanlardan Allah razı olmuştur](https://nurdivani.com/videolar/sahabeden-ve-ona-tabi-olanlardan-allah-razi-olmustur.html) - [Sabredenleri Müjdele](https://nurdivani.com/videolar/sabredenleri-mujdele.html) - Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. Bakara Suresi 155/156. Ayet - [Düşmanını tanı!](https://nurdivani.com/videolar/dusmanini-tani.html) - Âl-i İmrân Suresi; 116-120 116. İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da Allah’a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır. 117. Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgârın durumu gibidir. Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar - [Küfürde yarışanlar seni üzmesin!](https://nurdivani.com/videolar/kufurde-yarisanlar-seni-uzmesin.html) - “Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.” Âl-i İmrân Suresi 176- 181. Ayetler - [Bu dünyada kime uyduğuna dikkat et!](https://nurdivani.com/videolar/bu-dunyada-kime-uyduguna-dikkat-et.html) - [Allah’ın nur vermediği kimseler](https://nurdivani.com/videolar/allahin-nur-vermedigi-kimseler.html) - [Allahu ekber sözünden kimler rahatsız olur](https://nurdivani.com/videolar/allahu-ekber-sozunden-kimler-rahatsiz-olur.html) - [Onlar fesada döndü Allah da azaba dönecektir!](https://nurdivani.com/videolar/onlar-fesada-dondu-allah-da-azaba-donecektir.html) - [O şirk koşanlar neyi yaratmışlar?](https://nurdivani.com/videolar/o-sirk-kosanlar-neyi-yaratmislar.html) - [Allah’ın kitabında hakkı saklayanlar](https://nurdivani.com/videolar/allahin-kitabinda-hakki-saklayanlar.html) - İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayetin kendisi olan âyetleri insanlar için biz kitapta açıkladıktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler… Bakara Suresi: 159- 163 - [Sünnet düşmanlığı yapanlar](https://nurdivani.com/videolar/sunnet-dusmanligi-yapanlar.html) - [Münafıkları iyi tanımak için!](https://nurdivani.com/videolar/munafiklari-iyi-tanimak-icin.html) - “İnsanlardan kimi de vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah’ı şahit tutar. Halbuki O, İslâm düşmanlarının en yamanıdır.” Bakara Sûresi 204. Ayet - [Cihad emri geldiğinde münafıkların hali (Muhammed Suresi)](https://nurdivani.com/videolar/cihad-emri-geldiginde-munafiklarin-hali-muhammed-suresi.html) - [Kim cihad ederse!](https://nurdivani.com/videolar/kim-cihad-ederse.html) - Nisa 66. Eğer biz onlara, “Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın” diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu. 67. O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik. 68. Onları elbette doğru yola iletirdik. 69. Kim - [Günah cihetinde ölüp sevap cihetinde yaşamak istersen!](https://nurdivani.com/videolar/gunah-cihetinde-olup-sevap-cihetinde-yasamak-istersen.html) - [İman ettim demekle kurtulamazsın imtihana çekileceksin!](https://nurdivani.com/videolar/iman-ettim-demekle-kurtulamazsin-imtihana-cekileceksin.html) - Ankebût Suresi 1- 7 1. Elif Lâm Mîm.(1) 2. İnsanlar, “İnandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler. 3. Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir. 4. Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar! 5. Her kim Allah’a kavuşmayı umarsa, bilsin ki - [Zafer ancak Allah’tandır!](https://nurdivani.com/videolar/zafer-ancak-allahtandir.html) - Âl-i İmrân Suresi 121- 126. Ayetler 121- Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir. 122- O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah’a dayanıp güvensinler. 123- Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah size Bedir’de yardım etmişti. Allah’tan sakının - [Şeytan, Cebrail (a.s)’ı görünce ne dedi?](https://nurdivani.com/videolar/seytan-cebrail-a-si-gorunce-ne-dedi.html) - 50- Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, “Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: “Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah’dan korkarım. Ayrıca Allah’ın azabı çok çetindir.” 51- O sırada münafıklar ve - [Savaşlar bilekle değil yürekle kazanılır!](https://nurdivani.com/videolar/savaslar-bilekle-degil-yurekle-kazanilir.html) - [Şehitler ne isterler?](https://nurdivani.com/videolar/sehitler-ne-isterler.html) - Allah’ın kendilerine ihsânından verdiği şeylerle sevinen kimselerdir ve arkalarından kendilerine (henüz) katılamayanları: “Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun(da) olmayacaklardır” diye müjdelemek isterler! Âl-i İmrân Sûresi: 170. Ayet - [“Kim ne yaparsa kendisi için yapar.”](https://nurdivani.com/videolar/kim-ne-yaparsa-kendisi-icin-yapar.html) - [Safınızı belli edin! (Saff Suresi)](https://nurdivani.com/videolar/safinizi-belli-edin-saff-suresi.html) - [Çölde kırk yıl gezenlere dikkat et!](https://nurdivani.com/videolar/colde-kirk-yil-gezenlere-dikkat-et.html) - [Cihada çıkın denilince!](https://nurdivani.com/videolar/cihada-cikin-denilince.html) - [Cihad ruhunu bizden aldılar!](https://nurdivani.com/videolar/cihad-ruhunu-bizden-aldilar.html) - Kavmi Musa’ya: “Ey Musa! Onlar orada olduğu sürece biz oraya asla girmeyiz. Sen ve Rabb’in gidin savaşın. Biz burada oturacağız” dediler. Mâide Suresi 20- 27. Ayet - [Geceyi gündüzü getiren kimdir?](https://nurdivani.com/videolar/geceyi-gunduzu-getiren-kimdir.html) - Kasas suresi, 70. 75- ayetler 70. İşte O, Allah’tır. O’ndan başka tanrı yoktur. Önünde de, sonunda da hamd O’nundur, hüküm O’nundur. Ve ancak O’na döndürüleceksiniz. 71. (Resûlüm!) De ki: Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka size bir ışık getirecek tanrı kimdir? Hâla işitmeyecek misiniz? 72. - [Şimşekler bize birşeyler diyor](https://nurdivani.com/videolar/simsekler-bize-birseyler-diyor.html) - [Yıldızları havada tutan kim ?](https://nurdivani.com/videolar/yildizlari-havada-tutan-kim.html) - [Şükretmesi gerekenler nasıl şirke düşer?](https://nurdivani.com/videolar/sukretmesi-gerekenler-nasil-sirke-duser.html) - De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” O’na açık gizli yalvararak, “Eğer bizi bundan kurtarırsa andolsun şükredenlerden olacağız” diye dua edersiniz. De ki: “Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır.” Sonra siz yine O’na ortak koşarsınız. En’am Suresi: 63-64 - [Allah’ın yeryüzündeki ayetleri / Rad suresi:1-6](https://nurdivani.com/videolar/allahin-yeryuzundeki-ayetleri-rad-suresi1-6.html) - Gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten, sonra arşa istivâ eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah’tır; her biri belirlenmiş bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşleri Allah düzenliyor; âyetleri de açıklıyor ki rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. Rad suresi:1-6 - [Allah’tan başka kim yaratabilir? / Fâtır Suresi](https://nurdivani.com/videolar/allahtan-baska-kim-yaratabilir-fatir-suresi.html) - “Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini hatırınızdan çıkarmayın. Allah’tan başka gökten ve yerden size rızık veren yaratıcı var mı? O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse niçin haktan dönüyorsunuz? ” Fâtır Suresi – 3 . Ayet - [Allah kimseye borçlu değildir!](https://nurdivani.com/videolar/allah-kimseye-borclu-degildir.html) - [Mülkü dilediğine verir!](https://nurdivani.com/videolar/mulku-diledigine-verir.html) - [Tevbe etmek için neyi bekliyorsun?](https://nurdivani.com/videolar/tevbe-etmek-icin-neyi-bekliyorsun.html) - İnsan günah işler işlediği günahtan dolayı başına bir şey gelmediğini görünce günaha devam eder hep tövbesini erteler bugün der yarın der durur ya işte bu derste nefsimize soruyoruz sen ne zaman tevbe edeceksin ne zaman aklını başına alacaksın ne zaman Allah’a yöneleceksin. Bak Rabbin sana ne diyor bir dinle; - [Çok günah işledim Allah beni affeder mi?](https://nurdivani.com/videolar/cok-gunah-isledim-allah-beni-affeder-mi.html) - Bu dersimizde Zümer suresinde geçen biz günahkar kulların sığınağı ve umudu olan bir ayetten bahsedeceğiz. Bu ayetler nazil olduğunda efendimiz s.a.v. in kainat bana verilseydi bu kadar sevinmezdim dediği bir ayeti sizlerle paylaşacağız. - [Niçin maymuna çevrildiler?](https://nurdivani.com/videolar/nicin-maymuna-cevrildiler.html) - [Günahları sebebiyle maymun ve hınzıra dönüştürülenler.](https://nurdivani.com/videolar/gunahlari-sebebiyle-maymun-ve-hinzira-donusturulenler.html) - [Zenginliğiyle övünen Karun’lar](https://nurdivani.com/videolar/zenginligiyle-ovunen-karunlar.html) - [Lut kavminin başına gelenler bizim başımıza gelmeden!](https://nurdivani.com/videolar/lut-kavminin-basina-gelenler-bizim-basimiza-gelmeden.html) - [Nimetlere nankörlük edip fakirleri mahrum edenler](https://nurdivani.com/videolar/nimetlere-nankorluk-edip-fakirleri-mahrum-edenler.html) - Biz, vaktiyle şu bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ verdik. Hani bahçe sahipleri, (“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın sabah erkenden bahçenin mahsulünü kesinlikle devşireceklerine yemin etmişlerdi. Kalem Suresi – 17-33 .Ayetler - [Firavun ve onun gibi azanların sonu!](https://nurdivani.com/videolar/firavun-ve-onun-gibi-azanlarin-sonu.html) - Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti: “Haydi Firavun’a git! Çünkü o azmıştır…Naziat suresi: 15-46. ayetler - [Kuran’da Hz. Meryem kıssası ve hakkı konuşamayanlar.](https://nurdivani.com/videolar/kuranda-hz-meryem-kissasi-ve-hakki-konusamayanlar.html) - “Biz ona Cebrail’i gönderdik de ona tam bir insan şeklinde göründü. Meryem: “Ben senden Rahmân (olan Allah) a sığınırım. Eğer Allah’dan korkuyorsan (dokunma bana)” dedi. Melek: “Ben, sana temiz bir oğlan bağışlamak için, Rabbinin gönderdiği bir elçiyim” dedi.” Meryem Suresi/ 16-38. ayetler - [Firavunun Sihirbazları](https://nurdivani.com/videolar/firavunun-sihirbazlari.html) - [Habil ve Kabil’in kıssası. İlk kan!](https://nurdivani.com/videolar/habil-ve-kabilin-kissasi-ilk-kan.html) - [Oruç emirdir, rica değil!!!](https://nurdivani.com/videolar/oruc-emirdir-rica-degil.html) - Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Umulur ki böylece günah ve fenâlıklardan korunursunuz. Bakara / 183. Ayet - [Harama bakmaktan kurtulmak için…](https://nurdivani.com/videolar/harama-bakmaktan-kurtulmak-icin.html) - [Namaz kılmayan kafir midir?](https://nurdivani.com/videolar/namaz-kilmayan-kafir-midir.html) - [Yağmur yağıyor mu yağdırılıyor mu?](https://nurdivani.com/videolar/yagmur-yagiyor-mu-yagdiriliyor-mu.html) - [Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı](https://nurdivani.com/videolar/allah-sizi-annelerinizin-karnindan-hicbir-sey-bilmezken-cikardi.html) - “Ve Allah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiç bir şey bilmiyordunuz, öyle iken size, işitme, gözler, gönüller verdi ki şükredesiniz.” “Görmediler mi baksalar a kuşlara cevvi Semâda müsahharlar iken onları Allahdan başka tutan nedir? Elbette bunda iyman edecek bir kavm için çok âyetler var.” Nahl Suresi 78-79. Ayetler - [Dünya hayatı nedir?](https://nurdivani.com/videolar/dunya-hayati-nedir.html) - Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah’tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka - [Düşmanın en şiddetlisini tanımalısın!](https://nurdivani.com/videolar/dusmanin-en-siddetlisini-tanimalisin.html) - Nisa suresi, 116 – 122. ayetler 116. Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ama dilediği kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlar. Artık kim Allah’a şirk koşarsa, doğru yoldan çok uzak bir sapıklığa düşmüş olur. 117. Onlar, Allah’ı bırakıp, kendilerine dişi isimler verdikleri putlara taparlar. Böyle yapmakla aslında başkasına değil, ancak hayırsız ve azgın şeytana tapmış olurlar. - [Kendisine peygamber ulaşmayanların durumu?](https://nurdivani.com/videolar/kendisine-peygamber-ulasmayanlarin-durumu.html) - Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz. İsrâ Suresi 15. Ayet - [Kimse kimsenin günahını yüklenmez ne demek?](https://nurdivani.com/videolar/kimse-kimsenin-gunahini-yuklenmez-ne-demek.html) - Kim doğru yola gelirse sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez. İsrâ Suresi 15. Ayet - [1- Resulullah (s.a.v.)’e teslim olamayanlar! (Hadis İnkarcılığı)](https://nurdivani.com/videolar/1-resulullah-s-a-v-e-teslim-olamayanlar-hadis-inkarciligi.html) - Sünnet nedir kardeşlerim! Sünnet İslâm’ı anlamak ve yaşamak hususunda en doğru ölçüdür. Nasıl Allah’tan gelen vahyi almak için insanların peygamberlerin aracılığına ihtiyacı varsa, Kur’an’ı anlamak için de Peygamber’in açıklamasına yani sünnete öylece ihtiyaç vardır. Çünkü Kuranın en büyük müfessiri Peygamber Efendimiz s.a.v dir. Evet Kuranı kendi hevalarına göre yorumlayanların önündeki en büyük engel Peygamber efendimiz - [2- Allah’ı sevenler Resulüne tâbî olmalı (Hadis İnkarcılığı)](https://nurdivani.com/videolar/2-allahi-sevenler-resulune-tabi-olmali-hadis-inkarciligi.html) - Hadis inkârcıları: “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyorlar. Sünnet düşmanlığını “Kur’ân Müslümanlığı ve Kur’an bize yeter” zırhıyla gizleyen hareketin mümessillerinin Kur’ân’a ne kadar yabancı olduğunu adeta tescilleyen bir ayete bakacağız. Âli İmran suresi 31. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurmuştur; قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ De ki: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız فَاتَّبِعُون۪ي bana tabi olun. يُحْبِبْكُمُ - [3- Resullullah (S.a.v.)’in haram kıldığını haram kılmayanlar!](https://nurdivani.com/videolar/3-resullullah-s-a-v-in-haram-kildigini-haram-kilmayanlar.html) - Peygambersiz bir din inşa etmeye çalışan Hadis inkârcıları: “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” demektedirler. Peki, bu kimseler gerçekten Kur’an’a uyuyorlar mı? Yoksa kuranı kendi hevalarına mı uyduruyorlar? İşte bu kimselerin kurandan ne kadar uzak olduklarını gösteren başka bir ayet… Tevbe suresi 29. ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur: :قَاتِلُوا الَّذِينَ Şu kimselerle savaşın لاَ يُؤْمِنُونَ - [4- Kim Resule itaat ederse, şüphesiz Allah’a itaat etmiştir.](https://nurdivani.com/videolar/4-kim-resule-itaat-ederse-suphesiz-allaha-itaat-etmistir.html) - Kur’an-ı Kerim, Peygamber Efendimizin Sünnetine ittibâyı, O’nun emir ve yasaklarına itaat etmeyi emretmektedir. Dînin doğru anlaşılması ve doğru yaşanabilmesi için sünnetlerin hükmü ve uygulanabilirliği de kıyamete kadar geçerlidir. Hal böyleyken Hadis inkârcıları: “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyerek bir bütün olan Kuran ve Sünneti ayırmakta Sünnetsiz bir İslâm, Peygambersiz bir Kuran oluşturmaya çalışmaktadırlar. Rabbimiz - [5- Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman müminlerin seçme hakkı yoktur.](https://nurdivani.com/videolar/5-allah-ve-resulu-bir-ise-hukmettigi-zaman-muminlerin-secme-hakki-yoktur.html) - Hadis inkârcıları: “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyorlar. Biz de onlara diyoruz ki: Madem siz Kur’an’a uyuyorsunuz, o halde Ahzab suresi 36. ayetin emrine de uymalısınız. Bu ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur: Bu ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur :وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلاَ مُؤْمِنَةٍ Hiçbir mümin erkek ve hiçbir mümin kadın için yoktur. Ne zaman - [6- Sünneti inkar edenler Resullullah (S.a.v.)’i nasıl örnek alacaktır?](https://nurdivani.com/videolar/6-sunneti-inkar-edenler-resullullah-s-a-v-i-nasil-ornek-alacaktir.html) - Kuran bize yeter diyerek hadisi ve sünneti inkâr edenler şunu bilmelidir ki Kur’an, bunların bâtıl fikirlerine kaynak olmaktan uzak olduğu gibi birçok ayetiyle onları yalanlamaktadır. Kur’an’ın gerçek yorumu olan Sünneti devre dışı bırakıp Kur’an’ı, kendi arzularına göre yeniden yorumlamaya ve bunu yaparken bu konuda gayet samimiymiş havası vermeye çalışan bu zihniyet bu operasyona Kur’an İslâm’ı - [7- Resulün vazifesi beyan iken bu beyana tahammül edemeyenler.](https://nurdivani.com/videolar/7-resulun-vazifesi-beyan-iken-bu-beyana-tahammul-edemeyenler.html) - Sünneti devre dışı bırakarak Kur`an-ı Kerim ile amel etmek mümkün müdür? Elbette mümkün değildir. Zira Kur`an-ı Kerim hükümlerinin birçoğu mücmel yani kapalı ve genel hükümlerdir. Onda ayrıntılı olarak zikredilen hükümler çok azdır. Mesela Allah namazı ikame edin yani dosdoğru kılın der. Ama namazın şekil, sayı, rekât, vakitler ve nasıl kılınacağı Kur`an-ı Kerim’de yer almamaktadır. Haydi - [8- Kuranla indirilen hikmet sünnetin ta kendisidir.](https://nurdivani.com/videolar/8-kuranla-indirilen-hikmet-sunnetin-ta-kendisidir.html) - Sözde Kuran bize yeter diyerek Resülünün sünnetini kabul etmeyen ve bu amaçla Peygamber efendimiz s.a.v’i ve hadis-i şeriflerini itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yapan karanlık zihniyetin yüzündeki maskeyi düşürecek bir ayetten bahsedeceğiz. Nisa suresi 113. ayette Rabbimiz şöyle buyurmuştur: وَأَنْزَلَ اللَّهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ Allah sana kitabı ve hikmeti indirdi. Bu ayette, Peygamberimiz (asm)’a iki şeyin - [9- Şeriatın tüm hükümleri Kuran’da neden gözükmez?](https://nurdivani.com/videolar/9-seriatin-tum-hukumleri-kuranda-neden-gozukmez.html) - “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyenler Kurana uyduklarını iddia etmektedirler. Peki, gerçekten bu kimseler Kurana uymakta mıdırlar? Casiye suresi 18. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurmuştur: ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ Sonra biz seni din hususunda bir şeriat sahibi kıldık. فَاتَّبِعْهَاSen ona uy وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ Bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma. Ayet-i - [10- Resule muhalefet edip müminlerin yolundan başkasına uyanlar.](https://nurdivani.com/videolar/10-resule-muhalefet-edip-muminlerin-yolundan-baskasina-uyanlar.html) - Her meseleye sadece Kur’an’da çözüm arayanlar, hadise, sünnete dönüp bakmadığı gibi inkâr etme bedbahtlığını gösterenler ve Kur’an’ın temas etmediği konularda istediği gibi hareket edeceklerini düşünüp bunu “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” maskesi altında icra edenler. Onlara diyoruz ki: Madem siz Kur’an’a uyuyorsunuz, o halde şu ayete dikkat edin. وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا - [11- Resulullah’ın (S.a.v.)’in hükmünden ancak münafıklar kaçar.](https://nurdivani.com/videolar/11-resulullahin-s-a-v-in-hukmunden-ancak-munafiklar-kacar.html) - RESUL (A.S.M.)’IN HÜKMÜNDEN ANCAK MÜNAFIKLAR KAÇAR. (NİSA 61) Nisa suresinin 61. ayet-i kerimesinde Rabbimiz ne buyurmuş: وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ Onlara, denildiğinde تَعَالَوْا gelin إِلَى مَا أَنْزَلَ اللَّهُ Allah’ın indirdiğine وَإِلَى الرَّسُولِ Ve resüle gelin denildiğinde رَأَيْتَ الْمُنَافِقِينَ Münafıkları görürsün. Nasıl görürsün? يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُودًا Tam manasıyla sen yüz çevirdiklerini görürsün. Evet ayeti topluyorum. Onlara, “Allah’ın - [12- Resulullah (S.a.v.) hevasına göre değil ancak vahiyle konuşur.](https://nurdivani.com/videolar/12-resulullah-s-a-v-hevasina-gore-degil-ancak-vahiyle-konusur.html) - وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ O asla kendi arzu ve hevesine göre konuşmaz. اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ Onun bildirdikleri, kendisine Allah tarafından gelen vahiyden başka bir şey değildir. Necm Sûresi 3- 4. Ayetler Yani sizin inkâr ettiğiniz ve onun söyledikleri rastgele, keyfî söylenmiş şeyler değildir, Kur’an diye söyledikleri şahsî arzuları olmadığı gibi hükümleri beyan, dinin - [13- Aklımın almadığı hadisleri kabul etmem diyenler](https://nurdivani.com/videolar/13-aklimin-almadigi-hadisleri-kabul-etmem-diyenler.html) - Hadis inkârcıları sıkışınca diyor ki: — Biz bütün hadisleri inkâr etmiyoruz. Eğer hadisi akıl ve mantık kabul ediyorsa biz onu kabul ederiz. Yok, akıl ve mantık kabul etmiyorsa biz de onu kabul etmeyiz diyorlar. Hatta içlerinde akla muhalifse ayeti de inkâr ederim diyecek kadar cahil cesurlar da var. Ama etiketliler kiminde Prof. kiminde ilahiyatçı unvanı - [14- Resulullah’ın (s.a.v) haram kıldıkları da Allah’ın haran kıldıkları gibidir!](https://nurdivani.com/videolar/14-resulullahin-s-a-v-haram-kildiklari-da-allahin-haran-kildiklari-gibidir.html) - Bu derste, sünnet-i seniyyenin kıymetine dair bazı hadis-i şerifleri nakledeceğiz. Cenab-ı Hak istifade etmeyi ve sünnete uymanın kıymetini anlamayı nasip etsin. Şimdi nakledeceğim hadis öyle bir hadistir ki Resulullah s.a.v bundan 1400 küsür yıl önce, vahy-i İlâhînin mâkesi olan masum ruhuyla zaman ve mekânı tayyederek istikbalde vuku bulacak bir hadiseyi görmüş ve gördüğü gibi söylemiştir. - [15- Sünneten yüz çevirenler benden değildir!](https://nurdivani.com/videolar/15-sunneten-yuz-cevirenler-benden-degildir.html) - Başka bir hadis-i şerife bakalım: Buhârî, Müslim, Nesâî ve Müsned-i Ahmed de geçen bir hadisi şeriftir. Efendimiz s.a.v. şöyle buyurmuştur. فَمَنْ رَغِبَ عَنْ سُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي Kim benim sünnetimden yüz çevirirse o benden değildir. (Buhârî, Nikâh, 4776; Müslim, Nikâh, 1401; Nesâî, Nikâh, 3217; Müsned-i Ahmed, 3/241) Ey hadis inkarcıları, ey sünnet düşmanlarına uyup yolunu kaybedenler - [16- Dinin elden gidişi sünnetlerin terkiyle başlar!](https://nurdivani.com/videolar/16-dinin-elden-gidisi-sunnetlerin-terkiyle-baslar.html) - Bir hadis-i şerif daha nakledelim: إِنَّ أَوَّلَ ذَهَابِ الدِّينِ تَرْكُ السُّنَّةِ Dinin elden gidişi sünnetin terkiyle başlar. يَذْهَبُ الدِّينُ سُنَّةً سُنَّةً كَمَا يَذْهَبُ الْحَبْلُ قُوَّةً قُوَّةً Bir halatın iplik iplik ortadan kalkması gibi, din de sünnetlerin birer birer terkiyle ortadan kalkar. (Dârimî, Mukaddime, 16) Evet din Kuran ve Sünnet ile kaimdir. Sünnet, Kuran’a alternatif bir - [Kuran’da herşey açık mıdır?](https://nurdivani.com/videolar/kuranda-hersey-acik-midir.html) - وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَاناً لِكُلِّ شَيْءٍ “Biz sana her şeyi açıklayan kitabı indirdik.” (Nahl, 16/89) Kuran'da her şey açıklanmıştır. Başkasının açıklamasına ihtiyacımız yok diyen zihniyet sözde bu ayeti iddialarına delil yaparak. Kuran’ın çelik misal ayetlerinde kendilerine bir yol bulmaya bir gedik açmaya çalışıyorlar ta ki Kuranı kendi hevalarına göre açıklasınlar. Bununla da bilmeyenleri kandırıyorlar. Hatta - [Cehalet ve ihanet netice hadis inkarcılığı!](https://nurdivani.com/videolar/cehalet-ve-ihanet-netice-hadis-inkarciligi.html) - [1- Kuran’da münezzeh yoktur diyenlere soruyoruz Allah sübhandır demek ne demektir?](https://nurdivani.com/videolar/1-kuranda-munezzeh-yoktur-diyenlere-soruyoruz-allah-subhandir-demek-ne-demektir.html) - Sübhanallah derken Allah’ı tenzih etmiyor musunuz? Bizler Allah zamandan mekândan ve beşerî tüm sıfatlardan münezzehtir diyoruz. Kendilerini selefe isnad edenlerden bir kısmı ise şöyle diyorlar Allah’ın münezzeh olduğunu nerden çıkardınız. Bunlardan bir kısmı Allah’ın münezzeh olduğunu Kuran dan gösterin davanızın hak olduğunu kabul edeceğiz dediler. Hatta bunların bazı hocaları Allah zamandan mekândan münezzehmiş nerden çıkardınız. - [2- Kuran’da münezzeh yoktur diyenlere soruyoruz onun misli gibi yoktur ne demektir?](https://nurdivani.com/videolar/2-kuranda-munezzeh-yoktur-diyenlere-soruyoruz-onun-misli-gibi-yoktur-ne-demektir.html) - 2- O’nun misli gibi bir şey yoktur demek tenzih değil midir? Bizler, Allah’ı zaman, mekân ve beşerî tüm sıfatlardan münezzeh olarak kabul ederiz. Ancak selefi akımına mensup olan bazı kişiler, “Allah münezzehtir” ifadesini nereden aldınız veya hangi kaynağa dayandırdınız, bunu bize Kur’an’dan gösteriniz?” şeklinde sorular yöneltiyorlar. Kuran’da Allah’ın münezzeh olduğunu ifade eden birçok ayet bulunsa - [3- Kuran’da münezzeh yoktur diyenlere soruyoruz Allah’ın ehadiyeti nedir?](https://nurdivani.com/videolar/3-kuranda-munezzeh-yoktur-diyenlere-soruyoruz-allahin-ehadiyeti-nedir.html) - 3- “Hiçbir şeyin kendisine benzemediği birdir” derken Allah’ı tenzih etmiyor musunuz? Bizler Allah zamandan mekândan ve beşerî tüm sıfatlardan münezzehtir diyoruz. Ancak kendilerini selefe isnad eden bazı insanlar, diyorki: “Allah’ münezzehtir” ifadesini nereden aldınız veya hangi kaynağa dayandınız, bunu bize kurandan gösteriniz?” böyle diyorlar. Kuran da Allah’ın münezzeh olduğunu ifade eden o kadar çok ayet - [1- Allah’ın nebilerle kitap indirmeden konuşması gayri metluv vahiydir.](https://nurdivani.com/videolar/1-allahin-nebilerle-kitap-indirmeden-konusmasi-gayri-metluv-vahiydir.html) - “Sünneti reddedenler ve hadisleri kabul etmeyen kişiler diyor ki; Kuran her şeyi beyan etmiş bize Kuran yeter diyorlar. Peygambere gelen vahiy kuranla sınırlıdır ama, siz bunun dışında bir de “vahy-i gayr-i metluv” vardır diyerek uydurulmuş bir din icat ediyorsunuz diyerek sünneti ve hadis-i şerifleri inkâr ediyorlar. Biz ise şunu ifade ediyoruz: Eğer gerçekten Kuran’ı dikkatlice - [2- Mescid i Aksa’nın kıble olmasının Kur’an’da olmaması vahy i gayr i metluvu ispat eder.](https://nurdivani.com/videolar/2-mescid-i-aksanin-kible-olmasinin-kuranda-olmamasi-vahy-i-gayr-i-metluvu-ispat-eder.html) - 2- Namazın ilk önce Mescid-i Aksa’ya doğru kılınması ve bu emrin Kur’an’da olmaması vahy-i gayr-i metluvun varlığını güneş gibi ispat eder. Sünneti reddeden ve hadisleri kabul etmeyen kimseler, Kuran’ın her şeyi açıkladığını ve sadece Kuran’ın yeterli olduğunu savunuyorlar. Onlar, peygamberlerin aldığı vahyin sadece Kuran ile sınırlı olduğunu ve “gayr-i metluv vahyin” uydurularak yeni bir din - [3- Kur’an’dan başka bir vahiy yoksa bu vaadleri Kur’an’da bulup bize gösteriniz.](https://nurdivani.com/videolar/3-kurandan-baska-bir-vahiy-yoksa-bu-vaadleri-kuranda-bulup-bize-gosteriniz.html) - 3- Kur’an’dan başka bir vahiy yoksa bu vaadleri Kuranda bulup bize gösteriniz Kur’ân’dan başka bir vahiy var mıdır? Efendimiz s.a.v kuranda zikredilen dışında başka bir vahye yani vahiyi gayri metluv dediğimiz vahye mazhar mıdır? Bu konu aslında bırakın inkar etmeyi şüphe dahi götürmeyecek netlikte Kur’ân da zikredilmektedir. Kur’ân âyetleri incelendiğinde, vahyin sadece Kur’ân’a mahsus olmadığı - [4- “Allah bana söyledi” demek Kur’an dışında bir vahye mazhar olduğunu ispat eder.](https://nurdivani.com/videolar/4-allah-bana-soyledi-demek-kuran-disinda-bir-vahye-mazhar-oldugunu-ispat-eder.html) - 4- “Alim ve habir olan Allah bana söyledi.” demek Kur’an dışında bir vahye mazhar olduğunu ispat eder. Vahiy sadece Kurandır. Biz başkasını kabul etmeyiz diyerek gayri metluv vahiy ile sabit olan sünnetin hükümlerini reddenlere başka bir ayet sunacağız. Madem Kuran size yeter. O zaman Kuranın Tahrim suresi üçüncü ayetine kulak verin. Bakalım Vahiy sadece Kuran’mıymış? - [5- Namazı kılın diyecek ama nasıl kılındığını tarif etmeyecek. Bu mümkün müdür?](https://nurdivani.com/videolar/5-namazi-kilin-diyecek-ama-nasil-kilindigini-tarif-etmeyecek-bu-mumkun-mudur.html) - 5- Namazı kılın diyecek ama nasıl kılındığını tarif etmeyecek. Bu mümkün müdür? Rasûlullah (s.a.v)’ın asıl görevi Kur’ân’ı insanlara tebliğ etmekle birlikte ayetlerin açıklamasını yapmak, zaman zaman sözlü olarak, kimi zaman da fiilî olarak Kur’ân’ın nasıl anlaşılması gerektiğini insanlara göstermektir ki bu efendimiz s.a.v. bu vazifeyi bi hakkın ifa etmiş ve bu hükümler sünnet ile sabit - [6- Namazı Allah öğrettim demesine rağmen nasıl öğretildiğinin Kur’an’da olmaması](https://nurdivani.com/videolar/6-namazi-allah-ogrettim-demesine-ragmen-nasil-ogretildiginin-kuranda-olmamasi.html) - 6- Namazı Allah öğrettim demesine rağmen nasıl öğretildiğinin kuranda olmaması kuran dışında bir vahyi göstermiyor mu? Sünneti reddeden ve hadisleri kabul etmeyen Kuran’ın her şeyi açıkladığını ve sadece Kuran’ın yeterli olduğunu iddia ederler. Onlar, peygamberlere gelen vahyin sadece Kuran ile sınırlı olduğunu savunur ve “gayr-i metluv vahyin” uydurularak yeni bir dinin ortaya çıkarıldığını iddia ederler. - [7- Oruç gecesinde kadınlara yaklaşmak haramdır Kur’an’da nerde geçmektedir?](https://nurdivani.com/videolar/7-oruc-gecesinde-kadinlara-yaklasmak-haramdir-kuranda-nerde-gecmektedir.html) - 7- Oruç gecesinde kadınlara yaklaşmak haramdı. Peki bu haram Kur’an’ın neresinde geçmektedir? Kur’an’dan başka Efendimiz (s.a.v.) gayri metluv vahye mazhar olmuştur. Bu konu, Kur’an ayetlerinde açıkça belirtilmiştir. Kur’an’ın yanı sıra Peygamberimizin gayri metluv vahye mazhar olduğu konusunda şüpheye yer bırakmayacak pek çok ayet bulunmaktadır. Şimdi bu ayetlerden başka birisine bakalım. Yüce Rabbimiz Bakara sûresinin 187. - [1- Mezhepsizlik aklın iflasıdır!](https://nurdivani.com/videolar/1-mezhepsizlik-aklin-iflasidir.html) - Bir Müslümanın Kur’an’ı kabul edip, Kur’an’ın açıkça emrettiği sünneti, icmayı ve kıyas gibi temel kaynakları reddetmesi, büyük bir çelişkidir. Çünkü hem Kur’an’ı kabul edeceksin hem de kuranın emrettiği peygamberi örnek almayı, onun izinden gitmeyi reddedeceksin hem Kur’an’ı kabul edeceksin hem de müminlerin yolu olan icma’dan sapacaksın. Sonra da Kur’an’ı o minik aklınla yorumlayıp mezhepleri küçümseyip, - [2- “Ulu’l Emr; Fıkıh âlimleri ve müçtehidlerdir ”](https://nurdivani.com/videolar/2-ulul-emr-fikih-alimleri-ve-muctehidlerdir.html) - BİR MEZHEBE BAĞLANMAYI EMREDEN AYETLER Mezhepsizler sıkça “Biz sadece Kur’an’a uyarız, Kur’an’da mezhebe bağlanmak yok” derler. Oysa bu söz, Kur’an’ı yeterince anlayamadıklarının bir göstergesidir. Çünkü Kur’an’da, bir mezhebe bağlanmanın gerekliliğine işaret eden birçok ayet vardır. Bu ayetler, onların iddialarının ne kadar batıl ve yanlış olduğunu açıkça ortaya koyar. Bazıları çıkıyor, aynı ezberi tekrar ediyor: “Biz - [3- Kıyas yetkisi kimde Kur’an ne diyor?](https://nurdivani.com/videolar/3-kiyas-yetkisi-kimde-kuran-ne-diyor.html) - 2. Delil: Nisa Suresi 59’un Devamı – Kıyas ve Mezhep Meselesi Bazı kimseler çıkıp diyor ki: “Biz mezhep falan tanımayız, sadece Kur’an’a uyarız.” Hakikati bilmeyenler için bu söz söz kulağa çok masum gibi geliyor ama içeriğine bakınca aslında ne Kur’an’ı ne de sünneti yeterince anlamadığını kanıtlıyor. Allah’ın kelamını rehber edindiğini iddia ederken, o kelamın da - [4- İçtihad yetkisi müçtehidindir ayetle sabit!](https://nurdivani.com/videolar/4-ictihad-yetkisi-muctehidindir-ayetle-sabit.html) - 3. Delil: Nisa Suresi 83 – “İstinbat” ve Ulu’l Emr = Müctehid Âlimlerdir Bazı “akl-ı evveller” hâlâ çıkıp “Ben Kur’an’dan anlarım, mezhep filan tanımam!” diye dursun… Kur’an bize “dinde hüküm çıkarma” işinin kimlere verildiğini çok net şekilde söylüyor. Buyurun Nisa Suresi 83. ayet: وَاِذَا جَٓاءَهُمْ اَمْرٌ مِنَ الْاَمْنِ اَوِ الْخَوْفِ اَذَاعُوا بِه۪ۜ “Kendilerine güven veya - [5- Müminlerin yolundan ayrılan cehennemi seçmiş olur!](https://nurdivani.com/videolar/5-muminlerin-yolundan-ayrilan-cehennemi-secmis-olur.html) - 4. Delil: Nisa Suresi 115 – “Müminlerin Yolundan Ayrılan “Mezhebe gerek yok” diyerek sadece Kur’an’a sarıldıklarını iddia edenler, aslında Kur’an’dan ne kadar uzak düştüklerini fark etmiyorlar. Mezhepsizliğin Kur’an’a dönüş değil, Kur’an’dan sapma olduğunu göremiyorlar. Şimdi gelin, Kur’an ne diyor ona bakalım… Nisa suresi 115. ayetinde وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى Kim - [6- Ümmetin ittifakı varken mezhepsizlere ne oluyor?](https://nurdivani.com/videolar/6-ummetin-ittifaki-varken-mezhepsizlere-ne-oluyor.html) - 5. Delil: “Siz, iyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız” – (Âl-i İmrân 110) Mezhep yok diyenler, ayeti okur okumaz “Ben anladım!” diyor. E kardeşim, çay demlemesini bile annene soruyorsun, Kur’an’ı kimden öğrendin? Akıl başka şey, hüküm çıkarmak başka! Peki Kur’an bu konuda ne buyurmuş? Haydi bakalım… كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı - [7- Râsih olmadan hüküm olmaz mezhepsizlik bu ayetle çöker!](https://nurdivani.com/videolar/7-rasih-olmadan-hukum-olmaz-mezhepsizlik-bu-ayetle-coker.html) - 6. Delil: “Müteşabih Ayetleri Yalnız Allah ve Râsih Âlimler Anlar” – (Âl-i İmrân 7) “Mezhep yok!” diyorsun, “Kur’an bize yeter” diyorsun, ama sonra gidip YouTube’daki “hoca”ya soruyorsun. E o da bir mezhep oldu işte. İki video izleyip içtihat yapan bir nesil olduk. Şimdi bırak YouTube’u, gerçek kaynağa yani Kur’an’a bakalım… Kur’an ne diyor, وَمَا يَعْلَمُ - [8- Her bilgi sahibinin üstünde daha bileni vardır!](https://nurdivani.com/videolar/8-her-bilgi-sahibinin-ustunde-daha-bileni-vardir.html) - 7. Delil: “Her Bilgi Sahibinin Üstünde Daha Bileni Vardır” – (Yusuf Suresi 76) “Ben de Kur’an okudum, ben de anlıyorum!” Evet, sen de okudun… Ama mesele okumak değil, anlamak! Kendini İmam Azam’ın önüne koymak ne demek ya? Yani senin kısır anlayışınla o dev çınarın gölgesini kesmeye mi çalışıyorsun? Ama artık yorum değil, hakikat konuşsun. Kur’an - [9- Kur’an’da bilen bilmeyen ayrımı. Herkes içtihat yapamaz!](https://nurdivani.com/videolar/9-kuranda-bilen-bilmeyen-ayrimi-herkes-ictihat-yapamaz.html) - 8. Delil: “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” – Zümer Suresi 9 Mezhep yok deyip, kendi anladığını “ilahi hüküm” ilan edenlerin hali şu: Ehliyeti olmayan biri direksiyona geçip, “Ben gördüm yol düz!” diye yokuşa dalıyor. O yolun sonunda uçurum var. Şimdi yolu bilen rehberin ne dediğine, yani Kur’an’a bakalım… قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ - [10- Mezhep imamlarına neden uyuyoruz? Cevap ayette!](https://nurdivani.com/videolar/10-mezhep-imamlarina-neden-uyuyoruz-cevap-ayette.html) - 9. Delil: “Emanetleri Ehline Verin!” – Nisa Suresi 58 “Ben aklıma göre fetva veririm” diyen, aslında şunu demek istiyor: “Ben, 100 bin hadis ezberleyen o âlimlerden daha iyi anlarım.” Vallahi bunları kandıran şey neyse çok etkili… Koca müctehidlerin görüşünü, Google aramasıyla çürütmeye çalışmak da ayrı bir başarı(!). Ama biz o tuzağa düşmeyelim. Kur’an ne buyuruyor, - [11- Kur’an diyor hüküm çıkarma herkesin işi değil!](https://nurdivani.com/videolar/11-kuran-diyor-hukum-cikarma-herkesin-isi-degil.html) - 10. Delil: “Allah Hikmeti Dilediğine Verir” – (Bakara 269) Müctehidler yıllarca ilimle yoğrulmuş, ama bu mezhep inkarcıları iki dakikada “Bu böyledir!” diyor. O müçtehit imamlara “Yanlış anlamış” diyor. Nasıl bir özgüven patlaması yaşıyorsun sen? Kardeşim senin bu kısır görüşle hüküm vermen, yıldızlara bakıp uzay mekiği icat etmeye çalışmak gibi bir şey. Şimdi hakikate bakalım. Kur’an - [12- Kur’an’ın kime sorun dediğini mezhepsizler duymazdan geliyor!](https://nurdivani.com/videolar/12-kuranin-kime-sorun-dedigini-mezhepsizler-duymazdan-geliyor.html) - 11. Delil: “Bilmiyorsanız Ehl-i Zikre Sorun” – (Nahl 43) “Ben mezhep tanımam!” diyen adam, aslında “Ben, nefsimi mezhep imamından üstün tutarım” demektir. Yani bildiğin ‘ben merkezli din anlayışı.’ Kur’an’ı keyfine göre yorumlamanın başka bir adıdır. Şimdi Kur’an ne diyor, gel bir bakalım… فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ “Eğer bilmiyorsanız, ehl-i zikre sorun.” (Nahl, - [13- Ben Kur’an’ı anlarım diyenlere Kur’an peygamber açıklayacak dedi!](https://nurdivani.com/videolar/13-ben-kurani-anlarim-diyenlere-kuran-peygamber-aciklayacak-dedi.html) - 12. Delil: “Sana Kur’an’ı indirdik ki, onu insanlara açıklayasın.” “Ben de Kur’an okudum, ben de anlıyorum!” Evet, sen de okudun… Ama mesele okumak değil, anlamak! Kendini İmam Azam’ın önüne koymak ne demek ya? Yani senin kısır anlayışınla o dev çınarın gölgesini kesmeye mi çalışıyorsun? “Kur’an’a uyuyorum” diyerek mezhebi reddetmek, Kur’an’ı keyfine göre yorumlamanın başka bir - [14- Tavşan için bile hâkim lazımsa, din için kim lazım?](https://nurdivani.com/videolar/14-tavsan-icin-bile-hakim-lazimsa-din-icin-kim-lazim.html) - 13. Delil “Bir Tavşanın Kıymetini Bile Sen Belirleyemezken, Din Hakkında Hüküm Verebilir misin?” Mezhep yok diyenlerin kafası genelde şu şekilde çalışıyor: “Ben Kur’an okudum, düşündüm, demek ki böyle.” E kardeşim, sen düşünüyorsun da o beğenmediğin binlerce alim ne yapıyordu? “Ben mezhep tanımam, Kur’an yeter!” diyenlerin çoğu, Kur’an’ı sonuna kadar bir kere bile okumuş değil. Ama - [15- Mezheplerin ihtilafı çelişki mi ilahi rahmet mi?](https://nurdivani.com/videolar/15-mezheplerin-ihtilafi-celiski-mi-ilahi-rahmet-mi.html) - “Mezheplerin Hükümleri Farklıysa, Nasıl Hepsi Doğru Olabilir?” Sorusunun Cevabı Bu soru, birçok Müslümanın zihnini karıştırır. Dört mezhep var ama her birinde aynı meseleye dair farklı hükümler olabiliyor. Birinde vacip denilen, bir diğerinde mekruh. Biri yap diyor, diğeri yapma. Bu nasıl olur? Hak bir değil midir? Cevap aslında son derece basittir ve bu soruya Bediüzzaman Said - [16- Kurban vacip mi sünnet mi içtihatlar neden farklı?](https://nurdivani.com/videolar/16-kurban-vacip-mi-sunnet-mi-ictihatlar-neden-farkli.html) - AYETLERİN FARKLI ANLAMLARA GELEBİLMESİ SEBEBİYLE OLUŞAN İHTİLAF MİSAL Genellikle gençler şu soruyu sormaktadır: “Kur’an aynı, ayet aynı; peki neden hükümler farklı?” Bu sorunun cevabı, ayetlerin çok anlamlı yapısında gizlidir. Şimdi, ayetlerin farklı anlamlara gelebilme özelliğinden doğan bir ihtilafa örnek vereceğiz. Böylece, ihtilafın bir sapma değil; aynı kaynaktan doğan farklı hikmet yolları olduğu daha derinden anlaşılmış - [17- Kâbe’ye sığınan katile kısas yapılır mı ihtilafın sebebi?](https://nurdivani.com/videolar/17-kabeye-siginan-katile-kisas-yapilir-mi-ihtilafin-sebebi.html) - 2. MİSAL “Nasıl oluyor da aynı ayetten farklı hükümler çıkıyor?” diye düşünen kardeşlerimize bu başlıkta ışık tutacağız. Çünkü Kur’an’ın kelimeleri, birden fazla manayı taşıyabilecek zenginliktedir. İşte şimdi ihtilafa sebep olan bu çok anlamlılığa bir örnek sunacağız. Ta ki zihinlerdeki “Neden farklı görüşler var?” sorusu yerini, “Bu görüş farklılıkları ümmete bir zenginliktir” idrakine bıraksın. وَمَنْ دَخَلَهُ - [18- Şafi bozulur diyor, Hanefi bozulmaz neden?](https://nurdivani.com/videolar/18-safi-bozulur-diyor-hanefi-bozulmaz-neden.html) - 3. MİSAL Gençlerin zihninde oluşan en yaygın sorulardan biri şudur: “Madem ayet aynı ayet, niçin mezhepler arasında farklı görüşler var?”Bu farklılık, Kur’an’ın ifade derinliğinden ve ayetlerin birden fazla şekilde anlaşılabilmesinden kaynaklanır. Şimdi buna dair başka somut bir örnek vereceğiz. Böylece fıkıh farklılıklarının bir çelişki değil; farklı şartlara göre bir kolaylık ve çözüm sunma biçimi olduğu - [19- Miras ayeti neden farklı anlaşıldı mezhep farkı mı, hikmet farkı mı?](https://nurdivani.com/videolar/19-miras-ayeti-neden-farkli-anlasildi-mezhep-farki-mi-hikmet-farki-mi.html) - 4. MİSAL Kur’an’ın her ayeti tek bir manaya indirgenemez. Ayetlerin ihtimalli ifadeleri ve bazen kapalı ifadeler müçtehitlerin farklı hükümler çıkarmasına yol açar. Şimdi bu hakikatin nasıl işlediğini, ayetlerin farklı anlaşılabilmesiyle doğan bir ihtilafı bir örnek üzerinden izah edeceğiz. Böylelikle ihtilafın, usulsüzlükten değil; usul ve hikmete dayanan bir fıkıh derinliği olduğu zihinlerde netleşmiş olsun. مِنْ بَعْدِ - [20- Nikâhta veli şart mı değil mi hükümler neden farklı?](https://nurdivani.com/videolar/20-nikahta-veli-sart-mi-degil-mi-hukumler-neden-farkli.html) - 5- MİSAL Ayetlerin farklı yorumlara açık olması, İslam fıkhında ihtilafın önünü açar. Bu, bir kusur değil; bilakis rahmettir. Şimdi bu durumun nasıl meydana geldiğini ayetlerden bir örnek ile ortaya koyacağız. Ta ki bu farklılıkların bir dağınıklık değil; ümmete sunulmuş bir rahmet, bir kolaylık ve zenginlik olduğu anlaşılmış olsun فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ Onları, ehlinin izni ile - [21- Kolonya namaza engel mi mezhepler neden farklı?](https://nurdivani.com/videolar/21-kolonya-namaza-engel-mi-mezhepler-neden-farkli.html) - 6-MİSAL Kur’an’ın hükmü bir değil midir? Öyleyse aynı konuda neden mezhepler arasında ihtilaf var?” Bunun cevabı, ayetlerin mutlak bırakılan veya bir kelimenin birden çok manayı ihtiva etme ihtimali taşımasındandır. Şimdi buna ayrıntılı bir örnekle temas edeceğiz. Bu sayede, ihtilafın bir karışıklık değil; hikmetli bir genişlik ve kolaylık vesilesi olduğu daha iyi kavranmış olur. يَٓا اَيُّهَا - [22- Aynı ayet, farklı hüküm kulak meshi farz mı, sünnet mi?](https://nurdivani.com/videolar/22-ayni-ayet-farkli-hukum-kulak-meshi-farz-mi-sunnet-mi.html) - 7-MİSAL Ayetin kendisi sabittir, lakin ayetteki bazı kelimelerin işaret ettiği manalar farklı yorumlanabilir. Bu sebeple mezhepler arasında hükümler değişebilir. Şimdi bu duruma gerçek bir örnek üzerinden yaklaşacağız. Böylece ihtilafın, bir eksiklik değil; ilahi kolaylık ve fıkhî zenginliğin bir yansıması olduğu daha açık bir şekilde idrak edilsin. يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ Ey - [23- Bir hadis, iki hüküm cemaatin hükmü nedir? Mezhepler nasıl anladı?](https://nurdivani.com/videolar/23-bir-hadis-iki-hukum-cemaatin-hukmu-nedir-mezhepler-nasil-anladi.html) - HADİSLERİN FARKLI ANLAMLARA GELEBİLMESİ SEBEBİYLE OLUŞAN İHTİLAF MİSAL Gençler soruyor: “Hocam şimdi bu nasıl iş? Hadis aynı hadis, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aynı Peygamber… Ama biri diyor ‘cemaat farzdır’, öteki diyor ‘yok sünnettir’. Yani biz cemaate gitsek mi sevap, gitmesek mi vebal… bu işin ucu nereye varıyor?” Cevap net: Bu işin ucu ilme, usûle, anlayışa varıyor. - [24- Güneş doğunca namaz bozulur mu? Hadis aynı, sonuç neden farklı?](https://nurdivani.com/videolar/24-gunes-dogunca-namaz-bozulur-mu-hadis-ayni-sonuc-neden-farkli.html) - 2. MİSAL Şafi, Maliki ve Hanbelî mezheplerine göre; sabah namazını kılan bir kimse, bir rekâtı tamamladıktan sonra güneş doğsa namazına devam eder. Güneşin doğmasıyla namazı bozulmaz. Hanefi mezhebinde ise; güneşin doğmasıyla namazı bozulur. Şimdi ihtilafın sebebini inceleyelim: Buhari ve Nesei’nin naklettiği rivayette Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Sizden kim, sabah namazının bir secdesini güneş doğmadan önce - [25- Mezhepler nereden çıktı?](https://nurdivani.com/videolar/25-mezhepler-nereden-cikti.html) - Mezhepler nereden çıktı? “Mezhepler nereden çıktı?” sorusu, “Doktorluk niye var? Mühendislik niye icat edildi?” demekle aynı. Hadi samimi olalım: Miden ağrısa internetten bakıp ameliyat yapıyor musun? Ya da kolun kırılsa aynanın karşısına geçip alçıya mı alıyorsun? Hayır! Hemen uzmanına gidiyorsun. Çünkü her işin ehli var. Peki soruyorum: Allah’ın emirlerini, haram-helal çizgilerini belirlemek, bir hastalığı teşhis - [26- Peygamber Efendimiz S.A.V zamanında mezhep var mıydı?](https://nurdivani.com/videolar/26-peygamber-efendimiz-s-a-v-zamaninda-mezhep-var-miydi.html) - Peygamber Efendimiz (SAV) zamanında mezhep var mıydı? Hayır, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında mezhep yoktu… Ama niye yoktu? Çünkü mezhebe ihtiyaç yoktu! Bugün “Peygamber zamanında mezhep yoktu” deyip, bunu sanki mezheplerin gereksizliğine delil zannedenler, meseleyi tam tersinden okuyorlar. Evet, o zaman mezhep yoktu, çünkü sorulacak soru varsa, cevap verecek Resul vardı. Fıkhî meselelerde - [27- Bu zamanda içtihad yapılabilir mi?](https://nurdivani.com/videolar/27-bu-zamanda-ictihad-yapilabilir-mi.html) - Bediüzzaman hazretleri bu soruya: “İçtihad kapısı açıktır. Fakat şu zamanda oraya girmeye altı mâni vardır” diyerek cevap vermiş ve bu altı maniyi, “İçtihad Risalesi” ismindeki eserinde izah etmiştir. Konuyu çok uzatmadan o manileri kısaca zikredeceğim. Birinci mâni: Alemin durumu, içtihada müsait değildir. Kışın, fırtınaların şiddetli olduğu bir hengâmda dar delikler dahi kapatılır ki, fırtınanın zararından - [28- Sahabelere ve müctehid âlimlere karşı bu üstünlük davası nereden çıkıyor? Ve kim çıkarıyor?](https://nurdivani.com/videolar/28-sahabelere-ve-muctehid-alimlere-karsi-bu-ustunluk-davasi-nereden-cikiyor-ve-kim-cikariyor.html) - Bu işin başını çekenler ne yazık ki ne ilimde ne ibadette bir yere gelmiş kimseler değil. Dini yaşamakta zorlanan, farzları terk eden, haramları alışkanlık haline getirmiş ama yine de “kendimce bir İslam yaşayayım” diyenlerdir… İşlerine gelmeyen hükmü, “Bu da ictihad meselesi!” diye kenara atıyorlar. Sonra “Onlar da bizim gibi insan” diyerek kendilerini mezhep imamlarına eşit - [29- Başka bir mezhebi taklit etmek caiz midir?](https://nurdivani.com/videolar/29-baska-bir-mezhebi-taklit-etmek-caiz-midir.html) - Cevap: Evet, caizdir. Ama rastgele, keyfe göre değil; şartlara uyarak, ilme ve ihtiyaca dayanarak yapılırsa caizdir. Yoksa “hangi mezhep kolay gelirse onu alırım, kolayı seçerim” mantığı, mezheplerle oynamak olur; bu da dinle oynamaya girer. Taklit ne demektir? Bir müçtehidin çıkardığı hükümle, delilini bilmeden amel etmeye “taklit” denir. Her akıl-baliğ müslüman, dört hak mezhepten birini taklit - [30- Peygamberimiz hangi mezheptendi?](https://nurdivani.com/videolar/30-peygamberimiz-hangi-mezheptendi.html) - Bu soru, günümüz mezhepsizlerinin, sosyal medyada “ayıklamaya çalıştıkları” klasik tuzak sorularındandır. Sorarlar ama cevabını zaten kabul etmezler. Neden mi? Çünkü maksat hakikati öğrenmek değil; kafa karıştırmak ve dini sulandırmaktır. Şimdi soruya geçelim… “Mezhep” neydi? Bir mezhep; Kuran ve Sünnet’ten hüküm çıkaran müctehid imamların, dini meselelerdeki yorum ve uygulama yollarıdır. Yani Peygamberimizin bizzat kendisinin gösterdiği hükümlerin, - [1- Meal asla Kur’an değildir ve onun yerini tutamaz.](https://nurdivani.com/videolar/1-meal-asla-kuran-degildir-ve-onun-yerini-tutamaz.html) - Mealcilik Nedir? Meal nedir? Meal ile Kur’an anlaşılabilir mi? Mealcilikle yapılmak istenen nedir? İnşallah bu dersimizde bölüm bölüm bu konuları işleyeceğiz. Kur’an-ı kerimi anlamaktan maksat, murad-ı ilahiyi anlamak demektir. Meal okuyarak öğrendiğimiz gerçekten de Allah Teala’nın muradı mıdır? Ya da Allah Teala’nın muradını öğrenmenin doğru yöntemi meal okumak mıdır? Elbette değildir. Meal; Arapça bilen bir - [2- Meal Kur’an’ın nazmını ve belegatini yok eder](https://nurdivani.com/videolar/2-meal-kuranin-nazmini-ve-belegatini-yok-eder.html) - Herhangi bir kitap veya metni daha anlaşılır hale getirmek için içeriği özetlemek ve basitleştirmek yaygın bir uygulamadır. Ancak Kur’an gibi kutsal bir kitabı öyle bir kitap ki en hârika edibleri, belâgatına secde ettirirken, içeriğini bir başka dile çevirmek mümkün değildir. Ve doğru bir yaklaşım da değildir. Kur’an’ın özü, dilin benzersizliği ve arabi lafızlarında güneş gibi - [3- Meal Kur’an’ın nazmını ve belegatini yok eder](https://nurdivani.com/videolar/3-meal-kuranin-nazmini-ve-belegatini-yok-eder.html) - “Kur’an’ın beyanları o kadar harika, o derece letafetli ve akıcıdır ki, ayetleri oluşturan kelimeler öyle muhteşem bir nazım ile dizilmiştir ki bunları muhafaza etmek ancak Arapçayla mümkündür.” Bununla beraber Kur’an’ın açık mana ve hakikatleri emir ve hükümleri olduğu gibi, birçok remiz ve işaretleri de vardır, tercümede bunların tamamı kaybolur.” Şimdi Mealden Kur’an’ı anladığını zannedenlere diyoruz - [4- Meal ile Kur’an’ı anladığını iddia edenler](https://nurdivani.com/videolar/4-meal-ile-kurani-anladigini-iddia-edenler.html) - Şimdi meal ile Kur’an’ı anladığını iddia edenlere soruyoruz. Besmelenin tercümesi nedir?” “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.” Diyeceksiniz. Sizce bu tercüme oldu mu? Olmadı Rahman, Rahim ve Allah isimleri Arapça’dır. Halbuki biz bunların Türkçesini arıyoruz.” Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla” diye tercüme etseniz ki bu tercümeye çok rastlarsınız. Oldu mu sizce olmadı. “Evet Türkçe oldu, - [5- Meal okuyanları bekleyen tehlikeler](https://nurdivani.com/videolar/5-meal-okuyanlari-bekleyen-tehlikeler.html) - Eğer bir hastalığa yakalansaydınız, tedavi için kime gider ve kimin sözüne itibar ederdiniz? Büyük bir mimarın mı? Yoksa büyük bir elektrik mühendisinin mi? Yoksa bir fizikçinin mi? Ya da küçük bir doktorun mu? Elbette doktorun sözünü dinler ve onun sözüne itibar ederdiniz. Çünkü bilinen bir kaidedir ki; Bir fende ve bir sanatta, münakaşaya sebep olan - [6- Mealciler mütaşabihatı yanlış anlarsa](https://nurdivani.com/videolar/6-mealciler-mutasabihati-yanlis-anlarsa.html) - Kur’an’ın, doğru anlaşılabilmesi, anlama ve uygulamada yanlışa düşmemesi için Kur’an bize yine bir yol çizmektedir. Rabbimiz birçok ayetiyle Peygamberimize (asm) uyulmasını emretmektedir. Ama meal üzerinden din inşa edenlerin nazarında peygamber efendimizin sözlerinin bir kıymeti yoktur. Hadisler uydurmadır ve Kur’an bu kimselere yetmektedir. Yine Rabbimiz hem onu anlama hem de anlama ve uygulamada ihtilafa düşüldüğünde, doğruyu - [7-Meal okuyanı bekleyen tehlikeler ve nesh olan ayetler](https://nurdivani.com/videolar/7-meal-okuyani-bekleyen-tehlikeler-ve-nesh-olan-ayetler.html) - Meal; Ayetin manalarından bir manayı onu çevirenin anladığı veya anlamak istediği veya meylettiği kadarını sathi, dar ve en kısa şekilde anlatmaya çalışmaktır ki ayetin manasının anlaşılmasına hizmet ettiğini iddia ederken hakikatte ayetin anlaşılmamasına veya yanlış anlaşılmasına hizmet ettiğini görüyoruz. Bazı ayetler var ki nüzül sebebine bakmadan, ayetin umumi mi hususi mi olduğunu anlamadan veya nasih - [8-Kur’an hakkında ilmi olmaksızın söz söyleyen cehennemdeki yerine hazırlansın](https://nurdivani.com/videolar/8-kuran-hakkinda-ilmi-olmaksizin-soz-soyleyen-cehennemdeki-yerine-hazirlansin.html) - Batı’nın İslam’ı bozma stratejilerinin bir parçası olarak ortaya çıkan ve ‘Kur’an Müslümanlığı’ adı altında yürütülen çalışmalar, Sünnet’i inkâr ederek Kur’an ayetlerini kendi hevalarına göre yorumlamak istiyor. Kur’an bardağına küfür suyunu koyan bu zihniyet kendisini sureti haktan göstermeye çalışarak çok kimseleri kandırmakta ve kandırmaya devam etmektedir. Efendimiz s.a.v asırlar önce böyle bir tehlikeyi bizlere haber vermiş - [9- Mealcilerin çizdikleri manzara](https://nurdivani.com/videolar/9-mealcilerin-cizdikleri-manzara.html) - Şimdi size ülkemizden çok acı bir manzara göstereceğim. Ta ki Kur’an’ı sünnetsiz anlamaya çalışmanın, sahabenin söz birliği olan icmayı reddetmenin ve o büyük mezhep imamlarının kıyaslarını kabul etmemenin aklını vahyin önüne geçirmenin resmidir bu. Bu ümmetin 1400 yıllık birikimini tefsiriyle, hadisiyle, akaidiyle, fıkhıyla çöpe atıp ellerindeki meallerle dini tahrif etmenin acı resmidir bu. İşin en - [1- Hadis ravilerinde bulunması gereken şartlar?](https://nurdivani.com/videolar/1-hadis-ravilerinde-bulunmasi-gereken-sartlar.html) - Hadis ilmi, peygamberimiz Hz. Muhammed s.a.v’in sözleri, fiilleri ve davranışlarıyla ilgili olan rivayetleri inceleyen bir ilim dalıdır. Bu ilim, hadislerin toplanması, sınıflandırılması, değerlendirilmesi, doğruluğunun belirlenmesi ve yorumlanmasıyla ilgilenir. Kendi içinde birçok kriterler vardır. Bize ulaşan bir hadis-i şerif senedinden metnine kadar her şeyi ile ciddi ve titiz bir metodoji ile bu işin ehli olan alimler - [2- Niçin bir hadisi İmam Buharî sahih kabul etmezken, İmam Müslim sahih kabul ediyor?](https://nurdivani.com/videolar/2-nicin-bir-hadisi-imam-buhari-sahih-kabul-etmezken-imam-muslim-sahih-kabul-ediyor.html) - Bu başlıkta şu sorunun cevabını vereceğiz: — Bir hadis imamı bir hadisi sahih kabul ederken, başka bir hadis imam niçin o hadisi sahih kabul etmemiş? Bu sorunun cevabı için ravilerin tabakalarını bilmeliyiz. Hadis ravileri şu beş tabakadan birinde yer alır: Birinci tabakada bulunan hadis ravileri: Bunlar bir ravide aranan bütün sıhhat şartlarına -yani bir önceki - [3- Hadis-i Şerifler ne zaman yazılmaya başlandı?](https://nurdivani.com/videolar/3-hadis-i-serifler-ne-zaman-yazilmaya-baslandi.html) - Bazı hadis inkârcıları, “Sahabeler hadisleri yazmamıştır. Hadisler 300 sene sonra yazılmıştır.” diyerek öyle katmerli bir yalan söylüyorlar ki meseleyi bilmeyenleri şüpheye sokmaktadır. Bu gibi söylemler tamamen gerçeği saptırmaya yönelik yalanlardır. Bu başlıkta inşallah bu şüpheyi izale edeceğiz. Hadislerin yazılmasının yasaklığıyla ilgili hadis-i şerifler İslam’ın ilk yıllarına aittir. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) İslam’ın ilk yıllarında hadisleri yazmayı - [4- Sahabeler hadislerin tamamını niçin yazmamıştır?](https://nurdivani.com/videolar/4-sahabeler-hadislerin-tamamini-nicin-yazmamistir.html) - Bir önceki konuda bir kısım sahabelerin hadisleri yazdıklarını ancak bunların onda bir kadar olduğunu belirtmiştik. Bu makamda sorumuz şu: — Sahabeler hadislerin tamamını niçin yazmamıştır? Bunun sebebi, bir kısım sahabelerin yazmayı hoş görmemesi ve ilmin hafızaya yazılması gerektiğine inanmalarıdır. Bu meseleyi anlayabilmek için o asrın şartlarına bakmak gerekir. Arapların çoğu okuma yazma bilmezdi. Bu hakikate - [5- Hadislerin yazılması ve sınıflandırma süreci](https://nurdivani.com/videolar/5-hadislerin-yazilmasi-ve-siniflandirma-sureci.html) - İslam’da hadislerin yazılı hale getirilmesi süreci olan “tedvin” ve daha sonra hadislerin sınıflandırılması süreci olan “tasnif” ve hadislerin güvenilirliğini belirlemek için uygulanan cerh ve tadil yöntemleri hakkında hakkında bilgi vereceğim. İlk önce tedvin sürecine bakalım Tedvin: Hadislerin Yazılı Hale Getirilmesi Tedvin: Hadislerin resmen yazılıp kitap hâline konması demektir. Burada “resmen” kelimesinin ehemmiyeti var. Hadislerin yazılması - [6- Hadis çeşitleri nelerdir?](https://nurdivani.com/videolar/6-hadis-cesitleri-nelerdir.html) - Hadis çeşitlerini üç ana başlıkta inceleceğiz: Metnin kaynağına göre hadis çeşitleri. Ravi sayısına göre hadis çeşitleri. Sıhhat derecesine göre hadis çeşitleri. 1-Metnin kaynağına göre hadis çeşitleri Metnin kaynağına göre hadis çeşitleri dörde ayrılır: Kudsî hadis Merfu hadis Mevkuf hadis Maktu hadis Şimdi, bu hadis çeşitlerinin ne olduğunu öğrenelim: Kudsî hadis: Manası Allahu Teâlâ’ya, lafzı Peygamberimiz - [7- Sahih hadisler sadece Buhârî ve Müslim’de mi var?](https://nurdivani.com/videolar/7-sahih-hadisler-sadece-buhari-ve-muslimde-mi-var.html) - Bazen bir meselede bir hadisi delil getirdiğinizde karşınızdaki şöyle diyor: — Bu hadis Buhârî ve Müslim’de yok. Sanki sahih hadisler sadece bu iki eserde varmış ve başka bir hadis kitabı yokmuş gibi böyle diyorlar. Onların bu sözlerine karşı şu meseleyi izah etmeliyiz: — Sahih hadisler sadece Buhârî ve Müslim’de mi var? Diğer hadis kitapları kaynak - [8- Hadisler bize nasıl ulaştı? (DERSLERİN TAMAMI)](https://nurdivani.com/videolar/8-hadisler-bize-nasil-ulasti-derslerin-tamami.html) - [Cehalet ve ihanet netice hadis inkarcılığı!](https://nurdivani.com/videolar/cehalet-ve-ihanet-netice-hadis-inkarciligi-2.html) - [1- Deistler gayesiz bir ilaha mı inanıyor?](https://nurdivani.com/videolar/1-deistler-gayesiz-bir-ilaha-mi-inaniyor.html) - Madem bir yaratıcı var diyorsun bir ilahın varlığını kabul ediyorsun. İlah ne demektir soruyorum? Evet, ilahın tanımını yap. Kendisine tapılan, her şeyi yaratan, bütün kemal sıfatların sahibi olan, bütün kusurlardan uzak olan demektir. Şimdi sen bir ilah var diyorsun ama bu nasıl bir ilah ki kendisine taptırtmıyor, her şeyi yaratıyor hiçbir şeye karışmıyor, bütün kemal - [2- Deistler zalim bir ilaha nasıl inanıyor?](https://nurdivani.com/videolar/2-deistler-zalim-bir-ilaha-nasil-inaniyor.html) - Deistler bir ilahın bir tanrının varlığını kabul ediyoruz diyorlar. Deist olan kişiye diyoruz ki: Senin inandığın İlah adil midir, yoksa -haşa- zalim midir? İlah sonsuz adalet sahibi olandır. Şu dünyada bile bir sultan zalim olsa ona zalim diye haykırır adalet beklersin. Her ne kadar sultan olsa senin nazarında gerçek bir sultan değil zulmeden bir zalimdir. - [3- Deistler merhametsiz bir ilaha ne kadar dayanacaklar?](https://nurdivani.com/videolar/3-deistler-merhametsiz-bir-ilaha-ne-kadar-dayanacaklar.html) - Deistler bir ilahın bir tanrının varlığını kabul ediyoruz diyorlar. Deist olan kişiye diyoruz ki: Senin inandığın İlah merhametli midir, yoksa acımasız mıdır? Evet, bizler onun merhametiyle yokluk karanlıklarından varlık âlemine çıktık, onun merhametiyle yeryüzü bize bir mesken, güneş o meskene bir lamba ve soba, ay karanlık gecene bir kandil olmuş. Yine onu merhametiyle yeryüzü bir - [4- Deizmin kabul etmediği şeyi, ilahları nasıl kabul ediyor?](https://nurdivani.com/videolar/4-deizmin-kabul-etmedigi-seyi-ilahlari-nasil-kabul-ediyor.html) - Ben deistim diyerek bir ilahı kabul eden ama o ilah elçi göndermemiş, konuşmamış bize karışmaz diyen kimseye soruyorum. Sen, yapmış olduğun iyiliklerin başkasına verilmesine razı olur musun? Mesela her gün ziyafetler kursan kaldırsan her gün yüzlerce muhtaca yedirsen içirsen. Sonra bu kimseler, onlara yaptığın bu iyiliği başkasından bilip ona teşekkür etse ve ona minnettar olsa, - [5- Deizm yolunda akıl yolda kalmıştır!](https://nurdivani.com/videolar/5-deizm-yolunda-akil-yolda-kalmistir.html) - Akıllarına teslim olan deizm, peygamberlere ve vahyin rehberliğine olan ihtiyacını reddetmiştir. Peki, sorumuz şu gerçekten akıl tek başına yeterli midir? Gerçek iyi, mutlak iyi nedir, gerçek kötü ve mutlak kötü nedir? Senin iyi dediğine bir başkası kötü diyorsa akıl yolda kalmış ve tökezlemiştir. Şimdi aklı rehber kabul edip vahyi terk edenlerin iyilik ve kötülük tanımlarına - [7- Deizm konuşmayan ve karışmayan bir tanrıya inanıyor!](https://nurdivani.com/videolar/7-deizm-konusmayan-ve-karismayan-bir-tanriya-inaniyor.html) - Deizm, Yaratıcının âlemi yarattığını kabul eden, fakat âlemle sürekli ilişki halinde bulunmadığını ileri süren bir inançtır. En önemli temsilcileri arasında Aristo, Newton gibi isimler vardır. Newton’a göre Tanrı, kudretiyle yaratır yarattıklarına bir daha müdahale etmesine gerek kalmaz. Deizme göre konuşmayan ve karışmayan yaratıcı bu kimselerle konuşmuş mudur? Evet, Yaratıcı âlemi yaratacak ve daha sonra karışmayacak - [1 – Arş, daha yaratılmamışken Allah neredeydi?](https://nurdivani.com/videolar/1-ars-daha-yaratilmamisken-allah-neredeydi.html) - “Allah Arş’tadır.” diyenlere soruyoruz: Arş yokken Allah neredeydi? Rabbimiz Kitabında. ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ buyurmaktadır. Manası sonra Allah Arş’ı istiva etti, arşa oturdu.” Evet ayette geçen bu ifade mecaz bir ifadedir. Ve burada bir teşbih yapılmıştır. Burada hakiki oturma söz konusu değildir. Allah oturmaktan, ayakta durmaktan ve diğer beşerî sıfatlardan münezzehtir. Evet ayette geçen bu - [2- Allah Arş’tadır dersen neleri kabul etmelisin?](https://nurdivani.com/videolar/2-allah-arstadir-dersen-neleri-kabul-etmelisin.html) - “Allah Arş’tadır.” diyenlerin işledikleri cinayetler اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى Rahmân, Arş’a istivâ etmiştir. Bu ayette de Allah-u Teala bu alemdeki hakimiyetini, kudretini, her şeyin sahibi ve hâkimi olduğunu ve bütün alemin sultanı olduğunu, arşa oturma ifadesiyle beyan etmiştir. Tıpkı bir sultanın hakimiyeti onun tahta oturmasıyla ifade edildiği gibi adeta arş, şu alemin bir tahtı olmuş; Sultan-ı - [3- Melekler Arş’ı taşırken Allah nerede olacak?](https://nurdivani.com/videolar/3-melekler-arsi-tasirken-allah-nerede-olacak.html) - “Allah Arş’tadır.” diyenlere soruyoruz: Arş’ı melekler taşırken Allah nerede olacak? . ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ Ayette Allah Arş’ı istiva etti arşa oturdu buyruluyor.” Evet ayette geçen bu ifade mecaz bir ifadedir. Ve burada bir teşbih yapılmıştır. İşte Allah-u Teala da bu alemdeki hakimiyetini, saltanatını fehimleri kısa olan bizlere anlatmak ve akıllara yaklaştırmak için bir sultanın - [4- Kuranda mecaz ve teşbih niçin vardır?](https://nurdivani.com/videolar/4-kuranda-mecaz-ve-tesbih-nicin-vardir.html) - Kur’an’daki mecaz ve teşbihlerin hikmeti nedir? Bu dersimizde şu sorunun cevabını vereceğiz: — Kur’an’ın ifadelerinde mecaz ve teşbih niçin vardır? Bunun hikmeti nedir? İlk önce mecaz ve teşbihin manasını öğrenelim: Bir kelime kendi manasında kullanılırsa “hakikat” olur. Eğer asıl manasından başka bir manada kullanılır ve kendi manasında kullanılmasına engel bir hâl bulunursa “mecaz” olur. Mesela - [5- Allah (c.c.) arşta oturmaktan münezzehtir.](https://nurdivani.com/videolar/5-allah-c-c-arsta-oturmaktan-munezzehtir.html) - Kur’an’daki mecaz ve teşbihlere örnekler Bu dersimizde, Kur’an’daki mecaz ve teşbihlere örnekler verecek ve mecazı kabul etmeyen İbni Teymiye ve tabilerinin neleri kabul etmek zorunda olduklarını göstereceğiz. BİRİNCİ ÖRNEK İlk örneğimiz “Allah’ın unutmasıyla” ilgili ayetlerdir. Araf suresi 51. ayette şöyle buyrulmuş: فَالْيَوْمَ نَنْسَيهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَاءَ يَوْمِهِمْ هذَ Onların bu kavuşma gününü unuttuğu gibi biz - [6- Allah dünya semasına mı iniyor? (Nüzul hadisi)](https://nurdivani.com/videolar/6-allah-dunya-semasina-mi-iniyor-nuzul-hadisi.html) - Nüzul hadisinin manası nedir? Allah’ın Arş’ta olduğunu iddia edenler bir hadisi gösteriyorlar. Buna Nüzul hadisi denir. Hadis şöyledir: Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuş: Gecenin üçte ikisi geçip de son üçte biri kaldığında Rabbimiz dünya semasına iner ve der ki: Yok mu bana dua eden, duasına icabet edeyim. Yok mu benden bir şey isteyen, istediğini ona vereyim. - [7- Allah gökte olmaktan münezzehtir. (Cariye hadisi)](https://nurdivani.com/videolar/7-allah-gokte-olmaktan-munezzehtir-cariye-hadisi.html) - Sevgili kardeşlerim Allah zamanın ve mekânın kayıtlarından münezzehtir. Zira zaman da mekân da sonradan yaratılmış ve hâdistir. Rabbimiz, sonradan yaratılan, hâdis olan zaman, mekân ve altı yön tarafından kuşatılamaz. Ama ne gariptir ki kendilerine selefi diyenler mekânın kayıtları ile kayıtlı bir Allah inancına sapmışlar. Ve cariye hadisi diye bilinen bir hadisi de davalarına delil yapmışlar. - [8- Gökte olan kimdir?](https://nurdivani.com/videolar/8-gokte-olan-kimdir.html) - Bu dersimizde, Selefîlerin şu sözüne cevap vereceğiz. Selefîler diyor ki: Cenab- Hak şöyle buyurmuştur: أَأَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ أَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الأَرْضَ Yoksa siz gökte olanın sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? (Mülk 16) أَمْ أَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاء أَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا Yoksa siz gökte olanın size taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin - [9 -Duada eller semaya neden kaldırılır?](https://nurdivani.com/videolar/9-duada-eller-semaya-neden-kaldirilir.html) - Selefîler diyor ki: — Dua esnasında ellerimizi semaya kaldırıyoruz. Bu da ispat eder ki Allah göktedir. Evet evet bunu diyorlar? Bu sözü söyleyen kişilere deriz ki: Yahu bu nasıl bir delildir? Şunu hiç mi düşünmüyorsunuz: Eğer Allah gökte olsaydı ellerimizi değil, yüzümüzü semaya çevirirdik. Sizin bu mantığınızdan yola çıkan başka birisi şöyle der: — Secdede - [10- Selefîler nasıl bir Allah’a inanıyor?](https://nurdivani.com/videolar/10-selefiler-nasil-bir-allaha-inaniyor.html) - Ehl-i sünnet âlimleri Allahu Teâlâ’yı şöyle tavsif ediyor: – Allah cisim değildir. – Maddi bir varlık değildir. – Aza ve uzuvdan münezzehtir. – Mekândan münezzehtir. – Zamandan münezzehtir. Ve hakeza… Selefîler, Ehl-i sünnet âlimlerinin Allah’ı böyle vasfetmelerine karşı diyorlar ki: — Bu yokluğu tariftir. Cisim olmayan, maddi olmayan, mekânda olmayan şey yoktur. Var olduğu kabul - [11- Miracı Allah’ın gökte olduğu delil yapanlara cevap!](https://nurdivani.com/videolar/11-miraci-allahin-gokte-oldugu-delil-yapanlara-cevap.html) - Bu dersimizde şu sorunun cevabını vereceğiz: — Peygamberimiz (a.s.m.) miraçta göklere çıkmış ve Allah’ı görmüştür. Bu, Allah’ın gökte olduğunu ispat etmez mi? Cevaben deriz ki: Soru sahibi miracı şöyle zannediyor: Allahu Teâlâ gökte ve Peygamberimiz (a.s.m.) gökyüzüne Allah’ı görmeye gitti. Bu zan yanlıştır. Evet, Peygamberimiz (a.s.m.) Allah’ı görmüştür. Ancak miraç sadece Allah’ı görmek için yapılan - [12- İmam-ı Azam hazretleri Allah göktedir demiş midir?](https://nurdivani.com/videolar/12-imam-i-azam-hazretleri-allah-goktedir-demis-midir.html) - Bu dersimizde, Selefîlerin İmam-ı Azam Hazretlerine attığı bir iftirayı çürüteceğiz. Selefîler diyor ki: — İmam-ı Azam Hazretleri Allah’ın gökte olduğuna itikat ediyormuş. Zira eserinde şöyle demiş: “Rabbim gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum.” diyen kimse kâfir olmuştur. Yine, “Allah Arş’ın üzerindedir. Arş’ın gökte mi yerde mi olduğunu bilmiyorum.” diyenin durumu da böyledir. Demiş. Selefîlere - [13- Selefîlerin İmam Malik’e attıkları iftira](https://nurdivani.com/videolar/13-selefilerin-imam-malike-attiklari-iftira.html) - Bu dersimizde, Selefîlerin İmam Malik Hazretlerine attığı bir iftirayı çürüteceğiz. Selefîler diyor ki: — Allah Arş’ın üzerine yükseldi ve oturdu. Lakin bu oturuş celaline ve kemaline yaraşır şekilde olmuştur. Nasıl oturduğunu düşünmeyiz, tevil etmeyiz ve benzetmeyiz. İmam Malik’in “İstivanın manası malumdur ve sabittir.” sözünün manası budur. Selefîler böyle diyorlar. İmam Malik Hazretleri “İstivanın manası malumdur - [14- Selefilerin İmam Ebû Yusuf’a attıkları iftira](https://nurdivani.com/videolar/14-selefilerin-imam-ebu-yusufa-attiklari-iftira.html) - Bu dersimizde, Selefîlerin İmam Ebû Yusuf Hazretlerine attığı bir iftirayı çürüteceğiz. Selefîler diyor ki: — İmam Ebû Yusuf, Bişr el-Merîsî’yi, Allah’ın Arş’a oturmasını inkâr ettiği için tövbe etmeye davet etmiştir. Şimdi bu olayın aslını nakledelim de bu Selefîlerin ne kadar iftiracı olduğu anlaşılsın: Bişr b. Velid el-Kindî, İmam Ebû Yusuf’a gelerek, “Sen bana kelamla uğraşmayı - [15- Selefîlik ile selef âlimlerinin yolu birbirinden uzaktır](https://nurdivani.com/videolar/15-selefilik-ile-selef-alimlerinin-yolu-birbirinden-uzaktir.html) - Selefîler gerçekten selef âlimlerinin yolu üzere midir? Selef nedir? halef nedir? Bu dersimizde bundan bahsedeceğiz. Kardeşlerim, hicri takvime göre ilk üç asırda yaşayan âlimlere “selef âlimleri” denir. Zaten sözlük anlamı itibarıyla selef “önceden yaşayan”, “daha önce gelen” anlamındadır. Üçüncü asırdan sonra yaşayan âlimlere de “halef âlimleri” denir. Sözlük anlamı itibarıyla halef “sonradan gelen” demektir. Selef - [Allah nerede? (Arşa istiva tüm yönleriyle tek derste)](https://nurdivani.com/videolar/allah-nerede-arsa-istiva-tum-yonleriyle-tek-derste.html) - [Ramazan-ı şerifin sıyamı, Kur’an-ı Hakîm’in nüzulüne baktığı cihetle ve ramazan-ı şerif,](https://nurdivani.com/videolar/ramazan-i-serifin-siyami-kuran-i-hakimin-nuzulune-baktigi-cihetle-ve-ramazan-i-serif.html) - Altıncı Nükte Ramazan-ı şerifin sıyamı, Kur’an-ı Hakîm’in nüzulüne baktığı cihetle ve ramazan-ı şerif, Kur’an-ı Hakîm’in en mühim zaman-ı nüzulü olduğu cihetindeki çok hikmetlerinden birisi şudur ki: Kur’an-ı Hakîm, madem şehr-i ramazanda nüzul etmiş; o Kur’an’ın zaman-ı nüzulünü istihzar ile o semavî hitabı, hüsn-ü istikbal etmek için ramazan-ı şerifte nefsin hâcat-ı süfliyesinden ve malayaniyat hâlâttan tecerrüd - [Kuranı okuduğun kadar cennette yükselirsin](https://nurdivani.com/videolar/kurani-okudugun-kadar-cennette-yukselirsin.html) - [Ve keza her bir zîhayat, çok isim ve sıfatların tecellisine mazhardır.](https://nurdivani.com/videolar/ve-keza-her-bir-zihayat-cok-isim-ve-sifatlarin-tecellisine-mazhardir.html) - Ve keza her bir zîhayat, çok isim ve sıfatların tecellisine mazhardır. Mesela, bir zîhayat vücuda geldiğinde Bâri isminin cilvesine, teşekkülünde Musavvir sıfatının cilvesine, gıdalandığı zaman Rezzak isminin cilvesine, hastalıktan şifa bulduğunda Şâfî isminin tecellisine ve hâkeza tesirde mütesanid, âsârda mütehalif çok sıfat ve isimlere mazhardır. Bu sıfatların ve isimlerin hedefleri bir olduğundan elbette müsemmaları da - [Kuran okumaktan istemeye vakit bulamayanlara ne verilir?](https://nurdivani.com/videolar/kuran-okumaktan-istemeye-vakit-bulamayanlara-ne-verilir.html) - [Gafillerden olmamak için en az ne kadar Kuran okumalısın?](https://nurdivani.com/videolar/gafillerden-olmamak-icin-en-az-ne-kadar-kuran-okumalisin.html) - [Mu’cize-i Muhammedî, ayn-ı Muhammeddir (a.s.m.).](https://nurdivani.com/videolar/mucize-i-muhammedi-ayn-i-muhammeddir-a-s-m.html) - İkincisi: Mu’cize-i Muhammedî, ayn-ı Muhammeddir (a.s.m.). Zât-ı Zülcelâl (Celle Celâlühü) ona demiş: وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظِيمٍ Bütün ümmet hattâ düşmanları da dâhil olduğu halde icmâ etmişler ki, bütün ahlâk-ı haseneye câmidir. Nübüvvetten evvel ondaki ahlâk-ı hamîdenin kemâline tercüman olan “Muhammedü’l-Emin” unvanıyla iştihar etmiştir.Hazret-i Âişe (r.anha) her vakit derdi: خُلُقُهُ الْقُرْاٰنُ. Demek Kur’ân’ın tazammun ettiği bütün - [Ölüm anında melekler ne der?](https://nurdivani.com/videolar/olum-aninda-melekler-ne-der.html) - [Meşhur olmak isteyeni Allah meşhur edecek!](https://nurdivani.com/videolar/meshur-olmak-isteyeni-allah-meshur-edecek.html) - [İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyüb’den daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz.](https://nurdivani.com/videolar/ic-disa-dis-ice-bir-cevrilsek-hazret-i-eyyubden-daha-ziyade-yarali-ve-hastalikli-gorunecegiz.html) - Birinci Nükte Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın zahirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyüb’den daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalp ve ruhumuza yaralar açar. Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın yaraları, kısacık hayat-ı dünyeviyesini tehdit ediyordu. - [Farz ve vaciplerde ve şeâir-i İslâmiyede ve sünnet-i seniyenin ittibâında ve haramların terkinde riya giremez; izharı, riya olamaz](https://nurdivani.com/videolar/farz-ve-vaciplerde-ve-seair-i-islamiyede-ve-sunnet-i-seniyenin-ittibainda-ve-haramlarin-terkinde-riya-giremez-izhari-riya-olamaz.html) - Aziz, sıddık, hâlis, muhlis kardeşlerim ve hizmet-i Kur’âniyede ciddî, hakikî arkadaşlarım; Bu yakında hem Isparta’da, hem bu havalide Risale-i Nur’un İhlâs Lem’aları intişara başladığı münasebetiyle ve bir iki küçük hâdise cihetiyle şiddetli bir ihtar kalbe geldi. Riyaya dair Üç Nokta yazılacak. Birincisi: Farz ve vaciplerde ve şeâir-i İslâmiyede ve sünnet-i seniyenin ittibâında ve haramların terkinde - [Allah'a kavuşmayı ummayanlar](https://nurdivani.com/videolar/allaha-kavusmayi-ummayanlar.html) - 7- Öldükten sonra huzurumuzda hesap vereceklerini ummayıp da, dünya hayatına razı ve onunla emniyet içinde olanlar, bir de (eşsiz bir ilâh olduğumuzu isbat eden bunca) delillerimizden gafil bulunanlar... 8- İşte onların varacakları yer, kendi kazanmış oldukları şey sebebiyle ateştir. 9- Buna karşılık iman edip sâlih amel işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sâyesinde doğru yola erdirecektir. - [Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya âyinesinde temessül ile parlayan hidayet nurları](https://nurdivani.com/videolar/tedarike-basla.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya âyinesinde temessül ile parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir. Evet, müstakbel mazinin âyinesidir. Mazi berzaha, yani öteki âleme intikal ve inkılab ettiğinde suretini ve şeklini, dünyasını istikbal âyinesine, tarihe, insanların zihinlerine vedia ediyor. Onlara olan manevî ve hayalî muhabbetleriyle dünya muhabbeti tatlı olur. - [Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur.](https://nurdivani.com/videolar/farzlarini-yapan-kebireleri-islemeyen-kurtulur.html) - [Bu mektup gayet ehemmiyetlidir.] Aziz, sıddık kardeşlerim, Bugünlerde, Kur'an-ı Hakimin nazarında, imandan sonra en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i salih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber, bu tahribat ve sefahet ve câzibedar hevesat zamanında - [Mizanın başındaki melek ne der?](https://nurdivani.com/videolar/mizanin-basindaki-melek-ne-der.html) - [Eğer her şey, Vâhid-i Ehad olan Kadîr-i Zülcelal’e verilmezse, belki esbaba isnad edilse lâzım gelir ki](https://nurdivani.com/videolar/eger-her-sey-vahid-i-ehad-olan-kadir-i-zulcelale-verilmezse-belki-esbaba-isnad-edilse-lazim-gelir-ki.html) - İkinci Muhal: Eğer her şey, Vâhid-i Ehad olan Kadîr-i Zülcelal’e verilmezse, belki esbaba isnad edilse lâzım gelir ki âlemin pek çok anâsır ve esbabı, her bir zîhayatın vücudunda müdahalesi bulunsun. Halbuki sinek gibi bir küçük mahlukun vücudunda, kemal-i intizam ile gayet hassas bir mizan ve tamam bir ittifak ile muhtelif ve birbirine zıt, mübayin esbabın - [Hâlık-ı Rahîm, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor.](https://nurdivani.com/videolar/halik-i-rahim-nev-i-besere-verdigi-nimetlerin-mukabilinde-sukur-istiyor-i.html) - İktisat ve kanaate, israf ve tebzire dairdir. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ كُلُوا وَ اشْرَبُوا وَ لَا تُسْرِفُوا Şu âyet-i kerîme, iktisada kat’î emir ve israftan nehy-i sarîh suretinde gayet mühim bir ders-i hikmet veriyor. Şu meselede yedi nükte var. Birinci Nükte Hâlık-ı Rahîm, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıttır, nimete - [Allah’ın sevdiği ve sevmediği üç kişi](https://nurdivani.com/videolar/allahin-sevdigi-ve-sevmedigi-uc-kisi.html) - [İnek ve deve ve keçi ve koyun olarak süt fabrikaları olan validelerin memelerinde,](https://nurdivani.com/videolar/inek-ve-deve-ve-keci-ve-koyun-olarak-sut-fabrikalari-olan-validelerin-memelerinde.html) - İkinci âyet: وَ اِنَّ لَكُمْ فِى الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقٖيكُمْ مِمَّا فٖى بُطُونِهٖ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَ دَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَٓائِغًا لِلشَّارِبٖينَ âyeti, ibret-feşan bir fermandır. Evet, başta inek ve deve ve keçi ve koyun olarak süt fabrikaları olan validelerin memelerinde, kan ve fışkı içinde bulaştırmadan ve bulandırmadan ve onlara bütün bütün muhalif olarak hâlis, temiz, - [Zühd nedir?](https://nurdivani.com/videolar/zuhd-nedir.html) - عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏ الزَّهَادَةُ فِي الدُّنْيَا لَيْسَتْ بِتَحْرِيمِ الْحَلاَلِ وَلاَ إِضَاعَةِ الْمَالِ وَلَكِنَّ الزَّهَادَةَ فِي الدُّنْيَا أَنْ لاَ تَكُونَ بِمَا فِي يَدَيْكَ أَوْثَقَ مِمَّا فِي يَدَىِ اللَّهِ وَأَنْ تَكُونَ فِي ثَوَابِ الْمُصِيبَةِ إِذَا أَنْتَ أُصِبْتَ بِهَا أَرْغَبَ فِيهَا لَوْ أَنَّهَا أُبْقِيَتْ لَكَ Ebû Zerr (radıyallahü anh)’den rivâyete - [Hiç olmazsa hayvan gibi hayatımızı keyif ve lezzetle geçirmek için](https://nurdivani.com/videolar/hic-olmazsa-hayvan-gibi-hayatimizi-keyif-ve-lezzetle-gecirmek-icin.html) - O muannid döndü dedi: “Hiç olmazsa hayvan gibi hayatımızı keyif ve lezzetle geçirmek için sefahet ve eğlencelerle bu ince şeyleri düşünmeyerek yaşayacağız.” Cevaben dedim: “Hayvan gibi olamazsın. Çünkü hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar. Hâlık’ına şükreder. - [Ecnebi dinsizleri gibi de olamazsın](https://nurdivani.com/videolar/ecnebi-dinsizleri-gibi-de-olamazsin.html) - Yine o mütemerrid şahıs döndü dedi: “Hiç olmazsa ecnebi dinsizleri gibi yaşarız.” Cevaben dedim: “Ecnebi dinsizleri gibi de olamazsın. Çünkü onlar bir peygamberi inkâr etse diğerlerine inanabilirler. Peygamberleri bilmese de Allah’a inanabilir. Bunu da bilmezse kemalâta medar bazı seciyeleri bulunabilir. Fakat bir Müslüman, en âhir ve en büyük ve dini ve daveti umumî olan Âhir - [Şeytanın En Sinsi OyunuTarafsızlık Maskesi](https://nurdivani.com/videolar/seytanin-en-sinsi-oyunutarafsizlik-maskesi.html) - Hüccetü’l-Kur’an Ale’ş-şeytan ve Hizbihi İblisi ilzam, şeytanı ifham ( إفحام ), ehl-i tuğyanı iskât eden Birinci Mebhas; bîtarafane muhakeme içinde şeytanın müthiş bir desisesini kat’î bir surette reddeden bir vakıadır. O vakıanın mücmel bir kısmını on sene evvel Lemaat’ta yazmıştım. Şöyle ki: Bu risalenin telifinden on bir sene evvel ramazan-ı şerifte İstanbul’da Bayezid Cami-i Şerifi’nde - [Sonra denizlerin içlerine bakar, görür ki:](https://nurdivani.com/videolar/sonra-denizlerin-iclerine-bakar-gorur-ki.html) - Sonra o mütefekkir yolcu her sahifeyi okudukça saadet anahtarı olan imanı kuvvetlenip ve manevî terakkiyatın miftahı olan marifeti ziyadeleşip ve bütün kemalâtın esası ve madeni olan iman-ı billah hakikati bir derece daha inkişaf edip manevî çok zevkleri ve lezzetleri verdikçe onun merakını şiddetle tahrik ettiğinden; sema, cevv ve arzın mükemmel ve kat’î derslerini dinlediği halde - [Şeytanın yardımcısı olmayın](https://nurdivani.com/videolar/seytanin-yardimcisi-olmayin.html) - [Görüyoruz ki Sâni’-i Hakîm’in, efrad ve cüz’iyatın tasvirinde büyük büyük tefennünleri vardır.](https://nurdivani.com/videolar/goruyoruz-ki-sani-i-hakimin-efrad-ve-cuziyatin-tasvirinde-buyuk-buyuk-tefennunleri-vardir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Görüyoruz ki Sâni’-i Hakîm’in, efrad ve cüz’iyatın tasvirinde büyük büyük tefennünleri vardır. Evet, hayvanların pek büyük ve pek küçükleri olduğu gibi kuşlarda, balıklarda, meleklerde ve sair ecramda, âlemlerde dahi pek küçük ve pek büyük fertleri vardır. Cenab-ı Hakk’ın şu tefennünde takip ettiği hikmet: 1- Tefekkür ve irşad için bir lütuf, bir teshilattır. 2- - [Kur’ân, sâlihat’ı mutlak, müphem bırakıyor.](https://nurdivani.com/videolar/kuran-salihati-mutlak-muphem-birakiyor.html) - Bazı âyâtı düşünürken, bazı nükteler kalbime hutur ederek nota sûretinde kaydettim. Elfazca zengin değilim, israfı da sevmem, teşrifatçı elfâzı beğenmem, îcâzımdan darılma. 1 خُذْ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ أَحْسَنَهُ kaidesiyle, sana hoş gelen şeyleri al; sana hoş görünmeyeni bana bırak, ilişme!.. 2 اَلَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ HAŞİYE Kur’ân, sâlihat’ı mutlak, müphem bırakıyor. Çünkü ahlâk ve faziletler, - [Neslin kurtuluş reçetesi](https://nurdivani.com/videolar/neslin-kurtulus-recetesi.html) - Adliye Vekiliyle ve Risale-i Nur’la alâkadar mahkemelerin hakimleriyle bir hasbihaldir. Efendiler! Siz, niçin sebepsiz bizimle ve Risale-i Nur’la uğraşıyorsunuz? Kat’iyen size haber veriyorum ki: Ben ve Risale-i Nur, sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir. Çünkü, Risale-i Nur ve hakiki şakirtleri, elli sene sonra gelen nesl-i âtiye gayet büyük bir hizmet ve onları - [Vaktinde verirsen kıymetli](https://nurdivani.com/videolar/vaktinde-verirsen-kiymetli.html) - [Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklardır.](https://nurdivani.com/videolar/risale-i-nurun-fitraten-ve-zamanin-vaziyetine-gore-talebesi-olacak-basta-masum-cocuklardir.html) - Birincisi: Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklardır. Çünkü bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdeta gayr-ı müslim birisinin İslâmiyet’i kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız - [Bir kısmı arzımızdan bin defa büyük ve o büyüklerden bir kısmı top güllesinden yetmiş derece süratli....](https://nurdivani.com/videolar/bir-kismi-arzimizdan-bin-defa-buyuk-ve-o-buyuklerden-bir-kismi-top-gullesinden-yetmis-derece-suratli.html) - Âyetü’l-Kübra Kâinattan hâlıkını soran bir seyyahın müşahedatıdır. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْبٖيحَهُمْ اِنَّهُ كَانَ حَلٖيمًا غَفُورًا Bu âyet-i muazzama gibi pek çok âyât-ı Kur’aniye, bu kâinat Hâlık’ını bildirmek cihetinde, her vakit ve herkesin en çok hayretle bakıp zevk - [Zemin ile âsuman ortasında muallakta durdurulan bulut](https://nurdivani.com/videolar/zemin-ile-asuman-ortasinda-muallakta-durdurulan-bulut.html) - Sonra, dünyaya gelen o yolcu adama ve misafire, cevv-i sema denilen ve mahşer-i acayip olan feza gürültü ile konuşarak bağırıyor: “Bana bak! Merakla aradığını ve seni buraya göndereni benimle bilebilir ve bulabilirsin.” der. O misafir, onun ekşi fakat merhametli yüzüne bakar; müthiş fakat müjdeli gürültüsünü dinler, görür ki: Zemin ile âsuman ortasında muallakta durdurulan bulut, - [1- Ölüye Kur'an okuma hakkında mezheplerin görüşleri](https://nurdivani.com/videolar/1-oluye-kuran-okuma-hakkinda-mezheplerin-gorusleri.html) - Ölülerin ardından Kur'an okunur mu? Evet, okunur! Hanefîler, Hanbelîler, Şafiîler ve Malikîlerin büyük kısmına göre: ➔ Ölüye Kur'an okumak caizdir. Kendilerine Selefi diyen kişiler, ve bazı reformistler ölünün arkasından Kur’an okunamayacağını, yine kabristanda Kur’an okumanın caiz olmadığını söylemektedir. Bizler bu eserde ölünün arkasından Kur’an okunabileceğini inşallah delilleriyle ispat edeceğiz. Öncelikle şunu açıkça ifade edelim: Biz - [2- Ölünün başucunda Fatiha ayak ucunda Bakara suresinin sonunu okuyun hadisi](https://nurdivani.com/videolar/2-olunun-basucunda-fatiha-ayak-ucunda-bakara-suresinin-sonunu-okuyun-hadisi.html) - Bu dersimizde, Abdullah İbni Ömer Hazretlerinden rivayet edilen bir hadis-i şerifin tahlilini yapacağız. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuş: اِذَا مَاتَ أحَدُكُمْ Sizden birisi öldüğünde فَلاَ تَحْبِسُوهُ وَأَسْرِعُوا بِهِ إِلَى قَبْرِهِ onu durdurmayın, onu kabrine koyma hususunda acele edin. ولْيُقْرَأْ عِنْدَ رأْسِهِ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ Kabri başında ölünün başucunda Fatiha suresi okunsun وعِنْدَ رِجْلَيْهِ - [3- Ölülerinize Yasin suresini okuyun hadisi](https://nurdivani.com/videolar/3-olulerinize-yasin-suresini-okuyun-hadisi.html) - Bu dersimizde, Ebû Dâvûd, İbni Mâce ve Nesâî de geçen Malik b. Yesâr Hazretlerinden nakledilen bir hadis-i şerifin tahlilini yapacağız. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuş: اِقْرَؤُا يس عَلَى مَوْتَاكُمْ Ölülerinize Yasin suresini okuyun. (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24; İbni Mâce, Cenâiz, 4; Nesâî, Amelü'l-Yevm ve'l-Leyl, Sf. 58) Bu hadis-i şerif açık bir şekilde - [4- Hazreti Leclac hadisi ölüye Kur'an okunabileceğini ispat eder](https://nurdivani.com/videolar/4-hazreti-leclac-hadisi-oluye-kuran-okunabilecegini-ispat-eder.html) - Bu dersimizde sahabeden Leclac Hazretlerinin, oğluna yaptığı vasiyeti tahlil edeceğiz. Hazreti Leclac, oğluna şöyle vasiyette bulunmuştur: — Oğulcuğum! Ben öldüğüm zaman beni mezara göm. Beni mezara koyduğun zaman şöyle de: بِسْمِ اللَّهِ وَعَلَى مَلَّةِ رَسُولِ اللَّهِ Sonra da üzerime toprak atarak düzelt. Daha sonra da başımın ucunda Bakara suresinin baş tarafını ve son kısmını oku. - [5- Cenaze namazında Fatiha okunabilmesi ölüye Kur'an okunabileceğine delilidir](https://nurdivani.com/videolar/5-cenaze-namazinda-fatiha-okunabilmesi-oluye-kuran-okunabilecegine-delilidir.html) - Bu dersimizde Hazreti Talha (r.a.)'dan mevsuk bir hadis nakledeceğiz. Hazreti Talha der ki: — Abdullah İbni Abbas'ın arkasında bir cenaze namazı kıldım. O, Fatiha suresini okudu. Sonra da: "Onun sünnet olduğunu öğrenin diye böyle okudum." dedi. (Buhârî, Cenâiz, 65; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 59; Tirmizî, Cenâiz, 39; Nesâî, Cenâiz, 77; İbni Şeybe, XI, 492) İmam Tirmizî - [6- Bir ağacın tesbihi dahi ölüye fayda sağlıyorsa Kur'an nasıl fayda sağlamaz?](https://nurdivani.com/videolar/6-bir-agacin-tesbihi-dahi-oluye-fayda-sagliyorsa-kuran-nasil-fayda-saglamaz.html) - Bu dersimizde, İbni Abbas Hazretlerinden nakledilen bir hadis-i şerifin tahlilini yapacağız. Hadis-i şerif şöyledir: مَرَّ النبيُّ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ بقَبْرَيْنِ فَقالَ إنَّهُما لَيُعَذَّبَانِ وما يُعَذَّبَانِ في كَبِيرٍ أمَّا أحَدُهُما فَكانَ لا يَسْتَتِرُ مِنَ البَوْلِ وأَمَّا الآخَرُ فَكانَ يَمْشِي بالنَّمِيمَةِ ثُمَّ أخَذَ جَرِيدَةً رَطْبَةً فَشَقَّهَا نِصْفَيْنِ فَغَرَزَ في كُلِّ قَبْرٍ واحِدَةً قالوا يا رَسولَ اللَّهِ - [7- Selefilerin, "bu konuda ne bir hadis ne de bir sahabe uygulaması vardır." sözüne cevap](https://nurdivani.com/videolar/7-selefilerin-bu-konuda-ne-bir-hadis-ne-de-bir-sahabe-uygulamasi-vardir-sozune-cevap.html) - Bu dersimizde Selefilerin şu sözüne cevap vereceğiz. Onlar diyor ki: — Ölünün arkasından Kur'an okuma hususunda ne bir hadis, ne bir sahabe uygulaması ve ne de selef âlimlerinin fetvası vardır. Onların bu sözüne ilk cevabımız şudur: Allah size insaf versin! Bu nasıl bir yalandır, nasıl bir iftiradır! Bizler bu eserin başından beri bu konudaki hadis-i - [8- "İnsan için ancak çalıştığı vardır." ayetinin tahlili](https://nurdivani.com/videolar/8-insan-icin-ancak-calistigi-vardir-ayetinin-tahlili.html) - Bu dersimizde Selefilerin şu sözüne cevap vereceğiz. Onlar diyor ki: — Necm suresinde وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ "İnsan için ancak çalıştığı vardır." (Necm 39) buyrulmuş. Selefiler diyor ki: "Necm Suresi 39. ayet var! İnsan sadece kendi çalışmasının karşılığını görür! Ölüye Kur'an okumak faydasızdır!" böyle diyorlar. Bu dersimizde onların bu iddialarını kökünden çürüteceğiz. ayet-i - [9- "Evlerinizi kabre çevirmeyin" hadisinin izahı](https://nurdivani.com/videolar/9-evlerinizi-kabre-cevirmeyin-hadisinin-izahi.html) - Bu dersimizde Selefilerin şu sözüne cevap vereceğiz. Selefiler yine bildik tavırlarıyla bir hadisi yanlış anlıyor ve yanlış anlatıyorlar. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuş: Evlerinizi kabre çevirmeyin. Şüphesiz şeytan içinde Bakara suresi okunan evden kaçar. (Müslim, Müsâfirin, 212; Tirmizî, Fezaili'l-Kur'an, 2) Sonra kalkıyorlar ve diyorlar ki: Bu hadis-i şerifte, "Evlerinizi kabre çevirmeyin." buyrulmuş ve Kur'an okunmayan ev - [10- Ölülere bağışlanan Kur'an'ın sevabı bölünür mü?](https://nurdivani.com/videolar/10-olulere-bagislanan-kuranin-sevabi-bolunur-mu.html) - Bu dersimizde şu sorunun cevabını vereceğiz: "Okunan Kur'an'ın sevabı bağışlandığında, ölüler arasında bölünür mü? Birine giderse diğerine azalır mı?" Cevabımız açık ve net: Hayır! Sevap bölünmez. Her bir ölüye tam olarak ulaşır. Çünkü Allah’ın rahmeti de kudreti de sonsuzdur! İbni Hacer Hazretleri bu konuda şöyle der: — Ölülere okunan Kur'an'ın sevabı, bölünmeden tam olarak kendilerine - [Kutbul Âzam olmak mı Hizmetkar olmak mı?](https://nurdivani.com/videolar/kutbul-azam-olmak-mi-hizmetkar-olmak-mi.html) - Aziz, sıddık, sebatkâr, muhlis kardeşlerim! Hem maddî hem manevî hem nefsim hem benimle temas edenler gayet ehemmiyetli benden sual ediyorlar ki: Neden herkese muhalif olarak –hiç kimsenin yapmadığı gibi– sana yardım edecek çok ehemmiyetli kuvvetlere bakmıyorsun? İstiğna gösteriyorsun? Ve herkes müştak ve talip olduğu ve Risale-i Nur’un intişarına, fütuhatına çok hizmet edeceğine o Risale-i Nur - [İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir.](https://nurdivani.com/videolar/ihlasi-kazanmanin-ve-muhafaza-etmenin-en-muessir-bir-sebebi-rabita-i-mevttir.html) - Ey hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarım! İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden, tûl-i emel olduğu gibi; riyadan nefret veren ve ihlası kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülahaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. Evet ehl-i tarîkat ve ehl-i hakikat, Kur’an-ı Hakîm’in - [Kabir ilk menzildir](https://nurdivani.com/videolar/kabir-ilk-menzildir.html) - [Altıncı Desise-i Şeytaniye şudur ki insandaki tembellik ve tenperverlik...](https://nurdivani.com/videolar/altinci-desise-i-seytaniye-sudur-ki-insandaki-tembellik-ve-tenperverlik.html) - Altıncı Desise-i Şeytaniye şudur ki İnsandaki tembellik ve ten-perverlik ve vazifedarlık damarından istifade eder. Evet, şeytan-ı ins ve cinnî her cihette hücum ederler. Arkadaşlarımızdan metin kalpli, sadakati kuvvetli, niyeti ihlaslı, himmeti âlî gördükleri vakit başka noktalardan hücum ederler. Şöyle ki: İşimize sekte ve hizmetimize fütur vermek için onların tembelliklerinden ve ten-perverliklerinden ve vazifedarlıklarından istifade ederler. - [Âhir zamanın fitnesinde en dehşetli rolü oynayan, taife-i nisaiye](https://nurdivani.com/videolar/ahir-zamanin-fitnesinde-en-dehsetli-rolu-oynayan-taife-i-nisaiye.html) - Birden İhtar Edilen Bir Mesele-i Mühimme Âhir zamanın fitnesinde en dehşetli rolü oynayan, taife-i nisaiye ve onların fitnesi olduğu hadîsin rivayetlerinden anlaşılıyor. Evet, nasıl ki tarihlerde, eski zamanlarda “Amazonlar” namında gayet silahşör kadınlardan mürekkeb bir taife-i askeriye olarak hârika harpler yaptıkları naklediliyor. Aynen öyle de bu zamanda zındıka dalaleti, İslâmiyet’e karşı muharebesinde, nefs-i emmarenin planıyla, - [Bir kâfirin masiyet-i küfriyesi mahduddur, kısa bir zamanı işgal ediyor.](https://nurdivani.com/videolar/bir-kafirin-masiyet-i-kufriyesi-mahduddur-kisa-bir-zamani-isgal-ediyor.html) - Sual: Bir kâfirin masiyet-i küfriyesi mahduddur, kısa bir zamanı işgal ediyor. Ebedî ve gayr-ı mütenahî bir ceza ile tecziyesi, adalet-i İlahiyeye uygun olmadığı gibi hikmet-i ezeliyeye de muvafık değildir. Merhamet-i İlahiye müsaade etmez? Cevap: O kâfirin cezası gayr-ı mütenahî olduğu teslim edildiği takdirde, kısa bir zamanda irtikâb edilen o masiyet-i küfriyenin gayr-ı mütenahî bir cinayet - [Cennetin kokusunu alamayacaklar](https://nurdivani.com/videolar/cennetin-kokusunu-alamayacaklar.html) - “Ateş ehlinden / cehennem halkından iki sınıf var ki henüz görmedim: Biri; yanlarında inek / sığır kuyruğuna benzeyen sopalar / joplar bulunan, onlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri ise; giyindiği halde açık olan (teni gösteren ince elbise giyinen veya bedenlerinin bir tarafı tamamen açık olan), erkeklere olan meyillerini yansıtan / veya omuzlarını sallayarak, çalımlı (kötü - [Günahların affedildiği meclisler](https://nurdivani.com/videolar/gunahlarin-affedildigi-meclisler.html) - [Dağların küllî vazifeleri ve umumî hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler](https://nurdivani.com/videolar/daglarin-kulli-vazifeleri-ve-umumi-hizmetleri-o-kadar-azametli-ve-hikmetlidirler.html) - Sonra dağlar ve sahralar, seyahat-i fikriyede bulunan o yolcuyu çağırıyorlar “Sahifelerimizi de oku!” diyorlar. O da bakar, görür ki: Dağların küllî vazifeleri ve umumî hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler, akılları hayret içinde bırakır. Mesela, dağların zeminden emr-i Rabbanî ile çıkmaları ve zeminin içinde, inkılabat-ı dâhiliyeden neş’et eden heyecanını ve gazabını ve hiddetini, çıkmalarıyla teskin - [Dağda ve sahrada fikriyle gezerken eşcar ve nebatat âleminin kapısı fikrine açıldı.](https://nurdivani.com/videolar/dagda-ve-sahrada-fikriyle-gezerken-escar-ve-nebatat-aleminin-kapisi-fikrine-acildi.html) - Sonra o yolcu, dağda ve sahrada fikriyle gezerken eşcar ve nebatat âleminin kapısı fikrine açıldı. Onu içeriye çağırdılar. “Gel dairemizde de gez, yazılarımızı da oku!” dediler. O da girdi, gördü ki: Gayet muhteşem ve müzeyyen bir meclis-i tehlil ve tevhid ve bir halka-i zikir ve şükür teşkil etmişler. Bütün eşcar ve nebatatın envaları bi’l-icma beraber - [O hadsiz masnuatın yüz bin çeşit ve ayrı ayrı tarz ve şekilde olan suretleri...](https://nurdivani.com/videolar/o-hadsiz-masnuatin-yuz-bin-cesit-ve-ayri-ayri-tarz-ve-sekilde-olan-suretleri.html) - Üçüncüsü: O hadsiz masnuatın yüz bin çeşit ve ayrı ayrı tarz ve şekilde olan suretleri; gayet muntazam, mizanlı, ziynetli olarak, mahdud ve ma’dud ve birbirinin misli ve basit ve camid ve birbirinin aynı veya az farklı ve karışık olan çekirdeklerden, habbeciklerden o iki yüz bin nevilerin farikalı ve intizamlı, ayrı ayrı, muvazeneli, hayattar, hikmetli, yanlışsız, - [Allah melce ve mencedir.](https://nurdivani.com/videolar/allah-melce-ve-mencedir.html) - Allah melce ve mencedir. Kâinattan küsmüş, dünya ziynetinden iğrenmiş, vücudundan bıkmış ruhlara melce ve mence odur. - [Ulema ve umera bozulursa!](https://nurdivani.com/videolar/ulema-ve-umera-bozulursa.html) - [Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir](https://nurdivani.com/videolar/allaha-tevekkul-edene-allah-kafidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizatihî mahbubdur. Allah mûcid, vâcibü’l-vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu’diyetinde adem zulmetleri vardır. - [Günah ve gaflet ile geçen ve geçmiş gençliğime baktım](https://nurdivani.com/videolar/gunah-ve-gaflet-ile-gecen-ve-gecmis-gencligime-baktim.html) - Sonra herkesi zevaliyle ağlatan ve herkesi kendine meftun ve müştak eden ve günah ve gaflet ile geçen ve geçmiş gençliğime baktım; - [Hâlık’ına muhabbetin daha fazla olmalıdır](https://nurdivani.com/videolar/halikina-muhabbetin-daha-fazla-olmalidir.html) - Nefsine olan muhabbeti icab ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise Hâlık’ına muhabbetin daha fazla olmalıdır. Çünkü nefsinden o daha karibdir. - [Amelin sonuna ulaşamayan sevabını kaybeder mi?](https://nurdivani.com/videolar/amelin-sonuna-ulasamayan-sevabini-kaybeder-mi.html) - Nisa Suresi’nin 100. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurur: وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِهِ مُهَاجِرًا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ “Kim evinden Allah’a ve Resulüne hicret etmek üzere çıkar da sonra ölüm onu yakalarsa, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a ait olur.” (Nisâ, 100) Bu ayet, Cündeb İbni Damre hakkında nazil olmuştur. Hicret emredildiğinde - [Arz, âlemin kalbi olduğu gibi toprak unsuru da arzın kalbidir.](https://nurdivani.com/videolar/arz-alemin-kalbi-oldugu-gibi-toprak-unsuru-da-arzin-kalbidir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan, büyük bir ölçüde tekrar ettiği ihya-yı arz ve toprak unsuruna nazar-ı dikkati celbettiğinden kalbime şöyle bir feyiz damlamıştır ki: Arz, âlemin kalbi olduğu gibi toprak unsuru da arzın kalbidir. Ve tevazu, mahviyet gibi maksuda îsal eden yolların en yakını da topraktır. Belki toprak, en yüksek semavattan Hâlık-ı semavata daha yakın bir yoldur. - [İnsanları fikren dalalete atan sebeplerden biri; ülfeti, ilim telakki etmeleridir.](https://nurdivani.com/videolar/insanlari-fikren-dalalete-atan-sebeplerden-biri-ulfeti-ilim-telakki-etmeleridir.html) - İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanları fikren dalalete atan sebeplerden biri; ülfeti, ilim telakki etmeleridir. Yani me’lufları olan şeyleri kendilerince malûm bilirler. Hattâ ülfet dolayısıyla âdiyata teemmül edip ehemmiyet vermezler. Halbuki ülfetlerinden dolayı malûm zannettikleri o âdi şeyler, birer hârika ve birer mu’cize-i kudret oldukları halde, ülfet sâikasıyla onları teemmüle, dikkate almıyorlar tâ onların fevkinde olan tecelliyat-ı seyyaleye ## Kategoriler - [Uncategorized](https://nurdivani.com/category/uncategorized) - [Sözler](https://nurdivani.com/category/sozler) - Risale-i Nur » Sözler izahlarıyla Risale-i Nur’daki iman hakikatlerini, tevhid delillerini, haşir, nübüvvet ve kulluk meselelerini keşfedin. - [Birinci Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/birinci-soz) - Bu bölümde, Birinci Söz detaylı şekilde tahlil edilir; cümleler tek tek açıklanır. Böylece metnin kalbe, akla ve nefse dokunan manaları daha açık görülür. - [İkinci Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/ikinci-soz) - Bu bölümde, İkinci Söz derinlemesine tahlil edilir; cümleleri tek tek açıklanır. Böylece metnin kalbe, akla ve nefse bakan incelikleri daha net anlaşılır. - [Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/ucuncu-soz) - Bu bölümde, Üçüncü Söz adım adım okunur; her cümle izah edilerek her cümlede saklı olan hakikatler, kalbe ve nefse hitap edecek şekilde ele alınır. - [Dördüncü Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/dorduncu-soz) - Bu bölümde, Dördüncü Söz derinlemesine tahlil edilir; cümleleri tek tek açıklanır. Böylece metnin kalbe, akla ve nefse bakan incelikleri daha net anlaşılır. - [Beşinci Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/besinci-soz) - Bu bölümde, Beşinci Söz adım adım okunur; her cümle izah edilerek her cümlede saklı olan hakikatler, kalbe ve nefse hitap edecek şekilde ele alınır. - [Altıncı Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/altinci-soz) - Risale-i Nur » Altıncı Söz detaylı şekilde tahlil edilir; cümleler tek tek açıklanır. Böylece metnin kalbe, akla ve nefse dokunan manaları daha açık görülür. - [Yedinci Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/yedinci-soz) - Bu bölümde, Yedinci Söz detaylı şekilde tahlil edilir; cümleler tek tek açıklanır. Böylece metnin kalbe, akla ve nefse dokunan manaları daha açık görülür. - [On Dokuzuncu Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/on-dokuzuncu-soz) - Risale-i Nur » Risale-i Nur izahlarıyla Peygamber Efendimiz’in (asm) risaletini, nübüvvet delillerini ve imanî hakikatleri keşfedin. - [Otuz Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/category/sozler/otuz-ucuncu-soz) - Risale-i Nur Otuz Üçüncü Söz izahlarıyla kâinattaki tevhid delillerini, Esmâ-i İlâhiye pencerelerini ve iman hakikatlerini okuyun. - [Mektubat](https://nurdivani.com/category/mektubat) - [Birinci Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/birinci-mektup) - [İkinci Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/ikinci-mektup) - [Üçüncü Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/ucuncu-mektup) - Üçüncü Mektup izahlarıyla yıldızlar, kâinatın hareketi, sanat-ı İlâhiye ve imanî tefekkür bahislerini Risale-i Nur’dan keşfedin. - [Dördüncü Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/dorduncu-mektup) - [Beşinci Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/besinci-mektup) - [Altıncı Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/altinci-mektup) - [Yedinci Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/yedinci-mektup) - Risale-i Nur » Yedinci Mektup izahlarıyla Peygamber Efendimiz’in (asm) aile hayatındaki hikmetleri ve nübüvvet delillerini Risale-i Nur’dan okuyun. - [Yirmi Dokuzuncu Mektup](https://nurdivani.com/category/mektubat/yirmi-dokuzuncu-mektup) - [Lem’alar](https://nurdivani.com/category/lemalar) - [Birinci Lem’a](https://nurdivani.com/category/lemalar/birinci-lema) - Birinci Lem’a şerhleriyle Hz. Yunus kıssası, münacat, dua, teslimiyet ve acz hakikatlerini Risale-i Nur penceresinden keşfedin. - [İkinci Lem’a](https://nurdivani.com/category/lemalar/ikinci-lema) - İkinci Lem’a şerhleriyle hastalık, sabır, musibet, dua ve tevekkül hakikatlerini Risale-i Nur penceresinden keşfedin. - [Yirmi Beşinci Lem’a](https://nurdivani.com/category/lemalar/yirmi-besinci-lema) - [Şualar](https://nurdivani.com/category/sualar) - [Üçüncü Şuâ](https://nurdivani.com/category/sualar/ucuncu-sua) - [Yedinci Şuâ](https://nurdivani.com/category/sualar/yedinci-sua) - [Mesnevî-i Nuriye](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye) - Mesnevî-i Nuriye izahlarıyla tevhid, marifetullah, ubudiyet ve iman hakikatlerini Risale-i Nur penceresinden misallerle okuyun. - [Lem’alar Risalesi](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/lemalar-risalesi) - Mesnevî-i Nuriye Lem’alar şerhleriyle tevhid delillerini, marifetullah hakikatlerini ve imanî meseleleri Risale-i Nur’dan keşfedin. - [Reşhalar](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/reshalar) - [Katre](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/katre) - Mesnevî-i Nuriye Katre şerhleriyle Allah’ın varlığı, birliği, marifetullah ve imanî tefekkür bahislerini keşfedin. - [Hubab](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/hubab) - [Habbe](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/habbe) - [Zerre](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/zerre) - Hidayet-i Kur’aniyenin şuâından bir nur olan bu eserde en küçük atomdan büyük kâinata kadar her şeyde görünen tevhid mührü ve ilahî kudret delilleri açıklanır. - [Şemme Risalesi](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/semme-risalesi) - [Şule](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/sule) - [Risale-i Nur Kavramlar](https://nurdivani.com/category/risale-i-nur-kavramlar) - Risale-i Nur Kavramlar » Risale-i Nur’da geçen imanî ve tefekkürî kavramları sade, anlaşılır ve misalli şekilde açıklayan içeriklerden oluşur. - [Dualar](https://nurdivani.com/category/dualar) - Dualar » Her içerik, kalbi duaya, ümide, teslimiyete ve Allah’a daha samimi bir yakınlığa davet eder. - [Hakikat Çekirdekleri](https://nurdivani.com/category/mektubat/hakikat-cekirdekleri) - [Tulûât](https://nurdivani.com/category/tuluat) - [Sorular- Cevaplar](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar) - Sorular- Cevaplar » Bu bölümde, zihinleri en çok meşgul eden sorulara anlaşılır bir dil ile net ve ikna edici cevaplar verilir. - [Kur'an'dan İnciler](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler) - » Kur’an'daki ince nükteler ve derin hikmetler ele alınır. Her derste, ayetin nefse, kalbe, akla ve hayata bakan işaretlerine de dikkat çekilir. - [Şule’nin Zeyli](https://nurdivani.com/category/mesnevi-i-nuriye/sulenin-zeyli) - [İz Bırakanlar](https://nurdivani.com/category/iz-birakanlar) - İz Bırakanlar » İz Bırakanlar, İslam tarihinin büyük şahsiyetlerinin sadakat, cesaret, adalet ve ihlas dolu hayatlarından ibretli kesitler sunar. - [Tefekkür Damlaları](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari) - Risale-i Nur » Tefekkür Damlaları kategorisinde kâinat, insan, hayat ve yaratılış üzerine Risale-i Nur eksenli kısa ve derin tefekkür yazılarını okuyun. - [Bediüzzaman Hakkında Sorular](https://nurdivani.com/category/iddialarin-cokusu) - Risale-i Nur » Bu bölümde, Bediüzzaman Said-i Nursî ve Risale-i Nur’a yöneltilen iddia ve iftiralar, delil ve akaid ölçüleriyle cevaplanır. - [Tevbe](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/tevbe) - [Dünya](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/dunya) - [İhlas & Riya](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/ihlas) - [İlim](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/ilim) - [İman](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/iman) - [İmtihan](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/musibet-imtihan) - [Muhabbet](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/muhabbet) - [Namaz](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/namaz) - Namaz kategorisinde namaz, dua, secde, kulluk ve huzur-u ilahî üzerine kısa, sade ve imanî tefekkür yazılarını keşfedin. - [Ölüm](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/olum) - [Musibet & Sabır](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/sabir) - [Nimet & Şükür](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/sukur) - [Tefekkür](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/tefekkur) - [Tevhid](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/tevhid) - Tevhid Tefekkür Damlaları kategorisinde Allah’ın birliğini gösteren kâinat, insan, hayat ve yaratılış delillerini kısa izahlarla keşfedin. - [İnsan](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/insan) - [Günah](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/gunah) - [Gaflet](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/gaflet) - [İnfak](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/infak) - [Nefis & Şeytan](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/seytan) - Şeytanın vesveseleri, hileleri ve nefisle ilişkisini delilli ve misalli izahlarla okuyun. - [Kibir & Ucb](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/kibir-ucb) - Kibir ve ucb kategorisinde nefsin benlik, gurur ve kendini beğenme hastalıklarına dair sade, misalli ve imanî izahları okuyun. - [Emri bil-Marûf](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/emri-bil-maruf) - [Akaid ve Kelam](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/akaid-ve-kelam) - Akaid ve kelam meselelerini Ehl-i Sünnet çizgisinde, imanî şüphelere cevap veren sade, delilli ve misalli izahlarla okuyun. - [Nübüvvet](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/nubuvvet) - [Ahiret](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/ahiret) - [Ayetlerdeki İncelikler](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/tefsir-incelikleri) - [Sorular & Cevaplar](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/suphelere-cevap) - [Amel & Ahlak](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/amel-ahlak) - [Nefis & Şeytan](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/nefis-seytan) - [Kıssalar](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/kissalar) - [İman & Tefekkür](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/iman-tefekkur) - [İlim](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/ilim-kurandan-inciler) - [Kafir ve Münafıklar](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/kafir-ve-munafiklar) - [Akaid & Kelam](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/akaid-kelam) - [Allah’a Dair Sorular](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/allaha-dair-sorular) - [Peygamberlik ve Vahiy](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/peygamberlik-ve-vahiy) - [Kader, İrade ve İlâhî Adalet](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/kader-irade-ve-ilahi-adalet) - Kader, cüz’î irade, imtihan, musibet ve İlâhî adalet konularına dair aklî ve imanî cevapları Risale-i Nur penceresinden keşfedin. - [Kur’an’a Dair Sorular](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/kurana-dair-sorular) - [Ahiret ve Gaybî Meseleler](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/ahiret-ve-gaybi-meseleler) - [Toplumsal Algı ve İtirazlar](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/toplumsal-algi-ve-itirazlar) - [İman – Küfür – Kurtuluş](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/iman-kufur-kurtulus) - [Materyalist & Felsefi Şüpheler](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/materyalist-ve-felsefi-supheler) - Materyalist ve felsefi şüpheler kategorisinde ateizm, deizm, tesadüf, tabiat ve yaratılış konularına Risale-i Nur eksenli cevaplar bulun. - [Nefis ve Şeytanın Aldatmaları](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/nefis-ve-seytanin-aldatmalari) - [Hristiyanlara Mesaj](https://nurdivani.com/category/sorular-cevaplar/hristiyanlara-mesaj) - [Hayvanlar Alemi](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/hayvanlar-alemi) - [İnsanın Yaratılışı](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/insanin-yaratilisi) - [Bitkiler Alemi](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/bitkiler-alemi) - [Alemdeki Mucizeler](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/alemdeki-mucizeler) - [Tesadüf ve Sebepler](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/tesaduf-ve-sebepler) - [İhlas](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/ihlas-kurandan-inciler) - İhlas » Bu bölümde rıza-yı İlâhîyi esas alan kulluk şuurunu, riya ve ucb tehlikesini sade, misalli ve imanî izahlarla keşfedin. - [Zikir](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/zikir) - Sen Allah’ı zikrediyorum sanırsın; hâlbuki o zikir, Allah’ın seni unutmadığının işaretidir. Zikrin namaz, dua ve kulluk hayatındaki derin sırrını keşfedin. - [Zikir](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/zikir-kurandan-inciler) - [Uhuvvet & Kardeşlik](https://nurdivani.com/category/tefekkur-damlalari/uhuvvet-kardeslik) - [Kıyamet & Ahiret](https://nurdivani.com/category/kurandan-inciler/kiyamet-ahiret) ## Etiketler - [Şuunat](https://nurdivani.com/tag/suunat) - [Altıncı Söz](https://nurdivani.com/tag/altinci-soz) - [Cemal-i İlahi](https://nurdivani.com/tag/cemal-i-ilahi) - [Acizlik](https://nurdivani.com/tag/acizlik) - [Acz](https://nurdivani.com/tag/acz) - [Fakirlik](https://nurdivani.com/tag/fakirlik) - [fakr](https://nurdivani.com/tag/fakr) - [Vacibu’l-Vücud](https://nurdivani.com/tag/vacibul-vucud) - [Vacib](https://nurdivani.com/tag/vacib) - [Vâhidiyet](https://nurdivani.com/tag/vahidiyet) - [Ehadiyet](https://nurdivani.com/tag/ehadiyet) - [Mana-yı harfi](https://nurdivani.com/tag/mana-yi-harfi) - [Mana-yı ismi](https://nurdivani.com/tag/mana-yi-ismi) - [Rububiyet](https://nurdivani.com/tag/rububiyet) - [Rab](https://nurdivani.com/tag/rab) - [Kemal-i Rabbani](https://nurdivani.com/tag/kemal-i-rabbani) - [Kemal-i İntizam](https://nurdivani.com/tag/kemal-i-intizam) - [Kemal-i Mizan](https://nurdivani.com/tag/kemal-i-mizan) - [Şuunat-ı İlahiye](https://nurdivani.com/tag/suunat-i-ilahiye) - [Şe’n](https://nurdivani.com/tag/sen) - [Adem-i Kabul](https://nurdivani.com/tag/adem-i-kabul) - [Kabul-ü Adem](https://nurdivani.com/tag/kabul-u-adem) - [Bürhan-ı Limmi](https://nurdivani.com/tag/burhan-i-limmi) - [Bürhan-ı İnni](https://nurdivani.com/tag/burhan-i-inni) - [Ruh](https://nurdivani.com/tag/ruh) - [Ruhun varlığı](https://nurdivani.com/tag/ruhun-varligi) - [Kalblerin Mühürlenmesi](https://nurdivani.com/tag/kalblerin-muhurlenmesi) - [Kesret](https://nurdivani.com/tag/kesret) - [Vahdet](https://nurdivani.com/tag/vahdet) - [Kesretten Vahdete](https://nurdivani.com/tag/kesretten-vahdete) - [Cüz-Küll](https://nurdivani.com/tag/cuz-kull) - [Cüzi-Külli](https://nurdivani.com/tag/cuzi-kulli) - [Cüz’î İhtiyarî](https://nurdivani.com/tag/cuzi-ihtiyari) - [Cüz’î İrade](https://nurdivani.com/tag/cuzi-irade) - [İrade](https://nurdivani.com/tag/irade) - [İhtiyar](https://nurdivani.com/tag/ihtiyar) - [İstidat](https://nurdivani.com/tag/istidat) - [kabiliyet](https://nurdivani.com/tag/kabiliyet) - [Mevcud-u Meçhul](https://nurdivani.com/tag/mevcud-u-mechul) - [Latife-i Rabbaniye](https://nurdivani.com/tag/latife-i-rabbaniye) - [Mülk ve Melekût](https://nurdivani.com/tag/mulk-ve-melekut) - [Şeriat-ı fıtrîye](https://nurdivani.com/tag/seriat-i-fitriye) - [tekvinî şeriat](https://nurdivani.com/tag/tekvini-seriat) - [namaz](https://nurdivani.com/tag/namaz) - [huşu](https://nurdivani.com/tag/husu) - [cennet](https://nurdivani.com/tag/cennet) - [Şeâir](https://nurdivani.com/tag/seair) - [şiar](https://nurdivani.com/tag/siar) - [Adem](https://nurdivani.com/tag/adem) - [dua](https://nurdivani.com/tag/dua) - [nimet](https://nurdivani.com/tag/nimet) - [tekrar](https://nurdivani.com/tag/tekrar) - [Kurbiyet](https://nurdivani.com/tag/kurbiyet) - [Bu'diyet](https://nurdivani.com/tag/budiyet) - [tesadüf](https://nurdivani.com/tag/tesaduf) - [tevhid](https://nurdivani.com/tag/tevhid) - [suhulet](https://nurdivani.com/tag/suhulet) - [suubet](https://nurdivani.com/tag/suubet) - [altı gün](https://nurdivani.com/tag/alti-gun) - [arş](https://nurdivani.com/tag/ars) - [çok evlilik](https://nurdivani.com/tag/cok-evlilik) - [evrim](https://nurdivani.com/tag/evrim) - [cehennem](https://nurdivani.com/tag/cehennem) - [yağmur](https://nurdivani.com/tag/yagmur) - [dağlar](https://nurdivani.com/tag/daglar) - [yaprak](https://nurdivani.com/tag/yaprak) - [ilham](https://nurdivani.com/tag/ilham) - [mürekkebat](https://nurdivani.com/tag/murekkebat) - [terkib](https://nurdivani.com/tag/terkib) - [temyiz](https://nurdivani.com/tag/temyiz) - [tefrik](https://nurdivani.com/tag/tefrik) - [Zerre](https://nurdivani.com/tag/zerre) - [Nüzül](https://nurdivani.com/tag/nuzul) - [teavün](https://nurdivani.com/tag/teavun) - [yardımlaşma](https://nurdivani.com/tag/yardimlasma) - [tesanüd](https://nurdivani.com/tag/tesanud) - [tecavüb](https://nurdivani.com/tag/tecavub) - [Abdullah bin Ümmü Mektûm](https://nurdivani.com/tag/abdullah-bin-ummu-mektum) - [Enes bin Nadr](https://nurdivani.com/tag/enes-bin-nadr) - [Hz. Ömer](https://nurdivani.com/tag/hz-omer) - [uhud](https://nurdivani.com/tag/uhud) - [Halid bin Velid](https://nurdivani.com/tag/halid-bin-velid) - [Hz. Ebu Bekir](https://nurdivani.com/tag/hz-ebu-bekir) - [Berâ bin Mâlik](https://nurdivani.com/tag/bera-bin-malik) - [Hz. Osman](https://nurdivani.com/tag/hz-osman) - [Hz. Ali](https://nurdivani.com/tag/hz-ali) - [hakimane](https://nurdivani.com/tag/hakimane) - [hikmet](https://nurdivani.com/tag/hikmet) - [Alim](https://nurdivani.com/tag/alim) - [Alimane](https://nurdivani.com/tag/alimane) - [Rahim](https://nurdivani.com/tag/rahim) - [Rahimane](https://nurdivani.com/tag/rahimane) - [Teshir](https://nurdivani.com/tag/teshir) - [Tedbir](https://nurdivani.com/tag/tedbir) - [Müdebbir](https://nurdivani.com/tag/mudebbir) - [tedvir](https://nurdivani.com/tag/tedvir) - [tanzim](https://nurdivani.com/tag/tanzim) - [nizam](https://nurdivani.com/tag/nizam) - [tanzif](https://nurdivani.com/tag/tanzif) - [Kuddüs](https://nurdivani.com/tag/kuddus) - [nezafet](https://nurdivani.com/tag/nezafet) - [Tavzif](https://nurdivani.com/tag/tavzif) - [vazife](https://nurdivani.com/tag/vazife) - [kalp](https://nurdivani.com/tag/kalp) - [Bismillah](https://nurdivani.com/tag/bismillah) - [imtihan](https://nurdivani.com/tag/imtihan) - [mizan](https://nurdivani.com/tag/mizan) - [hidayet](https://nurdivani.com/tag/hidayet) - [münafık](https://nurdivani.com/tag/munafik) - [Hz. Muhammed puta taptı mı?](https://nurdivani.com/tag/hz-muhammed-puta-tapti-mi) - [vahiy](https://nurdivani.com/tag/vahiy) - [kuran](https://nurdivani.com/tag/kuran) - [ilim](https://nurdivani.com/tag/ilim) - [sadaka](https://nurdivani.com/tag/sadaka) - [emri bi l ma'rûf](https://nurdivani.com/tag/emri-bi-l-maruf) - [Ehl-i Sünnet](https://nurdivani.com/tag/ehl-i-sunnet) - [nesh](https://nurdivani.com/tag/nesh) - [istiğfar](https://nurdivani.com/tag/istigfar) - [tevbe](https://nurdivani.com/tag/tevbe) - [ihlas](https://nurdivani.com/tag/ihlas) - [ene](https://nurdivani.com/tag/ene) - [nefis](https://nurdivani.com/tag/nefis) - [Hazret-i Muhammed](https://nurdivani.com/tag/hazret-i-muhammed) - [zikir](https://nurdivani.com/tag/zikir) - [Kuran neden parça parça indirilmiştir](https://nurdivani.com/tag/kuran-neden-parca-parca-indirilmistir) - [şükür](https://nurdivani.com/tag/sukur) - [intizam](https://nurdivani.com/tag/intizam) - [Ümmi Mektum](https://nurdivani.com/tag/ummi-mektum) - [şefaat](https://nurdivani.com/tag/sefaat) - [Üçüncü Hastalık: “Gurur”dur.](https://nurdivani.com/tag/ucuncu-hastalik-gururdur) - [Onuncu Deva](https://nurdivani.com/tag/onuncu-deva) - [Cehennemliklerin katran elbiseleri](https://nurdivani.com/tag/cehennemliklerin-katran-elbiseleri) - [Bir insana "Bediüzzaman" demek şirk midir?](https://nurdivani.com/tag/bir-insana-bediuzzaman-demek-sirk-midir) - [İbn Abbas Haricîlerin Karşısında](https://nurdivani.com/tag/ibn-abbas-haricilerin-karsisinda) - [Abdullah İbn Abbas](https://nurdivani.com/tag/abdullah-ibn-abbas) - [Ebû Eyyûb el-Ensârî](https://nurdivani.com/tag/ebu-eyyub-el-ensari) - [Cesedin bir uzvundaki bir hüceyrede](https://nurdivani.com/tag/cesedin-bir-uzvundaki-bir-huceyrede) ## Ses Kategorileri - [Sözler](https://nurdivani.com/sesli-eserler/sozler) - [Lem'alar](https://nurdivani.com/sesli-eserler/lemalar) ## Video Kategorileri - [Sözler](https://nurdivani.com/video-kategori/sozler) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Birinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-soz) - [İkinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-soz) - [Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/ucuncu-soz) - [Dördüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/dorduncu-soz) - [Beşinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/besinci-soz) - [Altıncı Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/altinci-soz) - [Yedinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yedinci-soz) - [Dokuzuncu Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/dokuzuncu-soz) - [Onuncu Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/onuncu-soz) - [On İkinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-ikinci-soz) - [On Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-ucuncu-soz) - [On Dördüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-dorduncu-soz) - [On Beşinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-besinci-soz) - [On Altıncı Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-altinci-soz) - [On Yedinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-yedinci-soz) - [On Sekizinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-sekizinci-soz) - [On Dokuzuncu Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/on-dokuzuncu-soz) - [Yirmi Birinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-birinci-soz) - [Yirmi İkinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ikinci-soz) - [Yirmi Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ucuncu-soz) - [Yirmi Dördüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-dorduncu-soz) - [Yirmi Yedinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-yedinci-soz) - [Yirmi Dokuzuncu Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-dokuzuncu-soz) - [Otuz Birinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/otuz-birinci-soz) - [Otuz İkinci Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/otuz-ikinci-soz) - [Otuz Üçüncü Söz](https://nurdivani.com/video-kategori/otuz-ucuncu-soz) - [Hadis-i Şerif](https://nurdivani.com/video-kategori/hadis-i-serif) - Peygamber Efendimiz’in ﷺ hadislerinden süzülen iman, ibadet, ahlak ve ahiret derslerini konu alan içeriklerden oluşur. - [Kur'an Tefsiri](https://nurdivani.com/video-kategori/kuran-tefsiri) - Bu bölüm ayetlerin manasını daha iyi anlamak ve Kur’an’ın rehberliğini hayata taşımak isteyenler için hazırlanmış tefsir derslerinden oluşur. - [Mektubat](https://nurdivani.com/video-kategori/mektubat) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Birinci Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-mektup) - [Beşinci Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/besinci-mektup) - [Dokuzuncu Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/dokuzuncu-mektup) - [On Üçüncü Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/on-ucuncu-mektup) - [On Altıncı Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/on-altinci-mektup) - [On Yedinci Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/on-yedinci-mektup) - [On Dokuzuncu Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/on-dokuzuncu-mektup) - [Yirminci Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirminci-mektup) - [Yirmi İkinci Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ikinci-mektup) - [Yirmi Üçüncü Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ucuncu-mektup) - [Yirmi Dördüncü Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-dorduncu-mektup) - [Yirmi Altıncı Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-altinci-mektup) - [Yirmi Sekizinci Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-sekizinci-mektup) - [Yirmi Dokuzuncu Mektup](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-dokuzuncu-mektup) - [Hakikat Çekirdekleri](https://nurdivani.com/video-kategori/hakikat-cekirdekleri) - [Lem'alar](https://nurdivani.com/video-kategori/lemalar) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Birinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-lema) - Birinci Lem’a: Hz. Yunus’un duasındaki büyük sır: Sebeplerin sustuğu yerde kulun yalnız Allah’a yönelişi ve tevhid nuruyla gelen kurtuluş hakikati. - [İkinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-lema) - [Üçüncü Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/ucuncu-lema) - [Onuncu Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/onuncu-lema) - [On Birinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/on-birinci-lema) - [On İkinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/on-ikinci-lema) - [On Üçüncü Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/on-ucuncu-lema) - [On Dördüncü Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/on-dorduncu-lema) - [On Yedinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/on-yedinci-lema) - [On Dokuzuncu Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/on-dokuzuncu-lema) - [Yirminci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirminci-lema) - [Yirmi Birinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-birinci-lema) - [Yirmi İkinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ikinci-lema) - [Yirmi Üçüncü Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ucuncu-lema) - [Yirmi Dördüncü Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-dorduncu-lema) - [Yirmi Beşinci Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-besinci-lema) - [Yirmi Altıncı Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-altinci-lema) - [Otuzuncu Lem’a](https://nurdivani.com/video-kategori/otuzuncu-lema) - [Mesnevî-i Nuriye](https://nurdivani.com/video-kategori/mesnevi-i-nuriye) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Lem’alar Risalesi](https://nurdivani.com/video-kategori/lemalar-risalesi) - [Lâsiyyemalar](https://nurdivani.com/video-kategori/lasiyyemalar) - [Katre](https://nurdivani.com/video-kategori/katre) - [Hubab](https://nurdivani.com/video-kategori/hubab) - [Habbe](https://nurdivani.com/video-kategori/habbe) - [Zühre](https://nurdivani.com/video-kategori/zuhre) - [Zerre](https://nurdivani.com/video-kategori/zerre) - [Şemme Risalesi](https://nurdivani.com/video-kategori/semme-risalesi) - [Onuncu Risale](https://nurdivani.com/video-kategori/onuncu-risale) - [Şule](https://nurdivani.com/video-kategori/sule) - [Şualar](https://nurdivani.com/video-kategori/sualar) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [İkinci Şuâ](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-sua) - [Yedinci Şuâ](https://nurdivani.com/video-kategori/yedinci-sua) - [On Birinci Şuâ](https://nurdivani.com/video-kategori/on-birinci-sua) - [İşaratü’l-İ’caz](https://nurdivani.com/video-kategori/isaratul-icaz) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Barla Lâhikası](https://nurdivani.com/video-kategori/barla-lahikasi) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Kastamonu Lâhikası](https://nurdivani.com/video-kategori/kastamonu-lahikasi) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Emirdağ Lâhikası – 1](https://nurdivani.com/video-kategori/emirdag-lahikasi-i) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Sünuhat](https://nurdivani.com/video-kategori/sunuhat) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Tuluat](https://nurdivani.com/video-kategori/tuluat) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Hutbe-i Şamiye](https://nurdivani.com/video-kategori/hutbe-i-samiye) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Birinci Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-hakikat) - [İkinci Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-hakikat) - [Üçüncü Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/ucuncu-hakikat) - [Dördüncü Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/dorduncu-hakikat) - [Beşinci Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/besinci-hakikat) - [Altıncı Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/altinci-hakikat) - [Yedinci Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/yedinci-hakikat) - [Sekizinci Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/sekizinci-hakikat) - [Dokuzuncu Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/dokuzuncu-hakikat) - [Onuncu Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/onuncu-hakikat) - [On Birinci Hakikat](https://nurdivani.com/video-kategori/on-birinci-hakikat) - [Yirmi Birinci Söz’ün Birinci Makamı](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-birinci-sozun-birinci-makami) - [Yirmi Birinci Söz’ün İkinci Makamı](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-birinci-sozun-ikinci-makami) - [Yirmi İkinci Söz’ün Birinci Makamı](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ikinci-sozun-birinci-makami) - [Yirmi İkinci Söz’ün İkinci Makamı](https://nurdivani.com/video-kategori/yirmi-ikinci-sozun-ikinci-makami) - [Birinci Mebhas](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-mebhas) - [İkinci Mebhas](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-mebhas) - [Beşinci Dal](https://nurdivani.com/video-kategori/besinci-dal) - [İkinci Maksat](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-maksat) - [İkinci Mevkıf](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-mevkif) - [Üçüncü Mevkıf](https://nurdivani.com/video-kategori/ucuncu-mevkif) - [Birinci Makam](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-makam) - [İkinci Makam](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-makam) - [Birinci Makam](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-makam-yirmi-dorduncu-mektup) - [Birinci Mebhas](https://nurdivani.com/video-kategori/birinci-mebhas-yirmi-altinci-mektup) - [Beşinci Mesele](https://nurdivani.com/video-kategori/besinci-mesele) - [İkinci Kısım](https://nurdivani.com/video-kategori/ikinci-kisim) - [Altıncı Kısım](https://nurdivani.com/video-kategori/altinci-kisim) - [Yedinci Kısım](https://nurdivani.com/video-kategori/yedinci-kisim) - [Tarihçe-i Hayat](https://nurdivani.com/video-kategori/tarihce-i-hayat) - [Fazilet ve Ahlak](https://nurdivani.com/video-kategori/fazilet-ve-ahlak) - [İman, İbadet](https://nurdivani.com/video-kategori/iman-ibadet) - [Ölüm, Kıyamet, Ahiret](https://nurdivani.com/video-kategori/olum-kiyamet-ahiret) - [Cihad, Emri bil Maruf](https://nurdivani.com/video-kategori/cihad-emri-bil-maruf) - [Sabır, Şükür, Musibet](https://nurdivani.com/video-kategori/sabir-sukur-musibet) - [Kur'an, Peygamber](https://nurdivani.com/video-kategori/kuran-peygamber) - [Günahlar, Şeytan](https://nurdivani.com/video-kategori/gunahlar-seytan) - [Dünya Sevgisi, Zühd](https://nurdivani.com/video-kategori/dunya-sevgisi-zuhd) - [İhlas, Riya](https://nurdivani.com/video-kategori/ihlas-riya) - [Kıyamet ve Ahiret](https://nurdivani.com/video-kategori/kiyamet-ve-ahiret) - [Müminler](https://nurdivani.com/video-kategori/muminler) - [Kafirler](https://nurdivani.com/video-kategori/kafirler) - [Münafıklar](https://nurdivani.com/video-kategori/munafiklar) - [Cihad](https://nurdivani.com/video-kategori/cihad) - [Tevhid](https://nurdivani.com/video-kategori/tevhid) - [Tevbe](https://nurdivani.com/video-kategori/tevbe) - [Kıssalar](https://nurdivani.com/video-kategori/kissalar) - [İbadet](https://nurdivani.com/video-kategori/ibadet) - [Yaratılış](https://nurdivani.com/video-kategori/yaratilis) - [Dünya Hayatı](https://nurdivani.com/video-kategori/dunya-hayati) - [Sabır ve Şükür](https://nurdivani.com/video-kategori/sabir-ve-sukur) - [İnsan](https://nurdivani.com/video-kategori/insan) - [Ehl-i Sünnet İtikadı](https://nurdivani.com/video-kategori/ehl-i-sunnet-itikadi) - İtikadî meseleleri Kur’an, Sünnet ve Ehl-i Sünnet çizgisinde açıklayan içeriklerle modern şüphelere cevap vermeyi, iman esaslarını korumayı hedefler. - [Hadis İnkarcılığı](https://nurdivani.com/video-kategori/hadis-inkarciligi) - [Kur’an Dışı Vahiy Var mıdır?](https://nurdivani.com/video-kategori/kuran-disi-vahiy-var-midir) - [Hadisler bize kadar nasıl ulaştı?](https://nurdivani.com/video-kategori/hadisler-bize-kadar-nasil-ulasti) - [Mealcilik Tehlikesi](https://nurdivani.com/video-kategori/mealcilik-tehlikesi) - [Deizm’in Perde Arkası](https://nurdivani.com/video-kategori/deizmin-perde-arkasi) - [Arşa İstiva](https://nurdivani.com/video-kategori/arsa-istiva) - [Kuran’da Münezzeh](https://nurdivani.com/video-kategori/kuranda-munezzeh) - [Neden Mezhep?](https://nurdivani.com/video-kategori/neden-mezhep) - Mezhep, dini bölmek değil; Kur’an ve Sünnet’i sahih usulle anlamaktır. Neden mezhebe tâbi olmalıyız sorusuna Ehl-i Sünnet ölçüsünde cevaplar. - [Şuâât](https://nurdivani.com/video-kategori/suaat) - Yeni videolar hazırlandıkça bu kategoriye eklenmektedir. - [Risale-i Nur Dersleri](https://nurdivani.com/video-kategori/risale-i-nur-video) - 📽️Risale-i Nur Külliyatı’nı ders formatında anlamak ve iman hakikatlerini daha derinden kavramak isteyenler için hazırlanmış kapsamlı bir video arşividir. - [Şule’nin Zeyli](https://nurdivani.com/video-kategori/sulenin-zeyli) - [Ölülerin ardından Kur'an okunur mu?](https://nurdivani.com/video-kategori/olulerin-ardindan-kuran-okunur-mu) - [Gündem](https://nurdivani.com/video-kategori/gundem)